YASAK AŞK 2

Sabah gözlerimi zor açtım. Alarmin sesi kulaklarımı sağır ediyordu. Zar zor kendimi yataktan kaldırıp, yatağımın kenarında duran bir bardak suyumu içtim. Gözlerimi hafifçe açıp kapattım, gerçekten çok mayhoş hissediyordum. Uyuyamamıştım, bir sağa, bir sola dönüp durmuştum sürekli.
Ayağa kalkıp, banyoya gittim. Saçlarım dağılmıştı. Önce tarakla saçımı taradım. Gözlerimin altı şişmişti uykusuzluktan. Dişlerimi firçalamaya başladım. O sırada kendimi süzdüm aynada. Spor yapmaya gitmem faydalı olmuştu.
1.60 boyunda, 68 kilo, buğday tenliydim. Gözlerimse ela ve bal karışımı bir renkteydi, Güneşte farklı, gece farklı gözüküyordu. Kocam gözlerimi özellikle seviyordu. Saçlarım normalde siyahtı ama kısa bir süre önce sarıya boyamıştım. Sokakta gezerken, erkekler beni süzerlerdi. Alımlı ve bakımlı biriydim. Ancak, bir şeyler canımı sıkıyordu sanki. Dün geceden beri aklımda olan tek şey o hikayeydi. Rüyama bile girmişti. O anları resmen yaşamış, kendimi o kadının yerine koymuştum rüyamda. Kocam gece gelmese belki sabaha kadar okurdum.
Dişlerimi de firçaladıktan sonra ağzımı temizleyip gidip kocami uyandırdım. Zar zor kalktı. Üstüme tişörtüm, altımda pijamam vardı ama esk**en bu halimi bile görse sabah öper, koklar, hiçbir şey yapmıyorsa göğüslerimi okşar öyle kalkardı. Şimdi hiç öyle davranışları kalmamıştı. Yavaşça yataktan kalkıp, üzerini değiştirdi. Dişlerini bile firçalamıyordu artık. Onu uyarmama rağmen bir süre sonra hep aynı şeyi yapıyordu.
Oğlumun odasına gittim ve onu da kaldırdım. Gariban yavrum zar zor kalkıyordu, daha güneş çıkmamışken okula gidiyordu. Onun gözlerindeki işıltı, herşeye değerdi. Bu yüzden onu çok seviyordum.
Herkes hazırlanmaya başlayınca ben de mutfağa gittim. Kahvaltı
hazırlamaya başladım. Yumurta haşlarken, bir yandan da kahvaltılıkları diziyordum masaya. Çatalları ve bıçakları hazırlarken yanlışlıkla elimden kaydı ve düştü. Metallerin birbirine çarparken çıkardıkları ses, mermere vurmaları ile birleşince evde gürültü koptu resmen.
“Ne oluyor?” dedi eşim, içeriye gelerek.
“Bir şey yok, elimden kaydı.” dedim.
Yüzüme bir süre bakıp, sakarya escort başını iki yana sallayarak içeri gitti tekrar. “Bugün aklın başka yerde galiba.”
Evet öyleydi.
Dikkatimi veremiyordum. Yattığımdan beri aklımda tek bir konu vardı. İçimde sanki bir kor alevlenmişti, külleri her tarafa dağılmıştı. Neden böyle oldum anlamamıştım. İçim gidıklanıyordu düşündükçe. Gerçekten çok farklıydı. Kahvaltı sofrasını kurduktan sonra çayları doldurdum. Hepsi de oturunca, yemeye başladık. Ama boğazımdan geçmiyordu, lokmaları teker teker ağzıma atıyordum. Sabirsizdim. Canım hiçbir şey yapmak istemiyordu, sadece hikayeye devam etmek istiyordum. Herkes gidince, dün geceden farklı olarak ev boş olacaktı. Bu durum, içimi daha da kıpır kıpır bir hale getiriyordu.
Onlar yedikten sonra, kocam kalkıp paltosunu giydi.
“Akşam görüşürüz.” dedi ve kapıya doğru yöneldi. Bir öpücüğü bile çok görüyordu artık.
Çocuğuma baktım, oğlum ne güzel de gülüyordu. Onunla biraz şakalaştıktan sonra ona montunu giydirip, sırtına çantasını taktım. Servisi neredeyse gelmek üzereydi.
Onu yolcu etmek için aşağı inmeliydim. Üzerime paltomu giyip, önümü kapattım. Aşağı indikten sonra birkaç dakika bekledik ve servis geldi. Oğlumu öptükten sonra servise bindirdim ve uğurladım. Arkasından el salladım. Beni çok mutlu ediyordu.
Hızlıca eve girdim, içim ürpermişti. Hava soğuktu. Evim ise mis gibi, sicacıktı. Eve girince paltomu çıkarıp, astım. Hemen odama gittim. Telefonumu alıp yatağıma uzandım. Yastığı ikiye katlayıp boynumun altına yerleştirdim. Bu şekilde çok rahat bir şekilde okuyabilirdim. Hemen eski hikayeyi bulmaya çalıştım. Birkaç dokunuştan sonra gördüm, oradaydı. Sabırsızlıktan ellerim titreyecekti neredeyse.
Çok korkuyordum. Siki çok islanmıştı, hem kadınlığımın hem de ağzımın suları ile kayganlaşmıştı. Buna emindim ama daha önce duyduklarım hiç de iç açıcı şeyler değildi. Gerçi bir yerden sonra zevk aldığını söylüyordu herkes ama bilmiyordum. Öğrenmeme de çok kalmamıştı gibi geliyordu.
“Bekle! Lütfen! Hiç yapmadım diyorum!” diye haykırdım. O sırada saçlarımdan tutup başımı escort sakarya kendine doğru çekti. Acıyla inledim. Vücudumu iyice yükselttim, kollarım iyice gerilmişti. Kalçamı mecburen daha da dikeltmek zorunda kaldım. Acı, vücudumu esir alırken gözlerim kapanmıştı.
“Kes sesini fahişe! Bu gece ne dersem yapacaksın!” dedi ve eliyle kalçama sert bir tokat attı. Diğer eli ile tuttuğu saçlarımı biraz daha çekti ve başım ona doğru yaklaşınca daha da inledim. İtaat etmekten başka bir çarem yoktu. Çok canım acıyordu. En sonunda yapmam gerekeni anladım. Kalçamı ona doğru hafifçe bastırmaya başladım. Sikinin başını, bakireliğini hala koruyan küçük deliğimde hissedebiliyordum. Hafiften bir inleme sesi duydum dudaklarından, hissetmişti. Bu hissi o da seviyordu.
“Çok güzel, uslu kız ol böyle…” dedi ve diğer eli ile kalçama bir tokat daha atıp saçlarımı bıraktı. Başım öne doğru düştü. Gözlerimi kapatıp, olacaklara kendimi hazırlıyordum. Belini bana doğru ittirdiği anda, minik kara deliğimdeki o baskı daha da arttı. Kendimi ister istemez sıkıyordum.
İki eliyle de kalçalarımı sıkıca kavradı. Parmaklarının etime uyguladığı baskıyı hissedebiliyordum. Kendini bana doğru bastırdığında, küçük deliğim resmen onu içeri almamak için direniyordu. Sikinin başı, orada durmuştu. Ancak o devam ediyordu, daha da kendini bana bastırırken elleriyle sıkıca tuttuğu kalçalarımdan da beni kendine doğru çekti. O anda, minik deliğimin artık direnemediğini hissettim ve o keskin acıyı yaşadım.
“Aaaahh! Dur! Yavaş! Ohhh…” Nefes alışlarım hızlanmıştı. “Dur! Yalvarıyorum, çok acıyor. Iihhhh!” deli gibi inliyordum, sesimi kontrol edemiyordum. Sikinin başı bile girmemişti henüz, sadece ucunun bir kısmı girmişti. Ancak bu acı… Bunun bir tarifi yoktu. Kocama bekaretimi verirken bile bu kadar acı hissetmemiştim.
O anda yavaşladı. Gerçekten de rahatlamıştım. Daha rahat nefes alıp vermeye başladım. Ucunun içeride olması, biraz da olsa alışmamı sağlamıştı. Başım öne eğikken, saçlarım görüşümü tamamen kapatıyordu. Gözlerimi hafifçe araladım ve başımı kaldırdım. Çok acımıştı.
“Sen kiminsin?” sakarya escort bayan diye sordu sert bir ses tonuyla.
“Seninim!” diye cevap verdim. Ve o anda yapacağını yaptı. Bir anda içime kökledi. Kaçmak için manevra yaptım ama nafileydi, kalçalarımdan beni sıkıca kavramış olduğum yere mıhlamıştı. Kendini de bana daha çok bastırırken, tüm gücüyle içime zorlamıştı. İlk başta giren başını hissettim, daha sonra sikinin damarlarının atışını, minik kıçımın aşama aşama parçalanmasını hissettim. Deli gibi inliyordum. “Aaahhh! Hayır! Lütfen! Oh!! Acıyor!!! Lütfen! Yalvarırım dur! Dayanamayacağım galiba! Yapamam! Lütfen!” inliyor, bağırıyordum. Ama aldırış etmeden içime girmeye devam ediyordu. O kadar hızlı oluyordu ki, sanki geçen her saniye bir ömür gibi geliyordu. Gözlerim kararmış, resmen başım dönmeye başlamıştı. Kollarımın güçsüzleştiğini hissettim, acıdan bayılacaktım galiba. Hafiften gözlerim kararırken, öne doğru düştüm. Bu yaptığımla aslında onun işini kolaylaştırmıştım. Kalçam daha da yukarı çıkmış, onun içime girişini kolaylaştırıyordu.
Kasıklarının, kalçalarıma değdiğini hissettiğimde ise öleceğimi düşünmeye başladım. “Aaah! Lütfen! Çok acıyor!”
Sağ elini kalçamdan çekip sıkıca bir tokat attı. Resmen ileri doğru sarsılmıştım, az kalmıştı. Bayılacağımı hissediyordum. Beynim uyuşmuş, sanki vücudum karıncalanmıştı. Böyle bir hissi hayatım boyunca yaşamamıştım. Deliriyordum, acıdan kıvranıyordum ama beni yatağa mıhladığı için hareket etme şansım bile yoktu.
“Al hepsini! Benimsin! Bakire götünü aldım! Herşeyini bana vereceğini söylediğimde ciddiydim! Yalvar!” dedi sertçe.
Gözüm resmen kararmış, bulanıklaşmıştı herşey. Kendimi mayışmış hissediyordum. O sırada sol kalçama güçlüce bir tane geçirdi. Yine öne doğru savruldum ve beni geri çekti, içime yine tamamen girmişti.
“Ahh!”
“Orospu! Yalvar!” diye bağırdı.
“Ahhh! Lütfen! Sik beni! Sahibim! Sik beni! Parçala götümü!”
Yapiyordu da zaten…
Nefesim hızlanmış, kalbim duracak gibiydi. Sol elimi telefondan çekip, bacak arama götürdüm. Pijamamın içine soktum usulca, iç çamaşırımın da içine girip kadınlığımı bulduğunda parmağım sırılsıklam olmuştu… Çok islanmıştım. Hızlıca pijamamı ve tişörtümü çıkardım. Sicaklıyordum… Oda birden sıcak olmuştu. Hafifçe kendimi okşamaya başlarken, nefesim hızlanıyordu. Allah’ım… Bana ne oluyordu böyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir