Lüks Villada Seks! (7) ALINTI.

Üstümü başımı düzeltip bir sigara içtikten sonra eve geçtim. Hanife mutfakta yemeği hazırlıyordu. Beni görünce, “Nerdesin, gene ne haltlar çeviriyorsun?” dedi, sinirli bir hali vardı. Cevap vermek yerine, “Ne oldu, sen neye kızdın?” diye sordum. Fısıltılı bir sesle, “Bu orospuya kızdım!” dedi. Meliha Hanımdan bahsediyordu. Arkada ne yaptığımızı görmüş ya da anlamış mı yoksa diye korkuya kapıldım, ama öyle olmadığını anlayınca rahatladım.

Hanife, “Çorbanın üstüne salçalı sos yaptım, kavurdum tereyağında. Yok, bana sormadan niye yaptın, yok bize dokunuyor, öğrenemedin mi falan filan bir sürü şeyler deyip gitti. Sinirimi bozdu!” deyince omzuna vurup, “Tamam üzülme, sen de bundan sonra yapmazsın olur biter!” dedim. Hanife dudaklarını büzüp, “O kadını senin yanında görünce zaten cinlerim tepeme çıkıyor, bir de böyle söylemesi daha da sıktı canımı!” dedi sözlerim üzerine. Oflayıp pufladıktan sonra, “Ne yapalım, gidelim o zaman buradan, madem istemiyorsun!” dediğimdeyse, “Manyak mısın, yağlı kapıyı bulmuşum bırakır mıyım?” dedi gülerek. Saniyeler içinde değişiyordu karakteri.

“Ben banyoya gidiyorum, gelirim biraz sonra!” diyerek bizim kata çıktım. Tuvaletimi yaptıktan sonra yıkandım, gündüz vakti cenabet gezmek istemiyordum. Aynı giysilerimi giyinip aşağı indiğimde Hanife sofrayı hazırlamıştı. Numan Bey ve Meliha Hanımın gelmesini bekliyordu. “Senin yemeğini vereyim onlar gelmeden!” deyince küçük masaya oturdum. Hanife çorbamı koyarken, Numan Beyin, “Tahsin geç bizim masaya, beraber yiyelim!” diyen sesi çınladı koca salonda. Aynı telefon ekranındaki gibi gülümsüyordu. Eliyle işaret edip, “Al çorbanı geç masaya, Hanife sen de gel!” dedikten sonra kendi sandalyesine oturdu.

Meliha Hanım da banyo yapmış gibiydi. Beyaz yanakları pembeleşmişti. Kahverengi pardesüsü ve başındaki türbanını çıkarmıştı. Şimdi turkuaz rengi önü fermuarlı bir ferace ile sarı renkli desenli büyük bir türban vardı başında. Kocasının yanındaki sandalyesine oturdu. Ben karşısındaki sandalyeye geçerken Hanife de benim yanıma oturdu. Numan Beyin her zamanki duasından sonra yemeğimizi sessizce yemeye başladık. Meliha Hanım kocasının yanında ağzı var dili yok bir haldeydi yine. Kaçamak bakışları zaman zaman bana ve Hanife’ye yöneliyordu. Numan Bey ise ailenin reisi olarak bizleri gözetliyordu sanki. Yemek sırasında birkaç soru sordu bahçeyle ilgili. Yemeğin ardından ben bahçeye çıkarken, onlar Hanife’nin yaptığı kahvelerini yudumluyordu.

Akşama doğru Hanife yanıma geldi. Yüzünde anlamını iyi bildiğim gülümsemesi vardı. “Ne oldu, ne arıyorsun burada?” diye sorduğumda, “Seni özledim!” dedi. Küreği tutan koluma sarıldı. “Ne o kız, azdın mı yoksa?” dediğimdeyse, “He, azdım!” dedi küçük bir kahkaha atarak. “Deli olma, görecekler bizi!” deyince, “Onların götünde pireler uçuşuyor şimdi, karı koca yattılar. Akşama yemek yapmamı da istemediler, işim yok. Bu gece zaten yapamayız. Hadi be, özledim seni!” diyerek kedi gibi sırnaştı. Ardından da elimdeki küreği alıp yere attı. Tuttuğu elimi sol memesine götürdü.

Çiçekli bol gömleğinin altındaki sutyensiz memesini hissedince yarağım hareketlenmeye başladı birden. Meliha Hanımın tadını aldığımdan beri karımı unutmuştum. “Yukarı çıkalım o zaman!” deyince itiraz edip, “Ses edip de uyandırmayalım şimdi, bahçede yapalım!” dedi. “Bahçede nerde yapacağız be, delirdin mi?” diyerek itiraz edecek oldum, ama Hanife, “Gel benimle!” diyerek halen tuttuğu elimden çekiştirip beni arkaya doğru sürükledi.

Birkaç saat önce Meliha Hanımın ağzına verdiğim yere gelmiştik. Köpek kulübesinin yanındaydım yine, ama şimdi yanımda Hanife vardı. Meliha Hanımın üstüne oturduğu kova aynı şekilde duruyordu, içtiğim sigaranın izmariti de yerdeydi. Ama Hanife bunları fark etmedi bile. Yeşil çimlerin üzerinde diz çöktü hemen önümde. Pantolonumun kemerini, düğmesini ve fermuarını açtı. Ayaklarıma inen pantolonumu çıkartmamı istedi. Yarım botlarımı çıkardıktan sonra pantolonumu, ardından da aşağı sıyırdığı külotumu çıkarttı çabucak. Yarağımı kavradı hemen. İnik haldeki yarağımın kafasını emmeye başladı. Meliha Hanımdan sonra yarağım karımın ağzındaydı.

Hanife hızlı hızlı emiyor, yalıyordu. Sağ eliyse taşaklarımdaydı, her ikisini usul usul canımı acıtmadan sıkıp bırakıyordu. Gözleri üzerimde, neşesi yerindeydi. Başını ensesi ve boynu açık kalacak şekilde tepesinden bağlamıştı yine. Siyah beyaz desenli türbanını açmak istedim, ama iğnelerle uğraşmak istemediğim için bıraktım. Yanaklarını okşadım. Yarağım sertleşmişti, boşalmamın üstünden çok zaman geçmemişti, ama karımın hünerli ağzı sayesinde eski haline dönmüştü. Yarağımı boğazına kadar alıyordu Hanife. Uzun bir süre ağzının içinde tutuyor, sonra da kendini geri çekip çıkarıyordu ağzından. Bunu daha önce de yaptığı bursa eskort olurdu, ama şimdi Numan Beyin etkisinde kalıp yaptığı anlaşılıyordu.

Elleri kalçalarımda ve tıpkı Meliha Hanımın yaptığı gibi götümde gezinmeye başladı. Hanife’nin ıslak ve yoğun saksosu yarağımın üstünde tükürük katmanı oluşturmuştu. Ağzından çenesine akan tükürüğüyle ıslanmış yarağımı kolayca sokup çıkarıyordu ağzına. Sonunda işini bitirdiğinde yarağım şaha kalkmış haldeydi. Çabucak kalktı ayağa ve şalvarını lastiklerinden tutup sıyırdı altındaki beyaz pamuklu külotuyla beraber. Sırtını dönüp köpek kulübesinin çatısına attı ellerini ve domaldı.

Arkasında yerimi aldığımda, “İstersen götümden sik, kaç zamandır oradan yapmadın!” dedi başını çevirip. “Tamam!” dedim heyecanla. Uzun zamandır götünden sikmemiştim gerçekten de. Daha önce defalarca yapmıştım, ama ne zaman götünden sikecek olsam kalbim küt küt atıyordu. Yine aynısı oldu ve kalbim atmaya başladı. Hanife açmıştı bacaklarını iyice. Siyah minik kılların bir çiçek gibi süslediği çukurlaşmış göt deliğine sürttüm yarağımın kafasını. Hanife minik bir inilti çıkarırken ben de inlememek için kendimi zor tuttum. Yavaşça bastırmaya başladım. Göt deliği lastik gibi gerilip açıldığında yarağımın kafası da içine girmişti. “Ihhh!” diye derin bir inilti döküldü dudaklarından.

Bense ses çıkartmamak için kendimi kasıyor, dudaklarımı ısırıyordum. Bastırdıkça yarağım giriyordu içine. Götüne giren yarağımın her bir milimi Hanife’nin aldığı zevki ve iniltilerini çoğaltıyordu. Sonunda kendimden geçercesine inledim, yarağım köküne kadar götüne girmişti çünkü. Bir süre o halde bekledim. Hanife götten vermeye alıştığından herhangi bir acı duymuyordu. Onun yerine başını çevirip, “Yapsana!” dedi fısıltıyla. “Acelen ne?” dedim tepki gösterip, ama ufak ufak götünde gidip gelmeye başladım. Kolayca girip çıkıyordu yarağım. Hanife köpek kulübesinin çatısından tutunmaya devam ediyordu. Ellerini iki yana iyice açmıştı.

Akşamüstü soğuyan hava çıplak götümü, bacaklarımı titretiyordu. Ancak Hanife’nin götünden aldığım sıcaklık soğuğu bir nebze olsun unutturuyordu. Yavaş hareketlerim gittikçe hızlanmaya başladı. Beyaz, dolgun göt yanakları ve kalçaları titriyordu. Çiçekli gömleğini yukarı sıyırdım. Çıplak sırtını okşadıktan sonra ellerimi öne atıp memelerini avuçladım. Belimi ve götümü oynatarak fazla güç harcamadan sikiyordum, ama Hanife’nin götünün verdiği zevke karşı koyamıyor aralarda hızlı hızlı pompalıyordum. İkimizden de hırıltılı inlemeler çıkıyordu. Meme uçlarını sıkıyordum parmaklarımla, hamur gibi yoğuruyordum durmadan. Yıllardır sikiyordum götünü, ama halen dar geliyordu ve bu darlık fazlasıyla zevk almamı sağlıyordu.

Adım adım boşalmaya yaklaşıyordum. Yaklaştıkça da hızlanıyordum. Beyaz göt yanakları ve kasıkları kızarmıştı. Belinin ve götünün yağlı etleri titreyip löpürdedikçe ‘Şlop şlop şlop!’ sesleri çıkıyordu sürekli. Yüksek bahçe duvarları ve yakınlarda ev olmamasının verdiği rahatlıkla sikişimizi açık havada yapmakta sıkıntı görmüyorduk. Hava kararıyordu ama Hanife’nin yuvarlak beyaz götü kararan havayla tezatlık oluşturuyor, önümü bir fener gibi aydınlatıyordu.

Hanife’den çıkan, “Ahhh, ımmm, Tahsiinnn, uhhhh, ayyyy!” sesleri eşliğinde boşalmaya başladığımda tüm vücudum titredi. Kaslarım gerilmişti iyice, memelerini var gücümle sıkıyordum. Boşalmam sona erdiğinde yüklendim götüne iyice. Hanife’den derin bir hırıltı çıktı bu anda, “Ne ettin lan, götümü delecen!” dedi acıyla karışık. Birkaç saat arayla iki defa boşalmıştım. Tüm gücüm çekilmiş gibiydi. Yarağımı çıkardığımda Hanife’nin göt deliğinin ağzının epey bir genişlediğini gördüm. Kendi kendine açılıp kapanır gibi oynuyordu deliğin ağzı, kızarmış ve morarmıştı. Akan döllerim deliğin ağzından amına süzülüyordu.

Hanife ahlayıp ıhlayarak doğruldu. Ayaklarına inmiş külotunu ve şalvarını giyinip üstünü düzeltti. “Hoşuna gitti mi?” diye sordu kıkır gülmesi eşliğinde. Cevap vermemi beklemeden, “Götümü yırttın ayı!” dedi göğsüme vurup. “Özlemişim seni!” dedim yanağından öptükten sonra. Çıkardığım kıyafetlerimi giydim. Ardından birlikte eve geçtik. Saat 18:00 olmuştu.

“Ben yemek ısıtayım, sen otur!” dediğinde oturdum küçük masaya. Öğlen yaptığı yemekleri iştahla yedik. Sikişmek ikimizi de acıktırmıştı. Sonrasında yıkanmak için üçüncü kata çıktık. Karı koca banyoda güzelce yıkandık, birbirimizi sabunladık. Geceyi ayrı odalarda geçirecektik, o nedenle vedalaşır gibi sarılıp öpüştük birkaç kez.

Hanife, “Gene yapalım, hadisene!” deyince, “Deli olma, gece karıyı sikemezsem ne olacak sonra?” dedim. “Sikme, ne olacak, sonuçta karın değil!” dedi dudaklarını büzerek. “Manyak manyak konuşma. Kadın gidip kocasına anlatıyor, memnun kalmazsa atarlar bizi işten!” dediğimdeyse, “Aman escort bursa Allah göstermesin, sen o zaman bu gece o orospuyu iyice bağırta bağırta sik ki memnun kalsın Tahsinim. Yoksa atarlar bizi işten, dımdızlak kalırız vallahi!” dedi.

Hanife sözlerimden sonra korkmuştu. Çocukça korkusu ona sevimli bir görüntü kazandırıyordu. “Sen o zaman bundan sonra bana elini hiç sürme, devamlı o karıyı sik!” dediğinde alnından öpüp, “O kadar da değil, deli karı, korkma hemen, kimsenin bizi attığı yok, ama bunlar karı koca manyak tipler, ne yapacakları belli olmaz. Biz eşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım yeter!” dedim.

Hanife sıcak suyun yumuşattığı amının kıllarını keserken, ben de etek tıraşı oldum, ardından birkaç günlük sakallarımı kestim. Sonrasında kurulanıp yatak odasına geçtik. Hanife’nin dolaptan çıkarıp verdiği temiz çamaşırlarla gömlek ve pantolonu giyindim. Verdiği gömlek Meliha Hanımın aldığı gömlekti. Ama ona Meliha Hanımın aldığını söylememiştim. Kendisi uzun mavi bir etekle siyah dar bir gömlek giydi. Başını ise bağlamayıp saçlarını atkuyruğu yaptı. Gene sutyensizdi, atlet de giymediğinden gömleğin düğmelerinin arasındaki boşluktan beyaz eti ve memeleri görünüyordu. Etli büyük uçları da gömleğin parlak kumaşını delecekmiş gibiydi.

“Hanife Hanım çok şıksınız, hayırdır?” dediğimde, “Meliha Hanım böyle giyinmemi istedi, etekle gömleği de o verdi zaten!” diye yanıt verdi gülerek. Ardından, “Sen bekle, ben geliyorum!” diyerek aşağı indi. Yatağa uzandım, gözlerimi kapattım. İçim geçmişti ki Hanife elinde bir tepsiyle geldi. “Bu ne kız?” dedim şaşkınca. Bir kabın içinde bulamaca benzeyen yiyecek bir şey hazırlamıştı.

“Hadi Tahsinim ye şunu!” deyince, “Bu ne, ne var bunun içinde?” diye sordum. “Bal, pekmez, fındık, fıstık, badem, ceviz, kuru üzüm, kuru kayısı ne bulduysam koydum içine. Hepsini iyice dövüp çektim. Hadi aslanım, ye şunu da o karının icabına bak bu gece. Bak ki memnun kalsın, belki fazladan para da verirler hem. Hadi Tahsinim, iki kaşıkta bitirirsin sen bunu, hadi aşkım!” dedi heyecanla.

“Ya sen kafayı mı yedin, deli misin Hanife?” dedim ama nafile. Hanife’nin yine inatçılığı tutmuştu. Getirdiği ekmekle birlikte kaşıkladım bulamacı. İnanılmaz tatlı ve yoğundu tadı. Hanife kendine göre bir kuvvet macunu hazırlamıştı. Adeta küçük çocuğunun ağzına kaşığı tıkayan bir anne gibi zorla yedirdi. Dibinde kalanları da kendisi ekmeği banarak yiyip bitirdi. Aşağı indiğimizde birkaç bardak su içtim. İçim yanıyordu yine de.

Saat 20:00’e gelirken Meliha Hanım ve Numan Bey aşağı inmeyince, “Ne oldu kız, başlarına bir şey mi geldi bunların, niye gelmediler?” diye sordum Hanife’ye. “Ne bileyim, sen bir gidip bak istersen!” dediğinde, “Tamam!” diyerek yukarı çıktım. Kapılarının önüne gelip kulağımı dayadım kapıya. İçerden konuşma sesleri geliyordu ama net duyamadım. Aynı zamanda dolap kapağının ve çekmecenin seslerini duydum.

Aşağı indim, “Kalkmışlar, gelirler birazdan!” dediğimde, “İyi tamam!” dedi Hanife. Televizyonun karşısındaki büyük koltuğa oturduk. İkimiz de çok heyecanlıydık. Hayatımızda ilk defa yaşayacağımız bir şeydi bu. Birkaç dakika sonra mermer merdivenlerden ‘Tak tuk!’ sesleri geldiğinde Hanife kalktı hemen ayağa. Ben de gayrı ihtiyari doğruldum.

Derken Meliha Hanım merdivenin başında göründü. Numan Bey yoktu yanında. Vücudunu saran ve diz altına gelen siyah kadifeden tek parça bir elbise giymiş, başını da parlak kırmızı bir türbanla bağlamıştı. Boynuna beyaz büyük incilerle süslü uzun bir kolye takmıştı. Her iki bileğinde de taşlı bileklikler vardı. Siyah deri çantasını elinde tutuyordu. Sanki bir düğüne ya da davete gider gibi hazırlanmıştı. Çorapsız beyaz bacaklarının üstünde salına salına gelirken ben de ayağa kalktım. Yüzünde hafif bir makyaj vardı ayrıca.

Meliha Hanım küçümser bir eda ile baktı Hanife’ye. Sonra da, “Hanife Numan Bey gelmeyecek, sen onun için ekmek arasına bir şeyler koyup hazırla. Maden suyunu da unutma sakın, sonra yukarı çıkabilirsin!” dedi soğuk ve üstten alır bir tonda. Hanife kekeleyerek, “Şey, tamam!” dedikten sonra göz ucuyla baktı bana. Ardından tezgahın başına geçip sandviç hazırlamaya koyuldu.

Meliha Hanım baştan aşağı süzdü beni. Sonra da, “Gömlek yakışmış, güzel olmuş!” dedi gülümseyerek. Nazikçe teşekkür ettim. Karşıma geçip oturdu, Hanife’nin yukarı çıkmasını bekliyordu. Tedirgin gibiydi. Nihayet Hanife bir tepsiyle yukarı çıktığında Meliha Hanımın tedirginliği kayboldu. Bacak bacak üstüne atıp geriye yaslandı. “Ayakta durma öyle, gelsene!” diyerek elini uzatınca yanına oturdum.

Başını omzuma koyup sarıldı. Şişkin memeleri vücudunu saran kadife elbisenin altından fırlamış gibiydi, koluma değiyordu. Sağ elimi omzuna attım. Yanağından öptüm. “Çok mutluyum, bursa sınırsız escort iyi ki buraya geldin. İyi ki seninle tanıştım. Hayatım çok monoton, çok boştu, seninle anlam kazandı!” dedi yanağımdan öperek. “Teşekkür ederim, ben de seninle tanıştığım için çok mutluyum!” dedim.

Hanife’nin zorla yedirdiği bulamacın gücü damarlarımda akmaya başlamıştı sanki. İki defa boşalmış olsam da kendimi zinde hissediyordum. Omuz başını, elbisenin sıktığı kolunu okşarken o da sağ eliyle göğsümü okşuyordu. Derken dudaklarımız kenetlendi, Meliha Hanım gözleri kapalı halde dudaklarıma asılmış, onları emiyordu. Uzattığım dilimi vakumlarken ben de onunkini emiyordum. Bir yandan da sol elimi elbisenin üstünden memelerine attım. Hanife gibi o da sutyen takmamıştı anlaşılan, memelerinin yumuşaklığını ilk anda hissettim. Onun elbisesi gibi benim de pantolonum kadifeydi. Kalın yeşil pantolonumun altında yarağım hareketlenmeye başlamıştı.

Deli gibi öpüşüyorduk, liseli aşıklar gibiydik. Derken Meliha Hanım kalktı ayağa, “Bu geceyi hemen başlayıp bitirmeyelim, sabaha kadar çok vaktimiz var nasılsa, olmaz mı?” deyince, “Olur, nasıl istersen!” dedim. Ama aslında böyle elimden kaçıp gitmesine bozulmuştum. Tezgahın başına geçti. Hanife’nin her sabah onlar için sıktığı taze portakal suyundan büyük bir bardağa doldurdu. Sonra da minik bir peynirli sandviç hazırlayıp önümdeki sehpaya koydu. “Bu gece sana hizmet etmek istiyorum, bu gece Hanife’nin yerine ben karın olacağım, sen de benim kocam olacaksın!” dedi gülümseyip.

Getirdiği sandviçi iki ısırıkta bitirdim. Kuvvet macunundan sonra çok aç değildim, ama Meliha Hanımı kırmak istemiyordum. Bardağı aldı, uzun pembe dilini çıkarıp bardağın ağzını yaladı tıpkı bir mektup zarfını yalar gibi. Ardından portakal suyunu kendi elleriyle içirdi. Hanife’den sonra Meliha Hanım da beni elleriyle besliyordu bu akşam.

Kısa yemek faslının ardından tekrar ateşli öpüşmenin kollarına bıraktık kendimizi. Dilimi yutacakmış gibi emiyordu. Bense memelerini avuçlamakla meşguldüm. Ne dün ne de bugün memeleri ile ilgilenmemiştim, ama şimdi beni vücudunda en fazla tahrik eden yeri memeleriydi. Memelerindeki sol elimi aşağı kaydırdım daha sonra. Elbisesini yukarı sıyırıp çorapsız bacaklarını, kalçalarını okşamaya başladım.

Meliha Hanım kendini geriye atmıştı ki çantasındaki telefon çalmaya başladı. “Pardon canım!” diyerek uzanıp çantasını aldı, içinden telefonunu çıkardı. Numan Bey arıyordu, görüntülü bir aramaydı yine. Meliha Hanım başını göğsüme yasladı, ekranı benim de görebileceğim şekilde tuttuktan sonra aramayı açınca ekranda Numan Beyin yüzü göründü. Gülümsüyordu tıpkı öğlendeki gibi.

Telefon hışırtılı seslerle sallandıktan sonra Hanife’yi çekmeye başladı. Numan Bey çırılçıplak halde koltukta oturmuş, Hanife ise önünde dizlerinin üstüne çökmüştü. Hanife Numan Beyin kalkık yarağını almıştı ağzına, sakso çekiyordu. “Kocan bakıyor, el salla ona, hadi gülümse biraz!” diyen Numan Beye baktı, ardından da yarağı emmeyi bırakıp gülümseyerek el salladı ekrana doğru. “Nasılsın Tahsin?” dedikten sonra kaldığı yerden devam edip Numan Beyin sallanan yarağını aç bir kurt gibi kaptı. Zaman zaman hızlanıp yavaşlıyor, dilini çıkarıp kökünden kafasına kadar yalıyordu yarağı. Numan Bey ise bu anları bir film yönetmeni gibi çekiyordu.

Öğle vakti aynı olayın tersini yaşamıştım. Meliha Hanım bana sakso çekerken Numan Bey izlemişti. Şimdiyse Hanife Numan Beye sakso çekiyor, ben izliyordum. Garip şekilde iğrenç bir olay gibi gözükmedi gözüme. Zaten dün sikişmelerine canlı şahit olduğumda da öyle görünmemişti. Hatta heyecan verici bulmuştum kendime bile itiraf etmekte zorlansam da.

Numan Beyin yarağı benimkinden biraz daha uzun ve kalın gibiydi ya da telefon ekranında o şekilde görünüyordu. Yeni tıraş etmişti. Hanife kılsız taşaklarını emiyor, dondurma gibi yalıyordu. Halinden çok memnundu. Kocasının olmayan bir yarağı iştahla alıyordu ağzına. Ekrana gözümü kırpmadan bakarken, Numan Bey, “Meliha siz de gelin, dörtlü yapmak istiyorum bu gece, hadi gelin buraya!” dedi ve kapattı telefonu.

Meliha Hanım telefonu sehpanın üstüne koyarken, “Anlamadım, ne olacak, oraya mı gideceğiz?” dediğimde, “Evet, bizi de çağırıyor, birlikte yapalım istiyor!” dedi gülümseyerek. “Nasıl yani, dördümüz birden mi?” dediğimdeyse beni sakinleştirmeye çalışır gibi, “Hayatım, bizler artık Allahın huzurunda karı koca olduk, aramızda ayrım gayrım kalmadı. Çok şükür odamız da yatağımız da büyük. Numan Bey ayrı ayrı yapmaktansa birlikte yapalım istiyor!” dedi yanağımı okşayıp.

“Grup seks mi yapacağız yani?” deyinceyse, “Hayatım, dediğim gibi bizler artık birbirimize yabancı değiliz. Numan da benim kocam, sen de. Hanife de senin karın, ben de. Aramızda yabancılık yok. Yabancılar arası bir şey değil bu, bizler Allah huzurunda karı kocayız, hepimiz birbirimizin helaliyiz. Bırak şimdi bunları. Hadi gel yukarı gidelim!” diyerek kalktı ayağa. Elimden tutup önüme geçti.

Aynı yatakta dördümüz birden sikişecektik…

Taksici İsmet 21-25 Bölüm

Taksici İsmet 21-25 Bölüm
Taksici İsmet – 21
________________________________________
30 dakika sonra bayanlar bellerinde havlu sarılı olarak havuz başına gelip şezlonglara uzandılar.
Havluları çıkarıp anadan doğma serildiler.. Murat onlara içki servisi yaptıktan sonra, diz çöküp eşimin amını yalamaya başladı bir yandandan Mukkades in amını parmaklıyordu. Arada bir yer değiştiriyordu. Kadınlar sadece gülüşüyordu.
Eşim ile Mukkades iyi bir ikili oluşturmuşu.

Diğer gürcülerde havuzdan çıkıp şezlonlara uzanıp onları izlemeye başladılar.

Kadınlar Murat ı şezlonga yatırıp aletini yalamaya başladılar. Biri boylu boyunca yalarken, diğeri yumurtalar ile ilgileniyordu. Prezervativi geçirip ilk Mukkades oturdu üzerine. Eşim ise yüzüne oturdu ve kalçalarını ileri geri oynatıp , daireler çiziyordu.
Bu üçlüyü izlemek gerçekten hoştu. Gürcülere içki servisi yapıp hafif uzaktan onları izlemeye koyuldum. Eşimin bu hali çok hoşuma gidiyordu. Olgun bir kadındı, vücudu deforma olmamış yaşına rağmen gençleri kıskandıracak bir formu vardı.
Mukkades te onu aratmıyacak kadardı. Yüz güzelliği eşimden daha iyiydi. Ama eşimin yuvarlak kalçaları onda yoktu. Ayrıca arkadan yapınca eşim daha çok zevk veriyordu. Belk**e uzun yıllar arka kapının kapalı olması bunda bir etkendi. Ama neticede eşimin götü daha fazla zevk veriyordu bana. Bunu bizim gürcülere sormak istedim:
“Size en çok zevk veren hangisi?”
Aralarında biraz gürcüce konuştuktan sonra;
“Her ikiside çok iyi, fakat en iyi yalamayı kısa saçlı (Mukkades) en iyi sikişmeyi uzun saçlı (eşim)”
Evet tam düşündüğüm gibiydi.

“Biz uzun saçlıyı bir-iki haftalağına Gürcistan a davet etmek istiyoruz. Bu mümkün mü?”

Eşimi istiyorlardı. Karnıma birden kramplar girdi. Ona baktım, Mukkades ile yer değiştiriyordu. Murat ın aletini ağzına alıp,tekrar ıslatıp üstüne oturuyordu. Beni tamamen unutmuştu. Mukkades şezlonga uzanıp içkisini içmeye başladı. Gürcülerden biri fırsat bilip yanına gitti. Ve orada öpüşmeye, koklaşmaya başladılar. Mukkades hemen en iyi bildiği işi yapmaya koyuldu. Adamı ağzına aldı. Uzun alet ağzına girip çıkıyordu. Gözlerini kapamıştı.
Acaba bir kadın bunu yaparken neler düşünür, neden gözlerini kapatır?
Sormam lazım, hep merak etmişimdir. Gerçi bakacak başka bir şey yok, en önemlisi ağzında zaten, değil mi?.
Eşimin ve Murat ın bağrışmaları dikkatimizi çekmeyi başardı, ikiside birlikte geliyordu. Eşim durdu ve adamın üstüne uzandı. Murat onu dudaklarından öpmeye çalıştı ama eşim dudaklarını vermedi, yüzünü çevirdi. Üstünden kalktı ve havuza girdi. Serin suyun üstünde uzandı. Venüs tepesi güneşin altında parlıyordu. Nefesi yavaş yavaş normalleşiyordu. İçkimi uzatıp içmesini istedim. Bir dikişte fondip yaptı ve bir tane daha istedi. Salona içki servisi yapmaya gidip dönünceye kadar iki gürcü havuzda yanına gitmiş ve ortalarına alıp oynaşmaya başlamışlardı. İçkisi uzatıp;
“Nasıl gidiyor?”
“Bunlar hiç yorulmazlarmı?”
“İlk evlendiğimiz günleri hatırlasana”
“Evet ilk gece 3 defa gelmiştin,ertesi gün toplam 5 kere daha yapmıştık, hiç unuturmuyum…”
“Zevk alıyorsun değilmi?”
“..evet, alıyorum.”
“İyi, sevindim.”
“İstersen sen eve git, burası umduğum kadar korkunç değil miş.”
“Seni yalnız bırakmamı istiyorsun demek.”
“Hem yalnız değilim ki, bak Mukkades yanımda.”
“Neden gitmemi istiyorsun?”
“Bakışlarında bazen pişmanlık ve kıskançlık seziyorum. Fazla üzülmeni istemem. Ama istersen kal veya istersen hep beraber gidelim, sana kalmış. Sen ne dersen onu yaparım.”
“Bu akşam sana sarılıp yatmak istiyorum.”
“Tamam sevgilim, sen nasıl istersen.”
Tekrar şezlonga oturdum, Mukkades biri ağzında biri amında iki sikle uğraşıyordu. Karımla oynaşan gürcüler benden prezervatif getirmemi istediler, karımı sikeceklerdi.
Kalkıp bir kutuyu havuz başına bıraktım. Havuzdan çıkıp prezervatifi takıp tekrar havuza girdiler. Birisi eşimi kucağında alıp hoplatmaya başladı. Diğeri ise göğüslerini emmeye çalışıyor,eşim ise gözlerini kapatmış zevk almaya çalışıyordu.

Onu bu işe ben zorla sokmuştum, pişman olmamam lazımdı. Şu son bir ayı göz önüme getiriyordum. Neler yaşamıştık neler…neyse biraz içki beni neşelendirecekti.

Uyuya kalmışım, eşim beni uyandırdı. Göğsüne kadar havlu sarılmıştı.
“Bu kadar gürültü arasında nasıl uyudun?”
“Saat kaç oldu?”
“Saatı bilmiyorum ama akşam yemeğine gidecekmişiz. Kalk giyin ve hazırlan istersen. Ben duştan çıktım, Mukkades yıkanıyor.”
Salona girip merdivenlere doğru yöneldi. Peşinden salona gittim. Murat koltukta yatıyordu. 3 gürcü masada içkilerini yudumluyorladı. Beni görünce kadehlerini şerefe kaldırdılar. Başımla selam verdim. Şortumu ve t-shirt ümü giyip bayanların odasına çıktım. Eşim sütyeyinini takıyordu siyah sütyen ve siyan tanga külodu vardı. Giyeceği siyah elbise ve siyah ayakkabılar hazırdı. Dudaklarına uzun bir öpücük kondurdum. Ona sarılıp saçlarını ve teninin kokusunu içime çektim. Mukkades banyoda makyajını yapıyordu. Bizi görünce gülümsedi.
“Ne haber tatlı aşıklar?”
Yanına gidip onada sarıldım. Yanağından öptüm.
“Kıskanma kız!”
“Ayol ne diye kıskanayım ki? Sizler benim arkadaşlarımsınız. Sizleri böyle kumrular gibi görmek hoşuma gidiyor. Eşin bugün çok çalıştı, iyice yoruldu. Ve bunun daha akşamı var gibi. Adamlar sarhoşda olmuyorlar, ha bre seks istiyorlar. ”
“ Akşam yemeğinde bol içki servisi yapalım, sarhoş olsunlar.ben aşağıya iniyorum, hazır olunca inersiniz.”

Aşağı indiğimde tüm erkekler aşağıdaydı. Gürcü tekrar yanıma gelip Gürcistan işini sordu. Daha konuşamadığımı,akşam konuşup haber vereceğimi söyledim.
Murat ile sohbete başladık, ve yarım saat sonra bayanlar aşağıya indiler.
Volkswage caravelle e binip restaurant a gidip yemeklerimizi yedik. Adam başı yarım şişe viski içtiler. Gözleri kıpkırmızı olmuştu. Gürcüler bayanları ortalarına almıştı, ben Murat ile masanın diğer kenarında oturuyorduk. Adamların elleri ve kolları hep bayanların üzerindeydi.
“Murat bey, bu adamlar hep olgun kadın mı istiyorlar? Neden?”
“İsmet abi nedeni basit, birincisi erkeğin sikinin hakkını veriler,ikincisi buradan çıkarken disko veya eğlence diye tutturmazlar, üçüncüsü şımarık değiller ve olgun davranıyorlar. Olay çıkartmazlar. Sonuçta adamların sikecekleri bir delik değil mi, etrafındaki et ikinci planda. Ben sana ayda 1-2 müşteri bulurum, daha iyi fiyata üstelik. Senin telefonun açık olsun. Elinde başka bayan varmı?”
“Yok sadece bunlar var.”
“Uzun saçlıyı Gürcistan a davet ediyorlar ne dersin? Ne fiyat istiyelim?”
“Bilmiyorum, onunla daha konuşmadım.”
“ 2 haftalığına daha önce 10.000 dolara bir bayan götürdüler ama onlar iki kişiydiler. Gerçi bunlarda iki kişi için isterler galiba. Devamlı 4 erkeği hiç bir kadın kaldıramaz…değil mi?”
“Tabii 4 erkek bir kadın için zor.”
Hesap ödenip masadan kalkıp tekrar villanın yolunu tuttuk. Villaya varınca bayanları salona götürüp içki servisi yapıp yanlarına oturdular. Adamlar iyice sarhoş olmuşlardı. Murat ayıktı onun niyeti eşimi götten sikmekti. Eşimin yanına geldi elinden tutup yer yatağına 4 ayak durmasını söyledi. Pantalonunu indirdi, siki kabarmıştı. Eşimin elbisesini sıyırıp tangayı kenara çekti ve amını götünü yalamaya başladı. Eşim başını yastığa gömdü ve poposunu hafiçe yukarı kaldırdı. Murat ın dili daha derinlere girmeye başladı. Dili eşimin göt deliğine girip çıkıyordu, dili ile eşimi götten sikiyordu. Murat doğrulup bir tane prezervatif taktı ve sikini eşimin götüne yavaşça sokmaya başladı. Öğleyin bol yarrak yiyen göt, zorlanmadan bu misafiri kabul etti. Murat ın gidip gelmelerini hepimiz sessizce izliyorduk. Eşim zevk almaya başlamıştı, eli ile Murat a daha hızlı olmasını tembihliyordu. Murat iki eli ile kalçalarını avuçlamış, karımın götüne girip çıkıyordu. Arada bir kayan tangayı eliyle düzeltiyordu. Eşimin bağrışları salonda yankılanıyordu. Murat artık doruktaydı, gelmek üzereydi. İkisinin bağrışları diğer gürcüleri tahrik etmişti hepsi aynı anda soyunmaya başlamışlardı. Sarhoştular ama seks yapmak istiyorlardı. Aletleri sarkıyordu. Mukkades e iyi iş çıkmıştı, bu sarkanları kaldırması gerekiyordu. 4 erkek Mukkades i yer yatağına oturtup onları emmesi için pozisyon aldılar, Mukkades iki siki iki eliyle ovalarken 3.cü siki ağzına alıyordu. Dördüncü sik ise eliyle 31 çekip sırasını bekliyordu. Mukkades onları bir sıraya sokmuştu ve hepsini sırayla yalıyordu. En kalınını en fazla somuruyordu, belli ki ondan faydalanmak istiyordu.
Murat işini bitirmişti, eşim ise halen 4 ayak yatağın üstündeydi. Mukkades in kaldırdığı siklerden biri prezervatifi takıp eşimin amına girdi ve darbelere başladı. Adam sarhoş olduğundan işi yarım kaldı ve içinden çıkarıp yatağa uzandı. Gözleri kapandı, sızmıştı. Diğer iki gürcüde Mukkades in ağzında sertleşmedikleri için vazgeçip odalarına çıktılar. Kalın sikli halen Mukkades in ağzındaydı, sertleşme olmayacağı belliydi.Mukkades uğraşmayı bırakıp pes etti. Adam uyumak için yukarı çıktı.
Eşimi yataktan kaldırıp eteğini düzelttim. Elinden tutup yukarı odaya çıktık. Mukkades peşimizden geldi.
“Sen bu akşam burada eşinle beraber yat, ben aşağıda kendime bir bulurum” deyip, çantasını alıp aşağıya indi. Peşinden kapıyı kapatıp eşimin yanına geldim. Gözündaki makyaj akmıştı. Ona sarıldım ve kulağına:
“Seni çok seviyorum, iyiki seninle evlenmişim”
“Bende seni çok seviyorum. Çok yoruldum bügün.”
“En çok sana mı girdiler?”
“Hayır, en çok bende kaldılar, Mukkades onları çabuk getirtiyordu, adamlar hemen içinden çıkıyorlardu. Bende 15 dakika kalan ,Mukkades te 7-8 dakika anca kalıyordu. Gerçi sordum nasıl yaptığını öğrendim. Artık bende onu yaparım, erken getirtirim.”
“İç kaslarını kullanacaksın, o zaman çabuk gelirler.”
“Neden bana söylemedin, bu kadar yorulmazdım. Aslında zevk almak beni çok yordu. Bugün 3-4 defa orgazm oldum diyebilirim.”
“Demin ki nasıldı?”
“Tam gelemedim, ama seninle gelmeyi düşünüyorum, eğer benim için hazırsan tabii.”
“Senin için her zaman hazırım sevgili karıcığım.”
Yolda gelirken attığım ilaç faydasını göstermeye başlamıştı. İkimiz soyunup, ben yatağa eşim ise banyoya gitti. 2 dakika sonra yanıma uzandı ve küçük İsmet i emmeye somurmaya başladı. Fazla uğraştırmadan gereken boyutu kazanmıştı benimki. Parmaklarını tükürükleyip amını ıslatıp üstüme oturdu. Yüzüme eğildi ve dudaklarımı öpmeye başladı.
“Seni öpmek isteyenleri neden reddetin?”
“Dudaklarım sevdiğim adam için, onlar sadece geçici.”
Daha şehvetlı öpüşmeye başadık. İnip kalkması hızlanmıştı. Elimle kalçalarına destek çıkıyor, onları bazen hamur gibi yoğuruyor, çimdiklıyor ve sıkıyordum. Eşim titriye titriye orgasm olmaya başladı. Onu hemen altıma alıp daha sert vurmaya başladım. Bağırışlerı sessiz villada yankılanıyordu. Onun hiç bu kadar bağırdığını görmemiş ve duymamıştım. Dudaklarımı emiyor somuruyor, kollarını boynuma dolamış, beni ne kadar çok sevgiğini söylüyor ve dahe sert sikmemi istiyordu.
Parmaklarım kalçasını altındayken iki parmağımı götüne soktum. Az önce sikilen göt iyice açılmıştı.
“ Amından biraz zevk al, sona götünü sikmeyi düşünüyorum.”
“Vur, daha sert vur, yalvarırım vur. Durma, sakın durma, içime akıt, seni içimde hissetmek istiyorum, hiç çıkarma, sevgilim, sonuna kadar sik beni, bu adamların sikemediği kadar sik beni..”
Bacakları omzumda altımda iyice iki büklüm olmuştu.
Gözleri kısık,ağzından anlıyamadığım kelimeler ve sözler çıkıyordu. Parmaklarımı götünden çekip iki elimle omuzuna sarılıp daha sert vurmaya başladım. Amından akan suyun haddi hesabı yoktu.
Ağzını çığlık atacakmış gibi açtı ama ses cıkmadı. Geliyordu. Erkeğinin altında geliyordu. Erkeğinin onu sikmesi kaymaklı ekmek kadayıfı gibi olmuştu. Tüm gün süren o sikişmeler onu tam bu noktaya getirmişti. En yükseğe şimdi çıkıyordu. Everest dağındaydı, bundan daha yüksek bir yer yoktu. Artık kendini o boşluğa bırakması gerekiyordu ama bunun için benim içine akıtmamı bekliyordu. Birden Mukkades ten öğrendiğini yapmaya başladı. Amının kaslarını kasıp bırakmaya başladı. Amı ile bana 31 çekiyordu. Artık gelmem lazımdı, beni bekliyordu.
İçinde patlarken gözümün önünde sanki şimsekler çakıyordu. Uzun uzun içine akıttım.
Sonra, ikimizde öldük. Oyun bitti…Game Over.
Sikim amının içinde uyuya kaldım.

Taksici İsmet – 22
________________________________________
Uyandığımda saat 11 i geçiyordu.
Korkunç bir çiş isteği ile uyandım aslında. Hemen banyoya girip işimi halletim. Banyodan çıktığımda, eşim, beline havlu sarılı bir halde merdiven korkuluğundan aşağıya bakıyordu. Arkadan yanaşıp beline sarıldım.
“Günaydın benim güzel karım, nasılsın bu pazar sabahı?”
“Günaydın sevgili kocacığım, ben çok iyiyim, ama aşağıya bak, birisi daha iyi bu sabah.”
Aşağıya baktım, gördüğüm manzara beni çok şaşırttı.. inanılmaz bir hareket vardı aşağıda.
5 e 1.
Mukkades + 5 erkek, aynı anda…
Yuhh…
Bu ne biçim seks arzusu yahu..
“Sen böyle bir şey yaparmısın?”
“Böyle bir şey insanın aklına gelmez ki..”
“Peki bunu gördükten sonra yaparmısın?”
“Aslında 2 erkek güzel, 3 harika, ama 5..!! bilemiyorum”
“Denemek istermisin?”
“…!!…bilmem yorucu olmalı.”

Gürcünün biri yere uzanmış Mukkades in altında.
Gürcünün biri Mukkades in arka kapısında.
Gürcünün biri Mukkades in ağzında.
Gürcünün biri Mukkades in sağ elinde.
Murat Mukkades in sol elinde.

“Ne zamandır bu böyle devam ediyor?”
“Ben en az 10 dakikadır izliyorum.”
“Helal olsun kadına, hayal alemi genişmiş”
“Ben en iyisi yatağa geçeyim, biraz daha uzanayım”
“Tamam, bende banyoya giriyorum.”

15 dakika sonra şortumu giyip aşağıya indim.Eşim odada yatıyordu.
Mukkades halen seks yapıyordu.Ağzında, amında ve götünde olanlar işlerini bitirmiş, elinde olanlar ise arkalı önlü çalışmaya başlamışlardı.
İşi biten gürcüler, sabahtan içmeye başlamışlardı.
Bizim iri gürcü, yanıma geldi;
“Gürcistan OK?”
“Ben size hafta içinde telefon açarım. Ne zaman için düşünüyorsunuz.?”
Mukkades in götüne girip çıkan Murat söze karıştı.
“Önümüzdeki ay sonu için, 10 günlük bir gezi planlıyorlar. Dediğim gibi toplam 2 kişiler.”
“Ben Murat beye bilgi veririm.”

3-5 dakika sonra Mukkades boşa çıkmıştı. Tabii sabah sabah pestilide çıkmıştı.
Adamlar duş almaya gittiler. Mukkades in yanına çöktüm.
“Hayırdır, sabah sabah bu enerji.”
“…dur…nefesim düzelsin…”
2-3 dakika sırt üstü uzandı, göğüs kafesi hızla inip kalkıyordu.
Oturan 3 gürcü Mukkades hakkında konuşuyorlardı. Parmakları onu işaret ediyordu.
Mukkades in elinden tutup kaldırdım, ve merdivenleri beraber çıktık. Odaya girip doğru banyoya yöneldi. Kendini duşun altına attı. Nefesi yeni düzelmişti.
“Sen mi 5 ini birden istedin?”
“…eveeet.”
“Daha önce yaptın mı?”
“…eveet.”
Kısa cevaplar veriyordu. Yorulduğu belliydi.
Eşime dönüp onu uyandırmaya çalıştım.öperek,saçlarını okşayarak uyandırdım.
Dudaklarıma bir öpücük kondurup.
“Acıktım, kahvaltı varmı aşağıda?”
“Mukkades hepsini sildi süpürdü..”
“Onu demiyorum, normal kahvaltı diyorum.”
Mukkades banyodan seslendi;
“Mutfaktaki buz dolabına fare düşse açlıktan ölür. Bu evde içk**en başka bir şey yok.”
“Sizler giyinin ben sizi kahvaltıya götürürüm. Ben aşağıdayım.”

Murat beyde aşağıdaydı.
“Murat bey, bayanlar acıkmışlar, kahvaltıya gidelim mi?”
“İsmet abi, bizler birazdan çıkmak zorundayız. Arkadaşlar tekne ile gezecekler. Sizler gidebilirsiniz.”
“Oldu, tamam,sağolun.”
“Biz teşekkür ediyoruz., arkadaşlar bayanlara biraz bahşiş vermek isterler.”
“Olur, tabii, az sonra aşağıda olacaklar. Ben onlara haber vereyim, eşyalarını hazırlasınlar o zaman.”

Yukarı çıkıp, bayanlara dönüş yoluna geçeceğimizi ona göre giyinmelerini söyledim.
Biraz sevinç, biraz hüzün aynı anda yüzlerinden okundu.
“Hayır ola,gitmek istemiyorsunuz galiba?”
“Aslında biraz Alanya da kalsak, karnımızı doyurup alış veriş yapsak olmaz mı?”
“Tabii canım, akşama doğru döneriz. Siz rahat bir şeyler giyinin. Adamlar aşağıda sizlere bahşiş vermek istiyorlar. İsterseniz gidin bahşişlerinizi alın ondan sonra giyinin.”
Her ikisi de çocuklar gibi sevinerek, bellerinde havlularla aşağıya koşarak indiler.
Adamlar bunları yanaklarından öptü her birine adam başı 100 er dolar bahşiş verdiler.
“İsmet bey bizler çıkıyoruz. Siz çıkarken kapıyı kapatırsanız sevinirim.”
“Tamam Murat bey, siz merak etmeyin.”
Adamlar çıktıktan yarım saat sonra bayanlar aşağıya indiler. Her ikisi de dün gece giydikleri kıyafeti giymişlerdi. Bunların niyeti akşama kadar Alanya yı gezip tozmak, belki denize girmek isterlerdi.

Arabayı villadan çıkarıp, dış kapıyı iyice kapattım. Bayanlar yine arkaya oturup sohbete başlamışlardı.
“Mukkades, sabah yaptığın çok zordu, nerden aklına geldi kız?”
“Şekerim, adamlar 5 kişi, daha önce üçlü yapan, bunuda yapar. Tamam biraz yorucu ama o kadarda zevkli, inan bana. Denemeni tavsiye ederim.”
“Üçlü gerçekten güzelmiş.”
“Sen ne kadardır bu işi yapıyorsun, yani başka erkeklerle seks işi?”
“İnanmayacaksın ama ikinci bir erkeği tadalı bir ay olmadı.”
“Ne!!!!????”
“Evet Adana ya giderken 2 gürcü arkadaş yolda mola vermişti, kocam beni onların kollarına attı.”
“Nasıl yani?”
“Evet, yolda durduk,ve ağaçların arasında kendimi iki erkek arasında buldum.”
“A-ah.. inamıyorum vallahi.”
“İnan kız. Bu işe başlıyalı 1 ay olmadı.”
“Ama bu işte gerçekten iyisin.”
“Sen ne kadar zamandır bunu yapıyorsun?”
“Ben evliliğimin 4 cü yılında eşimi başka erkekler ile aldatmaya başladım. Önceleri sadece oral seks yapıyordum, sonraları ise tam seks yapmaya başladım.”
“Fahri bey biliyormu?”
“Başlangıçta bilmiyordu, ama bir akşam içki masasında itiraf ettim. Şaşırdı ama hiç kızmadı. Kızamazda, kızmaya hakkıda yok zaten..”
“Neden, o seni aldatıyormu?”
“O bana yalan söyleyerek aldattı zaten. Hiç çocuğu olmayacağını bile bile bana söylemedi, benimle evlendi, alçak adam.”
“Üzüldüm, bende kocama çocuk veremedim, ama benimki evlilikten sonra oldu. Babamı kaybedince, üzüntüden adetten kesildim, yumurtalarım çatlamaz oldu. Tüp bebek denemeye paramız yetmiyordu. Evlat edinemedik.”
“Neyse ki şimdi Yasmina nın oğlu var.”
“Evet, çok şeker değil mi?”
“Ben çocukları çok severim. Bir yere gitmek isterseniz bana bırakabilirsiniz. Seve seve ona bakarım.”
“Tamam sağol şekerim.”
Alanya merkezinde kalabalık bir restaurantın önünde durduk ve masamızı donattık. Karnımızı tıka basa doyurduk. Sabah kahvemizi içtikten sonra bayanlar alışverişe gittiler.3 saat sonra buluşmak için sözleştik.

Akşama doğru hep beraber Antalya ya evimize döndük. Alışveriş paketlerini taşımaya yardımcı olduktan sonra nihayet evimize girdik.
Yasmina kapıyı açar açmaz hoşgeldiniz deyip elimizdeki paketleri aldı. Majid koşarak boynuma atladı. Kerata , baya güçlenmiş ve büyümüştü. Tabi düzgün beslenince, çocuklar büyüme çağında çabuk gelişirler.
Eşim ile Yasmina odaya gittiler, ben televizyon karşısında hefif kestirmeye başladım. Kadınları beklemek beni yormuştu.
Saat 11 gibi eşim beni yatağa sürükledi. Sabaha kadar uyanmadan yattım.
Sabah kahvaltımızı hep beraber yaptık.Kahvaltı masasında kahvelerimiz aldık. Eşim Yasmina ya aldıkları hediyeyi bana göstermesini istedi. Dünkü alışverişin bir kısmını Yasmina ve oğluna yapmış. 400 doların hepsini harcamış.
Hediyeleri beğendikten sonra işe gitmek için ayağa kalktım. Eşim benden biraz para istedi,
“Akşam iş çıkışı,alışverişe gideceğiz.Yasmina ve oğluna mayo alacağım, aslında banada mayo gerekir. Plaj havlumuz çok eskimiş.”
“Tamam, işiniz bitince beni arayın, gelip sizi alırım.”
1,000 TL bırakıp çıktım.

Yolda bankaya gidip, dolar hesabı açtırdım. Cebimdeki tüm dolarları hesaba yatırdım.

Otogara gidip sırama girdim.
Ali dayı yanıma yanaştı.
“İsmet abi, geçen gün varya, kadın iliğimi somurdu. Bittim ben be abi.”
“Yahu dur bakalım, ne kadar çabuk yoruluyorsun sen öyle.”
“Sen iyi dayanıyorsun be abi.”
Cebimdeki kutuyı gösterip;” İlaçlar sağolsun..”
“Abi bunları fazla kullanma, sakıncalı biliyorsun.”
“Bilmezmiyim, günde azami 2 tane atıyorum.”
“Kaç posta ediyor?”
“En az 3 posta.. aynı kadınla tabii, başka kadınlar olursa 4-5 postayı buluyor…”
Ali bana şaşkın şaşkın bakıyordu.
“Abi sen yinede dikkat et. Allah korusun.”

İki genç çift taksime bindiler. Kemer yolundaki bir otelin adresini verdiler. Yeni evlenmişlerdi, balayına gidiyorlardı. Kız henüz 18 yaşında ya var ya yoktu. Oğlan ise 30 küsür vardı. Saçları hafif dökülmeye başlamıştı. Heyecanları gözlerinde okunuyordu. Arkada el ele tutuşuyorlardı.

Gittikleri otelde genellikle sadece ruslar kalıyordu. Nereden bulmuşlarsa bu oteli. Oğlan yeni evli olmasına rağmen gözü yine dışarıda olacaktı. Adım gibi emindim. Karısını balayında aldatma ihtimali oldukça yüksekti. Karısıda çıtı pıtı bir şeydi. Kıvırcık saçlı, kahverengi gözleri ve açık tenliydi. Dekolte giyinmişti. İri göğüsleri vardı. Kot pantalonu poposunu güzel gösteriyordu.
Kartımı uzatıp, ne zaman isterlerse beni arıyacaklarını söyledim.
Kartımı kız alıp çantasına koydu.
Akşam 9 a kadar çalıştım ve eve döndüm. Kapı çaldı, gelen Mukkades hanımdı. İçeri aldım.
“Neredeler?”
“Hep beraber alışverişe gittiler.”
“Haa. İyi, sana sormak istediğim bir konu var.”
“Neymiş o konu?”
“Bu Gürcistan tatili neymiş?”
“Adamlar eşimi 1 hafta 10 günlüğüne davet ediyorlar.”
“Eee, ne dedin peki?”
“Daha eşimle konuşmadım.”
“Peki gitmesine izin verecekmisin? Yalnız mı gidecek?”
“Ona soracağım, evet derse yalnız gidecek tabii.”
“Yahu kadın uzun zamandır seninle evli , daha yeni, yeni,yeni erkekler tanıyor. Böyle hemen, hemde uzak yerlere göndermen ne kadar doğru olur ki?”
“Ben ona güveniyorum.”
“Peki adamlara güveniyormusun?”
“Kötü insan olmadıkları kesin.”
“Bilmiyorum, ben olsam göndermem. Gelsinler burada tatil yapsınlar. Gözünün önünde,kendi ülkende.”
“Bakalım ya..daha kesin bir şey yok.”
“Yok yaa..daha kesin bir şey yok ha!.Sen onu göndermeye kafana koymuşsun zaten. Senin için kabul edecek görürsün.”
“Niye benim için kabul edecekmiş?”
“Yahu sen gerçekten kör müsün? Eşin senin için, hiç tanımadğı erkeklerle bir oluyor, sırf sen istedin diye. Sana olan aşkı için her şeyi kabul ediyor, benimle yatmana, Yasmina ile yatmana. Sende başka erkeklerle yatması onun hakkı olduğunu düşünüyorsun. İnan bana yanılıyorsun sana evlat veremediği için çok çok üzgün.”
“ Yani isteyerek, arzulayarak o adamlar ile beraber olmuyormu?”
“Yahu sen delimisin???Senin için katlanıyor . İstersen müsait bir zamanda hep beraber konuşalım bu konuyu.”
Telefon çaldı, arayan eşim di. Alışveriş bitmiş beni bekliyorlardı.
Mukkades hanım evine döndü bende onları almaya gittim.
Elleri paket doluydu. Hep beraber yolda bir akşam yemeği yiyip evimize döndük.
Mukkades in söyledikleri kafamda durmadan dönüyordu. Gerçekten beni sevdiği için mi bunları yapmıştı?

Evde satın aldıklarını bana göstereme başladılar. Yasmina ya aldıkları bikini mayoları gösterdiler. Hiç bikini giymemiş olan Yasmina,onları bana gösterince yüzü kızardı.
Lacivert ve pembe bikini almışlardı. Eşim ise 1 siyah bikini ve 1 siyah tek parça mayo almıştı.

Yasmina yı o mayoların içinde hayel etmeye başladım…o ne güzellik öyle..yarabbim bir içimlik su sanki. Sikmeye kıyamazsın. Tatil günlerimizi iple çekmeye başladım. Aslında bu hafta sonu gitsek iyi olurdu. Çünkü 2 hafta sonra Yasmina nın muayyen günleri başlıyacaktı.
“Bu hata sonu tatile çıkalım mı? Nereye gitmek istersiniz?”
“Antalya dışına her yere.”
“Marmaris nasıl olur?”
“Çok iyi olur.”
“Tamam, yarından itibaren ayarlamaya başlıyacağım.”

Kumsal, güneş ve seks günleri beni bekliyoru. Yasmina yı doya doya sikecektim.
Taksici İsmet – 23
________________________________________
Cuma akşamı valizler hazırlandı.
Marmaris İçmelerde güzel bir aile pansiyonu bulmuştum. Deniz 400 metre mesafedeydi.
2 tane double oda ayarladım. Oda kahvaltı veya istenirse akşam yemeği dahil oluyordu. 5 gece 6 günlük bir tatile çıkıyorduk. Majid plastik şişme kolluklarını şimdiden kollarına takmıştı. Yasmina yüzmede acemi olduğundan yardım etmemi istemişti. Eşim yüzmeyi biliyordu, bende çocuk yaşta Adana nın barajında ve kanallarında yüzmeyi öğrenmiştim.

“Hanım tatil için hazırmısın?”
“Evek aşkım, işlerimi halletim, bakıcı ayarladım. Benim için sorun yaok. Yalnız , Mukkades bize küsmüş. Marmaris e davet etmediğimiz için küsmüş.”
“Allah Allah, tatile çıkıyoruz yahu. Ailece tatil yapmak istiyoruz. Küsmüş mü?”
“Evet..hafif dargın. Gibi yani..”
“Gel aşağıya çat kapı misafirliğe gidelim, gönlünü alalım.”
2 dakika sonra bir alt kata inip zillerini çaldık.
Açan her zamanki gibi Fahri bey oldu.Eşimi görünce 32 dişi ile sırıttı.
“Oooo, bu ne hoş Sürpriz, hoş geldiniz, buyurun efendim, buyurun. Mukkades!, İsmet bey ile eşi geldiler.”
Mukkades elinde okuduğu gazete ile kapıya kadar geldi, elindeki gazeteyi nereye koyacağını şaşırdı, Fahri beyin eline tutuşturdu. Eşimi yanaklarına öpüp ,benimde elimi sıktı. Ama öyle bir sıktı ki, tüm gücüyle, erkek olsaydı parmaklarım çıtlamıştı. Anlamıştım derdini…

“Hoş geldiniz, ne iyi ettinizde geldiniz. Buyurun,salona geçelim.”
“Allah aşkına nerede rahatsanız oraya geçelim.”
Salona geçip yerimizi aldık.
Havadan sudan ve biraz polikadan bahsedip,nescafelerimizi içtik.
“Efendim bizim asıl gelme sebebimiz,biz yarın bir kaç gün için tatile çıkıyoruz. Marmaris İçmeler e gideceğiz.”
“Aooo, çok güzel yer oralar, İsmet beyciğim. Çok güzel bir seçim yapmışsınız. Bizim buralar çok kalabalık. İyi düşünmüsünüz.”
“Aslında, sizde bize eşlik ederseniz çok mutlu oluruz. Eşlerimiz iyi uyum içindeler. Eğer her hangi bir programınız yoksa,hep beraber gitmeyi çok arzu ederiz. Biliyorum biraz ani oldu ama, uzun zamandır tatile çıkamamışlığın tatlı heyecanından olsa gerek.”
“Evet, biraz ani oldu…Sen ne dersin hayatım? Müsaitmiyiz.”
“Vallahi ne diyeceğimi şaşırdım. Aslında bizimde niyetimiz bir yerler gitmekti..tamam hep beraber gidelim. Olur.”
“Çok güzel olur. İki araba peşpeşe sabah çıkarız olurmı?”
Mukkades in gözlerinden mutluluk okunuyurdu, minnettarlık duyguları açığa çıkmıştı. Utanmazsa ağlıyacaktı.
“Ama küçük Majid i bizim arabaya isteriz.”
“Herhalde annesi ve büyükannesi, karşı çıkmaz..”
“Büyükannemi, ben şimdi büyükanne mi oldum yani?”
Hep beraber kahkalarla güldük.Biraz daha sohbet edip, kalacağımız yeri telefonla arayıp bir double oda eklettik. Ve erken uyuyup erken kalmak ve kahvaltıyı Korkuteli yolunda yapmaya karar verdik. Sabah 08:00 teker döner diye sözleştik.Müsaade isteyip dairemize döndük.

Eşim akşam Yasmina ile kalabileciğimi söyledi. Kendisi “ Torunu” ile yatacakmış bu akşam.
Dudaklarına kocaman bir öpücük kondurup Majid ile bizim yatak odasına yolladım.

Yasmina odasında son hazırlıklarını yapıyordu. Banyoda ilacımı içtim,ılık bir duş alıp Yasmina nin adasına girdim.
“Bu akşam nasılsın sevgilim?”
“Dur bende bir duş alayım, çok terliyim.”
Banyoya göndermeden önce duvara sıkıştırıp dudaklarını öpmeye başladım.
Kollarımdan kaçıp banyoya koştu. 20-25 dakikalık uzun…çok uzun bir bekleyişten sonra nihayet havluya sarılı olarak odaya geldi.Odanın kapısını kapattı. Yatağın kenarına gelip ayaklarımı ve bacaklarımı okşayarak yukarılara doğru çıktı. Eli aletime gelince ,parmaklarının ucuyla tüylü yumurtalarımı okşamaya başladı. Kolundan çekip havlusunu çıkardım ve üstüme uzandırdım. Kollarımı beline dolayarak öpüşmeye başladık. Kalçalarını yavaşça kabaran aletime sürtüyordu.
En uzun öpüşmemizi yaptık diyebilirim. Kaç dakika sürdü bilemiyorum ama, dudaklarımız öpüşmekten şişmişti. Yavaşça dudaklarını aşağıya doğru kaydırmaya başladı. Saçları aletimin başına gelince hafif bir ürperti hissetim. Ama o şişmiş dudakları onu kavrayınca derin bir ohhh çektim.
Dizlerimin üstüne oturup saçını atkuyruğu yaptı. Bu sayede onu aletimi emerken daha rahat görecektim. Saçları görüşüme engel olmayacaktı. Başımın altındaki yastığı yükselttim.Uzun bir süre yalamalara devam etti.Kollarından çekip 69 pozisyonunu aldırdım. Kukusu tam ağız hizamdaydı. Islak ,pembe, pespembe pürüssüz iç ve dış dudakları somurulmayı,ısırılmayı emilmeyi bekler gibiydiler. Ellerim kalçalarını iki yana ayırdı. Aynı anda cinsel organlarımızı öpmeye ,yalamaya, somurmaya, ısırmaya, okşamaya başladık.
Dilim ile onu dili aynı tempoyu tutturduk. Çok hoş bir duyuguydu bu. Aynı hızda hereket ediyorduk. Parmağımın biri poposunu deliğini okşamaya başlayınca,aynı hareketi bana yapmaya yeltendi. Altında bir vahşi at gibi kıpraşmaya başladım. Oramı elletemezdim. İkimizin ağzı dolu bir şekilde gülmeye başladık. Ağzından çıkarıp arkası dönük şekilde üstüme oturdu. Aletim amının derinliklerinde kayboldu. Aynı bir sihirbazın yaptığı gibi, aletim kaybolmuştu.
Az önce oradaydı, şimdi ise yok olup gitmişti. Yüce am canavarı sikimi yutmuştu. Oradan kurtulmanın tek bir çaresi vardı. Canavarın içine,yüzüne tükürmek.

Ellerim kalçalarını yoğuruyordu. Kırmızı el izlerim kalçalarına renk katmıştı. Bu bembeyaz vücut yakında güneş görecekti. Ne güzel bronzlaşacaktı bu güzel vücut. Lacivert/pembe kenarları ipli mayosuyla oradaki erkeklerin yüreğini hoplatacaktı. Benim kollarımın arasında denize girip yüzecekti. Suyun içinde diğer azgın erkeklerin bakışı altında, amını, götünü ,göğüslerini okşayacaktım. Ve bunu yaparken, oradaki erkeklerin yüzüne bakacaktım. Yasmina benim di. Yalnız benim.

Kolları ile öne eğilip, inip çıkmaya başladı. Başı öne eğik ,amına giren sike bakıyordu. Bende kalçalarını hem ayırıyor hemde inip kalkmasına destek olyordum. Bu pozisyonu 5 dakika yaptıktan sonra, onu altıma alıp, bacak omza yapmaya başladım. Tüm ağırlığım üstündeydi. Göğüs üstü ve boğazı kızarmaya başlamıştı. Bu kızarıklar kadınların zevk aldıklarının göstergesiydi. Yanakları al al dı. Dudaklarına yumulup ,dilimi dudaklarının arasında gezdiriyordum. Başını sağa sola sallayıp öpmeyi bırakmamı sadece amına sert bir şekilde vurmamı söyledi. Elleri kalçalarımdaydı. Bacaklarını 180 derece açmış, en derine girmeme yardımcı olmaya çalışıyordu.

Gelirken ona daha iyi baktım…ağlayacak gibiydi. İçinde şişip patlayan sikim,onu zevkin tepesine çıkarmıştı. Dilimin darbeleri ve kalçalarımın darbeleri birleşip bu güzel amı zevk suyuna boğuyordu.
İkizim nefesinin normale dönmesini bekledik. Bedenlerimiz sonra birbirinde ayrıldı. Elim venüs tepesine giderken elimi çekip, dudaklarıma öpücük kondurup;”iyi geceler” deyip kollarını başının üstüne dikip uyudu.benimde gözlerim yavaş tavaş kapanıyordu.

Sabah 7 gibi uyandım ve herkesi uyandırdım. Güzel bir duş aldıktan sonra, valizleri arabaya indirdim. Saat 08:05 gibi 2 araba hareket ettik. Majid Mukkades in arabasına binmişti.
Korkuteli yolunda kahvaltımızı yaptıktan sonra, Fethiye üzeri Marmaris e oradan İçmeler e vardık. Pansiyona giriş yapıp saat 4 gibi denize girmeyi sözleştik. Yasmina ve oğlu yan odada, Fahri bey ve eşi karşı odada konaklıyordu.

Saat 4 gibi kapıları çaldım ve herkesin aşağıya gelmelerini söyledim.
Fahri bey ve eşi 5 dakika sonra aşağıdaydı. Eşim ve Majid 2 dakika sonra geldiler. Peşlerinden Yasmina merdivenin başında gözüktü. Siyah bir pareo ile kalçasını kapatmış, ayağında kırmızı terlikler ve üstünde pembe bikinisi vardı. Elinde plaj çantası vardı. Fahri beyin dili sarkmıştı.
Boynuzlu ve iktidarsız olan Fahri beyin ağzından salyalar akıyordu resmen. Eşim, Majid , Yasmina ya ve kendisine güneş kremi sürmeyi ihmal etmedi. Kafamda şapka elimde plaj çantası,Fahri beyin kolundan tutarak plaja sürükledim. 5 adet şezlong kiraladık. Denize girmeye 3 saat kaldığından sadece 2 tane şezlong parası verdik.
Eşim Majid i kucaklıyarak suya girdi. Ardından tek parça leopar desen mayosu ile Mukkades girdi.
Fahri beyin gözü Yasmina nın kalçalarındaydı. Onları açık ve seçik görmek istiyordu.
Yasmina nin kollarından tutup bereber denize girmeye başladık. Fahri bey gecikmeden yanımızda belirdi. Ben Yasmina ya yakın yüzüyordum, gerçi su seviyesi ancak belimize kadar geliyordu. Kıyıya yakın bir yerde eşlerimiz yüzüyordu. Yasmina bizden uzaklaşıp hanımların yanına gitti.

Ben ve Fahri bey biraz açılıp yüzmeye başladık.

Taksici İsmet – 24
________________________________________
Fahri bey ile beraber biraz derinlere açıldık. Bayanlar kıyı kenarına yakın yüzüyorlardı. Yasmina oğlu ile birlikte kumsal kenarında oynuyordu. Sahilin en güzel kızı şu an Yasmina ydı. Etrafta dolaşan gençlerde bunu teyid eder gibi etrafında dolaşıyorlardı. Onu buradan izlemek hoşuma gitmişti. Gözleri denizde beni aradı. Kolumu kaldırıp işaret ettim, beni görünce kolunu salladı.

“İsmet bey, inanın sizi kıskanıyorum.”
“Hayır ola Fahri bey…”
“Ben sizin yaptığınızı hayatta yapamazdım. Aklımın ucundan bile geçmezdi. İnanın.”
“Hayat paylaştıkça güzeldir,aziz dostum.”
Dostum kelimesi onun hoşuna gitmişti. Galiba hiç kimse ona daha önce böyle candan dostum dememişti. Gerçi Fahri beyde paylaşmayı seviyordu ve paylaşıyorduda. Eşini paylaşıyordu. Acaba benim kullandığımdan haberi varmıydı. Mukkades söylemişmidir. Ağzını bir yokluyayım dedim.
“Bayanlar geçen hafta güzel bir hafta sonu geçirdiler.”
“Evet iyice eğlenmişler,ayda bir tekrardan termal otele gideceklerini söyledi.”
“Ayda bir hep beraber gidelim, ne dersiniz?”
“Ben termal suya giremem, ayaklarımda varis ve yüksek tansiyon hastasıyım. İlaç kullanıyorum. Termal su bana yasak.Ama siz onlara katılabilirsiniz.”
Termal su yasakmış, demek ki haberi yok.
“Olurmu canım, sizin olmadığınız yerde, bayanlarla ne işim var.Onların yeri ayrı, sizin yeriniz ayrı.”
“Teşekkürler İsmet bey. Ben sizin bu kadar cana yakın olduğunuzu bilmiyordum,umarım dostluğumuz uzun süreli olur.”
“Teşekkürler Fahri bey. Gel şu bey kelimesini ortadan kaldıralım, ne dersin Fahri?”
“Tamam İsmet çiğim. Memnun olurum.Akşam için bir program yapalım mı? Ama yalnız misafirimizsiniz.”
“Fahri ciğim burada misafir olmaz.Hep beraber tatildeyiz. Masraf neyse ,ikiye bölünür. Kimse kimsenin yükünü çekmez.”
“Tamamdır.”
“Pansiyonda mı yiyelim,yoksa bir restauranta gidelim mi?”
“Gel buna eşlerimiz karar versin. Biz nasıl olsa içip sızacağız. Bize mekan fark etmez.”
Kahkahalar eşiliğinde bayanlara doğru yüzdük.
Yasmina oğlu Majid i kollarından tutup ayaklarını çırpırtarak eşlerimizin yanına gelmişti. Majid in ayakları bayanlara su atıyordu. Bayanlarda ona karşılık veriyordu. Çocuklar gibi eğleniyorlardı.
Ben Mukkades e sarılarak onu suya batırmaya başladım. Beni gören Fahri aynısını eşime yapmaya başladı. Birkaç dakika oynamadan sonra şezlonglara uzanmaya gittik. Yasmina oğlu ile halen denizdeydi. Hiç birimizin güneş gözlüğü yoktu.
“Neden kimse güneş gözlüğü getirmemiş.”
İki kadın aynı anda;”Ayyy ben evde unuttum.”
Yani güneş gözlüğü almamız gerekiyordu. Akşam yürüyüşünde almaya karar verdik.
İki saat daha denizde oyalandıktan sonra odalarımıza çekilip 1 saat dinlenmeye karar verdik.

Eşimle duşa beraber girdik. Birbirimizi bir güzel sabunladık.
“Kız, Fahri bey nerelerini elledi söyle bakım?”
“Ellerini popomdan hiç çekmedi. Arada bir kolları ile göğüslerimi sıkıştırıyordu.”
“Peki aletini hissetin mi?”
“Evet, hissetim.”
“Ne tepki verdin?”
“Kalçalarımla bastırdım.”
“Sert miydi?”
“…evet, sertti.”
“Akşam ona verecekmisin?”
“Hayır, vermiyeceğim, elleteceğim ama vermiyeceğim.”
Bunu söylerken sabunlu parmaklarım amının içindeydi. İçerisi sabundan daha kaygandı.
“ O zaman kısa etekli elbiseni giy. Akşam yemeğinde adamı deli et.”
Duşun altında diz çöküp beni somurmaya başladı. Bende başının üstünden tutup tempo tutmasına yardımcı oluyordum. Güzel bir yalamadan sonra, banyoda dört ayak durdu. Sabunlu kalçalarını önümde ayırmıştı. Ellerimle kalçalarını bir güzel ayırdım. Her iki deliğide hazırdı.
“Nerenden istersin?”
“Sik beni, amımı sik sevgilim. Haydi sok ona artık. İçimde şişip patlamasını istiyorum.”
Tek bir darbeyle amına sert bir şekilde girdim. Darbelerim kalçaların arasından bana sabun köpüğü attırıyordu. Göbeğim götüden çıkan sabunla köpükleri ile kaplanmıştı. Baş parmağim götünün deliğini okşamaya başladı. Ne demiş büyüklerimiz, sabunlu göte şaka yapılmaz. Parmağım aniden yutulmuştu. Baş parmağımı, tamamen götünün içinde,sikime bastırıyordum. Elleri duşun duvarında kayıyordu. Ayakta durmaya zorlanıyorduk. Zemin kaygandı. Belli ki seks yapmak için düşünülmemişti. İnsanlar genelde duşu tek başına kullanırlar. Abaza olanlar kız olsun,erkek olsun,mastürbasyon yapar,ama orası genelde yıkanmak içindir. İki kişilik düşünülmemiş.
“Yatağa gidelim mi?.”
“…ohhhh…haayırrr….gel içime akıt. Haydi gel…patlat içime. Ver onu banaaa…”
Kasıklarımı sıkarak daha sert vurmaya başladım. Parmağımı götünden çekmiş, ellerim kalçalarını sonuna kadar ayırmış, en derine kadar girmeye,sokmaya çalışıyordum. Aletimin başı şişmiş, patlamaya hazırdı.
Haykırarak spermlerini amının içine akkıtım. İkimiz birlikte gelmiştik. Eşim duşun içinde yere oturdu. Eline sabun alarak aletimi yıkadı. Duruladı ve beni duştan kovdu. Duşta yere oturuşuna baktım. Spermlerim amından dışarı süzülüyordu. Sabun suyu ve spermler duşun içinde yüzüyorlardı. Tuvaletin üstüne oturup.
“Benim için kendini okşarmısın?”
Düşta yerde, bacaklarını tam ayırdı ve elleri ile amının dudaklarını ayırdı.
“Bu zevkini aldı…eğer kendimi okşarsam, çok yorulurum ve akşama dışarı çıkamam, ne olur bunu isteme benden.”
“Tamam, ama akşama külot giyme. Fahri ciğim rahat okşasın.”
“Tanga giyecektim,ama sen istersen hiç bir şey giymem.”
“Mukkades e söyle o da giymesin. Akşam yemeğinde veya sonrasında Fahri yi ortanıza alın. İkinizi birlikte masa altında okşasın. Benim heberim yokmuş gibi davranın. Olurmu?”
“…tamaamm..haydi sen çık ..benim burada işim var….güle güle…bay bay..”

Akşam yemeğini balık restaurantında yemeye karar verdik. Tavsiye üzerine uygun fiyatlı bir yer bulduk. Bayanlar sözlemiş gibi Fahri ciğimi ortaya aldılar. Ben Yasmina ve oğlu beraber oturduk. Majid eşimin karşısına,Yasmina Mukkades in karşısına,bende Fahri ciğimin karşısına oturdum.
Rakılar mezeler geldi, masa donatıldı, sicaklar sonraya bırakıldı. İkinci dubleler servis edildi ve Fahri nin sağ kolu masanın altında kayboldu. Eşim elini kavramış bacaklarını arasına sokmuştu.
Fahri belli ettirememeye çalışıyordu. Yanakları hafif kızarmıştı. Aradan 2-3 dakika geçtikten sonra Mukkades bu sefer sol kolundan kavradı bacaklarının arasına soktu. Fahri nin iki eli masanın altında eşlerimizin amını parmaklıyordu. Bende onunla genel konularda sohbet ediyordum. Mukkades in sağ kolunu hareket etttirdiğini gördüm. Fahri ciğime 31 çekiyordu. Eşime ve Mukkades e bakıp sohbete eşlik etmelerini sağladım. Fahri nin cevap verecek durumu fazla yoktu.Alnından uzun uzun ter akıyordu. Yüzü iyice kızarmıştı. Adamcağiz heyecandan gidecekti. Yüzü birden kasıldı ve hıçkırık tutmuş gibi ses çıkarmaya başladı. 1-2 dakika sonra Mukkades islak parmaklarını servis peçetesine sildi. Fahri nin spermleri o peçeteye bulaşmıştı. Fahri ellerini yavaşça masaya koydu.
Parmakları ışıkta parlıyordu. Rakı bardağını alıp dudaklarına götürdü,ama asıl niyeti, eşimin parmaklarına bulaşmış suyun am kokusunu içine çekmekti.
Rakıyı içerken,gözlerini kapadı,bir yudum aldı ve parmakları derin derin kokladı.

Eşim bana gülümsüyordu. Dediğimi yapmıştı. Ne desem yapıyordu. Gürcistan konusunu ona henüz açmamıştım. Ama açmak zorundaydım. 10.000 dolar çok iyi bir paraydı. Riski ne olabilrdi ki? 50 yaşındaki bir bayanın ne riski olabilirdi ki?…1 hafta 10 gün eğlenip seks yapacaklar. 2 erkek olacağını söylediler. Tatil dönüşü söylemeye karar verdim. Ama tabi en son kararı o verecekti.
Zorlama olmadan.

Ortaya tuzda mercan balığı sipariş edip. Karnımızı bir güzel doyurduk. Yemek sonrası biraz yürüyüş biraz alışveriş yapıp pansiyona döndük. Saat 12 ye geçmişti. Majid kucağımda uyuya kalmıştı.
Pansiyon girişi Yasmina oğlunu kucağımdan alıp odasına çıkmak için Müsaade istedi. Biz dördümüz pansiyon girişindeki yemek masalarına oturduk.
Pansiyon sahibinden bir 35 lik istedik. Eşlerimiz çay istediler. Sohbet koyulaştı, derinleşti. Fahri iyi gevşemişti, yemek masasında patlamak onu rahatlatmıştı.
Ben iyi içerim ama kolay kolay sarhoş olmam. Dayanıklıyımdır.
35 lik bitince Fahri Müsaade isteyip odaya çıktı. Biz üçümüz masada oturmaya devam ettik. Bir bardak çay istedim. Uykum yoktu, anlaşılan bayanlarında uykusu yoktu.
“Bayanlar, sizin uykunuz gelmedi mi?”
“Tatile geldik, uyumaya mı geldik?”
“Evet ya… ne uyuması..”
“Eee, ne yapalım, bir fikriniz varmı.”
Mukkades patronu çaığıtıp bu saate gidebileceğimiz yerleri sordu. Barlar sokağını tarif etti.
Kalkıp hep beraber barlar sokağına gittik. Barlarda hep genç insanlar vardı. Yarısı turist, çoğunlukta yabancı turist, diğer yarısı turistleri tavlamaya çalışan güzel ülkemizin doğudan gelen esmer çocuklarıydı. Anlıyacağın bir turiste en az 3-4 genç düşüyordu. İşleri çok zordu. İşsiz gençlik işte. Onları zor günler bekliyordu. Genç turist kızla evlenen bir kaç hikaye duymuştum. Sadece şehir efsanesiydi…o kadar.
Bayanların giyim ve kuşamı yabancılar gibiydi. Onları yabancı sanmak kolaydı. İçki siparişleri verildi. Üçümüz alkollu kokteyl sipariş verdik. Masanın etrafına bir kaç genç dans ediyorlardı. Ellerini bayanların kalçasına değdiriyorlardı. Bayanlar sorun çıkarmayınca, konuşmalarından türk olduklarını bile bile asılmaya başladılar. Beni hiçe saymaya başladılar. Dans eden bir kaç genç Mukkades in etrafını sarıp ve ona sürtünerek dans etmeye başladılar. Eşim biraz naz yapıyordu. Kulağına eğilerek:” Unutma tatildeyiz. Haydi keyfini çıkar.” dedim. Ve onu gençlerin arasına iteledim. Bunu gören gençler arı gibi eşimin etrafında toplandılar. Aslanların arasına atmıştım onu. Vücudunda dolaşan ellerin haddi hesabı yoktu. Her iki kadında gençlerin kollarının arasında dans ediyorlardı. Uzun yapılı bir genç eşimin arkasından ona sarılıp kalkmış aletini ona sürtmeye başladı. Aletinin büyüklüğü şorta rağmen belliydi. Keza diğer bir gençte Mukkades e sarılmış, aleti kalçasını arasında, elleri elbisenin altına girmişti bile. Bunu gören diğer genç, ellerini eşimin elbisesinin altına soktu. İç çamaşırı giymediklerinden kadınların niyetini hemen anladılar. Aralarında konuşup bayanların elinden tutarak bar dışına çıktılar. 6 genç ve 2 bayan yürüyüşe çıktılar. Bende peşlerinden geliyordum.

Taksici ismet – 25
________________________________________
Her iki kadında gençlerin kollarının arasında dans ediyorlardı.
Uzun yapılı bir genç eşimin arkasından ona sarılıp kalkmış aletini ona sürtmeye başladı.
Aletinin büyüklüğü şorta rağmen belliydi. Keza diğer bir gençte Mukkades e sarılmış, aleti kalçasının arasında, elleri elbisenin altına girmişti bile.
Bunu gören diğer genç, ellerini eşimin elbisesinin altına soktu. İç çamaşırı giymediklerinden kadınların niyetini hemen anladılar.
Aralarında konuşup bayanların elinden tutarak bar dışına çıktılar. 6 genç ve 2 bayan yürüyüşe çıktılar.

Bende peşlerinden geliyordum.

Birden köşe başında bir minibüs durdu. İlk Mukkades i bindirdiler.Mukkades arkasına bakmadan bindi. Ardından eşimi bindirmeye çalıştılar. Eşim dönüp bana baktı. Minibüsün kapısının eşiğinde durmuştu. Yerimde donup kaldım. Eşim bana bakıyordu. Durduğunu gören bir kaç genç önünden geçip minibüse girdi. Bir tek eşimle ,ona dansta sarılan koca aletli genç aşağıda durmuşlardı. Genç bana baktı, sonra minibüse çıktı ve elini eşime uzattı. Eşim hala bana bakıyordu. Ben ise donup kalmıştım. Beynim birden durmuştu. Yavaş yavaş geri geri yürümeye başladım. Arkamı döndüm, ve pansiyona doğru hızlı adımlarda yürümeye başladım. Birden karnıma bir sancı girdi…hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım…hem ağlıyor hem yürüyordum. Göz yaşlarımı durduramıyordum,göz yaşlarım boşalıyordu. Çocuklar gibi ağlıyordum. Salya sümük ağlıyordum. Ayaklarım tutmaz olmuştu. Kendimi bir evin bahçe duvarının üstüne bıraktım. Oturdum, ellerim ve ayaklarım sinirden titriyordu. Gözümün önüne devamlı ,eşimin ilk gürcülerle olduğu görüntü geliyordu. Zavallı kadın donup kalmıştı. Aynı benim az önce minibüse bakarak donup kaldığım gibi. Ama onu adamlara kendi ellerimle teslim etmiştim,uzun zamandır beraber olduğum eşimi, hiç tanımadığım adamlara servis etmiştim. Sonrasında ben onu para karşılığı satmıştım. Hemde kendimi de para karşılığı satmıştım…..para karşılığı…PARA! PARA!!!
Birden minibüs önümde durdu. Kapı açıldı eşim ve Mukkades minibüsten indiler. Eşim, benim halimi görünce ,hüngür hüngür ağlamaya başladı. Boynuma sarıldı. Beraber ağladık. Mukkades te bize sarıldı. Gözleri hafif nemlenmişti. Ayaklarımda yürüyecek derman yoktu. İki kadın kollarıma girerek benim yürümeme yardımcı oldular. Merdivenleri zar zor çıkıp odalarımıza vardık. Mukkades beni ve eşimi yanaklarımızdan öpüp iyi geceler diledi.
Odaya girip yatağa uzandım. Eşim beni soyup çarşafı üstüme örttü ve soyunup yanı başıma uzandı.
Çıplak sıcak tenini yanımda hissetmen bana rahatlık ve güvence verdi. Bir bebek gibi uyuya kaldım.

Üstümde debelenen Majid beni uyandırdı. “Yismeet, Yismeet” diye bağırıyordu. Gözlerimi açtım. Majid yatakta üstüme tırmanmıştı, beni uyandırmaya çalışıyordu. Deniz kolluklarını takmış, mayosunu giymiş, beni denize çağırıyordu. Yasmina kapının eşiğinde durmuş, bize bakıp gülüyordu. Eşim duştan yeni çıkmış, saçlarını fırça ile tarıyordu.Bana gülümsedi. Gözlerinden mutluluk okunuyordu. Üstünü giyinmişt. Tek giyinmeyen bendim. Yasmina nın arkasında Mukkades belirdi.
“Günaydın, haydı kahvaltıyı kaçırmıyalaım. Saat 10 a geliyor. Son yarım saat.”
Ardında Fahri beyin sesi duyuldu.”Günaydın, hayırlı sabahlar,birileri akşam çok geç yatmış galiba”
“Sizler inin, 5 dakika içinde aşağıda yanınızdayım.”
Tuvalet ve duş faslını 5 dakikada bitirip kahvaltıya indim. Eşim kahvaltı tabağımı hazırlamış.Kızarmış ekmeklerin üstüne sevdiğim reçelden sürmüştü. Yasmina beni görünce kalkıp çayımı doldurup bana verdi.
Güzel bir kahvaltı sonrası. Mayolarımızı giyip denize gittik. Aynı şezlongları kiraladık. Bu sefer tam gün. Dün, yemekten sonraki yürüyüşte,herkese güneş gözlüğü almıştık. Majid e bile.

Kendimi yorgun ama mutlu hissediyordum. Yasmina oğlu ile denize girdi, tabii doğal olarak Fahri beyde yanlarında. Eşim ile yanyana uzanmıştık. Mukkades yanımıza gelip oturdu.
“İsmet, ağlama sebebini öğrenebilirmiyim?”
“Eşimi çok seviyorum. Onu öyle paylaşmayı kaldıramadım. Gururum yemedi. Çok kıskandım ve gitmesine çok üzüldüm.”
“Kadını adamların kucağına sen attın!!”
“Biliyorum, yaptığımın farkındayım. Eşşeklik ettim.”
“Yavru, sen adamlarla giderken bir şeyler düşündünmü?”
“Kocama baktım, biz ne yapıyoruz diye. Arkasını dönüp gidince hata yaptığımızı anladım. Çocuklara beni, yani bizi bırakmalarını istedim. Kararlı olduğumu görünce durup bıraktılar.”
“ Ahhh, ben niye sana uydum ki…6 tane genç, daşşakları sperm dolu, bizi sabahlara kadar uyutmayacaklardı. Her yanımızda bir çük, bir çift daşşak , el,kol,bacak olacaktı. Ne zevk alacaktım bee. Yazık ettin be yavrum.”
Bu laflar bizleri kahkahakara boğdu.
“Bu akşam bara seni, bizzat ben bırakırım.. merak etme bir şey kaçırmadın.”
Mukkades güneş gözlüklerini düzelterek;” Dondurma isteyen varmı? Canım bir yalamak istiyor ki, anlatamam.”
Mukkades ile birlikte markete gidip 6 adet dondurma alıp,herkese dağıttık.
Eşimin ve Mukkades in dondurma yalamalarını bir görecektiniz…inanılmaz tahrik ediciydi. Fahri beyin gözleri sadece Yasmina nın dolgun göğüslerinde olduğundan, bayanların yaptığı mimikleri göremiyordu.
Mukkades eşimin kulağına eğilip bir şeyler fısıldadı. Eşim başı ile onayladı, ve sonra gülüştüler. Müzir bir şeyler söylediğinin farkındaydım.
Dondurma faslı bitince Yasmina oğlu ve Fahri bey ile tekrar denize döndüler. Eşim beni elimden tutup kaldırdı. Soyunma kabinlerine doğru yürüdük. Mukkades arkamızdan geliyodu.
Önce ben sonra eşim ve sonra Mukkades daracık kabinin içine girdi. İkisi önümde diz çöküp şortumu indirdiler. İkisi aynı anda beni yalamaya başladılar. Aynı magnum dondurmayı yalar gibi.
Mukkades mızıka çalar gibi yanını öpüp yalıyordu, eşim işe başını somurmakla meşguldu. Aşağıdaki iki başa odaklanmıştım. Güzel bir tempo tutturmuşlardı. Sırayla başını emiyorlardı. Eşim doğrulup dudaklarımı öpmeye başladı. Mukkades aşağıda aletimle ilgileniyordu. İki eli ile yanaklarımdan tutup,gözlerime bakıp; “ Beni başkalarıyla yine paylaşmak istiyormusun?”
Mukkades in mükkemel emmesi cevap vermemi engelledi. Kadın işini gerçekten biliyordu.
Eşime ne diyeceğimi bilemiyordum. Hayır desem,şu an başka bir kadının ağzına vermişim. Evet desem ,katlanabilecekmiydim?
“Bilmiyorum, ama haberim olmaz ise sanırım katlanabilirim.”
“Yani bilmek, duymak,görmek istemiyormusun?”
“Sanırım, istemiyorum.”
“Neden bu değişiklik.?”
Tam cevap verecekken, spermlerim Mukkades in ağzına fışkırıyordu. Gözlerimi kapadım ve anın zevkini yaşamaya,tatmaya çalıştım.
Cevap yerine eşimin dudaklarına yapıştım. Onları somurdum ve hafif ısırdım. Mukkades spermli dudaklarını aramıza kaynaştırdı. Üçümüzün ağzınde hafif sperm tadı vardı. Dillerimiz bir birine dolanmıştı.
Gözlerimi kapamıştım, dilim kimin diline değdiğinin farkında değildim.Bir kaç dakikalık yoğun öpüşmeden sonra teker teker kabinden dışarı çıktık.
Marketten bir şişe soda alıp kafama diktim. Ağzımdaki tatrak tadın gitmesini istedim.
Kadınlar denize girmişti. Aralarına girip hep beraber yüzmeye başladık. Fazla derinlere gitmiyorduk.

Eşimi kolundan tutup kenara çektim.
“Bak, dün akşam bana ne oldu bilmiyorum. Sanırım fazla duygusallaştım. Ama senin o minibüse binmeni hiç istemedim. Bilmiyorum, içime kötü bir his doğdu. Seni kaybedeceğimi düşündüm. Diğer erkeklere gelince. Eğer sen, beğendiğin bir erkek varsa, hoşuna giden, seni isteyen ,arzulayan biri olursa ve ortam müsaitse…YAP. Bak bu konuda ciddiyim. Ama sadece sana sorarsam bana anlat. Olurmu ? Ama bizim evde ve bizim yatak odamızda yapma.”

“Sen, Mukkades ve Yasmina ile yatacaksın,değil mi?”
“ ……”
“Bak onlarla yatacağını biliyor olacağım. O zaman sende kiminle yatacağımı bilmeni isterim.”
“Kiminle?”
“Fahri bey ve Bakkalın çırağı ile.”
“Çırağı anladım da, neden Fahri bey?”
“Sen Mukkades ile rahat yatman için. Bunların dışında eğer başka bayanlarla olacaksan bilmek istemiyorum. Ben zaten başka erkelerle olmakta istemiyorum ”
“Eğer Mukkades e takılırsan, mutlaka olacaktır.”
“Çok doğru, ama sen bilmeyeceksin. Tamam mı?”
“Anlaştık sevgilim.”
Seks anlaşmamız hoşuma gitmişti Mert bir kadındı. Dudaklarıma bir öpücük kondurdu .
“Sen Yasmina ve oğlu ile ilgilen, ben ve Mukkades biraz Fahri beyle ilgileneceğiz.”
“Dikkatli olun, kabinde yakalanmayın.”
Gülerek yanımdan uzaklaşıp Mukkades in yanına gitti.
Yasmina ve oğlunun yanında yüzmeye başladım. Fahri bey,Mukkades ve eşim soyunma kabinlerine doğru yürüyorlardı. İki kadın yanyana yürüyorlardı. Eşimin yuvarlak kalçaları oldukça tahrik ediciydi. Fahri bey bu göte mutlaka kayardı.
Majid i kucağıma aldıp Yasmina nın beline sarıldım. Yasmina uzaklaşanlara bakıyordu.
“Nereye gidiyorlar?”
“Soyunma kabininde seks yapacaklar…”
“Neee!!???”
“Evet, az önce bende oradaydım, onlarla birlikte.”
“Fahri bey o yüzden devamlı oraya bakıyordu demek…”
“Bizi gördümü?”
“Eehh devamlı gözü oradaydı..”
Kabin kapısı kapandı, en son Fahri girmişti.
Şimdi bayanlar onun önünde diz çökmüş,aletini yalamaya başlamışlardı. Aynı bana yaptıkları gibi.

Alıntıdır….

Sanalda bu ve niceleri için bekliyorum

Sanalda bu ve niceleri için bekliyorum
İkimizde ofis içerisinde 8-9 çalışanı olan özel bir şirkette çalışıyoruz. Evli bir bayana olarak şirkette telefonlara bakıyorsun , ben ise personel sorumlusu olarak çalışıyorum. Ofis içerisinde sadece erkek olarak ben çalışıyorum. Ofis içerisinde senden başka kızlarda var , ama sen güzelliğin , sexyliğin ve giydiklerin ile gözümde hep revaçtasın. Sürekli seni takip ediyorum , seni izliyorum. Masamın bulunduğu oda senin masanın tam karşısında olduğundan seni rahat bir şekilde görebiliyorum. Ara ara kaçamak bakışlarla gözgöze geliyoruz. Bazen minicik etekler giyiyorsun bacak bacak üstüne atıyorsun beni iyice kışkırtıyorsun. O anlarda sanki bilerek frikikler veriyor giydiğin kilotları gösteriyorsun. Çeşit çeşit kırmızı,beyaz,dantelli,dantelsiz…. offf harikaa. Bu çeşit çeşit şeylerin altında saklanan amcığını yalamak için sabırsızlanıyorum. Kocanın seni ne gibi pozisyonlarda siktiğini filan düşünüyorum,düşündükçe çılgına dönüyorum. Sürekli seni siktiğimi hayal ediyorum. İçimde sana karşı olan bu arzumu dizginlemekte zorlanıyorum, artık kafaya koymuştum seni ne yapıp edip sikecektim hatta bununla ilgili hayaller kuruyor,daha da azgınlaşıyorum. Ara ara muhabbetlerde senin gibi birine sahip olduğu için kocanın çok şanslı biri olduğunu filan söylüyorum. Teşekkür filan ediyor diğer kızlar gibi olduğunu onlarda ne farkın olduğunu soruyorsun. Bende çok güzel ve bakımlı biri olduğunu söylüyorum. Birgün ofiste kimsecikler yokken senin masanda yanyana bilgisayarda birşeylere bakarken sana iltifatlar ederken dayanamadım ve çok sexy olduğunuda söylemiştim. Sende öyle olmadığını söyledin hem nerden öyle bişey düşündüğümü filan sordun. Bende vucut hatlarının muhteşem olduğunu ve giymiş olduğun sexy elbiselerden dolayı olduğunu söyledim. Sende belki öyle değilimdir diye dert yanar bir şekilde söyledin. Bunun üzerine ısrar ettim. Başta söylemedin ama o kadar ısrar ettim ki çekine çekine, utanaraktan kocanın öyle düşünmediğini söyledin. Bunun üzerine muhabbet daha da ilerler diye sorular sormaya başladım. Nasıl yani? , Eşin öyle mi düşünüyor ya da öyle olduğunu mu filan söyledi gibilerinden sorular sormaya başladım. Sende yaaa utanıyorummm Utanma şekerim yaa şurda biz bizeyiz Banane söylemicem işte utanıyorum Böyle de çok güzel çok sempatik çok tatlı oluyorsun yaa. İnsanın içinden seni yiyesi geliyor Güzel bir kahkaha atıp teşekkür ettin. Biraz daha ısrar edince Ya kocam öyle birşey demedi ama kaç zamandır birlikte olmuyoruz. Dediğin kadar sexy olsam bu kadar zaman geçermiydi ki? Bunun üzerine büyük bir şok geçiriyorum. İnanmıyorum tatlım yaa olcak gibi değil. Hem bu senin sexy olmadığından değil kocandan kaynaklanan sıkıntıdandır,yoksa tatlım kocanın kuşu ötmüyor mu? 🙂 (gülüyorum buralarda) Hem bu güzellik bu vucut hatları bu sexylik ölüyü bile diriltir bee 🙂 . Sende Teşekkür ederim yaa . Bu güzellik bende olsa var ya neler yapardım bir bilsen . Sende bana karşı boş olmadığından muhabbeti ilerletiyorsun,senin de çook hoşuna gitti bir erkekten özellikle benden bunları duymak çünkü aslında sende beni arzuluyorsun. Hemen cevap veriyorsun Neler yapardın bilmek istiyorum . Anlatırsam konu başka yerlere gider diye konunun istediğimiz yerlere gelmesi için kapıyı tıklıyorum. Sende bu esnada bir yandan hayal ediyorsun ofiste deliler gibi seviştiğimizi. Amcığının sulandığını hissediyorsun. Konu istediği yere gidebilir benim için sakıncası yok diyorsun. Valla senin için sakıncası yoksa benim için hiç yok hatta emin ol ben senden daha çok istiyorumdur 🙂 Peki tatlım sadece konu mu gidebilir yoksa bende gidebilirmiyim diyorum. O senin marifetine kalmış,ben sabırsızlıkla yolun sonunda seni bekliyorumdur emin ol Bunun üzerine elimi bacaklarına götürüyorum.( O günde daracık ve minicik etek vardı üzerinde ise üsteki düğmeleri düğmelenmemiş dar derin dekolteli beyaz bir gömlek. Muhabbet ederken ara ara kaçamak bakışlar atıyordum.) Elim ile bacaklarını okşamaya başladım. Dudağımı da dudaklarına yaklaştırdım ve öpmeye başladım. Sende karşılık veriyordun. Deliler gibi öpüşmeye başladık. Offf harika dudakların var süpersin bebeğim Öpmüyor dudaklarımı resmen emiyordun. Bu kadar harika öpüştüğünü bilmiyordum . Daha önce öğretmeyi çok istedim ama denk düşmedi. Bende seni çoook istedim cesaret edemedim. Cansuuuu Aylardır rüyalarımı süslüyorsun. Kimseyi seni istediğim kadar istemedimm Teşekkür ederimm şekerim . Dudaklarını deliler gibi emerken ellerim ilede boş durmuyor bazen bacaklarını okşuyor, bazen yukarı çıkıyor gögüslerini sıkıyordum. Ellerimi o minicik eteğinden içeri sokup amcığınla oynamaya başladım. offff aşkım nasıl da ıslanmış amcığın. Kilotun yapyaş . Nasıl ıslanmasın aylardır yarrağının hayalini kuruyor,kocamda sikmiyor zaten . Aşkım merak etmeee ayları fazlasıyla telafi edeceğim, bundan sonra kocan ben olacağım,ben sikeceğim o amını sikkk amımı , koy amcığıma , erkeğim ol benim . Birlikte ayağa kalktık. Ayakta öpüşüyor bir yandanda gömleğin düğmelerini çözüyordum. Sende elini yarrağıma götürdün offfff kazık gibi olmuş yarrağın . Senin için kazık gibi oldu bebeğim Kemerimi çözdün sonra pantolunun düğmelerini çözdün daha sonra da fermurarı açıp pantolunun belimden düşmesini sağladın. Bende gömleğinin düğmelerini çözmüş ,gömleği üzerinden çıkarmıştım. Offff dimdik harika memeler . Memelerin sütyeninden taşacak gibiydi. Muhteşem görünüyor. Sende gömleğimin düğmelerini çözdün ve gömleği çıkardın. Bende sütyenini çıkarmıştım.Eteğini yukarı doğru sıyırdım. Bu arada deliler gibi boynunu öpüyor iz bırakmıcak şekilde emiyordum. Sen iyice kudurmuştun. Ara ara kulak memelerini emiyor boynunu emiyor seni iyice çıldırtıyordum. Sen kendinden geçmiş inliyordun. Kilotumu çıkarttın. Yarrağım kazık gibi karşındaydı. Görünce dudağını ısırdın ve offfff nasıl bir yarrak bu böyle. Muhteşemmm dedin ve yarrağımı eline aldın ve sıvazlamaya başladın. Vucutlarımız yapışık bir şekilde öpüşmeye devam ediyorduk. Yarragım amına değiyordu,ellerin ilede yarrağımı sıvazlıyor, tanganın üzerinden amcığına sürtüyordun. Amcığın nasılda ıslanmış öyle. Yarrağım üstünde kaymak gibi kayıyordu. Ellerim ile kalçalarını sıkıyor ara ara tokat atıyordum, duyuyormusun sesleri. Yavaş yavaş aşağı inmeye başladım. Memelerine geldim ve başlarını deliler gibi yalıyor,emiyordum. Var gücümle içime çekiyor ahhhh acıyor dediğinde bırakıyordum. Bütün gücümlede sıkıyordum memelerini. Sıkkkk erkeğimmmm daha sert sıkkkkk memelerimi diye kışkırtıyorsun beni. Meme uçlarını dil darbeleri atıyorum. Ellerim ile memelerini birleştiriyor kafamla arasına giriyor emiyorummm. offfff erkeğimmm harikasınn. Kocam hiç böyle yapmıyor bana Seni kocanın şimdiye kadar sikmediği gibi sikeceğim. Yarrağımın hastası olacaksın. Sürekli sikmem için yalvaracaksın . Sikecekmisinnn peki . Bu amcık hiç sikilmez mi bebeğim. Hergün de hergün sikeyimm . Yalaya yalaya aşağı doğru geliyorum. Tanganın lastiklerinden ağızımla tutuyor aşağı doğru sıyırıyorum. Evett tanganı çıkarıyorum. offff amcığaaa bak yaaaa. Kaymak gibi. Bu am nasıl sikilir şimdi yaaaa. Bebeğimmmm harikaaaa amcığın varr. Birazdan koycam yarrağımı buna istiyormusun koymamı? Koyyy amcığımaaa erkeğimmmm Ayakta duruyorsun. Bende önüne eğilmiş bir halde amcığını yalıyorummm. offf harikaaa. nasılda ıslanmış amcığın. Sen kendinden geçtin iyice. İnliyorsun zevktenn. ohhhh harikaaaa, erkeğimmmmm.ohhhhh..aaaaa diye inliyorsun.Masanın üzerine yatıyorum. Bacaklarını ikiye ayırıyor kafamı arasına gömüyorum amcığının. Deliler gibi emiyorumm. Dil darbeleri atıyorum amınaa. İnliyorsunnnn. Sik beni erkeğimmmmm, yalvarırım sikkkkkkk, sok yarrağını amcığımaaaaa. O kocaman yarrağını geçir amımaaaa, hadiiiii lütfennnn sokkkk yarrağını, sulandı iyiceee diye diye inliyorsun. Ben deliler gibi emiyorum amını. Ipıslak amını yalıyorum,dilimi içine sokuyorum. offff harikaaaa. Sıcacıkkk amcığın var yaaaa . evet yarrağın için yanıp tutuşuyorrr inliyorsun.Dilimi o kadar hızlı sokup çıkarıyorum ki iyice delirdin. hadi erkeğimmmmm,ohhhhhhh,ohhhhhhhhh . Evet amcığını yalaya yalaya boşaltacağım seni. 3-4 dakika boyunca amcığını yalıyorummmm,emiyorummm. Artık boşalmak üzeresin. hadiiii daha hızlı gelmek üzereyimmmm Boşalmana şiddetlendirmek için orta parmağımı amcığına sokuyorummm. ohhhhh sokkkkkk hepsini sokkkkk, parmağının hepsini sokkkkkkk,yarrağını sokkkkkk . Orta parmağımı hızlı hızlı amına sokup sokup çıkartıyorum. Artık dayanamıyorsunn. ahhhhhhhhh geliyorummmmmmm Evet geliyorummmmmm Sikkkkkk beniiiii,parçala amımıı diye diye boşalmaya başlıyorsun.O an önce biraz kasılıyorsun ve şuan sanki her tarafından kan çekiliyor, ayaklarından çekiliyor sanki amcığından akacak gibi.Evet titreye titreye kasıla kasılaa boşalıyorsunnnn. Derinden ohhhhh,ohhhhhhh ohhhhhhh diye diye boşalıyorsun.Kısa bir müddet öyle bekliyorsun. Parmağım şuan hala amcığında. Sanki kalbin orada gibi. Amcığın kalp gibi atıyor;) Kendini serbest bırakıyorsun. Ohhhhh. Bebeğimm muhteşemsin. İlk defa böyle boşaldım ben Ayağa kalkıyorum koltuğa oturuyorum. Gel bebeğim yanıma . Yanıma geliyorsun. Tekrar seni öpmeye başlıyorum, emiyorum yalıyorum. Memelerini deliler gibi sıkıyor , emiyor yalıyorum. Bir müddet seni emdikten sonra tekrar kıvama geliyorsun. Sıra yarrağımı amına koymaya geldi offfff erkeğimm sabırsızlanıyorum. Hadi sok yarrağını amıma . Masaya yatırıyorum. Bacaklarını iki yana ayırıyorum. Yarrağımı başından tutup amcığına getiriyorum ve amcığına sürtmeye başlıyorum. Amının dudaklarında kaydığını hissediyormusun yarragımın. Hissediyormusun amcığına sürttüğümü. Sürtüğümmmmm benimm. Çıtırımmmmmm. Kadınımmmmm evettttt hissediyorummm. artık içimde hissetmek istiyorum. orospun yap koy amcıgımaa cansuuuuum orospummsunnn benimmmm diyor yarrağımın başını amına gömüyorum. offff yarrağımın kafası şuan amının içinde. offfff sıcacıkkkk yaaa sokkkkkk erkeğimmmmmm hepsini sokkkkk. kökleeeee banaaa kökleeee amımaaa. Aylardır bu yarrağın hayalıni kuruyorumm. Zaten aylardır kocam sikmiyor beni Sikemiyor mu kocan Evet o beni böyle sikemiyorrr Birden abanıyorum ve yarrağımı köküne kadar amcığına sokuyorum. Birden derin bir ahhhhhhhhhhhhhhhhh. Kocamannnn buuu. Kocamannnn yarrağın var . Ohhhhhhh sonunda girdimmmm amcığınaaa. amına koyduğummmmmm sonunda amcığına koyuyorummmm. Aylardır bu amcığına koymanın hayalini kuruyorum Pompalamaya başlıyorum. İkimizde deliler gibi inliyoruz. Pompalıyorummm. Yarrağımı köküne kadar sokuyorum,sonra başına kadar çıkarıyorum sonra tekrar köküne kadar sokuyorum. kökleeeeee erkeğimmmmm. Parçalaaaa amımı bacaklarını omzuma aldım ve bileklerini yalıyorum bacaklarını yalıyorum, biraz eğiliyor memelerini sıkıyorum. offff muhteşemmmm yaaa. Artık dayanamıyoruzzz. Daha hızlı erkeğimmmmmm geleceğimmmm. kökleeeee hadi hizlaaaan, pompalaaaaaa daha hızlı pompalaaaaa. Bende boşalmaya yakın olduğum için hızlanıyorum. Amına o kadar hızlı girip çıkıyorum. Artık dayanamıyoruzzzzzz. Yarrağımı amcığından çıkartmadan kadınımmmm geliyorummmmmmmm Gel bana erkeğimmmmmm bende geliyorummmmmmm ohhhhhhhhhhhhhhhhhh ohhhhhhhhhhhhhhh diye diye inliyoruz ve birlikte akmaya başlıyoruzz. Sıcacık spermlerimi amının derinliklerinde hiissediyorsunn. ohhhh sıcacıkkk spermlerinn ohhhhhhhh Az önceki gibi kasıla kasıl titreye titreye boşalıyorsun bende boşalıyorummmmmm. Köküne kadar sokuyorummmm boşalırken o kadar köklüyorum ki amcığının ordaki kemik ile yarrağımın ordaki kemikler sanki arada birşey yokmuş gibi birbirlerine değiyorrr. ohhhhhhhhhhh. İkimizde deliler gibi boşalmıştık. Biraz amının içinde bekliyorum ve yarrağımı amcığından çekiyorum. Hemen peçete getiriyorum ve amcığından akan döllerimi siliyorsun. Ve üzerimizdekileri giyiyoruz. Kadınım harikaydınn. Aylardır hayal kurduğumdan dahada güzeldin sende öyleydin kocacımmm. Bundan sonra kocam sensin sen sikeceksin bu amı Tabiki seve seve ve sike sike bebeğim;)

oğlumun arkadaşına verdim

oğlumun arkadaşına verdim
Adım Asuman. 38 yaşında, bir erkek çocuk sahibi, eşinden boşanmış, fiziği ve medeni halimle erkeklerin peşinde koştuğu bir kadınım. Özellikle bacaklarım, göğüslerim, sarı saçlarım ve ses tonum erkekleri hemen etkiliyor. Bir kadın olarak bunun farkındayım ve bu durumumdan son derece memnunum.
Çocuklu olmam nedeniyle oldukça dikkat etmem gerektiğinden çok fazla bu durumun zevkini çıkaramıyorum. Eşimden 4 sene evvel boşandım. Tek sebep cinsel olarak yetersizliği idi. Çok erken, 17 yaşımda evlenmiş, hemen de çocuk yapmıştım. Ama her zaman kendime baktım. Kocamın yetersizliği yüzünden onu bir çok kez boynuzlayarak ihtiyacımı karşılıyordum. Ama artık duldum ve herkesin gözü üzerimdeydi.

Oğlum Mert büyümüş, üniversitede okuyordu. Liseden beri birlikte okudukları Haluk ile aynı üniversiteyi kazanmışlar, çoğu kez birlikte ya bizde ya da Haluk’larda ders çalışıyorlardı. Haluk Mert’e göre fiziki açıdan daha gelişmiş bir çocuktu. 25–26 gösteriyordu. Oysa Mert ile aynı yaştaydılar.
Bize geldiklerinde her zaman beni süzer, resmen gözlerini üzerimden alamazdı. Mert’ten dolayı sesimi çıkaramıyordum. Aslında hoşuma da gitmiyor değildi hani… Epey uzun zamandan beri hiçbir erkekle de birlikte olmamıştım. Erkeksizlik başıma vurmuştu ama bu oğlumun arkadaşı da olmazdı ya… Hem ben sübyancı mıyım diye içimden geçirdim.

Bu düşüncemin üzerinden bir ay geçmişti. Oğlum Mert arkadaşlarıyla hafta sonu için Sapanca’ya gitmişlerdi. Evde yalnızdım ve her tarafımı ateşler basıyordu. Televizyon seyrederken masumane bir öpüşme sahnesi anında kendimle oynadığımı hissettim.
Gayri ihtiyari olmuştu ve üstelik elim göğüslerimdeyken bacak aramın da ıslandığını hissetmiştim. Ben yine de filimi seyretmeye devam ediyordum ama kendimle oynamam daha da artmış ve amımın suları külotumu ıslatmaya başlamıştı.
Bu durumda kendimi tatmin etmek istemiyordum. Çok uzun zamandır yaptığım buydu, bıkmıştım artık kendimle oynamaktan… Ne vibratör, ne salatalıklar, ne fırça sapları, ne parmaklarım… Gerçek bir erkeklik organı girsin istiyordum içime… Mert de evde yokken birini bulmalıydım.

Bir erkekle birlikte olmalıyım diye düşündüm ve hemen olduğum yerden kalkarak üzerime askılı bir tişört geçirdim. Altıma da dizimin neredeyse bir karış üzerinde pilili kot mini etek giydim. Amacım bir kafeye, bara gidip gözüme kestirdiğim bir erkekle otel odasında sabahlayıp ateşimi söndürmekti.
Bu düşünce bile beni deli ediyordu. Vücudumda yanmayan hiçbir yerim yoktu, bacak aram, amım, göt deliğim resmen tutuşuyordu. Kasıklarımda sert, kıllı bir erkek kasığı, vücudumda hoyrat bir erkek eli istiyordum.

Tam giyinmiş evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Mert olabilirdi, evet arayan Mertti.
”Anne, Haluk buraya gelmedi, telefonu da cevap vermiyor. Evine bir bakar mısın? Çok merak ediyoruz, bana bildirirsen sevinirim…” dedi.
Ben de merak etmiştim ve olur diyerek telefonu kapattım. Evden çıkarak üzerime aldığım hırkayı arabama bırakıp Halukların evine yöneldim. Merakla kapıyı çaldığımda Haluk kapıyı açtı. Beni karşısında mini etekli ve oldukça açık bir tişörtle görünce gözlerini benden ayıramadan kekeleyerek,
”Aaa.. Asuman teyze…” diyebildi. Sonra kendini toparlayarak “Buyurun, buyurun…” diyebildi.

”Hayırdır Halukcuğum? Mertlerle bulumak için gitmemişsin. Seni çok merak etmiş. Ev telefonunu da hatırlayamamışlar, cebine de ulaşılamıyormuş, beni gönderdi sana, haber bekliyorlar benden…” dedim. Haluk ta
”Ya, anneannem hastalanmış. Babamlar acilen memlekete gidince ben kaldım, gidemedim. Biliyorsunuz evde kediler var. Cebimin de şarjı bitmiş, daha yeni fark ettim. Hatta siz geldiğinizde şarja koyuyordum..” dedi.
”Eee.. Bir şeye ihtiyacın var mı? Yemek filan yedin mi?”

”Valla yumurta kırmaya hazırlanıyordum ama… Nasıl becereceğimi de bilmiyorum açıkçası…”
”“Müsaitsen dur bir bakayım…”
”Olur mu öyle şey? Buyurun, özür dilerim kafam çalışmadı. Tekrar özür dilerim…” diyerek beni içeri davet etti.
Bu arada Mert’i de arayarak durumdan haberdar ettikten sonra mutfağa yöneldim. Haluk’a sahanda sucuklu yumurta yaptım. Salondaki yemek masasına servis açtım ve Haluk yumurtayı yiyene kadar koltukta oturup onu bekledim. Haluk yumurtasını yerken bile defalarca bana teşekkür ediyor ama gözlerini de bacaklarımdan alamıyordu.

Yumurtasını bitirdikten sonra kalkıp karşımdaki deri koltuğa geçti. Havadan sudan konuşuyorduk. Bir ara baktım sadece ben konuşuyorum. O ise dalmış, gözleri bacaklarıma kilitlenmiş, hiç konuşmuyor. Anlattıklarımı duymuyor bile…
Hay allah, bir de baktım ki, mini eteğimi ne kadar çekiştirsem, koltukta oturduğum yerde plileri açılıp duruyor. Ben konuşmaya dalmışım, etek kasıklarıma kadar çıkmış, karşıdan külodumu görebildiğine emindim. Çocukcağız hipnotize olmuş gibi gözlerini ayıramıyordu manzaradan… Kendimi toparlamaya, eteğimi çekiştirerek frikiğimi kapatmaya çalışınca silkindi. Ben dayanamadım,
”Ne o Haluk, nerelere daldın öyle?” dedim gülümseyerek… Kızardı, bozardı,
”Şeyy… Öylesine…” diye kekeledi. Az önceki etek altı küloduma mıhlanan bakışları, bendeki şehvet hislerini tekrar uyandırmıştı. Kendimi tutamıyordum.

”Öylesine değil işte, ben nereye baktığını biliyorum. Deminden beri bacaklarımı dikizleyip duruyorsun. Çok yaramaz çocuksun sen..:” dedim şakaya vurarak… Benim şakalaştığımı görünce biraz rahatladı. Yine de kıpkırmızı bir suratla,
”Siz çok güzel bir kadınsınız.. Bakmamak elimde değil…” dedi.
”Gerçekten mi? Beni güzel mi buluyorsun?”
”Evet… Hem… Hem de çok güzel buluyorum…”
”Yaaa… Teşekkür ederim iltifatına…”
”Gerçekten söylüyorum inanın…”

Birden çok etkilenmiştim. Zaten her şeye hazır olan ben, tahrik olmuş vaziyette olduğum yerden kalktım. Gerinir gibi yaparak kollarımı havaya kaldırdım. Bu hareketimle eteklerim iyice yukarı kalkmış bacaklarım tamamen ortaya çıkmıştı. Bu hareketi bilinçli yapmış Haluk’u tahrik etmek istemiştim.
Haluk bu hareketim karşısında yutkunmuş, gözlerini önüne eğmişti. Ben daha da tahrik olmuş bir halde bu sefer tamamen istem dışı sürüklenircesine Haluk’un yanına yanaşırken hafif hafif etrafımda dönerek dans eder gibi bir hareket yaptım.. İki elimle göğsümden başlayarak belimi, kalçalarımı sıvazlayarak sordum,
”İnanmıyorum sana, neremi beğeniyorsun peki?” dedim kısık bir sesle…

Haluk gözleri açılmış, beni takip ediyor, nefes bile almıyordu. Ok yaydan çıkmış Haluk’la sevişmemiz kaçınılmaza doğru yol alıyordu. Yanına oturduğumda terden sırılsıklam olduğunu ve çok derin nefes aldığını hissettim.
Hiç ara vermeden bacağımı bacağının üzerine atarak dirseğimi omzuna dayadım, elimle saçını okşamaya başladım. O da kolunu belime atmıştı. Bu hareketimle bacaklarım ayrılmış, şeffaf dantelli küçücük külotum ve amım ortaya çıkmıştı. Haluk’un kulağına eğilerek,
”Madem güzel buluyorsun, o zaman bu güzelliğin hakkını ver canım…” Hala beklediğim gibi bir hareket yapmıyordu velet… İçinde açmazlar yaşadığı belliydi.
”Ama siz… Mert’in annesi…” diye kekelerken biraz sert kaçan bir sesle, bozulmuş gibi,
”O zaman hayallerinde kalmak zorunda…” dedim ve bacağımı üzerinden alıyordum ki,
”Hayır, hayır.. Bunu yapmayın… Sizi istiyorum… Hem de çok istiyorum…” dedi.

”O zaman Mert’i filan bir kenara bırak, bu fırsatı değerlendir güzelim… Evde ikimiz yalnızız… Ben kadınım, sen erkeksin… Erkek olarak yapacağını yap…” diyerek bacaklarımı aralayıp amımı tamamen ortaya çıkardım. Şeffaf külodun altında görünen kabarmış am dudaklarımı elimle okşadım. Akan sulardan külodun önü ıslanmıştı bile…
Haluk hemen elleriyle tişörtümü yukarı sıyırarak göğüslerimi okşamaya ve deli gibi öpmeye başladı. Bir müddet öpüp okşadıktan sonra yerimden doğrularak etekliğimi çıkardım. Pantolonunun fermuarını çektim, yarağını dışarı çıkartarak ağzıma alıverdim.

Harika bir yarağı vardı. Taş gibiydi ve oldukça iriydi. Yarağını dibine kadar ağzıma alarak emiyordum. O da kolunu uzatarak elini külotumun içine sokuyor, zevk ve heyecandan sırılsıklam olmuş amımı okşuyor, parmaklıyordu. Yarağı artık taş gibi olmuş amıma girmeye hazır hale gelmişti.
Eğilip tek hamlede külotumu çıkarttığımda o da tişörtünü, pantolonunu ve külotunu çıkarmıştı. Sırtımı ona dönerek bacaklarımı üzerinden geçirip elimle kavradığım yarağının üzerine oturmaya başladım. Duyduğum zevk ve heyecandan yapış yapış olan amım hiç zorlanmadan o kocaman ve kalın yarağı dibine kadar almıştı.

Yarağın her santimini hissetmiştim ama, amım hala daha yok mu der gibiydi. Amımın kaslarını oynatarak yarağını içimde sıkıştırıp gevşetirken üzerinde inip kalkmaya başlamıştım. Bir yandan da parmaklarımla amımın dudaklarını açabildiğim kadar açarak yarağın daha çok sürtünmesini sağlıyordum. Bir müddet sonra yarağın üzerinden kalkıp bu kez yüzümü Haluk’a döndüm.
Güzel yarağını tekrar içime aldım. Kollarımı boynuna dolayarak dudaklarına yumuldum ve üzerinde inip kalkmaya devam ettim. Dakikalar sürdü inip kalkmalarım… Dudaklarını bitirircesine emiyordum. Haluk da ellerini memelerime yapıştırmış, avuçlarında sıkıyor, uçlarını ovalıyor
Birde bire müthiş bir zevk dalgasına tutularak sular seller gibi, tam anlamıyla şaldır şaldır boşaldım. Boşalırken attığım çığlık bile beni ürkütmüştü. Ama Haluk daha da azmış, amını suladım götünü de isterim diye tutturmuştu.
20 yaşındaydı ama değme tecrübeli erkeklere taş çıkarırdı. Tam bir erkek ve süper bir sikiciydi. Bu kadar zaman sikinin üstünde zıplamama rağmen daha boşalmaya niyeti yoktu… Hemen yarağının üzerinden kalkarak am sularımla vıcık vıcık kayganlaşmış yarağını elimle kavrayarak göt deliğime dayadım. Bunu isteyerek hislerime tercüman olmuştu.
Daha kafasını dayamamla birlikte, Haluk’un ilk hamlesiyle yarrağının başı içime girmişti bile… Ona yardımcı olmak için ıkınarak yarağın üzerine yüklenince tamamı götümün içinde kayboldu. Arka deliğimde hissettiğim acı ve kalınlık yüzünden dudaklarımı ısırdım. İnliyordum.

Bu sefer ben hareketsizken o alttan bana geçirmeye başladı. Göt deliğimde bir pompa gibi yarağını çalıştırmaktaydı. Minik deliğim iyice açılmış rahatlamıştı. Haluk artık götümden çıkıp amıma, amımdan çıkıp götüme dalıp duruyor, taşakları apışlarımı kasıklarımı dövüp duruyordu.
Haluk birden bire yerinden doğrularak beni koltuğa yüzükoyun yatırdı. Hafif domalmış pozisyonda, bacaklarımı parçalarcasına ayırarak amıma öyle bir yüklendi ki… İşte o an içimde ne var ne yoksa dışarı patlatırcasına, boğuk bir çığlıkla, ağlarcasına boşaldım
Vücudum hala titriyor, orgazmın doruklarını yaşıyordum ki Haluk amımda iyice hızlanarak gidip gelmeye başladı. Beni tek bacağımın üzerinde tutup diğer bacağımı kıvırarak göğsüne sıkıştırdı. Amıma geçirmeye başladı. Alttan harika vuruyordu. Birden bire nefesi sıklaşmaya ve kasılmalara başladı.

Korunmuyordum ve içime boşaltamazdım onu… Kendimi ondan kurtararak önünde diz çöktüm ve yarağını hızla sıvazlamaya başladım. Az sonra da Haluk iniltiler eşliğinde sert kasılmalarla boşalmaya başlamıştı. Tüm spermleri ağzımı ve yüzümü doldurmuş, sızanlar çenemden göğüslerime akıyordu. İkimiz de koltuğa yığılıp kaldık. Ağzımdan çıkan tek kelime
”Harikaydın canım…” oldu. Haluk da,
”Aynen, sen de…” diyebildi.

Sonra birlikte öpüşe koklaşa, sevişe sevişe duş aldık ve önümüzdeki uzun geceyi sabaha kadar uyumaksızın sevişerek geçirdik. Gün ışıdığında Haluk hala beni sikiyor, ben ise 5–6 orgazma ulaşmanın mesafelerini kat ediyordum.
O akşamdan sonra Halukla her fırsatta bir araya gelip bir otelde ya da başka bir ıssız köşede, genelde bu benim arabamda oluyordu, sık sık sevişiyoruz. Bir gün kızgınlıkla oğluma “ananı sikerim” dese hiç de yalan söylememiş olacak.

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (6. B&

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (6. B&

Saatin alarmıyla zor bela uyandım. Bir iki saatlik uyku yetmemişti. Üstelik kayınpederim amımı götümü dağıtmıştı. Resmen ruh gibi gittim işyerine. Kendime gelmek için içtiğim kahvelerin sayısını hatırlamıyorum. Ali bey büroya öğleye doğru geldi. Onun da gözünden kaçmamıştı uykusuz olduğum. Gülerek, Ne o fıstık, sabaha kadar beşik mi salladın? diye sordu. Ben de içimden (Ne beşiğinden bahsediyorsun, yarak yedim, yarak!) diye geçirdim, Yok, midem ağrıyor, sabaha kadar uyuyamadım, mideme kramplar giriyor! dedim. Geçmiş olsun güzelim! Ozaman bügün seni fazla yormayayım! dedi. Anlayışı için teşekkür ettim. Kahvesini götürdüm, işimin başına döndüm.

Aklım görümcemde kalmıştı, acaba kayınpederim azarlamışmıydı onu? Yada dövmüşmüydü? Gerçi bana söz vermişti yapmayacağına dair, ama yine de merak etmiştim. Aradım görümcemi. Fakat görümcemin cep telefonu kapalıydı. Daha da meraklanmıştım şimdi. Mesaim bitene kadar birkaç kez daha aradım, yine kapalıydı. İyiden iyiye kaygılanmaya başlamıştım, kızın başına kötü birşey geldi diye.

Akşam eve girdiğimde bir sürprizle karşılaştım. İlk defa başıma geliyordu böyle birşey. Kayınpederim kendi elleriyle sofrayı hazırlıyordu. Salondaki masayı donatmıştı. Güzel yemekler vardı. Porselen takımları çıkarmıştı. Mumlar falan yakmış, çiçekler vardı. Bir ufak rakı ve bir şişe de şarap! Müzik setinden slow şarkılar çalıyordu. Görümcem yoktu ortalıkta. Kayınpederim beni görünce, Hoş geldin aşkım, hemen sofraya buyur! dedi. Bana salonun ortasında çekinmeden Aşkım dediğine göre, görümcem evde değildi. Sofraya otururken görümcemin nerede olduğunu sordum. Kayınpederim de gülerek, Trabzon daki teyzesinin yanına gönderdim! Bir süre orda kalsın da, biz de seninle evde başbaşa kalalım diye düşündüm! dedi.

Ne diyebilirdim ki, İyi etmişsin aşkım! dedim, oturdum sofraya. Bana şarap doldurdu, kendine rakı. Şarabı da ilk defa içiyordum. Yemeğimizi yedik, içkilerimizi içtik. 3. kadehten sonra benim kafam iyi olmaya başlamıştı. Kayınpederim, sanki onun kendi karısıymışım da, yeni evlenmişiz de balayına çıkmışız gibi, beni şimartıyordu. Bu ilgiyi oğlundan bile görmemiştim. Kafam dönüyor, galiba sarhoş oldum! dediğimde, beni kaldırdı ve kucağında yatakodama taşıdı. Yatakodama girdiğimizde bir kere daha şaşırdım. Orada da mumlar yanıyordu. Yatağımın üzerine gül yaprakları serpmişti.

Beni nazikçe yatağa bıraktı. Kendi elleriyle soydu, sonra kendisi soyundu. Ayak uçlarımdan öpüp yalayarak yukarılara çıktı. Vücudumda öpüp yalamadığı, emmediği yer bırakmadı. Göğüslerimi, amımı, götümün deliğini, beni birkez orgazm edene kadar yaladı. Hiç acele etmiyordu bunları yaparken. Keyfini çıkara çıkara öpüp yalıyor, emiyordu. Ben de gözlerimi kapamış, zevkten uçuyordum tabii. Bir saattir yalıyordu her yerimi. Ben artık ikinciye orgazm olmak üzereydim, Hadi gir içime! diye inlemeye başladım. Ama kayınpederim yalamaya devam ediyordu. Çıldırıyordum, biran önce o yarağı amımda istiyordum. Dayanamadım ve birden doğruldum, kayınpederimi sırtüstü yatırdım.

Yarağını biraz yalayıp, bolca tükürükle ıslattım. Sonra hemen üstüne çıktım, elimle yarağını amımın deliğine hizalayıp oturdum üstüne. Amımı yardıra yardıra aldım köküne kadar içime o koca başlı yarağı. Ohhhh, amımın içini doldurmuştu yarağı. Hemen zıplamaya başladım. Deli gibi zıplıyordum. Kayınpederimin yüzünde bir gülümseme, kollarını başının altına koymuş, zıplayışımı keyifle seyrediyordu. Ben de gözlerinin içine baka baka zıplamaya devam ediyordum, inleye inleye. Orgazm olup boşalmıştım, ama zıplamaya devam ettim bir süre daha. Sonra halim kalmadı, yığıldım kaldım öylece. Kayınpederim daha boşalmamıştı, yarağı içimde kütük gibi duruyordu. Onun da boşalmasını isterdim, ama yorulmuştum.

Kayınpederimin üstünde bir süre kalıp, biraz kendime gelince kalktım. Yatağa dört ayak domaldım, siksin diye. Ama kayınpederim halen kolların başının altında, gülümsüyordu sadece. Yarağı kazık gibi, göbeğine yapışmıştı, kalp gibi atıyordu. Döndüm, Ne oldu, niye gülüyorsun? Sikmeyecekmisin beni? diye sordum. Doğruldu, Sikeceğim tabii ki, ama sana bir hediye aldım, çok hoşuna gidecek! dedi ve yastığın altından bir paket çıkardı, verdi. Merakla açtım paketi. İçinden, aynı gerçek yarak gibi, ten rengi, damarlı, plastik yarak çıktı. Hoşuna gitti değil mi, titreşim özelliği de var, altındaki siyah kısmı çevir bak, titreşmeye başlıyor! dedi. Dediği kısmı çevirdim, hakikaten plastik yarağın başı ve gövdesi titreşmeye başladı. Titreşim hızını ayarlayabiliyorsun! diyerek elimden aldı, altındaki kısmı biraz daha çevirdi. Şimdi daha çok titreşiyordu.

Ben halen dörtayak pozisyonunda duruyordum. Plastik yarağı yüksek titreşimdeyken arkadan amıma soktuğunda bir tuhaf oldum. Salatalıktan çok daha iyi idi bu alet, amımın en ücra köşesini bile uyarıyordu. Arda bir de sokup çıkarıyordu. Bir elinle tut da çıkmasın! diyerek bana devretti. Artık kendim sokup çıkarıyordum. Kayınpederim de götümün deliğini yalamaya başladı. Götümü sikecekti. Bir saniye çıkar aleti! dedi. Aleti amımdan çıkardığımda, kayınpederim yarağını tükürükleyip, biraz uğraştan sonra götüme girdi. Şimdi tekrar sok amına! dedi. Tekrar sokarken sanki amım daralmış gibi hissettim. Kayınpederim de götüme pompalamaya başlayınca ben zevkten kudurdum. Ve çığlık çığlığa orgazm olup, resmen işer gibi boşaldım! Hemen benden sonra da kayınpederim boşaldı, götümün içini doldurdu dölleriyle. Zaten uykusuz ve yorgun olduğum için, o gece birdaha sikişmedik. Kayınpederimin kollarında uydum…

Her gün en az bir yarağım vardı artık. Gündüzleri genelde Ali bey büroda tek sikiyordu beni. Bazen yine Mustafa beyle birlikte sikiyorlardı. Birkaç kere de Ali bey büroda yokken Mustafa beyle tek sikiştim. Haftasonları da Cavit beyle Gölbaşındaki villasına gidiyorduk, orda bol bol sikiyordu beni. Evde de kayınpederim sikiyordu. Sürekli Ali bey, Mustafa bey, Cavit bey ve kayınpederim dörtgeni arasındaydım. Ve ben sikildikçe daha daha ister hale gelmiştim, sikişmediğim günü gün saymıyordum. Artık seks manyağı olmuştum sanki, yolda giderken bile erkeklerin yaraklarına bakar olmuştum. Bu arada bankada epeyce bir param birikmişti. Ama harcayamıyordum o parayı. Gerek te yoktu zaten, çünkü hergün bir sürü para alıyordum. Bunun yanı sıra maaş da alıyordum. Gerçi bir kısmını kayınpederime veriyordum, ama yine de çoğu bana kalıyordu.

Akşamları eve geldiğimde hep, kayınpederim yemeği hazırlamış, sofrayı donatmış ve beni bekliyor oluyordu. Bir akşam eve geldiğimde yine yemek hazırdı, ama masada fazladan 3 tabak daha vardı. Bu sefer mumlar ve çiçekler yoktu, şarap da yoktu, onun yerine 2 büyük rakı ve mezeler vardı. Ayrıca Arabesk müzik çalıyordu. Hayırdır, misafir mi gelecek? diye sordum. Kayınpederim de, Evet aşkım, arkadaşlarımı yemeğe davet ettim, birazdan gelecekler! dedi. Tanıyormuyum? dedim. Yok tanımıyorsun aşkım, ama merak etme, üçü de çok yakın arkadaşımdır! Göreceksin, çok candan, çok efendi insanlar. Kayınvaliden öldükten sonra, beni birçok kez evlerine yemeğe davet ettiler, altında kalmak istemiyorum! Haa, arkadaşlarımın yanında içmen uygun olmaz diye, bugün senin için şarap koymadım masaya. Meyvasuyu veya meşrubat içersin bu akşam sen de artık, kusura bakma lütfen aşkım! dedi. Önemli değil! dedim. Merak etmiştim, acaba nasıl insanlardı…

Nihayet gelmişlerdi. Kayınpederim arkadaşlarını, Buyrun, buyrun, geçin, hemen sofraya buyrun! diyerek içeri aldı. Elleri boş gelmemişlerdi. Birinin elinde bir demet çiçek vardı, biri tatlı getirmişti, diğerinde de bir büyük rakı vardı. Hepsine hoşgeldiniz dedikten sonra ellerindekileri aldım, mutfağa gittim. Çiçeği vazoya koyup masaya götürdüm. O sırada kayınpederim sırayla arkadaşlarını takdim etti. Kadir, Şinasi ve Erkan. Sonra da onlara, Bu da benim güzel gelinim Hümeyra! Çok hamarattır kendisi, nasıl sofra hazırlamış ama! dedi. Oysa elimi bile değmemiştim, hepsini kendisi hazırlamıştı. İsmi Erkan olan (Çiçeği getiren), Hamarat olduğu belli, yemekler harika görünüyor! Güzelliğine de diyecek laf yok! dedi. Diğer ikisi de iltifat etti. Başladık yemeğe…

İçlerinde fizik olarak en düzgün, en uzun boylu, atletik ve yakışıklı olanı Erkan idi. Bana bakarken, benimle konuşurken gözlerinin içi gülüyordu. Erkan ı daha kapıda ilk gördüğümde kanım kaynamış, içim bir tuhaf olmuştu. Yemek yerken genelde diğerleri kayınpederimle sohbet ediyor, Erkan ise daha çok benimle konuşuyor, sürekli küçük küçük iltifatlar ediyordu. Hiçbirşey yapmadan karşımda otursa bile, Erkan a baktığımda bir tuhaf oluyordum. Bir de dikkatimi çemişti, diğerleri rakıları löp löp götürürken, Erkan çok ağırdan gidiyordu. Diğerlerinin 6. veya 7. dubleleri bitmişken, Erkan ın daha 2. dublesi nerdeyse dolu duruyordu. Arasıra bardağını kaldırıyor, Haydin şerefe! diye diğerlerine gaz verip, tokuşturuyor, bardağını ağzına götürüyor, ama dudağını değdirip geri bırakıyordu masaya. Bunu birkez daha yaparken göz göze geldik ve bana gülümseyerek göz kırptı. Ben de diğerlerine çaktırmadan ona göz kırpıp gülümsedim…

Masadaki iki büyük rakı bitmiş, Şinasi nin getirdiği rakıyı da açmışlardı. O şişe de bitmek üzereyken, Erkan ın dışında hepsi yamulmuştu, artık konuşurlarken ağzılarından çıkan laflar anlaşılmıyordu. Tuvalete gitmeye kalktıklarında da, ağırçekimde ve yalpalayarak yürüyorlardı. Şinasi zaten zom olmuştu, tuvaletten geri geldiğinde masaya ulaşamadı bile, en yakın koltuğa zor attı kendini. Koltukta sızdı sızacak durumdaydı. Kayınpederimle Kadir de yanyana oturdukları için, birbirlerine yaslanıyordu sürekli. Hatta tuvalete bile birlikte gidip geldiler, birbirlerine destek olarak. Bir tek Erkan da yamulma falan yoktu, eve ilk geldiği gibi duruyordu, o da hemen hemen hiç içmediğinden dolayı.

Bir ara Erkan da tuvalete gitmek için kalktı. O anda dikkatimi çekti, pantolonunun önü kabarıktı. Çadırı dikmemişti, fakat kalkmış yarağını bacağına doğru yan yatırmıştı. Yarağı, sanki cebinde salatalık varmış gibi duruyordu. Kayınpederimle Kadir in arkasından, bana yine gülümseyip göz kırparak gitti. Daha banyonun kapısını açar açmaz bana seslendi, Hümeyra canım, havlu yere düşmüş ıslanmış, temiz havlu varmıydı? diye. Getiriyorum hemen! diyerek kalktım, dolaptan temiz havlu aldım götürdüm. Ama gördüğüm manzara karşısında şok oldum. Erkan banyonun kapısı açık olduğu halde, çıkarmış yarağını şarıl şarıl işiyordu. Ben de kapının ağzında elimde havluyla dikilmişim, hayretle Erkan ın yarağına bakıyordum. Yarağını yandan görüyordum. Yarağının boyu abartısızdı, fakat eğriydi! Eğri derken, Kangal sucuğun yarısı gibi eğriydi. İlk defa öyle bir yarak görüyordum. Şimdiye kadar gördüklerim nerdeyse cetvel gibi dümdüzdü. Amımın karıncalanmaya başladığını hissettim.

Tam işemesi bittiğinde, beni farketmesin diye geri koridora kaçacaktım ki, Hoşuna gitti mi? diyerek bana doğru döndü ve yine gülümseyerek göz kırptı. Ve benim şaşkın bakışlarım altında yarağını lavaboda yıkayıp, havluyu istedi. Şaşkın şaşkın girdim banyoya, havluyu verdim. Yarağını havluyla kuruladıktan sonra yarağını geri pantolonuna koyup, havluyu kirli sepetine attı. O anda farkettim lavabonun yanındaki havlu tertemiz ve kuruydu, yani yere düşüp ıslanmamıştı. Sırf yarağını göreyim diye havlu götürmemi istemişti. Ve yarağı hoşuma gitmişti. O yarağın amıma götüme girdiğini hayal ediyordum ki, Erkan götümü avuçlayıp, Umarım bu gece hemen uyumazsın canım! dedi ve beni banyoda öyle şaşkın şaşkın bırakıp, salona gitti.

[Hümeyra]

KUCUK TEYZEM MACERAM 2

KUCUK TEYZEM MACERAM 2
Tekrar merhabalar, size küçük teyzemle aramda geçen ilk olayı daha önceki yazımda paylaşmıştım. Şimdi ikinci yaşadığım olayı anlatmak istiyorum. İlk olayla yaklaşık arasında 3 yada 4 ay var ortalama. Yaz aylarıydı tatile gidecektik annem ve iki teyzem istişare yapıyorlardı nereye gidelim diye derken annanem canakkaleye şehitlik tarafına gidelim diye ortaya bi laf attı sonra bu fikir herkesin hosuna gitmiş olacak ki bu sene canakkaleye gidelim dendi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra yola çıktık sabah erken saatlerde annem ben küçük teyzem annanem ve büyük teyzem bide benimle yaşıt olan büyük teyzemin kızı dolustuk arabaya nihayet yolculuk başlamıştı. Babam ve eniştem gelmemişti neden gelmediklerini şuan hatırlamıyorum. Neyse geze geze öğlen vakti şehitlik tarafına vardık. Başladık gezmeye anıt ve cepheleri falan gezdik daha sonra akşam olmuştu hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Bunun üzerine gece konaklamaya biryer aramaya başladı bizimkiler. Belki aranizda bilenler olabilir anzak mezarlığının aşağısında kıyı şeridinde o zaman 2 katlı pansiyonlar vardı birkaç tane onlardan biriyle görüşmek için büyük teyzem arabada bizi bırakarak oraya gitti geri geldiğinde annaneme ücreti falan söyledi neyse kabul ettiler ve pansiyona girdik. Odayı gösterdiler. Tek oda tutmuş bizimkiler 4 yataklı fazla geniş olmayan sıradan bir pansiyon odası. Neyse soyunup dokunmeye başladı bizim kızlar 🙂 bende öyle camdan denize bakıyordum. Derken sırayla banyoya girmeye başladılar. İlk baştan büyük teyzem ve kızı girdi yarim saat sonra çıktılar.çıktıklarında büyük teyzem havluya sarımmış kızı ise benle yaşıt olduğu için benim tabirimle cıbıldak dolanıyordu etrafta. İlk defa çıplak görmüştüm kuzenimi sizin için vücudunun nasıl olduğunu anlatayım merak edersiniz siz şimdi. Memeleri yoktu ancak uçları biraz şişkindi alt tarafı ise tüysüz ve sadece bi çizgiydi götü ise yukarı kalkık yuvarlakti. Sonra annemle ben girecektim annem beni çağırdı. Hadi teyzenler çıktı girelim dedi. Ben olmaz dedim siz girin en son ben yalnız girecem dedim.annem ısrar ettiyse de inadım tuttuğu için İyi sen bilirsin diyip annem duşa girdi ve 15-20 dakika sonra çıktı. Küçük teyzem annem çıkınca hadi sen gir önce ben annaneni yikiycam uzun sürer bizimkisi dedi. İyi tamam ozmn dedim ve girmeye niyetlenirken bu arada annem odanın içinde havluya sarılmış saçlarını kurutuyordu derken göğsünde bağladığı havluyu çözdü beline sardı. Ve memeleri gözüküyordu Annemin iri memeleri dışarda onumde duruyordu çok güzellerdi sarkık değillerdi ve uçları nohut tanesi gibi iriydi bir kaç kez bakarken küçük teyzem beni görüp hadi gir artık duşa daha kese atmaya gelicem sana dedi. Ben şaka yapıyor diye aldırış etmedim banyoya girdim suyu açıp ısınmasını beklerken ustumdeki atleti. Ve altimdaki şortu çıkarıp tam kilotumu çıkaracakken banyo kapısı açıldı içeri girmeye hazırlanan küçük teyzemdi noldu dedim cevap vermeden içeri girdi kapıyı kapattı benim henüz kilotumu cikarmadigimi görünce çıkar hadide keseleyim seni dedi bende ben kendim yikanirim sen çık teyze dedim ama yine benim dedigimi dinlemedi herzamanki gibi bende mecbur yikayacagini kabul ettim ama kilotumu cikarmiycam böyle kesele dedim ve külotlu bi şekilde suyun altına girdim. teyzem iyi sen bilirsin diyip üstündeki buluzü çıkarttı kafasından çıkartırken baş örtüsü bozuldu ve sonrada onuda kafasından sıyırıp aldı. Üstünde beyaz sutyeniyle kalmıştı. Göğüsleri anneminki kadar büyük değildi ama yinede güzeldi 🙂 ben icimden işallah altındaki uzun türbanlıların giydiği tarzdan uzun ve bol bi etekti onuda çıkarsın diye dua ediyordum ki çıkarmadan Teyzem yanıma geldi eline şampuan falan döktü ve saclarimi yıkamaya başladı. saclarimi duruladiktan sonra eline döktüğü şampuanla elini vücuduma sürtmeye başladı. Böyle olmuyor sadece elimle kirlerin çıkmıyor çıkar külotunu onunla keseleyim hemde yıkanmış olur dedi.ben olmaz kirli değilim teyze falan desemde Zorda olsa birkaç kere dedikten sonra çıkardım kilotumu ve elimle pipimi kapatmaya çalışıyordum. Sırtını dön dedi teyzeme sırtımı dönünce sırtımı keseleme başladı ordan aşağıya inip götümü keseliyordu bacaklarıma kadar keseledi. Tamam bu taraf bitti dön bakalım şimdi deyince pipimi yine elimle kapatıp döndüm teyzeme doğru. Boynumdan keseleyerek gogsume gobegime kadar indi teyzem eliyle bana dokundukça benim pipim kalkmaya başladı iyiden iyiye. Sonra bana bakıp elini çekte pipinide yıkayayım dedi bende yok teyze ben yıkarım dedim. İlk olaydaki gibi yine aynı cümleyi kurdu. Utanma ben senin teyzenim küçükken kaç kere çıplak gördüm ben seni dedi. Hayır olmaz diye direttim ama elinle benim elimi yana çekti aniden ve pipim teyzemin önünde duruyordu. Kilota yeniden şampuan döküp pipimi arasına alır gibi sivazliyordu. Bu beni dahada heycanlandirmisti. Pipim iyice büyüdü bunu yaparken ve anlamış olacak ki bana bakıp gülerek bu sefer boşalmadın hayret deyip güldü. Bende yok teyze daha neler dedim utanmış bir ifadeyle Bana bakıp gülümsedi ve desene artık dokunmama alıştı dedi ve Gülüştük ikimizde:) neyse köpükleri yıkadı pipim meydana iyice çıkmıştı bi elinde fıskiye diğer eline de pipimi alıp oynuyordu derken ilkkinde size dediğim gibi dudağına dokundur muştu dedim ya aynı onun gibi ama biraz garip bir şekilde dudaklarını uzatıp pipimin kafasını değdirmeye başladı.şaşkınlık içindeydim hic beklemedigim birşeydi bu hareketi teyzemin Bende bu esnada yukardan sütyeninin içindeki memelerini izliyordum derken bi anda dudaklarını biraz aralayıp pipimin kafasını dudaklarının arasına aldı bunu yaparken sol kalçama dokunuyordu eli ve hafifçe sıkıp geri gitmemi engellemek için tutuyordu. Bu beni çok fena heycanlandirmisti. Biraz öyle yaptıktan sonra muhtemelen teyzemde dayanamamış olacak pipimin hepsini ağzına alıverdi. Dudaklarını pipimin başlangıç yerinde hissettim ve ağzının ici acayip sıcaktı ve ıslak ama öyle su gibi ıslak değil yağlı kaygan bi ıslaklık vardı ağzında buda beni uçurmuştu. Teyzem bana saxo çekiyordu. Tabi ozaman bu terimi bilmediğim için teyzem pipimi ağzına aldı diyordum kendime. Sonra kafasını ileri geri oynatmaya başladı çok yavaş bi şekilde pipimi görebiliyordum teyzemin ağzına girip çıkıyordu. Bunu biraz sürdürdü. Sonra hızlıca ağzına sokmaya ileri geri yapmaya başladı ve biraz daha sert ve biraz daha çok emiyordu ve herhalde ben fazla sürmeden boşalmış olacam ki bi anda durdu ve sadece pipimin kafası ağzında kalacak şekilde beklemeye başladı. Ve pipimin ucundan sıcak birseylerin aktığını hissettim bu şekilde bi 15 saniye kadar durduktan sonra ağzından çıkardı pipimin kafasını ve banyonun giderine doğru tukurdu hafifçe ve eliyle çenesini falan sildi. Ve bana bakıp bu iki oldu dedi ben ise sanki elim ayağım boşanmış bir şekilde durup bakıyordum teyzeme cevap bile verememiştim. Suyla tekrar pipimi yıkayıp duruladı ve götüme bi şaplak atıp hadi dedi işin bitti çık dışarı dedi ve havluyu uzattı konuşamıyordum havluyu alıp ustume sardım kapıyı açtı ve dışarı çıktım. Ben çıkarken teyzemde annaneme seslenip hadi anne sende gelde yıkayayım dedi. Böylece küçük teyzemle aramda geçen ikinci yaşadığım olay buydu son size anlatmadigim bir tane daha yaşadığım olay var zaten onu anlatmadım. Onuda yakında sizlerle paylaşıcam. Ve bu yaşadığım olaylar tamamen gerçek başkalarının gotunden uydurduğu gibi saçma uçuk kaçık hikaye değildir. Benim gibi ensest olan arkadaşlar eklerse yada mesaj atarsa karşılıklı sohbet edebiliriz.

Fatoş umun minik götü

Fatoş umun minik götü
Üniversiteyi kazanınca o kadar mutlu olmuştum ki, anlatamam. Bu sikim gibi kasabadan kurtulacak büyük şehirde yaşamaya başlayıp am üzerinde göt sikecektim. Güzel tatlı hayaller ile yorganın altında asıldıkça asılıyordum. Çıtır üniversiteli kızların minik kahverengi göt deliklerini, pembe jilet gibi amcıklarını düşünüp boşalıyordum.

Evdeki hesap çarşıya uymuyor derler ya benimki de uymadı. Amcamın vasıtası ile bir tanıdığın küçük, köpek bağlasan durmaz zemin katında üç odalı bir evde kalıyordum. Babamın işleri bozulmaya başlamıştı kasaba da ürünler istenilen seviyede değildi bir türlü önce harçlıklarım eksildi en sonunda babam acı gerçeği söyledi “seni okutacak gücüm kalmadı”

İki aydır kirayı veremiyordum, ev sahibim aynı apartmanda fırın işletmecisiydi karı koca birlikte çalıştırıyorlardı fırını. Am üzerinde göt sikme derdinde olan ben artık yaşam savaşının içindeydim, kızların minik götleri ile amları benim uzağımda idi artık. Günü birlik işlerle idare ediyordum ama artık daha iyi bir şey yapmam lazımdı, ilk iş ev sahibim ile konuşmak oldu.

Evet fırını karı koca işletiyorlardı ama işi bilen, ayarlayan Mehmet abinin eşi Fatoş’tu türbanlı, zayıf ama diri bir kadındı elinden her iş gelir derler ya öylesi, kendine bakan bir kadındı. Eşi ile aralarında yaş farkı da vardı ya bananeydi bunlardan.

– Fatoş abla
– Efendim canım
– Abla iki aydır sana ödeme yapamıyorum, babamın işleri bozuldu şu aralar beni idare eder misin biraz
– Haberim var amcan söyledi olur ederiz problem yok
– İş arıyorum abla part-time, günü birlik işler var ama anca karnımı doyuruyor
– Hıımmmm burada çalışsan nasıl olur acaba
– Sahi mi abla
– Evet ama yapar mısın bilmem
– Yaparım abla şartları konuşalım.

Artık iş bulmuştum. Okuldan arta kalan zamanları fırında geçiriyor kah un taşıyor, kah odunları taşıyor kah geceleri ekmek kasalıyor, gündüzleri de öte beriyi siliyordum. İşin ayıbı olmaz cebim para gördükçe kendime geliyor minik fantazilerim ile sikimin kabarışı bir oluyordu. Mehmet abi ile Fatoş ablada dünyanın en iyi insanlarıydı gözümde. Beni de pek sevmişlerdi, sayelerinde cebin üç kuruş görmüştü.

Okullar bitince de gitmedim kasabaya tam gün çalışıp para biriktirmek istedim işte hayatımı değiştiren olaylar öylece başladı, on sekiz yaşında zıpır kuvvetli bir delikanlıydım o vakitler. Mehmet abi işle pek ilgilenmez paso gezer tozardı, ara sıra çapkınlıklarını anlatırdı. Çapkın bir adamdı velhasıl birkaç kere otomobilinde güzel kadınlar gördüğüm olmuştu. Fatoş abla bunun farkında mıydı, biliyor muydu bilmiyorum. 25-26 yaşlarındaydı Fatoş abla Mehmet abi ise 48 giydiği takım elbiselerin fiyatı dudak uçuklatırdı.

Yaz ayının kavurucu sıcaklarında uyanıp işe gitmiştim gece, pompa bozulmuştu usta Fatoş ablayı aramıştı bende içeriye girip üzerimi değiştirmek istedim soyunma odasına geçi çırılçıplak soyundum iş elbisemi tam üzerime giyecektim ki birden kapı açıldı. Fatoş ablanın karşısında dal taşak duruyordum, önüme baktı gözleri sikimin üzerinde on onbeş saniye dolaştı, kalbim deli gibi atıyordu utanmıştım, “pardon” deyip kapıyı kapatınca yere çöktüm resmen beni işten atabilirdi neyse yapacak bir şey yoktu. İşe başladık Fatoş abla da bir süre sonra gitti, giderken bana şöyle bir baktı “kolay gelsin” dedi hepimize.

Neyse birkaç gün geçmişti tehlikeli bir durum da söz konusu değildi artık rahatlamıştım. Tam o sırada “çarşamba akşamı bize yemeğe gel demişti Mehmet abi konuşacaklarım olacak seninle”

çarşambayı zor etmiştim. Acaba Fatoş abla söylemiş miydi, beni işten mi çıkaracaklardı. Merdivenleri bu kaygılı düşüncelerle çıktım zili çaldım.

Yemeğe başlamıştık Fatoş abla önüne bakıyor mümkün mertebe benimle göz göze gelmemeye çalışıyordu. Mehmet abi ise arada bana bakıyordu derin bir suskunlukla yiyorduk yemeklerimizi, yemeği yarılayınca Mehmet abinin sesi gürledi.

– Tahsinciğim seni buraya çağırdık çünkü konuşmak istediğimiz özel bir konu var. Sözlerime iyice kulak ver. Fatoş ablanla üç senedir bir evliliğimiz var, iyi kötü gidiyor işte evlilik beni de nasıl bir insan olarak görüyorsun bilmem ama malumun bütün işleri Fatoş ablan hallediyor bizim bir sorunumuz var. Bak canım kardeşim sana bir teklifte bulunacağız sorunun çözümü için ben uzun yıllardır şeker hastasıyım be sertleşemiyorum cinsel olarak sıfırım el alem bir şey demesin diye kadınlara çapkınlık altında para yedirdiğim oluyor ama bu durum Fatoş ablanın canına tak etti, bir süredir arayış içindeydik ama kabul edersin ki böyle bir şey kolay değil. Sen bize yardımcı olacaksın
– Yardım mı nasıl?
– Bak güzel kardeşim Fatoş ablanla evleneceksin
– Abi siz zaten evlisiniz nasıl olacak o

Fatoş abla kafasını kaldırmış yüzümü dikkatlice inceliyordu. Söze girdi.
– Bak Tahsin evliliğimiz dini bir şekilde olacak yasal anlamda Mehmet abinle evli olacağım ben, diğer türlü seninle olacak. Temiz bir çocuksun senin de maddi olarak yardıma ihtiyacın var yarın akşama kadar düşün bunu, bir cevap ver. Cevabın olumsuz ise bu konu hiç konuşulmadı anladın mı?
– Evet, anladım.

Ertesi gün etraflıca düşündüm. Kabul etmekten başka ne çarem vardı ki. Müsait bir zamanda Fatoş ablayı yalnız bulunca. “Abla tamam kabul ediyorum” dedim gözlerinin için parladı, gülümsedi. Ben “Mehmet abine söylerim tatlım, akşam bir yere gideceğiz o zaman” dedi.

Araba ile yola çıktık, nereye gittiğimizi bilmiyordum, korkuyordum, bir taraftan da ne olup bittiğini merak ederken ön tarafta oturan Mehmet Abi , Fatoş’a bakıp”boş ol boş ol boş ol” dedi. Fatoş abla da kafasını bana doğru çevirip nikahımızı kıymaya gidiyoruz şimdi, cumartesi de gerdeğimiz var deyip sırıttı. Ben de gülümsedim. Köyün birinde nikahımız kıyıldı arabada Fatoş abla yanıma oturmuştu. Başını omzuma yaslamış, elimi tutmuştu.Ben tırsıyordum ama Mehmet abi beni rahatlatmak için “Oğlum çekinme o kadar bende iş yok zaten artık Fatoş senin karın, benim tek derdim ekonomik rahatım bu saaten sonra benden çekinme, fakat ikiniz de dikkatli olun ha bu mevzu üçümüzün arasında”

Cuma gecesi Fatoş ile smsleşmiştik. Şu şekilde bir sms oldu.
– Sabırsızlanıyor musun Tahsin
– Evet
– Benim de Mehmet ibnesi parmakları ile hallediyordu o işi
– Anladım
– Çekinme be artık benim kocam sensin
– Daha olmadım cumartesi olacağım
– Büyük bir yarağın var görünce aktım resmen
– Ondan sonra mı karar verdin
– Evet taş gibi çocuksun suyumu sık benim
– Sıkarım canım merak etme seni inletirim
– Offf sabrım yok bak cumartesiye kadar zor daynacağım.

Cumartesi olmuştu aradan geçen iki gün de bende bir hayli rahatlamıştım fakat iş yerinde oldukça dikkatli oluyorduk, durum hoşuma bile gitmişti 1.70 boylarında zarif, narin, ince yapılı bir kadındı Fatoş elbiseleri geniş olduğundan geri kalanlarını görmek için sabırsızlanıyordum bir ara tezgahın arkasına geçerken elimi götüne atıp sertçe tuttum kalçalarını gözümün içnie bakıp gülümsedi sadece sessizce “akşamı bekle kocacığım” dedi.

Akşamı zor etmiştim, Allah var Fatoş hoşuma gitmeye bile başlamıştı. Evde uzanmışken sms geldi, yarım saat sonra gelebilirsin. Hemen kalkıp bir dul aldım güzelce giyindim parfüm sürdüm ve zile bastım. Kapıyı Mehmet abi açtı güzel bir masa hazırlanmıştı rakı bile vardı. Masaya geçince içeri Fatoş girdi beyaz bir elbise giymişti, göğüs çatalı belli olan minisi ile enfes gözüküyordu gelip yanıma oturdu.

Dipdibeydik kalbim heyecanla çarpıyordu. Mehmet abi ile ben rakı içerken o bir bardak bira içiyordu sonra gözlerimin içine bakıp “Arada içiyorum kocacığım” dedi bende “iyi iyi” dedim. Mehmet abi de gülümsemişti, dakikalar ilerledikçe ben elimi Fatoş’un omzuna atmıştım o da benim önümü avuçluyordu Mehmet abinin gözlerinin önünde elleşiyorduk o da ses çıkarmıyordu. Yemekler bitmişti birer sigara yakıp sohbet ettik sigaralar bitince Fatoş elimi tutup “Mehmet biz yatağa geçiyoruz, sen masayı topla” demişti. İşte büyük an gelmişti.

Odaya varır varmaz dudaklarımız birleşti. Elimi kalçalarına atıp okşamaya başladım, o ise benim kafamı avuçlarının arasına almış kemire kemire öpüyordu bende öpüşlerine karşılık veriyor ellerimi sırtında götünde dolaştırıyordum altında tangası ile kadife gibi bir teni vardı sert göt yanakları avuçlarımı dolduruyor beni mest ediyordu. Fatoş üzerimi çıkarıp boynumu omuzlarımı meme uçlarımı emiyordu
– Offf çok azdım dedi kaç senedir yarak yüzü görmüyorum senin o önünde sallanan koca sikin resmen bitirdi beni diyerek önümde diz çöktü fermuarımı açıp sikimi dışarı çıkardı. Başına öpücükler koyarak emmeye başladı, mest olmuştum kafamı kaldırıp bakınca kapıda Mehmet abinin bizi izlediğini gördüm, Fatoş da o yöne baktı.
– Sorun olmaz değil mi canım bırak izlesin ibne, yarak nasıl oluyormuş görsün dedi.
– Yok olmaz dedim.
– Gel lan godoş yakından bak kocamın yarağına dedi

Mehmet abi Fatoş gibi önümde diz çökmüş iri yarağıma bakıyordu. “Biraz ağzı bozuktur Fatoş’un zevk alır bundan” deyip gülümsedi Mehmet abi. Ellerimi Fatoş’un saçlarına atmıştım ki bir dil sikimin kenarlarını yalıyordu Mehmet abiydi bu şaşırmıştım. Fatoş sikimi ağzından çıkarıp “Yala lan ibne” demişti Mehmet abi sikimi somururken Fatoş ayağa kalkıp dudaklarıma yapıştı, Mehmet abi bir taraftan benim yarağa sakso çekerken bir taraftan da soyunuyordu. Bir anda “ne oluyor” dediğim de Mehmet abi çoktan soyunmuştu bir tek baksırı kalmıştı, Fatoş bana sarılıp indir lan baksırını dedi indirdi küçük minik bir sik ortaya çıktı çocuk pipisi kadardı “aşkım işte adamdaki mal bu” deyip kahkaha atıp kilodunu çıkardı “giy lan bunu” deyip fırlattı Mehmet’in suratına, Mehmet küçük tangayı alıp geçirdi. Fatoş üzerindeki her şeyi çıkarıp kulağımı öperek “Mehmet zevk alır küfür yemekten, bir bok yaptığı yok ama sever böyle eziklenmeyi onu ez kocacığım” dedi.

Kanıma karışan rakı beni çıldırtmıştı madem öyle inceldiği yerden kopsundu her şey. Mehmet’e bakıp “dön lan arkanı” dedim döndü yakışmış ibne götüne kadın kilodu deyip bastık kahkahayı Fatoş’un sabrı kalmamıştı “geçir bana dayanamıyorum ama canımı yakma” dedi

Fatoşu kollarımın arasına alıp uzattım yatağa minik amı o kadar güzeldi ki sikimin başını yavaşça yasladım amının girişine minik daire hareketlerinin ardından sokmaya başladım kafası ve gövdesi içerisinde ilerlerken Fatoş omuzlarımı tutmuş “oohhh yavaş lütfen yavaş” diyordu arada dudaklarımız birleşiyor ben memelerini abuçluyordum ateş gibi yanıyordu körpenin amcığı bütün gücümle darbeledim “ayyyy” çığlığının ardından içinde beklettim bir süre alnını omuzlarını öpüyor onu küçük küçük seviyordum minik amı zorlanarak aldığı sikime alışıyor Fatoş küçük hareketlerle içindeki yarağın zevkini çıkarıyordu. “Muazzam, beğendin mi kocacığım küçük kutumu” diyordu “ off fındık amlım” benim diye sikmeye başladım, girip çıkıyor memelerini elliyor arada elimi sırtından götüne götürüp okşuyordum Fatoş delirmiş gibiydi “sik beni” “bu yarağın köpeği olurum ben” “erkek adam nasıl da sikiyor lan” diyordu Mehmet abi ise koltukta oturuyor kafamı çevirip “lan götveren gel de yakından seyret” dedim Mehmet abi yatağın kenarına oturup izlemeye başlamıştı. Fatoşu siktikçe ona aşık mı oluyordum neydi “bir daha bu ibne girmeyecek buraya” dedim Fatoş “o erkek değil ki aşkım benim kızkardeşim” dedi ikimiz de kahkaha atarken Mehmet abi zevke gelmişti. Ahlar ohlar şeliğinde vuruşuyor seksin keyfini çıkartıyorduk Fatoş beni şu kancığın kucağında domalt aşkım demişti bomalttım Fatoş elleri ile Mehmet abinin omuzlarını tutarken ben arkadan vuruyordum “ohhh nefis kökle bitanem” dedikçe basıyordum yarağı içeriye Fatoş çıldırmış gibiydi elleri ile Mehmet’in çenesini tutmuş” köpek bak nasıl sikiyor kocam,kaç senedir bi kaldıramadın bamyanı” diyordu sonra beni iyice şaşırtıp okkalı bir tükürük attı mehmetin yüzüne “orospu çocuğu” diyordu türbanlı kadının içinden resmen bir yarak düşkünü çıkmıştı. Geç alta “amımım ve kocamın sikini yala” demişti Mehmet abi pozisyon almıştı ben fatoşa çakarken o bir fatoşun klitorisine dil atıyor bir benim taşaklarımı yalıyordu zevkimize diyecek yoktu “offf hep böyle sikilmek istedim ben” diyerek yatağı yorganı tırnaklıyordu Fatoş kasılışlarını hissediyordum karın kasları iki büklüm bir hal alınca eli ile Mehmet abinin yüzünüavuçlayıp götünü iyice yukarı verip yüz üstü bir hale geldi bende bastıka bastım anıra anıra boşaldı her yeri titriyordu “dur kurban olayım dur” deyince sertçe kökleyip bekledim. Fatoş’un minik amı sikimin ucunda titriyordu şimdi kendisi de akıma kapılmış gibi titriyordu. Nefesi düzelince “offff harikaydı” dedi ben hemen çevirip bacak omuz yaptım ve sertçe vurmaya başladım Mehmet abi arkamda taşaklarımı öpmekle meşguldü bu daha fazla haz vermişti bana Fatoş ile öpüşüyor memelerini avuçluyordum Mehmet abi arada taşağım ile sikimin birleştiği yeri öperken dayanamıp attırmaya başladım Fatoş’un minik amına bana sarıldı Fatoş “işte bu oooohhh döllendim, işte…” diyordu üzerine yığılıp kaldım.

Devamı gelecek

Emel e de Ortak Oldum

Emel e de Ortak Oldum
Ahmet i iyi tanırdım yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi, düzgün insanlardık neticede. İkimiz de ne çok serseri idik ne de fazla mutaassıp ama şimdi düşünüyorum da insan asla tam olarak tanımak mümkün değilmiş. O iç çelişkiler, çatışmalar insanı bambaşka bir yere yönlendiriyor ve belk**e o his dünyasının kucağına itiyormuş.

Ahmet le birlikte askerden sonra iş kurmuş, çorba paramızı çıkarıyor vakit buldukça gezmeye eğlenmeye çalışıyorduk. Askerden geldikten kısa bir süre sonra nişanladılar Ahmet i düğün dernek telaşıdır aldı başını gitti. Nişanlısı Emel hoş bir kadındı, gözümüz yok ama orta boyda balık etli dipdiri memeleri, güzel kalçaları ve bembeyaz bacakları ile bir afetti. Ahmet şanslı bir erkekti bana kalırsa. Ben evliliği hiç düşünmedim Ahmet i o yaz güzel bir düğünle evlendirdik. Nikahta bereket varmış derler ya bereket işte işleri de bir hayli büyüttük.

Ahmet i çocukluktan tanırdım ben ailesine düşkün geleneklerine bağlı bir insandı. Evleneli de 2 yılı geçmişti. Çocuk düşünüp düşünmediklerini hiç sormadım. Bazen birlikte vakit geçirsek de evli adamın bekar arkadaşı olmaz diye düşünür olabildiğince uzak kalırdım.

Ahmet e bakışımı değiştiren olay tam bu sıralarda yaşandı. Her erkek gibi Ahmet de porno seyrediyordu iş yerinde fakat pek bilgisayardan anlamazdı bir gün kucağında laptopla içeri girdi arızalandı bu sen anlarsın akşam bir baksana

Eve gittiğimde laptopu açıp yedeğini aldım neyseki formatlık bir şeyi yoktu kolaylıkla hallettim bilgisayarı kurcalarken Ahmet in sex hikayeleri okumaya meraklı olduğunu da keşfettim hepsi Cuckold tarzı eşli hikayelerdi. Eşini başkalarına siktiren adamların hikayeleri! Yok artık dedim önce belki sadece fantazidir diye düşündüm yoksa Ahmet düşündüğüm kadar masum değil miydi? Yine de o benim arkadaşımdı. O esnada Emel in fotoğrafları, normal fotoğraflar…bakmaya başladım alıcı bir gözle çok güzel nefis bir kadın. Ahmet karısını mı paylaşıyordu. Yoksa sadece basit bir hikaye merakı mıydı? Açıp telefonu sorulacak şeyler değildi bunlar…belki de çiftlere tek erkek olmak istiyordu…

Sabah Ahmet in bilgisayarına o gelmeden bir keyloger yüklemeyi başardım. Sadece hikaye okuyorsa bir problem yoktu da ya chat yapıyorsa….

Sabırla beklemeye başladım mailime şifreler öğleye doğru düşmüştü. Not edip beklemeye başladım neler konuşuyordu neler izliyordu….Akşamı zor edip geçtim eve yemek bile yiyemeden açtığımda bilgisayarı şifreleri tek tek girdim….

Aman tanrım Ahmet sahte bir facebook profili üzerinden eş paylaşımı gruplarına üye, oradan sohbet ediyor, Emel ile ilgili ayrıntıları paylaşıyordu. Fotoğraf aradım. Emel in çıplak fotoğrafları! hayır yoktu sadece sohbet ediyor erkeklerin Emel i nasıl becerdiğini dinlemekle yetiniyordu başımdan aşağı kaynar su dökülmüştü. Dostum, arkadaşım…dediğim Ahmet karısını bir erkekle birlikte becermenin hayalini kuruyordu.

Bunu ona hiç belli etmedim, bunu bildiğimi kendi içimde bir çatışmaya dönmüştü her şey çocukluğunu bildiğim Ahmet ve güzel karısı başka erkekler Emel in beyaz teninde dolaşan yabancı eller, onun bacak arasına girip onu siken yaraklar. Ahmet izliyor mu? katılmak istiyor mu belki o karısının ağzına verirken elin adamı arkadan….rüyalarıma bile girmeye başlamıştı bu. Bazen Emel i iri yarı erkeklerin arasında dans ederken, kucaklara oturup kalkarken Ahmet i ise onlara bakıp otuzbir çekerken görüyordum…

Bir sabah kalkıp traşımı olmuş kahvemi içerken..bu adam neden ben olmayayım dedim. Evet, madem can arkadaşım bunu istiyor niye yabancı birisi siksin karısını niye bunu be yapmayayım ama direk Ahmet her şeyi biliyorum karını ben sikeyim de diyemezdim ya.

Bazen sohbetler ediyor bir şekilde olayı oraya getiriyor sex üzerine konuşuyorduk ama bir türlü istediğimiz konuya ben giremiyordum imdadıma bir gazete haberi yetişti Swinger çiftlere hapis şoku… okuyunca gülmüştük birlikte sonra Ahmet e Biliyor musun insanları yargılamamak lazım aslında sex cinsellik bir tabu değil bence insan eşi ile ne istiyorsa yapabilmeli gözlerinin içinde bir ışık parladı Haklısın dedi ilk adımı atmıştık işte.

Aramızda bu konuşmalar daha da sıklaşmıya başlamıştı Ahmet beni ilgil ile dinliyor benim insandan yana zaten bildiği özgürlükçü fikirlerimi yatak odasına dair olanları iştahla dinliyordu.
– Sen de seviyorsun dedim
– Neyi
– Hikaye okumayı baksana laptopun hep hikaye
– Evet

Yutkundu, derin bir yutkunmaydı bu…gözlerinin içindeki kuşku bütün ofisi doldurmuş kafasındaki acaba çoktan yüzüne doğru inmişti. Elleri titriyor muydu? Savunmasız anı bu an mıydı?

– Ahmet..
– Efendim..
– Ben senin kardeşinim değil mi?
– Tabi öylesin..
– Bana bir sorunun olduğunda anlatmalısın o halde
– Ne sorunu
– Bilmiyorum gerekirse bir psikologa görünmelisin
– Ne konuda.
– Ne dediğimi bal gibi biliyorsun..

Sustu, sustuk…iş yerini kapatıp ikimizde evlerimizin yolunu tuttuk. İkimizde ortamızdan yarılmıştık sanki ben bunu ona söylediğim için o ise bunu bildiğim için…

Ayrıntılı bir mail atmıştı bana. Her şeyi anlatmış uzun uzadıya sabah iş yerinde ikimizde hiçbir şey demeden duruyorduk ona sarıldım sen benim kardeşimsin seni yargılamam ama dikkatli olun lütfen bu sizin hayatınız kimse karışamaz …

Kim karışabilirdi ki buna…

Bir daha bu konuyu hiç konuşmadık desem yeri var. Sadece bir gün odamda otururken faceden Ahmetin mesajı geldi.

– Yüzyüze konuşamıyoruz ama merak ediyorsun değil mi?
– Neyi
-Yapıp yapmadığımızı
– Evet
-Yapmadık kimseye güvenemedik sen hariç
– Ben mi?
-Evet dostum beni yargılama ama Emel ile bunu konuştuk paylaştık her şeyden haberin olduğunu biliyordu ve bana madem yapacağız hem güvendiğimiz hem tanıdığımız…

Dünyalar benim olmuştu desem yeri var. Kendimden utansam da iğrensem de en yakın arkadaşımın, ortağımın karısını sikme fikri beni azdırmıştı…
– Bugün..

Son mesaj böyle idi. Akşama kadar ikimiz de odamızdan çıkmadık akşam kapıda belirince toparlanıp arabaya bindik yol boyunca ne o ne de ben tek kelime etmedik evde beni ne bekliyordu acaba

Merdivenleri çıkıp yemek masasına oturduğumuzda kimsenin ağzını bıçak açmıyordu Emel her zamanki şirinliğinden eser yok herkes gergin bir bekleyişi yiyordu sanki zaman geçmiyor terliyor terliyor terliyorduk ne işim vardı benim burada kim başlayacaktı ilk göz göze bile gelmiyorduk herkes kafası önünde bir şeylerle oyalanıyordu. Emel e kaçamak bakışlar atıyor onun da beni süzdüğünü hissediyordum.

Yemek bitmesine rağmen kimse ayağa kalkmadı kimse kıpırdamadı..

– Bakın eğer istemiyorsanız…
– Sadece gerginiz dedi Emel
– Bunu çok düşündük dedi Ahmet..

uzun uzun konuşmalar başladı onları dinliyordum sadece yavaşça ortam açılıyor konuşmalar gizlilik güven etrafında dönüyor Ahmet bazen gözlerimin içine bakıyor ben bazen kaçamak bakışlarla Emel in memelerine bakıyordum…

Emel in ellerimi tutuşu her şeyi başlatmıştı

– Sen bizim sır küpümüz arkadaşımızsın…

Sarıldık Emel ile ayakta…ufak masum öpücükler yerini dudak dudağa şehvete teslim olmaya itti ikimizi de Ahmet de gelip karısına arkadan sarıldı şimdi üçümüz salonun ortasında kenetlenmiş bir vaziyette duruyorduk. Ahmet in elleri karısının memelerini yoğuruyor onları sanki bana göstermek istermişcesine sıkıştırıyordu. Ben Emel in dudaklarını emiyor boynunu öpüyordum emelin elleri bedenimi dolaşıyordu dakikalarca yiyiştik gözlerimiz bir av hayvanı gibi kısılıyor şehvetle birbirimize bakıyor birbirimizi kucaklıyorduk Emel önüme sürtünüyor sikimi keşfetmeye çalışıyor merakını sertliğini hissediyordu.

Ahmet, bluzu iki yana açıp Emel in memelerini ortaya çıkardı beyaz, dik güzel memeler. avuçları ile tutup sallıyordu onları sanki Öp bunları der gibi eğilip uçlarını ağzıma aldığımda Emel den derin bir ııııhhh sesi geldi Ahmet karısının memelerini ağzıma sunarken ikisini de emiyor yalıyor uçlarını ısırıyor halkalarını ağzımın içinde dolaştırıyordum Emel in elleri önümü avuçlamış sikimi kavramıştı o küçük narin ellerin altında kendine gelen sertleşen yarak pantalona sığmaz olmuştu emelin memeleri ağzımda ellerim bacaklarında kasıklarında…

Ahmet Emel i yatak odasına çekerken peşlerinden gittim bende. Yatağa uzanıp birbirlerini öpmeye aşkla kucaklamaya başladılar.

Ahmet üstünde yatan Emel in kilodunu kaldırıyor o dolgun kalçaları avuçluyor sanki bana göstermek istiyordu karısını ben de aralarına katıldım Emel in götünü okşuyor avuçluyordum Ahmet tangayı kenara çekmiş biçimli temiz yeni ağdalı amın kokusu içeriye dolmuştu eğilip ona dikkatlice bakarken Yala onu dedi Ahmet…Karısının götünü iki yana ayırmış amını en yakın arkadaşına yalatıyordu dilim amının etrafında dolaşıyor ısırıyor baldırlarını yalıyor ıslanışını o küçük derin sıcak kuyunun zevkini çıkarıyordum. Parmaklarım dilim nefesim sakallarım Emel in küçük mabedinin girişinde kah içine giriyor kah parmağımı bir korsan liderinin kancası gibi yapıp içinden çıkardığım zevk sularını yalıyordum.

Harika yalıyor Ahmet..ortağın..enfes dilliyor beni..

onlar hala öpüşürken ben am deliği, göt deliği ayırt etmeksizin sanki kıtlıktan çıkmış bir afrikalı gibi suya hasret gibi emiyor öpüyor okşuyordum…

Dar biçimli delik….

Emel ayağa kalkıp beni de Ahmet in yanına itti ikimiz de uzanırken soyunmaya başladı bembeyaz ten elbisesi çıktıkça parıldıyor güzel biçimli memeleri hafif çıkıp karnı kalçaları bakışları ile bizi sekse çağırıyordu kendi elleri ile soydu bizi Emel..Ahmet in sikini ilk defa görüyordum orta boy bir aletti, Emel sikimi eline almıştı ölçüyordu sanki benim ki Ahmet e bakarak biraz daha uzun ve kalındı Emel bir ona bir bana dil atıyor göbeklerimizi okşuyor zevke getiriyordu erkeklerini…

Nefesini hissettim sonra o küçük ağzını derin bir oh çektim….Ahmet gözlerimin içine bakıyordu yanında karısının ağzına vermeme bakıyor kendi ile oynuyordu Emel sertçe eline vurdu Ahmet in siki avuçladı…Benden ayrılıp Ahmet e sakso çekerken ise ellerinde ben vardım benim yarağım…

Emel yeni bitme kız gibi sırayla ikimizi de yalıyor emiyordu taşaklarımda dilini, kasıklarımda ağzını hissediyordum…

– Harikasın Emel…
– Harikasın karıcığım..
– Kocalarım benim..

Ahmet geçip Emel i yalamaya başladı emel ise şimdi sadece benimle ilgileniyor sikimin tadını alıyor kocası Ahmet ise arkadan onu sekse hazırlıyordu artık inliyor birbirimizden çekinmiyorduk

ağzım nasıl Mert…
sıcacık bebeğim…

Götümü de yala kocacığım…
Seni merte kendi ellerimle siktireceğim..
Siksin kocacığım ortağın karını siksin..
Elleyin beni öpün okşayın…
ohhhh… ağzını sikeyim…
hımmmmmm amın çok tatlı karıcığım..

Terliyorduk, kasılıyorduk ve bu anın bitmemesini istiyorduk.

Sen neymişsin be Emel….
Sen de aşkım….

Emel bir an da doğruldu, Ahmet siki elinde kalmıştı kocasına sokulup.
– Önce misafirimiz canım dedi..

Yanıma uzanıp bacaklarını ayırdı vakit gelmişti. O amcık artık benim olacaktı, Ahmet in yalayıp emdiği hazırladığı amı onun gözleri önünde sikecektim yerimi aldım Ahmet hala o köşede duruyor ayakta bekliyordu ona seslendim…

– Yakından seyretmek ister misin…

Hemen yerini aldı Ahmet, karısının bacaklarının arasında arkadaşı, iş ortağı kalkmış siki ile amının giriş kısmına baskıya başlarken…Am ve yarak birbirlerine sürtünürken gözlerini dört açmış hayalini kurduğu bu anı bekliyordu santim santim giriyordum içeriye..Emel in kısılmış gözleri derin derin bakıyor benim yüzümde sırtış ve sikimin ucundaki ateş yavaşça gövdeye doğru yayılıyor Emel in sıcaklığı darlığı hissediliyordu bastırdım, bastırmamla çığlık yükseldi Emelden

– Pompala…

Ahmet direktifi vermişti siki elinde karısının sikilişini hatta pompalanışını izliyordu. Sertçe vuruyor içinde dolaşıyor çıkıyor tekrar giriyordum…Emel dudaklarıma yapışıyor öpüyor sırtımı okşuyordu Ahmet Emel in yanına oturmuş memelerini avuçluyor karısının terli alnını siliyor bense bir piston gibi devam ediyor sert bir matkap gibi çakıyordum Emel e..

– Ohhh harika….
– Siki…
– Ah Ahmet…nefis bir şey bu…
– Karın çok tatlı…

Emel i domaltınca Ahmet hemen ağzına vermişti..Ben belinden tutup emeli sikerken o da ona sakso çaldırıyordu Emel bir Ahmet in bir Benim aramda gidip geliyordu…Götünü avuçluyor sertçe tokatlar atıyor bazen tutup köklüyor Ahmet in sikinin ağzından çıkmasına sebep oluyor inletiyordum emel i

Ahmet Emel i kucaklayıp üstüne çıkardı karısını zıplatırken ben de ayakta Emel in ağzına vermiştim..Ahmet bazen kafasını geriye yaslıyor bu anın tadını çıkarıyor karısının dilinin bir yılan gibi sikimi kavrayışını izliyor ağzının sikilişine şahit oluyordu…

– Götünü de paylaşır mısın Emel..

Ahmet e gülerek baktı Emel..

– Ne demek kocacım zevkle..hadi Mertçiğim…şu götü de sik…amım gibi..

ayrılan kalçalar sikildiği belli göt deliği yaklaştım Ahmet daha bir iştahla sikiyordu karısını ve daha da ayırıyordu kalçalarını sikimi tükürekleyip…göt deliğine yasladım.. Ahmet durmuş karısının yüzüne bakıyordu..bastırdım..

– ayyy…..Merttrrrttttttt
– Ohhhhhhhhh göt…
– Sik ortak, tost yapalım bunu

Bastırıp tamamnı soktum…Emel in boncuk boncuk terleyişi ıslık çalar gibi çıkardığı sesler..götnün kasıklarıma değişi…şimdi hazırdık Emel i çifte kavrulmuşa pertini çıkarmaya

– Sertçe çak dedi Ahmet..

işteki iki iyi ortak bir kadına çakıyorduk…Karısına..

Sertçe kah Ahmet dibine kadar köklüyor. kah ben götün haşatını çıkarmak ister gibi bastırıyordum o güzel büzüğe

– Ay anneciğim….

Emel in sesi odanın içine dağılıyor inliyorduk üçümüzde ter içinde köklüyor çekiyor o deliğin içine hapis ediyordum kendimi Ahmet yüzümr bakıp gülümsüyor inliyordu..

– Hayvanlar…
– Daha sert vur ortak karıma…

Daha sert, en sert…piston gibi vuruyordum Ahmet karısının götünü iyice açıyordu delikler, taşaklarımız çarpıyor Emel zevkle karışık acı çekiyordu ilk gelen Ahmet oldu titredi alttan sertçe vura vura boşaldı karısının Amına…Sonra o bitirip Emel başladı..

Sıkı tut Mert bu delirir boşalırken…

Sımsıkı tuttum Emel gerçekten kendini ortadan oraya atmaya çalışıyor ama iki güçlü erkeğin kolları arasında kımıldayamıyor kafasını kaldırıyor bir kısrak gibi şaha kalkıyordu işte tam bu esnada yapıştım memelerine arkadan daha da sertçe daha da sertçe sikerken ben de patladım götünün içine…

üçümüz yığılıp kaldık kucak kucağa…

Sevgilimin arkadaşı…

Sevgilimin arkadaşı…
Üniversite yılları 4. sınıftayım. 3.sene yaz okulunda tanıştığım kız arkadaşımla flört etmeye başlamıştık. Çok detaya girmeden özetleyeyim, kütüphanede vize final zamanı ben tek çalışırken sevgilim Sevil ve arkadaşı Burcu çaprazımdaki masada ders çalışıyordu. Burcu bana sırtı dönükken Sevil fısıldadıkça bana dönüp bakıyordu. Benim bakışlarıma Sevil cevap verip tebessümle bakıyordu.
Yaz okulu derslerden kalmışım, çalışmam lazım ama Sevil in niyeti de var gibi görünce Merhaba, mühendislik fakültesinden misiniz ? diye sohbeti açtım. Sevil in gönlü de olunca Yooo iktisat, otursana tek başına neye çalışıyorsun ? diye sohbetimiz başladı tanıştık.
Sevil uzak bir büyükşehirden , Burcu ise baya Kezban İç Anadoluluydu. İkisi de sürekli üniversitede durunca Sevil le hızlı kaynaştım. Burcu 1 yıl uzatınca ev arkadaşı yokmuş ve yaz okulunda da erkek arkadaşı vardı, oğlan çoğunlukla Burcu yla kalıyordu. Sevil le ilişkimiz başlayınca ayrılırken ve Sevil de sonradan anlatınca öğrendim.
……
Anım çok uzamasın diye çok fazla detay anlatmayacağım. 4. yılımız olunca yurtta kaldığımdan Sevil le başbaşa kalmak için ailemin arabasını üniversiteye getirmeye başlamıştım. Babam bu işe bozulsa da anahtarı kaçırmama ses edemiyordu, malum mezuniyet üniversitede son yılım.. Okuduğum şehir oldukça yağışlıdır, arabayla tenha yer çok oluyordu. Sevil bekaret takıntılı olduğundan öpüşüp koklaşmaktan öteye geçmiyordu. Benle sevişsin diye kıskandırmayı bile deniyordum ancak sürekli tartışıyorduk. Elini pantolonumun üstüne dahi koymuyor penisime dokunmuyordu. Hiç mi arzulamıyorsun beni, ben de başkasıyla çıkarım diye defalarca söylendim Şimdi olmaz, okul var. Sapık mısın dışarda yakalanırız. vs hep mazeret üretiyordu. Ben yurtta kalıyordum, Sevil e gitsek hep ev arkadaşları oluyordu. Odasına gitsek kapısını anahtarla kilitlemez, hatta arkadaşları görsün diye kapıyı açık bırakırdı. Kızlar da dan dun kapıyı çalmadan girerlerdi.Orada da Sevil bana kısık sesle kıza kıza kaçamak öpücükler alabilirdim dudaklarından.
Tabi bu esnada ders esnalarında Burcu, Sevil le fakülte kafeteryalarında bir araya gelip çay içer, sohbet ederdik. Sevil le kavga dövüş bir ayrı bir barışık ilişkimiz sürerken dönem arasında Burcu sevgilisinden ayrılmış. Sevil direk olmasa da Burcu yla yatıp çocuğun onu kullandığını, oğlanın başka kızla görüştüğünü çakazlayınca Burcu nun bıraktığını söyledi.
Burcu dediğim gibi şivesi vs tipik Anadoluluydu. Sanki sürekli sadece karbonhidratla beslenmiş gibi tombul bir vücudu, benekli yüzü ve kızıl saçları vardı. Yazın giydiği yuvarlak yaka ve hafif V yaka t shirtlerinde göğüs çatalı frikiği vermese de o koca memeleri taşıyor gibi t shirtünde patlıyordu. Kışın kalın giyinince pek belli olmuyordu ama yazın hatları harikaydı. Klasik casual üniversiteli kot t shirt gezerdi.
2. dönem vizeler dersler derken Bahar Festivali gelmişti. Burcu bizle takılıyor sürekli, Sevil le tek kalınca da tartışıyorduk. Ertesi gün tam konser aktiviteler olacakken Sevil le yine sağlam tartıştık, elbiseden tartışma çıktı. Ayrılıyorum senden, festivale falan da gelmiyorum diyerek evine gitti.
Sevil gelmese de ben ertesi gün aktiviteler için kampüse gittim. Sevil direk numaramı engellemiş, ulaşamıyorum. Alanda tek gezerken tesadüfi Burcu yu tek gördüm. Yanına gidip Sevil i sordum. Yaptığını bilirsin senin yüzünden gelmedi dedi. Burcu sen biliyorsun, senin yanında yaptıkları ne ki dedim. Burcu nun yanına arada kızlar uğruyordu, çok dibimde olmasa da konserde yanımda durdu. Arada birbirimize bakıp konserde gülümsüyorduk. Konser bitince minibüslerde kuyruk olunca ben bırakmayı teklif ettim.
Kapıya gelince arkadaşça bir teklif gibi gelen Gel birşeyler iç, yurtta ne yapacaksın? dedi. İçimden herhalde özel Sevil le ilgili fırça atacak yada tüyo verecektir dedim. Beraber çıktık.
Ev baya viraneydi, klasik öğrenci evi. Diğer arkadaşlar giderken kimi eşyalarını götürdü, bırakmadı. Benim eşyalarla bıraktıkları yetmiyor. Ev dağınık kusura bakma dedi. Yurtta bizde bu da yok, bir odada 4 kişi bende dişimi sıkıyorum. Bizimkine göre saray. Sevil le bir başbaşa…. neyse ya
Son cümlemi duyunca Burcu gülümsedi; Samimi bir itiraf mı geliyordu ? … Sevil boşa yakınmıyormuş, bana bile söylüyorsun. Bu ne acele ya? Ne içersin, bira kahve?
Bir dakika Sevil sana ne anlattı, ne anladın sen? dedim.
Burcu odanın sonunda karşıda duran eski, küçük buzdolabını açıp götünü bana domalarak bira aldı bana verdi. O koca götü çıkıvermişti. Tekrar ocağa gidip çaydanlığa su koydu. Ona bakıyordum.
Biz yaşlardaki insanlar başbaşa kalınca ne yapıyorsa onu anlıyorum. Eski sevgilim bende kalıyordu, ne yaptığımızı sanıyorsun? dedi.
İyi bir noktaya değindin. Sevgilin ne istiyorsa benim de böyle masum taleplerim var bu kadar Sevil de sizi bana anlatıyordu, ben de bunları biliyorum zaten.
Bu arada ben biramı yarılamıştım, o da kendine kahve hazırladı tekrar geldi.
Bak seeeennnn. Bilmen umrunda mı sanıyorsun, ben modern bir kadınım. Sevil bekaretini sevgilisinden korumaya çalışırken azmansın da biz mi günahkarız??? dedi Burcu
Konu absürd belaltı noktalara geliyordu, istemdışı sırıtmaya başlamıştım. Ben kimseyi suçlamıyorum, içgüdü diyelim. Sevil için bunları benle konuşman, bana anlatman güzel. Ama ilişki bizim, daha da yıpratma istersen dedim konuyu kesmesi için.
Modern bir söylem, ama sizin için değil senle benim için dedim. Bugün tek başıma kampüse biriyle tanışıp evimde benle kalsın diye çıktım. Senle karşılaşmasam başka biriyle dönecektim, beni bırakmadın. Sevil en samimi arkadaşım, onun için kenimi feda edersem hepimiz mutlu oluruz. Sadece bu gece yaparız ve tekrarı olmaz, konuşulmaz.
Bu teklifi ben bile edemezdim, biramın son 2 yudumu kalmışken harika zamanlamaydı. Onu alıcı gözle süzdüm, içimde bastırdığım zayıf ses zaten Burcu yu da sikmek istiyordu. ( nefes alsın yeter mode is on )
Yutkundum ve Sevil yada hiç kimse duymayacak, sadece aramızda kalacaksa…
Burcu : Sen olmasan da başkasıyla gelecektim. O piçten intikamımı böyle alacağım deyip oturduğum üçlü koltuğa geldi. Elini omzuma atıp memesini vücuduma yasladı dizini de dizime. Sevil in yapsın diye kıvrandığım elini pantolonumun üstünden sikimde dolaştırmaya başladı. Daracık kotumda sikim taş gibi olmuştu. Azınca belini sarıp çekici bakışlarla yanağından öpmeye başladım. Azgınlığımı görünce direk yere dizüstü geçip kemerimi açtı ve sikimi çıkardı. Kahveyle ısınmış diliyle önce taşakarımı yalamaya başladı. Nefesiyle kahve kokusunu almaya başladım. Dili ıslak sulu suluydu. Sikimi kökünden yalayarak başına geldi. Küçük öpücüklerle başlayıp ağzını O halka yapıp sikimi yavaş yavaş emmeye başladı. Hiç kuru değildi ağzı, blowjobu biliyor harika dedim. Götümü koltuktan kaldırıp tek elimle koltuktan destek alırken diğer elimle kafasını sikime bastırıyor, ağzına köklemek istiyordum. O ise gözlerini kapamış profesyonel gibi aceleye getirmek istemiyordu.

Ben: Ohhhh Burcu, ağzına patlayabilir miyim? Harika yalıyorsun, ilk postada hızlı boşalabilirim ohhhhhh
Burcu : (kafasını evet şeklinde aşağı sallayarak) Hıhımmmm

Extreme fantezilerde ancak bunu düşleyebilirdim ve ancak düş olabilirdi.O an kendi aldığım zevk harikaydı Koltukta daha da doğrulup iki elimle kafasını tuttum, hızlı git gelle ağzını sikmeye başladım. O ise dirty blowjob için ağzını tükürüğe boğmuş, git gellerimle dudaklarından akarken harika kaygan bir ağzı sikiyordum.

Ağzına patlamamak için saçını okşuyor, kafamı dağıtmaya çalışıyordum. Ama bu hızla mümkün değildi, tutmaya çalışsam da harika bir zevkle Ohhhhhh Sevil patlıyorum aşkım dikkat et! dememle spermlerimi fışkırtmaya başladım. O ise refleks gırtlağına kadar köklediğim sikimi sünnet başına kadar çıkarıp emmeye başladı. Ağzının kenarında tükürüklerle beraber biraz meni de vardı.

Ayağa kalkıp katlanır piknik masasında duran öğrenci kağıt havlusu tuvalet kağını aldı. Ağzından akanları silerken dilinde menimi yuvarlayıp yuttu. Ben kağıda mı çıkaracak derken başıyla onayladığı gibi yuttu. Hayretler içinde izliyor olacağım ki Soğumadan hızlı yutmalyım, soğuduğunda iğrenç oluyor. Çamaşır suyu gibi kokutuyorsunuz dedi.
Ellerini yıkadıktan sonra buzdolabından 2 bira kapıp geldi. Bu ne ya, hep ağzımı mı sikeceksin ? Üstümüzü bile çıkarmadık, vücudumu beğenmiyor musun? dedi. Pantolonumu çıkarıp boxer ve t shirtümle kaldım. Baya cool tarzı olunca ben de artık rahat konuşayım dedim

Ben : Senin piçle nerde sikişirdiniz, ikili yatak var mı?
Burcu : (gıcık olmuş sırıtmayla) Bu çekyatı açacaksın canım, bu gece ne sikiştiysek. Sonra birşey yokmuş gibi eski halimize, herkes kendi yoluna.
Ben : Tamam Burcu anladım.
Burcu : Ağzıma patlarken bana Sevil dedin. Farketmedim sanma
Ben : Neee ? Nasıl ? Öyle mi dedim ?
Burcu : Haha Sevil i mi düşlüyordun?

Ben sustum tabi. Pot kırmayayım dedim. İçeriden yorgan çarşaf alıp geldi, onları serdi. Çekyata uzanıp biraları aldık. Soruyu tekrarlamadı, tekrar içeri gitti. 5 dk sonra saten seksi pembe bir gecelik giyip geldi. Yüzündeki çiller seyrekçe vücudunda da vardı, kollarında şeftali tüyleri vardı. Gecelik koca memesinde öne çıkıyor, bacaklarına doğru yavaşça kapanarak iniyordu. Arkadaysa patlayan koca bir götü vardı. Bu gece getireceği eski sevgilisini gavat yapacak şanslı erkek için hazırlıkları yapmıştı, pürüzsüz sütun gibi teni, bacakları vardı. O erkek de bendim. 🙂

Burcu : Beni sikerken Sevil dersen konsantrasyonum kaçar. Onu da evlenmeden sikemezsin zaten. O gayet gelenekçi, nişanlansa bile yapacağı şüpheli. Onu da sikeceğin zaman Burcu deme sonra
Ben : Haha, baya iyi espri anlayışın var. Bunları da daha konuşursak benim konsantrasyonum kaçıyor. Özür dilerim az evvel için. Ama Sevil arkadaşın benim de sevgilim. Sen de sik beni piçkurusu diyebilirsin.

Bu sefer kahkahayı o basmıştı. Gülmeyi kesip tatlı tatlı dudaklarımı öpmeye başladı. Öpen oydu ama benim yumulmamı ister gibiydi. Ben de öyle yaptım. Sırtüstü yatırdım ve elimi geceliğine soktum. Sütyen yoktu, direk elim koca memesiyle buluştu. Boynuna inerken askıyı çekip memesini çıkardım. Direk ısırarak memesini öpüp yalamaya başladım. Isırdığımda Ahhh hayvan yavaş! dedi. Sağ meme küresini komple yaladım. Sonra sol askılığı indirip aynısını sol memeye yaptım. Karnını yalarken kalın bacaklarını okşayan elim amına gitti. Bacağım değerken birşey olmadığını hissetmiştim ama seksi tanga yada file külot olabilir diye düşünmüştüm. Elimle yokladığımda hafif dışa dönük am dudakları elime geldi, elimi az itince ise elimde kayganlık hissettim. Burcu akıyordu. Parmağımla amını ovuşturmaya, parmağımı alıştıra alıştıra amına sokmaya başladım. Nedense o an zaman aklıma geldi, sevgilim değildi. Bu akşam tüm gece sikişecektik, ötesi yoktu. Amını yalarken 69 la o da sikimi hazırlasın deyip döndüm. Fahişe hemen anlamıştı, poziyona geçip amını yalamaya başladım. Ahhh, yavaş. Alışsın biraz ohhh diyordu. Sonra inlemeyi kesip o da sikimi ağzına aldı.

İnanın eskort da siktim ama böyle yarrağımı yalayan olamaz, tükürüğü, dudakları ve diliyle beni uçuruyordu. Ben amına dil darbesi attıkça o da sikime yumuluyordu. İkimiz de birbirimizi zorluyorduk. Amını su içinde bıraktım, içinden beyaz ufak sıvılar çıkıyordu. Ahhh Ömer boşaltıyorsun beni, ahhhh dedi. Tekrar ağzına soktu, ne kadar çıkan sıvı varsa o sıvılarla eliyle taşşaklarıma masaj yapıyordu.

Ohhhh boşaltacaksın, dur sikeyim seni dedim. Üstünde dönerken o piç istese de götümü siktirmezdim. Önce götümü sik Ömerim dedi. Sikim taş gibiydi, vıcık vıcık ıslak kaygandı.

Ben : Alabilecek misin hemen? vazelin, krem falan var mı?
Burcu bacaklarını havada yaprak gibi açmıştı, bacağı mı kasığı mı neyi kasıldı bilmem. Şap şap şap biraz bacağına vurup hızla biraz da topallayarak başka odaya koştu. Elinde Nivea kremle geldi. O kadar pratik ve profesyoneldi ki… Hemen açtı kremi 3 parmağıyla dolu dolu çekip sikime kremle 31 çekti biraz. Sonra uzanıp tekrar bacaklarını yaprak gibi açtı. Götüme sür iyice, yavaş yavaş sok. Birden sonra.

Ben: One night stand aşkım benim o götü sikmem mi ben. Zevkle, her tarafına döl fışkırtacağım dedim.
Arsız fahişem kuralı ezmişti.
Burcu : Sok bebeğim, ben orospunum senin. Sevil i nasıl sikeceğini öğreteceğim. Sokarken göt çatalıma bastır, hadi aşkım.

Bacak omza götüne yavaşça sokmaya başladım. O daracık göte girmek vazelinin kayganlığı, götün darlığı muhteşemdi. Burcu altımda Offf yavaş, alışsın öyle götümü dağıt. Offfff aletin ne kadar büyük kalın, ahhhhh Sikimi soktuktan sonra yavaşça git gele başladım, sikimden harika zevk alıyordum, götü sıcacık adeta yanıyordu. Hızlandıkça göt deliğinin açıldığını hissediyordum. Ben gidip geldikçe delik ısınıyordu da.
Boşalmamak için sikimi çıkarıp başına bastım. Götü açılmıştı, Hafifçe sok çıkar yaptıkça götünde hooOOop hooOOop
hava sesleri çıkıyordu. Çekyattan indirip önce doggy sonra da domaltıp götünü sikmeye devam ettim. Üstüne eğilip elimle amını okşadığımda amı da sırılsıklamdı. Artık iyice hızlandığımda resmen acıdan bağırıyor Offfff Ahhhhhh Hadi Ömer patla orospuna hadiiiii! diye ben götünü dağıtırken o da bir eliyle amından mastürbasyon yapıyordu.

Onu tam bir sürtük gibi sikmek istiyordum, artık tam patlayacakken ayağa kalkıp başı yastıkta götünü sikmem için domalan sürtüğün üstüne saçına götüne boşalmaya başladım. İkimiz de nefes nefeseyken ve Burcu oh götüm, götümü dağıttın. Boşalttın bitirdin beni piç derken portatif masada cep tipi ıslak mendili görüp bir tane aldım. Hayatımda karşılaşabileceğim en özgür, çılgın hardcore sikiş fahişesini düzüyordum. Götünü siktiğim yarrağımı ıslak mendille silip Hadi orospu temizle deyip ağzına soktum.

Fantezilerimiz hardcore – slave karışık çok da bilmediğimiz içgüdüleri izliyordu.

Ben : Yatağı, çekyatı, amını, götünü silmek yok. Her tarafını dölleyeceğim, peçeteyle ben istediğim yeri sileceğim. Messy fucking yapacağız.

15-20 dk dinlenip müzik de açarak misyoner sikişle başlayıp cowgirl, doggy çekyat başına uzandırıp yaprak gibi bacaklarını tutup amına da 3 kere fışkırttım. Her postada sikim ağrımaya da başlasa da boşalmam daha gecikiyordu. Çarşafa ıkındıkça fort fort osuruk sesleri gibi seslerle menimi akıtıyordu. Sikerken vücudunu tuttukça vücut sıvılarımızla vıcık vıcık kayıyorduk.

Tombul am göt, koca memeler ve messy fucking harikaydı. Başta sert yapan Burcu kölem, hizmetkarımdı. Köpek gibi pis, defalarca sikiyordum.

Sabah 04:00 e kadar sikiştik, titty fucking, footjob herşeyi denedik. Yatak, döşek, çekyatın başı etrafı meni sıçramıştı. İkimiz de çarşafı toplayıp yapış yapış uyumuşuz. Sabah 09:00 de dersi varmış onun. Alarmı çaldı, Sen kimseye görünmeden kapıyı çekip çıkarsın. dedi. Sütyeni, Kazağını giydi. Tam külodu pantolonunu giyecekken ensesinden diz çöktürdüm. Ne yapıyorsun doymadın mı? Yeter, dersim var dedi. Bugün son dedin, daha yoksa bu da tatlısı bak deyip yüzünü sikime bastım. Orospu, hayır diyecek hali yok ya. Eliyle taşaklarıma masaj yapıp yine o harika saksosuna başladı. Ohhh hadi sikeyim seni deyip kolundan tuttum. Yüzünü duvara çevirip arkasından sikimi amına dayadım. Eline tükürüp amına aldı beni. Dersim var, çabuk hallet dedi. Döl mü bıraktın aq deyip önce yüzünü duvara doğru sonra kendime çevirip belki bir damla sıvıyı amına fışkırtıp boşaldım.

Onun eski piçi ona göre gavat oldu. Dediği gibi o günden sonra Burcu eskisinden de mesafeli davrandı bana. Bir iki denemem oldu, Sevil yokken okul bitmeden 1-2 defa daha seks yapmak istedim. Gizliden sıkıştırınca kafeteryada Sevil yokken Sevil in telefonundan bana ona anlatacağına dair tehdit smsi atıp sildi. Gerçekten sadece yatakta değil başka yerlerde de fahişeydi. Esnemeden istediğini yapıyordu.

Mezun olduğumuzda Sevil de ben de farklı illerde hayallerimiz vardı. O da hayalinden vazgeçmek istemedi, bende. 2 yıl sona onunla o nişanlanana kadar arkadaş kaldık.

Enişte ile devam eden seks hayatım 2

Enişte ile devam eden seks hayatım 2
Vücudum yaşadığı ilk gerçek seks gününün etkisi ile pestil gibi olmuştu. Evi toparlayıp odayı havalandırdım. Dölleri ve terimiz ile yapış yapış olmuş çarşafları değiştirdikten sonra biraz dinlenmek için uzandım. Hemen uyuyakalmışım. Kapının açılıp kapanma sesine uyandığımda vücudum hala tam anlamı ile dinlememişti. Hayatımda ilk defa resmen evrile çevrile sikilmek ve üst üste yaşanan orgazmlar tüketmişti beni. “Saat 12 hayatım hala yatakta mısın” diye girdi odaya kocam. ” film seyrettim can sıkıntısından, geç yattım” dedim. Ufak bir öpücük kondurup ” çok pisim duş alıp biraz uyayayım akşama kadar güç toplamam lazım” diyerek güldü. Aman akşama bir de bunu memnun etmem gerekecek. Bir de ne gücü toplayacak ise. O banyoya girip sonra da sızınca ben de banyoya sığındım. Soyunup tüm vücudumu kontrol ettim.

Emilmekten memelerinin uçları kızarmış, kalçalarımda sıkılmak ve hafif hafif tokatlanmaktan mora kaçan izler oluşmuştu. En kötüsü ise alt dudağımın emilmekten ve dişlenmekten çürümüş gibi gözükmesi idi. Soğuk suyun altına girip vücudumu yara merhemleri ile ovdum nasılsa gece sevişeceğimizden ve vücudumun da her yerini gezinmediğinden saklamam zor olmazdı ama dudaklarıma bir şey bulmalıydım.

Akşama yemeğini hazırlayıp kocamı kaldıracağım zamana kadar bir yalan bulamamışken internete bakmak aklıma geldi. Bir kaç başarısız aramanın ardından ev kazaları yazınca işe yarar bilgiler dökülmeye başladı. Hemen mutfağa koştum ve fırın kapağını kontrol ettim. Bir çok evdeki gibi biraz açık ise eğilip kalkarken yüzümü çarpacak açıda idi. Kocamı seslenerek uyandırdım o içeri gelene kadar elime bir buz alıp dudağıma tutarak bekledim. Gerisi kolay oldu, hatta içeri koşup yara merhemi getirip kendi elleri ile sürdü. Kısa süre öncesine kadar deli gibi aşık olduğum adamın çevresinde yalanlar atmak ve az evvel yaşadığım çılgın sikişmenin hasarlarını kapatmak için ondan yardım almak garibime gitti.

Gece olup yatağa geçtiğimizde üç haftadır sevişmememize rağmen sıradan renksiz bir sevişme daha yaşadık. Bir iki öpücük, memelerimi oyuncak gibi tutma ve üzerime tırmanıp içime girme. Kontrolü ele alsam iki dakikada boşalıyorsun bari amımı yala, parmakla, memelerimi okşa, kalçalarımda kocaman ellerinin izi kalsın desem beni günahkarlıkla arsızlıkla suçlayacağını biliyordum. Sevişmek karı koca arasında bir görev onun için. Dün gece yediği yarağın etkisi ile bu sefer içimdeki erkekliği, eniştemin deyimiyle çükü, daha az hissetmiş, kasıklarımı sıkarak, girişimi şüphelenmesin diye daraltmaya çalışmıştım. Hatta sonraları düşündüğümde sanki içime zorla alıyormuş gibi yalandan inlediğimi de hatırlıyorum. Sonuç değişmemişti. Eniştemin dağıttığı amcığımın içinde bile o küçük siki ile yine erkenden boşalmış ben yine zevk almamıştım. Bu kötü sevişmede bile amımın oldukça ıslanması eniştenin sözlerini aklıma getirmişti. Böyle ıslanan amı her gün iki kere sikmek gerek diyen.

Duş için kalktığında önündeki erkeklik bu sefer gözüme komik denecek kadar küçük görünmüştü. Daha on iki saat önce içime giren sik bir kol gibi sallanırken, kocamın az evvel boşalmış siki gerçekten bir çük kadardı ve ondan yaşlı eniştenin siki boşalsa bile dik dururken bu çoktan inmişti. Önceki sevişmelerimizden tek farkı bu seferinde duş yaparken kendimi tatmin etme ihtiyacım olmamasaydı. Yatağımıza döndüğümde, ikimiz de boşaldıktan sonra eniştem ile nasıl sarmaş dolaş yattığımız, içimden döllerinin süzüldüğünü hissederken onun göğsünde yatmanın getirdiği rahatlama hissi aklıma geldi. Kocam ise giymiş kat kat atletini pijamasını kıçını dönmüş uyuyordu.

Üç gün sonra yine işlerimi tamamlamış aylak aylak bilgisayarda zaman geçirirken bilmediğim bir numara aradı telefondan. Önce açmadım ısrarla çaldırmaya devam edince açtım. ” sokağın karşısındayım” diyerek doğrudan lafa girdi. ” girişteki kapıcıyı def edecek bir şey bul da yukarı geleyim” Bir anda sevgilisi kapıda belirmiş genç kız gibi panik yaptım hala üzerimde pijamalarım saçım başım darmadağınık halde idim. Koşarak odama gidip saçlarımı taramaya ne giysem diye bakınmaya çalışırken telefon bir daha çaldı. ” hadi kızım çok azdım, akşama kadar sendeyim sonra ablan seni oturmaya çağıracak” ” ev hali ileyim toparlanayım” ” ben üstündekiler için değil içinde sakladıkların için geldim içeri geldiğimde sadece iç çamaşırların olsun üstünde. Şimdi kurtar beni kapıcıdan” dedi. Dahiliden kapıcının numarasını çevirdim aklımda hiç bir şey yoktu. “Buyrun Esma hanım” deyince biraz duraladım masanın üzerindeki örtüyü görüp ” ya az evvel örtüyü camdan düşürdüm alabilir misin? Kaybolmasın. Ben akşama ablama gideceğim o zaman alırım sizden.” Hemen tutup fırlattım örtüyü arka bahçeye doğru. Sonra acele ile üzerimdekileri çıkardım. Külodumun ağında hafif bir nem şimdiden oluşmuştu. Çekmeceden yeni aldığım beyaz iç çamaşırlarımı giydim, dudaklarıma ruj sürerken kapı çaldı, elimdeki parfüm şişesinden koridarda üzerime sıkabildim. Kapıyı aralar aralamaz içeri atladı. ” başka bir yöntem bulmalı buluşabilmek için” dedi. ” böyle olmayacak” Sonra hiç bir şey demeden durup beni seyretti.

“Üç gecedir hep gözümün önündesin ama böyle çok daha güzelsin” İltifata alışkın olmadığımdan utandım. Yavaşça sokulup dudağımı öptü. Ellerimi tutarak beni kendi etrafımda çevirdi. ” Yıllarca sert sert sikecek koca bir göt ve meme hayali kurmuştum elimin altındaymış meğer” diyerek kıçıma acıtacak bir şaplak attı.

Gidip salondaki kanepeye oturdu. Kapı önünde kalakalmıştım biraz beni öper hoş sözler söyler zannederken o emreder haline geçmişti yine. Oturduğu yerde gömleğini çıkartırken “bana buz getir gelirken”diye seslendi ” ayağına da topuklu bir ayakkabı giy.” Neredeyse benden yirmi yaş büyüktü ve emreden sert tavırları zaten erkekler karşısında ezik durmaya alışmış beni robota çevirmişti. Aile toplantılarında da bu herkese tepeden bakan emredici hallerinden hem korkar hem de ailemdeki hiç bir erkeğe benzemediği için hayranlık duyardım. Bir kaba buz koydum en son gelinliğimin altına giydiğim beyaz topuklu ayakkabılarımı ayağıma geçirdim. Girişteki boy aynasının yanından geçerken gördüğüm manzara sonrasında ona hak verdim. Topuklu ayakkabılar bacaklarımı daha uzun gösteriyor ve kalçalarımı daha sıkı hale getiriyordu.

İçerdeki kanepede elinde bir kahve termosu ile oturuyordu. ” bu sefer viskim ile geldim” içine bir kaç tane buz atıp bir yudum içti. Şaşkın şaşkın ayakta beklerken karşıki koltuğu işaret etti ” öyle otur gün ışığında keşfetmek istiyorum seni. Sikemediğim günler seni düşünerek 31 çekerim” Evli bir erkeğin kendini tatmin edeceği aklımın ucundan geçmezdi. ” nasıl geçti bensiz üç gün sikebildi mi seni” bu sırada üzerindeki gömleği çıkarmıştı. Hafif kıllı spor yaptığı için biçimli çıplak üstü karşımda idi. Pantolonunun üst düğmesini açarak önünde kurulmuş çadırın rahatlamasını sağladı. Karşısında hala utanıyordum o ise dediği gibi bakışları ile beni ezberlemeye çalışıyordu. Ona bakamadığımı fark edince kontrolü ele aldı.

“ Bak bir tanem birincisi benimle iken utanmayacaksın” yine emredici ses tonuyla “ ben de sana sikişmeyi öğreteceğim ve zevk aldıkça daha çok sikeceğim seni. Ikincisi sikilirken erkeğine yol göster ki sen de daha çok zevk al ve kendini tanı. Bak mesela ablanı dün gece seni düşünerek öyle sert sikmişim ki yaşadığım en iyi orgazmdı diye sabah bile anlatıyordu. Yani kırkına gelirken bile insan yeni şeyler öğreniyor” Daha dün karısıyla sevişmiş bugün beni sikmeye gelmiş bu adama ses çıkarmadan bakıyordum. Bir dikişte içkisini bitirdi parmağı ile gel diye işaret etti. Ona doğru yürürken fermuarını açıp pantolonunu dizlerine kadar indirdi. Dikilmiş siki külodunu yırtacak gibi duruyordu. Yanına oturmayı düşünürken tam bacaklarının arasında ayakta tuttu. “ Mükemmel, gece bu kadar pürüzsüz ve taş gibi olduğunu anlayamamıştım.” Yine sert parmakları ile kalçalarımı sıktı. “İzi kalıyor parmaklarının dikkatli ol” dedim. “ İşte böyle yol göster bana, ama önce yarım kalan dersini tamamlayalım diz çök bakalım” Önünde diz çökünce yapacağım işi anlamıştım, çamaşırından kurtardığım siki karşımda idi, kalçalarını hafif kaldırınca külodunu çekip indirdim. Şimdi karşımda dimdik bir sik ve üç gün önce pek dikkatli incelemediğim taşakları duruyordu. Kocamınkilerin iki katı büyüklüğünde şişkin ve sikinden oldukça koyu renkte iki torba. Anlamış gibi. “ senin için temizledim önce taşaklardan başla” Kafamı eğip dilimi hayatımda ilk defa bir erkeğin taşaklarına değdirirken derin bir nefes verdi bacaklarını iyice araladı. Taşaklarını öpüp hafif hafif dilimi üzerinde gezdirirken siki aşağıdan daha heybetli gözüküyordu. “ kökünden yukarı doğru yala” Dediğini yaparak yukarı çıktım ve başına gelince bir kerede ağzıma aldım.

“Yavaş, tükürükle biraz ve dişleme” Baş kısmında dilimi gezdirince gövdesinden daha kaygan ve kadifemsi teni çok hoşuma gitti. Onun sıklaşan nefesleri ve saçlarımda gezinen elleri erkeğimi mutlu ettiğim duygusunu ilk defa yaşatıyordu. Daha dokunulmamasına rağmen sırılsıklam olan kadınlığım nedeniyle ben de kalçalarımı oynatıyordum. ” Ooo birazdan o götü öyle oynatmanın acısını göreceksin” diyerek soluk soluğa inlemesinden sunduğum manzarayı beğendiği belli idi. Kafamı daha da bastırıyor gırtlağıma kadar değmesi nefessiz bırakıyor ve neredeyse öğürecek hale getiriyordu. Tempoyu tamamen o ayarlamış arada kafamı hareketsiz tutarak sikini ağzıma hapsediyor sonra kafamı hızla kaldırıp indirip dudaklarımı sikiyordu. Bir iki dakika böyle devam ettik. ” kalçalarıma sarıl” diye bağırınca iki elim ile kalçalarına çekinerek ellerimi koydum. ” sarıl” deyince yine ilk defa bir erkeğin kalçalarını sıkı sıkı avuçladım. Çok hoşlandığı belli olarak kalçalarını biraz daha yukarı kaldırdı ve ağzıma zor sığan sikinden döller boğazıma doğru fışkırmaya başladı. Hiç beklemediğim aklımın ucundan bile geçmeyen bu durumun şaşkınlığı ile geri çekilince son bembeyaz döl dudağımın üzerine fışkırdı.

Utanç ve şaşkınlıktan ne yapacağımı bilmeden ayağa fırlayıp ağzımın kenarlarını silerken istemdışı olarak yutkununca ağzıma önce biraz tatlı sonra ekşi bir tat yayıldı. İğrenerek en yakın lavabo olan mutfağa topuklu ayakkabılarla savrularak koşarken arkamdan kahkahalar geliyordu. Ağzımdaki herşeyi lavaboya tükürerek yıkadım. Salona döner dönmez ” nasıl iğrenç bir adamsın” diye bağırdım. ” Ulan üç gün önce ben seninkileri içerken akmaya devam ediyordun” diyerek o da bağırdı. Kolumdan çekip koltuğa fırlattı. ” Öğren dedim sana sikişirken sınır olmaz. Namuslu kasaba kızı ayaklarını da bırak. Yaşadıklarından çok daha fazlasını yaşatacam sana” Bu arada bir kolumu hala sıkıyor ve diğer eli ile de çenemi sıkı sıkı tutmuş gözlerimin içine bakıyordu. ” Kaç kere boşaldın seni siktiğim gece, üç dört? Kocan bir kere bile boşaltabiliyor mu lan seni? Ne yapacan bir iki sene sonra aşağıdaki kapıcıya karşıdaki bakkala mı verecen yaraksızlıktan?” Gözlerim yaşarmış ama aynı anda külodumda da tekrar ıslaklık belirmeye başlamıştı. Bana tecavüz edecek gibi davranması niye bu kadar tahrik ediyordu ki? Kısa bir sessizlikten sonra yer gibi ısırarak etli dudaklarıma saldırdı. “yapma iz kalıyor” deyince oradan boynuma tekrar dudaklarıma. Kollarımı bırakıp sütyenin üzerinden memelerimi saldırırken kanepeden kayıp yere yuvarlandık. Şimdi o altta ben üste öpüşürken, kanepeden bizimle birlikte düşen bir yastığı aldı ve başının altına koydu. Ayağa kalk deyince şaşırdım tam kızışmaya başlamıştım.

” Kendimi affettirecem sana” öyle deyince kalktım. Uzanıp ağı ıslaklıktan tenime yapışmış beyaz külodumu aşağıya indirdi ve ayaklarımdan kurtardı. Alıp ıslanmış ağını kokladı. “Yavaşça çömelerek”dedi. Yarı inik ucunda döllerinin artanları duran sikine doğru çömelirken “oraya değil” diyerek yukarıya çekti beni. Kanepenin kenarından güç alarak ağzına denk gelecek şekilde çömeldim. Nefesini amımda hissediyor, utanç içinde ama büyük bir merakla bekliyordum.” Gördüğüm en güzel am. Pembe, dudakları etli etli.” Koca dilini göt deliğimden başlayarak amıma kadar sürdü. Sonra dış dudaklarını emmeye dudaklarının arasına alarak çekiştirmeye başladı. Kalçalarımdaki elleri arada kalçalarımı iki yana ayırarak amımı iyice açıyor o da dilini tamamen içime sokup amımın içinde gezdiriyordu. İçinden çıkan dili bızırımı ve am girişini yalamaya başladığında dizlerimde güç kalmadı ve kendimi dizlerimin üstüne öne doğru bıraktım.

Şimdi dudakları ile bızırımı öpüyor dili ile baskı yapıyordu. Kalçalarımı suratına bastırıyor dili içimde geziyor nefesiz kalınca yine hafif hafif bızırımı emiyordu. Koca dili köküne kadar içimde elleri kalçalarımı eziyordu. Belimi havaya kaldırarak boşalmaya başladığımda “devam et orospum, kocaman oldu bızırın tam emmelik” diyerek kalçalarımı acıtarak sıkmaya başladı. Dudaklarının arasına sıkıştırdığı bızırımı neredeyse yiyiyor amımdan boşalan suların damla hale geldiğini hissediyordum. Tüm boşalmalarımdan farklı olarak içimden fışkırırcasına sular çıkıyor, gözlerim yaşarıyor ve bacaklarım titriyordu. Gördüğü manzara hoşuna gitmiş olacak ki biraz bekleyip yeniden yalamaya başladığında ” dur lütfen” diyerek kanepeye devrildim. Bu şiddette yaşadığım ilk orgazm olduğundan am dudaklarım top gibi şişmiş ve dudaklarının değmesi bile sızı verir olmuştu. ” dokunma biraz” deyince o da yanıma oturdu. Siki tekrar dikilmişti. Ama ben top gibi kabarmış amıma ve çevresindeki şaşılası ıslaklığa bakıyordum. Neredeyse dizlerime kadar bacaklarım parlıyordu. Kalkıp tuvalete oradan mutfağa doğru çıplak yürüyen erkeğim elinde iki bardak su ile geldi. İçince elimi tuttu ve ” yatakta daha rahat ederiz” diyerek odama götürdü. Üstümde sütyenim ve ayağımda ayakkabılar duruyordu hala. Biraz sakinleş geliyorum diyerek telefonu ile geri döndü odaya. Şirkete bir kaç talimat görüşmesi yaparken bir yandan beni seyredip sikini okşuyordu. Telefonu kapatıp pantolonun cebinden çıkardığı prezervatifi sikine taktı. ” sana kötü bir haberim var bunu takınca kolay boşalamam ben”

Yatağın ayak ucundan gelip bacaklarımı araladı ve dizlerimi kırıp tükürüklediği avucunu amıma bastırdı. Aslında ihtiyaç duymayacak kadar ıslaktım. Sikini kökünden tutup baş kısmını içime batırdı ve çıkardı. Sonra kalın beyaz bacaklarımı omuzuna alıp tek seferde içime girdi. Çığlığıma aldırmadan aynı hareketi iki üç kere daha tekrarladı. Devamında bacaklarımı omuzlarından indirip iyice bana doğru kıvırdı, dizlerim büyük memelerime değiyor ve taşaklarına kadar soktuğu siki amımın diplerinde geziyordu. Kendi bacaklarımın göğsüme baskısı ve içimi yara yara ilerleyen sikin saplanışı nefeslerimi düzensizleştirmişti. Katladığı bacaklarımı bırakarak tekrar misyonere döndü ama kısa sürede vazgeçip yan döndürdü. Şimdi yandan sikini içime sokarken bir bacağımı kendi bacağı ile hafif kaldırmıştı. Dişlerini ensemde hissediyor boştaki eli de hala şişkin duran bızırıma baskı yapıyordu. Daha rahat gelmiş olacak ki temposunu koruyarak üç beş dakika da böyle devam etti. Benim için ise farklı bir yolculuk başlıyordu. Güzel bir tempo ile amımı dolduran sik ve arada bızırımı okşayan el bu seferki orgazmımı yavaş yavaş getiriyordu. Amımdaki kasılmalar artmış o da bunu çok iyi hissettiği için giriş hızını yükseltmişti. Önce kasıklarımda bir daralma ve sonrasında müthiş bir kasılma ile patladım. Nefesimi ne zamandır tuttuğumu bilmiyordum ama boğulacakmış gibi haykırmaya ve çırpınmaya başladım. Sikini içimde tutmak için öne atılan belimi kendine doğru çekiyor bense vahşi bir at gibi öne doğru kıvranıyordum. Içimde kıpırtısız sakinleşmemi bekliyordu. Nefesim normale dönünce ” Üstüne oturacam” dedim.

Içimden çıkıp sırtını yastıklara dayamış oturdu. Onun üzerine doğru yerleşmeye çalışırken bacak aramda hissettiğim ıslaklığı kontrol etmek için elimi attım. Bir şaşkınlık daha. Sanki amımın çevresi yeni yıkanmış kadar ıslak ve yapış yapıştı. Parmaklarım kendi ıslaklığımla birbirine tutunuyordu. Bekleyen erkeğimin gözlerine bakarak yavaş yavaş hiç geri kalkmadan sikin üstüne oturdum.
” senin artık bu yarak ne istiyorsan söyle” deyip dudaklarını ısırdı.

“Memelerimi öp ve em ama acıtma” dedim. Ben dizlerimde güç kalmadığından sadece kalçalarımı oynatarak kalın siki içimde gezdiriyor o da iri memelerimin birini bırakıp diğerine saldırıyordu. Arada bacaklarıma sıktıkça kafasını geri atıyor amımın duvarlarında sikin her kıpırtısını hissediyordum. Şimdi koskoca bir siki hapsetmenin gücü ile kalçalarımı daha geniş kıvırıyor altımda yatan erkeğin şekilden şekile giren suratını seyrediyordum. ” tam bir orospuymuşsun, tahmin etmeliydim, sular akıyor amından, karı dediğin böyle olmalı” gibi sözler ile iki eli ile mememin uçlarını sıkıyordu.

Üzerinde ileri geri kıvranmama alttan kalça hareketleri ile karşılık vermeye başlayınca gözlerimde şimşekler çaktı ve kısık inlemelerim ah ve oh sesine döndü. Alttan vuruşlarında daha sert ve daha derine gidiyor, içimdeki sikin başının bir kalp gibi attığını farkediyordum. Ellerini pençe gibi kalçalarıma geçirip resmen bağırarak boşalmaya başladı. Bu sefer döllerini içimde hissedemiyor ama döller ile genişleyen prezervatifin başının değdiği yerlerim yanıyordu. Boşalmasına rağmen girişlerini sürdürerek kalçalarımı sıkmaya devam ediyordu. ” çıkarma sakın” diyerek kendimi de şaşırtan bir tepki vererek eğilip dudaklarına yapıştım. Bu sefer ben onun dudaklarını dişleyip çekiştirerek soluk soluğa üstüne yığıldım. Içimden çıkarak beni öpmeyi sürdürdü. Artık öpüşmelerimizde iki sevgilinin sıcaklığı vardı. Başını göğsüme dayamış uyuklarken telefonum çaldı. Arayan ablamdı, eniştemin dediği gibi beni akşam yemeğine çağırıyordu. Kısa keserek“Tamam” diyerek telefonu kapattım. Saati gördüğümde şok oldum eve geldiğinden beri iki saatten fazla olmuştu. Banyoya doğru yürüdüm. “Götün çok güzel” dedi arkamdan, ben de biraz daha kıvırarak banyoya girdim.

Duşun altına girmiş vücudumdan teri ve bacakaramdaki ıslaklıkları temizlemeye çalışırken banyonun kapısını açıp içeri girdi. Kocam bir kere bile bunu yapmamıştı. ” Sen de mi yıkanacan” dedim. ” Yok, elimi, yüzümü, sikimi yıkayım yeter. Akşam iş yemeğim var.” Sonra beni şaşırtan bir şey daha yapıp klozetinin kapağını kaldırıp işemeye başladı. Ilk defa bir erkeği işerken görüyordum. Sakin sakin işini bitirip bana aldırmadan sikini ve taşaklarını yıkadı. Ben de saçlarımı sampuanlarken şarkılar mırıldanıyordum.

Saçlarımı durulayıp gözlerimi açtığımda bir anda korktum. Klozetin kapağını kapayıp üstüne oturmuş beni seyrediyordu.

” gitmedin mi sen korkuttun beni” ” çok güzeldi vücudun suyun altında. Götün parlıyor köpüklerle” biraz dikleşmiş sikine bakıp ” bir daha mı yapacaksın yoksa” dedim. Güldü.” Çok isterdim ama sonra akşam yemekte uyuyakalırım, sana yardım edeyim” diyerek kalktı ve kuvetin içine girerek elimdeki süngeri aldı. Boynuma ve oradan sırtıma inen köpüklü sünger ile yıkamaktan çok okşuyor, yıkadığı yerlere dudağını değdirip, ” hımmm temiz olmuş, aferin bana” gibi laflarla beni güldürüyordu. Sonra beni kendine çevirip göğüslerimi iyice köpükle kaplayıp sıcak su ile duruladı. Dudaklarımı nazikçe emdi. Yine dudakları ile göğüs uçlarımı yaladı kontrol etti. Sıcak su ve okşanmak yine tahrik olmama göğüs uçlarımın dikilmesine neden olmuştu. ” dön bakayım şu koca götünüzü de bir köpürtelim” diyerek beni tekrar duvara doğru çevirdi.

Daireler çizerek iyice köpük içinde bıraktı. Sonra “kese vaktin gelmiş senin” dedi ve kalçalarımın arasını köpüklü süngerle diğer eli ile de önden amımı okşamaya başladı. Bacak aram köpüklerden ve sıcak su masajından kayganlaşmış, bu kayganlığa am sularım da karışmıştı. “Biraz bacaklarınızı aralayıp öne doğru eğilir misiniz” dediğinde “tabii ki nazik kesecim” diyerek kıvırtıp dediğini yaptım. Şimdi sabunlu elleri ile kalçalarımı okşuyordu. Sonra bir eli göt deliğimin üzerinden kayarak amımın ıslanmış ve az önce yediği kalın sikten dolayı açılmış deliğine ulaştı. Iki parmağı kolaylıkla içime girmiş ileri geri hareket ediyordu.kalçalarımda gezen dilden diz çöktüğünü anladım. Ben amıma giren parmaklar ile inlerken dili göt deliğime değdi. Dilini önce yukarı aşağı oynatıp sonra tam deliğin üstüne doğru sert sert bastırmaya başladı. Kıçımın yalanmasının şaşkınlığından çok dili sanki amımın içindeymişçesine zevk almamı sağlıyordu. Amımdaki parmaklar sert sert hareketlerini sürdürürken birden durdu.

Ben boşalırken nereye tutunayım diye düşünürken gelen bu duraksamaya üzülürken, işaret ve orta parmağı içimde olan sağ elinin baş parmağını göt deliğimin üzerine bastırdı. Elimle iteklemeye çalışmama aldırmadan iki deliğimdeki parmaklarını kıvırarak amımda oynamaya başladı. Sabundan ve amımdan sırılsıklam olmuş göt deliğime biraz bastırması ile parmağı bir iki santim daha girdi. ” Daracık bu hiç sikilmemiş” Der demez parmağını biraz daha bastırdı şimdi alttan yukarı doğru bastırdığı parmakları ile götümdeki parmak sanki içimde buluşuyordu. Ben kıvrandıkça ve kalçalarımı daha geniş çevirdikçe artan baskı, ilk defa götüme giren bir parmak ve yavaştan başlayıp hızlanan temposu dayanma noktamı aştı. Bu sefer aldığım zevk sadece amımla kısıtlı olmayıp önümde ve arkamda sertliği hissedince banyoyu çınlata çınlata boşaldım. Yan komşu çalışıyor olmasa rezil olurduk. Sırtıma bir öpücük kondurdup ben gidiyorum dedi. Ben ise kuvetin içine oturup nefesim sakinleşene kadar bekledim. Iki dakika sonra giyinmiş olarak “kapıcıyı unuttuk” diye geri döndü.
“Bu saate kalmamıştır. Yine de dikkatli ol”