swinger´de

swinger´de
Bu anlatacagim hikaye bundan bir kac ay önce gene bir swingerclubde basimiza geldi.
O gün barda biraz ictik ama kimseye yanasamadik, yukari cikip sevismeye karar verdik her halde biz sevisirken yanimiza birileri gelir ümidiyle.
Ve sevismeye basladik tahmin ettigimiz gibi bir cift bize yanasti ve seyretmeye basladi.cok gecmeden adam fundanin kadinda benim bacaklarimi oksamaya basladi,baktik cekici bir cift fundanin kulagina fisildadim ne dersin ? tamam dedi razi geldigimizi belirtmek icin bakarak gülümsedik ve öpüsmeye devam ettik.
adam fundanin ayagindaki stringi kadinda benim ayagimdaki donu cikarip yalamaya basladilar ama ne yalamak ömrümde öyle saksafon hissetmemistim fundanin gözlerinin icine bakarken nasil yaliyor adam diye sordum funda inlemekten cevap veremedi bende bosalmak üzereydim kadinin basini biraz geri ittim geliyorum dedim ama kadin daha cok yumuldu o bende fundanin dudaklarini emerken onun iniltisi daha da perisan etti beni öpüsürken ikimizde bosaldik .adamin diliyle hünerine fundada sasirmisti.
ordan asagi indik ben kadinla bir masaya oturdum fundada bir kac metre ilerde adamla.
kadina bundan önce hic böyle saksafon ceken biriyle tanismadigimi ve bende onu yalamak istedigimi söyledim o sirada fundayla adamin ne konustuklarini bilmiyorum ama onlarda cok samimi idiler yukariya cikmaya karar verdik dördümüz bir odaya kapandik hepimiz cirilciplak soyunduk ben sirt üstü yattim kadin gene sikimi yalamaya basladi funbda adamla öpüsüyor ve adamin sikiyle oynuyordu.
kadin dönüp agzima oturdu, yalmaya basladim ama fundayi izliyemiyordum,zaten pek aklimada gelmiyordu dogrusu suratim kadinin bacak arasinda islacik olmustu
sikimin üzerinde birini hissettim bacak arasindan merakla bakinca fundayi gördüm yalamaya devam ettim fundada üstümde ata biner gibi zipliyordu ayni andada kadinla öpüsüyordu o anda adamin sikini fark ettim yukarda karisina sokmak icin yaklasiyordu bozuntuya vermeden yalamaya devam ettim,adam sikini sokmaya baslayinca biraz geri cektim kafami ama kadin kalkmiyor bütün agirligiyla yüzüme oturuyordu adamin siki burnuma sürtüyor yumurtalari kafama carpiyordu . zor güc o durumdan kurtardim kendimi fundayi yatirip sikmeye basladim adamda karisini. sonradan fundadan ögrendim adam fundayi sikmek istemis funda razi gelmeyince bu tarafa gelmis 🙂

1-1 sex,grup sexe dönüştü

1-1 sex,grup sexe dönüştü
Tekrar merhabalar.

Şimdiki hikayem bir hayalimi nasıl tesadüf olarak yaşadığımla alakalı.

Günlerden cumartesiydi. interneti karıştırıyordum. O gün nedense pasif yönüm ağır basıyor ve duygularımı dengeleyemiyordum. İnternette biraz bakındım pek partner bulacak hava göremeyince dışarı çıktım. arkadaşlık programından bir mesaj geldi. Klasik merhaba ile başladı sohbetimiz. Sohbet ilerledikçe ne aradığını sormayı unutmuştum. aslında pek önemlide değildi artık. Çünkü gerçekten sohbet hoşuma gittiğinde arayışın değil o sıcak duyguların,ten’lerin birbirine temas etmesi ve sonrasında neler olacağının bir önemi kalmıyordu.

Ve sonunda o sormuştu ne aradığımı. Heyecanlı ve güzel bir kaç saat diyebildim. Aktif olduğunu söylediğinde hiç itiraz etmemiştim. Bir kaç vücut resmi istemiştim. Sadece temiz parlak bir vücut olması yeterliydi birazda. Alet tam istediğim gibiydi. Ne küçük ne büyük. temiz bir vücut ve normal düzeyde bir yüz. Adı salih 48 yaşında
Hafif tombul bir vücut olması beni cezbetmişti. Olgun ve etine dolgun aktifler hep ilgimi çekiyordu çünkü. Herşey tamamdı. ve bende kendimi gösterdikten sonra buluşma kararı aldık. Bir otel tuttuk ve cumartesi gecesini orda tamamlamak istedik.

Saatler 22:00 gösterdiğinde ben odaya girdim,güzelce bir duş aldım. Yanımda getirdiğim içk**en biraz aldıktan sonra bornozla onu beklemeye başladım. Derken telefon çaldı ve korkmuştum gelemeyecek olduğunu duymak istemiyordum. Açtım ve geldiğini duyduğumda rahatlamıştım. Neyse odaya geldi ve sarıldık. Biraz sohbet ettik. Arkadaşlarıyla olduğunu söyledi o yüzden gecikmişti. Bir iş için gelmişlerdi. O’da biraz alkollüydü. Arkadaşları yan odadaydı. Sonra oda bir duş almak istedi.

Dayanamdım bornozu çıkarıp banyoya sokuldum. Islak vücudunu görünce içim içime sığmadı. Ve arkadan sarıldım. İçim kıpır kıpırdı.

-gelmeni bekliyordum.
-dayanamadım.
-gel buraya bakalım

diyip banyo duvarına yasladı beni.

Dudaklarımı emmeye elleriyle vücudumu okşamaya başlamıştı. Kalbim çok hızlı atıyordu. Etli dudakları ve etli elleri vücudumda öyle dolanıyorduki aktif yönümden eser kalmamıştı. Sevişme süresi uzadıkça uzuyordu. Dayanamıyor önünde kıvranıyordum. Boynumdan usulca aşağı doğru indi. Aletime gitmesi uzun sürmemişti. Ağzına alıp emmeye başladığında garip hissetmiştim. Ve 2 dakika geçmeden boşalmıştım. Çok şehvet doluydum. bütün dudaklarına ve yüzüne dağılmıştı. Hem kendimden geçiyor hemde bir yandan özür diliyordum.

Ayağı kalkıp

-özür dilemene gerek yok harika patladın
-off içim akıp gitti resmen

tekrar spermlerimin olduğu dudaklarla beni öpmeye devam etti. Sanki hiç boşalmamış gibi aletim yine dikiliyordu.

-sıra bende
-hadi o zaman tatlım,ufaklık seni bekliyor

dedikten sonra bende boynundan memelerine,memelerinden göbeğine ve kasıklarına doğru indim. Siki çok tatlı görünüyordu. Yuvarlak hatlara sahipti. Kafası mantar gibiydi. nabız atışlarını bile hissediyordum dudaklarımda. Güzelce emiyordum sikini. İştahla taşaklarına kadar iniyordum. Eliyle bastırıyordu başımı biraz. Aktif yönümden eser kalmamıştı. Artık ona aittim. Tamamen sahibim olarak görüyordum. Başımdan tutup yukarı kaldırdı,

-ben biraz geç boşalırım,bence orada pek zaman harcama.
-ne yapmak istersin?
-içine girmek istiyorum. hazırsan tabi
-…

Hiç cevap vermeden arkamı dönüp duş altında ellerimi duvara yasladım..Kalçamı ona doğru çevirdim. Arkadan bana sarıldı. Siki kalçamın arasındaydı. Arkadan boynumu öpücükler konduruyordu. Gözlerim kapalı hayalimi yaşıyordum resmen. Diğer yandan bir parmağıyla deliğimi okşuyordu. Tertemizdim. Ona hazırlamıştım kendimi.

1 parmak derken 2 parmak olmuştu.. deliğimi alıştırdıkça boynuma etli dudakları ile daha derin öpücükler konduruyordu. kulağıma doğru konuşmaları beni inanılmaz tahrik ediyordu.

-çok tahrik ediyorsun beni,çok arzuluyorum seni
-bende çok arzuluyorum, ve ne istersen yapabilirim hhhhhh
-seni bütün gece uyutmayacağım. sabaha kadar seni sikmek istiyorum
-ohhh hem arkam hem ağzım emrine amade. inan sabaha kadar beni durmadan sikebilirsin
-yavaş ol yavrm, o kadar güçlü değilim.
-ufff sadece istiyorum.. sabaha kadar sikilmek istiyorum…
-çok arzulu bir orospusun sen.. bu gece senin hakkından geleceğiz merak etme…
-….!

Bişe diyemeden kafasını deliğime dayamıştı.. son söylediği pek umrumdan olmadan o an’ın tadını çıkartıyordum. Bir eli kalçamda,bir eli omzumda içime doğru sokuyordu sikini. İçimi ateş kaplamıştı.

-işte giriyorum yavrum o sıcacık deliğine..
-ohhh sonunda içimdesin ve harika gidiyorsun.

Çok geçmeden hızlanmıştı. Kasıkları ile alttan yukarı doğru düzenli ritimlerle kasıkları kalçalarıma vuruyordu. siki içime girdikçe coşuyor ve kocamı coşturuyordum. Elleri ile sıkıca tutuyordu kalçamı. diğer yandan konuşmaya devam ediyordu,

-ohhhh tatlı sürtüğüm benim… ne güzel sikiliyorsun öyle. sabaha kadar sikileceksin… bu gece sikilmeye doyacaksın
-ohh doldur deliğimi erkeğim, harika sikiyorsun.. bu gece hiç çıkarma sikini içimden…
-çıkmayacak tatlı oğlanım.. hem götünden hem ağzından giricek sikler bu gece.. diz çök hadi boşalıcam
-…

önünde diz çöktüm. siki ellerinde bana doğru çektiriyordu. birden sikini ağzıma soktuğu gibi patlamıştı..ilk boşaltma direk mideme indi.. geri çekti ve kalanını yüzüme akıtıyordu.. aynı anda sikimden meniler geliyordu benimde. Tekrar boşalmıştım.. Sikilirken boşalmak. inanılmazdı.. Sikini dudaklarımın arasına sürüyor. döllerini sikiyle toplayıp ağzıma veriyordu.. güzelce sikindeki dölleri yalamıştım. ve ayağı kalktım dudakları dudaklarıma yapıştı.. ayrılma burdan diyip gitti. beklerken vücudumu temizedim.

O ara birden arkamda belirmişti. sarılmıştı. bacaklarımı aralayıp boynumu öpmesinin sevincini yaşıyordum.. Bir eliyle sikimi okşuyordu. ve yarı kalkmış aletide kalçamın arasındaydı.. Gözlerim kapalı anın tadını çıkartıyordum.. Meğer banyoda 4 kişi olmuşuz haberim yok..

Birden bir dudak sikimi emerken,diğer dudak dudaklarımda ve ilk erkeğimin hala boynumda olduğu farkettim..

-ımmmmhhhh

gözlerimi açtığımda beni çevirmişlerdi. dudaklarımı öpen elimi sikine götürmüştü..

Şaşkınlık, korku, heyecan bütün duyguları bir arada yaşıyordum. Birden salih kulağıma fısıldadı..

-korkma sakın.. bu gece harika olacak.. ve sabaha kadar istediğin gibi sikileceksin.
-offf.

diyebildim..ve kendimi onların eline bıraktım. Diğer arkadaşlarıda olgundu. Aletleri salihinkinden biraz büyüktü ama herşeye razıydım artık.. Onların emrindeydim..

Dudaklarımdan öpen

-merhaba canım,ben kemal
-merhaba

diyip tekrar yumuldum dudaklarına.. onunla deli gibi öpüşürken alttan sikimi emen seslendi

-hey azgınoğlan,bende mesut..

aşağı doğru baktım,

-merhaba mesut…

Kemal-hadi bakalım tatlım 3 tane siki nasıl emebiliyorsun görelim
Ben: (dudaklarımı ısırarak) hemen tabi

Diyip diz çöktüm önlerinde.. kemal hemen sikini soktu ağzıma.. ben emmiyordum, o ağzımı sikiyordu zaten.. salih ve mesutun sikleri elimdeydi. neye uğradığımı şaşırmıştım.. kemal ağzımdan çıkartıyor mesut sokuyordu 1 dakika ağzımı sikiyor salihe veriyordu ağzımı.. resmen ağzımı sıradan sikiyorlardı.. kemal yere oturdu,

-kemal- otur bakalım sikime yavrum.. bu gece çok hareketli olacak..

kemalin kucağına otururken siki hazırdı ve açık deliğime löp girmişti.. kalçamdan tutup aşağı bastırıken ohh yapıyordumki mesutun siki ağzıma girdi.. Çok ateşliydi bunlar.. Salih sikimle oynuyordu eliyle. Ben oturup kalkarken ağzım sikiliyor ve sikim birinin elindeydi.. daha müthiş bir an olamazdı.. Zevk girdabındaydım..

-mesut—-demek bütün gece sikilmek isteyen oğlan sensin
-kemal—-böyle yavru bulduk sikmezmiyiz yahu
-salih—- işte hakkından geleceğiz derken yavrum böyle geleceğiz..
-ben— mmmmmmmh mmmmh mmhh h

konuşmama fırsat olmuyordu, onlar ne derse içimden onaylıyordum.. ne yaparsa onlara uyuyordum.. teslimiyetten ziyade artık harika bir memnuniyet içindeydim..

kemal alttan yukarı hızlı hızlı sikerken içime dolu dolu boşalmıştı. hiç beklemeden mesut domalttı beni.. Anında içime girip pompalamaya başladı.. salih ağzımdan sikiyor. kemal sikini yıkarken bizi izliyordu… Mesut daha sertti sikerken.. inanılmaz sert pompalıyordu… oda bağıra bağıra boşaldı içime.. hemen salih arkama geçti, kemalin siki taş gibi olmuş ağzıma doldurdu sikini.. mesut sikini yıkıyor. ve hiç durmayan sadece bendim.. deliklerim bayram ediyordu.. banyoda kaç posta öyle sikildiğimi hatırlamıyorum bile. mesut beni kucağında yatağa yatırdı.. bir süre dinlendik.. benden duydukları memnuniyeti güzelce ifade ediyorlardı.. sonra tekrar onlar demeden ben sırayla siklerini yalamaya başladım.. sırayla emiyordum.. domalmış vaziyette.. biri kalktı hemen arkama geçti.. şap şap sesler çıkarak sikiliyordum…. hiç durmuyordular ama… boşalıyor sıradaki geçip sikiyordu… onları içime boşalıyor bende istemsiz alttan boşalıyordum.. bazen arkamdan çıkıp yüzüme ağzıma boşalıyordular.. heryerim döl ve kocalarımla çevriliydi.. bir müddet daha böyle güzelce sikildikten sonra temizlenip uyuduk.. sabah uyandığımda ağzımda sikle uyandım… bu enerjiyi nasıl buluyorlardı hayret ediyordum.. kahvaltımı ağzıma bıraktılar.. birde sırayla beni siktiler yine.. o gün otelden çıkamadım yine.. öğlen gibi gittiler.. geride odada sikilmiş olarak kaldım.. ne anlam verebiliyordum, ne birşey düşünüyordum.. değişik duyguları için akşamı ettim ve evime doğru yol aldım.. o geceyi anlatacak daha iyi tarifim hiç olmadı.. tekrarıda olmadı.. belki bir gün. neden olmasın.

….

….
Görümcem ve Sevgilisi 1

Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp koşturdum. n yeni çıkmıştım. Havluyu ıslak vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da…

“Hayatım, Ankara’dan arıyorum” dedi direkt olarak. Şaşırdım,

“Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktı şimdi bu? Daha önce bahsetmemiştin…”

“Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni arıyorum…” Arka planda hava alanının bildik gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu. Biz demesi dikkatimi çekti,

“İndik derken? Kim var yanında? Sekreterinle mi gittin oraya yoksa?”

“Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma…”

Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksi sekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu. Holdeki boy aynasına ilişti gözüm…

Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım kadınlığım…

Aklım kocama gitti yine… Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye yine o aptal sarışınla yatağa mı girdi yoksa bu adam… Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi… Odaya beraber çıkmaları… Asansör… Ayrı oda mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere zampara herif… Para bok gibi tabi… Oniki santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayı sever.

Öfkeyle telefon alıcısın koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü… Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki… Boşanmak istersem beni şirketin avukatları sayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski parasız, zibidi günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, her şeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.

Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana… Altına yatıyor, küçük erkekliğiyle işini görmesini bekliyordum bacaklarım açık… Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken o da utanmadan, sikini okşayarak beni izliyordu genelde…

Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi, görümcem… 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Severdim keratayı… Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.

İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik. Akşam yemeğimizi dışarıda, güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.

Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla… Benim aklım kocamın yediği herzelerde, yarım kulakla dinliyordum onu… Bir şey yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu üzüntüsünden…

“Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim. Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin… Ben ne yapayım bu adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu

“Ayrıl sen de…” diye akıl verdim. “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar üzülmene gerek yok ki…”

“Ahhh… Ayrılamam ki yenge…”

“Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar basit…”

“Öyle deme… Onsuz yapamam ben…”

“Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?”

“Ah yenge… Sorma… Anlattırma bana nelerinin olduğunu…”

“Anlatsana kız… Merak ettirdin beni şimdi…”

“Yaaa… Yatakta müthiş bu herif Aylin… Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki… Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini görmedim. Sırım gibi… Hele aletini görme… Nah bu kadar… “

Dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor, kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu. Bir anda ilgimi çekmişti konu… Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pornolardaki zenciler geldi gözümün önüne… Beyaz sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara erkeklik organları… Yutkundum,

“Offf… Hadi yaa… Gerçekten mi?” diyebildim.

“Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu zaman… Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda… Ne önüm kalıyor, ne arkam… Darmadağın ediyor…”

“Tamam tamam… Anlatma… Vazgeçtim… Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra…”

“Ya, kusura bakma Aylincim… Senin yanında anlatıyorum bunları ama çok dertliyim yaa… Kendi derdimden senin derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?”

Bana aldığı vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım. Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da beş dakikada bittiğini… Kızcağız üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti.

Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı, kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o vibratörle idare etmeye çalışıyordum.

“Vibratör iş görüyor, merak etme…” dedim gülümseyerek… Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine…. Semra da başını eline dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek,

“Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba…” dedi hınzırca…

“Ama canlısının yerini tutmaz ki kızım…” dedim sıkıntıyla… “Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp okşayacak kollar? Dilleyecek diller? ”

“Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin… Ahmet’im burada olsaydı şimdi… Sarsaydı, altında ezseydi beni… İçime gömseydi o aletini…”

Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya… Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum,

“Yapma canım… Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun…” Gözünün yaşıyla güldü,

“Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin…” dedi. “Bu güzel vücudunla…”

“Deli kız… Bırak şimdi bunu… Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya, konuşalım, aranızdaki sorunu çözelim, ne dersin?”

“Gelmez ki… Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle…”

“Dur sen, ben arayayım. Numaramı bilmiyor, açmamazlık yapmaz.”

“Arama şunu… Götü kalkacak… Bir sürü hakaret etti bana… Tamam, beni siksin diye ölüyorum ama, arayamam.”

“Ver şu telefonunu, karışma gerisine…”

Aradım. Tok bir erkek sesi… Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım. Gelmeyeceğini, ısrar etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı.

“Söylemiştim sana… İstemiyor beni artık…”

Bir şey diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan…

Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, birden kapının zili çaldı. Saate baktım, onikiyi geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye düşündüm.

Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda kapıda bir adamın durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, sevgilisi… Heyecanla kapıyı açtım. Telefondaki tok, erkek sesiyle,

“Merhaba…” dedi.

“Merhaba?” diyerek yanıtladım.

“Ahmet ben… Az önce konuştuk. Semra’yla ilgili… Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim.” Elimi uzattım, tokalaştık.

“Memnun oldum. Ben de Aylin…” dedim.

“Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden…”

“Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle…”

Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan gibi dedikleri türden bir şeydi. Mavi mavi boncuk gözleri bende, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi. Tuhafıma gitti bakışları… Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay Allah… Gecelikle açmıştım kapıyı… Altımda bir külot vardı sadece… Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini eteğin açıkta bıraktığı bacaklarım… Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim.

“Semra, gelsene buraya…”

Çıktı geldi. O da benimle aynı durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine… Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan… Soğuk bir tavırla,

“Hoş geldin Ahmet…” dedi.

Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar hala karşılıklı bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana… O da karşılık verdi. Ayakta birbirlerine sarıldılar, kaldılar.
Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.

Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek,
“Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı. “Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım… Ne alırsın Ahmet?”
“Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez…” deyince büfede duran eski viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım. Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de… Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular… Dakikalarca…
Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda o da bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı çocuğa…

Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek kot pantolonla harika görünüyordu.

Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor, öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En son Semra dudaklarına uzanınca,
“Rahat dur kızım… Azmışsın sen iyice… Baksana, Aylin var…” dedi. Semra umursamadı bile, öpmeyi sürdürdü,
“Yabancı değil o… Halden anlar, merak etme… Seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi o da biliyor…” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak,

“İyi de… Bu kadar…” Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun kumandasını alarak bir film açtım,
“Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın… Yabancı değilim ya… Film izliyorum ben…” dedim.
Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice… Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda… Ahmet ortamın rahatlığını görünce Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış, dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu.
Parmakları mengene gibi kızın etini kıstırınca Semra’dan “Ayyy…” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler.

Şarap ve viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri… Kendi dünyalarına dalmışlar, beni unutmuşlardı bile… Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta…
Semra memeleri avuçlanınca yine inledi… Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri… İnlememek mümkün mü o avuçların içinde… Sonra o eller aşağıya indi. Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı.
Ne yapacağımı şaşırmıştım. Televizyona bakıyor ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler… İçimde, kasıklarımda ateşler yanmaya başladı… Kadınlığımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm.

Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi… Ama ne mümkün… Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında… Korkunç zevk alıyordum. İstekle yanıyordum. Bacaklarımı sımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum.
Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı porno izliyordum. Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim… Ben onlara bakarken Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden…

Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını kavramış dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Hoşuma gitmişti beni izlemesi… Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…

Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan… Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden… Yaptıklarımı izliyordu… Bir elimi meme ucuma götürürken, diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu.

Kadınlığımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun… Külodumun içine soktuğum parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı, tek tek… Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, beni sikmek üzereydi. Eli kızın külodunun içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarını sokuyordu içine… Semra boğuk bir sesle,

“Ohhh…” diye inledi. “Aşkım yapma… Beni delirtiyorsun…”

Onun da eli Ahmet’in önünü okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor, Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.

Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, mini şeffaf geceliğimle, yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle,

“Çocuklar, siz rahat edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin…” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın bana baktı. Onun durumu da iyi değildi.

“İyi olur valla Aylincim… Benim dayanacak halim kalmadı… Ah benim anlayışlı yengecim…”

“Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı… İyi geceler size… Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye çalışarak…

Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor, yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi…

Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar… Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki… Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim.

Tam tahmin ettiğim gibiydi… Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığı sevgilisinin üstüne tırmanmış, koala gibi sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle dimdik karşıyı gösteriyordu.

Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu kadınlığını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…

Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme… Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in koca siki…

Offf… Amım sulanıyordu yine… Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine… Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş… Adamın dev gövdesi, koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki… O koca erkekliği alıp alamayacağını merak ettim bir an… Sonra alabiliyor ki sevişip duruyorlar dedim kendi kendime…

Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçaları sikin dibine vardığında derin bir

”Ohhh…” çekti Semra… Durdu, fısıltıyla, ”Yavaş aşkım… Bekle biraz… Alışsın…” dedi.

Ahmet’in umursadığı yoktu. Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim orada olduğumu biliyordu.

Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona… Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı porno oynuyor, ben de kendimi tatmin ediyordum.

Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde… Zorlukla yapıyordu bunu.. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi…

Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı Ahmet’in sikinin üstünde… Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde… Daha kolay inip kalkıyordu şimdi…

Nefes nefese kalmıştı… Durdu, kalkıp siki içinden çıkardı. Koltuğa serilip kaldı… Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra kalkıp Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz etme hakkı yoktu sanırım…

Ahmet uzun sikini belinden tutup Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine sikinin boylu boyunca sürttü bir süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu.

O klitorisine sert aleti sürttükçe Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu… Dudaklarını ısırıyordu zevkten… Sonra bir anda tutup önünde sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini… Semra kıvrandı,

“Ahhh…Yavaşş aşkım…” dedi acıyla…

“Sus orospu… İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana… Sesini çıkarma… Seni evire çevire sikicem bu gece…”

Gidip gelmeye başladı hoyratça… Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki… Durmuyordu adam… Boşalmaya niyeti yok gibiydi… Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi kısılmıştı artık…

Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu. Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip çıktıkça inliyordu.

“Aahhh… Yeter… Yeter artık… Acı bana… Dayanamıyorum…”

Ben elim amımda bu inanılmaz sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum.

Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça… Semra bir oh çekmişti. Baygın vaziyetteydi… Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık,

“Lütfen aşkım… Yalvarıyorum… Dayanamam artık… Ölmek üzereyim… Yeter… Yeter…”

“Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet… “Seni sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun… Şimdi sikme diyorsun…”

“İçim çok acıyor aşkım… Hiç olmazsa ara verelim… Lütfen…”

“İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” Bunu söylerken bana bakıyordu yine…

“Gelmez ki… Sana anlattım… Abim doyuramıyor onu… Senin onda biri kadar sikse yeter ona… Ama gelmez…” Ahmet bana baktı,

“Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?”

“Ohhh… Ne istersen yap hayatım… Yeter ki biraz dinleneyim ben… Öldürdün beni… Onu da sik… Biraz mutlu olsun yengem de… O da tadına baksın senin güzel sikinin… Bayram yapsın o da… Ama gelmez…”

Gözümün içine baktı Ahmet… Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip sarsak adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü… Yaklaştım.

Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim. Ateş gibi yanıyordu. Okşadım.
Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım… Ben de tutup çıkardım geceliği… Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım. Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştı şimdi…
Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını… Dilimi gezdirdim… Uzun uzun öpüştük… Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni… Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken…
Sonra öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu.
İşte o anda gördü beni… Gözleri şaşkınlıkla açıldı… Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim. O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık… Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun yükünü hafifletecektim ben…
Semra’nın lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma… Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum.
Semra bir yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım, durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten,
“Ohhh…. Çok güzel…” diye inledi.
Arkasını bekliyordu şimdi… Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor, inlettiriyordu kızı… İlk defa yapıyordum bunu, ilk lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin organını ellemek, ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı.
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma… Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında… Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı. Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan torbalarında gezdirdim dilimin ucunu…

Sonra aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Torbaları, damarlı siki, Semra’nın şişmiş am dudaklarını, klitorisini yaladım. Hangisini yalasam ondan bir “Ahhh” inlemesi duyuyordum. Elimi apış arama götürdüm, bir yandan yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı klitorise gömdüm iyice… Emmeye başladım. Somura somura emiyordum. Semra feryat etmeye başlamıştı…

“Offf… Aylin… Ne yapıyorsun bana… Çok güzel… Yala… Yala…” diye inliyor, Ahmet’in kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle memesinin birini avuçlamış eziyordu.

Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya, orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti… Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa yatırdı kızı… Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu, bitmişti.
Ahmet bitmemişti ama… Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi hala boşalmamıştı. Bana dönerek o sikici erkek sesiyle,
”Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu.
Eliyle Semra’nın içinden çıkan ıslak sikini kavramış, bana gösteriyordu.Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel görünüyordu ki… Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca torbalarla abide gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım.
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı,

“İster tabi aşkım… İstemez olur mu? Hele tadını bir alsın, her zaman ister…” Ahmet güldü bunu duyunca… Sonra bana,
“Dokunmak ister misin? Çekinme… Elini uzat…”

Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı sanki… Geri çektim elimi… Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum, ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim.

“Okşasana biraz… İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı…” Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı…

”Ohhh… O dilini gösterme bana… Deli ediyorsun beni… Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor…” diyerek eğildi, hırsla saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride… Öyle güzel öpüyordu ki… Başım dönüyordu. Dakikalarca öpüştük.

Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden… Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini geriye attı… Anlamıştım ne istediğim… Burnumun ucunda duruyordu güzel siki… Başını öptüm önce… Dudaklarımı gezdirdim şapkasının kenarlarında… Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki…

“Güzell… Şimdi de biraz yalar mısın lütfen…?” dedi boğuklaşan sesiyle…

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 6. Bölüm

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 6. Bölüm
Eve geldiğimizde saat ilerlemişti. Karım sofrayı hazırladı. Ana kız yemek yememiş, bizi beklemişlerdi. Özge de, ben de azıcık birşeyler yedik. Yemek yiyecek halde değildim. Yemekten sonra duşa girdim. Ardından yatağa girip uyumaya çalışıyordum, ama gözüme uyku girmiyordu. O sırada karım da soyunup yatağa girmişti. Bana, “Neyin var, iyi misin?” diye sordu, ama ben cevaplamadım. Ben birşey demeden karım elini alttan külotumun içine sokup yarağımı okşamaya başladı. Çıplak göğsümü öpüyordu. Eli yarağımda dolaştıkça yarağım kalkmaya başlamıştı. Karımla sikişmek istiyordum yeniden. Karıma, “Sana daha seksi iç çamaşırları alacağım, yatakta onları giyersin!” dedim. Karım mahçup bir halde, “Daha önce kocam almıştı, ama ben hiç giymedim!” dedi. Bunu zaten biliyordum, “Neden?” diye sordum. “Çok açık saçık şeyler, külotlar götümün arasına giriyor, ben nasıl giyeyim onları?” dedi.

“Ne yaptın onları, attın mı yoksa?” dedim. “Yok atmadım, sandığımda duruyor hepsi. Niye soruyorsun şimdi?” diye sordu. “Hadi göster bana onları, giymeni istiyorum!” dedim. Karım elini yarağımdan çekip yataktan kalktı, köşede duran sandığı açtı ve eğilerek içini karıştırmaya başladı. Biraz sonra büyükçe bir bohçayı yatağın üzerine bıraktı. Bohçayı açınca içinden bir sürü tanga, arkası ipli külotlar, dantelli sutyenler, çoraplar çıktı. “Bunları neden giymiyorsun?” diye sordum. “Giymemi istiyor musun gerçekten?” dedi. “Evet, hadi şunu giy!” diyerek arkası ipli bir külotla dantelli bir sutyen verdim.

Karım geceliğini ve külotunu çıkardı. Önce sutyeni giydi. Biraz küçük gelmişti sutyen, memelerini sıkmış, şişirmişti. Memeleri içinden her an çıkacakmış gibiydi. Sonra ipli külotu giyindi. Arkasındaki ip götünün arasına girmiş, bembeyaz göt yanakları külot yokmuş gibi ortadaydı. Eliyle sürekli, “Ay, götümün arasına giriyor, çok rahatsız bir şey bu!” diyerek külotun arkasını çekiştiriyordu. O anda külotumu çıkardım, yarağım kazık gibi olmuştu. Yatağın kenarına oturdum, karımı da dizlerime oturttum. Dudaklarına yumuldum.

Karım da evlendikten sonra tüylerinin temizliğini ihmal etmeye başlamıştı. Çenesinde ve dudaklarının üzerindeki alınmamış tüyler dudaklarıma batarken, kalçalarında dolaşan elim tüyleri hissediyordu. Dayanacak halde değildim. Geçen sefer yaptığım gibi başını karyolanın demirleri arasına soktum. İp külotunu çıkartmadan diz çökerek amına ağzımı dayadım. Karım müthiş bir, “Iğhhhh!” sesiyle irkildi. Amı zaten sulanmıştı, dilimi içine soktukça daha da sulanmaya başlamıştı. Amındaki alınmayan kıllar dudaklarıma batsa da, benim için problem değildi. Dilimi amının içlerine soktukça amının sıcaklığını ağzımda hissediyordum. Am dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Amının içindeki dilini emdikçe karım yerinde kıvranıyordu. Elleriyle başımı okşuyor, sürekli inliyordu…

Bacaklarını iki yana iyice açmasını ve parmak uçlarına basarak götünü biraz havaya kaldırmasını söyledim. Götünün arasına girmiş ipli külotu parmaklarıma doladım. Göt deliğindeki alınmamış uzun kılları çekmeye başladım. Osuruk kokusu burnuma geliyordu. Başparmağımı içine bastırmaya başladım. İlk boğumuna kadar içeri girmişti ki, “Ay, ah, yapma lütfen!” demeye başlamıştı. Ama onu dinleyecek değildim bu sefer, parmağımı daha çok sokmaya başladım. Kısa sürede parmağım götüne girmişti. Karım ise sürekli “Ay, ah, çıkar, yapma!” diyordu; gittikçe daha çok bağırır olmuştu. O anda yatak odasının buzlu camında bir gölge gördüm. Özge yine bizi dinlemeye gelmişti. Annesinin çıkardığı sesleri kolayca duyabilirdi orada. Bu arada karım büyük bir güçle saçlarıma asılarak çekmeye başlamıştı. Ben de daha fazla ileri gitmemeye karar verip parmağımı götünden çıkardım.

Doğruldum, karım halen domalmış halde demirlerden tutmaya devam ediyordu. Amının dudaklarını parmaklarımla ayırarak yarağımı bir hamlede amına soktum ve hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan yine sesler gelmeye başlamıştı. Bir taraftan buzlu camın arkasında Özge halen bizi dinliyordu. Ben daha fazla ve daha güçlü pompalamaya başladım. Az önce acı çeken karım, bu kez, “Uhh, ahh, ohh, devam et!” demeye başlamıştı. Yarağım sıcacık amının içinde gidip geldikçe, ben de müthiş zevk alıyordum. Karımın amı yaşından ve çocuk doğurduğundan dolayı genişlemişti, ama bana zevk vermesine engel değildi. Hızlandım, hızlandım artık ben de kendimi kaybetmiş, “Ah, oh!” sesleri çıkartır olmuştum. O kadar şiddetli sikiyordum ki amını, karım devamlı, “Ah, ah, yavaş, yavaş ol!” deyip duruyordu…

Ve sonunda büyük bir zevkle karımın amına patladım. Bir süre daha amında kaldım. O sırada Özge kapının önünden gitmişti, gittiği de iyi oldu, değilse karım görebilirdi. Yarağımı çıkardım amından, karımı da belinden tutarak kendime çektim ve doğrulttum. Karyolanın demirlerine çarpan omuzları kızarmıştı. Omuzlarını tutuyordu sürekli, “Ah, her yanım ağrıyor!” deyip sızlanıyordu. Döllerim kalçalarına, bacaklarına akıyordu. Yerde duran paçalı külotu ile bacaklarını sildim. Bana, “Onunla niye sildin?” deyince, “Üzerindeki ile yatarsın, bir daha bunu giyme!” dedim. Yarağımdaki dölleri de sildim ve o külotu fırlatıp köşeye attım. Ardından külotumu giyinip yatağa girdim.

Karım da geceliğini giyinip göğsüme uzandı. Göğsümü öpüyordu. Bana, “Biliyormusun, çok güzel sikiyorsun beni!” dedi. Bunu söylerken kızardığını gördüm. “Mutlu musun?” diye sordum. “Hem de çok!” diye cevapladı. “Senden bir şey istiyorum!” dedim. “Nedir?” deyince, “Bir daha öyle paçalı, pamuklu külotlar giyme. Bunları giy!” diyerek yerdeki bohçayı gösterdim. “Çok mu istiyorsun?” diye sorunca, “Evet!” dedim, dudaklarından öptüm ve “Söz mü?” diye sordum. “Tamam, söz!”” dedi. O anda kocasına vermediği götünü bana verebileceğinin işaretini de vermişti aslında.

Aradan birkaç gün geçmişti. Karım artık benim için seksi çamaşırlarını giymeye başlamıştı. Dantelli sutyenler, külotlar, tangalar giyiyordu. Koca eteklerinin altında minik tangalar, ip külotlar giydiğini düşündükçe gün boyu sikim sertleşiyordu. Birkaç akşam sonra artık asıl isteğimi kendisine söylemenin vakti geldi diye düşündüm. Daha fazla sabredemeyecektim. Gece yatağa yeni girmiştik ki, dudaklarına yumuldum, emmeye başladım. Bir taraftan da elimi geceliğinin altına sokup kalçalarını okşamaya başladım ve “Seni götünden sikmek istiyorum!” dedim. Bunu duyan karım, “Töbe, töbe! Sen delirdin mi? O da nereden çıktı!” diye çıkıştı. “Korkma, canını yakmam, sen de zevk alacaksın!” diye kendisini ikna etmeye çalıştım, ama olmadı. Karım bir türlü ikna olmuyordu. Sırtını dönüp yattı. Evlendiğimizden beri ilk defa bu şekilde sırtını dönerek uyumuştu.

Haftasonu kahvaltıdan sonra, Özge ile Esra kendilerini misafirliğe çağıran teyzelerine gitmişlerdi. Ben karımla evde yalnız kalmıştım. Özge evden çıkarken bana ters ters bakmıştı. Onlar evde olmadığı zaman benim annesiyle sikişeceğimi biliyordu çünkü. Kızlar evden çıkar çıkmaz karıma yanaştım. Karım mutfakta bulaşık yıkıyordu. Arkasına geçip sarıldım. Geçen geceden beri aramız limoniydi. Göbeğini, memelerini, kalçalarını okşuyordum. O ise tepki vermiyordu. Diz çökerek eteğinin altına kafamı soktum. İçine minik bir külot giymişti. Külot götünün yarısını bile kapatmıyordu. Göt yanaklarına öpücükler kondurmaya başladım, kalçalarını okşuyordum. Sikim kazık gibi olmuştu.

Doğruldum ve onu elinden tutarak yatak odasına götürdüm, perdeleri çektim. Onu götünden sikmek istediğimi tekrar söyledim. Geçen akşamki kadar sert tepki göstermemiş, suskun kalmıştı. Sonra bana, “Bir kadın kocası ne zaman isterse onunla beraber olmalıdır. Ama senin bu isteğin çok günah!” dedi. Ona, “Merak etme, ne günahı varsa benim boynuma. Bak sen de zevk alacaksın!” dedim. Karım bir süre düşündükten sonra, “Tamam, ama bir kere olacak, canımı yakmanı istemiyorum. Çünkü daha önce hiç yapmadım!” dedi. İçimde müthiş bir heyecan hissettim. Onu elinden tutup banyoya götürdüm, “Şimdi güzelce yıkanalım önce, temizlenelim. Nasılsa çocukların gelmesine çok var!” dedim. Sıcak suyu açtım, karımın üzerindekileri tek tek çıkartmaya başladım. Üzerinde minik külotu ve dantelli beyaz sutyeni ile kaldığı zaman inanılmaz bir zevk duydum. Kendime hakim olmaya çalışıyordum. Külot ve sutyenini de çıkardım, ardından ben de soyundum.

Karı koca sıcak suyun altına girdik. Birbirimizi güzelce sabunladık. O sırada memelerinin uçlarını emiyor, ellerimle götünün yanaklarını sıkıyordum. Kendime engel olamayıp götüne birkaç şaplak attım. Çıkan ses banyoda yankılanmıştı. “Ay yapma, çok mu azdın?” deyince, “Evet, beni azdırıyorsun!” dedim. Orta parmağımı arkasından yavaşça götüne sokmaya çalışıyordum bu arada. Parmağım neredeyse tamamen içine girmişti ki, “Ah, uhh, ay, acıyor, ahh!” demeye başladı. Ama ben sokmaya devam ediyordum. Derken parmağım artık tamamen götünün içindeydi. Bir süre götünde beklettim parmağımı. Karımın çektiği acının azaldığını hissediyordum. Önünde diz çökmüş, arkadan parmağımı götüne sokmuştum bu pozisyonda. Diğer elimle de amını ovalıyordum. Parmaklarımla da amına girmeye başladım. Amının içi fırın gibiydi, soktukça daha büyük bir zevk alıyordu. Gittikçe kasılmaya başladı, nefesi kesilecekmiş gibi oluyor, saçlarımı deli gibi çekiyordu. Bu sırada götündeki parmağımı da sokup çıkartmaya başladım. Hem önden hem arkadan parmaklarım içinde çalışıyordu.

Karım sanki nefessiz kalmış gibi soluk alıp verdikçe, ben parmaklarımı daha hızlı sokup çıkartmaya başladım. Sıcak su üzerimize akmaya devam ediyordu. Derken karımın boşaldığını hissettim. Saçlarımı çeken ellerinde güç tükenmişti, kolları yana düştü. Parmaklarımı amından ve götünden çıkardım. Sıcak suyun altında ellerimi bol sabunla yıkadım.

Ona duvara doğru dönmesini ve eğilmesini söyledim. Dediğim gibi yaparak duvardan tutundu ve eğildi. Bacaklarını iki yana ayırdım. Tombul göt yanaklarının arasındaki kıllı deliğini meydana çıkardım. Duş başlığı ile götüne, deliğine iyice su tuttum. Baş ve işaret parmaklarımı kullanarak götünün deliğini mümkün olduğunca çok açmaya çalışıyordum. Delik neredeyse 1 Liralık madeni para kadar açılmıştı. İçine iyice su tuttum. Bu sırada karımın garip garip sesler çıkardığını duyuyordum. Amacım yarağım girmeden önce göt deliğini olabildiğince çok açmaktı. Deliğin içi kapkaranlık bir mağara gibiydi sanki. Etrafındaki uzun ve sık kıllar, mağaranın önünü kapatmış ağaç dalları gibiydi.

Ayağa kalkarak suyu kapattım. Karım, “Bitti mi?” diye sorunca, “Bekle biraz!” dedim. Yanaklarımdaki, burnumun içindeki tüyleri, kılları almak için kullandığım küçük bir traş makinem vardı. Onu aldım. Karım, “Ne yapacaksın onunla?” deyince, “Merak etme, deliğindeki kılları alacağım!” dedim. Tekrar duvara tutunup iyice eğilmesini söyledim. Deliğinin etrafını tuvalet kâğıdı ile iyice silip, kuruladım. Arkasından makineyi çalıştırarak kılları kesmeye başladım. Küçük makine sanki motorlu testerenin ağacı kesmesine benzer şekilde sesler çıkararak kılları kesiyordu. Makinenin ucu karımın göt deliğine değdikçe, karım, “Uuhh, ımm!” diye sesler çıkartıyordu. Bir süre sonra deliğin ağzını iyice temizledim. Sabun ve suyla deliği iyice yıkadım. Bu sırada yarağımdan sıvılar akıyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Karımı omuzlarından tutarak çömelttim. Ne istediğimi biliyordu. Yarağımı ağzına alarak yalamaya, emmeye başladı.

Başını iki yanından sıkıca tutmuş, saçlarını okşuyordum. Başını ileri geri oynatarak yarağımı boğazına kadar sokup çıkartıyordu. En sonunda ağzının içine patladım. Başını sıkıca tuttuğum için oynatamıyordu. Açık ağzının kenarlarından akan döllerim sıcak suya karışıyordu. Yarağımı ağzından çıkardığım zaman karım öğürmeye başladı, kusacak gibi oldu. Ama geçen sefer kızının yaptığı gibi kusmadı. Onun yerine ağzının içini sıcak suyla iyice yıkadı, çalkaladı, temizledi. Omuzlarından tutup ayağa kaldırdım. Yüzünde iğrenmiş gibi bir ifade yoktu. “Çok tuhaf tadı varmış!” dedi gülerek.

Birlikte yıkanıp banyodan çıktık. Yatak odasına geçerek kurulandık. Elinden tutup karyolanın demirlerine tutunmasını söyledim. Başını gene karyolanın demirleri arasına soktum. Daha önce Özge’yi iki defa götünden sikmiştim, ama şimdi ilk defa karımı götünden sikecektim. Masanın önünde duran yağlı el kreminden karımın götünün deliğine iyice sürmeye başladım. Deliğin içine, ağzına bol miktarda sürdüm; sonra da yarağıma iyice sürdüm. Yarağım ve karımın götü kremden bembeyaz olmuştu. Yarağımı sıvazlamaya başladım. Parmaklarımla tekrar deliğini ayırdım biraz. Dizlerini biraz öne kırmasını istedim. Dediğimi yapınca yarağımla göt deliği aynı hizaya gelmişti.

Daha sonra yavaş yavaş yarağımın kafasını sokmaya başladım. Kremden kaygan bir hal alan yarağım göt deliğine yavaş yavaş girdikçe, karımın götü genişliyordu. O sırada karım devamlı, “Ahh, yavaş!” diye inliyordu. Ama kendisi beklediğim kadar tepki göstermiyordu. Banyodaki genişletme çalışması ve sürdüğüm krem sonuç vermişti.

Yarağımı artık daha rahat götüne sokabiliyordum. Yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Dizlerimi öne kırarak içine giriyordum. Biraz hızlandım, yarağım artık zorlanmadan içine girebiliyordu. Karım ise, “Ahh, ımm, ayy!” diyor, başını karyola demirleri arasında sağa sola oynatıyordu. Sonunda hızlanarak sokup çıkarmaya başladım. Artık göt deliği iyice genişlemiş ve açılmıştı. Yarağımı soktukça beraberinde içine hava giriyor; içine girip çıkan hava ‘Zort zort!’ diye sesler çıkartıyordu. Az önce ağzına boşaldığım için yeniden boşalmam uzun sürmüştü. Bu pozisyonda götünün içinde birkaç dakika boyunca gidip geldim. Yarağım nerdeyse köküne kadar götüne giriyordu. Bir süre götünde bekleyerek, sokup çıkarmaya devam ediyordum. Karım bu defa sürekli, “Ahh, ımm, ohh, ımm!” diyerek inliyordu. Onun da zevk aldığı belliydi.

Ama en sonunda gücüm tükenmişti. Vücudum elektrik çarpmış gibi oldu ve karımın götüne hışımla boşaldım. Bir süre daha içinde bekledim. Yarağımı yavaş yavaş götünden çıkardığım zaman, karımın götünden derin bir osuruk sesi geldi. Onu tutup doğrulttum ve kendime çektim. Birbirimize sarıldık. Bana, “Beklediğim kadar canım yanmadı!” dedi. “Ben sana söylemiştim” dedim. Birlikte tekrar banyoya girdik. Güzelce yıkandık. Sonra tekrar yatak odasına geçerek yatağa girdik. Çırılçıplak bir halde yatarken uyuyakalmışız…

SEZEN

SEZEN
SEZEN
Ben Ömer, 37 yaşında, İzmir’de yaşıyorum. Evliyim ama arada habersiz kaçamaklarım da olmuyor değil.
Bir çoğunuzun bildiği gibi İzmir’de Mayıs sonu ile birlikte yakın yazlıklarda yaşam başlar. Çalışanlar ise günü birlik gider gelirler. İş yoğunluğu vs olunca arada evde de kalınır. Bizim yazlığımızda Urla’da. Dolayısı ile işlerimin aşırı yoğun olmadığı durumlarda Urla’ya giderim.
Bu yaşadığım olay geçtiğimiz Temmuz ayında yaşandı.
İşlerimin yoğun olduğu bir gün Karşıyaka’dakiş evime geç vakit geldiştim ve evde de kimse olmadığı için rahat hareket ediyordum. Yatak odasına geçtim pencereyi açtım tam soyunmaya başlamıştım karşı apartmanda bir kadının beni izlediğini fark ettim. Ancak onu görmemiş gibi soyunmaya devam ettim. Kadın hala beni izliyordu 1.70 boylarında iri göğüslü çok seksi biriydi. Ya yeni taşınmıştı ya da bir misafir olarak gelmişti, çünkü ilk defa fark ediyordum. İlgimi çektiği için bende ona bakmaya başladım bana gülücükler atıyordu. Bende ona sempatik davranarak gülümsedim. Pencerenin camını buğulandırıp telefon numarasını yazdı. Ben resmen aptallaşmıştım. Bir taraftan da korkuyordum çünkü kaç yıldır aynı apartmanda oturuyor ve çevre tarafından tanınıyorduk. Ama yaz olması nedeniyle etrafta tek tük ışıklar ve yaşayanlar vardı, kimsenin görmediğine emin oldum. Hemen aradım öncelikle camdaki yazdıklarını silmesini rica ettim, “korkuyormusun” dedi, “evet” deyince şuh bir kahkaha attı… Bu kahkaha beni heyecanlandırdı… Biraz konuştuk, bu daireyi kısa süreli kiraladığını, İzmir’e bir firmaya eğitim için İstanbul’dan geldiğini ve 2 hafta sonra geri döneceğini söyledi. Bende ona bizi anlattım ve uygunsa soğuk bir şeyler içmeye davet ettim. İsminin Sezen olduğunu söyleyen afet teklifimi kabul etti ve yarım saat içinde sokağın ıssız tarafında buluşmaya karar verdik. Hemen duş aldım, traş oldum, dişimi fırçaladım veyazlık bir şeyler giyerek çıktım.
Arabamı aldım Sezen’in çıkmasını beklemeye başladım. Çıktığını görünce de biraz ileride durdum, arabanın ışıklarını kapattım…. geldi…. camı açtım… seslendim ve gülümseyerek ve saçlarını savurarak arabaya bindi… Tokalaşma ve yanağından öperken aldığım parfüm ve azgın kadın kokusu ile sikim taş gibi oldu….
2 ay önce geldiğini zaman zaman beni gördüğünü ve hoşlandığını ancak iletişim için bir fırsat bulamadığını söyledi.
Bende kendisi bugüne kadar farketmediğimi üzülerek ve özür dileyerek söyledim. Gülümsedi, sorun değil, herşeyin bir başlangıcı vardır dedi.
Kendisinin 40 yaşında olduğunu öğrenince çok şaşırdım çünkü hiç göstermiyordu. Giydiği renkli ve ince tişörtünün içindeki iri göğüsleri, altında sütyen olmamasına rağmen taş gibi dimdik ve uçları belli idi. Altında da Diz seviyesinde bol bir etek vardı, o da renkli idi. Bunları görünce “çok renkli bir kadınsın” dedim… Gülümseyerek, “renklilik güzeldir, insanın içini açar, neşelendirir” deyince ben de renkli insanları severim dedim… Araba ile çıkmış dolaşıyorken, nereye gitmek istersin dedim, çok gürültülü olmayan ama gençlerin ağırlıkta olduğu bir yerlerde birşeyler içebileceğimizi söyleyince Bostanlı’daki kafeler aklıma geldi.
Derenin yanındaki köşede bulunan cafe aklıma geldi. Uygun bir yerde aracı park ettik, bir kaç adım sonra cafeye geldik. Çok kalabalık değildi ama bir kaç masadaki gençler kızlı erkekli sohbet ediyorlar, “kanki”, “amk”, “hassiktir”, “lavuk”, “amcık”, “göt” kelimelerini sıkca ve çekinmeden kullanarak gülüşüyorlardı….
Biz de çok uzak olmayan bir yere oturduk ve içmek için soğuk bira ve birkaç yiyecek söyledik.
“Gençler, birbirleri ile çekinmeden neler konuşuyorlar, ne güzel” değil mi diye sordu. Bende “öyle ama ben hala bu ve benzeri argo kelimeleri her yerde kullanamıyorum” dedim…
-Nerelerde kullanırsın?
-Ço kıdığım zaman birinie küfrederken.
-Başka bir yerde kullanmazmısın?
-Yani…. dedim cümleyi tamamlamamıştım ki…
-Mutlaka kullandığın başka yer ve zaman vardır…. dedi…
ve devam etti…
-İkimizde yetişkin insanlarız birbirimize yalan söyleyecek durumumuz yok, ayrıca farzet ki sanal dünyadan tanıştık ve kısa süre sonra da ayrılacağız…. belki de birbirimizi tekrar hiç görmeyeceğiz… çekinmene gerek yok… diye ısrar etti..
-Yatakta kullanırım ve yatakta küfretmeyi, argo konuşmayı çok severim. Ayrıca kadının da yatakta böyle konuşması beni tahrik eder…. dedim…
-Hımmmm… sende göründüğün kadar düz ve sade değilsin o zaman…
-E yaniiii.. herhalde bizde İzmir’liyiz.. kendi çapımızda rengimiz, tavrımız var…
derken birinci biralar bitmişti. İkincileri sipariş ettik. Bu sıcak yaz gününde içerinin serinliği ile soğuk biralar bizi kendimize biraz daha diri yaptı ve kendimize getirdi. Bu arada sohbet samimileşmiş, ufak tefek dokunmalar elde ve ayaklarda başlamıştı.
Kendisi eşinden yaklaşık 10 yıl önce ayrılmış, İstanbul’da küçük bir eğitim şirketinin ortağı olmuş, sık sık seyahatler yapan, heyecanlar yaşamayı seven, güçlü, kendine güvenen ve yaşamayı seven bir kadın olduğunu anlattı.
Bende evli olduğumu ama yaşamayı sevdiğimi, karımı her ne kadar çok sevsem de onun özellikle sex konusunda tutucu olduğunu bu nedenle de zaman zaman kısa süreli dostluklar kurduğumu ve bunları sınırsız yaşadığımı anlattım.
Ben ona nasıl “gece birlikte olabiliriz” in yolunu yapmaya çalışırken, gözlerime bakarak “Bu gece seninle olmak istiyorum” dedi. Ben resmen şok oldum…. ellerini tuttum, öptüm ve bende seni istiyorum dedim. Hesabı istedik ve kalktık.
Aklımdan geçen Güzel bir Otel’e gitmek ve orada sabahlamak idi. Bu düşüncemi söyleyince, “Hayır, benim evime gideceğiz, senin beni senin evine bakarken sikmeni istiyorum” dedi… Tekrar şaşırdım ama benim için de ilginç ve farklı bir sikişme hikayesi olacaktı, daha bir heyecanlandım.
Evinin önünde onu bıraktım ben de aracımı evin otoparkına bıraktıktan sonra heyecanla Sezen’in evine gittim. Kapılar bilerek açık bırakılmıştı, sessizce dairesine girdiğimde kapının arkasında beni bekliyordu. Sarıldık ve dudaklarımız birleşti.Dudakları dudaklarımda, taş gibi sertleşmiş mem uçları göğsümde, benim taş gibi olmuş onun amcığında adeta ayakta bütünleşmiştik. Bir kaç dakika dillerimizin dansı sonrası ayrıldık ve “yavaş, yavaş” diyerek elimden tutarak bana, beni izlediği odasını ve penceresini gösterdi.
-Bu gece burada sikişeceğiz…. Ama önce soğuk bir şeyler içelim… Ben buzlu sek viski içeceğim, sen?
-Ben de…
diyerek yanıtladım. Penceremi görmek beni gerçekten heyecanlandırmıştı… Ellerinde viski bardakları ile geldi…
-Ben son derece doğal bir kadınım, aklımdan geçtiği gibi yaşarım, göründüğüm gibi de hareket ederim. Şimdi gidip seksi kıyafet falan giymeyeceğim. seninle viski içerken kucağına oturacağım ve yavaş yavaş istediğim gibi sevişeceğim… Sen de doğal ol, içinden geldiği gibi konuş, hareket et.. diye adeta emir verdi…
– Odanın ışığını kapatalım, koridor açık kalsı sadece… diyebildim…
Şuh bir kahkaha ile beni dudaklarımdan öptü ve
– Korkak sikicim… dedi… Bende..
-Korkaklık değil, güvenlik önlemi… dedim, gülümseyerek…
Dediği gibi ben uzun koltuğa oturunca geldi, kucağıma oturdu…. Tam da taş gibi olmuş sikimin üstüne…
-Hımmm.. Senin alet hazırlanmış galiba… derken benim kadehten kendisi, kendi kadehinden de ben büyükçe birer yudum Viskiyi götürüp findop yaptık. Bardakları bıraktığım gibi dudaklarına yumuldum. Kaç saattir süren azgınlığımı sonlandırma vakti gelmişti. Elim önce tsörtün üstünden sonra altından o koca memeleri elleyip, sıkmaya, dudaklarım dudaklarını somurmaya başlarken ağzından,
-ulan puşt, kaç gündür beni sikmen için adeta yalvararak sana bakıyordum, beni hiç görmedin yavşak. şimdi de gelmiş beni evimde sikiyorsun… utanmaz…
gibi laflar yarı istemli, yarı istemsiz dökülüyordu…bende..
-yavrum benim, seni geç anladığımiçin özür dilerim, tüm farkı bu gece kapatacağız, seninle istediğin gibi sevişeceğiz….. derken….durdu… ve…
-Ben sana nasıl kelimeler kullanıyorsam öyle cevap ver, kibarlığın alemi yok. siktirtme götünü diyerek sertçe bağırdı…
Bir an afalladım… ve..
-Seni amına koduğumun orospusu, seni. Sen kim benim götümü sikmek kim. Senin amını götünü dağıtırım, doğru konuş, İstanbul yosması… deyince…
-Ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh diye bir ses duydum… ama öyle bir “oh” tu ki… elimi amcığına atınca, kıllı amcığının kıllarının sırıl sıklam olduğunu hissettim. Boşalmıştı….
-Canım benim, harikasın…. hadi beni kendi evine doğru çevir ve öy sik, lütfennnnn, diyeyalvarmaya başladı.
Onu anlamıştım. Normal yaşamında güçlü, kendine güvenen bir kadın ama yatakta küfür edilmekten, aşağılanmaktan hoşlanan bir kadın.
-Em ulan şu yarrağımı…. dedim… hemen pantolonumu indirdi, staş gibi sikimin başından emmeye başlarken…
-Başını bırak, boşalmak istemiyorum, taşaklarımı ve sikimin dibini em dedim… Uzun uzun kokladı, sikimin uzun süre kalkmış olması onu ve taşaklarımı terletmişti, az da olsa kokuyordu… Uzun uzun kokladı, taşaklarımı önce diliyle, sonra dudaklarıyla yokladı ve ağzının içine aldı…. İçimden sanki bir şey kopar gibi oldu…
-Ohhhhhhhhhhhhhhhhh Orrospum benim, İstanbul’lu orospum. Senin ağzını sikeyim, ne muhteşem bir karısın sen, nasıl güzel emiyorsun…. oooohhhhhhhhhhhhhhhhhh yavrrruuuummmmmmm..
Sezenin nefesi gittikçe hızlanmaya başladı…
-Lütfeeeennnnnn, Hadiiiiii…. benim amcığım ile de ilgilennnnn, sikicim benimmmmm
Ayağa kaldırdım, üzerindekileri çıkardım, bende soyundum ve bacaklarını açarak koltuğa oturttum. Amcığının biçimli traş edilmiş ve biraz uzun kılları vardı. Diğer tüm bedeni tertemiz ve harika kokuyordu.
Başladım amcığını yalamaya. Yavaş yavaş, dilimle amcığının ve göt deliğinin her noktasını keşfettim. Dudaklarımla kıllarının her birisini öptüm, ısırdım, çektim… Ben bu hareketleri yaparken hırlıyor, derin derin nefes alıyordu. Beş on dakika içinde bir kaç kez kalçalarını kaldırarak sertçe koltuğa vururken başını istemsizce sağa sola çeviriyordu.. Evet Orgazm oluyor, boşalıyordu. Bu arada ağzından puşt, pezevenk, sikici, amcığımı sik, götümü ye gibi argo kelimeler yarı fıfıltı şeklinde dilinden dökülüyordu. Bende iyice azmıştım,
-Gel bebeğim benim, gel orospum benim… Sen bana amcığını emdirerek boşaltın bende senin ağzına vereceğim, sikimi emdirerek boşalacağım…. deyince….
-Hayır, ikinciyi öyle yapalım… Kendi pencerene karşı domaltarak sik beni… dedi..
ve hemen pencere önüne bizim eve bakarak domaldı. Bende kazık gibi patlamak üzere olan sikimi Sezen’in ıslak, ateş gibi amcığına geçirdim. Derin bir oooooooooooooooooooohhhhh sesi sonrası bir kaç gidip geldim ve bende hırıltılar çıkararak içine boşaldım.
-harikaydın hayatım, süperdin sikicim, benim 2 aydır kurduğum fantazimi bu gece gerçekleştirdin hemde tam istediğim gibi, teşekkürler bebeğim…. gibi iltifatlarla beni dudaklarımdan öperken kolları ile tüm bedenimi sardı.
Elimden tutarak duşa girdik. Biraz öpüştük, biraz serinledik. Duştan çıktık ve birer kadeh daha buzlu viski ile aynı odaya geldik…
-Harikaydın aşkım, kısa süre sonra gidecek olmama üzülüyorum ancak zaman zaman tekrar geleceğim. Seni o zamanlarda da görmek isterim. Yaptığın oralseksi unutmayacağım. Amcığımı başkası bile yalasa senin yaladığını düşleyeceğim.. diye konuşurken benim sikim tekrar hareketlenmeye başlamıştı bile…
-Hımmm.. sevdim sikini, bak konuşurken bile hareketlendi. Aferin ona…. derken büyük bir yudum viskiyi ağzına aldı, sonra sikimi emdi… Ardından sikimi kendi viski bardağına daldırdı, viskisi ile sikimi adeta yıkadı. Sonra sikimi tekrar emdi…
-Tadı harika.. dedi. Kendi bardağından bir yudum viski ağzına aldı… beni kendine çekti…. dudaklarıma yapıştı ve viskisinden bir parçayı ağzıma verdi… Büyük bir iştahla yuttum…
-Nasıl, tadı güzelmiydi? dedi…
-Evet, dedim. Bir kahkaha attı.. ve..
-Kendi sikinin tadını beğendin o zaman… dedi..
evet, farkında olmadan kendi sikimin tadına bakmıştım. Bu beni çok heyecanlandırdı ve sikim bir anda taş gibi oldu. Sezan bardağı usulca kenara koydu, önüme eğildi ve başladı sik ve taşşak yalama ile ilgili hünerlerini göstermeye.. Tatmadığım, yaşamadığım zevkleri bu kadın bana yaşatıyordu. Evet, sikimin yalanması hoşuma gidiyordu ama bu kadın bunu daha bir faklı yapıyordu.Taşaklarım, göt deliğim, sikimin her noktası bu gizemli kadının kontrolü altındaydı. Artık sona geliyordum, anlamsız ve istemsiz hareketlerimden boşalacağımı anlayınca ..
-kendini rahat bırak, ağzıma boşal… dedi
Ağzına boşaldım. Birazını yuttuğunu gözlemleyebiliyordum. Sonra gözlerime baktı, viski bardağını eline aldı ve ağzında kalan döllerimi bardağa geri boşaltı….
-Sana şimdi kendi özünü içireceğim sikicim dedi ve bana döllerimin içinde olduğu viskinin yarısını önce kendisi diğer yarısını da bana içirdi. İnanılmaz heyecanlı ve farklı bir duygu idi.
Bu gece ben sadece bir kadın sikmemiştim, bir kadın ile sevişmiştim. Bunu farkettim. Çok heyecanlıydı, çok keyifliydi, çok zevkliydi…

Tuhaf Hatun..

Tuhaf Hatun..
Merhaba Arkadaşlar. İlk defa sosyal bir ortamda bir olay anlatacağım.Olay diyorum çünkü hikaye değil birebir yaşanmış bir olay.

Ben 28 yaşında minyon 1.71 boyunda 66 kilo normal bir penis boyuna sahip biriyim.Olayımızın kahramanı ise Azra adında 1.68 boyunda 60 kilo 32 yasında dul bir hanım.

Azra ile tesadufen yanlıs noyu aramamla tanıstım.Baktım sesi hoşuma gidiyor bir kaç kez daha sınırımı zorlayıp tanısma teklıf ettim.Lakın basarılı olamadım.Ama adını soyadını bilinmeyen numaralardan almıstım bir kere.Face’den ismini aratmıştım.Adı ve soyadında ıkı kişi çıktı.Biri oldukca buyuk biri ise duydugum sese uygun Azraydı.Şans olsa gerek ekledım.Bir gun sonra kabul etti.Bilgilerini inceledim.Okudugu okulu ogrenıp netten arastırdım.Dersimi iyi çalıstım yanı.

Muhabbete basladıgımızda neden ekeledıgımı sordu.Aynı okulda okudugumuzu felan soyledım.Basladık okuldan muhabbete.İşta o hoca bu hoca felan fıstık.Sıkıstıgım yerde ise kaç yıl gectı hatırlayamadım diyerek geçiştirdim.Boyle 2 gun konustuktan sonra bulusmak istedim.Beklemediğim bir şekilde kabul etti.Şaşırdım.Neyse biz bulustuk.Yüz olarak guzel olmasada fiziki anlamda cok iyiydi.Biraz konustuktan sonra konu cınsel yasama geldı.İnanılmaz rahattı.Ben dahada sasırmaya baslamıstım.Neticede avlamak için çalışmam gerekıyordu ama hersey cok kolay oluyordu..

İş yerime gitmem gerektıgını bı belge almam gerektıgını soyledım onuda davet ettim. Geldi :)) Bu aradainanılmaz sasırmıstım.Yani ilk defa tanıstıgın biriyle cok rahat olması ve hemen bir kapalı ortama gelmek istemesi….İş yerıne geldıgımızde ona bişiler ıkram ettım.Bende diğer odada yalancıktan ses cıkartıp ısım varmıs ızlenımı uyandırmak ıstemıstım.15 dk sonra yanına gidip oturdugumda muhabbete kaldıgımız yerden devam ettik.Derken bırden boynunun agrıdıgını soyledı.Bende sazanlık yapıp atladım.Ben ovarım diyerek arkasını donmesını sağladım.Arkasını dondukten sonra boynunu ovalamaya basladım.Sonra yavas yavas sırtına dogru ındım.Sudyenı uzerinde bilhassa duruyorum kı telkısını olcmeye calısıyorum derken…Off detaylar bana dehset veriyo..Sonunda kütür kütür siktim arkadaslar..Hemde hatunda her turlu yol var.Yanı anal , oral hard aklınıza gelecek hersey..Daha sonra numarasını diğer arkadaslarımlada paylastım onlarda gidip aynı gun işlerini gorduler..

Meğerse hatun bu cinsellıkle alakalı bir hastalık varmıs cok sex yapma arzusu duyuyolarmıs ondan varmıs..Bir süre sonra zaten mıdem bulandı daha kaldırmadım..

Şimdi baskaları sikiyor.Yanlız kadın zevkıne yapıyor parayla yapsa inan su anda kendıne bı ıkı daire almıstı..K.bakmayın yazarken cok sıkıldım bi anda kestım oyle..Bu arada sıkma yalan hayal gucu değildir..Tamamen gercektır..

Küçükçekmece escort kızları

Açıkçası sizin de bildiği gibi en harika olan şeylerin başında her zaman seks gelir. Sizlerde her zaman için en mükemmel olan deneyimleri yaşamak isterseniz sitemiz üzerinde olan küçükçekmece escort hatunlarına son derece rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Bu özel ve kaliteli olan bayanlar sizlerin her ortamda son derece rahat olmanız için iş yaparlar. Sadece onlara alo demek yeterli olacaktır. Çünkü hemen her konuda son derece deneyimli olan bayan İstanbul escort hatunları sadece sitemizde der ve sizleri bekliyor durumdadır. Bununla ilgili olarak sizlerin de yapması gereken sadece onlar alo demek olacaktır. Sizlerin isteklerini her zaman bilen ve buna göre de hizmet vermekte olan hatunlar olduğundan emin olabilirsiniz.
Hatta onlar sizlere daha önce yaşamadığınız kadar özel olan deneyimleri yaşatacaklardır. En özel ve aynı zamanda da farklı olan geceleri escort bayan olarak sizlere her gece sunacaklardır. Aynı zamanda da bu hatunların bir yandan son derece deneyimli olduklarını da her zaman bilmeniz gerekiyor. Bu sayede aslında onların yanında son derece keyifli olan geceleri de yaşayacaksınız. Çünkü her konuda sizlerin istediklerini yapmakta olan Küçükçekmece escort bayan olduklarından emin olabilirsiniz. Aynı zamanda da en güzel olan ilgilerin de biri de siz değerli olan beylerin isteklerini her zaman anında ve hızlı şekilde yerine getirmeleridir.

Bir erkeğin gizli dünyası (gelen msjlara cvp)

Bir erkeğin gizli dünyası (gelen msjlara cvp)
Merhabalar,

yeni hikayeme başlamadan önce bana özelden gelen bazı mesajlara cevap vermek istiyorum.ilk olarak birçoğunuzun merak ettiği konu,yazdığım hikayelerin kurgu olup olmadığıydı.Bakın arkadaşlar,size bütün samimiyetimle şunu söylemek istiyorum.yazdığım hiç bir hikaye kurgu değildir.Sizin neye inandığınız yada ne düşündüğünüz umurumda da değil açıkcası.Ama yinede bilmenizi istedim bunu.Eğer yazdığım hikayeler kurgu olsaydı,saatlerce bilgisayar başında oturup,buse den ayrılmamı ( eski karım) sonrasında yeni evlendiğim kişiyle nasıl tanıştığımı ayrıntısıyla anlatmazdım.Her anlattığım hikaye bir öncekinin devamı oluyor.Ben yıllar önce bir erkeğin gizli dünyasını ilk yazmaya başladığım zamanda söylemiştim size.bende sizler gibi yüzlerce hikaye okumuş biri olarak, birçoğunun yalan dolan hikayeler olduğunu biliyordum.çünkü ne zaman uçlarda gezen fantezilerim gerçekleşmeye başladı,işte o zaman anladım ki hiç bir anlatılan öyle basit olmuyordu.geldim girdim ayırdım soktum inledi boşaldı..
ve eğer sizler bilinç altınızdan bir şeyleri dışarı çıkartıp onuda güvendiğiniz biriyle hayata geçiriyorsanız,bu hiç bir zaman planladığınız gibi olmuyor.benim her anlattığım hikayede plansız olan şeyler mutlaka oluyordu.sonuçta insanız ve o an ki duygularımızı kestiremiyoruz.bazen haz bazen şehvet bazen kıskançlık bazende en ufak bir rahatsızlık olayların gidişatını etkileyebiliyor.
burada bir hikaye yazmaya başladığım zaman üç saatimi ayırıyorum nerdeyse.bunu neden yaptığıma gelince, ilki yazmayı seviyorum.ikincisi de, ben bir erkeğin gizli dünyasını ilk yazdığımda bu kadar çok okunacağını düşünmemiştim.ama aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hala bir çok sitede on binlerce okuma ve onlarca mesaj görüyorum.üçüncüsü ise,bakın ben sevgiyle evleneli iki yıl oldu.ve karımla bir çok şey yaşayıp farklı deneyimler edindik.ben bu hikayeleri yazdıktan sonra,sitede yayınlandıgı an karıma msj atıyorum.oda geçmişte yaşadıklarımızı benim hislerimle okuyarak tekrar yaşıyor.benim neler hissettiğimi,ne zaman daha çok zevk aldığımı,nerede çok kıskandığımı,nelerin beni etkilediğini…okurken daha iyi anlıyor.ve karım yaşadığımız o anları benim hislerimle okudukça,beni ezbere tanıma fırsatıda buluyordu…
okuduğunuz hikayeleri hissederek okuyun.hangi anımızı sizinle paylaşırsam paylaşayım,olaylar bir kurgudan ibadet olmuyor.eğer bütün bu yazdıklarım sadece hayal gücümle sınırlı olsaydı,çok daha düz ve sıralı olurdu herşey.ama bazen istemediğim şeyler yaşıyordum,bazen kontrolü kaybediyordum.ve o an ne hissediyorsam sizinle paylaşıyordum.dediğim gibi.hiç bir kurguda his olmaz.bunu sakın unutmayın…
bir diğer konuda şu..karını çok sevdiğinden bahsediyorsun,onu kıskandığını söylüyorsun peki nasıl yaşıyorsun bütün bunları..
bakın arkadaşlar,eminim ki hikayeleri okuyan insanların yüzde doksanı erkektir.o yüzden hemcinsiniz olarak sizin anladığınız dilden konuşacağım.alınmaca darılmaca yok!
şimdi birçoğunuzun karısı sevgilisi eşi dostu vardır mutlaka.ben 35 yaşımdayım.ve yapım gereği sürekli insanlarla iletişim halindeydim.okuyorsunuz yazdıklarımı işte.birçok kişiden de yazar mısın ne kadar güzel anlatım dilin var diye iltifat alıyorum.profilde ki resim bana ait.görünüş itibariyle de kendimi çok beğenirim.agzım laf yapar,maddi durumumda iyi sayılır,ee çok şükür şeklimde yerinde..şimdi bunları neden anlattığıma gelince,burda erkek erkeğe kendimi pazarlama yapmayacağım tabi.ama şunu bilmenizi istiyorum,hayatıma onlarca kadın girdi.sizinde girmiştir elbet.ama benim farklım şu ki,ben çok iyi bir gözlemci oldum hep.kadınları tanımak onları keşfetmek benim için hobiydi herzaman.hiç bir kadını önünde ki yüz gram için sokmadım hayatıma.
kadınlar çok zengin varlıklardır.çok özel yaratıklardır.bakın sizede söylüyorum.hiç bir kadını sadece seks olarak düşünmeyin.elleri ayakları saçları zekaları hayata bakış açıları düşünce yapıları..kadınlar çok özeldir çok.mesela size birşey söyleyeyim,evli olanlar bunu denesin mutlaka.
birgün moraliniz çok bozukken,karınızın göbeğine başınızı koyup yatın.o sizin saçlarınızla oynarken sizde onun kokusunu tenini hissedin.beyler…size vereceği enerjiyi hissedin..
karılarınıza dokunun dokunun! ama öyle sikecek gibi abaza gibi değil..hissederek dokunun…
karşınıza alıp onunla sohbet edin.hislerine dokunun.romantik olun demiyorum.sizin olanla ilgilenin diyorum.eğer sen yanı başındaki kadını keşfedemiyorsan, emin ol senin yerine yapacak birileri mutlaka olacaktır.şimdi bu yazdıklarımı okuyanların bazıları hak verecek bazı öküzlerde anlamayacak bile.benim karım benden başka kimseye bakmaz bu adam ne anlatıyor diyecek…
ama size birşey söyleyeyim mi..dost acı söyler beyler! unutmayın bunu sakın.
kadınlar çok özel varlıklardır.onlarla ilgilenin zaman geçirin..nasıl ki sizin ihtiyaçlarınız varsa onlarında vardır.bir kadının sadece karnı doymaz.bedenide doyacak,ruhuda doyacak..
ve eğer bunlardan birini aç bırakırsan..işte o kadına zincirde vursan,aklını ruhunu hapsedemezsin..
AKIL VE RUH hiç bir zaman hapsolmaz!
şimdi bana bu soruyu soran insanlara cevabımı vereyim.
evet karımı çok kıskandığım zamanlar oluyor.ama o an içinde yaşayacaklarımıda yaşıyorum.neden mi? valla dostum ben karımla evlendiğimde bakire değildi..kaç kişiyle birlikte oldu onu bile bilmiyorum.hadi bakire olsaydı bu defa da oral seksti anal seksti ne yaşadı bilecek miydim?
sizi bilemem ama ben gidipte köyden kız almadım.zaten ilgimide çekmezdi alsaydımda.
ama hem güzel kadın bulacaksın,hem çekici olsun diyeceksin hemde el değmemiş olsun diyip kıskanacaksın öyle mi? bi siktir aq!!!!
ben bakıyorum insanlara…ohooo herkes yasamaya 15 16 yasında başlıyor.ve asıl önemliside şu arkadaşlar.kadın erkek diye ayrıştırmayın kimseyi.erkek yapar kadın yapmaz diye bişe yok.
var diyende kendini kandırır.kadınları boşa demiyorum tanıyın diye.tanıyın ki,sizi nasıl suya götürüp susuz getireceklerini öğrenin! yeter ki istesinler…
ama bir ilişk**e en önemlisi güvendir.güven ve iletişim.
kimileri karısı yatakta uyurken açar porno izler..hayal alemine dalar,dünyanın en ahlaksız fantezilerini kurar.kimiside bu hayatta ki en iyi arkadaşım karımdır der,güvenir,onu anlar,iletişim kurar,güven verir sever sayar…fantezilerini gerçekleştirir.
fark bu işte.biri yaşar,biri hayal eder…
ayrıca da şunuda söyleyeyim.çokta farklı değiliz emin ol.ben yaşarken o zevki yaşıyorum,sen ise okurken…düşün bunu;)

bir sonra ki hikayemizde kıbrısta görüşmek üzere:)
saglıcakla kalın…

GRUB

GRUB
İlk Kez Grup Sex Yaptık..Kocamda Vardı…
Merhabalar benim adım Zerrin 27 yaşındayım. Eşim
sedat ise 31 yaşında ve 6 yıldır evliyiz.Ben müteasıp
bir ailede yetişmiş tutucu bir kadınım.Yada tutucu bir
kadındım.Sedatın aileside bizimkiler gibi müteasıptır.
Altı yıllık evlilik hayatımızın ilk beş yılı müddetince sedatla cinsel hayatımız standartları aşmadı.Tabular
çerçevesinde bildik pozisyonların dışına çıkmayan
sıradan bir ilişki.Beşinci yılın sonunda eşim uzaktan
akrabası olan Ali ile ortak bir iş kurdu ve hayatımız
değişmeye başladı.Önce bulunduğumuz şehirden
İstanbula taşındık daha sonra maddi imkanlarımız daha öncede iyi olmasına rağmen bu işle birlikte
standartların epey üstüne çıktı.Bu değişikliklere
paralel olarak sosyal hayatımız iyice renklendi.Hem
ailelerimizden ve akraba çevremizden uzak olmamız
hemde maddi imkanlarımızın geniş olması nedeniyle
sık sık yemeklere barlara gider olmuştuk.Gece gezmelerimizde genellikle sedatın ortağı Ali ve eşi
Fatoş,onların sayesinde tanıştığımız Tolga ile eşi
Mine ve Sinan ile eşi hülya oluyordu.Bu yaşıma kadar
içkinin tadını bilmeme rağmen akşamları azda olsa
içer olmuştum.Kapalı olmasamda fazla açık
giyinmeyen ben mini etekler askılı bluzler giymeye başlamıştım.Bu değişikliklerde eşim sedat kadar
ortağı Ali ve eşi Fatoşunda etkiside vardı.Derken
sedat eve birde bilgisayar getirdi.Geceleri geç saatlere
kadar bilgisayarda çalışıyordu.Ara sıra bilgisayarda
sex sitelerine girdiğinide farkediyordum ama
görmemezlikten geliyordum.Zamanla bende evde yalnız olduğum vakitlerde internete girmeye
başladım.Sedatın girdiği adresleri takip ederek siz ve
sizinki gibi sitelere girmeye başladım.Bu olay bizim
sex hayatımıza renk katmaya başlamıştı.Artık
değişik pozisyonlarda sevişiyor oral
sexyapıyorduk.Birgün sedat bana arkadan ilişki kurmayı teklif etti şiddetle reddettim.O zaman bu
kadarı benim için fazlaydı.Tartıştık ve konu
kapandı.Ancak Sedat sürekli fantaziler üretiyor bana
başka başka isimlerle özelliklede arkadaşlarımızın
eşlerinin isimleriyle hitap ediyordu.Bir gün bana başka
bir erkekle sevişmek isteyip istemediğimi sordu başımdan kaynar sular döküldü. İlk Kez Grup Sex
Yaptık..Kocamda Vardı…Büyük bir tartışmadan sonra
bir iki gün konuşmadık.Konuşmadığımız o günlerde
Fatoş bana gündüz oturmasına geldi.Konu kavgamıza
geldi Fatoş bana sedatın konuyu kendisine ve Aliye
anlattığını söyleyerek eş değişikliğinin normal olduğunu geri kafalı olmamam gerektiğini falan
söylemeye başladı.Hem sedatın mahrem sırlarımızı
başkalarına anlatmasına hemde eş değişimi gibi bana
yabancı ve ters kavramları önermesinden dolayı
Fatoşlada tartıştım ve gitti.Ancak takip eden günlerde
sedatla aramız iyice soğudu.On gün kadar devam eden bu günlerin sonunda nihayet bir akşam dışarı
çıktık.Bahsettiğim arkadaşlarla birlikte önce yemeğe
oradanda bir bara geçtik.O gece Fatoş bana sanki
aramızda hiçbirşey olmamış gibi sıcak
davrandı.Utanmıştım ondan özür diledim bana önemli
değil yarın uğrarım konuşuruz dedi.Dikkat ettiğim diğer bir konuda masada çiftlerin birbirlerinin eşleriyle
olan samimiyetleriydi. O güne kadar olaya bu gözle
bakmadığımdan hiç dikkatimi çekmemişti.Nitekim
Fatoş ertesi gün geldi ve bana kendilerinin üç çift
olarak onbeş günde bir grupsex yaptıklarını itiraf
etti.Eşlerininde rızasıyla olduğu için bunun ihanet sayılmayacağını anlattı.Ayrıca sedatında bunu
bildiğini fakat kesinlikle sedatla bir ilişkilerinin
olmadığını söyledi.Ben ise ona bunu yapamıyacağımı
kendi hayatlarının beni ilgilendirmediğini
söyledim.Fatoş ısrarcı olmadı ve konuyu
kapattı.Bunu takip eden birkaç gün sedatla aramızdaki soğukluk yine devam ediyordu.Bu
günlerde ben boşanma dahil tüm alternatifleri
düşünüyordum.Bir akşam sedatla otururken nihayet
konu açıldı. sedat beni sevdiğini ancak değişik
fantaziler yaşamak istediğini anlattı.İnternette
sitelerdende örnekler vererek bunun aramızdaki ilişkiyi yıkmayacağını aksine güçlendireceğini söyledi.O
akşam düşüneceğimi söyledim.Ertesi gün çok
düşündüm ayrıca sedatın bahsettiği sitelerdeki daha
önceleri sadece hayal ürünü zannettiğim şimdi ise
enazından bir kısmının gerçek olduğuna inandığım
hikayeleri okudum.Eğer kabul etmezsem sedatı kaybedebileceğiminde farkındaydım sonuç olarak
akşam sedata tamam dedim ve o gece yaklaşık on
gün birlikte olmamamızında etkisiyle müthiş bir
sevişme yaşadık.Ertesi gün sedat beni telefonla
arayarak akşam Minelerin yazlığına gidiyoruz
dedi.Beni öyle bir heyecan bastıki anlatamam.Hemen ağda yapıp kıyafetler denemeye başladım.Akşam
saatleri yaklaştığında heyecandan ne yapacağımı
bilemez haldeydim.En az sekiz kıyafet
denedim.Akşam üstü sedat aradı ve bir saate kadar
hazır olmamı Ali ve Fatoşla birlikte beni alacaklarını
söyledi.Nihayet geldiler ve Silivrideki yazlığa doğru yola çıktık.Yolda konu hiç açılmadı oraya gittiğimizde
Sinan hülya Mine ve Tolga bahçeye masayı
hazırlamışlar mangalı yakmışlar bizi bekliyorlardı.
Herkezin gayet normal davranmasına rağmen ben
kimsenin yüzüne bakamıyordum.Yemek yenildi içkiler
içildi ben normalden fazla içmeme rağmen heyecanımdan hiçbirşey kaybetmemiştim.Sonunda
Mine evet gecenin prens ve prensesi kimleri seçiyor
dedi.Kıpkırmızı oldum kalbim duracak gibiydi
yanımda bulunan hülya sakin olmamı ve bunun bir
eğlence olduğunu söyledi.Fakat ben yinede sakin
olamıyordum Tolga zerrinin sesi çıkmıyor sedat önce sen dedi sedat Fatoşu elinden tuttu yanıma gelip
kulağıma seni seviyorum dedi dudağıma bir öpücük
kondurup Fatoşla birlikte eve girdi.Ben hala
konuşamıyordum bu arada Mine içeri gidip elinde bir
deste kağıtla geldi ve zerrini zorlamayın dedikten
sonra erkeklere büyük çeken prensesi alır dedi. Ali,Tolga ve Sinan birer kağıt çektiler büyük kağıdı
çeken Sinandı.Sinan elimden tutup beni kaldırdı ve
ikinci kattaki büyük yatak odasına götürdü.Odaya
girdiğimizde neredeyse kalbim duracaktı.Sinan kapıyı
kapatıp arkamdan bana sarılıp ensemi boynumu ve
kulak memelerimi öpmeye başladı.En çok haz aldığım kulak memelerimi emmesi beni ateşlemişti.
Bunun farkına varan Sinan kulak memelerimi hiç
bırakmaksızın emerken bir elini bluzumun içine
sokarak memelerimi okşamaya diğer elinide eteğimin
altından sokarak amımı okşamaya başladı.Hayatımda
bekarlığımda dahil sedattan başka hiçbir erkekle beraber olmadığımdan en mahrem noktalarımda
dolaşan bu yabancı erkek eli ve dudakları beni
anormal heyecanlandırmıştı. İçimde anlatamıyacağım
fırtınalar kopuyordu.Sinan benim yüzümü kendisine
çevirerek dudaklarımdan öpmeye başladı deminki
heyecanım yerini değişik heyecanlara bırakmış dillerimiz biribirimizin ağzında deli gibi
öpüşüyorduk.Artık kocamı, diğerlerini,tabuları
unutmuş sadece Sinanın beni biran önce sikmesini
istiyordum.Sinan ayakta beni bir yandan öperken bir
yandanda soyuyordu. Bluzum sütyenim eteğim
kilodum derken ilkkez bir yabancının önünde çırılçıplak kalmıştım.Bende Sinanı soymaya
başladım ve nihayet oda çırılçıplak kaldı.Sinan beni
sırtüstü yatağa yatırıp dudaklarımdan başlayıp
boynumu memelerimi göbeğimi ve bacaklarımı öperek
amımı yalamaya başladı.Hayatımda ilk kez bir
erkeğin dudaklarının her yerime değmesinin etkisiyle olsa gerek daha amıma dudaklarını değdiği anda
orgazma ulaştım.Sinan bunu hissetmesine rağmen
yalamaya devam edip üstümde ters döndü ve 69
pozisyonuna geldik.Kocamınkinden hiçbir farkı
olmamasına rağmen kocamınkini sadece o istiyor
diye yalayan ben bu yabancı aleti iştahla yalamaya başladım.Artık ikimizde coşmuştuk bu esnada ben
ikinci orgazmımı henüz yaşamıştımki Sinan ağzıma
boşalmaya başladı.Hemen çıkarmak istedim ama
Sinan zorla bastırarak yutmamı söyledi.Porno
sitelerde gördüğümde bundan hep iğrenmeme rağmen
boğazımdan akan bu ekşimsi sıvıyı yutarken acayip bir haz aldım.Sinan yanıma uzandı konuşmadan bir
süre uzandıktan sonra beni kaldırıp odada bulunan
duşa götürdü.Suyun altında ayaktaydık yine
öpüşmeye başladık ben tekrar heyecanlanmaya
başladım fakat Sinanın aleti henüz küçüktü önünde
diz çöküp üzerimizden sular akarken aletini ağzıma alıp yalamaya başladım.Bir süre sonra ağzımda
büyüdü şimdi akan bir dondurma gibi toplarından
başlayıp kafasına doğru iştahla yalıyor bu aleti içime
almak için sabırsızlanıyordum. Sinan beni ayağa
kaldırıp kucağına aldı yine kulak memelerimi öpmeye
başladı beynim zonklamaya başlamıştı kucağından indirmeden beni içeriye odaya götürüp sırtımı dolaba
dayadı aletini deliğimin hizasına getirip yasladı
bacaklarımı kalçalarına dolamış kendimi ona doğru
itiyordum o ise hiç acele etmiyordu bana söyle
istiyormusun dedi evet dedim fakat o bana ne
yapmamı istiyorsun dedi lütfen dedim yine ısrarla ne yapmamı istiyorsun dedi beni adeta yalvartıyordu
artık utanmayı falan unutmuştum ne olur içime gir
dedim bana tekrar ne yapayım deyince iyice koptum
ve sik beni parçala deyiverdim.Sinan birden içime
öyle bir yüklendiki çocuğum olmadığından zaten dar
olan amım parçalanıyor zannettim.Bir çığlık bastımki bence evdeki herkez duymuştur.Sinan beni dolapla
arasına almış deli gibi içime girip çıkıyordu şimdi acı
geçmiş vücudum zevk dalgalarıyla sarsılıyordu.Acı
ve zevkle onun boynunu ısırmış ve
morartmıştım.Beni kucağından indirip arama yapan
polis gibi ayakta yüzümü dolaba çevirip ellerimi kaldırıp dolaba yasladı ve arkamdan sarılıp aletini
amıma yerleştirdi.Ben tam anlamıyla ona teslim
olmuş bulutlarda uçuyordum birkez daha boşaldım
çok geçmeden içimden çıktı pozisyonunu hiç
bozmadan kalçalarımın üzerine sürtünerek oda
sırtıma boşaldı.Tekrar duşa girip toparlandık duştan çıkınca Sinan beni elimden tutup kapıya yöneldi ve
bana gecenin prensesini diğerlerine bırakayım
dedi.Ben dönüp üstüme bir şeyler almak isteyince
kendini rahat bırak dedi.Çırılçıplak aşağıya inmeye
başladık sanki kocammış gibi Sinandan
utanmıyordum ama diğerleri görecek diye elimle apışaramı tutuyordum.Sinan bunu farkedince elimi
çekip lütfen rahat ol tadını çıkar başka birşey
düşünme dedi.Aşağıda büyük salonda sadece Aliyle
Mine vardı koltukta yanyana oturmuşlar hem
öpüşüyorlar hemde birbirlerine elleriyle masturbasyon
yapıyorlardı.Bizi görünce bıraktılar Ali gülümseyerek bana zerrin muhteşem bir vücudun var dedi ben yine
gayri ihtiyari önümü kapatmaya çalışınca Mine bunda
utanılacak ne var gel buraya diyerek kenara kaydı ve
Aliyle ikisinin arasında bana yer açtı.İkisinin arasına
oturur oturmaz Ali dudaklarıma yapışıp öpmeye
başladı.Ben Aliyle öpüşürken Sinan önümüzde diz çökmüş bir eliyle benim bir eliyle Minenin amını
parmaklıyordu.Yine ateşlenmeye başlamıştımki Mine
göğüslerimi öpmeye başladı.Şaşkındım lezbiyen ilişki
bu güne kadar aklımdan bile geçmemişti.Ancak artık
yırtılmıştım.Hi&cced
il; kimseye ve hiçbirşeye itiraz gücüm yoktu kendimi zevk deryasına bıraktım.Az sonra Ali beni sırtım ona
dönük şekilde kucağına oturtup sikmeye
başladı.Sinanda hemen yanı başımızda Minenin
kafasını koltuğa yatırıp benim şaşkın bakışlarım
altında götünden sikmeye başladı.Çok şaşırmıştım
ben o aleti önüme zor alırken Mine hiç zorlanmadan arkasına almış ve inlemeye başlamıştı.Bu esnada
Sinan uzanıp beni öpmeye başladı harikaydı bir
yandan Sinan gözümün önünde Mineyi götünden
sikiyor ve beni öpüyor diğer yandan Ali ellerini
dolamış memelerimi sıkıyor ve beni sikiyordu.Bu
esnada ben bulutlarda uçuyorken Sinanın dudaklarımı bırakıp çekilmesiyle karşı kanepede sedatı
gördüm.Koltuğa oturmuş Fatoşta önünde diz çökmüş
onun sikini yalıyordu.Kocamla göz göze geldik.Bu
kıskançlık bir yana beni inanılmaz coşturdu ve ardı
ardına orgazm olmaya başladım.İçerisi çığlıklarla
inliyordu. Ali beni kucağından indirip karşı kanepede kocamın kucağında sırtı bize dönük şekilde oturan
karısının arkasına yaklaştı ve onu götünden sikmeye
başladı.Fatoş şimdi kocamla kocası arasında kalmış
çığlıklar atıyordu.Nihayet peşpeşe herkes boşaldı ve
oturuyordukki içeriye hülya ile Tolga girdi.Gözlerim
faltaşı gibi açıldı çünki Tolganınki pornolardaki zencilerinki gibi kocaman bir şeydi.Onlarda oturdu
Mine hepimize şarap dağıttı ve içmeye başladık.
Gözüm istemeden ik**ebir Tolganın sikine
kaçıyordu.Minenin Sinanın aletini götüne bu kadar
rahat alması boşuna değildi demekki.Hepimiz
çırılçıplak oturuyorduk ve bu kimsenin umurunda değildi.Bende alışmıştım Fatoş ayağa kalkıp haydi
kızlar banyoya dedi hepimiz kadınlar olarak alttaki
büyük banyoya girdik.Mine bana hiç arkadan sikildin
mi diye sordu.Hayır deyince şimdi sıra kocamınkini
arkanda tatmana geldi dedi.Ben birden ürkerek
imkansız o koca şeyi nasıl alırım deyince hepsi birden gülerek beni aralarına alıp öpmeye yalamaya
başladılar.Bende onlara karşılık veriyordum dört kadın
birbirimizle sevişiyorduk birden ne zamandır içerde
olduğunu farketmediğim Alinin sesiyle irkildim Ali bize
size dört erkek yetmiyor galiba dedi.Fatoşda
kıkırdayarak ona zerrini arka bekaretini bozmaya hazırlıyoruz dedi.Hep beraber içeri girdik beni salonun
ortasındaki büyük bir sehpanın ortasına sırtüstü
yatırdılar.Mine elinde büyükçe bir bez parçasıyla gelip
gözlerimi bağladı.Ne yapıyorsun deyince kendini rahat
bırak uçuşa geçiyorsun dedi.Şimdi ben koca salonun
ortasında sehpanın üstünde gözleri bağlı bir vaziyette sırtüstü yatıyor üzerimde en az beş altı dudak
göğüslerimi boynumu bacaklarımı amımı memelerimi
yalıyor bir okadar elde her yerimi
okşuyordu.Duyduğum seslerden bazı kadınların diğer
erkeklerle sikiştiğini hissediyordum ama kim kiminle
hangisi ne yapıyor bilmiyordum ve açıkçası umurumdada değildi.Çünki ben o anda zevkten
uçuyordum.Bu esnada bacaklarımı havaya kaldırıp
sırayla içime girip çıkmaya başladılarBir yandan
öpülüyor bir yandan sırayla sikiliyor bir yandan
ağzıma veriliyordu.Tek tanıyabildiğim Tolgaydı. Hem
ağzıma verdiğinde hemde içimi parçalarcasına amıma girdiğinde anlamamama imkan yoktu. Öyle bir zevk
denizindeydimki o koca aletin verdiği acı bile benim
zevkime zevk katmıştı.Bütün bunlar olurken birisi
sürekli krem gibi birşeyle götümü
parmaklıyordu.Derken götümde bir değil iki parmak
olduğunu hissettim ve nihayet artık büyüklüğünden tanıdığım Tolga sikini amımdan çıkarıp götüme
yaslamaya başladı.Yavaş yavaş ittiriyor içime götüme
girmeye çalışıyordu.Fakat o zorladıkça acı
dayanılmaz bir hal aldı gözlerimden yaşlar gelmeye
başlamıştı.Yapmayın olmuyor çok acıyor diyordum
ama üzerimde en az sekiz on el kollarımı bacaklarımı tutmuş hem okşuyorlar hemde beni sıkı sıkı
tutuyorlardı.Adeta tecavüze uğruyordum.Ağzımı
kapamalarına rağmen çığlıklarımla oda yankılanıyordu
kafasının girdiğini hissetmiştim ama devamı imkansız
gibiydiki Tolga vazgeçti ve yerini hangisi olduğunu
bilmediğim bir başkasına bıraktı.Arka deliğimi yine kremlediler ve bu sefer bir başkası arkamdaki yerini
aldı.Buda acı veriyordu ama deminki gibi
dayanılmayacak gibi değildi.Ufak ufak derken alet
iyice götüme yerleşti bir süre öyle durduktan sonrada
gidip gelmeye başladı.Şimdi acı iyice azalmıştı bu
arada yine eller ve dudaklar heryerimde dolaşıyordu ağzımdada yine sikler vardı.Şimdi az evvelki gibi
sırayla beni götümden sikiyorlardı.Artık zevk almaya
başlamıştımki görmeme rağmen Tolganın sikini
götüme yasladığını hissettim yavaş yavaş derken
nihayet oda iyice yerleşti.Yine canım yanmıştı ama
bu ilk seferki gibi değildi.Biraz sonra oda içimden çıktı ve gözlerimdeki bağı çözmeden beni kaldırıp birisinin
kucağına oturttular o hemen aletini amıma yerleştirdi
başıma geleni anlamıştım birisi arka deliğimde yerini
aldı.Şimdi iki erkğin arasında tost olmuştum ve bir
üçüncüsüde sikini ağzıma vermiş yalatıyordu.Artık
acı falan yoktu sadece zevk vardı saatmi yoksa saatlermi geçti bilmiyorum beni yerde diz çöktürüp
ağzıma yüzüme memelerime boşalmaya
başladılar.Ben bitkin bir halde yerde yatarken
gözlerimi açtılar üstüm başım heryerim döl içindeydi.
Etrafıma baktığımda diğer kadınlarında döl içinde
olduğunu farkettim o zaman erkeklerin bu saate kadar nasıl dayandıklarını anladım hepsi en az iki üç sefer
boşalmıştı.Bu olaydan sonra bir hafta kadar
bacaklarım ve kıçım ağrıdı ama artık alıştım ve
onbeş günde bir dört çift sexi doyasıya yaşıyoruz.
Herkese mutluluklar…

Alıntıdır.

YASAK AŞK 2

Sabah gözlerimi zor açtım. Alarmin sesi kulaklarımı sağır ediyordu. Zar zor kendimi yataktan kaldırıp, yatağımın kenarında duran bir bardak suyumu içtim. Gözlerimi hafifçe açıp kapattım, gerçekten çok mayhoş hissediyordum. Uyuyamamıştım, bir sağa, bir sola dönüp durmuştum sürekli.
Ayağa kalkıp, banyoya gittim. Saçlarım dağılmıştı. Önce tarakla saçımı taradım. Gözlerimin altı şişmişti uykusuzluktan. Dişlerimi firçalamaya başladım. O sırada kendimi süzdüm aynada. Spor yapmaya gitmem faydalı olmuştu.
1.60 boyunda, 68 kilo, buğday tenliydim. Gözlerimse ela ve bal karışımı bir renkteydi, Güneşte farklı, gece farklı gözüküyordu. Kocam gözlerimi özellikle seviyordu. Saçlarım normalde siyahtı ama kısa bir süre önce sarıya boyamıştım. Sokakta gezerken, erkekler beni süzerlerdi. Alımlı ve bakımlı biriydim. Ancak, bir şeyler canımı sıkıyordu sanki. Dün geceden beri aklımda olan tek şey o hikayeydi. Rüyama bile girmişti. O anları resmen yaşamış, kendimi o kadının yerine koymuştum rüyamda. Kocam gece gelmese belki sabaha kadar okurdum.
Dişlerimi de firçaladıktan sonra ağzımı temizleyip gidip kocami uyandırdım. Zar zor kalktı. Üstüme tişörtüm, altımda pijamam vardı ama esk**en bu halimi bile görse sabah öper, koklar, hiçbir şey yapmıyorsa göğüslerimi okşar öyle kalkardı. Şimdi hiç öyle davranışları kalmamıştı. Yavaşça yataktan kalkıp, üzerini değiştirdi. Dişlerini bile firçalamıyordu artık. Onu uyarmama rağmen bir süre sonra hep aynı şeyi yapıyordu.
Oğlumun odasına gittim ve onu da kaldırdım. Gariban yavrum zar zor kalkıyordu, daha güneş çıkmamışken okula gidiyordu. Onun gözlerindeki işıltı, herşeye değerdi. Bu yüzden onu çok seviyordum.
Herkes hazırlanmaya başlayınca ben de mutfağa gittim. Kahvaltı
hazırlamaya başladım. Yumurta haşlarken, bir yandan da kahvaltılıkları diziyordum masaya. Çatalları ve bıçakları hazırlarken yanlışlıkla elimden kaydı ve düştü. Metallerin birbirine çarparken çıkardıkları ses, mermere vurmaları ile birleşince evde gürültü koptu resmen.
“Ne oluyor?” dedi eşim, içeriye gelerek.
“Bir şey yok, elimden kaydı.” dedim.
Yüzüme bir süre bakıp, sakarya escort başını iki yana sallayarak içeri gitti tekrar. “Bugün aklın başka yerde galiba.”
Evet öyleydi.
Dikkatimi veremiyordum. Yattığımdan beri aklımda tek bir konu vardı. İçimde sanki bir kor alevlenmişti, külleri her tarafa dağılmıştı. Neden böyle oldum anlamamıştım. İçim gidıklanıyordu düşündükçe. Gerçekten çok farklıydı. Kahvaltı sofrasını kurduktan sonra çayları doldurdum. Hepsi de oturunca, yemeye başladık. Ama boğazımdan geçmiyordu, lokmaları teker teker ağzıma atıyordum. Sabirsizdim. Canım hiçbir şey yapmak istemiyordu, sadece hikayeye devam etmek istiyordum. Herkes gidince, dün geceden farklı olarak ev boş olacaktı. Bu durum, içimi daha da kıpır kıpır bir hale getiriyordu.
Onlar yedikten sonra, kocam kalkıp paltosunu giydi.
“Akşam görüşürüz.” dedi ve kapıya doğru yöneldi. Bir öpücüğü bile çok görüyordu artık.
Çocuğuma baktım, oğlum ne güzel de gülüyordu. Onunla biraz şakalaştıktan sonra ona montunu giydirip, sırtına çantasını taktım. Servisi neredeyse gelmek üzereydi.
Onu yolcu etmek için aşağı inmeliydim. Üzerime paltomu giyip, önümü kapattım. Aşağı indikten sonra birkaç dakika bekledik ve servis geldi. Oğlumu öptükten sonra servise bindirdim ve uğurladım. Arkasından el salladım. Beni çok mutlu ediyordu.
Hızlıca eve girdim, içim ürpermişti. Hava soğuktu. Evim ise mis gibi, sicacıktı. Eve girince paltomu çıkarıp, astım. Hemen odama gittim. Telefonumu alıp yatağıma uzandım. Yastığı ikiye katlayıp boynumun altına yerleştirdim. Bu şekilde çok rahat bir şekilde okuyabilirdim. Hemen eski hikayeyi bulmaya çalıştım. Birkaç dokunuştan sonra gördüm, oradaydı. Sabırsızlıktan ellerim titreyecekti neredeyse.
Çok korkuyordum. Siki çok islanmıştı, hem kadınlığımın hem de ağzımın suları ile kayganlaşmıştı. Buna emindim ama daha önce duyduklarım hiç de iç açıcı şeyler değildi. Gerçi bir yerden sonra zevk aldığını söylüyordu herkes ama bilmiyordum. Öğrenmeme de çok kalmamıştı gibi geliyordu.
“Bekle! Lütfen! Hiç yapmadım diyorum!” diye haykırdım. O sırada saçlarımdan tutup başımı escort sakarya kendine doğru çekti. Acıyla inledim. Vücudumu iyice yükselttim, kollarım iyice gerilmişti. Kalçamı mecburen daha da dikeltmek zorunda kaldım. Acı, vücudumu esir alırken gözlerim kapanmıştı.
“Kes sesini fahişe! Bu gece ne dersem yapacaksın!” dedi ve eliyle kalçama sert bir tokat attı. Diğer eli ile tuttuğu saçlarımı biraz daha çekti ve başım ona doğru yaklaşınca daha da inledim. İtaat etmekten başka bir çarem yoktu. Çok canım acıyordu. En sonunda yapmam gerekeni anladım. Kalçamı ona doğru hafifçe bastırmaya başladım. Sikinin başını, bakireliğini hala koruyan küçük deliğimde hissedebiliyordum. Hafiften bir inleme sesi duydum dudaklarından, hissetmişti. Bu hissi o da seviyordu.
“Çok güzel, uslu kız ol böyle…” dedi ve diğer eli ile kalçama bir tokat daha atıp saçlarımı bıraktı. Başım öne doğru düştü. Gözlerimi kapatıp, olacaklara kendimi hazırlıyordum. Belini bana doğru ittirdiği anda, minik kara deliğimdeki o baskı daha da arttı. Kendimi ister istemez sıkıyordum.
İki eliyle de kalçalarımı sıkıca kavradı. Parmaklarının etime uyguladığı baskıyı hissedebiliyordum. Kendini bana doğru bastırdığında, küçük deliğim resmen onu içeri almamak için direniyordu. Sikinin başı, orada durmuştu. Ancak o devam ediyordu, daha da kendini bana bastırırken elleriyle sıkıca tuttuğu kalçalarımdan da beni kendine doğru çekti. O anda, minik deliğimin artık direnemediğini hissettim ve o keskin acıyı yaşadım.
“Aaaahh! Dur! Yavaş! Ohhh…” Nefes alışlarım hızlanmıştı. “Dur! Yalvarıyorum, çok acıyor. Iihhhh!” deli gibi inliyordum, sesimi kontrol edemiyordum. Sikinin başı bile girmemişti henüz, sadece ucunun bir kısmı girmişti. Ancak bu acı… Bunun bir tarifi yoktu. Kocama bekaretimi verirken bile bu kadar acı hissetmemiştim.
O anda yavaşladı. Gerçekten de rahatlamıştım. Daha rahat nefes alıp vermeye başladım. Ucunun içeride olması, biraz da olsa alışmamı sağlamıştı. Başım öne eğikken, saçlarım görüşümü tamamen kapatıyordu. Gözlerimi hafifçe araladım ve başımı kaldırdım. Çok acımıştı.
“Sen kiminsin?” sakarya escort bayan diye sordu sert bir ses tonuyla.
“Seninim!” diye cevap verdim. Ve o anda yapacağını yaptı. Bir anda içime kökledi. Kaçmak için manevra yaptım ama nafileydi, kalçalarımdan beni sıkıca kavramış olduğum yere mıhlamıştı. Kendini de bana daha çok bastırırken, tüm gücüyle içime zorlamıştı. İlk başta giren başını hissettim, daha sonra sikinin damarlarının atışını, minik kıçımın aşama aşama parçalanmasını hissettim. Deli gibi inliyordum. “Aaahhh! Hayır! Lütfen! Oh!! Acıyor!!! Lütfen! Yalvarırım dur! Dayanamayacağım galiba! Yapamam! Lütfen!” inliyor, bağırıyordum. Ama aldırış etmeden içime girmeye devam ediyordu. O kadar hızlı oluyordu ki, sanki geçen her saniye bir ömür gibi geliyordu. Gözlerim kararmış, resmen başım dönmeye başlamıştı. Kollarımın güçsüzleştiğini hissettim, acıdan bayılacaktım galiba. Hafiften gözlerim kararırken, öne doğru düştüm. Bu yaptığımla aslında onun işini kolaylaştırmıştım. Kalçam daha da yukarı çıkmış, onun içime girişini kolaylaştırıyordu.
Kasıklarının, kalçalarıma değdiğini hissettiğimde ise öleceğimi düşünmeye başladım. “Aaah! Lütfen! Çok acıyor!”
Sağ elini kalçamdan çekip sıkıca bir tokat attı. Resmen ileri doğru sarsılmıştım, az kalmıştı. Bayılacağımı hissediyordum. Beynim uyuşmuş, sanki vücudum karıncalanmıştı. Böyle bir hissi hayatım boyunca yaşamamıştım. Deliriyordum, acıdan kıvranıyordum ama beni yatağa mıhladığı için hareket etme şansım bile yoktu.
“Al hepsini! Benimsin! Bakire götünü aldım! Herşeyini bana vereceğini söylediğimde ciddiydim! Yalvar!” dedi sertçe.
Gözüm resmen kararmış, bulanıklaşmıştı herşey. Kendimi mayışmış hissediyordum. O sırada sol kalçama güçlüce bir tane geçirdi. Yine öne doğru savruldum ve beni geri çekti, içime yine tamamen girmişti.
“Ahh!”
“Orospu! Yalvar!” diye bağırdı.
“Ahhh! Lütfen! Sik beni! Sahibim! Sik beni! Parçala götümü!”
Yapiyordu da zaten…
Nefesim hızlanmış, kalbim duracak gibiydi. Sol elimi telefondan çekip, bacak arama götürdüm. Pijamamın içine soktum usulca, iç çamaşırımın da içine girip kadınlığımı bulduğunda parmağım sırılsıklam olmuştu… Çok islanmıştım. Hızlıca pijamamı ve tişörtümü çıkardım. Sicaklıyordum… Oda birden sıcak olmuştu. Hafifçe kendimi okşamaya başlarken, nefesim hızlanıyordu. Allah’ım… Bana ne oluyordu böyle…