Favori kafeme gitmiştim 8

Favori kafeme gitmiştim 8
çalışıyordum. Döllerin kadifemsi kokusunu içime çeke çeke yalarken oğuz’un gözlerine bakmayı ihmal etmiyordum. Oğuz durumdan gayet memnun beni öylece izliyordu. Ki bakışlarından son anlarının olduğunu anlayınca yeterince yaladığımı düşünerek sikini ağzımın içine alarak gırtlağıma kadar vakumlamaya başladım. Siki artık zonklamaya başlamıştı. Ben de hızımı arttırarak iyi bir orgazm yaşamasını istedim. Kasılmalarla birlikte iyice şişen siki bademciklerime geldiğinde şiddetle boşalmaya başladığında oğuz refleksle boğazıma kökleyiverdi. Geri çekildi tekrar kökledi. Ağzımın içi olabildiğine döl dolmuş dudaklarımdan tekrar süzülüp taşaklarına akıyordu. Sikini ağzımdan çıkarıp gözlerine bakarak ağzımdaki tüm döllerini yuttum. Oğuz gülerek “hoşuna gitti dimi orospu” deyip bana hafif bir tokat attı. Gülümseyerek kalanlarıyalamaya devam ettim. İyice temizlediğimde siki inmeye başlamış oğuz kafasını koltuğa yaslayıp gözlerini kapatmış dinlenmeye çalışıyordu. Ellerim yüzüm hep döl bulaşmış sikini yüzünime sürüp tekrar yalıyordum. Siki iyice indiğinde benimde işim bitmişti. Sehpanın üzerinde ki peçeteye uzanıp elimi ve yüzümü sildim. Uzanıp birde sigara alıp yaktım. Olduğum pozisyonda oğuzun bacaklarına yaslanarak sigaramı içmeye başladım. Oğuza ve işi biten sikini memnuniyetle ve hayranlıkla izliyordum. Oğuz kafasını kaldırdı
– olum sen tam porno filmliksin. Normal kimse bu kadar güzel boşaltamaz insanı mk bitirdin beni
+ yaaa yoksa bu kadar mıydı? tükendin mi
– ne o doymadın mı
+ doydum da bi daha olsa yok demem
– vay fahişe seni. Bizimkiler gelir şimdi ben duşa gireyim önce sende etrafı bi toparla fırsat bulunca istediğini yaparım, diyip banyoya gitti. Etrafı toparladım. Ötekiler gelmeden birer kahve içeyim diye bir kahve daha yaptım kendime hem de oğuzu bekliyordum. Oğuz duştan çıkınca rahatlamış bi şekilde odaya gitti siki iyice küçülmüştü. Eliyle göstererek
– naptın la buna içine kaçmış iyice deyip kahkahayı bastı.
+ korkmuş herhalde ne bilim ya
Banyoya geçtim sıcak bi duşla her tarafıma bulaşan dölleri ve deliğimi zar zor temizledim ardından havluyla kurulanmaya başladım. İçerden sesler geliyordu. Suyun sesinden geldiklerini duymamışım herhalde. Kıyafetlerimi odada bırakmıştım ve odaya gitmem için beni görmeleri gerekecekti. Oğuza seslendim bir iki kere ama bağıra bağıra konuşuyorlardı ve ben utançtan sesimi yükseltemiyordum. Beni duymayacaktı. Havluyu belime dolayıp hızlı hızlı geçsem bakmadan diye düşünüp kapıdan çıktım, o esnada “oooo aha da çıktı seninki” sesleriyle irkildim. Yandan ufak bi bakış ile onlara baktım, dört erkek beni izliyordu. Adımlarımı büyüterek kaçarcasına odaya attım kendimi. Peşimden içeri oğuz geldi
– ya niye öyle kaçtın
+ bu halde mi çıkayım karşılarına
– ne olcak sanki
+ saçmalama oğuz
– sende ne utangaçsın ya
+ bu durumda nasıl utanmayayım sen söylesene
– ulan ibne gözümün içine baka baka dölümü yutuyosun da iki erkeğin önüne havluyla mı çıkamıyosun
+ ne yani şimdi bunu mu istiyosun? Ya yoksa onlara da mı siktircen beni
– ne alakası var doğal ol ya
+ amacın ne oğuz o zaman
– hayatım benle dalga geçtiler ya hani, işte seni iyice görsünler de seçimimin güzel olduğunu görüp kıskansınlar istiyorum
+ bugün böyle olsun sonra söz. İstersen yanlarında bile sikersin ama şimdi isteme utanıyorum işte
– peki şimdi değil sonra bak söz verdin he
+ tamam söz
Oğuz çıktı. Üzerimi giyinip derin bir nefes alarak kapıyı açtım ve yanlarına gittim. Dördünün de bakışlarıyla önce bir hoşgeldiniz dedim. Hoşbulduk dedikten sonra teker teker ellerini sıkmak için yanaştım ilk volkanın elini sıktım, peşinden selim ve murat ile tokalaştıktan sonra tekli koltukta oturan oğuzun yanına gidip koltuğun kenarına oturdum. Hala bakışlar üzerimdeyken ben oğuza bakıyordum.
V- ee nasılsın akıncığım
B- iyiyim teşekkür ederim sizler nasılsınız
S-  iyiyiz ama seni gördük daha iyi olduk
V- geçen karşılaştığımızdan daha iyi gördüm seni
M- he volkinin anlattığından daha iyiymişsin gibi sanki. Gerçi bi de çıplakken görmek lazım
O- çıplakken görmeyi boşver iş üstünde görceniz aşık olursunuz olum
S- hadi görelim o zaman
O- siktirin lan o benim. Rüyanızda görürsünüz ahahahha
S- sanki yedik tamam mk.
Benim üzerimden epey bi geyik yapmaya başladılar. Onlar konuştukça ben yerin dibine giriyordum utançtan
O- yavrum kalk mutfaktan birer bira getirde başlayalım içmeye
Kalkıp mutfağa giderken öyle beni süzüyorlardı. Masanın üzerinde poşetlerde biralar vardı. Birer şişe ayıtıp kalanı dolaba koydum. Yanında çerezliklerde almışlardı onları da tabaklara koyup salondaki sehpaya taşımaya başladım. İşim bittiğinde geçip tekrar oğuzun yanına oturdum.
V- yenge hamaratmış. Yanından da ayrılmıyo.
M- sen daha karı kıza da bakmazsın artık
O- aynen kanka işim olmaz daha kimseyle. O benim bi tanem artık
Onlar böyle konuşurken oğuzun bacağına vurdum hafifçe. Oğuz anladı benim iyice zor durumda olduğumu.
O- neyse beyler manitamın üstüne çok gitmeyin
S- akıncığım kızmıyosun di mi? Sonuçta artık sende bu ekibin bi üyesisin çekingen durma
B- tamam ama yani ilk kez böyle oldu ne bileyim
M- tamam tamam. Neyse beyler hadi okeyin gözüne vuralım.
V- bişeyine oynarsak oynayalım yoksa boş oynanmam.
O- tamam hallederiz geçin mutfaktaki masaya ben taşları getireyim. Akın gelsene yardım et bana
Odaya geçip çekmeceli dolaptan ıstakalar ile taşları çıkardı.
O- yavrum kızmıyon dimi bana bizimkiler baya açık sözlüdür
B- kızıyorum oğuz. Çok utandım.
O- ortama alışsan biraz sallamazsın o kadar
B- iyi de böyle konuşmalarla nasıl alışcam
O- haklısın neyse ben konuyu değiştiririm seni alıştırmasını da bilirim merak etme. Gel bi öpim
Sarılıp bi kaç kez öptü. Sonra popoma vurrark “hadi al şunlardan gel” diyerek odadan çıktı. Peşinden gittim.
Oyuna başlayıp muhabbete başladılar. Ben de murat ile oğuzun arasında yancılık yapıyordum. Birası bitene yenisini veriyordum sohbetlerini dinliyordum. Bu esnada murat bana tanımak adına normal sorular soruyordu. Nerdensin ne iş yapıyosun kaç yaşındasın filan… Bu sohbetle murata biraz ısınmıştım. Oğuz bize pek bakmıyor diğerleri ile bişeyler konuşup oyunla ilgileniyordu. İkinci şişeleri bittiğinde oğuz kalkıp
O- bira da hiç durmuyo mk bi işeyip geliyom, dediğinde selim ile volkan da biz de manitaları bi kontrol edelim diyerek telefonlarıyla salona gittiler. Yanımda murat kalmıştı o da bi sigara yakıp birasından bi yudum aldı.
M- akıncığım sorun etmezsen ne kadar zamandır gay olduğunu söyler misin
B- ergenlik dönemlerimde hissediyordum ama 5 6 yıldır dışa vurdum
M- peki oğuz kaçıncı oldu
B- dördüncü oldu, dediğimde şaşırmış gibi gözlerini açarak bana baktı.
M- hmm taze sayılırsın yani
B- ahaha öyke sayılır
Murat birasından bir yudum daha alıp elini bacağıma attı. Ben sessizce bakakalmıştım. Bacağımı okşayarak elini popoma doğru götürüyordu. Yapmasan keşke dememe rağmen devam ediyordu. Elini tutup yapma dedim. Elini çekti ve sigarasından bir nefes alıp
M- afedersin ama oğuzdan isterim seni bi gün verir misin bana da o zaman
B- vermez beni oğuz
M- görürüz orasını
O esnada oğuz geldi.
O- napıyon lan benim manitayı mı sıkıştırıyon
M- he lan ama vermiyo nasıl bağladıysan kendine
O- vermez tabi ama ben ne istersem onu yapar. Sen benle konuş
Bu konuşmayla şok olmuştum. İlerde başıma bişeyler gelecekti kesin
O- kanka bende ki sik sende olsa sende bağlarsın ama sizde iş yok
M- ondan kızları hep kaçırdın mk
O- onları sayma la. Bi amcığımız var diye prenses oldıiular başıma. Ama akın her dediğime geliyo. Halden anlıyor
M- eee erkeğin halinden erkek anlar
O- ahahaha
İçeri önce selim peşinden volkan geldi. Yeniden oyuna başladılar. İlk partileri bitince murat “hadi iddiasına oynayalım.” deyince herkes kabul etti. Bir kasa birasına oynayacaklardı. Ben onları izliyordum eğlencelilerdi ama bişey yapmadığım için artık sıkılmaya başlamıştım. Bunu farkeden oğuz bana doğru eğilip
O- şu el bitsin seninle ilgilencem yavrum benim oğlan seni sorup duruyor alttan
V- ne el bitmesi la seni mi beklicez yarım saat
O- napalım olum tanışmak istediniz diye geldiniz yoksa ben mi çağırdım sizi
S- olim okey geleneğimizi sen sikişcen diye iptal mi edecektik.
M- beyler hepinizde haklısınız bakın ne dicem aramızda yabancı yok. Oğuz çıkar sikini aga akın oynasın masanın altından
B- yok ya ben iyiyim siz sıkmayın canınızı devam edin
Volkanla selim de muratın dediğini “vay doğru dedin” diye destekleyince oğuz şöyle bana doğru bir baktı.
O- doğru diyolar akın. Gel istersen
B- hayır gerçekten sıkılmadım iyiyim böyle beklerim ben
O- yok yok gel işte hadi. Hem ne kadar orospu olduğunu göster bana insanların içinde de bunu yalayacak kadar seviyo musun yarağımı görelim
B- hayır oğuz dememe rağmen ısrar etti. En sonunda kendisi kalkarak eşofmanını indirdi ve yarı kalkık siki sallanarak dudaklarımın önünde duruyordu. Bu sefer yerin 10 kat dibine girmiştim. Diğerleri hadi akın utanma diyerek bana gaz vermeye başlamışlar oğuz dahada yaklaştırarak kaçışımı engelliyordu. İçimden bi ses “hadi ne olacaksa olsun artık” diye seslenmeye başlamıştı. Sağ elimle sikini tutup doğru ağzıma götürdüm. “wwwwooookwww” nidalarıyla herkes beni şaşkınlıkla izlemeye başladı.
O- işte böyle söz dinle orospu. Oturayım sende geç masanın altına devam et.
Dediğini yapıp masanın altında yalamaya emmeye devam ettim. Kimse görmüyordu ama kalbim heyecanla patlarcasına atıyordu. Üstelik bu durumda oğuzun siki daha tatlı gelmişti ve farkında olmadan daha da iştahlı yalıyordum.
S- oğuz senin yarak da hayvan gibi mk. Nasıl kıyıyon akın’a
O- kanka o bu yarağa aşık oldu sen ne diyon mk
M- akın bu yarağı yiyosa  bizimkileri kürdan gibi kullanır
V- yok daha ne benimki de iyidir oğlum ahahaha
Ben masanın altında sakso çekiyorum, diğerleri bi taraftan okeye devam edip bi taraftan şamataya devam ediyorlardı. Parti bittiğinde oyunu oğuz kaybetmişti.
O- mınakoyim malafatı yalattırıyom diye kaybettim.
M- hadi pamuk eller cebe
O- ne parası mk. Yok para mara
S- ya siktir edin de akın yorulmadı mı orda
O- yorulma dağil de ben dayanamıyorum ya bi hıncımı alıp geleyim. Akın gel yavrum odaya geçelim biz.
Masanın altından kalkıp oğuz la birlikte odaya geçtik.
O- nasılsın yavrum herşey yolunda mı? Diye sorduğunda ben aslında olaylardan çok azmıştım ve de daha iki saat önceki hallerimi özlediğimden bi hışımla oğuzun dudaklarına yapışmıştım. Ayakta sömürürcesine öpüyordum onu. Göğüsünden yatağa iterek yatırdım. Bir çırpıda soyunurken oğuz şaşkınlık içinde beni izliyordu. Üzerine oturup öpüşmeye bir elimlede aletini kavrayıp sıvazlamaya çalışıyordum. Elimde aleti sertleştikçe deliğim girmesini istiyor gibi zonkluyordu.
O- ooo sen fena azmışsın tadından yenmezsin şimdi
B- bırakın okeyi filan sen sik beni aşkım azdırdın mahvettin beni…
Uzanıp sikini bi kaç defa yalayarak tükürükledim tekrar üzerine oturarak deliğime dayadım ve yavaşça sokuverdim. Tamamı girdiğinde hemen hızlıca oturup kalkmaya başladım her anımın dolu geçmesini dorukta yaşamayı istiyordum. Oğuzun elleri göğüsümde meme uçlarımı sıkıyordu. Bir iki dakika sonra. Kapı açıldı. bir an durduk, diğer üçü bize bakmaya gelmişlerdi. Fakat ben artık utanmayacaktım bu saatten sonra umurumda değildi. İki saattir yanımda duran koca yarağa dokunamamanın verdiği his, tüm o konuşmalar, tahrikler beni iyice kışkırtmış bir fırsat bulup çıkmayı bekliyormıuş ki o fırsat bu andı. Bizi izlemelerine akdırış etmeden ben devam ediyordum.
O- çıksanıza lan dışarı
V- bakalım az ya, o kadar anlattın merak ediyoruz işte.
S- aynen mk bari göz banyosu yapalım
M- oğlum ne banyosu ben de katılcam
O- ahahaha manyağa bak ne katılcan olum siktir git.
Oğuzun git demesine rağmen murat pantolonunu çıkarıp yanımıza kadar geldi. Uzanıp popomu avuçlayıp sıkmaya başladı. Bense hala devam ediyor onlara bakıyordum.
O- yaw gitsene lan çocuk benim
M- kanka komşuda pişer bize de düşer. Hem baksana istemese devam etmezdi bak nasılda zıplıyor.
Oğuz bana bakıp şaşırmış gözlerle kafasını sallayarak
O- vay orospuya bak doğru diyon kanki atla bakalım.
Murat yatağa çıkıp elimden tutarak aletine götürdü. Sikilirken bir başkasının aletini tutmak çok daha güzel his vermişti. Ama daha iyiside olmalıydı nitekim yalamaya başladım. Oğuzun siki kadar büyük olmadığından her defasında gırtlağıma kadar kökleyebiliyordum. Az sonrasında murat yataktan inip belimden tutarak oğuzun üstünden aldı ve kendi önünde domalttı. Oğuzun büyük sikininAçtığı deliğime rahatça sokmasına rağmen müthiş zevk almıştı. Boşta durmayarak önümde yatan oğuza sakso çekiyordum. İştahla yalarken bizi izleyen iki çift gözü unutmuştum ve onlara bakarak devam ediyordum. Ellerinde biralar ile kapıya yaslanmışlar öyle bizi izliyorlardı.
O- selim kanka bi sigrayla küllük getirsene ya keyif yapıyım şurda
S- vay amk adamlar sikişiyolar gerçekten bi de sigara içecek vay keyfinizi sikim, diyerek oğuzun dediğini yaptı. O geldiğinde
O- kanka sizde sikmiceniz dimi lan
V- niye lan biz erkek değil miyiz
S- ahahaha kanka akın da erkek ama sikerim demiyo.
O- vay amk elimden alcanız yavruyu.
Selimde pantolonunu çıkararak geldi volkan bekliyordu hala. Selimin sikinie yalamaya başladım bir onu bir onu yalıyor iyice kendimden geçiyordum. Az sonrasında murat hırıltıyla boşalarak içimden çıktı. Volkan nihayet diyerek arkama geçti kalkmış sikini bir anda içime sokarak muratın kaldığı yerden devam ediyordu. Selim daha içime girme şansı bulmadan aldığı zevkle ağzıma boşalmaya başladı. Hoşuma gitmeyeceğini düşünerek özür diledi
O- merak etme kanka akın seviyor yalar bitirir şimdi
Dediği gibi damla ziyan etmeden yalıyordum ama oğuzun dölü kadar lezzetli değildi. Tüm bu zevkler arasında bende boşalmıştım hatta… Bir kaç dakika sonra bağıra bağıra volkan da boşalınca artık erkeğimin siki beni bekliyordu. Kalkıp oğuz’un kucağına yeniden oturup asıl oğlanı içime aldım. Oğuz dudaklarıma uzanıp bi kaç kez öptü. Selim ağzıma boşaldığı için öpmez sanmıştım. Gözlerime bakarak
O- yabancı değil ya onun dölü bulaştı diye öpmeyecek miyim bu tatlı dudakları, dedi. Bu sırada kimin eli napıyor hiç bilmiyordum kalçalarımda belimde eller okşayıp sıkıyorlardı. Popoma kaç kez şaplak yediğim belli değildi. Sonunda oğuz da içime dolu dolu akarak boşalmıştı. Oğuz kalkıp salona geçti. Murat, Selim ve volkan da peşinden gittiler. Yatağın üzerinde öylece kalakalmıştım ve “vay canına” diyerek hayatımda ilk defa yaşadığım dört erkeğin beni sikmesinin muazzam zevkini sindirmeye çalıştım bir kaç dakika. Sonra kalkıp salona geçtim. Herkes eline birer bira almış sigaralarını yakmış çırılçıplak bir yerlerde oturuyordu. Gelmemle birlikte “işte geldi zevk topu” şeklinde sevinç naraları attılar. Gülerek oğuzun yanına oturdum.
O- nasıldı canım
+ süperdiniz hayatım
S- akıncığım al biranı iç biraz soluklan daha devam ederiz
+ ya parçalayacak mısınız beni bu gece
M- sen oğuza dayanmışsan bundan sonrası bişey olmaz merak etme diyerek hep beraber güldük.
Biraz sohbetin ardından ilk hazırım diyen murat oldu elimden tuttuğu gibi beni odaya çekti. Daha yatağa geçmeden diğerleri de gelmeye başlamışlardı peşimizden.
O gece gurup halinde ikişer kez daha siktiler beni. Zar zor kalkıp duşa aksayarak gittiğimi unutamam. Oğuz beni arabayla eve bırakmıştı
O- umarım yanlış bi şey yapmamışızdır. Aklımda hiç böyle olacağı yoktu. Bana sadece tanışmak istediklerini söylemişlerdi. Sen de ses etmeyince müdahale etmedim.
+ yok aşkım ilk başta çok utandım ama çok iyi oldu deyip teşekkür ettim gece için
O- ben demiştim seni tam orospu yapcam diye ama sen çok daha orospuymuşsun. Dedikten sonra öpüşüp arabadan indim
Daha sonraki zamanlarda sık sık oğuz ile beraber olmaya devam ettik. Diğerleri oğuzun iznini almadan benimle yatmadılar, çoğu zaman gurup yapmaya devam etsekte çok nadir tam kadro birlikte olmuştuk…

Hikayemi umarım beğenmiştirsiniz. Tekrar söyleyeyim hikayem kurgudur. Hatta hayallerimden biri… Zevk dolu sevişmeler

Çoban Kulübesinde

Çoban Kulübesinde
Geçtiğimiz eylül ayında acayip azdığım bir dönemde twitter, gabile, face vs aklınıza gelen her yerden aranıyordum. 35 yaşından büyük iri yapılı aktiflerle görüşmek istediğim için ve yaşadığım şehir küçük yer olduğundan genelde insanların ya yeri olmuyordu ya da son anda bahanelerle vazgeçiyorlardı. O dönem gabilede birisiyle yazışmaya başlamıştım. 52 yaşında 170/75 kilo profilinde bir hesaptı. Yeri olduğunu ama merkeze 15 km uzaklıkta bir köyde oturduğunu söyledi. Biraz sohbet ettik, çoban olduğunu ve çayırda bir çoban kulubesi olduğunu söyledi. Elektriği yok ama suyu var rahat rahat duş fln da alırsın suyu ısıtırım ben dedi. Aslında çok sıcak bakmamıştım ama bir yandan da otantik geliyordu. Birkaç mesaj sonra birbirimize vücut fotolarımızı gönderdik. Önce ben gönderdim, resmen dibi düşmüştü. O gönderdiğind de benim düştü açıkçası. Aletinin kalkmamış hali aşağıya doğru sallanıyordu ve yarı kalkmış haliyle bile oldukça kalın görünüyordu. Kıllı, kalın baldırlı ve elleri kalın bir adamdı. Gördüğüm manzara karşısında artık kabul etmemek çok zordu. Hafta sonuna sözleştik ve telefon numarasını aldım. Gideceğim gün akşam 5 gibi arayıp yerin tarifini aldım ve arabaya atlayıp yola çıktım. Dediği yer, köyle alakası olmayan dağ başında ahşap bir kulubeydi. Geldiğimde beni zaten dışarıda bekliyordu. İçeri buyur etti beni. Kulübede bir soba, bir masa, ufak bir tezgah ve bi tane de yatak vardı. Sohbet ederken daha aletinin kabardığını görebiliyordum. Heyecan var sanki diye takıldım. Yalan yok var heycan 20 yıl olmuştur kimseyi sikmeyeli dedi. Heh dedim kendi kendime al sana otantik… E madem başlayalım bakalm dedim ve soyunmaya başladım. O da soyunmaya başlamıştı ama durdurdum. Çıldırtmak istiyordum Erman amcayı. Soyundum ve kıvrılarak gittim üzerindeki kazağı çıkarttım. Çıkartırken vücudumu ona özellikle değdiriyor, çenesini öpüyordum. Atletini de çıkarttıktan sonra kumaş pantolonunun kemerini çözmeye başladım. Çözerken yavaşça göğüs kıllarının arasından yanağımla sürtünüp ara ara küçük dil darbeleri atarak diz çöktüm. Pantolonun düğmesini ve fermuarını açıp ellerimle iki yandan ğantolonunu aşağı sıyırırken kafamı beyaz donuna yaslamıştım. Kazık gibi aleti kasılıp kasılıp duruyordu, yanağımda hissedebiliyordum. Donunun kenarından baldırının kasıklarıyla birleşen yerini emerek öptükten sonra pantolonunu ve çoraplarını çıkarttım. Diz çöktüğüm yerden gözlerine bakarak donunu dizine kadar indirdim. Elimle aletini kavradım. Sıcacıktı aleti. Yanakları ve boynunun altı al al olmuştu.Taşaklarını ağzıma doldurduğumda aleti alın çizgimi geçiyordu ve gerçekten tahmin ettiğim kadar kalındı. Ellerimle baldırının arkasını okşayarak taşaklarını bir süre emmdikten sonra dilimin ucuyla aletinin ucuna kadar ilerledim. Başını hafifçe öperek ağzıma alıyor, tükürüklerimi kafasında biriktirip ordan ağzıma geri getiriyordum. Artık aletini ağzımın derinlikleriyle buluşturmanın vakti gelmişi. Donunu çıkarttım ve Erman amcayı arkadaki yatağa oturttum. Tek elimle kasıklarının kenarını okşuyor, diğer elimle de ağzıma aldığım aletini sıvazlıyordum. Ben hızlandıkça Erman da kafamı okşamaya ohlamaya başlamıştı. Daha bir dakika olmamışken boşalcam diyip ağzımdan çıkmaya çalıştı. Dolu ağzımla ı-ıh diyip aletin üzerine iyice kapandım.Bir iki kez daha gidip geldikten sonra aletinin kafasına kadar çekildim ve dilimle başının altıyla oynayarak kafasını emdim. Kısa süre sonra boşalmaya başladı. Döllerinin ağzıma oradan da dudaklarımın kenarından boğazıma doğru tükürüklerimle beraber akmasına izin verdim. İkimizde nefeslenirken ağzım hafif açık bir aletine bir gözlerine bakıyordum. Aletine bir öpücük kondurduktan sonra yerdeki kilime dizlerimi yana açıp kendime çekerek götümü kabak gibi ayırıp yüzüstü yattım. Göt deliğim ona bakarken ağzımın kenarından dölleriyle karışık tükürüklerimden bir miktar elime alıp göt deliğimi okşamaya başladım. Bir iki saniye baktıktan sonra arkama geçti ve hemen deliğimi zorlamaya başladı. Deliğim sımsıkıydı ama Erman oldukça sabırsızdı. Zorladığında irkildim ama tüm abazalığını hissetmek istiyordum. Aletinin başını sokup biraz daha ittirdiğinde inlemeye başlamıştım artık. Nerden baksan 17-18 cm uzunluğunda ve 4-5cm kalınlığında bir alet içimi zorluyordu. İttirdikçe ittiriyordu. Dişlerim kenetlenmişti, ellerimle yerdeki kilimi adeta yolacaktım ama Ermanın bundan kesinlikle haberi yoktu. O an girmeye çalıştığı delik ve onu yarmaktan başka birşey düşündüğünü sanmıyorum. Biraz daha zorladıktan sonra deliğim alışmaya başlamıştı. Artık ağır ağır da olsa gidip gelebiliyordu. Acısına katlandığım o aletin şimdi sefasını sürmeye başlamıştım. Derinlerime değdikçe uçuyordum. Her seferinde daha derine giriyor, girdikçe hızlanıyor o hızlandıkça ise zevkten görüşüm bulanıyordu. Dağ başında olduğumuzdan rahat rahat inliyordum. Eminim o da bundan tahrik oluyordu. 3-4 dakikada sonra birden çıktı içimden, o ani çıkıştaki hissi sadece pasifler bilir, aktiflere anlatmaya gerek yok. Sadece iyice açmadıysanız deliği yapmasanız daha iyi. Göt deliğimin etrafına boşalmıştı. Götümü iyice kaldırarak çktığı yeri izlemesini istemiştim. Biraz bekledikten sonra sağ elimle deliğimin etrafındaki döllerini sağ kalçama yaydırıp kendimi tokatladım ve sağ tarafım yukarda kalacak şekilde yan yattım. Daha yeni boşalmıştı ama aleti hala kazık gibiydi. Elimle kilime vurarak yanıma davet ettim. Yan yattığım halimle yakındaki elimle baldırını ve kasıklarını okşayarak bacaklarının altına doğru süründüm. Elimle aletini okşamaya devam ederken taşaklarına ağzımı dayadım. Sarkık taşaklarını yalayarak aletini aşağı doğru indirdim. Yattığım yerden aletini yalamaya başladım. Biraz yaladıktan sonra elimle götümü okşamaya başlamıştım. Mesajı aldı ve tekrar arkama geçti. Üstte kalan bacağımı biraz daha kendime çektim. Artık alışmış olan götüme rahatça girdi. Belimi iki yandan kuvvetli elleriyle kavradı. Sert ve kuru elleriyle beni kendisine çeke çeke sikiyordu. Vurdukça bedenim dalgalanıyordu. Boştaki elimle beni kavrayan ellerini tuttum. İkimizde ohluyorduk. Bu kez abazalığını atmıştı belli ki. Benim de götüm artık iyice alışmıştı, aletinin tamamını alabiliyordum. Girdikçe taşaklarını alt kalçamda hissediyordum. Biraz sonra beni tamamen yüzüstü yatırdı. Bacaklarımı kendi bacaklarının arasına aldı. Elimi de kendi eliyle bileğimden kavrayıp belime bastırarak sikmeye başladı.Çok hızlı girmiyordu ama neredeyse aletinin tamamıyla git-gel yapıyordu. birkaç dakika daha o şekilde girdikten sonra aletinin içimde kasılmalarını hissettim. İçime boşalıyordu. Birkaç kez daha kasıldı ve öylece içimdeyken sırtıma yattı. Aletinin içimde kapladığı alanın giderek azaldığını hissedebiliyordum. Üzerime uzanırken elimi kavrayarak yanağımın yanına getirdiği elini tuttum. Kalın parmaklı elini yan duran yüzüme sürdükten sonra parmaklarını ağzıma aldım. Parmaklarını teker teker yaladıktan sonra orta ve yüzük parmaklarını ağzıma soktum. Dilimle oynayarak parmaklarını emmeye başladım. İçimde hacim kaybeden o koca şeyin tekrar genişlediğini hissedebiliyordum. O his beni iyice coşturmuştu. Parmaklarını gırtlağıma kadar ittirip geri gelerek yalamaya başlamıştım. O da heyceanıma katıldı ve üzerime yattığı yerden altında ezerek ufak gelgitler yapmaya başladı. Şimdiye kadar kontrolü ona bırakmıştım ama hazır alışmışken ve böylesine gaza gelmişken aletini sürmek istiyordum. Bi dakka dedim ve altından çıkmaya çalıştım önce beni geri bastırsa da ikinci seferde kabul etti. İçimden çıktı ve doğruldu. Aletinin ucundan az önce içime boşaldığı dölleriin bir kısmı aşağıya doğru uzuyordu. Ben de doğruldum ve Ermanı sırtüstü yatağa yatırdım. Ayağa kalktığımda götümden süzülen döllerin sıcaklığını hissediyordum. Onu yatırdıktan sonra bacaklarının arasından yatağa süzüldüm, önce aletine ufak birkaç dil darbesi vurdum sonra da bacaklarımı onun bacaklarının yanından geriye uzatacak şekilde aletinin üzerinde pozisyon aldım. Tek elimle göğsünü tutarken diğer elimle aletini hizaladım ve üzerine oturdum. İçime tamamen almıştım. Ellerini bacaklarıma götürdü, o bacaklarımı okşarken ben aletinin üzerinde zıplıyordum. Onun kasıkları benimse götüm yeteri kadar ıslaktı ve aletini içime her köklediğimde şak şak sesler geliyordu. Seslerin de etkisiyle iyice hzılanmıştım, bağıra bağıra zıplıyordum. Önce şak sesi yankılanıyordu sonrasındaysa benim inlemem. Erman da ben zıpladıkça coşmuştu, yerinden doğrulup o da inlemeye başlamıştı. Onu öyle görünce ben durdum ve o kendi kendine gidip gelmeye başladı. Öyle hızlıydık ki sanki götümden kıvılcımlar çıkıyordu. Kendimi kucağına bıraktıktan kısa süre sonra boşalmıştım. Ben boşaldıktan kısa süre sonra da o boşaldı. Üstünden inip yanına uzandım. Nefes nefeseydik ve kan ter içindeydik ikimiz de. Hava kararmaya başlamıştı. Bir süre hiç bir şey söylemeden öylece uzandım bacağımı bacağının üzerine atıp vücudumu ona dayayarak. Usulca bacağımı kaldırıp yataktan çıktı ve gaz lambasını yaktı. Gaz lambasının ışığında terlemiş vücudu parlıyordu. Yattığım yerden onu izliyordum. Sobanın üzerindeki güğümden bir büyükçe bir kaba su koydu ve beni çağırdı. Çeşmeden su ekleyerek ılıştırdı. Kapıyı açıp dışarı çıktı ve gel bakam oğlanım dedi. Dışarı çıktım, ne üstümde bir şey ne ayağımda çorap. İkimiz de çırılçıplaktık. Erman eline aldığı maşrapayla kaptan su alıp sırtımdan aşağı dökmeye başladı. Abaza çoban amcam beni elleriyle yıkıyordu. Sırtımdan dizlerime kadar elleriyle ovalaya ovalaya yıkadı beni. Sonra da geç hadi içeri üşüme dedi ve kendini yıkamaya başladı. O an gidip ben de onu yıkamak hatta dışarıda ıslak ve çırılçıplakken bir kez de doğada onunla olmak istiyordum ama mesajı almıştım. 4 sefer ona yetmişti. İçeride kapının arkasında asılı havluyla kurulayıp sobanın başına oturdum. Birkaç dakika sonra da o gelip kurulandıktan sonrayanıma oturdu. Gaz lambası ışığında ve soba sıcağında öylece oyturduk sohbet ederek. Bir süre sonra geç oldu diyip giyindim ve arkamda hafif bir sızı yüzümde kocaman bir gülümsemeyle arabama binip eve döndüm.

Bakire Götümü Taksiciye Siktirdim! (Seda 43 Y., İs

Bakire Götümü Taksiciye Siktirdim! (Seda 43 Y., İs

Merhaba. Ben Seda, 43 yaşında, 2 çocuk annesi, evli bir kadınım. Kocam gemi kaptanı, o yüzden pek görüşemiyoruz. Oğlum 20, kızım ise 19 yaşında, ikisi de üniversitede okuyorlar, yani onlarla da pek görüşemiyoruz. Evde tek başıma oturup duruyorum. Bir gün çarşıdan taksiye bindim. Direksiyonda 25 yaşlarında yakışıklı biri vardı, hoş, konuşkan biriydi. Gözüm devamlı dikiz aynasındaydı, o da bunu farketmiş, arada bakıyor, sonra da bakışlarını kaçırıyordu. Evin önüne vardığımızda ücreti ödedim ve “Telefon numaranı versen, taksi lazım olduğunda seni arasam gelirmisin?” dedim. “Tabii!” diyerek bir kağıda telefon numarasını yazdı, ismini de üstüne yazıp verdi. İsmi Emre idi.

Eve girdiğimde kendime inanamyordum, resmen şöförü gözüme kestirmiştim. Akşamı zor ettim, dayanamayarak aradım. Telefonu açtığında, “Merhaba, şeyyy, ben Seda, hani bugün bırakmıştın ya?” dedim. “Evet hatırladım, buyrun?” diyerek cevapladı. “Şeyyy, çarşıya inecektim de, beni evden alabilirmisin?” dedim. “Ben şu anda çalışmıyorum, ama kendi arabamla gelebilirim, yanlız biraz da alkollüyüm, size sorun olmazsa geleyim?” dedi. “Sorun olmaz, sen gel yeter!” dedim. Evin önüne geldiğinde aşağı indim hemen, yanına oturup, “Merhaba!” dedim. “Merhaba, nereye gideceğiz?” diyerek arabayı sürmeye başladı. Ben de, “Sen karar ver, tabi işin yoksa?” dedim. “İşim yok ta, siz nereye gitmek istiyorsanız oraya götüreyim!” dedi. Ben de, “Evde canım sıkıldı, şöyle gezeyim dedim, senin işin yoksa beraber gezelim, bir iki kadeh birşey içeriz, sonra beni bırakırsın!” dedim. “Peki!” diyerek devam etti, çarşıya indik.

Barın birine girip birşeyler içtik, muhabbet ettik. Sonra Emre, “Ne yapalım, yeter mi bukadar?” dedi. Ben de, “Evde viski var, içersen evde devam edelim?” dedim. “Tamam!” dedi. Hesabı ödedim ve bardan çıktık. Eve geldiğimizde heyecan içindeydim, çünkü eşimi ilk defa aldatacaktım. Dolaptan viskiyi aldım, iki de bardak alıp yanına oturdum, birer duble doldurdum. Onları içtikten sonra Emre’ye baktığımda, o da bana bakıyordu. Sessizlik olmuştu. Emre yavaşça yanıma sokulup dudaklarıma yapıştı, ben de ona karşılık verdim. Beni koltuğun üstüne yatırıp, boynumu falan öpmeye, eliyle de göğüslerimi okşamaya başladı. Ben de onu üstümden ittirip kalktım. Emre bana bakıyordu, arkamı dönüp yatak odama gittim ve üzerimdekileri çıkardım. Emre geldiğinde çırılçıplak yatakta yatıyordum.

Emre de hemen üstündekileri çıkarıp, üzerime uzandı ve dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşüyorduk. Emre aşağılara öperek inmeye başladı. Amımı yalamaya başladığında, artık ben kendimi kaybetmiştim. Bir süre amımı yalayıp, tekrar dudaklarıma çıktı ve öpmeye başladı. O sırada amımda yarrağını hissettim, içime ittirmeye başlamıştı. Zaten sırılsıklam olan amım yarrağını tümden içine almış ve Emre de gidip gelmeye başlamıştı. Ben de bacaklarımı beline dolayıp, “Sik beni!” diye inlemeye başaldım. Fazla geçmeden de orgazm olup boşalmaya başladım. Bacaklarımı beline sıkıca kenetlemiştim. Kollarımla da boynuna sarıldım, resmen kasılmıştım, Emre hareket edemiyordu. Bir süre sonra serbest bıraktım, o da içimden çıkıp başucuma geldi ve yarrağını ağzıma uzattı. Hemen yarrağını yalamaya başladım. Kocam hiç böyle yapmazdı. Amımın sularıyla sırılsıklam olmuş yarrağını yalamak harika bir duyguydu.

Sonra yatağa sırtüstü uzandı, ben de üstüne çıkıp yarrağının üstüne oturdum ve zıplamaya başladım. Arada aşağıdan öyle bir pompalıyordu ki, resmen gözlerim kararıyordu. Birden beni üstünden indirip, domalttı. Arkamdan amıma sokup sikmeye devam etti. Elini de klitorisime atıp, okşamaya başladığında, ben tekrar kasılıp orgazm oldum ve yüz üstü yatağa yattım. İçimden çıkmıştı. Aniden beni çevirip sırt üstü yatırdı. Bacaklarımın arasına girip, yarrağını amıma soktu ve seri bir şekilde sikmeye başladı. Herhalde o da gelmek üzereydi. Ama okadar sert ve seri bir şekilde sokup çıkarıyordu ki, ben altında duramıyordum, çarşafı çekiştiriyor, deli gibi, “Sik beni! Ohhh! Sik beni!” diye inliyordum. En sonunda amımdan çıkıp ağzıma getirdi. Ben de hemen yarrağını yalamaya başladım ve Emre inleyerek ağzıma boşaldı. İlk defa döl tadına bakıyordum, biraz değişik gelmişti, ama hepsini yuttum…

Boşalması bitince yanıma uzandı. İkimiz de ter içinde, soluk soluğa yatıyorduk. Biraz soluklandıktan sonra duş almak için banyoya gittim. Duşumu alıp çıktığımda Emre salonda oturmuş viski içiyordu, eli de yarağındaydı. Hemen üzerimdeki havluyu atıp, önünde çömeldim ve yarağını yalamaya başladım. Yarağını kıvama getirdikten sonra kucağına oturdum. Oturup kalkarken arada dudaklarını öpüyordum, o da kalçalarımı sıktırıyordu. Birden beni kucağına alıp kalktı ve yanımızdaki masasının üzerine oturttu ve gidip gelmeye başladı. Ben de ayağımı beline dolamış, sikilmenin zevkini çıkarıyordum. Ama tekrar orgazm olmak üzereydim ve boşalmaya başladım. Emre halen sokup çıkarıyordu. Birden durdu ve kulağıma, “Arkadan yapalım mı?” dedi. Ben de o zevkle düşünmeden, “Neremden sikmek istersen oramdan sik beni!” dedim. Bunca yıllık evliliğimde kocam bu soruyu hiç sormamıştı.

Hemen beni masadan indirip, yerde halının üzerinde domalttı. Sonrada arkamda çömelip, amımla karışık götümü yaladı. Parmaklarıyla biraz alıştırdıktan sonra yarağını bakire götüme dayadı ve ittirmeye başladı. Biraz zorlayarak yarısını soktu, ama benim beynimde şimşekler çakmıştı, “Emre dur lütfen!” dedim. Emre durdu. Bir süre sonra ben, “Devam et!” deyince, yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Daha sonra yavaş yavaş hızlandı. Artık köküne kadar hızı bir şekilde sokup çıkarıyordu, tabii ben de alışmıştım ve zevkten inliyordum. Emre yine son vuruşlarını yaptıktan sonra inleyerek götümün derinliklerine boşaldı ve içimden çıkıp yanıma yattı. Ben de yattım, ona bakıp gülümsüyor, kendi kendime (Ne iyi yapmışım da kendimi siktirmişim!) diye düşünüyordum…

Sonra kalkıp tekrar banyonun yolunu tuttum. Tam duşun altında götümdeki dölleri temizlerken Emre girdi içeri. Yanıma gelip gülümseyerek, “Temizleme istersen, nasıl olsa şimdi birdaha dolduracağım!” dedi. Ben de gülümseyerek, “Doldur, birdaha temizlerim!” dedim. Götümdeki dölleri temizledikten sonra, Emre yarrağını ağzıma verdi, yalattı bir süre. Banyoda da bir posta götten siktikten sonra, duşumuzu alıp yattık. Sabah uyandığımda (Rüya mı gördüm?) diye düşündüm, kafamı çevirip Emre’yi uyuyor gördüğümde (Ohhh, rüya değilmiş!) diye sevindim.

Şu anda Emre benim ikinci kocam, ama beni kocamdan çok o sikiyor ve bana kadın olduğumu hatırlatıyor.

[Seda]

eşim

eşim
eşim
Ben 38 yaşında maddi durumu çok iyi iş adamıyım.Eşim 27 yaşında alımlı güzel bir bayan. İstanbul ‘da lüks b,r semtte oturmaktayız. Eşimi yanıma alıp gezmekten çok hoşlanıyorum.Eşim benimde isteğimle dekolte kıyafetler giyer.gezerken erkeklerin ona bakmasından müthiş zevk alıyorum ama bunu eşime fark ettirmiyorum. Bu zevk bende zamanla eşimin başka erkeklerle sevişirken seyretmek arzusuna dönüştü…

Ama bunu ona söylemeye cesaret edemiyordum.uzun süre değişik planlar kurdum.ve sonunda bir tanesinde karar kılarak uygulamaya karar verdim.araştırmalarımdan sonra bu iş için uygun üç kişiye bol para vererek ayarladım ve onlara planımı anlattım.Bir cumartesi günü eşimle arabamıza binerek istanbul dışına gezmeye çıktık.Bir saat kadar gittikten sonra daha önce bu iş için uygun olacağına karar verdiğim yere gelmiştik istanbul dışında ıssız bir yerdi.İlerde bir araba ve diğer üç kişi vardı…
Arabanın kaputu açıktı el ettiler ve ben durdum yanımıza bir tanesi gelerek arabalarının bozulduğunu ve yardım etmemizi istedi.Ben anlamam dedim. Bunun üzerine kendilerini en yakın yerleşim yerine götürmemizi rica ettiler kabul ettim ve üçü arabanın arkasına bindiler.birtanesi kestirme yol bildiğini söyleyerek yolu tarif ederek daha iç taraflara ıssız bir yere kadar gelmiştik.Yol bitmişti arabadan inerek etrafa baktım ve geri dönmemiz gerek dedim.Diğer ikiside inip yanıma geldi ve bir bıçak çıkarıp sessiz kalmamı söylediler.Buarada eşimde arabadan çıkarak neler oluyor dedi diğer üçüncü eşimi arkadan yakalıyarak belinden sarıldı.Benim elelrimi arkadan bağlayıp ayaklarımıda bağlıyarak yere oturtular ben hayvanlar ne yapıyorsunuz bırakın dedim.Kes sesini yoksa ikinizde ölürsünüz dediler.Bu yavruyu becereceğiz dediler. Hayvanlar o benim karım dedim.Eşimin üstünde mini eteği ve açık bir tişort vardı.Eşim hayır bırakın diyordu arkadan sarılan eşimin bacaklarını okşamaya başlamıştı.Eşim çırpınıyor ama bir şey yapamıyordu.Bitanesi arabanın arkasından piknik için kullandığımız örtüleri çıkararak yere serdi.Eşimi üçü birden tutarak sergilerin üzerina yatırdılar.Birisi eşimin baş tarafına geçerek sıkıca ellerinde tuttu.Eşim ağlamaya ve bırakın diye yalvarmaya başlamıştı.Diğeri eşimim üstüne gelerek tişortunu yukarı sıyırdı.elindeki bıcakla sütyenini ortadan keserek göğüslerini açiğa çıkararak emmeye başladı.bu arada bacaklarını okşuyordu.Eteğini yukarı sıyırarak eşimin kilotunu çıkardı.Daha sonra eteğinide aşağı çekere çıkardı eşim çırıl çıplak kalmıştı.Diğeride eşimin ayak bileklerinden bastırıyor eşim hiç hareket edemiyordu.Ben arasıra hayvanlar diye bağırıyordum ama yapmacık olduğunu üçüde biliyordu.üçüncüsü eşimin bütün vücudunu okşuyor yalıyor göğüslerini ısırırcasına emiyordu.bir müddet sonra ayağa kalkıp pantolonunu ve kilotonu çıkardı siki dimdik olmuştu eşimin üzerine eğildi eşim tekrar yalvarırım yapmayın dedi ama adam sırıtarak eşimi üzerine uzanarak içine girdi.ve büyük bir zevkle eşimin üzerinde gidip gelmeye başladı.eşimin boynunu yalıyor ve eşime girip çıkıyordu eşim ağlamaya devam ediyordu.Nihayet adam bir süre sonra hırlayarak eşimin içine boşaldı.Bir müddet üstünde kaldıktan sonra kalktı.sıra ikindideydi oda çoktan pantolonunu çıkarıp eşimin üzerine eğildi.dudaklarını ağzına alıp emmeye başladı eşimin bacaklarını biraz kalşdırıp içine girdi eşim artık itiraz etmiyordu öylece adamın altında yatıyordu.adam zevkini çıkarıtordu yarağını çıkarıp tekrar eşime sokuyordu.nihayet oda eşime iyice yumuldu hızllanarak eşimin içine oda boşaldı. müthiş zevk alıyordum.bende boşalmak üzereydim.üçüncüsüne sıra gelmişti.

Eşim artık yerde hareketsiz itiraz etmeden yatıyprdu.üçüncüsünün dayanacak hali kalmamıştı hemen eşimin içine girerek sikmeye başladı elleriyle memelerini adeta yoğuruyoe dudadklarını ısırır gibi emiyordu oda hırlayarak eşimim içine boşaldıktan sonra üzerinden kalktı.Eşimi ilşk siken sıgarasını bitirmişti tekrar eşimin yanına geldi eşim yerde büzülmüş vaziyette yatıyordu saclarından tutarak hoşuna gittimi oruspu şimdi seni götünden sikeceğim dedi ben bırak hayvan yeter dedim.Eşimde hayır yapmayın dedi. Eşim ilk defa arkadan yapılacaktı bunu onlara söylemiştim. Eşimi ters çevirdiler birisi eşimin beline oturarak elleriyle kalcasını iki yana açarak arka deliğini ortaya çıkardı. daha önce konuştuğumuz gibi benide eşimin yanına getirdiler.Eşimin götüne giren yarağı yakından görmek istiyordum.Adam sikini tükürükle ıslatıp başını eşimi götüne yaklaştırdı diğeri elleriyle eşimin kalçalarını yana ayırmış girmesini bekliyordu.Eşimin atacağı çığlığı heyecanla bekliyordum.adam eşimin arkasına yüklendi yarağının başı girdi diğeri eşimin kalcalarını parmaklarıyla biraz daha ayırdı adam tekrar yüklendi Eşimin çığlıklarını duymanızı isterdim. dğer adam eşimin belinde oturduğu için eşim hareket edemiyordu.eşim adeta böğürüyordu.ben arasıra hayvanlar diyordum.Adam eşimin götünü büyük bir zevkle sikerken inanın bende adamdan daha fazla zevk alarak seyrediyordum.Dimdik yarağın eşimin götüne girip çıkması ve eşimin haykırması beni zevkten çıldırtmaya yetiyordu.Eşime seni ben siktiriyorum dememek için kendimi zor tutuyordum.Nihayet adam bağırarak eşimin götünede boşaldı.Anlaşmamıza göre diğer ikisi eşimi arkadan sikmiyeceklerdi.fazla olur diye düşünmüştüm.Anlaşmamıza göre ben sikscektim.Adam eşimin üstünden kalktı. diğeri hala eşimin belinde oturuyordu.Adam ellerimi ve ayaklarımı çözdü.

Eşimin baş tarafına geçerek bıçağı göstererek şimdi sen kendi karını götünden sikeceksin bizde seyredeceğiz hayır hayvanlar dedim adam bıçağı eşimin boğazına götürdü ve istersen yapma dedi tamam istediğiniz olsun dedim eşime özür dilerim dedim eşim tamam anlamında başını salladı zevkle eşimin arkasına geçtim.her zaman isteyipte söylemeye cesaret edemediğim götü şimdi sikecektim eşimin üzerine uzanıp yarağımı götüne yanaştırdım.götü hafif açılmıştı.yüklenerek götüne girdim.Gercekten sik hadi zevk aldığını bize göster dedi adam.bende eşimin götüne girip çıkmaya başladım zaten müthiş tahrik omuştun bir kaç sefer girip çıknca zevkle eşimin güyüne boşalmıştı. eşimin üstünde kalktım.diğer ikisi eşimi sırt üstü çevirdiler.eşin hiç bir şey yapamıyordu

adam eşimi bacaklarını omuzuna alarak amcığına yarağını soktu diğeri eşimin göğüslerini okşuyurdu.adam yavaş yavaş eşime girip çıkıyordu.eşimle göz göze geldik.yüzü iyice kızarmıştı orgazm olacağı zaman hep yüzü böyle kızarırdı.Ama herhalde benim yanlış anlamamdan çekinerek kendini sıkıyordu adam eşimin içine boşalmıştı.aynı pozisyonda diğeri eşimin içine girdi götünden siken karımın göğüslerini emiyordu.(Eşim göğüslerinden çok tahrik olur)Bunu daha önce adamlara anlatmıştım ve eşimin boşalmasını istiyordum.Adam düzenli hareketlerle eşime girip çıkarken diğeri memelerini emiyordu.eşim gözlerini benden ayırmıyordu.iyice kızarmıştı.sanki bana bakarak kacacığım seni hayal ediyorum yanlış anlama der gibiydi adam giderek hızlandı eşim gayri ihtiyari bacaklarını adamın beline dolamış ve karşılık vermeye başlamıştı.adam bağırarak eşimin içine boşalırken eşim ağlamakla karışık inliyerekgyerken adamlar benim elimi tekrar bağladılar haep beraber arabaya binerek diğer arabanın yanına gittik.arabadan indiler bitanesi inerken eşimin dudaklarına yapışıp uzun uzun emdi emdi.(bu anlaşmamızda yoktu) oda arabaya binerek hızla uzaklaştılar eşim ellerimi çözdü direksiyona oturup eşime baktım.gözleri kızarmış dudağı emilmekten mos mor olmuştu.Hiç konuşmadan eve gittik.Eşim bonyoya girdi uzun süre çıkmadı. Sonra ben banyoyo girdim yemek yedik.Yemekten biraz sonra yatcağını söyleyerek gitti biraz sonra ben yanına gittim.Özür dilerim benim suçum oraya ıssız yere gitmemiz gerekirdi dedim.Kimsenin suçu yok sadece hayvanlar var dedi ve beni üzerine çekti üzerinde bişey yoktu.Göğüsleri ve etrefı mararmıştı.orgazm olduğuma kızdınmı elimde değildi dedi hayır bitanem karıcığom kızmadım dedim.ve karımın sikildiği o anı göz önüne getirirek karımı çılgnca sikerken onunda bana çılgınca karşılık verirken ne düşündüğünü merak ettim. Eşim dekolte ve mini giymeye devam ediyor.bende değişik şeyler için planlar düşünüyorum.

Ensest Aile 2

Ensest Aile 2

– Baba yaa bu sene matematikten geçemiyeceğim heralde…
Gülüyorum:.
-Niye ki kızım..geçen seneki öğretmenin değilmi..Hem sana geçiriyor hemde geçirmiyor mu?.
– Yaa baba yaa bir de dalga geçme..O herif değil bu…
– Kızım olsun..onu ayarladığın gibi bunuda ayarlasana..erkek değilmi herif…
– Üff uğraşıyorum ama olmuyo..kaç defa en ön sıraya oturup külotumu gösterdim..soru sorma bahanesiyle sürtündüm..bakıyor ama bişey yapmıyor..gaymi yoksa?.
– mmm olabilir kızım zevk meselesi..Peki geçen seneki öğretmenin nasıldı?.
– Off baba.. o tam bi hayvandı yaa..Hele ilk sikişini unutamıyorum..okul dağılınca yanıma gel deyip beni öğretmenler tuvaletine götürüp sikmişti..Birde götüme zorlamıştı ama sokamamıştı bi türlü….
– E kızım daha Lise 2’ye giden bi kızın götü hemen sikilmezki..Daha çok darsın..Amın bile tam açılmadı daha kız…
– Niye baba yaa ..sen sikiyosun ya işte ..senin sikinde küçük diiilki…
– Kızım geçen yılbaşı gecesinde annenle fantezi yaparken annen şampanya şişesini amına sokmuştu ya…
-Off evet yaa..gerçekten..’Anne. nasıl alabildin şişenin tamamını?’ diye hala soruyorum anneme…
-İşte seninde her istediğini amına sokabileceğin yaşın gelmedi daha kızım…
– Evet baba ..zaten annemde demişti: ‘Kızım sende ilerde evlenip hamile kalıp çocuk yaptıktan sonra amın iyice genişler..İstediğini sokabilecek hale gelir’.
Peki baba annemin amı genişleyince eskisi kadar zevk veriyormu sana?..Benim bildiğim erkekler dar amdan sıkı amdan hoşlanıyor…
Gülüyorum:.
– Eee kızım seni boşunamı sikiyoruz…
-Baba yaaa…
– Bak kızım, kadınlar için sikilmek devamlı bir ihtiyactır..Anneni seviyorum..Ona aşığım..Kendi zevkim için değil onun zevki için sikiyorum anneni..Oda bunu biliyor..ve bana daha çok zevk vermek için herşeyi yapıyor..Genelde ‘Erkeğim beni amdan boşalttın..sana dar delik lazım ..hadi götümdende sik’ diye göttende veriyor..Biliyorsun senide ilk annen hazırlamıştı bana…
– Evet babacım unuturmuyum..Lise2’ye geçtiğim yazdı…Annemde az orosbu değil..Benim bilgisayarıma bir sürü porno film yüklemiş..resimler..Birde ‘ Kızım babanın bilgisayarı bozuk..seninkini kullandı..Onun dosyalarını karıştırma’ diye birde meraklandırıyo…
– Sende izliyordun hepsini tabiii.
-E heralde..ama baba sen zaten ben küçükken annemi hep yanımda sikerdin..Seksin sikişmenin ne olduğunu biliyordumki ben..Çoğu gece sizin yanınızda yatardım ..annemle hep sevişir.. sikişirdiniz…
– Kızım alışman ..öğrenmen içindi..faydalıda oldu ama değilmi? Seni sikmem kolay oldu…
– Ama baba o gece Annem bana viski içirip sarhoş etmişti..buna gerek yoktu ki..Ben zaten sikilmek istiyordum sana..Okuldan gelince yanında soyunuyor..mini okul eteğimi giyinip önünde mahsus eğiliyordum…
– Off küçük seksi fahişem..İnan hepsinde yarrağım dimdik olurdu ve seni saçlarından tutup inlete inlete sikmek isterdim ama annenden habersiz yapamazdım…
– Off baba yaa ..ıslandım ben şimdi..Seksim geldi yaa…
-Valla kızım benim yarrakta kalkmaya başladı..Gel bakim otur yanıma şöyle..Şu laptop’uda açalım..yeni yüklediğim pornolara bakalım…
– Evet baba…
Fransız yapımı bir amatör ensest film açılıyor…
– Mmmm güzel filme benziyo baba.
– Evet…
Filmde tatlı bir l****a olgun yaşlı sayılabilecek bir adamın yarrağını emiyor yalıyor…
– Kızım yaşı kaç bu kızın sence?.
-Mmm en fazla 15- 16 baba…
– Evet kız nerden anladın?.
-Baksana kızın memeleri daha tam büyümemiş…
Bu arada bir elimle kızımın memelerini okşuyor avucluyorum..Diğer elimle bacaklarını okşuyorum…
– Benim tatlı kızımın memeleri daha güzel ….
– Baba yaa bu filmdeki adamın siki küçük..şöyle büyük yarraklı bir zenci pornosu açsana…
– Off tabi kızım.
Bir Amerikan zenci pornosu açıyorum..Filmdeki zencinin yarrağı en az 22 cm kalın…
– Offffffff.. şuna bak baba yaa..kol gibi…off bide kızı arkadan yapıyo…
Yarrağım dimdik olmuş adeta şortumu delicek gibi…
– Kızım görüyorsun benimk**e direk oldu…
– Off evet baba…
-Hadi kızım al ağzına bakiim…
Liseli seksi kızım eğilip yarrağımı yalayıp emmeye başlıyor…
– Ohhh…benim tatlı seksi kızım..ohh emm…
Bu arada bende bir elimi kızımın külotunun içine sokmuş körpe kızımın yumuşacık götünü avucluyorum…
Çok büyük olmasada kalın iri büyük başlı yarrağım kızımın ağzını dolduruyor..Kızım porno filmlerdeki gibi yarrağı daha fazla ağzına alabilmek için çabalıyor..Bende ellerimle başını bastırarak yarrağımı kızımın gırtlağına kadar zorluyorum…
– Ohhh harikasın kızım…
Liseli çıtır kızımın başını saçlarından tutmuş yarrağıma bastırıyorum..yarrağımın tamamı kızımın ağzına girmiş çenesi taşaklarıma değiyor..Bu şekilde beklettikçe kızımın gözünden yaş geliyor..Nefesi darlaştıkça çekiliyor..Hafifçe öksürüyor….
– Öhö öhö! .
– Ohhhh! orosbu kızım süpersin..annen bile yarrağımı bu kadar bekletemiyor boğazında…
– Hadi baba yaa.. çok ıslandım..hadi sik çıtırını…
– Of tamam tatlım..hadi çıkar eteğini külotunu.. .
Lise sona giden tatlı çıtır körpe kızım bembeyaz götünü bana dönerek önce eteğini sonra küçük çiçekli külotunu çıkarıyor..Minik göt deliği, pembe kılsız çizgi amı, portakal büyüklüğünde toplu memeleriyle tatlı liseli kızım ‘Baba heryerimi ayrı sik nolur’ der gibi bakıyor…
-Baba biraz yala beni…
-Oh tamam kızım. aç bacaklarını …
Küçük orosbum elleriyle dizlerinin altından tutarak bacaklarını iki yana ayırıyor ve kılsız taze sulu amını ağzıma veriyor..Seksi kızımın amı yalandıkça sulanıyor..sulandıkça amını yalıyorum.. dilimi amının içine sokup klitorisini emdikçe kızım inliyor…
– Mmmmm! ohhhhhhhhhhh! harikasın baba.. yala.. yala amımı. ohh.. emmmm!.
Kızımın amını birkaç dakika böyle yaladıktan sonra…
– Offf! hadi baba yaa .dayanamıyorum..sik artık beni…
– Tamam kızım.. ama kremsiz girmez biliyosun..Hadi annenin kremini getir…
Liseli azgın orosbum annesini sikerken kullandığım kaydırıcı kremi getiriyor..kremi alıp önce kızımın amına sürüyorum..sonrada kendi yarrağıma..Ardından kanepeye oturup kızımın dimdik yarrağımın üzerine oturmasını söylüyorum…
– Hadi kızım gel otur…
Kızım kanepeye çıkıp tuvalete oturur gibi yarrağımın üzerine yavaşça oturuyor..Ellerimle kızımın incecik belinden kavrayıp bastırıyorum…
– Offf girmiyor.. çok darsın kızım yaa. iyice otur kız.. bırak kendini…
– Iınngh! Baba geçen banyoda rahat girmişti….Iıınghh! .
Az sonra kreminde etkisiyle yarrağımın başı kızımın daracık amına giriyor….
– Ohhhhhhhhhhhhhh!.
-Ayyyyy! annee!! Bu sefer acıdı biraz baba…..
-Ohhhhhhhhhhhhh girdi kızım..tamam.. az bekle yarrak alışsın amına.. çok dar ve sıcaksın kızım ..offf.
-Ohhhh evet baba.. durdukça zevk alıyorum.. içimde kalın büyük bişey var yaa… offf…. ohh.. sikilmek ne güzel yaa…
Yarrağım kızımın amına alıştıkça yavaş yavaş git gel yapmaya başlıyorum…
-Ohhh! mmm.. sik..daracık amımı genişlet baba….
Liseli kızım kucağımda..Dudakları dudağımda…ellerimle pamuk gibi yumuşak memeleri avuclamışım..Yarrağım kızımın sıcak dar amında..Kızımın tatlı dudaklarını öpüp somuruyor dilini emiyorum.Ağzımız boş kaldıkça konuşuyoruz…
– Ohhh.. küçük azgın orosbum benim..Ne yapıyorum şimdi seni?.
– Mmmmm..ohh…ayy…. sikiyosuun!.. sikiyosun beni babacım….
– Ohhh..Nerenden sikiyorum söyle bakiimm.. ohhh…
-Amımdan daracık amcığımdan…
-Ohhh…Benim tatlı kızımı kimler sikmek istiyordur kimbilir…
-Offf evet baba..öğretmenlerim sınıf arkadaşlarım devamlı götüme ve bacaklarıma bakıyo..hepsi sikmek istiyorlar beni, dimi baba…
-Ohhh.. mmm… evet kızım..hepsi götünden sikmek istiyordur seni….
– Ohhhh.. evet baba…
-Önce babası sikecek ama güzel kızının götünü..Azgın kızımın götünü önce ben deleceğim…Dimi babası….
– Offffffff.Sik… önce sen sik.. babacım..Erkek arkadaşıma sinemanın tuvaletinde götümü yalattım..ama siktirmedim..götümün bekaretini de sen alcaksın babacım…
-Ohhhh.. evet kızım…Güzel kızımın götünüde ilk ben sikeceğim….
Güzel kızımla dakikalarca sikiştikten sonra kızım kucağımda titreyerek boşalıyor..Orgazm olurken amını daha fazla sıkıyor…
– Offffffff kızımmmm….
Kızım kucağımda biraz bekledikten sonra yavaşça yarrağımın üzerinden kalkıyor…
– Hadi kızım bende boşalıiim…
Liseli çıtır kızım dizlerinin üzerine yere oturuyor ellerini dizlerinin üzerine koyup masum küçükkızlar gibi ağzını iyice açıp dilini çıkarıyor..Bense ayaktayım..Bir elimle kızımın saçlarını kavrayıp başını sabitleyerek yarrağımı ağzına verip kızımın ağzına otuzbir çekiyorum..Ve az sonra zangır zangır titreyerek..hırlayarak..kızımın ağzına patlıyorum…
– Ohhhhhhhhhhhhhhhhh Offffffff ınhhhhhhhhhhhhh!.
Kızım yutabildiğini yutmaya çalışıyor ama ağzından çenesine doğru döllerim taşıyor…Birkaç damlayıda kızımın yanaklarına fışkırtıyorum..Güzel tatlı kızımın yüzü menilerimle doluyor…
-Ohhh! Harikasın güzel kızım benim…
– Gelenin çoğunu yuttum baba…
– Offf.. aferim kızıma benim..Hadi kızım banyoya gir yüzünü yıka..Akşam misafir gelecek..süslen püslen..doğum gününde hediye aldığım süper minili pembe elbiseni giy..Annende işten gelmek üzere zaten…
-Tamam baba…
Sınırsız seks fantezisi olan bayanlar ensestler sınırları zorlamak için….

Resmen Yarak Hastası Oldum! (7)

Resmen Yarak Hastası Oldum! (7)
Osman beni iki posta sikmiş, ama ben defalarca orgazm olmuştum. Halim kalmamıştı, beraber yatakta yatıyorduk. Ben Eyüp’ün kız arkadaşı olarak onun evinde, onun ev arkadaşıyla nerdeyse evin her yerinde sikişmiştim. Şimdi de koynunda yatıyordum. Osman Eyüp’e bakarken onun kız arkadaşını siktiğini düşünecek, Eyüp ise her şeyden habersiz onunla muhabbet edecek, yakınlık gösterecekti. Bir erkek için zor bir durum olmalıydı.

Ben bunları düşünürken aklıma Osman’ın beni Eyüp’ün odasında sikerken söyledikleri geldi, sanki Eyüp’ten intikam alıyormuş gibi konuşmuştu. Osman’a bunu sordum. Osman da, “Özel bir durum yok aramızda, o anki atmosferin etkisiyle söyledim!” dedi. Bu cevaptan tatmin olmamıştım, ama üstelemedim. Osman’a, “Peki, benim hakkımda ne düşünüyorsun?” diye sordum. Osman, “Harika bir kızsın, enerjin harika, seninle sikişmek çok zevkli, böyle olacağını tahmin etmemiştim!” dedi.

Demek ki önceden benimle sikişme hayalleri kurmuştu. “Ne zamandır beni böyle arzuluyorsun?” dedim. Osman, “Eyüp seni ilk siktiğinde gelip anlatmıştı, o zamana kadar seni masum biri olarak gördüğümden aklımdan öyle şeyler geçmiyordu. Ama Eyüp’le sikiştiğine göre, bakireliğe ve evliliğe bakışının farklı olduğunu, biriyle sikişmek için illa evli olmak gerekmediğini düşündüğünü anladım. O zaman benimle neden sikişmeyesin diye düşündüm!” dedi.

Mantıksal çözümlemesi yerindeydi, yani en azından ikna ediciydi. “Peki, duygusal bir şeyler var mı benimle ilgili? Ne bileyim, benden hoşlanıyor musun? Veya bundan sonra Eyüp beni sikerken kıskanır mısın?” diye sordum. Osman, “Şu an bazı duygularım var, ama buna hoşlanmak denebilir mi bilmiyorum. Umurumda olmaz diyemem, ama kıskanır mıyım emin değilim!” dedi. Açık sözlüydü Osman. Hoşuma gitmişti. “Peki, bunları başka birine anlatarak beni zor durumda bırakmazsın değil mi?” diye çekinceli sordum. Osman, “Yok, o konuda bana fazlasıyla güvenebilirsin! Sen istemediğin sürece zorlamam da!” dedi.

Bu beni rahatlatmıştı. “O zaman şu ev meselesinde bana yardımcı olsan? Aranızda tekrar konuşursanız eğer, kalmamdan yana görüş bildirsen? Eyüp de yiyeceği haltı gündüz yesin, benim nasılsa işte olduğum saatler sabit, o ara siksin kimi sikecekse, akşam kudurursa zaten ben elinin altında olacağım. Ben ev ayarlayana kadar sürecek geçici bir durum bu!” dedim. Osman, “Mevzu açılırsa senin için bu kadarını yapabilirim!” dedi.

Osman’a, “Bir şey daha soracağım, bugün seninle sevişeceğimiz aklının ucundan geçmiş miydi?” dedim. O da, “Beni yanlış anlamanı istemem, şimdi sana samimi olacağım, normalde benim de dersim vardı, sınıfın kapısından döndüm, seni burada bulacağımı tahmin ediyordum. Ama benimle birlikte olman konusunda biraz tereddütlerim vardı. Akşamki seslerinizden sekse karşı duyarlı ve istekli olduğunu fark ettim. Ama Eyüp’le olan yakınlığımızdan dolayı istesen bile kabul etmeyebilirdin, onun için ekstra birşeyler düşünmeliydim. İçeceğine uyku hapı koymak geldi aklıma, ama seni uyutsam bu hem etik hem de zevkli olmazdı. Onun yerine gelirken azdırıcı ilaç aldım, bu sadece seni istekli yapacaktı, zorlama yok. Ama eve geldiğimde seni benim odamdan çırılçıplak kaçarken gördüm. İçeri girince de Boxeri fark ettim. Benimle sevişmeye ikna olacağına aklım yattı, ama garanti olsun diye yine de kolana azdırıcı ilaç koydum!” dedi.

Demek ki ilk sefer kendime engel olamayışım bu yüzdendi. “İlaca gerek yoktu, zaten seninle sevişirdim! Ama ben de senin bu kadar dayanıklı olduğunu düşünmemiştim, ayrıca beni pencereden dışarı sarkıtman hoşuma gitti, açık yerlerde, birilerinin görmesi endişesinden mi bilmem beni acayip tahrik ediyor! Bir de seks esnasında aşağılanmak, hor kullanılmak hoşuma gidiyor!” dedim.

Mevzu sekse gelince benim içim kıpırdamaya başlamıştı. Baktım Osman’ın siki de hareketleniyordu. Daha götümü sikecekti. Temizlenmem gerekiyordu. Banyoya geçtim ve sıcak suyun altına girdim, ağzımda kalanları temizledim, amımı temizledim. Sıcak suyun altında bir müddet bekledim Osman da gelecek diye. Ama Osman gelmedi bir türlü, ben de ıslak ıslak çıktım duştan, odanın kapısına vardım. Elinde telefonla oynuyordu. Ona, “Sen mi gelirsin, ben mi geleyim?” diye sordum. “Ben geliyorum aşkım!” deyince, ben banyoya geri döndüm. Az sonra peşimden banyoya geldi…

Birlikte suyun altına girdik. O an vücudunun baya yapılı olduğunu fark ettim, sabahtan beri sikişmekten fırsat bulamamıştım, adamı yeni inceliyordum. “Vücudun ne kadar kaslı!” dedim, güldü. Göğsünü, pazularını okşuyor, yer yer öpüyordum. Yavaşça aşağı doğru indim ve sikine ulaştım, sikini vücudundan aşağı akan suyla güzelce yıkadım, okşadım, sonra da ağzıma aldım. Suyun altında seks çok keyifliydi, ağzımda onun zevk suları duşun suyuyla karışıyordu. Taşaklarımı emdim, daha arkasını yaladım, sikiyle uğraşmak acayip zevkliydi. Biraz yukarı yükselip memelerimin arasına aldım sikini, memelerimi siktiriyordum, ucu yukarı çıktıkça da ağzıma alıyordum. Bir süre sonra beni yukarı doğru çekti, dudaklarımız birleşti ve öpüşmeye başladık. Ağzımıza sular doluyordu, benim çok hoşuma gidiyordu bu…

Derken o an geldi, götümün bekareti bozulacaktı. Bana sakin olmamı, kendimi kasmamamı, başta illaki biraz acı olacağını, ama sabırlı olmamı tembihledi. Ben zaten psikolojik olarak kendimi Osman’a teslim etmiştim. Osman önce amıma girdi, amımı biraz siktikten sonra, sikini çıkardı ve götüme dayadı. Ama zorlamasına rağmen girmedi. Suyu kapadı, “Su kaygan değil!” dedi ve eline şampuan alıp götüme sürdü, bir taraftan da parmağıyla zorluyordu. Parmağını götüme sokup, içinde gezdirmeye başladı, genişletmeye, yada şampuanı götümün duvarlarına yedirmeye çalışıyordu. Tekrar sikiyle dayandı, ama ilk sefer olduğundan herhalde yine girmedi. Biraz daha şampuan alıp iyice sürdü ve parmağını soktu yine götüme, parmağı bu sefer sanki biraz daha rahat giriyordu. Tekrar sikini dayadı, ben olabildiğince rahat olmaya çalışıyordum, götümü sikemezse kendimi suçlu hissedecektim nerdeyse, götümü ona sunmak benim görevimdi ve ben sunumu yapamıyormuş gibi rahatsız hissediyordum kendimi.

Bu arada Osman halen zorluyordu, iki eliyle götümün yanaklarını ayırıyordu. Birden baş kısmı girdi, bir çığlık attım, ama götüm yırtılmıştı, çok fena acıyordu. Bir an durdu, “Aşkım sabret, zor kısmı bitti, şimdi zevkli kısmı var, dayan!” diye beni teselli ediyordu. Ama ben onu dinlemiyordum, “Yırtıldı, noolur çıkar, başka ne yaparsan yap, ama çıkar şunu, yırtıldı!” diye bağırıyordum. Banyoda olunca sesim yankılanıyordu. Osman hareketsiz bekliyordu içimde, bana dayanmamı söylüyordu durmadan…

Bir müddet sonra acı azaldı ve ben sakinleştim. Osman suyu tekrar açtı. “Aşkım hazırsan ilerlemeye başlıyorum!” diyerek cevap beklemeden sikini ileri doğru itti ve birden taşaklarına kadar geçirdi. Ben tekrar bastım çığlığı, fena bir acıydı, kendi sesimden kendi kulaklarım çınlıyordu. Bir müddet de o şekilde bekledi sakinleşmem için. Daha sonra yavaş yavaş gdip gelmeye başladı. Çok acayip bir duyguydu, çişim geliyor gibi oluyor, ama bir şey gelmiyordu. Bana zevk almak için elimle amımı okşamamı söyledi, ben de başladım amımı okşamaya…

Az sonra zevkten inlemeye başladım. Benim zevklendiğimi anlayınca Osman hızlandı ve daha sert sikmeye başladı götümü. Suyun da etkisiyle ‘Şak, şak, şak!’ sesleri banyoda yankılanıyordu, Osman götüme girdikçe, taşakları amıma çarpıyordu. Osman, “Off yavrum ne daracık götün var, sardı sarmaladı sikimi, ama merak etme ben bu götü dağıtacağım, yol geçen hanına çevireceğim!” diyerek götüme şaplak da atmaya başladı. Bu benim çok hoşuma gitmişti, “Sik beni aşkım, amımı götümü dağıt, helal olsun sana, orospun yap beni!” diye inlemeye başladım. Suyun etkisiyle hem tokatların sesi, hem kasıklarının götüme çarptığında çıkan sesler ve benim inlemelerim birbirine karışıyordu…

Ve nihayet bana sıkıca sarılıp götümün içine döllerini akıtmaya başladı. Bir yandan da, “Yavrum harikaydın, beni benden aldın, muhteşemsin!” diye iltifatlar ediyordu. Ben de görevimi layıkıyla yapmış olmanın haklı gururunu yaşıyordum…

Biraz kendimize gelince Osman sikini çıkardı götümden ve birlikte duş aldık. Amımı götümü güzelce temizledim. Banyodan çıktığımızda saat 14:00’e gelmek üzereydi. Benim saat 15:00’te işte olmam gerektiği için hazırlanıp çıkmam gerekiyordu, ama hareket ettikçe götüm çok acıyordu. İşyerinden izin almayı düşündüm, ama gidip orda ayakta duramadığımı görmeleri daha inandırıcı ve ikna edici olurdu.

Üstümü giydim, Osman’la vedalaşıp, işe gitmek üzere evden ayrıldım…

[Elif]

Lüks Villada Seks! (7) ALINTI.

Üstümü başımı düzeltip bir sigara içtikten sonra eve geçtim. Hanife mutfakta yemeği hazırlıyordu. Beni görünce, “Nerdesin, gene ne haltlar çeviriyorsun?” dedi, sinirli bir hali vardı. Cevap vermek yerine, “Ne oldu, sen neye kızdın?” diye sordum. Fısıltılı bir sesle, “Bu orospuya kızdım!” dedi. Meliha Hanımdan bahsediyordu. Arkada ne yaptığımızı görmüş ya da anlamış mı yoksa diye korkuya kapıldım, ama öyle olmadığını anlayınca rahatladım.

Hanife, “Çorbanın üstüne salçalı sos yaptım, kavurdum tereyağında. Yok, bana sormadan niye yaptın, yok bize dokunuyor, öğrenemedin mi falan filan bir sürü şeyler deyip gitti. Sinirimi bozdu!” deyince omzuna vurup, “Tamam üzülme, sen de bundan sonra yapmazsın olur biter!” dedim. Hanife dudaklarını büzüp, “O kadını senin yanında görünce zaten cinlerim tepeme çıkıyor, bir de böyle söylemesi daha da sıktı canımı!” dedi sözlerim üzerine. Oflayıp pufladıktan sonra, “Ne yapalım, gidelim o zaman buradan, madem istemiyorsun!” dediğimdeyse, “Manyak mısın, yağlı kapıyı bulmuşum bırakır mıyım?” dedi gülerek. Saniyeler içinde değişiyordu karakteri.

“Ben banyoya gidiyorum, gelirim biraz sonra!” diyerek bizim kata çıktım. Tuvaletimi yaptıktan sonra yıkandım, gündüz vakti cenabet gezmek istemiyordum. Aynı giysilerimi giyinip aşağı indiğimde Hanife sofrayı hazırlamıştı. Numan Bey ve Meliha Hanımın gelmesini bekliyordu. “Senin yemeğini vereyim onlar gelmeden!” deyince küçük masaya oturdum. Hanife çorbamı koyarken, Numan Beyin, “Tahsin geç bizim masaya, beraber yiyelim!” diyen sesi çınladı koca salonda. Aynı telefon ekranındaki gibi gülümsüyordu. Eliyle işaret edip, “Al çorbanı geç masaya, Hanife sen de gel!” dedikten sonra kendi sandalyesine oturdu.

Meliha Hanım da banyo yapmış gibiydi. Beyaz yanakları pembeleşmişti. Kahverengi pardesüsü ve başındaki türbanını çıkarmıştı. Şimdi turkuaz rengi önü fermuarlı bir ferace ile sarı renkli desenli büyük bir türban vardı başında. Kocasının yanındaki sandalyesine oturdu. Ben karşısındaki sandalyeye geçerken Hanife de benim yanıma oturdu. Numan Beyin her zamanki duasından sonra yemeğimizi sessizce yemeye başladık. Meliha Hanım kocasının yanında ağzı var dili yok bir haldeydi yine. Kaçamak bakışları zaman zaman bana ve Hanife’ye yöneliyordu. Numan Bey ise ailenin reisi olarak bizleri gözetliyordu sanki. Yemek sırasında birkaç soru sordu bahçeyle ilgili. Yemeğin ardından ben bahçeye çıkarken, onlar Hanife’nin yaptığı kahvelerini yudumluyordu.

Akşama doğru Hanife yanıma geldi. Yüzünde anlamını iyi bildiğim gülümsemesi vardı. “Ne oldu, ne arıyorsun burada?” diye sorduğumda, “Seni özledim!” dedi. Küreği tutan koluma sarıldı. “Ne o kız, azdın mı yoksa?” dediğimdeyse, “He, azdım!” dedi küçük bir kahkaha atarak. “Deli olma, görecekler bizi!” deyince, “Onların götünde pireler uçuşuyor şimdi, karı koca yattılar. Akşama yemek yapmamı da istemediler, işim yok. Bu gece zaten yapamayız. Hadi be, özledim seni!” diyerek kedi gibi sırnaştı. Ardından da elimdeki küreği alıp yere attı. Tuttuğu elimi sol memesine götürdü.

Çiçekli bol gömleğinin altındaki sutyensiz memesini hissedince yarağım hareketlenmeye başladı birden. Meliha Hanımın tadını aldığımdan beri karımı unutmuştum. “Yukarı çıkalım o zaman!” deyince itiraz edip, “Ses edip de uyandırmayalım şimdi, bahçede yapalım!” dedi. “Bahçede nerde yapacağız be, delirdin mi?” diyerek itiraz edecek oldum, ama Hanife, “Gel benimle!” diyerek halen tuttuğu elimden çekiştirip beni arkaya doğru sürükledi.

Birkaç saat önce Meliha Hanımın ağzına verdiğim yere gelmiştik. Köpek kulübesinin yanındaydım yine, ama şimdi yanımda Hanife vardı. Meliha Hanımın üstüne oturduğu kova aynı şekilde duruyordu, içtiğim sigaranın izmariti de yerdeydi. Ama Hanife bunları fark etmedi bile. Yeşil çimlerin üzerinde diz çöktü hemen önümde. Pantolonumun kemerini, düğmesini ve fermuarını açtı. Ayaklarıma inen pantolonumu çıkartmamı istedi. Yarım botlarımı çıkardıktan sonra pantolonumu, ardından da aşağı sıyırdığı külotumu çıkarttı çabucak. Yarağımı kavradı hemen. İnik haldeki yarağımın kafasını emmeye başladı. Meliha Hanımdan sonra yarağım karımın ağzındaydı.

Hanife hızlı hızlı emiyor, yalıyordu. Sağ eliyse taşaklarımdaydı, her ikisini usul usul canımı acıtmadan sıkıp bırakıyordu. Gözleri üzerimde, neşesi yerindeydi. Başını ensesi ve boynu açık kalacak şekilde tepesinden bağlamıştı yine. Siyah beyaz desenli türbanını açmak istedim, ama iğnelerle uğraşmak istemediğim için bıraktım. Yanaklarını okşadım. Yarağım sertleşmişti, boşalmamın üstünden çok zaman geçmemişti, ama karımın hünerli ağzı sayesinde eski haline dönmüştü. Yarağımı boğazına kadar alıyordu Hanife. Uzun bir süre ağzının içinde tutuyor, sonra da kendini geri çekip çıkarıyordu ağzından. Bunu daha önce de yaptığı bursa eskort olurdu, ama şimdi Numan Beyin etkisinde kalıp yaptığı anlaşılıyordu.

Elleri kalçalarımda ve tıpkı Meliha Hanımın yaptığı gibi götümde gezinmeye başladı. Hanife’nin ıslak ve yoğun saksosu yarağımın üstünde tükürük katmanı oluşturmuştu. Ağzından çenesine akan tükürüğüyle ıslanmış yarağımı kolayca sokup çıkarıyordu ağzına. Sonunda işini bitirdiğinde yarağım şaha kalkmış haldeydi. Çabucak kalktı ayağa ve şalvarını lastiklerinden tutup sıyırdı altındaki beyaz pamuklu külotuyla beraber. Sırtını dönüp köpek kulübesinin çatısına attı ellerini ve domaldı.

Arkasında yerimi aldığımda, “İstersen götümden sik, kaç zamandır oradan yapmadın!” dedi başını çevirip. “Tamam!” dedim heyecanla. Uzun zamandır götünden sikmemiştim gerçekten de. Daha önce defalarca yapmıştım, ama ne zaman götünden sikecek olsam kalbim küt küt atıyordu. Yine aynısı oldu ve kalbim atmaya başladı. Hanife açmıştı bacaklarını iyice. Siyah minik kılların bir çiçek gibi süslediği çukurlaşmış göt deliğine sürttüm yarağımın kafasını. Hanife minik bir inilti çıkarırken ben de inlememek için kendimi zor tuttum. Yavaşça bastırmaya başladım. Göt deliği lastik gibi gerilip açıldığında yarağımın kafası da içine girmişti. “Ihhh!” diye derin bir inilti döküldü dudaklarından.

Bense ses çıkartmamak için kendimi kasıyor, dudaklarımı ısırıyordum. Bastırdıkça yarağım giriyordu içine. Götüne giren yarağımın her bir milimi Hanife’nin aldığı zevki ve iniltilerini çoğaltıyordu. Sonunda kendimden geçercesine inledim, yarağım köküne kadar götüne girmişti çünkü. Bir süre o halde bekledim. Hanife götten vermeye alıştığından herhangi bir acı duymuyordu. Onun yerine başını çevirip, “Yapsana!” dedi fısıltıyla. “Acelen ne?” dedim tepki gösterip, ama ufak ufak götünde gidip gelmeye başladım. Kolayca girip çıkıyordu yarağım. Hanife köpek kulübesinin çatısından tutunmaya devam ediyordu. Ellerini iki yana iyice açmıştı.

Akşamüstü soğuyan hava çıplak götümü, bacaklarımı titretiyordu. Ancak Hanife’nin götünden aldığım sıcaklık soğuğu bir nebze olsun unutturuyordu. Yavaş hareketlerim gittikçe hızlanmaya başladı. Beyaz, dolgun göt yanakları ve kalçaları titriyordu. Çiçekli gömleğini yukarı sıyırdım. Çıplak sırtını okşadıktan sonra ellerimi öne atıp memelerini avuçladım. Belimi ve götümü oynatarak fazla güç harcamadan sikiyordum, ama Hanife’nin götünün verdiği zevke karşı koyamıyor aralarda hızlı hızlı pompalıyordum. İkimizden de hırıltılı inlemeler çıkıyordu. Meme uçlarını sıkıyordum parmaklarımla, hamur gibi yoğuruyordum durmadan. Yıllardır sikiyordum götünü, ama halen dar geliyordu ve bu darlık fazlasıyla zevk almamı sağlıyordu.

Adım adım boşalmaya yaklaşıyordum. Yaklaştıkça da hızlanıyordum. Beyaz göt yanakları ve kasıkları kızarmıştı. Belinin ve götünün yağlı etleri titreyip löpürdedikçe ‘Şlop şlop şlop!’ sesleri çıkıyordu sürekli. Yüksek bahçe duvarları ve yakınlarda ev olmamasının verdiği rahatlıkla sikişimizi açık havada yapmakta sıkıntı görmüyorduk. Hava kararıyordu ama Hanife’nin yuvarlak beyaz götü kararan havayla tezatlık oluşturuyor, önümü bir fener gibi aydınlatıyordu.

Hanife’den çıkan, “Ahhh, ımmm, Tahsiinnn, uhhhh, ayyyy!” sesleri eşliğinde boşalmaya başladığımda tüm vücudum titredi. Kaslarım gerilmişti iyice, memelerini var gücümle sıkıyordum. Boşalmam sona erdiğinde yüklendim götüne iyice. Hanife’den derin bir hırıltı çıktı bu anda, “Ne ettin lan, götümü delecen!” dedi acıyla karışık. Birkaç saat arayla iki defa boşalmıştım. Tüm gücüm çekilmiş gibiydi. Yarağımı çıkardığımda Hanife’nin göt deliğinin ağzının epey bir genişlediğini gördüm. Kendi kendine açılıp kapanır gibi oynuyordu deliğin ağzı, kızarmış ve morarmıştı. Akan döllerim deliğin ağzından amına süzülüyordu.

Hanife ahlayıp ıhlayarak doğruldu. Ayaklarına inmiş külotunu ve şalvarını giyinip üstünü düzeltti. “Hoşuna gitti mi?” diye sordu kıkır gülmesi eşliğinde. Cevap vermemi beklemeden, “Götümü yırttın ayı!” dedi göğsüme vurup. “Özlemişim seni!” dedim yanağından öptükten sonra. Çıkardığım kıyafetlerimi giydim. Ardından birlikte eve geçtik. Saat 18:00 olmuştu.

“Ben yemek ısıtayım, sen otur!” dediğinde oturdum küçük masaya. Öğlen yaptığı yemekleri iştahla yedik. Sikişmek ikimizi de acıktırmıştı. Sonrasında yıkanmak için üçüncü kata çıktık. Karı koca banyoda güzelce yıkandık, birbirimizi sabunladık. Geceyi ayrı odalarda geçirecektik, o nedenle vedalaşır gibi sarılıp öpüştük birkaç kez.

Hanife, “Gene yapalım, hadisene!” deyince, “Deli olma, gece karıyı sikemezsem ne olacak sonra?” dedim. “Sikme, ne olacak, sonuçta karın değil!” dedi dudaklarını büzerek. “Manyak manyak konuşma. Kadın gidip kocasına anlatıyor, memnun kalmazsa atarlar bizi işten!” dediğimdeyse, “Aman escort bursa Allah göstermesin, sen o zaman bu gece o orospuyu iyice bağırta bağırta sik ki memnun kalsın Tahsinim. Yoksa atarlar bizi işten, dımdızlak kalırız vallahi!” dedi.

Hanife sözlerimden sonra korkmuştu. Çocukça korkusu ona sevimli bir görüntü kazandırıyordu. “Sen o zaman bundan sonra bana elini hiç sürme, devamlı o karıyı sik!” dediğinde alnından öpüp, “O kadar da değil, deli karı, korkma hemen, kimsenin bizi attığı yok, ama bunlar karı koca manyak tipler, ne yapacakları belli olmaz. Biz eşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım yeter!” dedim.

Hanife sıcak suyun yumuşattığı amının kıllarını keserken, ben de etek tıraşı oldum, ardından birkaç günlük sakallarımı kestim. Sonrasında kurulanıp yatak odasına geçtik. Hanife’nin dolaptan çıkarıp verdiği temiz çamaşırlarla gömlek ve pantolonu giyindim. Verdiği gömlek Meliha Hanımın aldığı gömlekti. Ama ona Meliha Hanımın aldığını söylememiştim. Kendisi uzun mavi bir etekle siyah dar bir gömlek giydi. Başını ise bağlamayıp saçlarını atkuyruğu yaptı. Gene sutyensizdi, atlet de giymediğinden gömleğin düğmelerinin arasındaki boşluktan beyaz eti ve memeleri görünüyordu. Etli büyük uçları da gömleğin parlak kumaşını delecekmiş gibiydi.

“Hanife Hanım çok şıksınız, hayırdır?” dediğimde, “Meliha Hanım böyle giyinmemi istedi, etekle gömleği de o verdi zaten!” diye yanıt verdi gülerek. Ardından, “Sen bekle, ben geliyorum!” diyerek aşağı indi. Yatağa uzandım, gözlerimi kapattım. İçim geçmişti ki Hanife elinde bir tepsiyle geldi. “Bu ne kız?” dedim şaşkınca. Bir kabın içinde bulamaca benzeyen yiyecek bir şey hazırlamıştı.

“Hadi Tahsinim ye şunu!” deyince, “Bu ne, ne var bunun içinde?” diye sordum. “Bal, pekmez, fındık, fıstık, badem, ceviz, kuru üzüm, kuru kayısı ne bulduysam koydum içine. Hepsini iyice dövüp çektim. Hadi aslanım, ye şunu da o karının icabına bak bu gece. Bak ki memnun kalsın, belki fazladan para da verirler hem. Hadi Tahsinim, iki kaşıkta bitirirsin sen bunu, hadi aşkım!” dedi heyecanla.

“Ya sen kafayı mı yedin, deli misin Hanife?” dedim ama nafile. Hanife’nin yine inatçılığı tutmuştu. Getirdiği ekmekle birlikte kaşıkladım bulamacı. İnanılmaz tatlı ve yoğundu tadı. Hanife kendine göre bir kuvvet macunu hazırlamıştı. Adeta küçük çocuğunun ağzına kaşığı tıkayan bir anne gibi zorla yedirdi. Dibinde kalanları da kendisi ekmeği banarak yiyip bitirdi. Aşağı indiğimizde birkaç bardak su içtim. İçim yanıyordu yine de.

Saat 20:00’e gelirken Meliha Hanım ve Numan Bey aşağı inmeyince, “Ne oldu kız, başlarına bir şey mi geldi bunların, niye gelmediler?” diye sordum Hanife’ye. “Ne bileyim, sen bir gidip bak istersen!” dediğinde, “Tamam!” diyerek yukarı çıktım. Kapılarının önüne gelip kulağımı dayadım kapıya. İçerden konuşma sesleri geliyordu ama net duyamadım. Aynı zamanda dolap kapağının ve çekmecenin seslerini duydum.

Aşağı indim, “Kalkmışlar, gelirler birazdan!” dediğimde, “İyi tamam!” dedi Hanife. Televizyonun karşısındaki büyük koltuğa oturduk. İkimiz de çok heyecanlıydık. Hayatımızda ilk defa yaşayacağımız bir şeydi bu. Birkaç dakika sonra mermer merdivenlerden ‘Tak tuk!’ sesleri geldiğinde Hanife kalktı hemen ayağa. Ben de gayrı ihtiyari doğruldum.

Derken Meliha Hanım merdivenin başında göründü. Numan Bey yoktu yanında. Vücudunu saran ve diz altına gelen siyah kadifeden tek parça bir elbise giymiş, başını da parlak kırmızı bir türbanla bağlamıştı. Boynuna beyaz büyük incilerle süslü uzun bir kolye takmıştı. Her iki bileğinde de taşlı bileklikler vardı. Siyah deri çantasını elinde tutuyordu. Sanki bir düğüne ya da davete gider gibi hazırlanmıştı. Çorapsız beyaz bacaklarının üstünde salına salına gelirken ben de ayağa kalktım. Yüzünde hafif bir makyaj vardı ayrıca.

Meliha Hanım küçümser bir eda ile baktı Hanife’ye. Sonra da, “Hanife Numan Bey gelmeyecek, sen onun için ekmek arasına bir şeyler koyup hazırla. Maden suyunu da unutma sakın, sonra yukarı çıkabilirsin!” dedi soğuk ve üstten alır bir tonda. Hanife kekeleyerek, “Şey, tamam!” dedikten sonra göz ucuyla baktı bana. Ardından tezgahın başına geçip sandviç hazırlamaya koyuldu.

Meliha Hanım baştan aşağı süzdü beni. Sonra da, “Gömlek yakışmış, güzel olmuş!” dedi gülümseyerek. Nazikçe teşekkür ettim. Karşıma geçip oturdu, Hanife’nin yukarı çıkmasını bekliyordu. Tedirgin gibiydi. Nihayet Hanife bir tepsiyle yukarı çıktığında Meliha Hanımın tedirginliği kayboldu. Bacak bacak üstüne atıp geriye yaslandı. “Ayakta durma öyle, gelsene!” diyerek elini uzatınca yanına oturdum.

Başını omzuma koyup sarıldı. Şişkin memeleri vücudunu saran kadife elbisenin altından fırlamış gibiydi, koluma değiyordu. Sağ elimi omzuna attım. Yanağından öptüm. “Çok mutluyum, bursa sınırsız escort iyi ki buraya geldin. İyi ki seninle tanıştım. Hayatım çok monoton, çok boştu, seninle anlam kazandı!” dedi yanağımdan öperek. “Teşekkür ederim, ben de seninle tanıştığım için çok mutluyum!” dedim.

Hanife’nin zorla yedirdiği bulamacın gücü damarlarımda akmaya başlamıştı sanki. İki defa boşalmış olsam da kendimi zinde hissediyordum. Omuz başını, elbisenin sıktığı kolunu okşarken o da sağ eliyle göğsümü okşuyordu. Derken dudaklarımız kenetlendi, Meliha Hanım gözleri kapalı halde dudaklarıma asılmış, onları emiyordu. Uzattığım dilimi vakumlarken ben de onunkini emiyordum. Bir yandan da sol elimi elbisenin üstünden memelerine attım. Hanife gibi o da sutyen takmamıştı anlaşılan, memelerinin yumuşaklığını ilk anda hissettim. Onun elbisesi gibi benim de pantolonum kadifeydi. Kalın yeşil pantolonumun altında yarağım hareketlenmeye başlamıştı.

Deli gibi öpüşüyorduk, liseli aşıklar gibiydik. Derken Meliha Hanım kalktı ayağa, “Bu geceyi hemen başlayıp bitirmeyelim, sabaha kadar çok vaktimiz var nasılsa, olmaz mı?” deyince, “Olur, nasıl istersen!” dedim. Ama aslında böyle elimden kaçıp gitmesine bozulmuştum. Tezgahın başına geçti. Hanife’nin her sabah onlar için sıktığı taze portakal suyundan büyük bir bardağa doldurdu. Sonra da minik bir peynirli sandviç hazırlayıp önümdeki sehpaya koydu. “Bu gece sana hizmet etmek istiyorum, bu gece Hanife’nin yerine ben karın olacağım, sen de benim kocam olacaksın!” dedi gülümseyip.

Getirdiği sandviçi iki ısırıkta bitirdim. Kuvvet macunundan sonra çok aç değildim, ama Meliha Hanımı kırmak istemiyordum. Bardağı aldı, uzun pembe dilini çıkarıp bardağın ağzını yaladı tıpkı bir mektup zarfını yalar gibi. Ardından portakal suyunu kendi elleriyle içirdi. Hanife’den sonra Meliha Hanım da beni elleriyle besliyordu bu akşam.

Kısa yemek faslının ardından tekrar ateşli öpüşmenin kollarına bıraktık kendimizi. Dilimi yutacakmış gibi emiyordu. Bense memelerini avuçlamakla meşguldüm. Ne dün ne de bugün memeleri ile ilgilenmemiştim, ama şimdi beni vücudunda en fazla tahrik eden yeri memeleriydi. Memelerindeki sol elimi aşağı kaydırdım daha sonra. Elbisesini yukarı sıyırıp çorapsız bacaklarını, kalçalarını okşamaya başladım.

Meliha Hanım kendini geriye atmıştı ki çantasındaki telefon çalmaya başladı. “Pardon canım!” diyerek uzanıp çantasını aldı, içinden telefonunu çıkardı. Numan Bey arıyordu, görüntülü bir aramaydı yine. Meliha Hanım başını göğsüme yasladı, ekranı benim de görebileceğim şekilde tuttuktan sonra aramayı açınca ekranda Numan Beyin yüzü göründü. Gülümsüyordu tıpkı öğlendeki gibi.

Telefon hışırtılı seslerle sallandıktan sonra Hanife’yi çekmeye başladı. Numan Bey çırılçıplak halde koltukta oturmuş, Hanife ise önünde dizlerinin üstüne çökmüştü. Hanife Numan Beyin kalkık yarağını almıştı ağzına, sakso çekiyordu. “Kocan bakıyor, el salla ona, hadi gülümse biraz!” diyen Numan Beye baktı, ardından da yarağı emmeyi bırakıp gülümseyerek el salladı ekrana doğru. “Nasılsın Tahsin?” dedikten sonra kaldığı yerden devam edip Numan Beyin sallanan yarağını aç bir kurt gibi kaptı. Zaman zaman hızlanıp yavaşlıyor, dilini çıkarıp kökünden kafasına kadar yalıyordu yarağı. Numan Bey ise bu anları bir film yönetmeni gibi çekiyordu.

Öğle vakti aynı olayın tersini yaşamıştım. Meliha Hanım bana sakso çekerken Numan Bey izlemişti. Şimdiyse Hanife Numan Beye sakso çekiyor, ben izliyordum. Garip şekilde iğrenç bir olay gibi gözükmedi gözüme. Zaten dün sikişmelerine canlı şahit olduğumda da öyle görünmemişti. Hatta heyecan verici bulmuştum kendime bile itiraf etmekte zorlansam da.

Numan Beyin yarağı benimkinden biraz daha uzun ve kalın gibiydi ya da telefon ekranında o şekilde görünüyordu. Yeni tıraş etmişti. Hanife kılsız taşaklarını emiyor, dondurma gibi yalıyordu. Halinden çok memnundu. Kocasının olmayan bir yarağı iştahla alıyordu ağzına. Ekrana gözümü kırpmadan bakarken, Numan Bey, “Meliha siz de gelin, dörtlü yapmak istiyorum bu gece, hadi gelin buraya!” dedi ve kapattı telefonu.

Meliha Hanım telefonu sehpanın üstüne koyarken, “Anlamadım, ne olacak, oraya mı gideceğiz?” dediğimde, “Evet, bizi de çağırıyor, birlikte yapalım istiyor!” dedi gülümseyerek. “Nasıl yani, dördümüz birden mi?” dediğimdeyse beni sakinleştirmeye çalışır gibi, “Hayatım, bizler artık Allahın huzurunda karı koca olduk, aramızda ayrım gayrım kalmadı. Çok şükür odamız da yatağımız da büyük. Numan Bey ayrı ayrı yapmaktansa birlikte yapalım istiyor!” dedi yanağımı okşayıp.

“Grup seks mi yapacağız yani?” deyinceyse, “Hayatım, dediğim gibi bizler artık birbirimize yabancı değiliz. Numan da benim kocam, sen de. Hanife de senin karın, ben de. Aramızda yabancılık yok. Yabancılar arası bir şey değil bu, bizler Allah huzurunda karı kocayız, hepimiz birbirimizin helaliyiz. Bırak şimdi bunları. Hadi gel yukarı gidelim!” diyerek kalktı ayağa. Elimden tutup önüme geçti.

Aynı yatakta dördümüz birden sikişecektik…

Bir ergenin büyümesi

Bir ergenin büyümesi
Merhaba, bilirsiniz bu tarz hikayelerde kimse kişisel kimliğini belli etmek istemez. Bu sebeple, isimler yerler, değiştirilmiş olacaktır. Geriye kalan herşey doğrdur.

Liste 1’e başlamıştım. Adsl (sınırsız internet internet) terimi yeni yeni yayılmaya başlamıştı. Ve nihayet bizim evimizede internet girmişti. İnternet benim belk**e bu yazdıklarıma sebep olandır. Belk**e…
İnternet ile beraber lise zamanında ergen bir çocuğun ilgisi malum yerlere yönelmeye başlamıştı. Ancak hayat normal bir rutinde devam ediyordu. Benden büyük olan abim vatani görevini yapmakta, annem rutin ev hanımı babam ise, bizler için çalışmaya devam etmekteydi. Evde tek kardeş olarak yaşamın verdiği rahatlık elbette fark ettiriyordu. Odada yalnız kaldığımdan, ansızın bi gece yarısı aklıma birşeyler geldiğinde uygulayabiliyordum.Ne demek istediğimi çok iyi anladınız. Bu rutinde hayat devam ederken bi gece ansızın, uyandığımda içerden sesler geliyordu. Fısır fısır konuşmalar. Kalkıp kontrol ettiğimde “sessizce” anne-babamın odasından geliyordu. – O fısıltı sesleri hala merak ederim – Tekrar yatağa döndüm uyumaya çalışırken inleme sesleri duymaya başladım. Sesler aynen şöyleydi:

– Annem : “Offf offf, ıhhh ıhhhh”
– Babam : “ihh ihhhhh” – sadece hırıltılar
– Annem : “yavaşşş ohhh yavaş yavaş sok, ayyyy bu ne ya böyle, çok güzelll offff”

Bu sesler ilk duyduğumda beni etkilediği kadarda sinir etti aslında. Bu sesleri duymak hiç istememiştim ve sinirlendim. “Ne yapıyor bunlar” ya diyerek.
Sanırım bu sesleri hepimiz duymuşuzdur değil mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim.

O geceyi aslında unutmuşum taki, bir seks hikaye sitesinde “Ensest Hikayeler” kategorisini duyana kadar. O zamanlarda reklamsız, sol kısmı mavi sağ tarafı beyaz sadece bir site vardı. Ve her kategoride oldukça fazla hikaye vardı. Ancak Ensest kategorisi diğer kategorilere nazaran daha fazlaydı. İlk defa o terimi duymuştum “Ensest” ilginç bir kelime. Ve bende merakla tıkladım tabi. Karşımda anne-baba-oğul-kardeş-hala her aileden yaşanmış hikayeler mevcuttu. O gün pek inceleyemedim siteyi, kalkmam gerekti bilgisayar başından. 1 gün sonra okuldan eve hızla gidip; “Anne bilgisayarda önemli bi ödevim var. Bugün odadam uzunca çalışmam gerekiyor. Benim odamında doğalgazını açarmısın? ” Elektirikli battaniyeyi bilirsiniz değil mi? Evet evet, muhtemel çoğumuz kullanmışsızdır. Kış ayarlarında yatmadan 1 saat önce çalışırıp yatağa girdiğimizde sıcacak uyuduğumuz o çarşaf gibi olan battaniye. GEnelde doğalgaz açılmaz battaniye ile yatardım.

Önemli Not:
Burdan şöyle bir açıklama yapmalıyım: Gördüğünüz üzre oldukça normal bi aile, fazla doğalgaz parası gelmesin diye tek odada yaşayan, maddi anlamda orta düzeyde belki birazdaha ortanın altında bir aileyiz. Babam çok zengin değil, annem bildiğiniz sıradan bir ev hanımı. Bendeniz ise; ben kendimi pek tanımlıyamıyorum. Yani kısaca, diğer hikayelerdeki anlatıldığı gibi abartı bi yaşamımız yok.

Nerde kalmıştık, hah eve merakla gelmiş, odaya geçmek üzereydim. Eve girdiğim annem doğalgazı yaktı, ben hızlıca birşeyler yiyip doğru odama geçtim. Ve malum siteyi açıp ensest kategorisine tıkladım. Bir kaç tane hikaye okumaya başladıkdan sonra ister istemez bende bi elektiriklenme oldu. Bi heycan bi adrenalin. HOşuma gitmişti. Baktım bu iş uzun sürecek, markete gitmek için ayaklandım. Bu detayı neden yazdım şöyle anlatayım, markete kola almaya çıktığımda annem yatakda uzanmış hafif uykulu, üzerindeki şort kalçalarına kadar çekilmiş, sütun gibi bacakları resmen beni, hayır hayır hiç alakası yok. Kış günüydü battaniye üzerine çekmiş, saçı bile zor görünüyordu. O anlatılan hikayelere hiç aklım ermiyor. Neyse çıkıp annemi uyurken gördüğümde, vijdanımda bi rahatsızlık hissediyordum. Mantığımı bi köşye bırakıp hızla markete gidip kolamı alıp döndüm pc başında. Gece uzun olacaktı…

Malum şuan sizin yaptığınız gibi bende bi elim şeyimde bi elim mause’da hikayeleri okuyordum. O an kaç tane hikaye okudum inan hatırlamıyorum ancak, aile ilişkilerinde böyle şeylerin olabileceğini (imkansız gördüğüm) kafamda oluştu. En çok anne oğul hikayesi hoşuma gittiğini fark ettim. Birde anne anlatırsa hikayesini, değmeyin keyfime. O gece ertesi gün okul olduğu için saat geçde olsa, pc başından kalkıp ( tabiki masturamasyon yapıp boşalıp ) uykuya geçtim. O gece annemler seviştimi hiç bi fikrim yok. Ancak uyumadan tek düşündüğüm, bu insanlar gerçekmi? Sizce ?

O dönemde cumartesi geceleri ayrı bi severdim. Çünkü zaga vardı 🙂 Hafif ukala ve aykırı insanları hep sevmişimdir. Geç saatlerde başlayan zaga’yı beklerken, annele babam odalarına geçmişti. Neler olacağını tahmin etmesi çok zor değil mi? Ancak o zaman tek fark vardı, artık annem sıradan bir anne değildi. Onlar yatmaya gidince, bende en sevdiğim programdan vazgeçip benimde uykum var diyip doğru yatak odasına gittim. Sanırım bu durum onların hoşuna gitti. Ben yatağa geçtim, uyku elbette azıcık bile yok. Annemleri dinlemeye başladım. Biraz zamandan sonra (tahmin ediyorum, soyundular) yine fısıl fısıl konuşmalar gelmeye başladı. Ancak hiçbirşey şekilde anlaşılmıyordu. Kapalı olan kendi odamın kapısnı sessizce açtım. Belki bi ses duyarım diye ancak o fısıltılar gerçekten hep merak etmişimdir, hala bi ses yok. O sırada -gülmeyin lütfen- elime bi peçete alıp bekledim,odanın içinde ayakta sessizce dinlerken elim şeyimde bekledim…

Ve “kırt” diye bir ses geldi. Bu ses annemleri yataklarından gelmişti. Aşırı bir ses yapmaz ama yinede bir ses geliyordu. Kalbim inanın yerinden fırlayacak gibiydi. Nasıl bir heycandı bu! Yazarken bile tuaf oluyorum inanın. Peçeteyi yanıma koyup sadece sese ve şeyime odaklanmaya başladım. Ve beni benden alan o inleme seslerine başlamışlardı.

– Annem: “Offf sokkk, sok bitanemmm, sok canımm”
– Babam: “sdfsdfdsfsdf” artık ne diyorsa, hiç anlamıyordum. Çok sessiz konuşuyordu.
– Annem: “Evet istiyorum. Daha çok sok, off hızlan biraz daha. Eve böyle çok iyi…”

Bu ses diğer dinlediğimden çok farklıydı. Daha çok serteşmiştim. Resmen bende uçuyordum. Hikayeler off aklımdam hiç çıkmıyordu. Beynimde anlam veremediğim depremler olurken. İçerden inleme seslerinin arasından bi ses daha geldi. Şaplatma sesleri. Evet bende sizinle aynı şeyi düşündüm.

– Annem: “Ne olur hızlan off yalvartma beni sokkk işte hepsini”.
– Babam: “sdsdasdsadas”
– Annem: “Sert geçir, artık sert istiyorum hadi. Ohhhhhhhhhhh”
– Annem: “ayyy offff hızlı hızlı sik ne olur ya” sesler hızlanmaya başladı.
– Annem: “Yavaş çocuk uyanacak”

Bu ses beni dahada irkti, “Çocuk uyanacak”. Ben kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum. “Çocuk mu?” diye düşündüm kendi kendime. O çocuk dedğin şuan sadece senin inlemelerine hayatında boşalmadığı kadar çok zevkli boşaldı. Offf…

O geceden sonra annem artık eski annem değildi…

Neler değişti peki hayatımda?
Aslında tek fark algı idi. Annem o hikaye ve inleme sesleri ile beraber sadece anne değil artık benim için aynı zamanda bir kadındı. Evde sürekli kalçalarına (bahsettiğim gibi evde açık giyinen, mini eteklerle gezen biri değildi asla) bakıyor, gözlerim gögüslerine kaçıyordu. Birgün kapı silerken çömelmiş, elinde bez kapıya sürerken, “annem acaba nasıl ağzına alıyordu?” Bu soru aslında ne kadar tehlikeli bir soru değilmi?

Bu soru ile beraber doğru odama koşup gözlerimi kapatıp, içimden;
– BEn: “Hadi annecim al ağzına”
– Annem: “imm immm” sesler çıkarıyor ağzında benimki olduğu için konuşmaıyor. Sadece gözlerime bakıyordu.
Bende onu izleyerek inliyordum. -Off anne babamıda böylemi yalıyorsun, canım annem, bi orospu gibisin (istem dışı söylediğim bir küfürdü) – diyerek boşaldım. Elime değil kilodun içine boşaldım.

Bu arada zamanla hızla geçiyor seks dışında bazı duygularıda algılamaya başladım. Daha doğrusu tesbit etmeye… “Din”, “Vijdan”, “Doğru”, “Yanlış”….
Seks kadar bu düşüncelerde benimle beraberdi. Bi ara keşke o hikayeleri hiç okumasaydım da demiştim. Gerçi düşünüyorumda şimdi ble dediğim oluyor. Yanlış yaptığımı düşündüm ve ara vermeye karar verdim. Tamam annemleri dinlemek için eks. bi gayret göstermiyordum ama hikayeler alışkanlık yapmıştı. Hergün ama hergün mutlaka okuyordum. Ki cumartesi geceleri bambaşka idi, sabah 5’i buluyor, boşalıyor ve kendi kendime “lan şukadarlık zevk için sabah etttik” diyerek pişmanda oluyordum.

Günah kavramı: Din ile o zamanlar daha net tanıştım ve kendimi çok kötü hissettim ve birdaha anneme o gözle alsa bakmayacağım dedim, bunun en için en iyi yöntem o hikayelerden uzak durmaktı. Durabildim mi? Elbette evet, ama sadece 15 gün. Tekrar döndüm o gizli oramıma, annemleri dinliyor, anne hikayelerini daha isteklice okuyordum. Bilmoyrdum belki yasak çekiyordu beni. Bu sırada tabi normal hayat devam ederken, benim ikinci bi hayatımda oluşmuştu. Kendi evrenim. Kendimce bi hayal çizip orda herşeyi serbest bıraktım. Ama herşeyi…

Bu düşüncelerden kaçmak tuaf bi şekilde beni daha istekli olarak geri döndürüyordu.

Zaman geçiyordu….

Ve sonunda okul bitti, askere gittim. Askerde bile, aklımdan atamadım bu konuları. Ve diğer insanları merak etmeye başladım. Acaba benim çevremde benim gibi insanlar varmıydı. Keşke bu duyguları rahatca konuşabileceğim bir arakdaşım olsaydı diyede çok düşünmüşümdür.

Detaylarla çok boğmak istemiyorum sizi (seks dışında tüm detayları yazmışsın, dediğinizi duyar gibiyim. Ama gerçek bu.) Askerlik bitti, eve döndüm, daha öncede flört ettiğim bi arkadaşım vardı. Askerden 1 yıl sonra evlendik. Evlerimiz ayrılmıştı. Annemin inleme seslerini askerden sonra bir kere duymuştum. Oda yanımda abim olduğu için ( onun duyduğunu hiç sanmam) pek rahat haraket edemedim. Usulca boşaldım ve uyudum.

Evlendim:
Evlenmekle beraber ister istemez uzun bir süre, hikaye sitelerinden vs uzaklaştım. Ama bir süre işte. Evlilikle beraber sorumluluklar ister istemez bu ilgiden uzaklaştırdı. Kötümü oldu, aslında evet. Çünkü her uzaklaştığımda dönüşüm daha bir hırs ve istekle oluyordu.

Hepimiz bilirsiniz, taboo serisi? Bilmeyenler varmı? İlginçmiş. Taboo serisi benim hayal gücümü yine alt üst etti. 1980 yıllarında avrup bu konuda film bile yapmış. Bi anne-oğul nasıl sevişebilirdi, imkanı varmıydı? Evet var gibi göstermişler. Ya günah peki? Yine hislerim vijdanımla savaşıyordu.

Bu enest duygular kaosu, tuaf bir duygu. Evet anne başlangıç ama bu artık nasıl bir hazsa, tüm akrabalar, ile acaba diye düşünüyorsunuz. Ve bizim taşındığımız yerde evi bize yakın olan, “Halam” vardı. Aynen aklınızdan geçenler benimde geçti.
Annem ile Halam arasındaki farklar.

Annem : Kısa boylu pek bakımı olmayan sıradan bir kadın.
Halam : Hafif sarışın uzun boylu yapılı, balık etli, giyinimine daha dikkat eden, güzel giyinen bir bayan.

Halam evli 2 çocuğu var. itiraf ediyorum, kalçaları anneminkinden daha güzel. Hım birde gögüsleri. Halam o zaman sadece aklımda idi, taki, eşi vefat edene kadar. Ölüm… Bu konuya hiç girmeyelim.
Eşi vefatından sonra 6 ay geçti, ve hepinizin düşündüğünü bende düşündüm. Dul bir kadın, ihtiyaçları kesin vardır 🙂 Bunu düşündüğümüz için (ülke olarak) gerçekten kendimden nefret ettiğimde oldu. Çok afedersiniz, lan bi kadın dulsa direk başka bi gözler bakıyoruz. Nasıl bir insanız ya…

Bu arada bu duygularımın yanında kendimden bahsedeyim, dışarda asla ama asla bu duyguları taşıdığımı düşünmezsiniz. En yakınım eşim bile bu düşüncelerde olduğum bırakın bilmeyi asla tahmin bile etmez yakıştıramaz. Dışarda gerçekten saygılı, toplumsal ilişkilerim oldukça iyidir. Ama iç dünyam, onu ben bile dile getiremiyorum.

Zaman rutin bi şekilde devam ederken bir gün, halam aradı ve rica etti.

Halam : “Xxx canım biz 10 günlüğüne dışarı çıkacağız, evde kimse olmayacak. Anahtarları bıraksam çiçekleri sularmısın?”
Ben : “Tabiki hala, neden olmasın” dedim.

Dedim ama bunun hayatımda ciddi bir değişiklik olacağını nerden bilebilirdim. Sözde eşimle gidecektik, olacak ya, eşim gelemedi ben gittim. Eve gittiğimde çiçekleri suladım. Biraz dinlenmek için oturduğumda. Evdeki sessizlikle beni bi hoşa yaptı. Ve şeytan yine iş başında idi – hikayelerde okuduklarım gibi- Doğru yatak odasına gittim ve çekmeceleri, dolapları kontrol etmeye başladım. Normal çekmeceleri çocuklarn çamaşırları veee evet iiç çamaşırı çekmecesi… Neler mi vardı?

Siyah dantelli külotlar
jartiylerler ( siyah ve leopar desenli)
kırmızı dantelli külotlar, renk renk
ve külotlu çoraplar desenli desenli

off onlara dokunmak beni uçurdu resmen. Külodu aldım (alırken özenle dikkat ediyordum, koyarkende aynı şekilde koymak için) koklarken ( yok düşündüğünüz gibi değil) detarjan kokuyordu. Bu beni etkilemedi ve beni kirli sepetine yöneltti. Banyoya girdim ve kirli sepeti açtığımda çocukların diğer normal giysileri çıkarıp ve offf o siyah kırmızı karışık dantelli külot, hafif tam (afedersiniz) vajinasının olduğu yerde sarılık, evet çiş.. Ve ben koklamaya devam ettim. Aman Allah’ım bu nasıl bir kokudur. Am suyu, çiş, hafif kir hepsi bi arada. Heycanlandım terledim. Ne yapacağımı şaşırdım. Bi ara tam göt deliğini geldiği yeride kokladım, eve o koku vardı. İyice iğrenleştim değilmi? Sizce? Siz düşünmeye devam edin… Yatak odasına tüm iç çamaşırları çıkardım odaya, ve tuaf bi şekilde bi kilotlu çorabını aldım giydim ve tangasını ve bi tişörtünü tıpkı onun gibi olmuştum. Giyinirken ayna karşısında kendime şöyle bi baktım. İtiraf edeyim kendi kalçalarımı da çok beğenmiştim. Asla asla gay değilim, ancak onların sırf halamın olması, Halamın giyip amının geldiği yere benim o an sikimin gelmesi başka bi hazdı. Aynadan kısa bir süre sonra külodu burnuma yapıştırıp o çiş kokulu kilodu derin derin koklayarak sikimi okşadım. Ve hala hala diye boşaldım. Bitti mi asla, külotlu çorap hafif kirlenmişti, durmadım 2-3 boşalmadan sonra hem yorulmuş hem rahatlamıştım. Heryeri temizledikden sonra evden ayrıldım.

Artık halam annemden daha ağır basıyordu, annem bi hayal olarak kalmıştı bende. Halam biraz daha, nasıl desem günahı daha hafifmiş gibi sanki.
İç dünyam dahada bir karışıyordu…

Buraya kadar okuduğunu için gerçekten teşekkür ederim. Düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Hikayenin devamı elbette gelecek, ilk defa iç dünyamı dışa vuruyorum buda iyi geldi sanırım. ruhhalim16@gmail.com adresine düşüncelerinizi gönderebilirsiniz.

Metroda hic aklimda yokken basladi

Metroda hic aklimda yokken basladi
Selam hikaye severler.
Yine gercek bir hikayemle sizlerleyim.
merdoankara3 outlook mail adresim.
umarim begenirsiniz.
aracim bakimda oldugundan metro kullanmak zorundaydim. Kizilaydan batikente gitmek icin metroya bindim. İs cikisi oldugundan kalabalikti. Kapi girisindeki demire yaslanip beklerken (kumas pantalon,gomlek vardi uzerimde) metronun hareketi ile demire yasladigim sikime carpan el ile irkildim. Orta yas hafif tombul kisa boylu seyrelmis sacli birisi tutmustu demirden tam sikimin hizasindan. Adam hakliydi tabi o demir tutunmak icin var sonucta. Olayi onemsemeden biraz geri cekildim adam zaten onune bakiyordu. Metro hareket ettiginde geride durmama ragmen tekrar bir temas oldu daha once hic bir erkek sikime bı sekilde dokunmamisti ama garip olan sikimdeki hareketlenmeydi.
daha fazla cekilecek yer yoktu ve olabildigince cekilerek hata oldugunu dusunerek devam ettik yola cok gecmeden bu sefer parmagini uzatarak tekrar sikime dokundu amcabey. Artik bilerek yaptigindan emindim ama sikimde hemen kalkmisti. Garip bir durumdu hem sinirlenmistim ama sikim benden ayri hareket halindeydi. Sanirim sikimin kalkmasi adami dahada cesaretlendirmisti. Ufak dokunuslar siklasmisti adam iyiden iyiye sikimin basini parmagiyla yokluyordu. Rahatsiz olmustum metro da akkopruye gelmisti. İnmeyi dusundum ama gec kalmistim. Adam artik iyice cesaretlenmis iki parmagi ile yokluyordu sikimi inceden. Zonklamaya baslamisti iyice. yüzüne bakmaya calistim ama yere baktigindan bisey goremiyor fakat kelinden bile kipkirmizi oldugu belli oluyordu.bende utanmis ve rahatsiz olmustum iyice
demetevler duraginda artik kapi tarafina gecip metrodan inmistim. Arkama bile bakmadan merdivenlere yonelmistim. İnen sayisi fazla degildi o an arkamdan geldigini hissettim. Metro cikisina geldigimde ozur dilerim arkadas sesiyle iyice korktum. Ne var amca ne istiyosun dedim. Cikmistik artik metrodan benimle yuruyordu yere bakarak.
ilk defa boyle bisey oldu cok hosuma gitti ozur dilerim dedi.
Sikim zonkluyor bi taraftan bi taraftan garip bi duygu ne istiyosun amca dedim.
evim cok yakin bi kahve icelim kimse yok evde dedi.
Hem korku hem heyecan artik dizlerim titriyor ama sikimde bi taraftan zonkluyor olur demistim.
Onunda heyecandan yuruyemedigini farkettim. Gittik birlikte alt kattaki dairesine girdik iceri isigi acmamasini istedim ve ne istedigini sordum.
Agzina almak ve bosaltmak istiyorum dedi. İlk defa boyle biseye cesaret ettigini soyledi kabul ettim artik adamin evine kadar da sikimin sevdasina gelmistim. Salona gectik onumde diz cokup kemeri fermuari acti bokserin ustunden sikimi oksamaya ve inlemeye agzina yuzune surmeye basladi.
Sonra yavasca bokseri indirip kafasini opmeye basladi. Pantalonu cikartip koltuga oturdum. Sikimi agzina sokup bacaklarimi ve sikimi oksamaya basladi.
inanilmaz zevkliydi
arada tasaklarimi dilleyip sikimi sıvazliyor tassagin altina sokmaya calisiyordu dilini. Tek bacagimi omzuna tek bacagimi da koltugun kolcagina koyup isini kolaylastirdim. Simdi once sikimi sonra tasagimi ve sikimi sivazlayarak deligimi dillemeye baslamisti. İsini inanilmaz istekli ve nazik yapiyordu cok fazla dayanamadan kolcağa dogru donerek fiskirdim.
Sonrasinda bu kadar yeter diyerek kacarak uzaklastim evden.
Bu zevki bana tekrar yasatacak ankarali acemi yarrak hastasi varsa bekliyorum. Merdoankara3 outlook adresim.
sevgiler.

Maphusta Tecavüze Uğrayan Ben (Alıntı)

Maphusta Tecavüze Uğrayan Ben (Alıntı)
3 ay önce üzücü bir olay yaşadım ve trafik kazası geçirdim. Kazada bana bir şey olmazken karşı araçtan bir kişi öldü ve beni güvenlik amacıyla 1,5 ay hapse mahkum ettiler. Oysa ki benim hiç kusurum yoktu ve diğer araç ters yöne girmişti. Hayatımda ilk kez hapse girmiş, 10 kişilik bir koğuşta kalıyordum. Koğuştakiler beni iyi karşılamışlardı. Çoğu cinayet ve adam yaralamadan girmişlerdi. Ne kadar iyi davransalarda ben farklıydım. İçlerinde pasparlak kalmıştım. Koğuşta bir ağa vardı. Adam zebellah gibi bir şeydi. Herkes dediğini yapıyordu. Adam bana sert davranıyor, “şunu getir lan parlak” gibi kelimeler söylüyor, korkudan karşılık bile veremiyordum. Adamların bana bakışlarından gıcıklanmaya başlamıştım. Oturup kalkarken kalçamı süzüyorlardı. Bir yandan da kadın gibi beğenilmek hoşuma gitmiyor değildi ama aile yapım böyle şeylere karşıydı.Girişimin 3.günü gece kalçalarımda bir elin dokunuşuyla irkildim. Mahkumlardan birisi kalçamı okşuyordu. Uyku numarası yapmaya devam ettim. Tepki göstermeye çekiniyordum çünkü dayak yiyebilirdim. Kalça butlarımı okşayarak sıkıyor, orta parmağını deliğime sürtüyordu. Sinirden çıldırıyor fakat hoşuma gidiyordu. Yarağım dimdik olmuştu. Adam kalçamı okşayarak 31 çekip boşaldı ve yatağına gitti. Hangi mahkumun yaptığını bilmiyordum.Ağanın 3 adamı vardı. Diğer 5 kişinin pek sesi çıkmıyordu. O gün banyo günüydü ve 5’er kişi giriyordu. Ağa benim kendi grubuyla gelmemi söyledi. Banyoda geniş bir hol, 5 tanede kabin bulunuyordu. Diğer kıyafetlerimi asıp, kilotumla kabine yöneldiğimde, azgın bakışlar götüme odaklanmıştı. Allah var kalçalarım yuvarlak, etli ve beyazdır. Diğer 4 mahkumun yarakları kilotlarından çıkacak gibi dimdik kalkık duruyordu. götü kurtarma derdiyle hızla kabine girdim. Kilotumu da çıkartarak kabine girdim. Ben duş alırken ağanın gardiyanla konuşmasını duydum.
“Sen 1 saat buraya uğrama, al şu parayı” filan diyordu. Gardiyan banyonun kapısını dıştan kilitliyerek gitti. Duyduklarım başıma geleceklerin işaretiydi. Bilerek duştan dışarı çıkmıyordum. Çok geçmeden adamlardan biri kapıya dayanarak açmamı istedi. İşimin bitmediği bahaneleriyle kapıyı açmak istemedim. Diğeri kabinin üstüne çıkarak yanıma atladı. Elinde demir bir şiş vardı.
“Kapıyı aç yoksa delerim seni” dedi. Hemen kapıyı açtım. Diğer 3’ü de karşımda çıplak duruyordu. Yarakları benimkinden daha kalın ve uzundu. Dimdik duruyorlardı. Arkamdaki çoktan çıplak kalçamı avuçlamaya başlamıştı.Yalvardım yapmamaları için ama nafile;Ağa; “Oğlum sesini çıkartırsan ölürsün. Zaten hepimiz müebbetliğiz, bizim için fark etmez. Karşı koyarsan da acı çekersin. En iyisi kuzu kuzu bizi memnun et, zevk almaya çalış. Çıkana kadar sana bakarız burada” dedi.Zaten tek çıkar yolda direnmeden zevk almaya çalışmakta sanırım. Ama ben erkekliğime yedirmemeliydim. Karşı koymaya çalıştım. Arkamdaki kollarımı sırtıma doğru büktü. Yarı domalık vaziyetteydim ve arkamdakinin yarağı götüme değiyordu. Yarağın sıcaklığı içimi bir hoş etmişti. Kollarımı bağladılar. Birisi yüzüme 2 tokat atıp, şişi boğazıma dayadı ve “bağırırsan vallahi öldürürüm seni” dedi. Ağa yarağını ağzıma doğru uzatıp yalamamı istedi. Zaten en büyük yarakta ondaydı. Rahat 20cm. uzunluğunda, boru gibi kalın, uzunluğuna rağmen kambur değil, tam tersine dimdikti. Diğer 3 kişinin yarakları ise orta boydaydı. Ağzıma uzanan yarağı hafifçe yaladım. Çok sıcak ve başı petek gibiydi. Yeni yıkandığından sabun kokuyordu. Ağa “düzgün yala lan” diyerek başıma vurdu. Bende kalın yarağı ağzıma sokup çıkartmaya başladım. Arkamdakilerden birisi iyice azmış olmalı ki, eğilmiş götümü yalıyor, deliğime parmaklarını sokup çıkartıyordu. İlk başta acı hissettiysem de, götümde dolaşan dil ve giren parmaklar zevk vermeye başlamıştı. Şimdi ağanın yarağını daha bir şevkle yalıyordum ama zevk aldığımı belli etmemeye çalışıyordum.Deliğim vıcık vıcık olmuş, şiştiğini hissediyordum. Arkamdaki yarağını deliğime dayayıp, hızla ittirdi. götüm yırtılmış gibi acımış, yarak dibine kadar oturmuştu. Ben acıya dayanmaya çalışırken, arkamdaki hayvan gibi abanıyor, hızla sokup çıkartıyordu. götüm alışmış, içimdeki sıcak aletin hareketleri zevk vermeye başlamıştı. Yarağım dimdik kalkıktı. Çok geçmeden içime ılık sıvılar doldu. Yarağın çıkmasıyla götüm henüz nefes almışken, diğeri beklemeden yarağını içime yerleştirdi. Beni asıl korkutan ağzımdaki devasa yaraktı. Ağa inlemeye başlarken, yarağı ağzımda titremeye ve döllerini fışkırtmaya başladı. Önce kafamı kaçırmak istesemde, ağanın başımı bastırmasıyla bütün döller gırtlağıma akmıştı. Bu arada arkamda 2 kişi daha döllerini içime bırakmışlardı.Ağa “daha götünün tadına bakmadık oğlum. Şunu yala da kalksın” dedi. Tekrar ağanın yarağını ağzıma aldım ve sertleştirdim. Ağa ayağa kalkıp kazık gibi duran yarağına oturmamı istedi. Ayağa kalkıp sırtımı dönerek yavaşça oturmaya başladım. Gıçım kaygan olduğundan kafası rahat girmiş ama sopa gibi yarak gıçımı zorlayarak içime kayıyordu. Hafif ağrıya rağmen zevkten başım dönüyordu. Dibine kadar oturduğumda ağa kontrolü alarak alttan pompalamaya, ensemi ve omuzlarımı yalamaya, eliyle de sikimi tutmaya başladı. Diğer 3 kişi sırayla yaraklarını ağzıma sokup çıkartıyorlardı. Yaklaşık 10 dakika bu pozisyonda sikiştik. 3 kişi çoktan döllerini yüzüme boşaltmışlardı. Çok geçmeden ağa içime boşalmaya başladı. Benim de aynı anda döllerim boşalmıştı.Banyoya girerek tekrar yıkandım. götüm yanıyor, ama hayatımın en zevkli dakikalarını yaşamıştım. Hapiste yattığım süre boyunca beni gerçekten kolladılar ve hemen hemen her gün siktiler. İstemiyormuş gibi yapmama karşın, müthiş zevk alıyordum. Özellikle ağanın yarağına müptela olmuştum.Şimdi dışarıdayım ve tekrar sikilmek istiyorum. Bu tecavüz bütün hayatımı değiştirdi. Ama kimseye açılamıyorum. Bir gün benim gibi düşünen bir dost bulup, hem sikmek, hem de sikilmek istiyorum.Görüşmek dileğiyle…