Prezervatif Sattığım Müşteriye Prezervatifsiz

Prezervatif Sattığım Müşteriye Prezervatifsiz

ALINTI

Merhabalar. Bundan 3 yıl kadar önce idi, o zaman Ankara Kavaklıdere semtinde bir süpermarkette çalışıyordum, kasiyerlik yapıyordum. Bizim markette prezervatifler kasada satılıyordu. Koray’la tanışmamız bu sayede oldu zaten, çalıştığım bir gün geldi, sadece OK marka 10’luk kutulardan 1 tane aldı gitti. İki gün sonra yine… Bu böyle devam etti, her iki güne bir geliyor, bir 10’luk OK alıyor ve gidiyordu. Hoş görünümlü, atletik yapılı, top sakalı ve güler yüzü ile etkileyici bir tipti gerçekten. Bir haftadan sonra artık o hiç marketin içine girmiyor, direkt benim kasama geliyor, ben de istediğini uzatıyordum, parasını ödeyip gidiyordu. İkinci haftadan itibaren merhabalaşmaya başlamıştık. Ancak sekse olan ilgimden olsa gerek, bu kadar prezervatifi ne yaptığını çok merak etmeye başlamıştım.

Yine gelmişti, kasamın yakınlarında kimseler yoktu. Merakımı gidermeliydim, “Sana bir şey sormak istiyorum…” dedim. “Tabi ki, sor!” dedi. “Bu kadar prezervatifi ne yapıyorsun?” dedim. O da tek kelime ile cevapladı, “Kullanıyorum!” dedi. “Oha!” demişim farkında olmadan, zira o güne kadar birlikte olduğum hiçbir erkek bir iki gecede 10 kez yapmamıştı. Aklımdan bunları geçirirken, o çoktan gitmişti. Ama iki gün sonra yine gelecekti biliyordum. Ve geldi de, herzamanki gibi alacağını aldı. Giderken bana, “Akşam kaçta çıkıyorsun?” diye sordu. “18:00’de.” dedim. “Peki!” dedi ve gitti. Akşam çıkış saatinde marketin karşısındaki yolda idi. Merhabalaştık. İzin verirsem benimle konuşmak istediğini söyledi, kabul ettim. O sıra erkek arkadaşımdan yeni ayrılmıştım zaten. Benden hoşlandığını ve haftalık tatilimde onunla bir akşam yemeğine çıkıp çıkamayacağımı sordu. Tereddütsüz kabul ettim.

Cuma akşamı 19:00 gibi buluştuk. Beni Çankaya’da bir restorana götürdü. Oldukça lüx bir restorandı, sonradan öğrendim Ankara’nın en lüks mekanlarından biriymiş (rezervasyonsuz kimseyi almıyorlarmış). Güzel bir yemek yedik. Yemek sırasında sohbet ediyorduk. Öylesine tatlı dili vardı ki, bir yemek süresince benim hakkımda her şeyi öğrenmişti. Bense sadece onun adını ve özel bir hastanede çalıştığını biliyordum, hepsi o kadar. Bir yemek sohbetinde nasıl bu kadar kendimi anlattığımı bilmiyorum, ki çok konuşan biri de değilimdir aslında. Neyse yemek bitti, “Biraz eğlenmeye ne dersin?” dedi. Ne diyebilirdim ki? Beni acayip derecede etkilemişti. Hemen kabul ettim ve “Nereye gideceğiz?” dedim. “Tabiki senin gibi güzel biriyle gidebileceğim yer de güzel olmalı!” dedi. “Yani?” dedim. “Elbette ki klüp S…!” dedi. Dediği yere daha önce gitmiştim, çok güzel bir mekandı, girmek için araya arkadaş filan koymuştuk, her gelenin girebildiği bir yer değildi orası. “Tamam!” dedim, çıktık…

Bir taksiye bindik ve doğru klübe gittik. Kapıdaki Bodyguard karşıladı bizi ve “Ağbi hoş geldin, ne zamandır yoksun!” dedi. “İşlerim vardı…” dedi, içeri geçtik. Barmene bir şeyler söyledi. Barmen de, “Her zamankinden mi?” dedi. “Evet!” dedi. İçkilerimizi aldık. O güne kadar içtiğim en tatlı içki idi diyebilirim, Malibu idi sanırım, ananas suyu ile. İlk içk**en sonra dans etmeye başladık. Kendimi ona öyle bastırıyordum ki, onu tahrik etmek ve okadar prezervatifi gerçekten kullanıp kullanmayacağını görmek istiyordum artık. Epeyce bir süre orda kaldık. Sonra beni evime getirdi. Ben acayip derece sarhoştum. İçeri geçtim, üzerimi değiştirdim, askılı bordo saten geceliğimi giydim ve onun yanına geçtim, “Seni istiyorum!” dedim. Salonda dans ettiğimizi hatırlıyorum en son ve öpüşüyorduk, sonra ben sızmışım.

Sabah yatağımda uyandım. Yanımda değildi. Gitti diye üzülmüştüm, onunla sevişemediğime yanıyordum. Ama salona geçtiğimde bütün neşem yerine geldi, kanepede uyuyordu. Üzerindeki pikeyi çektim ve yere serdim. Sonra bokserini indirdim, yarağı sönük vaziyette yatıyordu. Yarağını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Kısa sürede gözlerini açtı ve beni yukarı çekerek sevişmeye başladık. Dudakları dudaklarımı yakıyor, elleri bütün vücudumda geziyordu. Göğüslerimi, kalçalarımı, her yerimi okşuyor ve seviyordu. Sonra beni yere uzattı, kulak memelerimden başlayarak yarım saat boyunca her yerimi yaladı, emdi. Beni çıldırtıyordu resmen. Sonra 69 olduk, ben onu emiyordum, o da beni emiyor ve bir parmağı ile arka deliğime masaj yapıyordu. Çok güzel bir histi. Onu içime almak için kuduruyordum, “Hadi gir artık içime!” dedim. “Peki!” dedi, ayağa kalktı ve ceketinin cebinden prezervatif çıkardı, bana uzattı takmam için. Ben de prezervatifi fırlatıp attım, “Tenini hissetmek istiyorum!” dedim. “Peki!” dedi ve üzerime doğru geldi…

Öylesine sakin, yumuşak hareketlerle girdi içime ve ileri geri hareket etmeye başladı. Ben, “Daha hızlı!” dedikçe hızlanıyordu. Gittikçe hızlandığında, ben artık zevkten uçuyordum resmen ve kasılarak boşaldım. Ben boşalmama rağmen o hızla gidip gelmeye devam ediyordu. Ben tekrar orgazm olmaya başladım, ilkkez üst üste boşalıyordum. Hissettiğim rahatlama dayanılmazdı. Sonra beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve arkama geçip bu şekilde tekrar girdi amıma. Hızla girip çıkıyor amıma, aynı anda parmağıyla göt deliğime masaj yapıyordu. Ne istediğini anlamıştım, götümü sikmek istiyordu, ama sonra diye düşünerek anlamazlıktan geldim, çünkü o anda amımın sikilmesinden aldığım zevk dayanılmazdı. Bu şeklide devam ederken iyice hızlandı ve “Geliyorum!” diye haykırdı. Ben de, “Korunuyorum, içime boşal!” dedim. Gerçekten de öyle idi, korunuyordum. Ve içimde patladı. Döllerinin sıcaklığını içimde hissettiğimde ben de tekrar boşalmıştım. Çok güzeldi.

Yan yana uzandık, birer sigara yaktık. Sigaralarımız bitince kalkıp duşa girdik. Duş aldıktan sonra kahvaltıya oturduk. Kahvaltımız biter bitmez beni kucağına aldı ve yatağıma götürdü. Beni yatağa yüz üstü yatırıp, ensemden başlayarak, dili ile bütün vücudumu gezmeye başladı. Çılgın birşeydi, dilini öyle kullanıyordu ki, sanki değmekle değmemek arasında idi. Tüylerim diken diken olmuştu. Ensem, sırtım, kalçalarım, baldırlarım ve diz çukurlarım, oradan ayak bileklerim… Beni uçuruyordu. Heleki diz çukurlarıma geri çıktığında, belimde hissettiğim kasılmayı hiç unutmayacağım. Oradan götümün deliğine geldi, göt deliğimi yalıyor, dili ile baskı yapıyor ve aynı anda klitorisimi parmakları ile uyarıyordu. Çılgınca zevk alıyordum. Götüme parmağını hafifçe sokup, “Burdan izin var mı?” dedi. “Evet, ama ilk sen olacaksın!” dedim. “Peki!” dedi kalktı…

Komodinin üzerinden vücut kremlerimden birini aldı, karnımın altına iki yastık koydu. Önce dili ile göt deliğimi iyice uyardıktan sonra, bir parmağına krem sürüp, göt deliğimin içini ve etrafını güzelce yağladı. Sonra ikinci parmağını da götüme sokmaya başladı. Kremi devamlı takviye ediyor ve götümü alıştırıyordu. Yarağına bir prezervatif alıp taktı ve iyice kremledi. Sonra yarağının başını götüme dayadı. Götten ilk kez yapacaktım, arkadaşlarım acıdığını söylemişlerdi, korkuyordum, ama istiyordum da. Ve yüklenmeye başladı. Giremeyince, “Kendini sıkma, eğer istemiyorsan yapmayacağım!” dedi. “Devam et, istiyorum!” dedim. “Kendini sıkarsan canın acır, serbest bırakırsan ilk başta hafif bir acı hissedip sonra acımaz!” dedi. “Tamam!” dedim ve kendimi tamamen ona teslim ettim. Tekrar yüklendi. Evet başı girmişti. Öyle çok büyük bir yarağı yoktu, fazla kalın da değildi, ölçüleri idealdi yani. İlk anda hafif bir acı hissetim. “Çok acıyorsa bırakabilirim?” dedi. Ben de, “Hayır, devam et!” dedim.

Sakin ve yavaş hareketlerle götümde ilerliyordu, bir yandan da devamlı olarak klitorisimle oynuyor, beni iyice azdırıyordu. Sonunda köküne kadar sokmuştu. Bir süre bekledi ve ileri geri hareket etmeye başladı. Evet, korktuğum kadar acımadığı gibi, üstelik bana da zevk veriyordu. Uzunca bir süre götümü sikmeye devam etti, sonra yarağından prezervatifi çıkartıp, çıplak yarağını tekrar amıma soktu ve hızla gidip gelmeye başladı. Amıma hızla pompalarken, başparmağını götüme sokmuştu. Çok güzel bir histi, aynı anda iki deliğim de doluydu. Hızla pompalıyordu, kısa sürede ben yine boşalmıştım ve o yine amımı sikmeye devam ediyordu. Gittikçe hızlandı, hızlandı, hızlandı ve çok sert bir yüklenişle içimde patladı yine. Muhteşemdi. Sonra amımdan çıkıp yanıma uzandı.

Biraz dinlendik, bu arada yine birer sigara içtik. Sonra ben yarağını ağzıma alıp tekrar kalkana kadar emdim. Yarağı kazık gibi olunca üzerine çıkıp oturdum, amıma aldım. Yarağının üzerinde çılgınlar gibi zıplıyordum. Beni omuzlarımdan itti, tam dik olacak şekilde üzerinde oturuyordum. Belimden kavrayarak beni ileri geri sarsmaya başladı. Bu muhteşemdi ve hayatımda en kısa sürede ulaştığım orgazmımı, daha doğrusu orgazmlarımı yaşattı bana. 4 kez üst üste boşaldım bu şekilde ve bu toplam 10 dakika bile sürmemişti. Üzerinden indim ve “Hadi, şimdi sen istediğini yap!” dedim. “Emin misin?” dedi. “Evet!” dedim. Daha önceleri benden anal seks isteyenleri direk reddeden ben, şimdi ondan beni götümden sikmesini istiyordum. Hemen domaltıp geçti arkama, yine prezervatif taktı ve girdi götüme. Hem götümde gidip geliyor, hemde bana iltifatlar yağdırıyordu. Gittikçe hızlanan bir tempo ile götümü bir güzel siktikten sonra gelmek üzere olduğunu, göğüslerime boşalmak istediğin söyledi. Ben, “Tamam!” deyince, götümden çıktı, yarağından prezervatifi çıkarttı. Bu arada ben döndüm ve sırtüstü yattım, o da üzerime gelip göğüslerimin üzerine boşalttı döllerini.

Sıcak döllerini göğüslerimde hissetmek çok ayrı bir zevkti, bütün vücuduma sürdüm döllerini ve dinlenmeye başladık. Sonra beni kucakladı ve duşa götürdü. Önce her yerimi bir güzel yıkadıktan sonra, amımı yalayarak beni çıldırttı. Bu arada yarağı yine kalkmıştı. Beni sikmesini istiyordum, ellerimi duvara yasladım arkam ona dönük vaziyette. Yarağını amıma geçirdi ve gidip gelmeye başladı. Götümün deliğini de yine parmağı ile beceriyordu. Bitmek tükenmek bilemez bir enerjisi vardı. Beni orgazm ettikten sonra yarağını amımdan çıkarıp, yine götüme soktu. Ama bu sefer prezervatif takmadı. Götümde gidip gelmeleri çok hızlanmıştı. Götümü sikerken, “Uzun zamandır böyle bakire bir göt sikmemiştim!” diye inliyordu, “Çok güzel, çok dar, muhteşem!” diyordu. Ben de onu iyice tahrik etmek istiyordum, “Sik erkeğim, istediğin kadar sik, istediğin zaman sik!” diye inliyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı, onun 4. seferi idi, ama benim 10 çoktan geçmişti. Götümün içine boşaltmıştı lavlarını…

Beni banyoda biraz yalnız bırakmasını istedim, çişim gelmişti çünkü. Yarağını yıkayıp çıktı. Ben de rahat rahat çişimi yapıp, tekrar duş aldım ve banyodan çıktım, yanına gittim. Hiç halim kalmamıştı, “Biraz dinlenmem lazım!” dedim ve göğsüne başımı koyup yattım. İki saat kadar uyumuşum. Onun dudaklarını amımın dudaklarında hissedince uyandım. Amımı uzunca yaladıktan sonra, yine amımı sikmeye başladı. Hızla gidip geliyor, beni yine uçuruyordu. Ben tekrar orgazm olmuştum. O da gelmek üzere iken amımdan çıkıp, yarağını ağzıma getirdi, emmemi söyledi. Emmeye başladım. Biraz sonra ağzıma boşalmaya başladı. İlk kez bir erkek ağzıma boşalıyordu. Porno filmlerde bana iğrenç gelen şey, şimdi çok hoşuma gitmişti. Sonrasında biraz daha dinlendik, kalkıp birşeyler yedik ve tekrar yatağa geldik. O gün akşama kadar bu şekilde defalarca beni sikti. Eğer prezervatif taktırsaydım, bir kutuyu bitirdiği gibi, üstüne de 2 kez de prezervatifsiz sikmiş olacaktı. Akşam o gittiğinde ben pelte gibiydim, öylesine rahatlamıştım ve hafiflemiştim. Çılgın bir gündü.

İlişkimiz bir ay kadar sürdü. Bizim markette çalışan ve benim en samimi olduğum Necla’ya her şeyi anlatmıştım. Necla’nın Koray’a yavşadığını gördüm. Bu duruma Koray da pek ses etmiyordu. Bunun yüzünden Koray’la kavga ettim ve gitti. Gidiş o gidiş, birdaha da gelmedi.

Şu anda başka birisiyle evliyim. Kocamla birbirimizi seviyoruz, ama seks konusunda onun gibi değil. Bir şey daha itiraf edeyim, kocama bile götten vermiyorum, ilk Koray sikti götümü ve eğer bir gün onu görürsem, resmen yalvaracağım beni götümden sikmesi için.

[Nilgün]

Taksici İsmet 21-25 Bölüm

Taksici İsmet 21-25 Bölüm
Taksici İsmet – 21
________________________________________
30 dakika sonra bayanlar bellerinde havlu sarılı olarak havuz başına gelip şezlonglara uzandılar.
Havluları çıkarıp anadan doğma serildiler.. Murat onlara içki servisi yaptıktan sonra, diz çöküp eşimin amını yalamaya başladı bir yandandan Mukkades in amını parmaklıyordu. Arada bir yer değiştiriyordu. Kadınlar sadece gülüşüyordu.
Eşim ile Mukkades iyi bir ikili oluşturmuşu.

Diğer gürcülerde havuzdan çıkıp şezlonlara uzanıp onları izlemeye başladılar.

Kadınlar Murat ı şezlonga yatırıp aletini yalamaya başladılar. Biri boylu boyunca yalarken, diğeri yumurtalar ile ilgileniyordu. Prezervativi geçirip ilk Mukkades oturdu üzerine. Eşim ise yüzüne oturdu ve kalçalarını ileri geri oynatıp , daireler çiziyordu.
Bu üçlüyü izlemek gerçekten hoştu. Gürcülere içki servisi yapıp hafif uzaktan onları izlemeye koyuldum. Eşimin bu hali çok hoşuma gidiyordu. Olgun bir kadındı, vücudu deforma olmamış yaşına rağmen gençleri kıskandıracak bir formu vardı.
Mukkades te onu aratmıyacak kadardı. Yüz güzelliği eşimden daha iyiydi. Ama eşimin yuvarlak kalçaları onda yoktu. Ayrıca arkadan yapınca eşim daha çok zevk veriyordu. Belk**e uzun yıllar arka kapının kapalı olması bunda bir etkendi. Ama neticede eşimin götü daha fazla zevk veriyordu bana. Bunu bizim gürcülere sormak istedim:
“Size en çok zevk veren hangisi?”
Aralarında biraz gürcüce konuştuktan sonra;
“Her ikiside çok iyi, fakat en iyi yalamayı kısa saçlı (Mukkades) en iyi sikişmeyi uzun saçlı (eşim)”
Evet tam düşündüğüm gibiydi.

“Biz uzun saçlıyı bir-iki haftalağına Gürcistan a davet etmek istiyoruz. Bu mümkün mü?”

Eşimi istiyorlardı. Karnıma birden kramplar girdi. Ona baktım, Mukkades ile yer değiştiriyordu. Murat ın aletini ağzına alıp,tekrar ıslatıp üstüne oturuyordu. Beni tamamen unutmuştu. Mukkades şezlonga uzanıp içkisini içmeye başladı. Gürcülerden biri fırsat bilip yanına gitti. Ve orada öpüşmeye, koklaşmaya başladılar. Mukkades hemen en iyi bildiği işi yapmaya koyuldu. Adamı ağzına aldı. Uzun alet ağzına girip çıkıyordu. Gözlerini kapamıştı.
Acaba bir kadın bunu yaparken neler düşünür, neden gözlerini kapatır?
Sormam lazım, hep merak etmişimdir. Gerçi bakacak başka bir şey yok, en önemlisi ağzında zaten, değil mi?.
Eşimin ve Murat ın bağrışmaları dikkatimizi çekmeyi başardı, ikiside birlikte geliyordu. Eşim durdu ve adamın üstüne uzandı. Murat onu dudaklarından öpmeye çalıştı ama eşim dudaklarını vermedi, yüzünü çevirdi. Üstünden kalktı ve havuza girdi. Serin suyun üstünde uzandı. Venüs tepesi güneşin altında parlıyordu. Nefesi yavaş yavaş normalleşiyordu. İçkimi uzatıp içmesini istedim. Bir dikişte fondip yaptı ve bir tane daha istedi. Salona içki servisi yapmaya gidip dönünceye kadar iki gürcü havuzda yanına gitmiş ve ortalarına alıp oynaşmaya başlamışlardı. İçkisi uzatıp;
“Nasıl gidiyor?”
“Bunlar hiç yorulmazlarmı?”
“İlk evlendiğimiz günleri hatırlasana”
“Evet ilk gece 3 defa gelmiştin,ertesi gün toplam 5 kere daha yapmıştık, hiç unuturmuyum…”
“Zevk alıyorsun değilmi?”
“..evet, alıyorum.”
“İyi, sevindim.”
“İstersen sen eve git, burası umduğum kadar korkunç değil miş.”
“Seni yalnız bırakmamı istiyorsun demek.”
“Hem yalnız değilim ki, bak Mukkades yanımda.”
“Neden gitmemi istiyorsun?”
“Bakışlarında bazen pişmanlık ve kıskançlık seziyorum. Fazla üzülmeni istemem. Ama istersen kal veya istersen hep beraber gidelim, sana kalmış. Sen ne dersen onu yaparım.”
“Bu akşam sana sarılıp yatmak istiyorum.”
“Tamam sevgilim, sen nasıl istersen.”
Tekrar şezlonga oturdum, Mukkades biri ağzında biri amında iki sikle uğraşıyordu. Karımla oynaşan gürcüler benden prezervatif getirmemi istediler, karımı sikeceklerdi.
Kalkıp bir kutuyu havuz başına bıraktım. Havuzdan çıkıp prezervatifi takıp tekrar havuza girdiler. Birisi eşimi kucağında alıp hoplatmaya başladı. Diğeri ise göğüslerini emmeye çalışıyor,eşim ise gözlerini kapatmış zevk almaya çalışıyordu.

Onu bu işe ben zorla sokmuştum, pişman olmamam lazımdı. Şu son bir ayı göz önüme getiriyordum. Neler yaşamıştık neler…neyse biraz içki beni neşelendirecekti.

Uyuya kalmışım, eşim beni uyandırdı. Göğsüne kadar havlu sarılmıştı.
“Bu kadar gürültü arasında nasıl uyudun?”
“Saat kaç oldu?”
“Saatı bilmiyorum ama akşam yemeğine gidecekmişiz. Kalk giyin ve hazırlan istersen. Ben duştan çıktım, Mukkades yıkanıyor.”
Salona girip merdivenlere doğru yöneldi. Peşinden salona gittim. Murat koltukta yatıyordu. 3 gürcü masada içkilerini yudumluyorladı. Beni görünce kadehlerini şerefe kaldırdılar. Başımla selam verdim. Şortumu ve t-shirt ümü giyip bayanların odasına çıktım. Eşim sütyeyinini takıyordu siyah sütyen ve siyan tanga külodu vardı. Giyeceği siyah elbise ve siyah ayakkabılar hazırdı. Dudaklarına uzun bir öpücük kondurdum. Ona sarılıp saçlarını ve teninin kokusunu içime çektim. Mukkades banyoda makyajını yapıyordu. Bizi görünce gülümsedi.
“Ne haber tatlı aşıklar?”
Yanına gidip onada sarıldım. Yanağından öptüm.
“Kıskanma kız!”
“Ayol ne diye kıskanayım ki? Sizler benim arkadaşlarımsınız. Sizleri böyle kumrular gibi görmek hoşuma gidiyor. Eşin bugün çok çalıştı, iyice yoruldu. Ve bunun daha akşamı var gibi. Adamlar sarhoşda olmuyorlar, ha bre seks istiyorlar. ”
“ Akşam yemeğinde bol içki servisi yapalım, sarhoş olsunlar.ben aşağıya iniyorum, hazır olunca inersiniz.”

Aşağı indiğimde tüm erkekler aşağıdaydı. Gürcü tekrar yanıma gelip Gürcistan işini sordu. Daha konuşamadığımı,akşam konuşup haber vereceğimi söyledim.
Murat ile sohbete başladık, ve yarım saat sonra bayanlar aşağıya indiler.
Volkswage caravelle e binip restaurant a gidip yemeklerimizi yedik. Adam başı yarım şişe viski içtiler. Gözleri kıpkırmızı olmuştu. Gürcüler bayanları ortalarına almıştı, ben Murat ile masanın diğer kenarında oturuyorduk. Adamların elleri ve kolları hep bayanların üzerindeydi.
“Murat bey, bu adamlar hep olgun kadın mı istiyorlar? Neden?”
“İsmet abi nedeni basit, birincisi erkeğin sikinin hakkını veriler,ikincisi buradan çıkarken disko veya eğlence diye tutturmazlar, üçüncüsü şımarık değiller ve olgun davranıyorlar. Olay çıkartmazlar. Sonuçta adamların sikecekleri bir delik değil mi, etrafındaki et ikinci planda. Ben sana ayda 1-2 müşteri bulurum, daha iyi fiyata üstelik. Senin telefonun açık olsun. Elinde başka bayan varmı?”
“Yok sadece bunlar var.”
“Uzun saçlıyı Gürcistan a davet ediyorlar ne dersin? Ne fiyat istiyelim?”
“Bilmiyorum, onunla daha konuşmadım.”
“ 2 haftalığına daha önce 10.000 dolara bir bayan götürdüler ama onlar iki kişiydiler. Gerçi bunlarda iki kişi için isterler galiba. Devamlı 4 erkeği hiç bir kadın kaldıramaz…değil mi?”
“Tabii 4 erkek bir kadın için zor.”
Hesap ödenip masadan kalkıp tekrar villanın yolunu tuttuk. Villaya varınca bayanları salona götürüp içki servisi yapıp yanlarına oturdular. Adamlar iyice sarhoş olmuşlardı. Murat ayıktı onun niyeti eşimi götten sikmekti. Eşimin yanına geldi elinden tutup yer yatağına 4 ayak durmasını söyledi. Pantalonunu indirdi, siki kabarmıştı. Eşimin elbisesini sıyırıp tangayı kenara çekti ve amını götünü yalamaya başladı. Eşim başını yastığa gömdü ve poposunu hafiçe yukarı kaldırdı. Murat ın dili daha derinlere girmeye başladı. Dili eşimin göt deliğine girip çıkıyordu, dili ile eşimi götten sikiyordu. Murat doğrulup bir tane prezervatif taktı ve sikini eşimin götüne yavaşça sokmaya başladı. Öğleyin bol yarrak yiyen göt, zorlanmadan bu misafiri kabul etti. Murat ın gidip gelmelerini hepimiz sessizce izliyorduk. Eşim zevk almaya başlamıştı, eli ile Murat a daha hızlı olmasını tembihliyordu. Murat iki eli ile kalçalarını avuçlamış, karımın götüne girip çıkıyordu. Arada bir kayan tangayı eliyle düzeltiyordu. Eşimin bağrışları salonda yankılanıyordu. Murat artık doruktaydı, gelmek üzereydi. İkisinin bağrışları diğer gürcüleri tahrik etmişti hepsi aynı anda soyunmaya başlamışlardı. Sarhoştular ama seks yapmak istiyorlardı. Aletleri sarkıyordu. Mukkades e iyi iş çıkmıştı, bu sarkanları kaldırması gerekiyordu. 4 erkek Mukkades i yer yatağına oturtup onları emmesi için pozisyon aldılar, Mukkades iki siki iki eliyle ovalarken 3.cü siki ağzına alıyordu. Dördüncü sik ise eliyle 31 çekip sırasını bekliyordu. Mukkades onları bir sıraya sokmuştu ve hepsini sırayla yalıyordu. En kalınını en fazla somuruyordu, belli ki ondan faydalanmak istiyordu.
Murat işini bitirmişti, eşim ise halen 4 ayak yatağın üstündeydi. Mukkades in kaldırdığı siklerden biri prezervatifi takıp eşimin amına girdi ve darbelere başladı. Adam sarhoş olduğundan işi yarım kaldı ve içinden çıkarıp yatağa uzandı. Gözleri kapandı, sızmıştı. Diğer iki gürcüde Mukkades in ağzında sertleşmedikleri için vazgeçip odalarına çıktılar. Kalın sikli halen Mukkades in ağzındaydı, sertleşme olmayacağı belliydi.Mukkades uğraşmayı bırakıp pes etti. Adam uyumak için yukarı çıktı.
Eşimi yataktan kaldırıp eteğini düzelttim. Elinden tutup yukarı odaya çıktık. Mukkades peşimizden geldi.
“Sen bu akşam burada eşinle beraber yat, ben aşağıda kendime bir bulurum” deyip, çantasını alıp aşağıya indi. Peşinden kapıyı kapatıp eşimin yanına geldim. Gözündaki makyaj akmıştı. Ona sarıldım ve kulağına:
“Seni çok seviyorum, iyiki seninle evlenmişim”
“Bende seni çok seviyorum. Çok yoruldum bügün.”
“En çok sana mı girdiler?”
“Hayır, en çok bende kaldılar, Mukkades onları çabuk getirtiyordu, adamlar hemen içinden çıkıyorlardu. Bende 15 dakika kalan ,Mukkades te 7-8 dakika anca kalıyordu. Gerçi sordum nasıl yaptığını öğrendim. Artık bende onu yaparım, erken getirtirim.”
“İç kaslarını kullanacaksın, o zaman çabuk gelirler.”
“Neden bana söylemedin, bu kadar yorulmazdım. Aslında zevk almak beni çok yordu. Bugün 3-4 defa orgazm oldum diyebilirim.”
“Demin ki nasıldı?”
“Tam gelemedim, ama seninle gelmeyi düşünüyorum, eğer benim için hazırsan tabii.”
“Senin için her zaman hazırım sevgili karıcığım.”
Yolda gelirken attığım ilaç faydasını göstermeye başlamıştı. İkimiz soyunup, ben yatağa eşim ise banyoya gitti. 2 dakika sonra yanıma uzandı ve küçük İsmet i emmeye somurmaya başladı. Fazla uğraştırmadan gereken boyutu kazanmıştı benimki. Parmaklarını tükürükleyip amını ıslatıp üstüme oturdu. Yüzüme eğildi ve dudaklarımı öpmeye başladı.
“Seni öpmek isteyenleri neden reddetin?”
“Dudaklarım sevdiğim adam için, onlar sadece geçici.”
Daha şehvetlı öpüşmeye başadık. İnip kalkması hızlanmıştı. Elimle kalçalarına destek çıkıyor, onları bazen hamur gibi yoğuruyor, çimdiklıyor ve sıkıyordum. Eşim titriye titriye orgasm olmaya başladı. Onu hemen altıma alıp daha sert vurmaya başladım. Bağırışlerı sessiz villada yankılanıyordu. Onun hiç bu kadar bağırdığını görmemiş ve duymamıştım. Dudaklarımı emiyor somuruyor, kollarını boynuma dolamış, beni ne kadar çok sevgiğini söylüyor ve dahe sert sikmemi istiyordu.
Parmaklarım kalçasını altındayken iki parmağımı götüne soktum. Az önce sikilen göt iyice açılmıştı.
“ Amından biraz zevk al, sona götünü sikmeyi düşünüyorum.”
“Vur, daha sert vur, yalvarırım vur. Durma, sakın durma, içime akıt, seni içimde hissetmek istiyorum, hiç çıkarma, sevgilim, sonuna kadar sik beni, bu adamların sikemediği kadar sik beni..”
Bacakları omzumda altımda iyice iki büklüm olmuştu.
Gözleri kısık,ağzından anlıyamadığım kelimeler ve sözler çıkıyordu. Parmaklarımı götünden çekip iki elimle omuzuna sarılıp daha sert vurmaya başladım. Amından akan suyun haddi hesabı yoktu.
Ağzını çığlık atacakmış gibi açtı ama ses cıkmadı. Geliyordu. Erkeğinin altında geliyordu. Erkeğinin onu sikmesi kaymaklı ekmek kadayıfı gibi olmuştu. Tüm gün süren o sikişmeler onu tam bu noktaya getirmişti. En yükseğe şimdi çıkıyordu. Everest dağındaydı, bundan daha yüksek bir yer yoktu. Artık kendini o boşluğa bırakması gerekiyordu ama bunun için benim içine akıtmamı bekliyordu. Birden Mukkades ten öğrendiğini yapmaya başladı. Amının kaslarını kasıp bırakmaya başladı. Amı ile bana 31 çekiyordu. Artık gelmem lazımdı, beni bekliyordu.
İçinde patlarken gözümün önünde sanki şimsekler çakıyordu. Uzun uzun içine akıttım.
Sonra, ikimizde öldük. Oyun bitti…Game Over.
Sikim amının içinde uyuya kaldım.

Taksici İsmet – 22
________________________________________
Uyandığımda saat 11 i geçiyordu.
Korkunç bir çiş isteği ile uyandım aslında. Hemen banyoya girip işimi halletim. Banyodan çıktığımda, eşim, beline havlu sarılı bir halde merdiven korkuluğundan aşağıya bakıyordu. Arkadan yanaşıp beline sarıldım.
“Günaydın benim güzel karım, nasılsın bu pazar sabahı?”
“Günaydın sevgili kocacığım, ben çok iyiyim, ama aşağıya bak, birisi daha iyi bu sabah.”
Aşağıya baktım, gördüğüm manzara beni çok şaşırttı.. inanılmaz bir hareket vardı aşağıda.
5 e 1.
Mukkades + 5 erkek, aynı anda…
Yuhh…
Bu ne biçim seks arzusu yahu..
“Sen böyle bir şey yaparmısın?”
“Böyle bir şey insanın aklına gelmez ki..”
“Peki bunu gördükten sonra yaparmısın?”
“Aslında 2 erkek güzel, 3 harika, ama 5..!! bilemiyorum”
“Denemek istermisin?”
“…!!…bilmem yorucu olmalı.”

Gürcünün biri yere uzanmış Mukkades in altında.
Gürcünün biri Mukkades in arka kapısında.
Gürcünün biri Mukkades in ağzında.
Gürcünün biri Mukkades in sağ elinde.
Murat Mukkades in sol elinde.

“Ne zamandır bu böyle devam ediyor?”
“Ben en az 10 dakikadır izliyorum.”
“Helal olsun kadına, hayal alemi genişmiş”
“Ben en iyisi yatağa geçeyim, biraz daha uzanayım”
“Tamam, bende banyoya giriyorum.”

15 dakika sonra şortumu giyip aşağıya indim.Eşim odada yatıyordu.
Mukkades halen seks yapıyordu.Ağzında, amında ve götünde olanlar işlerini bitirmiş, elinde olanlar ise arkalı önlü çalışmaya başlamışlardı.
İşi biten gürcüler, sabahtan içmeye başlamışlardı.
Bizim iri gürcü, yanıma geldi;
“Gürcistan OK?”
“Ben size hafta içinde telefon açarım. Ne zaman için düşünüyorsunuz.?”
Mukkades in götüne girip çıkan Murat söze karıştı.
“Önümüzdeki ay sonu için, 10 günlük bir gezi planlıyorlar. Dediğim gibi toplam 2 kişiler.”
“Ben Murat beye bilgi veririm.”

3-5 dakika sonra Mukkades boşa çıkmıştı. Tabii sabah sabah pestilide çıkmıştı.
Adamlar duş almaya gittiler. Mukkades in yanına çöktüm.
“Hayırdır, sabah sabah bu enerji.”
“…dur…nefesim düzelsin…”
2-3 dakika sırt üstü uzandı, göğüs kafesi hızla inip kalkıyordu.
Oturan 3 gürcü Mukkades hakkında konuşuyorlardı. Parmakları onu işaret ediyordu.
Mukkades in elinden tutup kaldırdım, ve merdivenleri beraber çıktık. Odaya girip doğru banyoya yöneldi. Kendini duşun altına attı. Nefesi yeni düzelmişti.
“Sen mi 5 ini birden istedin?”
“…eveeet.”
“Daha önce yaptın mı?”
“…eveet.”
Kısa cevaplar veriyordu. Yorulduğu belliydi.
Eşime dönüp onu uyandırmaya çalıştım.öperek,saçlarını okşayarak uyandırdım.
Dudaklarıma bir öpücük kondurup.
“Acıktım, kahvaltı varmı aşağıda?”
“Mukkades hepsini sildi süpürdü..”
“Onu demiyorum, normal kahvaltı diyorum.”
Mukkades banyodan seslendi;
“Mutfaktaki buz dolabına fare düşse açlıktan ölür. Bu evde içk**en başka bir şey yok.”
“Sizler giyinin ben sizi kahvaltıya götürürüm. Ben aşağıdayım.”

Murat beyde aşağıdaydı.
“Murat bey, bayanlar acıkmışlar, kahvaltıya gidelim mi?”
“İsmet abi, bizler birazdan çıkmak zorundayız. Arkadaşlar tekne ile gezecekler. Sizler gidebilirsiniz.”
“Oldu, tamam,sağolun.”
“Biz teşekkür ediyoruz., arkadaşlar bayanlara biraz bahşiş vermek isterler.”
“Olur, tabii, az sonra aşağıda olacaklar. Ben onlara haber vereyim, eşyalarını hazırlasınlar o zaman.”

Yukarı çıkıp, bayanlara dönüş yoluna geçeceğimizi ona göre giyinmelerini söyledim.
Biraz sevinç, biraz hüzün aynı anda yüzlerinden okundu.
“Hayır ola,gitmek istemiyorsunuz galiba?”
“Aslında biraz Alanya da kalsak, karnımızı doyurup alış veriş yapsak olmaz mı?”
“Tabii canım, akşama doğru döneriz. Siz rahat bir şeyler giyinin. Adamlar aşağıda sizlere bahşiş vermek istiyorlar. İsterseniz gidin bahşişlerinizi alın ondan sonra giyinin.”
Her ikisi de çocuklar gibi sevinerek, bellerinde havlularla aşağıya koşarak indiler.
Adamlar bunları yanaklarından öptü her birine adam başı 100 er dolar bahşiş verdiler.
“İsmet bey bizler çıkıyoruz. Siz çıkarken kapıyı kapatırsanız sevinirim.”
“Tamam Murat bey, siz merak etmeyin.”
Adamlar çıktıktan yarım saat sonra bayanlar aşağıya indiler. Her ikisi de dün gece giydikleri kıyafeti giymişlerdi. Bunların niyeti akşama kadar Alanya yı gezip tozmak, belki denize girmek isterlerdi.

Arabayı villadan çıkarıp, dış kapıyı iyice kapattım. Bayanlar yine arkaya oturup sohbete başlamışlardı.
“Mukkades, sabah yaptığın çok zordu, nerden aklına geldi kız?”
“Şekerim, adamlar 5 kişi, daha önce üçlü yapan, bunuda yapar. Tamam biraz yorucu ama o kadarda zevkli, inan bana. Denemeni tavsiye ederim.”
“Üçlü gerçekten güzelmiş.”
“Sen ne kadardır bu işi yapıyorsun, yani başka erkeklerle seks işi?”
“İnanmayacaksın ama ikinci bir erkeği tadalı bir ay olmadı.”
“Ne!!!!????”
“Evet Adana ya giderken 2 gürcü arkadaş yolda mola vermişti, kocam beni onların kollarına attı.”
“Nasıl yani?”
“Evet, yolda durduk,ve ağaçların arasında kendimi iki erkek arasında buldum.”
“A-ah.. inamıyorum vallahi.”
“İnan kız. Bu işe başlıyalı 1 ay olmadı.”
“Ama bu işte gerçekten iyisin.”
“Sen ne kadar zamandır bunu yapıyorsun?”
“Ben evliliğimin 4 cü yılında eşimi başka erkekler ile aldatmaya başladım. Önceleri sadece oral seks yapıyordum, sonraları ise tam seks yapmaya başladım.”
“Fahri bey biliyormu?”
“Başlangıçta bilmiyordu, ama bir akşam içki masasında itiraf ettim. Şaşırdı ama hiç kızmadı. Kızamazda, kızmaya hakkıda yok zaten..”
“Neden, o seni aldatıyormu?”
“O bana yalan söyleyerek aldattı zaten. Hiç çocuğu olmayacağını bile bile bana söylemedi, benimle evlendi, alçak adam.”
“Üzüldüm, bende kocama çocuk veremedim, ama benimki evlilikten sonra oldu. Babamı kaybedince, üzüntüden adetten kesildim, yumurtalarım çatlamaz oldu. Tüp bebek denemeye paramız yetmiyordu. Evlat edinemedik.”
“Neyse ki şimdi Yasmina nın oğlu var.”
“Evet, çok şeker değil mi?”
“Ben çocukları çok severim. Bir yere gitmek isterseniz bana bırakabilirsiniz. Seve seve ona bakarım.”
“Tamam sağol şekerim.”
Alanya merkezinde kalabalık bir restaurantın önünde durduk ve masamızı donattık. Karnımızı tıka basa doyurduk. Sabah kahvemizi içtikten sonra bayanlar alışverişe gittiler.3 saat sonra buluşmak için sözleştik.

Akşama doğru hep beraber Antalya ya evimize döndük. Alışveriş paketlerini taşımaya yardımcı olduktan sonra nihayet evimize girdik.
Yasmina kapıyı açar açmaz hoşgeldiniz deyip elimizdeki paketleri aldı. Majid koşarak boynuma atladı. Kerata , baya güçlenmiş ve büyümüştü. Tabi düzgün beslenince, çocuklar büyüme çağında çabuk gelişirler.
Eşim ile Yasmina odaya gittiler, ben televizyon karşısında hefif kestirmeye başladım. Kadınları beklemek beni yormuştu.
Saat 11 gibi eşim beni yatağa sürükledi. Sabaha kadar uyanmadan yattım.
Sabah kahvaltımızı hep beraber yaptık.Kahvaltı masasında kahvelerimiz aldık. Eşim Yasmina ya aldıkları hediyeyi bana göstermesini istedi. Dünkü alışverişin bir kısmını Yasmina ve oğluna yapmış. 400 doların hepsini harcamış.
Hediyeleri beğendikten sonra işe gitmek için ayağa kalktım. Eşim benden biraz para istedi,
“Akşam iş çıkışı,alışverişe gideceğiz.Yasmina ve oğluna mayo alacağım, aslında banada mayo gerekir. Plaj havlumuz çok eskimiş.”
“Tamam, işiniz bitince beni arayın, gelip sizi alırım.”
1,000 TL bırakıp çıktım.

Yolda bankaya gidip, dolar hesabı açtırdım. Cebimdeki tüm dolarları hesaba yatırdım.

Otogara gidip sırama girdim.
Ali dayı yanıma yanaştı.
“İsmet abi, geçen gün varya, kadın iliğimi somurdu. Bittim ben be abi.”
“Yahu dur bakalım, ne kadar çabuk yoruluyorsun sen öyle.”
“Sen iyi dayanıyorsun be abi.”
Cebimdeki kutuyı gösterip;” İlaçlar sağolsun..”
“Abi bunları fazla kullanma, sakıncalı biliyorsun.”
“Bilmezmiyim, günde azami 2 tane atıyorum.”
“Kaç posta ediyor?”
“En az 3 posta.. aynı kadınla tabii, başka kadınlar olursa 4-5 postayı buluyor…”
Ali bana şaşkın şaşkın bakıyordu.
“Abi sen yinede dikkat et. Allah korusun.”

İki genç çift taksime bindiler. Kemer yolundaki bir otelin adresini verdiler. Yeni evlenmişlerdi, balayına gidiyorlardı. Kız henüz 18 yaşında ya var ya yoktu. Oğlan ise 30 küsür vardı. Saçları hafif dökülmeye başlamıştı. Heyecanları gözlerinde okunuyordu. Arkada el ele tutuşuyorlardı.

Gittikleri otelde genellikle sadece ruslar kalıyordu. Nereden bulmuşlarsa bu oteli. Oğlan yeni evli olmasına rağmen gözü yine dışarıda olacaktı. Adım gibi emindim. Karısını balayında aldatma ihtimali oldukça yüksekti. Karısıda çıtı pıtı bir şeydi. Kıvırcık saçlı, kahverengi gözleri ve açık tenliydi. Dekolte giyinmişti. İri göğüsleri vardı. Kot pantalonu poposunu güzel gösteriyordu.
Kartımı uzatıp, ne zaman isterlerse beni arıyacaklarını söyledim.
Kartımı kız alıp çantasına koydu.
Akşam 9 a kadar çalıştım ve eve döndüm. Kapı çaldı, gelen Mukkades hanımdı. İçeri aldım.
“Neredeler?”
“Hep beraber alışverişe gittiler.”
“Haa. İyi, sana sormak istediğim bir konu var.”
“Neymiş o konu?”
“Bu Gürcistan tatili neymiş?”
“Adamlar eşimi 1 hafta 10 günlüğüne davet ediyorlar.”
“Eee, ne dedin peki?”
“Daha eşimle konuşmadım.”
“Peki gitmesine izin verecekmisin? Yalnız mı gidecek?”
“Ona soracağım, evet derse yalnız gidecek tabii.”
“Yahu kadın uzun zamandır seninle evli , daha yeni, yeni,yeni erkekler tanıyor. Böyle hemen, hemde uzak yerlere göndermen ne kadar doğru olur ki?”
“Ben ona güveniyorum.”
“Peki adamlara güveniyormusun?”
“Kötü insan olmadıkları kesin.”
“Bilmiyorum, ben olsam göndermem. Gelsinler burada tatil yapsınlar. Gözünün önünde,kendi ülkende.”
“Bakalım ya..daha kesin bir şey yok.”
“Yok yaa..daha kesin bir şey yok ha!.Sen onu göndermeye kafana koymuşsun zaten. Senin için kabul edecek görürsün.”
“Niye benim için kabul edecekmiş?”
“Yahu sen gerçekten kör müsün? Eşin senin için, hiç tanımadğı erkeklerle bir oluyor, sırf sen istedin diye. Sana olan aşkı için her şeyi kabul ediyor, benimle yatmana, Yasmina ile yatmana. Sende başka erkeklerle yatması onun hakkı olduğunu düşünüyorsun. İnan bana yanılıyorsun sana evlat veremediği için çok çok üzgün.”
“ Yani isteyerek, arzulayarak o adamlar ile beraber olmuyormu?”
“Yahu sen delimisin???Senin için katlanıyor . İstersen müsait bir zamanda hep beraber konuşalım bu konuyu.”
Telefon çaldı, arayan eşim di. Alışveriş bitmiş beni bekliyorlardı.
Mukkades hanım evine döndü bende onları almaya gittim.
Elleri paket doluydu. Hep beraber yolda bir akşam yemeği yiyip evimize döndük.
Mukkades in söyledikleri kafamda durmadan dönüyordu. Gerçekten beni sevdiği için mi bunları yapmıştı?

Evde satın aldıklarını bana göstereme başladılar. Yasmina ya aldıkları bikini mayoları gösterdiler. Hiç bikini giymemiş olan Yasmina,onları bana gösterince yüzü kızardı.
Lacivert ve pembe bikini almışlardı. Eşim ise 1 siyah bikini ve 1 siyah tek parça mayo almıştı.

Yasmina yı o mayoların içinde hayel etmeye başladım…o ne güzellik öyle..yarabbim bir içimlik su sanki. Sikmeye kıyamazsın. Tatil günlerimizi iple çekmeye başladım. Aslında bu hafta sonu gitsek iyi olurdu. Çünkü 2 hafta sonra Yasmina nın muayyen günleri başlıyacaktı.
“Bu hata sonu tatile çıkalım mı? Nereye gitmek istersiniz?”
“Antalya dışına her yere.”
“Marmaris nasıl olur?”
“Çok iyi olur.”
“Tamam, yarından itibaren ayarlamaya başlıyacağım.”

Kumsal, güneş ve seks günleri beni bekliyoru. Yasmina yı doya doya sikecektim.
Taksici İsmet – 23
________________________________________
Cuma akşamı valizler hazırlandı.
Marmaris İçmelerde güzel bir aile pansiyonu bulmuştum. Deniz 400 metre mesafedeydi.
2 tane double oda ayarladım. Oda kahvaltı veya istenirse akşam yemeği dahil oluyordu. 5 gece 6 günlük bir tatile çıkıyorduk. Majid plastik şişme kolluklarını şimdiden kollarına takmıştı. Yasmina yüzmede acemi olduğundan yardım etmemi istemişti. Eşim yüzmeyi biliyordu, bende çocuk yaşta Adana nın barajında ve kanallarında yüzmeyi öğrenmiştim.

“Hanım tatil için hazırmısın?”
“Evek aşkım, işlerimi halletim, bakıcı ayarladım. Benim için sorun yaok. Yalnız , Mukkades bize küsmüş. Marmaris e davet etmediğimiz için küsmüş.”
“Allah Allah, tatile çıkıyoruz yahu. Ailece tatil yapmak istiyoruz. Küsmüş mü?”
“Evet..hafif dargın. Gibi yani..”
“Gel aşağıya çat kapı misafirliğe gidelim, gönlünü alalım.”
2 dakika sonra bir alt kata inip zillerini çaldık.
Açan her zamanki gibi Fahri bey oldu.Eşimi görünce 32 dişi ile sırıttı.
“Oooo, bu ne hoş Sürpriz, hoş geldiniz, buyurun efendim, buyurun. Mukkades!, İsmet bey ile eşi geldiler.”
Mukkades elinde okuduğu gazete ile kapıya kadar geldi, elindeki gazeteyi nereye koyacağını şaşırdı, Fahri beyin eline tutuşturdu. Eşimi yanaklarına öpüp ,benimde elimi sıktı. Ama öyle bir sıktı ki, tüm gücüyle, erkek olsaydı parmaklarım çıtlamıştı. Anlamıştım derdini…

“Hoş geldiniz, ne iyi ettinizde geldiniz. Buyurun,salona geçelim.”
“Allah aşkına nerede rahatsanız oraya geçelim.”
Salona geçip yerimizi aldık.
Havadan sudan ve biraz polikadan bahsedip,nescafelerimizi içtik.
“Efendim bizim asıl gelme sebebimiz,biz yarın bir kaç gün için tatile çıkıyoruz. Marmaris İçmeler e gideceğiz.”
“Aooo, çok güzel yer oralar, İsmet beyciğim. Çok güzel bir seçim yapmışsınız. Bizim buralar çok kalabalık. İyi düşünmüsünüz.”
“Aslında, sizde bize eşlik ederseniz çok mutlu oluruz. Eşlerimiz iyi uyum içindeler. Eğer her hangi bir programınız yoksa,hep beraber gitmeyi çok arzu ederiz. Biliyorum biraz ani oldu ama, uzun zamandır tatile çıkamamışlığın tatlı heyecanından olsa gerek.”
“Evet, biraz ani oldu…Sen ne dersin hayatım? Müsaitmiyiz.”
“Vallahi ne diyeceğimi şaşırdım. Aslında bizimde niyetimiz bir yerler gitmekti..tamam hep beraber gidelim. Olur.”
“Çok güzel olur. İki araba peşpeşe sabah çıkarız olurmı?”
Mukkades in gözlerinden mutluluk okunuyurdu, minnettarlık duyguları açığa çıkmıştı. Utanmazsa ağlıyacaktı.
“Ama küçük Majid i bizim arabaya isteriz.”
“Herhalde annesi ve büyükannesi, karşı çıkmaz..”
“Büyükannemi, ben şimdi büyükanne mi oldum yani?”
Hep beraber kahkalarla güldük.Biraz daha sohbet edip, kalacağımız yeri telefonla arayıp bir double oda eklettik. Ve erken uyuyup erken kalmak ve kahvaltıyı Korkuteli yolunda yapmaya karar verdik. Sabah 08:00 teker döner diye sözleştik.Müsaade isteyip dairemize döndük.

Eşim akşam Yasmina ile kalabileciğimi söyledi. Kendisi “ Torunu” ile yatacakmış bu akşam.
Dudaklarına kocaman bir öpücük kondurup Majid ile bizim yatak odasına yolladım.

Yasmina odasında son hazırlıklarını yapıyordu. Banyoda ilacımı içtim,ılık bir duş alıp Yasmina nin adasına girdim.
“Bu akşam nasılsın sevgilim?”
“Dur bende bir duş alayım, çok terliyim.”
Banyoya göndermeden önce duvara sıkıştırıp dudaklarını öpmeye başladım.
Kollarımdan kaçıp banyoya koştu. 20-25 dakikalık uzun…çok uzun bir bekleyişten sonra nihayet havluya sarılı olarak odaya geldi.Odanın kapısını kapattı. Yatağın kenarına gelip ayaklarımı ve bacaklarımı okşayarak yukarılara doğru çıktı. Eli aletime gelince ,parmaklarının ucuyla tüylü yumurtalarımı okşamaya başladı. Kolundan çekip havlusunu çıkardım ve üstüme uzandırdım. Kollarımı beline dolayarak öpüşmeye başladık. Kalçalarını yavaşça kabaran aletime sürtüyordu.
En uzun öpüşmemizi yaptık diyebilirim. Kaç dakika sürdü bilemiyorum ama, dudaklarımız öpüşmekten şişmişti. Yavaşça dudaklarını aşağıya doğru kaydırmaya başladı. Saçları aletimin başına gelince hafif bir ürperti hissetim. Ama o şişmiş dudakları onu kavrayınca derin bir ohhh çektim.
Dizlerimin üstüne oturup saçını atkuyruğu yaptı. Bu sayede onu aletimi emerken daha rahat görecektim. Saçları görüşüme engel olmayacaktı. Başımın altındaki yastığı yükselttim.Uzun bir süre yalamalara devam etti.Kollarından çekip 69 pozisyonunu aldırdım. Kukusu tam ağız hizamdaydı. Islak ,pembe, pespembe pürüssüz iç ve dış dudakları somurulmayı,ısırılmayı emilmeyi bekler gibiydiler. Ellerim kalçalarını iki yana ayırdı. Aynı anda cinsel organlarımızı öpmeye ,yalamaya, somurmaya, ısırmaya, okşamaya başladık.
Dilim ile onu dili aynı tempoyu tutturduk. Çok hoş bir duyuguydu bu. Aynı hızda hereket ediyorduk. Parmağımın biri poposunu deliğini okşamaya başlayınca,aynı hareketi bana yapmaya yeltendi. Altında bir vahşi at gibi kıpraşmaya başladım. Oramı elletemezdim. İkimizin ağzı dolu bir şekilde gülmeye başladık. Ağzından çıkarıp arkası dönük şekilde üstüme oturdu. Aletim amının derinliklerinde kayboldu. Aynı bir sihirbazın yaptığı gibi, aletim kaybolmuştu.
Az önce oradaydı, şimdi ise yok olup gitmişti. Yüce am canavarı sikimi yutmuştu. Oradan kurtulmanın tek bir çaresi vardı. Canavarın içine,yüzüne tükürmek.

Ellerim kalçalarını yoğuruyordu. Kırmızı el izlerim kalçalarına renk katmıştı. Bu bembeyaz vücut yakında güneş görecekti. Ne güzel bronzlaşacaktı bu güzel vücut. Lacivert/pembe kenarları ipli mayosuyla oradaki erkeklerin yüreğini hoplatacaktı. Benim kollarımın arasında denize girip yüzecekti. Suyun içinde diğer azgın erkeklerin bakışı altında, amını, götünü ,göğüslerini okşayacaktım. Ve bunu yaparken, oradaki erkeklerin yüzüne bakacaktım. Yasmina benim di. Yalnız benim.

Kolları ile öne eğilip, inip çıkmaya başladı. Başı öne eğik ,amına giren sike bakıyordu. Bende kalçalarını hem ayırıyor hemde inip kalkmasına destek olyordum. Bu pozisyonu 5 dakika yaptıktan sonra, onu altıma alıp, bacak omza yapmaya başladım. Tüm ağırlığım üstündeydi. Göğüs üstü ve boğazı kızarmaya başlamıştı. Bu kızarıklar kadınların zevk aldıklarının göstergesiydi. Yanakları al al dı. Dudaklarına yumulup ,dilimi dudaklarının arasında gezdiriyordum. Başını sağa sola sallayıp öpmeyi bırakmamı sadece amına sert bir şekilde vurmamı söyledi. Elleri kalçalarımdaydı. Bacaklarını 180 derece açmış, en derine girmeme yardımcı olmaya çalışıyordu.

Gelirken ona daha iyi baktım…ağlayacak gibiydi. İçinde şişip patlayan sikim,onu zevkin tepesine çıkarmıştı. Dilimin darbeleri ve kalçalarımın darbeleri birleşip bu güzel amı zevk suyuna boğuyordu.
İkizim nefesinin normale dönmesini bekledik. Bedenlerimiz sonra birbirinde ayrıldı. Elim venüs tepesine giderken elimi çekip, dudaklarıma öpücük kondurup;”iyi geceler” deyip kollarını başının üstüne dikip uyudu.benimde gözlerim yavaş tavaş kapanıyordu.

Sabah 7 gibi uyandım ve herkesi uyandırdım. Güzel bir duş aldıktan sonra, valizleri arabaya indirdim. Saat 08:05 gibi 2 araba hareket ettik. Majid Mukkades in arabasına binmişti.
Korkuteli yolunda kahvaltımızı yaptıktan sonra, Fethiye üzeri Marmaris e oradan İçmeler e vardık. Pansiyona giriş yapıp saat 4 gibi denize girmeyi sözleştik. Yasmina ve oğlu yan odada, Fahri bey ve eşi karşı odada konaklıyordu.

Saat 4 gibi kapıları çaldım ve herkesin aşağıya gelmelerini söyledim.
Fahri bey ve eşi 5 dakika sonra aşağıdaydı. Eşim ve Majid 2 dakika sonra geldiler. Peşlerinden Yasmina merdivenin başında gözüktü. Siyah bir pareo ile kalçasını kapatmış, ayağında kırmızı terlikler ve üstünde pembe bikinisi vardı. Elinde plaj çantası vardı. Fahri beyin dili sarkmıştı.
Boynuzlu ve iktidarsız olan Fahri beyin ağzından salyalar akıyordu resmen. Eşim, Majid , Yasmina ya ve kendisine güneş kremi sürmeyi ihmal etmedi. Kafamda şapka elimde plaj çantası,Fahri beyin kolundan tutarak plaja sürükledim. 5 adet şezlong kiraladık. Denize girmeye 3 saat kaldığından sadece 2 tane şezlong parası verdik.
Eşim Majid i kucaklıyarak suya girdi. Ardından tek parça leopar desen mayosu ile Mukkades girdi.
Fahri beyin gözü Yasmina nın kalçalarındaydı. Onları açık ve seçik görmek istiyordu.
Yasmina nin kollarından tutup bereber denize girmeye başladık. Fahri bey gecikmeden yanımızda belirdi. Ben Yasmina ya yakın yüzüyordum, gerçi su seviyesi ancak belimize kadar geliyordu. Kıyıya yakın bir yerde eşlerimiz yüzüyordu. Yasmina bizden uzaklaşıp hanımların yanına gitti.

Ben ve Fahri bey biraz açılıp yüzmeye başladık.

Taksici İsmet – 24
________________________________________
Fahri bey ile beraber biraz derinlere açıldık. Bayanlar kıyı kenarına yakın yüzüyorlardı. Yasmina oğlu ile birlikte kumsal kenarında oynuyordu. Sahilin en güzel kızı şu an Yasmina ydı. Etrafta dolaşan gençlerde bunu teyid eder gibi etrafında dolaşıyorlardı. Onu buradan izlemek hoşuma gitmişti. Gözleri denizde beni aradı. Kolumu kaldırıp işaret ettim, beni görünce kolunu salladı.

“İsmet bey, inanın sizi kıskanıyorum.”
“Hayır ola Fahri bey…”
“Ben sizin yaptığınızı hayatta yapamazdım. Aklımın ucundan bile geçmezdi. İnanın.”
“Hayat paylaştıkça güzeldir,aziz dostum.”
Dostum kelimesi onun hoşuna gitmişti. Galiba hiç kimse ona daha önce böyle candan dostum dememişti. Gerçi Fahri beyde paylaşmayı seviyordu ve paylaşıyorduda. Eşini paylaşıyordu. Acaba benim kullandığımdan haberi varmıydı. Mukkades söylemişmidir. Ağzını bir yokluyayım dedim.
“Bayanlar geçen hafta güzel bir hafta sonu geçirdiler.”
“Evet iyice eğlenmişler,ayda bir tekrardan termal otele gideceklerini söyledi.”
“Ayda bir hep beraber gidelim, ne dersiniz?”
“Ben termal suya giremem, ayaklarımda varis ve yüksek tansiyon hastasıyım. İlaç kullanıyorum. Termal su bana yasak.Ama siz onlara katılabilirsiniz.”
Termal su yasakmış, demek ki haberi yok.
“Olurmu canım, sizin olmadığınız yerde, bayanlarla ne işim var.Onların yeri ayrı, sizin yeriniz ayrı.”
“Teşekkürler İsmet bey. Ben sizin bu kadar cana yakın olduğunuzu bilmiyordum,umarım dostluğumuz uzun süreli olur.”
“Teşekkürler Fahri bey. Gel şu bey kelimesini ortadan kaldıralım, ne dersin Fahri?”
“Tamam İsmet çiğim. Memnun olurum.Akşam için bir program yapalım mı? Ama yalnız misafirimizsiniz.”
“Fahri ciğim burada misafir olmaz.Hep beraber tatildeyiz. Masraf neyse ,ikiye bölünür. Kimse kimsenin yükünü çekmez.”
“Tamamdır.”
“Pansiyonda mı yiyelim,yoksa bir restauranta gidelim mi?”
“Gel buna eşlerimiz karar versin. Biz nasıl olsa içip sızacağız. Bize mekan fark etmez.”
Kahkahalar eşiliğinde bayanlara doğru yüzdük.
Yasmina oğlu Majid i kollarından tutup ayaklarını çırpırtarak eşlerimizin yanına gelmişti. Majid in ayakları bayanlara su atıyordu. Bayanlarda ona karşılık veriyordu. Çocuklar gibi eğleniyorlardı.
Ben Mukkades e sarılarak onu suya batırmaya başladım. Beni gören Fahri aynısını eşime yapmaya başladı. Birkaç dakika oynamadan sonra şezlonglara uzanmaya gittik. Yasmina oğlu ile halen denizdeydi. Hiç birimizin güneş gözlüğü yoktu.
“Neden kimse güneş gözlüğü getirmemiş.”
İki kadın aynı anda;”Ayyy ben evde unuttum.”
Yani güneş gözlüğü almamız gerekiyordu. Akşam yürüyüşünde almaya karar verdik.
İki saat daha denizde oyalandıktan sonra odalarımıza çekilip 1 saat dinlenmeye karar verdik.

Eşimle duşa beraber girdik. Birbirimizi bir güzel sabunladık.
“Kız, Fahri bey nerelerini elledi söyle bakım?”
“Ellerini popomdan hiç çekmedi. Arada bir kolları ile göğüslerimi sıkıştırıyordu.”
“Peki aletini hissetin mi?”
“Evet, hissetim.”
“Ne tepki verdin?”
“Kalçalarımla bastırdım.”
“Sert miydi?”
“…evet, sertti.”
“Akşam ona verecekmisin?”
“Hayır, vermiyeceğim, elleteceğim ama vermiyeceğim.”
Bunu söylerken sabunlu parmaklarım amının içindeydi. İçerisi sabundan daha kaygandı.
“ O zaman kısa etekli elbiseni giy. Akşam yemeğinde adamı deli et.”
Duşun altında diz çöküp beni somurmaya başladı. Bende başının üstünden tutup tempo tutmasına yardımcı oluyordum. Güzel bir yalamadan sonra, banyoda dört ayak durdu. Sabunlu kalçalarını önümde ayırmıştı. Ellerimle kalçalarını bir güzel ayırdım. Her iki deliğide hazırdı.
“Nerenden istersin?”
“Sik beni, amımı sik sevgilim. Haydi sok ona artık. İçimde şişip patlamasını istiyorum.”
Tek bir darbeyle amına sert bir şekilde girdim. Darbelerim kalçaların arasından bana sabun köpüğü attırıyordu. Göbeğim götüden çıkan sabunla köpükleri ile kaplanmıştı. Baş parmağim götünün deliğini okşamaya başladı. Ne demiş büyüklerimiz, sabunlu göte şaka yapılmaz. Parmağım aniden yutulmuştu. Baş parmağımı, tamamen götünün içinde,sikime bastırıyordum. Elleri duşun duvarında kayıyordu. Ayakta durmaya zorlanıyorduk. Zemin kaygandı. Belli ki seks yapmak için düşünülmemişti. İnsanlar genelde duşu tek başına kullanırlar. Abaza olanlar kız olsun,erkek olsun,mastürbasyon yapar,ama orası genelde yıkanmak içindir. İki kişilik düşünülmemiş.
“Yatağa gidelim mi?.”
“…ohhhh…haayırrr….gel içime akıt. Haydi gel…patlat içime. Ver onu banaaa…”
Kasıklarımı sıkarak daha sert vurmaya başladım. Parmağımı götünden çekmiş, ellerim kalçalarını sonuna kadar ayırmış, en derine kadar girmeye,sokmaya çalışıyordum. Aletimin başı şişmiş, patlamaya hazırdı.
Haykırarak spermlerini amının içine akkıtım. İkimiz birlikte gelmiştik. Eşim duşun içinde yere oturdu. Eline sabun alarak aletimi yıkadı. Duruladı ve beni duştan kovdu. Duşta yere oturuşuna baktım. Spermlerim amından dışarı süzülüyordu. Sabun suyu ve spermler duşun içinde yüzüyorlardı. Tuvaletin üstüne oturup.
“Benim için kendini okşarmısın?”
Düşta yerde, bacaklarını tam ayırdı ve elleri ile amının dudaklarını ayırdı.
“Bu zevkini aldı…eğer kendimi okşarsam, çok yorulurum ve akşama dışarı çıkamam, ne olur bunu isteme benden.”
“Tamam, ama akşama külot giyme. Fahri ciğim rahat okşasın.”
“Tanga giyecektim,ama sen istersen hiç bir şey giymem.”
“Mukkades e söyle o da giymesin. Akşam yemeğinde veya sonrasında Fahri yi ortanıza alın. İkinizi birlikte masa altında okşasın. Benim heberim yokmuş gibi davranın. Olurmu?”
“…tamaamm..haydi sen çık ..benim burada işim var….güle güle…bay bay..”

Akşam yemeğini balık restaurantında yemeye karar verdik. Tavsiye üzerine uygun fiyatlı bir yer bulduk. Bayanlar sözlemiş gibi Fahri ciğimi ortaya aldılar. Ben Yasmina ve oğlu beraber oturduk. Majid eşimin karşısına,Yasmina Mukkades in karşısına,bende Fahri ciğimin karşısına oturdum.
Rakılar mezeler geldi, masa donatıldı, sicaklar sonraya bırakıldı. İkinci dubleler servis edildi ve Fahri nin sağ kolu masanın altında kayboldu. Eşim elini kavramış bacaklarını arasına sokmuştu.
Fahri belli ettirememeye çalışıyordu. Yanakları hafif kızarmıştı. Aradan 2-3 dakika geçtikten sonra Mukkades bu sefer sol kolundan kavradı bacaklarının arasına soktu. Fahri nin iki eli masanın altında eşlerimizin amını parmaklıyordu. Bende onunla genel konularda sohbet ediyordum. Mukkades in sağ kolunu hareket etttirdiğini gördüm. Fahri ciğime 31 çekiyordu. Eşime ve Mukkades e bakıp sohbete eşlik etmelerini sağladım. Fahri nin cevap verecek durumu fazla yoktu.Alnından uzun uzun ter akıyordu. Yüzü iyice kızarmıştı. Adamcağiz heyecandan gidecekti. Yüzü birden kasıldı ve hıçkırık tutmuş gibi ses çıkarmaya başladı. 1-2 dakika sonra Mukkades islak parmaklarını servis peçetesine sildi. Fahri nin spermleri o peçeteye bulaşmıştı. Fahri ellerini yavaşça masaya koydu.
Parmakları ışıkta parlıyordu. Rakı bardağını alıp dudaklarına götürdü,ama asıl niyeti, eşimin parmaklarına bulaşmış suyun am kokusunu içine çekmekti.
Rakıyı içerken,gözlerini kapadı,bir yudum aldı ve parmakları derin derin kokladı.

Eşim bana gülümsüyordu. Dediğimi yapmıştı. Ne desem yapıyordu. Gürcistan konusunu ona henüz açmamıştım. Ama açmak zorundaydım. 10.000 dolar çok iyi bir paraydı. Riski ne olabilrdi ki? 50 yaşındaki bir bayanın ne riski olabilirdi ki?…1 hafta 10 gün eğlenip seks yapacaklar. 2 erkek olacağını söylediler. Tatil dönüşü söylemeye karar verdim. Ama tabi en son kararı o verecekti.
Zorlama olmadan.

Ortaya tuzda mercan balığı sipariş edip. Karnımızı bir güzel doyurduk. Yemek sonrası biraz yürüyüş biraz alışveriş yapıp pansiyona döndük. Saat 12 ye geçmişti. Majid kucağımda uyuya kalmıştı.
Pansiyon girişi Yasmina oğlunu kucağımdan alıp odasına çıkmak için Müsaade istedi. Biz dördümüz pansiyon girişindeki yemek masalarına oturduk.
Pansiyon sahibinden bir 35 lik istedik. Eşlerimiz çay istediler. Sohbet koyulaştı, derinleşti. Fahri iyi gevşemişti, yemek masasında patlamak onu rahatlatmıştı.
Ben iyi içerim ama kolay kolay sarhoş olmam. Dayanıklıyımdır.
35 lik bitince Fahri Müsaade isteyip odaya çıktı. Biz üçümüz masada oturmaya devam ettik. Bir bardak çay istedim. Uykum yoktu, anlaşılan bayanlarında uykusu yoktu.
“Bayanlar, sizin uykunuz gelmedi mi?”
“Tatile geldik, uyumaya mı geldik?”
“Evet ya… ne uyuması..”
“Eee, ne yapalım, bir fikriniz varmı.”
Mukkades patronu çaığıtıp bu saate gidebileceğimiz yerleri sordu. Barlar sokağını tarif etti.
Kalkıp hep beraber barlar sokağına gittik. Barlarda hep genç insanlar vardı. Yarısı turist, çoğunlukta yabancı turist, diğer yarısı turistleri tavlamaya çalışan güzel ülkemizin doğudan gelen esmer çocuklarıydı. Anlıyacağın bir turiste en az 3-4 genç düşüyordu. İşleri çok zordu. İşsiz gençlik işte. Onları zor günler bekliyordu. Genç turist kızla evlenen bir kaç hikaye duymuştum. Sadece şehir efsanesiydi…o kadar.
Bayanların giyim ve kuşamı yabancılar gibiydi. Onları yabancı sanmak kolaydı. İçki siparişleri verildi. Üçümüz alkollu kokteyl sipariş verdik. Masanın etrafına bir kaç genç dans ediyorlardı. Ellerini bayanların kalçasına değdiriyorlardı. Bayanlar sorun çıkarmayınca, konuşmalarından türk olduklarını bile bile asılmaya başladılar. Beni hiçe saymaya başladılar. Dans eden bir kaç genç Mukkades in etrafını sarıp ve ona sürtünerek dans etmeye başladılar. Eşim biraz naz yapıyordu. Kulağına eğilerek:” Unutma tatildeyiz. Haydi keyfini çıkar.” dedim. Ve onu gençlerin arasına iteledim. Bunu gören gençler arı gibi eşimin etrafında toplandılar. Aslanların arasına atmıştım onu. Vücudunda dolaşan ellerin haddi hesabı yoktu. Her iki kadında gençlerin kollarının arasında dans ediyorlardı. Uzun yapılı bir genç eşimin arkasından ona sarılıp kalkmış aletini ona sürtmeye başladı. Aletinin büyüklüğü şorta rağmen belliydi. Keza diğer bir gençte Mukkades e sarılmış, aleti kalçasını arasında, elleri elbisenin altına girmişti bile. Bunu gören diğer genç, ellerini eşimin elbisesinin altına soktu. İç çamaşırı giymediklerinden kadınların niyetini hemen anladılar. Aralarında konuşup bayanların elinden tutarak bar dışına çıktılar. 6 genç ve 2 bayan yürüyüşe çıktılar. Bende peşlerinden geliyordum.

Taksici ismet – 25
________________________________________
Her iki kadında gençlerin kollarının arasında dans ediyorlardı.
Uzun yapılı bir genç eşimin arkasından ona sarılıp kalkmış aletini ona sürtmeye başladı.
Aletinin büyüklüğü şorta rağmen belliydi. Keza diğer bir gençte Mukkades e sarılmış, aleti kalçasının arasında, elleri elbisenin altına girmişti bile.
Bunu gören diğer genç, ellerini eşimin elbisesinin altına soktu. İç çamaşırı giymediklerinden kadınların niyetini hemen anladılar.
Aralarında konuşup bayanların elinden tutarak bar dışına çıktılar. 6 genç ve 2 bayan yürüyüşe çıktılar.

Bende peşlerinden geliyordum.

Birden köşe başında bir minibüs durdu. İlk Mukkades i bindirdiler.Mukkades arkasına bakmadan bindi. Ardından eşimi bindirmeye çalıştılar. Eşim dönüp bana baktı. Minibüsün kapısının eşiğinde durmuştu. Yerimde donup kaldım. Eşim bana bakıyordu. Durduğunu gören bir kaç genç önünden geçip minibüse girdi. Bir tek eşimle ,ona dansta sarılan koca aletli genç aşağıda durmuşlardı. Genç bana baktı, sonra minibüse çıktı ve elini eşime uzattı. Eşim hala bana bakıyordu. Ben ise donup kalmıştım. Beynim birden durmuştu. Yavaş yavaş geri geri yürümeye başladım. Arkamı döndüm, ve pansiyona doğru hızlı adımlarda yürümeye başladım. Birden karnıma bir sancı girdi…hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım…hem ağlıyor hem yürüyordum. Göz yaşlarımı durduramıyordum,göz yaşlarım boşalıyordu. Çocuklar gibi ağlıyordum. Salya sümük ağlıyordum. Ayaklarım tutmaz olmuştu. Kendimi bir evin bahçe duvarının üstüne bıraktım. Oturdum, ellerim ve ayaklarım sinirden titriyordu. Gözümün önüne devamlı ,eşimin ilk gürcülerle olduğu görüntü geliyordu. Zavallı kadın donup kalmıştı. Aynı benim az önce minibüse bakarak donup kaldığım gibi. Ama onu adamlara kendi ellerimle teslim etmiştim,uzun zamandır beraber olduğum eşimi, hiç tanımadığım adamlara servis etmiştim. Sonrasında ben onu para karşılığı satmıştım. Hemde kendimi de para karşılığı satmıştım…..para karşılığı…PARA! PARA!!!
Birden minibüs önümde durdu. Kapı açıldı eşim ve Mukkades minibüsten indiler. Eşim, benim halimi görünce ,hüngür hüngür ağlamaya başladı. Boynuma sarıldı. Beraber ağladık. Mukkades te bize sarıldı. Gözleri hafif nemlenmişti. Ayaklarımda yürüyecek derman yoktu. İki kadın kollarıma girerek benim yürümeme yardımcı oldular. Merdivenleri zar zor çıkıp odalarımıza vardık. Mukkades beni ve eşimi yanaklarımızdan öpüp iyi geceler diledi.
Odaya girip yatağa uzandım. Eşim beni soyup çarşafı üstüme örttü ve soyunup yanı başıma uzandı.
Çıplak sıcak tenini yanımda hissetmen bana rahatlık ve güvence verdi. Bir bebek gibi uyuya kaldım.

Üstümde debelenen Majid beni uyandırdı. “Yismeet, Yismeet” diye bağırıyordu. Gözlerimi açtım. Majid yatakta üstüme tırmanmıştı, beni uyandırmaya çalışıyordu. Deniz kolluklarını takmış, mayosunu giymiş, beni denize çağırıyordu. Yasmina kapının eşiğinde durmuş, bize bakıp gülüyordu. Eşim duştan yeni çıkmış, saçlarını fırça ile tarıyordu.Bana gülümsedi. Gözlerinden mutluluk okunuyordu. Üstünü giyinmişt. Tek giyinmeyen bendim. Yasmina nın arkasında Mukkades belirdi.
“Günaydın, haydı kahvaltıyı kaçırmıyalaım. Saat 10 a geliyor. Son yarım saat.”
Ardında Fahri beyin sesi duyuldu.”Günaydın, hayırlı sabahlar,birileri akşam çok geç yatmış galiba”
“Sizler inin, 5 dakika içinde aşağıda yanınızdayım.”
Tuvalet ve duş faslını 5 dakikada bitirip kahvaltıya indim. Eşim kahvaltı tabağımı hazırlamış.Kızarmış ekmeklerin üstüne sevdiğim reçelden sürmüştü. Yasmina beni görünce kalkıp çayımı doldurup bana verdi.
Güzel bir kahvaltı sonrası. Mayolarımızı giyip denize gittik. Aynı şezlongları kiraladık. Bu sefer tam gün. Dün, yemekten sonraki yürüyüşte,herkese güneş gözlüğü almıştık. Majid e bile.

Kendimi yorgun ama mutlu hissediyordum. Yasmina oğlu ile denize girdi, tabii doğal olarak Fahri beyde yanlarında. Eşim ile yanyana uzanmıştık. Mukkades yanımıza gelip oturdu.
“İsmet, ağlama sebebini öğrenebilirmiyim?”
“Eşimi çok seviyorum. Onu öyle paylaşmayı kaldıramadım. Gururum yemedi. Çok kıskandım ve gitmesine çok üzüldüm.”
“Kadını adamların kucağına sen attın!!”
“Biliyorum, yaptığımın farkındayım. Eşşeklik ettim.”
“Yavru, sen adamlarla giderken bir şeyler düşündünmü?”
“Kocama baktım, biz ne yapıyoruz diye. Arkasını dönüp gidince hata yaptığımızı anladım. Çocuklara beni, yani bizi bırakmalarını istedim. Kararlı olduğumu görünce durup bıraktılar.”
“ Ahhh, ben niye sana uydum ki…6 tane genç, daşşakları sperm dolu, bizi sabahlara kadar uyutmayacaklardı. Her yanımızda bir çük, bir çift daşşak , el,kol,bacak olacaktı. Ne zevk alacaktım bee. Yazık ettin be yavrum.”
Bu laflar bizleri kahkahakara boğdu.
“Bu akşam bara seni, bizzat ben bırakırım.. merak etme bir şey kaçırmadın.”
Mukkades güneş gözlüklerini düzelterek;” Dondurma isteyen varmı? Canım bir yalamak istiyor ki, anlatamam.”
Mukkades ile birlikte markete gidip 6 adet dondurma alıp,herkese dağıttık.
Eşimin ve Mukkades in dondurma yalamalarını bir görecektiniz…inanılmaz tahrik ediciydi. Fahri beyin gözleri sadece Yasmina nın dolgun göğüslerinde olduğundan, bayanların yaptığı mimikleri göremiyordu.
Mukkades eşimin kulağına eğilip bir şeyler fısıldadı. Eşim başı ile onayladı, ve sonra gülüştüler. Müzir bir şeyler söylediğinin farkındaydım.
Dondurma faslı bitince Yasmina oğlu ve Fahri bey ile tekrar denize döndüler. Eşim beni elimden tutup kaldırdı. Soyunma kabinlerine doğru yürüdük. Mukkades arkamızdan geliyodu.
Önce ben sonra eşim ve sonra Mukkades daracık kabinin içine girdi. İkisi önümde diz çöküp şortumu indirdiler. İkisi aynı anda beni yalamaya başladılar. Aynı magnum dondurmayı yalar gibi.
Mukkades mızıka çalar gibi yanını öpüp yalıyordu, eşim işe başını somurmakla meşguldu. Aşağıdaki iki başa odaklanmıştım. Güzel bir tempo tutturmuşlardı. Sırayla başını emiyorlardı. Eşim doğrulup dudaklarımı öpmeye başladı. Mukkades aşağıda aletimle ilgileniyordu. İki eli ile yanaklarımdan tutup,gözlerime bakıp; “ Beni başkalarıyla yine paylaşmak istiyormusun?”
Mukkades in mükkemel emmesi cevap vermemi engelledi. Kadın işini gerçekten biliyordu.
Eşime ne diyeceğimi bilemiyordum. Hayır desem,şu an başka bir kadının ağzına vermişim. Evet desem ,katlanabilecekmiydim?
“Bilmiyorum, ama haberim olmaz ise sanırım katlanabilirim.”
“Yani bilmek, duymak,görmek istemiyormusun?”
“Sanırım, istemiyorum.”
“Neden bu değişiklik.?”
Tam cevap verecekken, spermlerim Mukkades in ağzına fışkırıyordu. Gözlerimi kapadım ve anın zevkini yaşamaya,tatmaya çalıştım.
Cevap yerine eşimin dudaklarına yapıştım. Onları somurdum ve hafif ısırdım. Mukkades spermli dudaklarını aramıza kaynaştırdı. Üçümüzün ağzınde hafif sperm tadı vardı. Dillerimiz bir birine dolanmıştı.
Gözlerimi kapamıştım, dilim kimin diline değdiğinin farkında değildim.Bir kaç dakikalık yoğun öpüşmeden sonra teker teker kabinden dışarı çıktık.
Marketten bir şişe soda alıp kafama diktim. Ağzımdaki tatrak tadın gitmesini istedim.
Kadınlar denize girmişti. Aralarına girip hep beraber yüzmeye başladık. Fazla derinlere gitmiyorduk.

Eşimi kolundan tutup kenara çektim.
“Bak, dün akşam bana ne oldu bilmiyorum. Sanırım fazla duygusallaştım. Ama senin o minibüse binmeni hiç istemedim. Bilmiyorum, içime kötü bir his doğdu. Seni kaybedeceğimi düşündüm. Diğer erkeklere gelince. Eğer sen, beğendiğin bir erkek varsa, hoşuna giden, seni isteyen ,arzulayan biri olursa ve ortam müsaitse…YAP. Bak bu konuda ciddiyim. Ama sadece sana sorarsam bana anlat. Olurmu ? Ama bizim evde ve bizim yatak odamızda yapma.”

“Sen, Mukkades ve Yasmina ile yatacaksın,değil mi?”
“ ……”
“Bak onlarla yatacağını biliyor olacağım. O zaman sende kiminle yatacağımı bilmeni isterim.”
“Kiminle?”
“Fahri bey ve Bakkalın çırağı ile.”
“Çırağı anladım da, neden Fahri bey?”
“Sen Mukkades ile rahat yatman için. Bunların dışında eğer başka bayanlarla olacaksan bilmek istemiyorum. Ben zaten başka erkelerle olmakta istemiyorum ”
“Eğer Mukkades e takılırsan, mutlaka olacaktır.”
“Çok doğru, ama sen bilmeyeceksin. Tamam mı?”
“Anlaştık sevgilim.”
Seks anlaşmamız hoşuma gitmişti Mert bir kadındı. Dudaklarıma bir öpücük kondurdu .
“Sen Yasmina ve oğlu ile ilgilen, ben ve Mukkades biraz Fahri beyle ilgileneceğiz.”
“Dikkatli olun, kabinde yakalanmayın.”
Gülerek yanımdan uzaklaşıp Mukkades in yanına gitti.
Yasmina ve oğlunun yanında yüzmeye başladım. Fahri bey,Mukkades ve eşim soyunma kabinlerine doğru yürüyorlardı. İki kadın yanyana yürüyorlardı. Eşimin yuvarlak kalçaları oldukça tahrik ediciydi. Fahri bey bu göte mutlaka kayardı.
Majid i kucağıma aldıp Yasmina nın beline sarıldım. Yasmina uzaklaşanlara bakıyordu.
“Nereye gidiyorlar?”
“Soyunma kabininde seks yapacaklar…”
“Neee!!???”
“Evet, az önce bende oradaydım, onlarla birlikte.”
“Fahri bey o yüzden devamlı oraya bakıyordu demek…”
“Bizi gördümü?”
“Eehh devamlı gözü oradaydı..”
Kabin kapısı kapandı, en son Fahri girmişti.
Şimdi bayanlar onun önünde diz çökmüş,aletini yalamaya başlamışlardı. Aynı bana yaptıkları gibi.

Alıntıdır….

Sanalda bu ve niceleri için bekliyorum

Sanalda bu ve niceleri için bekliyorum
İkimizde ofis içerisinde 8-9 çalışanı olan özel bir şirkette çalışıyoruz. Evli bir bayana olarak şirkette telefonlara bakıyorsun , ben ise personel sorumlusu olarak çalışıyorum. Ofis içerisinde sadece erkek olarak ben çalışıyorum. Ofis içerisinde senden başka kızlarda var , ama sen güzelliğin , sexyliğin ve giydiklerin ile gözümde hep revaçtasın. Sürekli seni takip ediyorum , seni izliyorum. Masamın bulunduğu oda senin masanın tam karşısında olduğundan seni rahat bir şekilde görebiliyorum. Ara ara kaçamak bakışlarla gözgöze geliyoruz. Bazen minicik etekler giyiyorsun bacak bacak üstüne atıyorsun beni iyice kışkırtıyorsun. O anlarda sanki bilerek frikikler veriyor giydiğin kilotları gösteriyorsun. Çeşit çeşit kırmızı,beyaz,dantelli,dantelsiz…. offf harikaa. Bu çeşit çeşit şeylerin altında saklanan amcığını yalamak için sabırsızlanıyorum. Kocanın seni ne gibi pozisyonlarda siktiğini filan düşünüyorum,düşündükçe çılgına dönüyorum. Sürekli seni siktiğimi hayal ediyorum. İçimde sana karşı olan bu arzumu dizginlemekte zorlanıyorum, artık kafaya koymuştum seni ne yapıp edip sikecektim hatta bununla ilgili hayaller kuruyor,daha da azgınlaşıyorum. Ara ara muhabbetlerde senin gibi birine sahip olduğu için kocanın çok şanslı biri olduğunu filan söylüyorum. Teşekkür filan ediyor diğer kızlar gibi olduğunu onlarda ne farkın olduğunu soruyorsun. Bende çok güzel ve bakımlı biri olduğunu söylüyorum. Birgün ofiste kimsecikler yokken senin masanda yanyana bilgisayarda birşeylere bakarken sana iltifatlar ederken dayanamadım ve çok sexy olduğunuda söylemiştim. Sende öyle olmadığını söyledin hem nerden öyle bişey düşündüğümü filan sordun. Bende vucut hatlarının muhteşem olduğunu ve giymiş olduğun sexy elbiselerden dolayı olduğunu söyledim. Sende belki öyle değilimdir diye dert yanar bir şekilde söyledin. Bunun üzerine ısrar ettim. Başta söylemedin ama o kadar ısrar ettim ki çekine çekine, utanaraktan kocanın öyle düşünmediğini söyledin. Bunun üzerine muhabbet daha da ilerler diye sorular sormaya başladım. Nasıl yani? , Eşin öyle mi düşünüyor ya da öyle olduğunu mu filan söyledi gibilerinden sorular sormaya başladım. Sende yaaa utanıyorummm Utanma şekerim yaa şurda biz bizeyiz Banane söylemicem işte utanıyorum Böyle de çok güzel çok sempatik çok tatlı oluyorsun yaa. İnsanın içinden seni yiyesi geliyor Güzel bir kahkaha atıp teşekkür ettin. Biraz daha ısrar edince Ya kocam öyle birşey demedi ama kaç zamandır birlikte olmuyoruz. Dediğin kadar sexy olsam bu kadar zaman geçermiydi ki? Bunun üzerine büyük bir şok geçiriyorum. İnanmıyorum tatlım yaa olcak gibi değil. Hem bu senin sexy olmadığından değil kocandan kaynaklanan sıkıntıdandır,yoksa tatlım kocanın kuşu ötmüyor mu? 🙂 (gülüyorum buralarda) Hem bu güzellik bu vucut hatları bu sexylik ölüyü bile diriltir bee 🙂 . Sende Teşekkür ederim yaa . Bu güzellik bende olsa var ya neler yapardım bir bilsen . Sende bana karşı boş olmadığından muhabbeti ilerletiyorsun,senin de çook hoşuna gitti bir erkekten özellikle benden bunları duymak çünkü aslında sende beni arzuluyorsun. Hemen cevap veriyorsun Neler yapardın bilmek istiyorum . Anlatırsam konu başka yerlere gider diye konunun istediğimiz yerlere gelmesi için kapıyı tıklıyorum. Sende bu esnada bir yandan hayal ediyorsun ofiste deliler gibi seviştiğimizi. Amcığının sulandığını hissediyorsun. Konu istediği yere gidebilir benim için sakıncası yok diyorsun. Valla senin için sakıncası yoksa benim için hiç yok hatta emin ol ben senden daha çok istiyorumdur 🙂 Peki tatlım sadece konu mu gidebilir yoksa bende gidebilirmiyim diyorum. O senin marifetine kalmış,ben sabırsızlıkla yolun sonunda seni bekliyorumdur emin ol Bunun üzerine elimi bacaklarına götürüyorum.( O günde daracık ve minicik etek vardı üzerinde ise üsteki düğmeleri düğmelenmemiş dar derin dekolteli beyaz bir gömlek. Muhabbet ederken ara ara kaçamak bakışlar atıyordum.) Elim ile bacaklarını okşamaya başladım. Dudağımı da dudaklarına yaklaştırdım ve öpmeye başladım. Sende karşılık veriyordun. Deliler gibi öpüşmeye başladık. Offf harika dudakların var süpersin bebeğim Öpmüyor dudaklarımı resmen emiyordun. Bu kadar harika öpüştüğünü bilmiyordum . Daha önce öğretmeyi çok istedim ama denk düşmedi. Bende seni çoook istedim cesaret edemedim. Cansuuuu Aylardır rüyalarımı süslüyorsun. Kimseyi seni istediğim kadar istemedimm Teşekkür ederimm şekerim . Dudaklarını deliler gibi emerken ellerim ilede boş durmuyor bazen bacaklarını okşuyor, bazen yukarı çıkıyor gögüslerini sıkıyordum. Ellerimi o minicik eteğinden içeri sokup amcığınla oynamaya başladım. offff aşkım nasıl da ıslanmış amcığın. Kilotun yapyaş . Nasıl ıslanmasın aylardır yarrağının hayalini kuruyor,kocamda sikmiyor zaten . Aşkım merak etmeee ayları fazlasıyla telafi edeceğim, bundan sonra kocan ben olacağım,ben sikeceğim o amını sikkk amımı , koy amcığıma , erkeğim ol benim . Birlikte ayağa kalktık. Ayakta öpüşüyor bir yandanda gömleğin düğmelerini çözüyordum. Sende elini yarrağıma götürdün offfff kazık gibi olmuş yarrağın . Senin için kazık gibi oldu bebeğim Kemerimi çözdün sonra pantolunun düğmelerini çözdün daha sonra da fermurarı açıp pantolunun belimden düşmesini sağladın. Bende gömleğinin düğmelerini çözmüş ,gömleği üzerinden çıkarmıştım. Offff dimdik harika memeler . Memelerin sütyeninden taşacak gibiydi. Muhteşem görünüyor. Sende gömleğimin düğmelerini çözdün ve gömleği çıkardın. Bende sütyenini çıkarmıştım.Eteğini yukarı doğru sıyırdım. Bu arada deliler gibi boynunu öpüyor iz bırakmıcak şekilde emiyordum. Sen iyice kudurmuştun. Ara ara kulak memelerini emiyor boynunu emiyor seni iyice çıldırtıyordum. Sen kendinden geçmiş inliyordun. Kilotumu çıkarttın. Yarrağım kazık gibi karşındaydı. Görünce dudağını ısırdın ve offfff nasıl bir yarrak bu böyle. Muhteşemmm dedin ve yarrağımı eline aldın ve sıvazlamaya başladın. Vucutlarımız yapışık bir şekilde öpüşmeye devam ediyorduk. Yarragım amına değiyordu,ellerin ilede yarrağımı sıvazlıyor, tanganın üzerinden amcığına sürtüyordun. Amcığın nasılda ıslanmış öyle. Yarrağım üstünde kaymak gibi kayıyordu. Ellerim ile kalçalarını sıkıyor ara ara tokat atıyordum, duyuyormusun sesleri. Yavaş yavaş aşağı inmeye başladım. Memelerine geldim ve başlarını deliler gibi yalıyor,emiyordum. Var gücümle içime çekiyor ahhhh acıyor dediğinde bırakıyordum. Bütün gücümlede sıkıyordum memelerini. Sıkkkk erkeğimmmm daha sert sıkkkkk memelerimi diye kışkırtıyorsun beni. Meme uçlarını dil darbeleri atıyorum. Ellerim ile memelerini birleştiriyor kafamla arasına giriyor emiyorummm. offfff erkeğimmm harikasınn. Kocam hiç böyle yapmıyor bana Seni kocanın şimdiye kadar sikmediği gibi sikeceğim. Yarrağımın hastası olacaksın. Sürekli sikmem için yalvaracaksın . Sikecekmisinnn peki . Bu amcık hiç sikilmez mi bebeğim. Hergün de hergün sikeyimm . Yalaya yalaya aşağı doğru geliyorum. Tanganın lastiklerinden ağızımla tutuyor aşağı doğru sıyırıyorum. Evett tanganı çıkarıyorum. offff amcığaaa bak yaaaa. Kaymak gibi. Bu am nasıl sikilir şimdi yaaaa. Bebeğimmmm harikaaaa amcığın varr. Birazdan koycam yarrağımı buna istiyormusun koymamı? Koyyy amcığımaaa erkeğimmmm Ayakta duruyorsun. Bende önüne eğilmiş bir halde amcığını yalıyorummm. offf harikaaa. nasılda ıslanmış amcığın. Sen kendinden geçtin iyice. İnliyorsun zevktenn. ohhhh harikaaaa, erkeğimmmmm.ohhhhh..aaaaa diye inliyorsun.Masanın üzerine yatıyorum. Bacaklarını ikiye ayırıyor kafamı arasına gömüyorum amcığının. Deliler gibi emiyorumm. Dil darbeleri atıyorum amınaa. İnliyorsunnnn. Sik beni erkeğimmmmm, yalvarırım sikkkkkkk, sok yarrağını amcığımaaaaa. O kocaman yarrağını geçir amımaaaa, hadiiiii lütfennnn sokkkk yarrağını, sulandı iyiceee diye diye inliyorsun. Ben deliler gibi emiyorum amını. Ipıslak amını yalıyorum,dilimi içine sokuyorum. offff harikaaaa. Sıcacıkkk amcığın var yaaaa . evet yarrağın için yanıp tutuşuyorrr inliyorsun.Dilimi o kadar hızlı sokup çıkarıyorum ki iyice delirdin. hadi erkeğimmmmm,ohhhhhhh,ohhhhhhhhh . Evet amcığını yalaya yalaya boşaltacağım seni. 3-4 dakika boyunca amcığını yalıyorummmm,emiyorummm. Artık boşalmak üzeresin. hadiiii daha hızlı gelmek üzereyimmmm Boşalmana şiddetlendirmek için orta parmağımı amcığına sokuyorummm. ohhhhh sokkkkkk hepsini sokkkkk, parmağının hepsini sokkkkkkk,yarrağını sokkkkkk . Orta parmağımı hızlı hızlı amına sokup sokup çıkartıyorum. Artık dayanamıyorsunn. ahhhhhhhhh geliyorummmmmmm Evet geliyorummmmmm Sikkkkkk beniiiii,parçala amımıı diye diye boşalmaya başlıyorsun.O an önce biraz kasılıyorsun ve şuan sanki her tarafından kan çekiliyor, ayaklarından çekiliyor sanki amcığından akacak gibi.Evet titreye titreye kasıla kasılaa boşalıyorsunnnn. Derinden ohhhhh,ohhhhhhh ohhhhhhh diye diye boşalıyorsun.Kısa bir müddet öyle bekliyorsun. Parmağım şuan hala amcığında. Sanki kalbin orada gibi. Amcığın kalp gibi atıyor;) Kendini serbest bırakıyorsun. Ohhhhh. Bebeğimm muhteşemsin. İlk defa böyle boşaldım ben Ayağa kalkıyorum koltuğa oturuyorum. Gel bebeğim yanıma . Yanıma geliyorsun. Tekrar seni öpmeye başlıyorum, emiyorum yalıyorum. Memelerini deliler gibi sıkıyor , emiyor yalıyorum. Bir müddet seni emdikten sonra tekrar kıvama geliyorsun. Sıra yarrağımı amına koymaya geldi offfff erkeğimm sabırsızlanıyorum. Hadi sok yarrağını amıma . Masaya yatırıyorum. Bacaklarını iki yana ayırıyorum. Yarrağımı başından tutup amcığına getiriyorum ve amcığına sürtmeye başlıyorum. Amının dudaklarında kaydığını hissediyormusun yarragımın. Hissediyormusun amcığına sürttüğümü. Sürtüğümmmmm benimm. Çıtırımmmmmm. Kadınımmmmm evettttt hissediyorummm. artık içimde hissetmek istiyorum. orospun yap koy amcıgımaa cansuuuuum orospummsunnn benimmmm diyor yarrağımın başını amına gömüyorum. offff yarrağımın kafası şuan amının içinde. offfff sıcacıkkkk yaaa sokkkkkk erkeğimmmmmm hepsini sokkkkk. kökleeeee banaaa kökleeee amımaaa. Aylardır bu yarrağın hayalıni kuruyorumm. Zaten aylardır kocam sikmiyor beni Sikemiyor mu kocan Evet o beni böyle sikemiyorrr Birden abanıyorum ve yarrağımı köküne kadar amcığına sokuyorum. Birden derin bir ahhhhhhhhhhhhhhhhh. Kocamannnn buuu. Kocamannnn yarrağın var . Ohhhhhhh sonunda girdimmmm amcığınaaa. amına koyduğummmmmm sonunda amcığına koyuyorummmm. Aylardır bu amcığına koymanın hayalini kuruyorum Pompalamaya başlıyorum. İkimizde deliler gibi inliyoruz. Pompalıyorummm. Yarrağımı köküne kadar sokuyorum,sonra başına kadar çıkarıyorum sonra tekrar köküne kadar sokuyorum. kökleeeeee erkeğimmmmm. Parçalaaaa amımı bacaklarını omzuma aldım ve bileklerini yalıyorum bacaklarını yalıyorum, biraz eğiliyor memelerini sıkıyorum. offff muhteşemmmm yaaa. Artık dayanamıyoruzzz. Daha hızlı erkeğimmmmmm geleceğimmmm. kökleeeee hadi hizlaaaan, pompalaaaaaa daha hızlı pompalaaaaa. Bende boşalmaya yakın olduğum için hızlanıyorum. Amına o kadar hızlı girip çıkıyorum. Artık dayanamıyoruzzzzzz. Yarrağımı amcığından çıkartmadan kadınımmmm geliyorummmmmmmm Gel bana erkeğimmmmmm bende geliyorummmmmmm ohhhhhhhhhhhhhhhhhh ohhhhhhhhhhhhhhh diye diye inliyoruz ve birlikte akmaya başlıyoruzz. Sıcacık spermlerimi amının derinliklerinde hiissediyorsunn. ohhhh sıcacıkkk spermlerinn ohhhhhhhh Az önceki gibi kasıla kasıl titreye titreye boşalıyorsun bende boşalıyorummmmmm. Köküne kadar sokuyorummmm boşalırken o kadar köklüyorum ki amcığının ordaki kemik ile yarrağımın ordaki kemikler sanki arada birşey yokmuş gibi birbirlerine değiyorrr. ohhhhhhhhhhh. İkimizde deliler gibi boşalmıştık. Biraz amının içinde bekliyorum ve yarrağımı amcığından çekiyorum. Hemen peçete getiriyorum ve amcığından akan döllerimi siliyorsun. Ve üzerimizdekileri giyiyoruz. Kadınım harikaydınn. Aylardır hayal kurduğumdan dahada güzeldin sende öyleydin kocacımmm. Bundan sonra kocam sensin sen sikeceksin bu amı Tabiki seve seve ve sike sike bebeğim;)

YUNANİSTANDA BALDIZI SİKTİM

Slm arkadaşlar, ismim Semih, 33 yaşındayım. Almanyada yaşıyor ve çalışıyorum. Almanyaya bundan 10 sene önce işçi ailesi olarak geldim. Eşimle görücü usulü evlendik, ama çok sükür çok da mutluyuz. Bu anlatacağım olaya kadar eşimi hiç aldatmamıştım. Geçen sene 7. ci ay geldi çattı, Türkiyeye tatile gideceğiz. Aile büyük olduğu için, 3 araba ile yola çıkacaktık. Bacanak Baldız ve çocukları binek bir arabayla, Kayınço, hanımı çocukları ve Kayınpederle Kayınvalide minibüs tarzı bir arabayla, biz de kendi arabamızla. Son günde bir aksilik çıktı benim çalıştığım işyerinden Telefon geldi ve bizim izin malesef iptal oldu. Moralim sıfırdı resmen. Yapacak birşey yok dedik ve bunları uğurladık, iki araba ile yola çıktılar.

Aradan iki gün geçti, gece yarısı acı acı telefon çaldı. Telefondaki Kayınço idi, bizim Bacanak Yuanistanda rahatsızlanmış ve hemen hastaneye götürmüsler. Apandistten ameliyat olacakmış. Çoluk çocuk perişan olmasın diye Baldızı hastanede Bacanağın yanında bırakıp, çocukları kendi Minibüslerine alarak bunlar tek araba ile yola devam etmeye karar vermişler. Ve benim de uçakla acil Yunanistana gelip Bacanakla Baldıza yardım etmemi istediler. Ben de hemen işyerime telefon açıp durumun aciliyetini bildirip özel izin aldım. Hemen evden çıktım, Taxi ile Hannover havaalanına gittim. Şansımdan 1 saat sonra Yunanistana uçak vardı, bilet alıp atladım uçağa. Sabaha karşı Yunanistana indim ve Taxi ile alel acele hastaneye yetiştim. Bacanak ameliyattan yeni çıkmış ama daha ayılmamış yatıyor, Baldız da perişan halde kapıda beni bekliyor. Baldız beni görünce, garipliğin ve yalnız kalmanın verdigi korku ve endişe ile koştu boynuma sarıldı. Bir ağlıyor ki görmeyin.

Aslında Bacanağı hiç sevmem, kendisine hiç bakmayan odunun teki, inanın bizim Köydeki eşeklerden farkı yok. Herzaman bizlerin yanında Baldızı kırar, rencide eder. Ama Baldız garibim ne yapsın, kader demiş sesini çıkarmamış. Neyse ben doktorlara Bacanağın durumunu sordum. Ameliyat biraz sorunlu geçmiş. En az 5-6 saat kimseyi yanına almayacaklarmış ve kendine geldiğinde de ADAC uçağı ile Almanyaya göndereceklermiş, çünkü Almanya Hastalık Sigortası öyle istemiş. Baldıza bunları aynen söyledim ve “Nasıl olsa görüştürmüyorlar, hastane kapısında böyle sefil bir şekilde beklemenin bir anlamı yok, seni bir otele götüreyim, orda bir duş al kendine gel, biraz uzan dinlen, ben hastaneye geri gelir ilgilenirim, sonra da gelir seni alırım!” dedim. Baldız önce yok dese de, ısrar edince kabul etti. Küçük bir valizi ile onu iyi bir otele götürdüm, odasına kadar çıkardım ve “Kapıyı arkasından kilitle her ihtimale karşı, ben 6-7 saat sonra gelir ve seni alırım!” dedim ve hastaneye döndüm.

Bacanak halen narkozun etkisindeyken başka odaya aldılar, ben de yanında idim. Uyandığı zaman beni görünce nasıl sevindi eşşek herif. Ona durumu anlattım. Bacanak da benden bir ricada bulundu, kendisini uçağa bindirince, hanımını ve arabasını alıp Türkiyeye götürmemi istedi ve “Ben iyileşince uçakla Türkiyeye gelirim. En azından hanım Türkiyede çocukların başında olsun da çocuklar rezil olmasınlar.” dedi. Bana da mantıklı geldi. Hemen işyerimi aradım ve durumu anlatıp müsade istedim. İşyerimden istemeye istemeye bana iki hafta izin verdiler. Akşama doğru gittim otelden Baldızı aldım hastaneye getirdim ve kocasının iyi olduğunu, onu akşama uçakla alacaklarını ve tekrar Almanyaya götüreceklerini, bizim de arabalarıyla Türkiyeye gideceğimizi anlattım, Baldız da kabul etti.

Geceye doğru ADAC nin uçağı geldi, Bacanağı bindirip gönderdik ve doğru otele döndük. Baldıza, “Vakit geç oldu Baldız, bu gece otelde kalalım, sabah erkenden yola çıkarız.” dedim. Baldız da, “Sen bilirsin Enişte.” dedi kabullendi. Odaya çıktık Baldızı bıraktım tam çıkarken, Baldız, “Nereye gidiyorsun Enişte?” diye sordu. “Ben de bir oda tutayım, sen rahatça yatarsın.” dedim. “Olur mu Enişte? Kesinlikle kabul etmem, zaten demin de korkudan gözümü kapamadım, kurban olayım beni yalnız bırakma!” deyince aynı odada kalmayı kabul ettim. “Tamam o zaman, ben de bir duş alayım yatarız.” dedim ve duşa girdim. Duştan çıkınca ben iki koltuğu birleştirip yatak yapmaya başladım. Baldız hemen fırladı ayağa, “Enişte sen delimisin, zaten bizim yüzümüzden perişan oldun, sen yatakta yat, orda ben yatarım!” dedi. İkimiz de birden ısrar edince, Baldız, “Enişte zaten elbisemle yatıyorum, yatak da kocaman, gel bir tarafta sen yat, bir tarafta ben yatayım!” dedi. Benim de kalbimde kötülük yok, Tanrı biliyor, sadece yorgun olduğum için kabul ettim.

Baldızın üzerinde geniş bir etek vardı, çok da ince idi, ama uzuncaydı. “ısparta escort Ben elbise ile yatamam Baldız, bir şort giyip yatayım.” dedim. Baldız da, “Nasıl istersen Enişte.” dedi, şortumu giydim, yattık. Sabaha karşı saat 3 gibi uyandım, acayip susamıştım. Baldız sırtını dönmüş yatıyordu, eteği kalçasının arasına girmiş, şahane baldırları ve bacakları açıktaydı. Tişörtü de biraz yukarı sıyrılmış, beli görünüyordu. Su içtim tekrar yattım yatağa, ama Şeytan işte, uyutmadı beni, sikim demir gibi oldu. Uyuyormuşum gibi yaparak elimi Baldızın arkasından üzerine attım. Baktım Baldız derin uykuda, hiç tepki yok. Biraz daha yanaştım, arkadan benimkini kalçasının arasına dayadım, ama nasıl yanıyor. Baldız halen tepki vermeyince yavaşça elimi göğsüne doğru kaydırdım ve tişörtünün üzerinden sol memesini avcumun içine aldım. Baldızda halen çıt yok, aksine kalçasını bana dayıyor…

Elimi tişörtünün içine sokup resmen memesini avuçlamaya başladım. O sırada Baldız, “Mustafa şimdi sırası mı?” diyerek döndü. (Mustafa benim Bacanağın ismi, beni kocası sanmıştı). Gözlerini açıp benim olduğumu görünce, “Enişteee?” diyerek toparlandı hemen. Sanki şoka girmiş gibiydi. Ben de ne yapacağımı bilemedim, “Baldız af edersin, herhalde uyku sersemliği ile seni ablan sandım, inan özür dilerim!” dedim. Baldız birşey demeden kalktı fırladı banyoya ve kapıyı kilitledi. Utancımdan yerin dibine girebilirdim. Baldız banyoda bayağı uzun süre kalınca, herhalde bana kızdığı için kendini banyoya kilitledi, orda sabahlayacak diye düşünürken ben uykuya dalmışım. Nekadar uyumuşum bilmiyorum, ama yüzümde ve göğüslerimde gezinen bir çift elle uyandığımda şok olma sırası bende idi. Baldız çırılçıplak yanımda yatıyor ve benim göğsümü, yanaklarımı okşuyordu. Gözünün içine baktım, tam birşeyler diyecektim, Baldız işaret parmağını dudağına götürüp, “Enişte sus!” dedi ve dudaklarıma yumuldu…

Artık dönüş yoktu. Belki 15-20 dakika ateşli bir şekilde öpüştük,zonguldak escort ve öpüşürken benim üzerimdekileri çıkardık. İkimiz de çırılçıplaktık artık. Baldızı altıma aldım, bacaklarını aralayarak yattım bacaklarının arasına. Baldız dizlerini yukarı kaldırdı, beni direk girecek sandı, ama ben göğüslerini yalaya yalaya göbeğine doğru indim. Göbeğini de yalayıp biraz daha aşağılara indim ki, tertemiz amıyla burun buruna geldim. Zannedersem bir iki gün önce ağda yapmış amına. Ama ne am! Küçücük am dudakları resmen gel beni yala diyor. Baldızın amını öyle bir yalamaya başladım ki, Baldızın yüz ifadesinden amının ilk defa yalandığı belli oluyordu. 5-6 dakika geçmedi Baldız inleyerek sarsıla sarsıla ağzıma boşaldı. Damla bırakmadım, am sularını yaladım yuttum. Sonra ters dönüp (69 pozisyonunda) sikimi ağzının hizasına getirdim, ama Baldızın yine şaşkın şaşkın bakışından, hiç yarak yalamadığını da anladım…

Ben halen Baldızın amını yalıyordum. Ben sikimi dudaklarına yanaştırınca sonunda o da benimkini öpmeye başladı. Sikimin başını hafif hafif yalıyordu, ama acemice. Aradan 5-10 dakika geçti, Baldız yine inlemeye ve sarsılmaya başladı. O esnada sikimi ağzına bir bastırdım, direk gırtlağına kadar soktum. Şimdi olmuştu işte. Baldız yarak yalamanın tadını almıştı artık ve kudurmuş gibi yalıyor emiyordu sikimi…

Baldızın ağzından sikimi zor kurtarıp tekrar Baldızın bacak arasına yattım ve sikimi amının dudakları arasına dayadım ve Baldızın üzerine eğildim. Amı vıcık vıcıktı, nerdeyse kendiliğinden kayıp girecek içine. Baldız boynumu kulaklarımı emerken, “Enişte kurban olayım yavaş, alıştıra alıştıra sok, seninki hem kalın hem uzun, zor alırım onu!” dedi. Yani benim yarak o kadar da deli birşey değil, ama hatırı sayılır yine de. Demek ki Bacanağınki çok küçük diye düşünerek, sikimin başıyla amının dudaklarını aralayarak yavaş yavaş amına girmeye başladım. Ama Baldız haklıymış, sanki o iki çocuğu başkası doğurdu. Amı Keçi tırnağı gibi dardı. Tamamını sokana kadar nerdeyse oteli başımıza yıkacaktı. En sonunda köküne kadar aldı, ama sanki amının içinde mengene var. Öyle şahane dardı ki amı, çıkmak istemez insan. Baldız kulağıma fısıldayarak, “Öldürdün beni aşkım, ne biçim bir yarak bu böyle!” dedi…

Balzın amını belki bir saat kadar siktim, insanın boşalası gelmiyor, o kadar tatlı bir am. Bu sürede kaç pozisyon değiştirdik, Baldız kaç kere Orgazm oldu bilmiyorum, ama en sonunda ben sırtüstü yatıyordum ve baldız üzerimde hopluyordu ve artık patlamak üzereydim. “Baldız geliyorum, in üzerimden!” dememe kalmadı, “İçime boşal aşkım!” deyince, kendimi tutmayı bıraktım ve fışkırmaya başladım. Ben boşalırken Baldızın üzerimde git gelleri yavaş bir tempoda devam ediyordu. Öyle bir boşalmışım ki, döllerim Baldızın amından taşıyordu, çarşaf falan iyice ıslanmıştı. Baldız sikim amının içinde öylece üzerimde oturup kaldı, öne eğilerek kafasını da göğsüme koydu, amından çıkmama izin vermiyordu. Bir kaç dakika o pozisyonda dinlenip kendimize geldik ve sonra kalkıp birlikte duş aldık ve tekrar yatağa uzandık, birer sigara yaktık, konuşuyoruz…

Baldız, “Enişte sen bacımı hep böyle mi sikiyorsun?” diye sordu. “Evet Baldız, bacınla her gece böyleyiz. Ama bunda daha ne var ki, bacını arkadan da yapıyorum!” dedim. Baldız şaşkın şaşkın, “Nasıl arkadan? Yani bacımın götünü de mi sikiyorsun?” deyince, yine benimki ayaklanmaya başladı. “Evet, götten de yemediği zaman duramıyor!” dedim. Baldız kalkmakta olan sikimi eline aldı ve “Enişte yaa, bu nasıl girer oraya, bacım bunu nasıl alabiliyor ki arkadan?” diye sordu. “Alıştı, çok rahat alıyor. Merak etme, sen de alırsın canım!” diyerek elimi baldızın götüne attım ve bir parmağımla götünün deliğini okşamaya başladım. Baldız herhalde niyetimi sezmiş olmalı ki, “Mümkün değil Enişte! Ben bunu amıma alana kadar öldüm geberdim, oraya asla alamam!” dedi. Ben de hınzırca gülerek, “Alırsın, var mısın iddasına?” dedim. Baldız da, “Enişte nasıl alırım yaa?” dedi. “Alırsın alırsın, sen yüzüstü yat bakalım!” dedim. Baldız korkarak yüzükoyun yattı. “Umarım çantanda kremin vardır, yoksa yandın!” dedim ve çantasına uzandım. Ürkek bir sesle, “Var…” dedi.

Çantasından kremi aldım ve Baldızın götünün deliğini iyice kremledim, bursa escort benimkini de kremleyip, “Aşkım en önemlisi kendini kasma, rahat ol, bak acıyınca girdiği yerde kalırım, hepsi girince yine biraz beklerim, sen kendini bana bırak!” dedim. Baldız tir tir titreyerek, “Tamam…” dedi. Arkasına yanaştım, sikimin başını o küçücük büzüğüne dayadım. Çok yavaş sokuyordum, yine de sikimin başını sokana kadar Baldız yastığı kemirdi yırttı nerdeyse. Sonunda başı girdi, ama Baldız perişan bir şekilde, “Enişte kurban olayım çıkar, götüm yırtılıyor, çıkar ne olur!” diye yalvarmaya başladı. O kadar girmişken çıkılır mı? “Aşkım az sabret, biraz böyle dursun, bak başı girdi, gerisi rahat girer. Sen kasma kendini!” dedim. Hareket etmiyordum. Baldız tam kendini gevşetince, götünün darlığına dayanamayıp birden kökledim. Baldız o saniye, “Anam yandım, götüm yırtıldı!” diye bağırdı. Hemen baldızın kafasını yastığa bastım, fazla sesi çıkmasın diye ve kulağına eğilip, “Aşkım tamam bitti bak, hepsi bu kadardı, artık acımaz. Şimdi içinde biraz kalayım alışır!” dedim.

1-2 dakika bekledikten sonra yavaş yavaş gitgellere başladım. Baldızın ağzında yastık, ‘Ağıhh Uğuhh’ diye inliyordu sadece. Baldızın ensesini ve sırtını hafif hafif ısırarak götüne 10-15 dakika pompaladıktan sonra Baldızın sesi kesilmişti. Durdum ve Baldızın omuzbaşlarını öperek, “Aşkım nasıl, alıştın mı?” diye sorduğumda, Baldız kendinden geçmiş bir şekilde, “Devam et! Devam et!” diye inleyerek götünü oynatmaya başladı. Ordan alamam diyen Baldız çoktan göt siktirmeye alışmıştı bile. Baldızı dörtayak domaltıp, yarım saate yakın götünü siktim ve sonunda bir kez daha abanıp götüne boşaldım. Sikimi götünden çektiğimde, Baldızın götü Avusturya Alplerindeki Tünellerin girişi gibi açık kaldı…

Duşumuzu alıp birbirimize sarılarak öpüşerek yattık. Güya sabah erkenden yola çıkacaktık, ama öğlen vakti yataktan anca kalktık ve yeni aşıklar gibi otelin restoranında kahvaltı niyetine yediğimiz öğlen yemeğinden sonra yola çıktık. Memlekete varana kadar iki kez daha müsait yerlerde sikiştik. Memlekette de geceleri herkes yatınca Baldızın evine gittim, sabahlara kadar sikiştik. Baldızın her amını sikişimde artık götünü de siktirmeden beni göndermez oldu. Baldızla sikişmelerimiz şu anda da halen devam ediyor, fırsat buldukça Baldıza önden arkadan kayıyorum!

BENİM HERŞEYİM 3

Güzel bir kahvaltımız olmuştu. Ablam sanki bişeylerden şüphelenmiş gibiydi ama üzerinde fazla durmadı sanırım. Çünkü öyle olsaydı yüzü düşerdi. Ama ablam gayet neşeliydi. Kahvaltıdan sonra keyif çaylarımızı içmeye devam ettik sohbetle. Recep abim ortaya konuştu:

-Bizim bağa gidelim subaşındaki.konya escort Orası hem serindir hem manzaralıdır. Mısr kaynatırız, mangal yaparız ne dersiniz?

Bu fikri herkes beğenerek onayladı. Babam ”akşam erken dönelim köy yolunda gece zor oluyor” dedi. Recep abim ”Bırak Abi Allah aşkına ne gecesi ne akşamı. Bugün de kalacağız yarın kahvaltınızı yapar çıkarsınız yolunuza, sanki işiniz gücünüz mü var” dedi. Yengem hemen sözü aldı ”Abi Allah aşkına ev sizin eviniz bi daha ne zaman görüşeceğiz. Bana kalsa bir hafta kalın güzelce hasret giderelim” dedi. Annemle babam onayladılar gece kalmayı. En çok ta ben sevindim. Yengemden ayrılmak istemediğimi anladım o an. Allah Allah. Ne oluyordu ki bana. Gerçi yengemin özellikle bir hafta kalıp hasret gidermemizle ilgili bana bakarken kurduğu cümle de etkilemişti beni. Ahh Seher Yengem neden avuçladın sanki sikimi?? Neden değdirdin sarılırken şalvarının altından o etli am dudaklarının arasına sikimi?? Ben seni nasıl unuturum artık?? offf….

Recep abim traktörü götürecekti orada işçi bekliyormuş. Ben traktör kullanmıştım daha önce ve çok hoşuma gidiyordu.

-Abi mahsuru yoka traktörü ben götürebilir miyim?
-Bak sen Burağıma. Ne mahsuru olacak yeğenim.kayseri escort Traktör senin ayağının tozu olsun. Tamam biz babanlarla reno ile gideriz sen de arkamıza takılırsın.

Yengemin gözleri açıldı ve hemen konuya daldı.

-O zaman siz önden çıkın Recep. Vakit kaybetmeye gerek yok. Suyun kenarına oturur semavere çayı koyarsınız. Ben mısır yolayım bahçeden. Hazırlayayım nevaleyi. Burak beni getirir.
-Oo daha iyi olur hanım doğru söylüyorsun. E haydi o zaman abi

Ablam hoşnut olmadı yüzünü ekşitmişti b belli etmiyordu pek. Ben de kalayım o zaman diyecekti sanırım. Ama traktörde tekerin üzerinde oturacak tek kişilik yer olduğu için diyemedi diye tahmin ettim. Zaten ben de cümleyi kuruverdim hemen. ”Abla sen de kal üçümüz gidelim diyecektim ama traktörde bir kişi için yer var hatırladım” deyiverdim. Ablam ”yok canım ne farkeder on dakika sonra siz geleceksiniz zaten bebeğim” dedi. Yani on dakikayı aşarsa iyi olmaz der gibi tehdit etti aynı zamanda. Ahhhh canım ablam benim. Aşığım sana. Ben seni üniversite hayatım boyunca sevişmeye doyuracağım. Ne olur şurda azcık Seher yengemle elleşsek….Diyemedim tabi….

Annemgil çıktılar yola. Yengem bana gözlerini içi gülerek ”burakcım mısır toplamak ister misin sen de” dedi. Canıma minnetti ne demek.. ”tabi yenge hadi toplayalım beraber” dedim. Yengem koluna bi sepet aldı duvardan. O önde ben arkasından gülüşerek girdik bahçeye. Yengemin arkadan görüntüsü öyle harika idi ki. İnce, çiçekli, bol şalvarının içindeki iri ve çıkık kalçalarıa sağa sola sallanıyordu yürürken. İncecik belinin altında çok güzel duruyordu. Sikim bende önde gidiyordu şalvarımın içinde. Şalvarım çok boldu ama şu an çadır kurmuştum resmen. Elimle saklama gereği duymadım. yengemin bu devasa şaheseri görmesini istiyordum. Ama guya ben farkında değilmişim gibi yapacaktım. Gerçi sikim sebebiyle yüzünde güller açan yengemin hoşuna gidecek bişeydi ama yine de temkinliydim işte. Kadıncazın seks hayatı yüzünden ihtiyacı tavan yapmıştı anladığım kadarıyla. Köy yerinde başka biriyle asla böyle bişey yapamazdı. Ben onun için çok tatlı bir fırsattım. Bilmiyorum aklımdan geçen düşünceler bunlardı o an. Boyumuz kadar olan mısırların arasına girdiğimizde yengem arkasını döndü gülerek bişeyler söylüyordu. Bir an gözü önümde kurulmuş çadırın direğine kaydı. Ben hiç haberim yokmuş gibi önüme bakmadan konuşuyordum yengemle. Yengem yanımda, koparmamız gereken mısırları bana gösteriyordu. Bana o kadar yakındı ki kollarımı sürtüyordu. Yengem hep gülerek konuşuyordu benle. Ama gülüşü değişikti. Şuh bir gülümseme ve ağır ağır civelek hareketlerle sürtüyordu kolunu koluma. ”Burakcım sen üsttekilere baka eğilme ben aşağı kısımlara bakayım öğrendin nasıl ola hangilerini koparcağını” dedi. ”Tamam yenge merak etme sen ” dedi. Yanımda eğiliverdi mısılarına dibine uzanmak için. Halbuki dizlerinin üzerine çökmesi daha kolaydı. Ama tabi bu bir davetti. Neden başbaşa kaldık sanki burda, neden senaryoyu oluşturuverdi yengecim. Onun bu kadar çabasını boşa çıkarıp hevesini kursağında bırakır mıyım hiç?

Yanımda öyle bi domaldı ki mısırların dibine eğilirken.kıbrıs escort
Çiçekli şalvarı iri göt yanaklarının arasına girmişti. Hatta am dudakları bile belli oluyordu biraz daha fazla eğildiğinde. İçinde külot olmadığını anladım. O kadar güzel bir manzara sunmuştuki yengem bana. Sadece bu manzara ile bile iki dakikada deliler gibi boşalırdım. İçim çekildi.. Hemen bu davete icabet edip yanımda domalan yengemin arkasına geçtim. Üstteki mısırlarla ilgilenir gibiydim. Şalvarımın altındaki şaha kalkmış sikimi yengemim domalmış götünün arasına denk getiriverdim. Yüzündeki ifadeyi görmek isterdim o an. Öylece eğilmiş vaziyette aşağıda bişeyler yapıyordu hala. Ben ön tarafımdaki mısırlara da uzanmak ister gibi yengeme iyice dayandım. Sikim götünün arasına tam bir baskı yaparken amının dudaklarını hissettim. Evet altında külot olmadığına emin olmuştum. Yengem kalçasını hafif hafif aşağı yukarı yapmaya başladı. Sikimi kökünden başına kadar amına sürtüyordu. O sikimi amının arasına sürttükçe sikimi amına sokmaya çalışır gibi ittiriyordum. Şalvarımın altındaki sikim onun şalvarını da götünün arasına sokmuştu. Resmen şalvarlarımızın altından sikiyordum şu an seher yengemi. Bu görüntü delirtmişti beni. Çıldıracak gibi şehvetlendim. Yengemle mısır fidanlarını arasında görünmüyorduk. Aklımı başımdan aldı yengemin şalvarının içindeki tatlı kalçaları. Artık daha bunun ötesi mi var dedim ve mısırları bırakıp yengemin göt yanaklarını iki elimle avuçlayıverdim…

Yengemin kalçalarının kenarlarından tuttum ve sikimi ileri geri yapmaya başladım. Artık mış gibi falan yapmıyordum. Yengem yere eğilmiş vaziyette güya hala mısırlarla uğraşırı gibiyken kafasını çevirip bana baktı. Yüzünde zevk akışıyordu. Dudaklarını ısırdığını gördüm. Yengemi ileri geri yapıyordum kalçalarından tutmuş vaziyette. Üzerindeki gömlek biraz aşağı sıyrılmış beli açılmıştı biraz. Bembeyaz tenini görüp götünün beyazlığını tahmin edebiliyordum. Açılan yerden gördüğüm bembeyaz incecik beline ellemek istedim. Yengem yüzüme zevk içinde kıvranarak baktı. Dudaklarını araladı. Bişey diyeceğini anladım. Önümde ileri geri yaptırdığım yengem zevkten titreye sesiyle

-Çok vaktimiz yok burakcım. Hadi….

Ohhhhhh. İşte budur dedim. Bol şalvarını kenarlarından tutup bacaklarına kadar sıyırıverdim. Muazzam götü bembeyaz kabak gibi domalmış önümde duruyordu. Bir çırpıda şalvarımı da lastiğinden tutup sıyırdım. Kendisi ayaklarıma kadar iniverdi şalvarım. Aletimi elime alıp yengemin açılmış am dudaklarını arasına aşağı yukarı doğru sürtmeye başladım. Ipıslaktı amının arası. Hatta ince bi ısklaklıkla beraber biraz koyu bi akıntıda geliverdi yarağımın başına. O an anladım ki bu kadın epeydir sikilmemiş, cayır cayır yanıyor. Elimdeki sikimi am dudaklarının arasına aşağı yukarı badana yaptıkça yengem ohhhhhh diye yüksek sesle inlemeye başladı. Bacaklarını dizlerinden hafif kırıp tekrar doğrultuyordu, kalçasını sağa sola kaydırıyordu zevkten. Yorulduğunu anladım belin içeri dışarı yapıyordu. kalçasından tutarak yere doğru bastırdım ve ”eğil yengecim” dedim. Yengem dizlerinin üzerine çökerken benim şalvarımı dizlerinin altına aldı. Ben de bacağındaki şalvarı çıkarıp dizlerimin altına aldım. Şimdi seher yengem çıplak vaziyette önümde domalmış sikmemi bekliyordu. Elime aldım sikimi amının dudaklarına dayadım. Biraz sürttüm yine ıpıslak am dudaklarına. Yengem başını bana çevirdi. ”sok artık burakcım, hadi bebeğim, yeter öldüm, sik artık yengeciğini lütfennnn”

Yavaşşşş yavaşşş amının içine kaydırdım sikimi yengemin amına. Amcığının içi fırın gibi yanıyordu. ”oohhhhhhhhhhhhhhhhhh” diye uzun bi nilti geldi yengemden. Amını dibine kadar sokup orda biraz beklettim sikimi. Ellerim kalçalarındaydı. Bir elini elimin üzerine koydu.
-Yengecim amın çok tatlı. sen de beni öldürdün dünden beri.

Sikimi yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım yengemin göt yanakları da ileri geri gidip geliyordu hareketimle.

-Ohhhh aşkımmmm Ne kadar güzel bi yarağın var senin yengecim. Ne güzel bi yarak olmuş o öyle. Sarılınca amıma dayandıya orda seni istedim zaten.ohhhhhhhhhhh
-Ben de amının dudaklarını hissettiğimde seni orda sikmek istedim yengemmmm

Bu konuşmalar iyice kudurtmuştu ikimizi. Sikişimi hızlandırdım. Yengemin götüne kasıklarımı şap şap diye vurdurmaya başladım sikerken. Sikimi her şaplatarak sikişimde amının dibine kadar girip çıkıyordu. Yengem zevkten ağlar gibi inliyordu.

-Sik yengeeemmmm. Sik erkeğiiimmmmmm. Erkeğim oldun artık sen benim. Beni istediğin zaman gel sik sevgilim. Beni sikinsiz bırakma artık yengeccciiiimmmm. Ölürüm ben senin koca sikine,, sikişinee ohhhhhhhh.
-Ohhhh ben de senin amına doyamam yengem. Bu nasıl bi tatlı amdır. Sikecem seni bundan sonra.
-İyi ki değdirdin sikini amıma. İyi ki avuçlattın o tatlı yarağını bana. Ben bu yaraktan mahrum kalırdım değilse. Sik yengem ohhhhhhhhhhh.
-İyi ki mısır toplayalım dedin ve kaldık aşkım. Çok sikmek istemiştim seni. Seni yengecimmmm deyip deyip sikecem bunda sonra.
-Sik sevgilim yengeni, sik kocacımmmm..

Zevkten dizlerimin bağı çözülüyordu adeta yengemi sikerken. ”Yengecim sırtüstü uzan, yüzünü görerek sikmek istiyorum seni” dedim. Yengem ”sik bebeğim tabi” deyip şalvarımın üzerine uzandı sırtüstü. Bacaklarını dizlerinden kırdı. Ağırlığımı vermeden bacaklarının arasına girdim ve sikimi ıpıslak amcığına ittiriverdim. Sikimi amının dibine yerleştiriken hafif etli dudaklarına yapıştım. Dudaklarını öperken dilimi diline sürtüyordum yengemin. Ellerini kalçalarıma attı. Amının dibine kadar her sokuşumda biraz da o bastırıyordu beni kendisine. Ben sikimi sokup çıkarışlarımı hızlandırınca götümü sıkıp okşamaya başladı. Göğüslerinin önündeki düğmeleri çözdüm bembeyaz iri göğsünün arasını yalamaya başladım. Götümü avuçladığı ellerinin biriyle göğsünü tuttu ve gömleğinden çıkarıp ağzıma dayadı. Uçlarını emip yalamaya başladım. Sonra iki elimle göğüslerini tuttum, okşayarak avuçlayarak uçlarını yalamaya başladım.

-Hasta oldum yengecim ben bu diri göğüslerine. Bana hep yalatacan mı bu tatlı göğüslerini
-Ohhhhh erkeğim senindir artık. İstediğin zaman istediğin kadar yala onları.
-Hep alayacam ben bunları.
-Yala bebeğim, sik beni artık istediğin gibi. Bunca yıllık açlığımı doyur bebeğimmmm.
-Başkasına elletme hiçbiryerini, tabi recep abi hariç tamam mı sevgilim. Benim amının göğüslerinin sahibi
-Kimse elleyemez bebeğim. Bunca zaman da ellemedi zaten. Senindir amım aşkım.

Bu konuşmalar ikimizi de öyle bi tahrik etti ki. Yerdeki otlar ezilip yolunuyordu altımızda ben onu sürterken. Ben hayatımın en büyük patlamasını yaşayacaktım. ”yengecim geliyorum beeennn”. ”ohhhh içime boşal sevgilim bugün günüm değillll. Ben de geliyorummmm, ayyyyyyyyy”

Öyle bi fışkırdım ki yenemin amına… Aynı anda delirmiş gibi böğürerek boşalıyorduk. Ilık ılık döllerimi amına bırakırken kasılıp gevşemeleriyle döllerimiz birbirine karışıyordu. O kadar amını kasıp gevşeltiyordu ki götünü yerden kesmiş havaya doğru sikime bastırıyordu yengem boşalırken. Sikim amını delip geçecek gibiydi….

Kasılmalarımız baya uzun sürdü. Hayatımda böyle bi sikiş ve böyle bi boşalma yaşayacağımı bir daha sanmıyorum diye geçirdim aklımdan. Ben bu kadına da aşık olmuştum. Üzerine uzandığımda dudaklarımı emiyor öpüyordu yavaş yavaş. Elleri ise götümü okşuyordu. Kulağına eğildim

-Seni seviyorum Yengecim
-Yengecim diyen dillerini emerim senin sevgilim. Ben de seni seviyorum
-Sana hem yenge hem karıcım demek istiyorum aşkım.Çok hoşuma gidiyor.
-Bana istediğini söyleyebilirsin kocacım. Yengemmmmm benim. Tatlı yarraklım.

Beş dakik kadar emişerek yattık öylece. ”acele edelim aşkım hadi” dedi yengem. Haklıydı, hemen apar topar kalkıp şalvarımı giydim . Benim şalvar buruş buruş olmuştu. Yengem amından akışan döllerimi bacağının her yerine sürmeye başladı. Çok hoşuma gitmişti bu hareketi gülümsedim. Sonra o da giydi şalvarını bana bakıp gülerek. ”erkeğimin suları onlar benim şifa olur tenime” dedi. Ayakta bi daha öpüştük dudaktan on saniye kadar. İkimiz de birbirimizin götünü avuçlayarak öpüşüyorduk…

Yola çıktığımızda ben traktörü kullanırken yengem tekerin üzerindeki oturma yerine oturmadı. Hemen yanımda ayakta duruyordu. Kimsenin olmadığı tarla yollarında göğüslerini ağzıma sürtüyor ve gülümsüyordu. Bişey söyleyeceğim zaman eğiliyordu kulağına söylüyordum traktörün sesinden dolayı. Ona baktım, eğildi
-O güzelim göğüslerini sürtersen traktörü durdurup içine giresim geliyor ama
-Ayyy erkeğim benim. o kadar azdırıyor mu göğüslerim seni
-Herşeyin azdırıyor sevgilim
-Senin de koca yarrağın delirtiyo beni haberin olsun. Her yerde ellemek istiyorum ona

Deyip elini attı şalvarımın içinden avuçladı ben traktörü sürerken. Okşamaya başlayınca zaten tam inmemiş olan sikim tekrar demir gibi oluverdi yengemin avuçlarında. Ben de göğüslerini gömleğinin üzerinden emiyordum.

-Seni özlerim sensiz duramam Burak ben bundan sonra. Dedi kulağıma eğilip, sikimi severken
-Ben de sensiz duramam artık yengecim. Her fırsatta geleceğim yanına merak etme sen. Recep abiye de söylerim köye de gelin Aydına da gelin, Hatta Bursaya da gelin. Ben de köye geleceğim fırsatını buldukça.

Yengem sol tarafımdaydı. Sol elimle şalvarının üzerinden götünü okşuyordum yolda. Kendime çekiyordum avuçladığım götünden tutup. Dudaklarını ve göğüslerini öptürdü yol boyu yengem yanımda. Sikimi de hiç elinden bırakmadı gidene kadar. Az önce amının içini doldurmama rağmen yengemin sikimi avuçlamaları ve göğsünü, dudağını öptürmeleriyle bir daha sikmek istedim. Bunu söylediğimde ”inan ben de çok istiyorum şu an seni aşkım” demişti. ”Ne kadar yolumuz var dedim. ”Beş dakikalık” dedi. Etrafımız orman gibi yemyeşil ağaçlıktı. Frene basıp traktörü durdurdum hemen. Yengem ne yapıyorsun aşkım derken gülüyordu. Elinden tutup indirdim. Ağaçların arasına girdik. Yolu biraz uzaktan görüyorduk. Arkamız tepelikti. Kocaman bi ağacın arkasına yolu görecek şekilde geçtik. Yengemi ağaca çevirdim, hemen domalıverdi. Bana doğru uzattığı götünün üzerinden şalvarını dizine kadar sıyırdım. Ben de şalvarımı sıyırıp kökleyiverdim yengemin amına. Ohhh dedi. Bir kere daha muradıma ermiş sikiyordum yengemin tatlı amcığını. Hızlı hızlı şaplata şaplata sikerken. ”ohhhh doyamam ben sana küçük kocacım benimmm, sik erkeğim, sik bebeğim karını” diye inliyordu kısık sesle yengem. ”Ohhh karıcımm. Seherimmmm, yengecinmmmm. Ben doyamam ben bu amcığa. Bıraksalar akşama kadar sikerim seni burda,ohhhh” Yengem kalçasını açabildiği kadar yana açtı. Damarlı yarağımı köküne kadar amına almak istiyordu. Alttan ellerini taşaklarıma uzattı avuçlayıp seviyordu sikişirken. Ben de götünü ve aşağı doğru sallanan diri göğüslerini avuçlaya avuçlaya sikiyordum şaplatarak. Az önce boşalmış olmamıza rağmen beş dakka sikişip yine deliler gibi boşaldık inleyerek. Yengemin amına dolduğum döllerim amının dudaklarından sızıyordu. Birden yere eğilip sikimi aldı eline ve kalan dölleri sikimin dibinden başına kadara yaladı. Hepsini yaladıktan sonra başını öptü bana bakıp gülerek……

Annemgilin yanına geldiğimizde tabi yengem traktörün tekerinin üzerindeki kısımda oturuyordu. Çayı demlemişler ve ilk bardakları içmeye başlamışlar bile. ”Afiyet olsun ağalar” dedim. ”Teşekkürler gelin beraber olsun” dedi annem gülerek. Recep abiyle babam ağaca sırtlarını dayamış sohbet ediyorlardı. Ablamın gözü bi benim üzerimde bi yengemin üzerindeydi. Hiç istifimi bozmadım ve ablama da bi kıyak geçeyim de sakinleşsin diye ”abla mısırlarımızı yedikten sonra seni de bindireyim tarktöre. Recep abim izin verirse şöyle bi tur atalım ormanda” dedim. Recep abi ordan cevap verdi. ”bak sen şu bizim yeğene, ne izini oğlum traktör senindir, gezdir tabi ablanı” dedi. ablamın gözlerinin içi güldü yine. Beraber ormanda tek başımıza tura çıkacaktık ablacımla. Nasıl sevinmesin. Yelkenleri suya indirmişti çoktan..

Boşandığım Eşimin Babası Artık Sikicim (alinti)

Bundan 10 yıl önceydi. Eşimden ayrılmış, duldum. Ankara’ya tayinim çıkmıştı. Ayrıldığım eşimin babası da (eski kayınbabam) Ankara’da yaşıyordu. Beni arada sırada işyerimden arar, halimi hatırımı sorardı, çok fazla konuşamazdık, ama kendisinden hoşlanırdım. Hoşsohbet, babacan ve çok karizmatik bir kişiliği vardı. Boşandığım oğluyla uzaktan yakından hiç ilgisi yoktu sanki. Kayınbabam da yalnız yaşıyordu, kaynanam uzunca bir zaman önce ölmüştü. Beni bir hafta sonu Ankara’nın lüks bir oteline yemeğe, müzik dinlemeye çağırdı. Ben de o sıralar erkek arkadaşımla yeni ayrılmış, bunalımdaydım. Hem avunurum hem unuturum diyerek, kayınbabamla akşam otelde buluştuk. Taa oğluyla evlendiğimden beri kayınbabamın benden hoşlandığını da biliyordum. Ama, Tanrı var, kayınbabam hiç bir zaman ileri gidip, terbiyesizlik olabilecek ölçüde bir davranışta bulunmamıştı.

Karşılaşır karşılaşmaz kayınbabam gözleriyle adeta beni soydu soğana çevirdi. Bu birkaç saniyelik bir bakıştı ama, ben o şimşeği, yıldırımı anında kaptım. Ve daha da fenası, aynı şimşek yıldırım bende de oluştu ve çarpıldım. Uzun zamandır erkeksizlikten midir nedir, anında ıslandım. Hani Kayınbabamın dediğim gibi karizmasını da yabana atmamak gerekir. Müthiş bir çekiciliği, albenisi var. Kendimi tutamıyordum, amımdan resmen sular akıyordu. Masamıza oturur oturmaz hemen lavaboya koşturdum. İnanmayacaksınız ama, klozette bızırımla amımla oynayarak müthiş bir orgazm yaşadım. Bereket kimsecikler yoktu, işimi rahat rahat görüp, bir güzel makyajımı falan tazeleyip, kırıta kırıta gelip masaya kuruldum. Çok rahatlamıştım. Kayınbabam bana, görmeyeli inanılmaz güzelleşmiş olduğumu, bunun sırrının ne olduğunu, bu güzelliği ve inceliği nasıl koruduğumu v.s. sorarak, gerçekten hoşuma giden iltifatlarda bulundu. Ben de kendisini, dinç ve enerjik gördüğümü, ben de bunun sırrını merak ettiğimi falan söyleyerek sohbete başladık.

Hafiften yemek ve dans müziği başladı. Bir iki yudum aperitif içkilerimizden aldık. Kayınbabam, “Gel güzelim, bu tatlı müziğin hakkını verelim, biraz biz de stres atalım.” deyip, kolumdan tutup, beni dansa kaldırdı. Çok güzel slow bir müzik çalıyordu. Müziğin etkisiyle olacak, bir anda başımı kayınbabamın omzuna yasladığımı, kendimi onun kollarına bıraktığımı farkettim, ilginçtir, daha bir ensesine ensesine sokuldum.

Kayınbabamın yanak ve dudakları da benim ensemde, omzumda,karabük escort nefesinin sıcaklığını ve buğusunu hissediyordum. Yine müthiş tahrik olmuştum. Sanki biraz önce masturbasyon yapıp gelen ben değildim. Kayınbabam, “Canım benim, çok güzelsin, harikasın!” dediğinde dudaklarımızın birleşmesi bir oldu. Ortalık yerde salınırken kayınbabamla öpüşüyorduk. Kimsenin bizimle uğraştığı, aldırdığı yoktu. Kayınbabam, “Canım, gel, bir kazaya uğramadan hemen masamıza oturup, bir iki lokma bir şeyler yiyelim içelim. Sana sürpriz yapacaktım güya ama, daha fazla ben de dayanamayacağım, burada, yukarıda odamız da hazır.” dedi. Benim de ağzımdan, “Harikasın, mükemmelsin babacığım!” lafları dökülüverdi. Ne utanma ne çekinme, artık resmen bir an önce kayınbabamın altına yatmak, evet, sikilmek, sikişmek istiyordum. Amım sırılsıklamdı. Kokumu duyuyordum, “Sen de kokumu alıyor musun baba?” diye sordum. Kayınbabam, “Hem de nasıl! Masa olduğu gibi kalsın güzelim, hadi, odamıza çıkıyoruz!” dedi.

Daha asansörde soyunmaya başladık. Kapıyı nasıl açtık, bir anda kendimizi yatakta nasıl bulduk bilmiyorum. Kendime geldiğimde, köpekler gibi hırıldıyarak, soluyarak, ben altta, kayınbabam üstte, bacaklarım belini sımsıkı sarmış, yarağı amcığımın içinde, hiç konuşmadan çok hızlı git gellerle sikişiyorduk. Kayınbabam müthiş pompalıyordu. ‘Şlap şlap’ sesleri odada yankılanıyordu. Amım zevkten zevke geçiyordu. Yarağı dibine dibine dayandıkça, bütün bedenimde spazmlar oluşuyor, her hücrem sanki ayrı telden çalıyor, titremeler geçiriyordum. Sesim soluğum kesilmişti. Bir anda kasıdım kaldım, ölüyorum uçuyorum sandım, şelale gibi akmaya boşalmaya başladım. Aynı anda kayınbabam da ılık ılık dölleriyle, sıcak sıcak amımı sulamaya başladı. İnanılmaz güzel, harika bir zevkti. Daha önce hiç kimseyle böyle bir zevk yaşamamış, böyle bir seks yapmamıştım.

Kayınbabamın yarağı içimde, boylu boyunca üstüne çıktım, hatay escort yavaş yavaş yarağını amımda kaydırıyor, bir yandan da emişiyor yiyişiyorduk. Aşağı yukarı vücudunda kayarak, yarağını amımın içinde sıkıp, sokup çıkararak tekrar canlandırdım. Sertleşti. “Canım babam benim, bu sefer de ben senin üzerinden inmeyeceğim, yarağının her milimini amımda hissederek, onu amımla öperek sıkarak emerek, suyunu amımla bir daha içeceğim.” dedim. Kayınbabam da alttan alttan amıma yarağıyla darbeler yapıyordu. Ben tüm kaslarımı sıkıyor, kayınbabamın o şahane güzel yarağını amımla sıvazlıyor, vantuzluyordum. Kayınbabam, “Şimdiye kadar hiç bir kadında görmediğim harika bir amın var. Çok az kadın amıyla bir yarağı bu kadar sarabilir, emebilir. Harikasın güzelim. Bundan böyle sen benimsin, kadınım, karım, orospumsun! Ne diyorsun, kabul mü?” dedi. Ben zaten uçmuşum, havalardayım, “Canım babam benim, sikicim, sen benden bıkana kadar bu am göt hep senin olacak, istediğin gibi istediğin yerden sik!” dedim. Kayınbabam, “Hadi o zaman benim güzel kadınım, orospum, hiç pozisyonunu değiştirmeden, yavaş yavaş onu amından çıkarıp, kara elmasın yolunu göster bakalım, hazinelerini keşfe çıkar onu…” dedi.

Kayınbabam götümü istiyordu. Ben de. Deminden beri git gellerle götüm zaten iyice gidişmiş, açılıp kapanıp kütahya escort yarak istiyordu o da. Elimle yarağın başını götümün deliğine denk getirip, yarağının üzerine oturmaya başladım. Kayınbabamın hem kalın hem uzun, o şahane arap atı gibi yarağı, yavaş yavaş, milim milim götüme giriyor, beni dağlayıp zevkten mahvediyordu. Hepsini götüme aldığımda, “Canıımmm benim, karım, kadınım kısrağım…” deyip, alttan öyle bir vurmalara başladı ki, aynı hız ve tempoyla ben de o ritme uydum, ilk sikişimizdeki o çılgın tempoyla bu kez götten sikişmeye, vuruşmaya başladık. Amımın suları gene coşmaya, beni zevkten zevke uçurmaya başladı. Götümden de zevk alırım, hoşlanırım götümden sikişmeye ama, bu başkaydı. Sanki götümün de suları geliyor, beni havalara uçuruyordu. Anlatılmaz bir tempo ve zevkle kayınbabamın üstünde sarsıla sarsıla ve de istemeden bağıra bağıra orgazm oldum. Kasılmalarım bitmek bilmiyordu. Tam ben bitti derken, kayınbabam yanardağ gibi götüme boşalmaya başladı. Şiddetli bir kasılmayla ben bir daha sarsıldım. Gerçekten hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Kayınbabam o an öl dese, seve seve ölür, her ne derse itirazsız yapardım. Tapmak dedikleri şey böyle bir şey olsa gerek.

Kayınbabamın üstünden inmedim. Ağzımızın içinde dillerimiz birbirlerini yiyorlardı. Epeyi bir zaman geçti. Bir parça sakinleştik, banyoya gittik. Güya ilk ateşimizi söndürüp, yine masamıza gidip, içkilerimize devam edecektik. Oda servisinden şampanya istedi kayınbabam. “Bu gece bizim zifaf gecemiz güzelim. Bundan böyle de bana artık Baba falan deme, sen benim sevgilim, karım, güzelim, orospumsun. Arkadaşım her şeyimsin. Seni ilk gördüğümden beri arzuluyor, istiyor, seviyordum fakat birtürlü söyleyemiyordum. Hep otuzbirlerimde sen vardın. İyi ki geldin. Bundan sonra sen mi benim evime gelirsin, ben mi senin eve geleyim güzelim?” dedi. “Oğlun ne der?” dedim. “Siktir et oğlanı, zaten bugün yarın Avustralya’ya gidecek, ne hali varsa görsün. Seni buldum, kesinlikle kaybetmek istemem yavrum!” dedi. Ben de ilk defa kayınbabamın ismiyle hitap ederek, “Sen beni böyle sikmeye devam ettiğin sürece, senin kulun kölen her şeyin olmaya razıyım, yeter ki beni böyle mutlu et!” dedim.

Artık söylemeye gerek yok tabii, kayınbabamla birlikteliğimiz neredeyse 10 yılı geçecek. Günlerimiz gecelerimiz, sikişmelerimiz büyük bir tutku ve zevkle devam etmekte. Kayınbabamla sikişmekten çok mutluyum!

Swinger Club te (Alinti)

Almanyadan selamlar. Adım Erkan, 28 yaşındayım. Karım ise 25 yaşında. Birbirimizi severek evlendik. Evliliğimizin ilk yılı harika geçti, hemen hemen her gece sikişir öyle uyurduk. Karım her pozisyonda sikilmekten büyük zevk alır, ben de onu Orgazmlardan Orgazmlara uçururdum. Sadece canım karım götten vermezdi bana. Yalvarsam da, “Olmaz!” diyor konuyu kapatıyordu. Evliğimizin ikinci yılı seks hayatımız tekdüze bir hal almış, birlikte değişik fantaziler kurmaya başlamıştık. Hatta bir ara, seks hayatımıza renk ve heyecan katmak için, Swinger Clube gitmeyi bile düşündük, ama nedense bunu hiç gerçekleştirmedik.

Bir gün iş çıkışı, tesadüfen bir Lingerie mağazasının önünden geçiyordum. konya escort O anda spontan bir biçimde girdim içeri ve karım için, siyah transparan bir gece kıyafeti, beyaz ipli tanga satın aldım, güzelce paketlettim. Karımın göğüsleri normal büyüklükte ve dik, kalçaları harika, minyon tipli bir kadındır, aldığım elbisenin çok yakışacağını düşündüm. Krımı aradım, “Aşkım banyo yap, makyaj yap, hazırlan, geliyorum, akşam dışarı çıkalım!” dedim. “Tamam canım!” dedi. Eve vardım, karım yıkanmış, bornoz içinde beni bekliyordu. Paketi verince çok sevindi. Heyecanla açıp elbiseyi görünce, “Bunu mu giyip çıkacam?” dedi. “Evet aşkım, kadınlığını ve güzelliğini herkesin görmesini istiyorum!” dedim gülerek. “Kıskanmazmısın?” dedi. “Hayır aşkım, aksine çok heyecan ve gurur duyacağıma emin olabilirsin!” dedim. Dudağımı öperek giyinmek için odasına geçti. Ben de arkasından.

Karım bornozu çıkardı, harika ağda yapmış pürüzsüz bacakları sütün gibiydi, sanki başka biriyle birlikte olacakmış gibi hazırlanmış, amını bile traşlamış, kaymak gibi etmişti. Tangayı giydi daha da seksi oldu, ipli Tanga çok yakışmıştı birtaneme. Sütyen takacaktı ki, “Ne yapıyorsun birtanem?” dedim. “Neden?” dedi. “Bu kıyafete sütyen takılmaz ki!” dedim. “Ben giymem öyle!” dedi. “Hadi ama, özelliği kalmaz, sütyensiz dene!” deyince, elbiseyi sütyensiz giydi. Çok sexy olmuştu, “Seks Tanrıçası gibi oldun aşkım, seni gören her erkek sikmek için herşeyini feda eder!” dedim. Kıpkırmızı oldu, aynada kendine baktı uzunca. Transparandan göğüsleri harika görünüyordu. Ayağına da yüksek topuklu Stiletto’larını giyince, süper Sexy olmuştu. “Hadi çıkalım birtanem!” dedim. Üzerine Kabanını giydi ve çıktık.

Arabamıza atladık, akşam yemeği için bir Restoranta gittik. Lüx bir yerdi. Girişte Vestiyer’de duran adam karımın Kabanını almak istedi. Karım da, “Masada çıkaracam.” dedi. Adam, “Hanimefendi Kabanla girmek yasak!” dedi. Karım, “OK!” dedi ve çıkardı. Adamın gözleri kocaman açıldı ve yutkunarak, “Bu ne güzellik!” dedi. Karım teşekkür etti ve masamıza geçtik. “Bu ne ya, adam nerdeyse gözleriyle sikecekti beni!” dedi. Ben de, “Küçük bir iltifattı aşkım, hem yalan mı? Harikasın!” dedim, gülümsedi. Siparişimizi verdik, yemeklerimiz geldi. Karşı masamızda 3 erkek oturuyordu, ikisi Alman biri Zenci idi. Durmadan karıma bakıyorlar, şerefine kadeh kaldırıyorlardı. Ben o tarafa bakınca ise bakışlarını kaçırıyorlardı. Karım, “Rahatsız oluyorum ya, herkes bana bakıyor!” dedi. Ben de, “Boşver baksınlar aşkım, gecenin tadını çıkaralım!” dedim. İki kadeh şaraptan sonra karım rahatladı, gülüyor ve eğleniyordu artık…

“Ben tuvalete gidiyorum.” dedim ve kalktım. kayseri escort Merak ediyordum, adamlar karıma yaklaşcak mı diye, arkadan izleyecektim. Az sonra Zenci kalktı, karımın yanına giderek, “İyi akşamlar!” deyip karımın elini öptü. Birşeyler konuştular, tam duyamadım. Zenci bir kağıda telefon numarasını yazıp karıma verdikten sonra tekrar masalarına gitti. Ben de tuvaletten geldim, “Nasıl aşkım, eğleniyormusun?” dedim. “Aşkım ben azdım!” dedi. Şaşırdım, gülerek, “Zenci mi azdırdı seni?” dedim. “Yok ya, o da nerden çıktı?” dedi. “Gördüm, adam telefon numarasını verdi!” dedim. Karım kızardı, “Napıyım, ayıp olmasın diye aldım, terslesemiydim adamı?” dedi ve kağıdı yırtıp atmak istedi. Ben de, “Kalsın aşkım, belki arar konuşursun…” dedim. Yemeklerimiz bitti, karıma gecenin asıl sürprizini yapacam, “Aşkım madem azdın, bu gece harika seks yapacağız!” dedim. Karım sevinerek, “Eve mi gidiyoruz?” dedi. “Görürsün aşkım, sürpriz!” dedim ve Restorandan çıktık, arabaya bindik. Karıma söylemeden Swinger Clubün yolunu tuttuk…

Yolda karıma, “Ara Zenciyi, diyeceğim adrese gelsinler.” dedim. kıbrıs escort Karım şaşırmış bir şekilde aradı Zenciyi. Zenci de, “Zaten arkanızdayız!” demesin mi? Karım kafasını çevirdi arkadaki arabaya baktı, Zenci el sallıyordu. Karım müthiş heyecanlanmıştı. Yarım saat sonra Swinger Clube vardık. Kapıdan girdik, hemen orada çalışan bir bayan karşıladı, 21-22 yaşlarında, göğüslerinde ve belinde havlu vardı. Kural gereği soyunmamız gerekiyormuş, elbiseli girmek yasakmış, Oda’da soyunmamız için anahtarımızı verdi. Odamıza giderken Zenci ve arkadaşları da gelmişti. Karım kapıdaki kız gibi, göğüslerini ve belini havluyla kapattı, ben çıplaktım, odadan o vaziyette dışarı çıktık. Kız geldi, “Hanımefendi çalışanlar dışında herkes çıplak olmalı, Club kuralı!” dedi. Karım “OK!” dedi ve utanarak, kızararak havluları çıkardı. Kız, “Rahat olun hanımefendi, eşiniz yanınızda, burda kimse rahatsız etmez sizi!” deyince, karım biraz rahatladı…

Bar’a geçtik Viski ısmarladık. Karşımızda Latin Amerikalı olduğunu tahmin ettiğim (sonradan tanışınca Brezilyalı ve adının Mario olduğunu öğrendiğim), 40 yaşlarında bir adam oturuyordu. Karım, “Adamın sikine bak aşkım, ne kadar büyük!” dedi. Baktım, gerçekten öyleydi! “Kol gibi, ne kadar kalın!” dedim gülerek. Karım da, “Onu içime alsam yarısında boşalırım herhalde!” dedi kahkaha atarak. O anda Zenci ve arkadaşları da soyunmuşlar geldiler. Selamlaştık ve yanımıza oturdular. Zencinin siki de fena değildi, öyle çok büyük değildi ama yine de kalındı. Karım Zenciden vazgeçmiş gibi görünüyordu ve Brezilyalının kocaman yarağından gözünü alamıyordu. Sohbet muhabbet, içki falan, eğlenip gülüşürken, Zenci artık karıma dokunmalara, sarılmalara başlamıştı. Ama karım karşıda oturan Brezilyalı ile kesişiyordu. Brezilyalı karıma kadehini kaldırınca, ben de yanımıza davet ettim. Yanımıza geldi ve kendini tanıttı, Brezilyalı ve ismi Mario imiş. Mario da sohbete ve eğlenceye katıldı…

Karıma, “İlk kiminle sikişmek istersin aşkım?” dedim. “Ne diyorsun aşkım yaa?” dedi. Ben de, “Hayatım, bu gece bırak sal kendini, istediğin adamla dilediğin gibi sikiş!” dedim. “Peki ya sen?” dedi. “Ben de seni sikilirken izleyecem aşkım!” dedim. Karım, “Peki ozaman, Mario ilkim olsun!” dedi. Hemen “OK!” dedim. Karım resmen Mario’ya aşık olmuş gibiydi. Karımın Mario ile aşırı ilgilenmesini Zenci kıskanmaya başlamıştı, Almanlar için farketmiyordu. Zenci karımın ilgisini çekmek için şakalar espiriler yapıyordu, ama karım hep Mario ile ilgileniyordu. İşin gerçeği, Mario çok nazik bir adamdı. Bür süre daha muhabbet ettikten sonra Mario, “Hadi yukarı kata çıkalım!” dedi. Karım da hemen “OK!” dedi. 4 erkekle ben ve karım yukarı VİP odasına çıktık. O oda, grup seks için yapılmış özel bir odaydı, içinde herşey vardı, Jakuzi duş falan. Odanın ortasında kocaman, 10 kişilik yuvarlak bir yatak ve etrafında çok sayıda koltuklar vardı…

Hemen Jakuziye girdik, yan yana oturduk. Zenci ve Mario karımı araya aldılar, ben Mario’nun yanındaydım. Mario bana, “Harika karın var!” dedi. Ben de teşekkür ettim. Zenci elini karımın amına attı, karım çekti hemen elini ve gülerek, “Acele yok!” dedi. Zenci biraz bozuldu, “OK!” dedi. Mario karımın bacaklarını okşuyor, “Harika!” diyordu. Karım da teşekkür ediyordu. Zenci de karımın diğer bacağını okşamaya başladı, karım o kadarına izin verdi. Bu sefer Mario yavaş yavaş elini karımın amına götürdü. Karım Mario’ya birşey demiyor, amıyla oynamasına izin veriyordu. Mario karımın amını okşarken, karım da gözlerini kapatmış geriye yaslanmıştı. Mario karımın amıyla biraz daha oynadıktan sonra, “Yatağa geçelim!” dedi. “OK!” dediler ve Jakuziden çıktık, kurulandık. Karıma, “Hakimiyet sende olsun, nasıl istersen öyle davran!” dedim. “OK!” dedi.

Ben bir koltuğa oturdum, izlemek istiyordum. Adamlar yatağa geçerlerken, karım, “Beyler siz de koltuklara geçin!” dedi ve yatakta Mario ile tek kalmak istediğini söyledi. Adamlar koltuklara geçip oturdular. Karımla Mario öpüşmeye başladılar, sanki karı koca gibiyidiler, birbirlerini seviyor, okşuyor, öpüşüyorlardı. Sonra 69 oldular. Karım sanki hiç yarak görmemiş gbi yalıyordu Mario’nun kocaman yarağını. Mario da diliyle sikiyordu karımın amını. Karım uçuyordu ve çok geçmeden sarsılarak Mario’nun ağzına boşaldı. Mario sırtüstü uzanıp, karımı kucağına oturttu. Yarağın üzerine yavaş yavaş oturan karım, başı girince ince bir çığlık attı. O koca yarak santim santim karımın kız amı gibi daracık amına zorlanarak kayıyordu. Karım tamamını içine alınca, önce oturakaldı bir süre. Sonra hafif hafif zıplamaya başladı. Aradan 3-4 dakika geçmeden karım çığlıklarla boşaldı. Mario karımı domalttı ve arkadan amına girdi, öyle hızlı sikiyordu ki, karım birkez daha boşaldı. Mario karımı 15 dakika sikip, 4 kez doruklara ulaştırdıktan sonra kendisi de, “Geliyorum!” diyerek karımın amından çıkarıp ağzına verdi ve karımın ağzına boşaldı. Birbirlerine sarılarak uzandılar. Karım Marionun göğsüne yaslandı, Mario da karımın sırtını okşayarak, “Harikaydın bebeğim!” dedi. Karım da, “Sen de canım!” dedi ve öpüşüp kalktılar, duş aldılar…

Duştan çıktıktan sonra, Zenci kalkık yarrağı elinde, “Ee biz ne olacağız? Bizi buraya kadar çağırdınız!” dedi. Mario karıma bakarak, “Ne diyorsun?” diye sordu. Karım da bana baktı, “Ne yapayım?” gibisinden. Ben de karıma, “Sen bilirsin, istediğini yap!” dedim. Ama Mario, belli ki karımın onlarla sikişmesini istemiyordu, “İstersen üçüyle değil de sadece Zenciyle sikiş!” dedi. Karım da “OK!” dedi. Mario sanki karımın sahibiymiş gibi Zenciyi çağırdı, “Gel sik!” dedi. Zenci sevinçle yatağa gelirken, Mario karıma, “Ama uzatmayın, hemen bitsin!” dedi. Karım da, “Merak etme canım, çok sürmeyecek!” dedi ve Zencinin yanına uzandı. Zenci karıma sarıldı, öpmek istedi, ama karım kendini geri çekti, Zenciyle öpüşmek istemedi. Zenci yarağını karımın ağzına verdi, karım istemeden yalamaya başladı. Anlaşılan karım Zenciyle sevişmek istemiyordu, bir an önce siksin gitsin diye uğraşıyordu. Zenciye, “Hadi uzatma, gir içime!” dedi. Zenci de yarağını karımın amına sokarak pompalamaya başladı. Zenci, “Çok dar amın var, harikasın, mükemmelsin!” diyerek sikiyordu karımı. Ve çok sürmeden, “Geliyorum!” deyip yarağını amından çıkarıp, karımın göğüslerine boşaldı…

Karım duş alıp geldi ve Zenci ile Alman arkadaşlarına, “Beyler siz gidebilirsiniz! Bu kadar!” dedi. Onlar da bozulmuş bir şekilde vedalaştılar ve çıktılar. Karım Mario’nun yanına gitti ve öpüşmeye başladılar. Az sonra karım bana, “Aşkım bizi biraz yalnız bırakırmısın?” dedi. Şaşırarak, “Nasıl yani?” dedim. “Hadi ama, ne olur, rahat edemiyorum sen yanımızdayken!” dedi. Ben de istemeyerek odadan çıktım, Bar’a gittim. Karım Mario’nun kollarında yalnızdı, ben bunları düşünürken kahroluyordum. Ama karım çok mutluydu, bunu bozamazdım, Bar’da beklemeye başladım. Yaklaşık bir saat sonra el ele geldiler ve yanıma oturdular. Hiç birşey konuşmuyordum. Karım dudağımı öperek, “Hadi ama, kıskanma! Mario çok hoş bir erkek!” dedi. Ben de (mecburen) gülümsedim, “Hayır kıskanmıyorum bebeğim, keyfine bak!” dedim. Karım, “Canımsın!” diyerek beni tekrar öptü ve Mario’nun kucağına oturdu. Mario karımın kalçalarını, sırtını okşuyor, şakalaşıyor, eğleniyorlardı…

Bar’da birer duble içtikten sonra karım bana, “Artık eve gidelim mi aşkım?” dedi. Ben sevinçle, “Gidelim aşkım!” dedim, nihayet karım tekrar bana kalacaktı, evde karımı bir güzel sikmeyi düşünüyordum. Ama bu sevincim fazla sürmedi. Karım, “Mario da bizle gelsin mi?” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “Bu gece bizle kalsın ne olur?” dedi. Karım çok mutlu görünüyordu, yine bozmamak için, “Peki, gelsin!” dedim. Toparlandık ve üçümüz birlikte çıktık Swinger Clubten, arabaya binip evin yolunu tuttuk. Karım arkaya Mario’nun yanın bindi ve yol boyunca öpüşüp elleştiler…

Eve geldik. Karım, “Siz birşeyler için, ben duş alıp geliyorum!” dedi. Biz içkilermizi içerken, karım duşunu almış ve çıplak bir halde geldi yanımıza, “Eee neler konuştunuz bakalım?” dedi gülerek. “Havadan sudan!” dedim. Karım Mario’nun kucağına oturdu ve yine öpüşmeye başladılar. Mario, “Hadi yatağa geçelim canım!” dedi. Karım da elimden tutup, “Hadi canım sende gel!” dedi ve kalktık yatakodamıza geçtik. Ben sandalyeye oturdum. Mario soyundu hemen ve bunlar yatakta 69 oldular. Karım bana, “Sen de gel yatağa aşkım!” dedi. Ben de soyunup vardım yatağa. Mario karımın amını yalarken, karım da benim sikimi yalamaya başladı. Ben (herzamanki gibi) fazla dayanamadım ve hemen boşaldım. Karım gülerek sırtımı okşadı, “Canım sen biraz dinlen!” dedi. Ben yine geçtim sandalyeye oturdum ve Mario karımı sikmeye başladı. Öyle bir sikiyordu ki, karım uçuyordu resmen. Karımı yaklaşık 20 dakika siktikten sonra, karımın ağzına, fışırtarak boşaldı. Karım, “Harikasın erkeğim, mükemmelsin!” diyerek Marioyu okşuyordu o boşalırken.

Hep birlikte salona geçtik, birer sigara yaktık, içkilerimizi yudumlamaya ve sohbete başladık. Karım bana, “Aşkım, Mario artık bizle kalsın! Çok güzel sikiyor, ona tapıyorum! Ne olur bizle kalsın?” diye yalvarmaya başladı. Çaresiz kabul ettim, “Kalsın madem!” dedim. Karım boynuma sarıldı ve “Seni çoooookkkkk seviyorum aşkım!” dedi. Yıllık izinde olduğumuz için çalışmıyorduk. Karım evde genelde çıplak dolaşıyor, Mario karımın giyinmesini istemiyordu. Marionun bizle kalmasının üçüncü günüydü, Mario sabah akşam demeden, sürekli karımı sikiyordu. Hem de inlete inlete, çığlık attıra attıra Orgazm ediyordu karımı. Ben artık iyiden iyiye kıskanmaya başlamıştım, sinirden kuduruyordum. Onlar sikişirken, ben karımın zevk çığlıklarını duymamak için TV izliyordum.

Dördüncü günü sikişirlerken beni yanlarına çağırdılar, birşey konuşmak istediklerini söyleyerek. Gittim, “Ne var?” dedim. Karım, “Sana bir sürprimiz var!” dedi. Şaşırarak, “Nedir o?” dedim. Karım, “Mario götümü de sikmek istiyor aşkım, ama konuştuk, evlendiğimizde kızlığımı senin bozduğun gibi, götümün kızlığını da sen bozcaksın, ilk olcaksın kocacığım!” dedi. Ben çok şaşırmıştım, “Ciddimisin aşkım?” dedim. “Evet canım! Hadi soyun!” dedi. Ben dururmuyum, hemen soyundum! Mario karımı yatağa domalttı ve karımın götünün yanaklarını elleriyle ayırarak bana yardımcı olmaya başladı. Ben hemen karımın daracık göt deliğini yalamaya ve parmağımı sokmaya başladım. Bir süre yalayıp parmakladıktan sonra, “Hazırmısın canım?” dedim. Karım da, “Evet aşkım! Hadi sik götümü, al götümün kızlığını!” dedi. Yavaş yavaş sokuyordum karımın götüne. Tamamına yakını girerken karım bağırmamak için kendini zor tutuyordu. Yutkunarak, “Hadi kökle kocacığım!” demesiyle kökledim. Karımın götünü 2-3 dakika siktim ve götünün içine boşaldım…

Çok mutluydum, Marionun sayesinde karımı ilk kez götten sikmiştim. Mario ikimizi de tebrik etti ve benden sonra o geçti karımın arkasına. O kocaman yarağını karımın götüne yavaş yavaş sokarken karımın çığlıkları yıkıyordu ortalığı. Karımın götünü en az 15-20 dakika sikip, o da içine fışkırttı…

Biraz dinlendikten sonra duş aldık. Karım, “İkinizi aynı anda istiyorum!” diyerek, Mario’nun kucağına oturdu. Ben de karımın arkasına geçtim tost yaptık karımı, Mario amını sikerken, ben de karımın götünü sikmeye başladım. İkimiz de daha yeni boşaldığımız için, karımı yaklaşık 40 dakika sikip, karımın deliklerine boşaldık. Karım zevkten uçuyordu, “Erkeklerim benim, ikinizi de çok seviyorum!” diyerek, bir beni öpüyordu, bir Mario’yu. Üçümüz de çok mutluyduk ve ben artık Mario’yu kıskanmıyordum, karımın beni sevdiğinden iyice emin olmuştum…

oğlumun arkadaşına verdim

oğlumun arkadaşına verdim
Adım Asuman. 38 yaşında, bir erkek çocuk sahibi, eşinden boşanmış, fiziği ve medeni halimle erkeklerin peşinde koştuğu bir kadınım. Özellikle bacaklarım, göğüslerim, sarı saçlarım ve ses tonum erkekleri hemen etkiliyor. Bir kadın olarak bunun farkındayım ve bu durumumdan son derece memnunum.
Çocuklu olmam nedeniyle oldukça dikkat etmem gerektiğinden çok fazla bu durumun zevkini çıkaramıyorum. Eşimden 4 sene evvel boşandım. Tek sebep cinsel olarak yetersizliği idi. Çok erken, 17 yaşımda evlenmiş, hemen de çocuk yapmıştım. Ama her zaman kendime baktım. Kocamın yetersizliği yüzünden onu bir çok kez boynuzlayarak ihtiyacımı karşılıyordum. Ama artık duldum ve herkesin gözü üzerimdeydi.

Oğlum Mert büyümüş, üniversitede okuyordu. Liseden beri birlikte okudukları Haluk ile aynı üniversiteyi kazanmışlar, çoğu kez birlikte ya bizde ya da Haluk’larda ders çalışıyorlardı. Haluk Mert’e göre fiziki açıdan daha gelişmiş bir çocuktu. 25–26 gösteriyordu. Oysa Mert ile aynı yaştaydılar.
Bize geldiklerinde her zaman beni süzer, resmen gözlerini üzerimden alamazdı. Mert’ten dolayı sesimi çıkaramıyordum. Aslında hoşuma da gitmiyor değildi hani… Epey uzun zamandan beri hiçbir erkekle de birlikte olmamıştım. Erkeksizlik başıma vurmuştu ama bu oğlumun arkadaşı da olmazdı ya… Hem ben sübyancı mıyım diye içimden geçirdim.

Bu düşüncemin üzerinden bir ay geçmişti. Oğlum Mert arkadaşlarıyla hafta sonu için Sapanca’ya gitmişlerdi. Evde yalnızdım ve her tarafımı ateşler basıyordu. Televizyon seyrederken masumane bir öpüşme sahnesi anında kendimle oynadığımı hissettim.
Gayri ihtiyari olmuştu ve üstelik elim göğüslerimdeyken bacak aramın da ıslandığını hissetmiştim. Ben yine de filimi seyretmeye devam ediyordum ama kendimle oynamam daha da artmış ve amımın suları külotumu ıslatmaya başlamıştı.
Bu durumda kendimi tatmin etmek istemiyordum. Çok uzun zamandır yaptığım buydu, bıkmıştım artık kendimle oynamaktan… Ne vibratör, ne salatalıklar, ne fırça sapları, ne parmaklarım… Gerçek bir erkeklik organı girsin istiyordum içime… Mert de evde yokken birini bulmalıydım.

Bir erkekle birlikte olmalıyım diye düşündüm ve hemen olduğum yerden kalkarak üzerime askılı bir tişört geçirdim. Altıma da dizimin neredeyse bir karış üzerinde pilili kot mini etek giydim. Amacım bir kafeye, bara gidip gözüme kestirdiğim bir erkekle otel odasında sabahlayıp ateşimi söndürmekti.
Bu düşünce bile beni deli ediyordu. Vücudumda yanmayan hiçbir yerim yoktu, bacak aram, amım, göt deliğim resmen tutuşuyordu. Kasıklarımda sert, kıllı bir erkek kasığı, vücudumda hoyrat bir erkek eli istiyordum.

Tam giyinmiş evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Mert olabilirdi, evet arayan Mertti.
”Anne, Haluk buraya gelmedi, telefonu da cevap vermiyor. Evine bir bakar mısın? Çok merak ediyoruz, bana bildirirsen sevinirim…” dedi.
Ben de merak etmiştim ve olur diyerek telefonu kapattım. Evden çıkarak üzerime aldığım hırkayı arabama bırakıp Halukların evine yöneldim. Merakla kapıyı çaldığımda Haluk kapıyı açtı. Beni karşısında mini etekli ve oldukça açık bir tişörtle görünce gözlerini benden ayıramadan kekeleyerek,
”Aaa.. Asuman teyze…” diyebildi. Sonra kendini toparlayarak “Buyurun, buyurun…” diyebildi.

”Hayırdır Halukcuğum? Mertlerle bulumak için gitmemişsin. Seni çok merak etmiş. Ev telefonunu da hatırlayamamışlar, cebine de ulaşılamıyormuş, beni gönderdi sana, haber bekliyorlar benden…” dedim. Haluk ta
”Ya, anneannem hastalanmış. Babamlar acilen memlekete gidince ben kaldım, gidemedim. Biliyorsunuz evde kediler var. Cebimin de şarjı bitmiş, daha yeni fark ettim. Hatta siz geldiğinizde şarja koyuyordum..” dedi.
”Eee.. Bir şeye ihtiyacın var mı? Yemek filan yedin mi?”

”Valla yumurta kırmaya hazırlanıyordum ama… Nasıl becereceğimi de bilmiyorum açıkçası…”
”“Müsaitsen dur bir bakayım…”
”Olur mu öyle şey? Buyurun, özür dilerim kafam çalışmadı. Tekrar özür dilerim…” diyerek beni içeri davet etti.
Bu arada Mert’i de arayarak durumdan haberdar ettikten sonra mutfağa yöneldim. Haluk’a sahanda sucuklu yumurta yaptım. Salondaki yemek masasına servis açtım ve Haluk yumurtayı yiyene kadar koltukta oturup onu bekledim. Haluk yumurtasını yerken bile defalarca bana teşekkür ediyor ama gözlerini de bacaklarımdan alamıyordu.

Yumurtasını bitirdikten sonra kalkıp karşımdaki deri koltuğa geçti. Havadan sudan konuşuyorduk. Bir ara baktım sadece ben konuşuyorum. O ise dalmış, gözleri bacaklarıma kilitlenmiş, hiç konuşmuyor. Anlattıklarımı duymuyor bile…
Hay allah, bir de baktım ki, mini eteğimi ne kadar çekiştirsem, koltukta oturduğum yerde plileri açılıp duruyor. Ben konuşmaya dalmışım, etek kasıklarıma kadar çıkmış, karşıdan külodumu görebildiğine emindim. Çocukcağız hipnotize olmuş gibi gözlerini ayıramıyordu manzaradan… Kendimi toparlamaya, eteğimi çekiştirerek frikiğimi kapatmaya çalışınca silkindi. Ben dayanamadım,
”Ne o Haluk, nerelere daldın öyle?” dedim gülümseyerek… Kızardı, bozardı,
”Şeyy… Öylesine…” diye kekeledi. Az önceki etek altı küloduma mıhlanan bakışları, bendeki şehvet hislerini tekrar uyandırmıştı. Kendimi tutamıyordum.

”Öylesine değil işte, ben nereye baktığını biliyorum. Deminden beri bacaklarımı dikizleyip duruyorsun. Çok yaramaz çocuksun sen..:” dedim şakaya vurarak… Benim şakalaştığımı görünce biraz rahatladı. Yine de kıpkırmızı bir suratla,
”Siz çok güzel bir kadınsınız.. Bakmamak elimde değil…” dedi.
”Gerçekten mi? Beni güzel mi buluyorsun?”
”Evet… Hem… Hem de çok güzel buluyorum…”
”Yaaa… Teşekkür ederim iltifatına…”
”Gerçekten söylüyorum inanın…”

Birden çok etkilenmiştim. Zaten her şeye hazır olan ben, tahrik olmuş vaziyette olduğum yerden kalktım. Gerinir gibi yaparak kollarımı havaya kaldırdım. Bu hareketimle eteklerim iyice yukarı kalkmış bacaklarım tamamen ortaya çıkmıştı. Bu hareketi bilinçli yapmış Haluk’u tahrik etmek istemiştim.
Haluk bu hareketim karşısında yutkunmuş, gözlerini önüne eğmişti. Ben daha da tahrik olmuş bir halde bu sefer tamamen istem dışı sürüklenircesine Haluk’un yanına yanaşırken hafif hafif etrafımda dönerek dans eder gibi bir hareket yaptım.. İki elimle göğsümden başlayarak belimi, kalçalarımı sıvazlayarak sordum,
”İnanmıyorum sana, neremi beğeniyorsun peki?” dedim kısık bir sesle…

Haluk gözleri açılmış, beni takip ediyor, nefes bile almıyordu. Ok yaydan çıkmış Haluk’la sevişmemiz kaçınılmaza doğru yol alıyordu. Yanına oturduğumda terden sırılsıklam olduğunu ve çok derin nefes aldığını hissettim.
Hiç ara vermeden bacağımı bacağının üzerine atarak dirseğimi omzuna dayadım, elimle saçını okşamaya başladım. O da kolunu belime atmıştı. Bu hareketimle bacaklarım ayrılmış, şeffaf dantelli küçücük külotum ve amım ortaya çıkmıştı. Haluk’un kulağına eğilerek,
”Madem güzel buluyorsun, o zaman bu güzelliğin hakkını ver canım…” Hala beklediğim gibi bir hareket yapmıyordu velet… İçinde açmazlar yaşadığı belliydi.
”Ama siz… Mert’in annesi…” diye kekelerken biraz sert kaçan bir sesle, bozulmuş gibi,
”O zaman hayallerinde kalmak zorunda…” dedim ve bacağımı üzerinden alıyordum ki,
”Hayır, hayır.. Bunu yapmayın… Sizi istiyorum… Hem de çok istiyorum…” dedi.

”O zaman Mert’i filan bir kenara bırak, bu fırsatı değerlendir güzelim… Evde ikimiz yalnızız… Ben kadınım, sen erkeksin… Erkek olarak yapacağını yap…” diyerek bacaklarımı aralayıp amımı tamamen ortaya çıkardım. Şeffaf külodun altında görünen kabarmış am dudaklarımı elimle okşadım. Akan sulardan külodun önü ıslanmıştı bile…
Haluk hemen elleriyle tişörtümü yukarı sıyırarak göğüslerimi okşamaya ve deli gibi öpmeye başladı. Bir müddet öpüp okşadıktan sonra yerimden doğrularak etekliğimi çıkardım. Pantolonunun fermuarını çektim, yarağını dışarı çıkartarak ağzıma alıverdim.

Harika bir yarağı vardı. Taş gibiydi ve oldukça iriydi. Yarağını dibine kadar ağzıma alarak emiyordum. O da kolunu uzatarak elini külotumun içine sokuyor, zevk ve heyecandan sırılsıklam olmuş amımı okşuyor, parmaklıyordu. Yarağı artık taş gibi olmuş amıma girmeye hazır hale gelmişti.
Eğilip tek hamlede külotumu çıkarttığımda o da tişörtünü, pantolonunu ve külotunu çıkarmıştı. Sırtımı ona dönerek bacaklarımı üzerinden geçirip elimle kavradığım yarağının üzerine oturmaya başladım. Duyduğum zevk ve heyecandan yapış yapış olan amım hiç zorlanmadan o kocaman ve kalın yarağı dibine kadar almıştı.

Yarağın her santimini hissetmiştim ama, amım hala daha yok mu der gibiydi. Amımın kaslarını oynatarak yarağını içimde sıkıştırıp gevşetirken üzerinde inip kalkmaya başlamıştım. Bir yandan da parmaklarımla amımın dudaklarını açabildiğim kadar açarak yarağın daha çok sürtünmesini sağlıyordum. Bir müddet sonra yarağın üzerinden kalkıp bu kez yüzümü Haluk’a döndüm.
Güzel yarağını tekrar içime aldım. Kollarımı boynuna dolayarak dudaklarına yumuldum ve üzerinde inip kalkmaya devam ettim. Dakikalar sürdü inip kalkmalarım… Dudaklarını bitirircesine emiyordum. Haluk da ellerini memelerime yapıştırmış, avuçlarında sıkıyor, uçlarını ovalıyor
Birde bire müthiş bir zevk dalgasına tutularak sular seller gibi, tam anlamıyla şaldır şaldır boşaldım. Boşalırken attığım çığlık bile beni ürkütmüştü. Ama Haluk daha da azmış, amını suladım götünü de isterim diye tutturmuştu.
20 yaşındaydı ama değme tecrübeli erkeklere taş çıkarırdı. Tam bir erkek ve süper bir sikiciydi. Bu kadar zaman sikinin üstünde zıplamama rağmen daha boşalmaya niyeti yoktu… Hemen yarağının üzerinden kalkarak am sularımla vıcık vıcık kayganlaşmış yarağını elimle kavrayarak göt deliğime dayadım. Bunu isteyerek hislerime tercüman olmuştu.
Daha kafasını dayamamla birlikte, Haluk’un ilk hamlesiyle yarrağının başı içime girmişti bile… Ona yardımcı olmak için ıkınarak yarağın üzerine yüklenince tamamı götümün içinde kayboldu. Arka deliğimde hissettiğim acı ve kalınlık yüzünden dudaklarımı ısırdım. İnliyordum.

Bu sefer ben hareketsizken o alttan bana geçirmeye başladı. Göt deliğimde bir pompa gibi yarağını çalıştırmaktaydı. Minik deliğim iyice açılmış rahatlamıştı. Haluk artık götümden çıkıp amıma, amımdan çıkıp götüme dalıp duruyor, taşakları apışlarımı kasıklarımı dövüp duruyordu.
Haluk birden bire yerinden doğrularak beni koltuğa yüzükoyun yatırdı. Hafif domalmış pozisyonda, bacaklarımı parçalarcasına ayırarak amıma öyle bir yüklendi ki… İşte o an içimde ne var ne yoksa dışarı patlatırcasına, boğuk bir çığlıkla, ağlarcasına boşaldım
Vücudum hala titriyor, orgazmın doruklarını yaşıyordum ki Haluk amımda iyice hızlanarak gidip gelmeye başladı. Beni tek bacağımın üzerinde tutup diğer bacağımı kıvırarak göğsüne sıkıştırdı. Amıma geçirmeye başladı. Alttan harika vuruyordu. Birden bire nefesi sıklaşmaya ve kasılmalara başladı.

Korunmuyordum ve içime boşaltamazdım onu… Kendimi ondan kurtararak önünde diz çöktüm ve yarağını hızla sıvazlamaya başladım. Az sonra da Haluk iniltiler eşliğinde sert kasılmalarla boşalmaya başlamıştı. Tüm spermleri ağzımı ve yüzümü doldurmuş, sızanlar çenemden göğüslerime akıyordu. İkimiz de koltuğa yığılıp kaldık. Ağzımdan çıkan tek kelime
”Harikaydın canım…” oldu. Haluk da,
”Aynen, sen de…” diyebildi.

Sonra birlikte öpüşe koklaşa, sevişe sevişe duş aldık ve önümüzdeki uzun geceyi sabaha kadar uyumaksızın sevişerek geçirdik. Gün ışıdığında Haluk hala beni sikiyor, ben ise 5–6 orgazma ulaşmanın mesafelerini kat ediyordum.
O akşamdan sonra Halukla her fırsatta bir araya gelip bir otelde ya da başka bir ıssız köşede, genelde bu benim arabamda oluyordu, sık sık sevişiyoruz. Bir gün kızgınlıkla oğluma “ananı sikerim” dese hiç de yalan söylememiş olacak.

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (6. B&

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (6. B&

Saatin alarmıyla zor bela uyandım. Bir iki saatlik uyku yetmemişti. Üstelik kayınpederim amımı götümü dağıtmıştı. Resmen ruh gibi gittim işyerine. Kendime gelmek için içtiğim kahvelerin sayısını hatırlamıyorum. Ali bey büroya öğleye doğru geldi. Onun da gözünden kaçmamıştı uykusuz olduğum. Gülerek, Ne o fıstık, sabaha kadar beşik mi salladın? diye sordu. Ben de içimden (Ne beşiğinden bahsediyorsun, yarak yedim, yarak!) diye geçirdim, Yok, midem ağrıyor, sabaha kadar uyuyamadım, mideme kramplar giriyor! dedim. Geçmiş olsun güzelim! Ozaman bügün seni fazla yormayayım! dedi. Anlayışı için teşekkür ettim. Kahvesini götürdüm, işimin başına döndüm.

Aklım görümcemde kalmıştı, acaba kayınpederim azarlamışmıydı onu? Yada dövmüşmüydü? Gerçi bana söz vermişti yapmayacağına dair, ama yine de merak etmiştim. Aradım görümcemi. Fakat görümcemin cep telefonu kapalıydı. Daha da meraklanmıştım şimdi. Mesaim bitene kadar birkaç kez daha aradım, yine kapalıydı. İyiden iyiye kaygılanmaya başlamıştım, kızın başına kötü birşey geldi diye.

Akşam eve girdiğimde bir sürprizle karşılaştım. İlk defa başıma geliyordu böyle birşey. Kayınpederim kendi elleriyle sofrayı hazırlıyordu. Salondaki masayı donatmıştı. Güzel yemekler vardı. Porselen takımları çıkarmıştı. Mumlar falan yakmış, çiçekler vardı. Bir ufak rakı ve bir şişe de şarap! Müzik setinden slow şarkılar çalıyordu. Görümcem yoktu ortalıkta. Kayınpederim beni görünce, Hoş geldin aşkım, hemen sofraya buyur! dedi. Bana salonun ortasında çekinmeden Aşkım dediğine göre, görümcem evde değildi. Sofraya otururken görümcemin nerede olduğunu sordum. Kayınpederim de gülerek, Trabzon daki teyzesinin yanına gönderdim! Bir süre orda kalsın da, biz de seninle evde başbaşa kalalım diye düşündüm! dedi.

Ne diyebilirdim ki, İyi etmişsin aşkım! dedim, oturdum sofraya. Bana şarap doldurdu, kendine rakı. Şarabı da ilk defa içiyordum. Yemeğimizi yedik, içkilerimizi içtik. 3. kadehten sonra benim kafam iyi olmaya başlamıştı. Kayınpederim, sanki onun kendi karısıymışım da, yeni evlenmişiz de balayına çıkmışız gibi, beni şimartıyordu. Bu ilgiyi oğlundan bile görmemiştim. Kafam dönüyor, galiba sarhoş oldum! dediğimde, beni kaldırdı ve kucağında yatakodama taşıdı. Yatakodama girdiğimizde bir kere daha şaşırdım. Orada da mumlar yanıyordu. Yatağımın üzerine gül yaprakları serpmişti.

Beni nazikçe yatağa bıraktı. Kendi elleriyle soydu, sonra kendisi soyundu. Ayak uçlarımdan öpüp yalayarak yukarılara çıktı. Vücudumda öpüp yalamadığı, emmediği yer bırakmadı. Göğüslerimi, amımı, götümün deliğini, beni birkez orgazm edene kadar yaladı. Hiç acele etmiyordu bunları yaparken. Keyfini çıkara çıkara öpüp yalıyor, emiyordu. Ben de gözlerimi kapamış, zevkten uçuyordum tabii. Bir saattir yalıyordu her yerimi. Ben artık ikinciye orgazm olmak üzereydim, Hadi gir içime! diye inlemeye başladım. Ama kayınpederim yalamaya devam ediyordu. Çıldırıyordum, biran önce o yarağı amımda istiyordum. Dayanamadım ve birden doğruldum, kayınpederimi sırtüstü yatırdım.

Yarağını biraz yalayıp, bolca tükürükle ıslattım. Sonra hemen üstüne çıktım, elimle yarağını amımın deliğine hizalayıp oturdum üstüne. Amımı yardıra yardıra aldım köküne kadar içime o koca başlı yarağı. Ohhhh, amımın içini doldurmuştu yarağı. Hemen zıplamaya başladım. Deli gibi zıplıyordum. Kayınpederimin yüzünde bir gülümseme, kollarını başının altına koymuş, zıplayışımı keyifle seyrediyordu. Ben de gözlerinin içine baka baka zıplamaya devam ediyordum, inleye inleye. Orgazm olup boşalmıştım, ama zıplamaya devam ettim bir süre daha. Sonra halim kalmadı, yığıldım kaldım öylece. Kayınpederim daha boşalmamıştı, yarağı içimde kütük gibi duruyordu. Onun da boşalmasını isterdim, ama yorulmuştum.

Kayınpederimin üstünde bir süre kalıp, biraz kendime gelince kalktım. Yatağa dört ayak domaldım, siksin diye. Ama kayınpederim halen kolların başının altında, gülümsüyordu sadece. Yarağı kazık gibi, göbeğine yapışmıştı, kalp gibi atıyordu. Döndüm, Ne oldu, niye gülüyorsun? Sikmeyecekmisin beni? diye sordum. Doğruldu, Sikeceğim tabii ki, ama sana bir hediye aldım, çok hoşuna gidecek! dedi ve yastığın altından bir paket çıkardı, verdi. Merakla açtım paketi. İçinden, aynı gerçek yarak gibi, ten rengi, damarlı, plastik yarak çıktı. Hoşuna gitti değil mi, titreşim özelliği de var, altındaki siyah kısmı çevir bak, titreşmeye başlıyor! dedi. Dediği kısmı çevirdim, hakikaten plastik yarağın başı ve gövdesi titreşmeye başladı. Titreşim hızını ayarlayabiliyorsun! diyerek elimden aldı, altındaki kısmı biraz daha çevirdi. Şimdi daha çok titreşiyordu.

Ben halen dörtayak pozisyonunda duruyordum. Plastik yarağı yüksek titreşimdeyken arkadan amıma soktuğunda bir tuhaf oldum. Salatalıktan çok daha iyi idi bu alet, amımın en ücra köşesini bile uyarıyordu. Arda bir de sokup çıkarıyordu. Bir elinle tut da çıkmasın! diyerek bana devretti. Artık kendim sokup çıkarıyordum. Kayınpederim de götümün deliğini yalamaya başladı. Götümü sikecekti. Bir saniye çıkar aleti! dedi. Aleti amımdan çıkardığımda, kayınpederim yarağını tükürükleyip, biraz uğraştan sonra götüme girdi. Şimdi tekrar sok amına! dedi. Tekrar sokarken sanki amım daralmış gibi hissettim. Kayınpederim de götüme pompalamaya başlayınca ben zevkten kudurdum. Ve çığlık çığlığa orgazm olup, resmen işer gibi boşaldım! Hemen benden sonra da kayınpederim boşaldı, götümün içini doldurdu dölleriyle. Zaten uykusuz ve yorgun olduğum için, o gece birdaha sikişmedik. Kayınpederimin kollarında uydum…

Her gün en az bir yarağım vardı artık. Gündüzleri genelde Ali bey büroda tek sikiyordu beni. Bazen yine Mustafa beyle birlikte sikiyorlardı. Birkaç kere de Ali bey büroda yokken Mustafa beyle tek sikiştim. Haftasonları da Cavit beyle Gölbaşındaki villasına gidiyorduk, orda bol bol sikiyordu beni. Evde de kayınpederim sikiyordu. Sürekli Ali bey, Mustafa bey, Cavit bey ve kayınpederim dörtgeni arasındaydım. Ve ben sikildikçe daha daha ister hale gelmiştim, sikişmediğim günü gün saymıyordum. Artık seks manyağı olmuştum sanki, yolda giderken bile erkeklerin yaraklarına bakar olmuştum. Bu arada bankada epeyce bir param birikmişti. Ama harcayamıyordum o parayı. Gerek te yoktu zaten, çünkü hergün bir sürü para alıyordum. Bunun yanı sıra maaş da alıyordum. Gerçi bir kısmını kayınpederime veriyordum, ama yine de çoğu bana kalıyordu.

Akşamları eve geldiğimde hep, kayınpederim yemeği hazırlamış, sofrayı donatmış ve beni bekliyor oluyordu. Bir akşam eve geldiğimde yine yemek hazırdı, ama masada fazladan 3 tabak daha vardı. Bu sefer mumlar ve çiçekler yoktu, şarap da yoktu, onun yerine 2 büyük rakı ve mezeler vardı. Ayrıca Arabesk müzik çalıyordu. Hayırdır, misafir mi gelecek? diye sordum. Kayınpederim de, Evet aşkım, arkadaşlarımı yemeğe davet ettim, birazdan gelecekler! dedi. Tanıyormuyum? dedim. Yok tanımıyorsun aşkım, ama merak etme, üçü de çok yakın arkadaşımdır! Göreceksin, çok candan, çok efendi insanlar. Kayınvaliden öldükten sonra, beni birçok kez evlerine yemeğe davet ettiler, altında kalmak istemiyorum! Haa, arkadaşlarımın yanında içmen uygun olmaz diye, bugün senin için şarap koymadım masaya. Meyvasuyu veya meşrubat içersin bu akşam sen de artık, kusura bakma lütfen aşkım! dedi. Önemli değil! dedim. Merak etmiştim, acaba nasıl insanlardı…

Nihayet gelmişlerdi. Kayınpederim arkadaşlarını, Buyrun, buyrun, geçin, hemen sofraya buyrun! diyerek içeri aldı. Elleri boş gelmemişlerdi. Birinin elinde bir demet çiçek vardı, biri tatlı getirmişti, diğerinde de bir büyük rakı vardı. Hepsine hoşgeldiniz dedikten sonra ellerindekileri aldım, mutfağa gittim. Çiçeği vazoya koyup masaya götürdüm. O sırada kayınpederim sırayla arkadaşlarını takdim etti. Kadir, Şinasi ve Erkan. Sonra da onlara, Bu da benim güzel gelinim Hümeyra! Çok hamarattır kendisi, nasıl sofra hazırlamış ama! dedi. Oysa elimi bile değmemiştim, hepsini kendisi hazırlamıştı. İsmi Erkan olan (Çiçeği getiren), Hamarat olduğu belli, yemekler harika görünüyor! Güzelliğine de diyecek laf yok! dedi. Diğer ikisi de iltifat etti. Başladık yemeğe…

İçlerinde fizik olarak en düzgün, en uzun boylu, atletik ve yakışıklı olanı Erkan idi. Bana bakarken, benimle konuşurken gözlerinin içi gülüyordu. Erkan ı daha kapıda ilk gördüğümde kanım kaynamış, içim bir tuhaf olmuştu. Yemek yerken genelde diğerleri kayınpederimle sohbet ediyor, Erkan ise daha çok benimle konuşuyor, sürekli küçük küçük iltifatlar ediyordu. Hiçbirşey yapmadan karşımda otursa bile, Erkan a baktığımda bir tuhaf oluyordum. Bir de dikkatimi çemişti, diğerleri rakıları löp löp götürürken, Erkan çok ağırdan gidiyordu. Diğerlerinin 6. veya 7. dubleleri bitmişken, Erkan ın daha 2. dublesi nerdeyse dolu duruyordu. Arasıra bardağını kaldırıyor, Haydin şerefe! diye diğerlerine gaz verip, tokuşturuyor, bardağını ağzına götürüyor, ama dudağını değdirip geri bırakıyordu masaya. Bunu birkez daha yaparken göz göze geldik ve bana gülümseyerek göz kırptı. Ben de diğerlerine çaktırmadan ona göz kırpıp gülümsedim…

Masadaki iki büyük rakı bitmiş, Şinasi nin getirdiği rakıyı da açmışlardı. O şişe de bitmek üzereyken, Erkan ın dışında hepsi yamulmuştu, artık konuşurlarken ağzılarından çıkan laflar anlaşılmıyordu. Tuvalete gitmeye kalktıklarında da, ağırçekimde ve yalpalayarak yürüyorlardı. Şinasi zaten zom olmuştu, tuvaletten geri geldiğinde masaya ulaşamadı bile, en yakın koltuğa zor attı kendini. Koltukta sızdı sızacak durumdaydı. Kayınpederimle Kadir de yanyana oturdukları için, birbirlerine yaslanıyordu sürekli. Hatta tuvalete bile birlikte gidip geldiler, birbirlerine destek olarak. Bir tek Erkan da yamulma falan yoktu, eve ilk geldiği gibi duruyordu, o da hemen hemen hiç içmediğinden dolayı.

Bir ara Erkan da tuvalete gitmek için kalktı. O anda dikkatimi çekti, pantolonunun önü kabarıktı. Çadırı dikmemişti, fakat kalkmış yarağını bacağına doğru yan yatırmıştı. Yarağı, sanki cebinde salatalık varmış gibi duruyordu. Kayınpederimle Kadir in arkasından, bana yine gülümseyip göz kırparak gitti. Daha banyonun kapısını açar açmaz bana seslendi, Hümeyra canım, havlu yere düşmüş ıslanmış, temiz havlu varmıydı? diye. Getiriyorum hemen! diyerek kalktım, dolaptan temiz havlu aldım götürdüm. Ama gördüğüm manzara karşısında şok oldum. Erkan banyonun kapısı açık olduğu halde, çıkarmış yarağını şarıl şarıl işiyordu. Ben de kapının ağzında elimde havluyla dikilmişim, hayretle Erkan ın yarağına bakıyordum. Yarağını yandan görüyordum. Yarağının boyu abartısızdı, fakat eğriydi! Eğri derken, Kangal sucuğun yarısı gibi eğriydi. İlk defa öyle bir yarak görüyordum. Şimdiye kadar gördüklerim nerdeyse cetvel gibi dümdüzdü. Amımın karıncalanmaya başladığını hissettim.

Tam işemesi bittiğinde, beni farketmesin diye geri koridora kaçacaktım ki, Hoşuna gitti mi? diyerek bana doğru döndü ve yine gülümseyerek göz kırptı. Ve benim şaşkın bakışlarım altında yarağını lavaboda yıkayıp, havluyu istedi. Şaşkın şaşkın girdim banyoya, havluyu verdim. Yarağını havluyla kuruladıktan sonra yarağını geri pantolonuna koyup, havluyu kirli sepetine attı. O anda farkettim lavabonun yanındaki havlu tertemiz ve kuruydu, yani yere düşüp ıslanmamıştı. Sırf yarağını göreyim diye havlu götürmemi istemişti. Ve yarağı hoşuma gitmişti. O yarağın amıma götüme girdiğini hayal ediyordum ki, Erkan götümü avuçlayıp, Umarım bu gece hemen uyumazsın canım! dedi ve beni banyoda öyle şaşkın şaşkın bırakıp, salona gitti.

[Hümeyra]

Seksin Önemi

Hayatımızda seks her ne kadar konuşulmaya çekinilse de hayatımızı idame ettirmek için gereklidir. İhtiyaçlar her ne kadar yemek ve su gibi gözükse dahi seks hayatımızda geçmişten günümüze değer kazanmıştır. Seks yapmak isteyen erkekler izmir tele bar kadınları ile tüm güzellikleri tatma imkanlarına sahip olabilmektedir. Kaliteli bir seks yaşamına sahip olmak için sizlerde İzmir escort kadınları ile seks yaşamınıza en özel anları katma imkanlarına sahip olabilirsiniz. Seks yaşamın bir parçası halini almış olsa dahi halen konuşulmaya çekinilmektedir. Mutluluk hormonu salgılayan seks hem ruhsal olarak hem de bedenimizi rahatlatmaktadır. Evlilik hayatında da seks oldukça fazla değer kazanmıştır. Çünkü seks hayatında mutlu olamayan çiftlerin evlilikleri de tehdit oluşturmaktadır. Evlilik hayatınızda mutsuz olunması halinde sizlerde kısa zaman içerisinde bornova escort kadınlarından öğrenilen tecrübeleri seks hayatınızda kullanarak sıradanlaşmış evlilik hayatınıza renk katabilirsiniz. Bu sayede daha güzel geceleri yaşama şansına sahip olabilirsiniz.