ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 1.BÖLÜM

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 1.BÖLÜM
Yaz aylarının başları olmasına rağmen cehennem sıcağı vardı. Dedemler benim yatacağım arka odayı önceden hazır etmişlerdi. O oda diğer odalara göre daha serindi. Herkes sıcaktan bunalınca soluğu benim odamda alırdı. Ama geceleri oda benimdi, kimse rahatsız etmez, hatta önünden bile geçmezdi.

Dedemlere gelişimizin 3. günüydü, bizim karşı kiralık dairemize bakmaya adamın biri geldi. Ben ilgilendim adamla. Adamın suratı sirke satıyordu. Adam ne gülüyor, ne de söylediklerimden tatmin oluyordu. İçimden (Umarım kiralamaz!) diye geçiriyordum. Ama tam tersine, adam karısını arayıp, güzel bir ev bulduğunu, hemen gelmesini söyledi. Aradan 15 dakika geçmeden, kucağında çocuğuyla bir kadın, avluya girdi. Kadının öyle ahım şahım bir güzelliği yoktu; 1.60 boylarında, normal ölçülere sahip, ama bakışlarıyla çok şeyi anlatan birine benziyordu. Orta boy göğüsler, hafif çıkık bir kalçası vardı.

Kadın yanımıza geldiğinde kafa sallayarak selam verdi. Kocasıyla konuşurlarken isminin Handan olduğunu anladım. Ona da evi gezdirdim. Kocasının aksine, Handan abla güleç yüzlüydü ve çabuk ısınmıştı ortama. Ben de Handan abla gelince biraz daha yumuşamıştım, daireyi kiralsalar da olur, kiralamasalar da modundaydım. Sonuçta Handan abla evi çok beğendiğini söyleyince, kiraladılar. İçerisi yapılı olduğundan da, 2 gün sonra taşındılar.

Sonradan öğrendiğime göre, Handan ablanın kocası inşaat işçisiymiş, bazı aylar birkaç haftalığına başka şehirlere çalışmaya gidermiş. Böyle günlerde Handan abla bizden çıkmaz olmuştu. Haliyle benim de canım sıkıldığı için sürekli sohbet ederdik. Yanımızda annem olduğundan, sohbet konuları hep dedikodu olurdu. Ama Handan abla bakışlarıyla bana hep birşeyler anlatmak ister gibiydi.

Bir gün merkeze alışverişe inecektim. Sabah 10:00 gibi hazırlandım, kapının önünde ayakkabımı giyerken, karşı tarafın da kapısını çaldım, marketten birşeyler istiyor mu diye sormak için. Annem tembihlemişti, (Ne de olsa kocası yok, kadıncağızın alışverişine falan yardım et!) diye. Handan abla yarı uykulu kapıyı açtı. “Günaydın abla, markete gidiyorum, alınacak birşeyler var mı?” diye sordum. O da, “Dolaba bakmam lazım, içeri gel, orda bekleme!” dedi. Ben de girdim içeri. “Acelen yoksa bir kahve iç öyle git?” deyince, kabul ettim.

Mutfakta kahvelerimizi içerken sohbete dalmıştık. Sohbet okadar sarmıştı ki, ikinci fincan kahvelerimiz bitmiş, Handan abla üçüncüleri yapıyordu. Bu arada konu gitgide seks kokmaya başlamış ve konuyu buraya kadar kendisi getirmişti. “Kız arkadaşın çok şanslı!” dedi bana. Ben de, “O niye?” dedim. “Senin gibi birine sahip olduğu için!” dedi. Şaşırdım ve açıkcası Ego’m yükseldi, benden 10 yaş büyük bir kadın bana yazıyordu. “Ne varmış ki bende?” dedim. “Yakışıklısın, bir duruşun var, konuşman etkileyici, kendine güvenin var!” dedi. Ben bunları duydukca götüm kalktı ve “Kocanın da benden aşağı kalır yanı yok!” diye zarf attım.

Handan abla ise kocasıyla evliliklerinin artık sadece kağıt üzerinde devam ettiğini, hatta ayrı yataklarda yattıklarını anlattı. Ben tabii üzülmüş numarası yapıyordum, ama içimden de (Bu kadınla aramızda birşeyler yaşanacak!) diyordum. Ben buraya geleli 2 haftayı geçmişti ve bu sürede sadece birkaç kez 31 çekerek rahatlamıştım.

Kahveleri masaya koydu ve busefer hemen yanımdaki sandalyeye oturdu. Dizi dizime temas ettiğinde, bir ateş parçasını yaklaştırmışlardı sanki, o denli yanıyordu kadın. “Senin de işin zor abla… Peki ne zamandır yalnız yatıyorsun?” dedim. Handan abla, yüzünde munzur bir gülüşle gözlerime bakıp, “2 yıl!” dedi. Ben de, “Aşağıda yangın var desene abla!” deyince, ikimiz de güldük. “Evet, bana bir itfaiye lazım!” dedi, ama gülmedi. Birbirimize bakarken ben dayanamadım ve dudaklarına yapıştım. O da bunu bekliyormuş zaten, anında karşılık verdi. Deli gibi öpüşmeye başladık. Ellerimiz şuursuzca birbirimizin bedenlerinde dolaşıyordu.

Handan abla ufak tefek birşey olduğu için, bunu kucaklayıp kendi odasına götürdüm. Yatağa yatırmamla boynuna indim. Tişörtünü çıkartıp sütyenin üstünden dik göğüslerini sıkıştırdım. Kendince mırıldanıyordu. Bu arada da alttan sürtünüyordum buna. Sütyenini de çıkardıktan sonra göğüs uçlarını emmeye başladım. Hafif süt tadı geldi ağzıma. Meğer halen çocuğunu emziriyormuş. Biraz daha emdikten sonra meme uçları dimdik olmuş, tavanı gösteriyordu. Ordan yavaşça göbeğine indim, bu sırada da eşofmanını sıyırdım. Sıradan beyaz bir külot vardı altında. Külotun üstünden amının hatlarıyla oynadım, ben bastırdıkça külot ıslanıyordu. En son külodunu da cıkardım. Tahminimce 1 hafta önce aldığı kılları ayrı bir hava katmıştı küçük amına. İçi görünmeyen, dümdüz bir amı vardı.

İki parmağımla amının dudaklarını ayırıp yalamaya başladım. Dilimin değmesiyle, “Ohhhhh!” diye inledi ve kafamı hapsetti. Amını bir 5-10 dakika yaladıktan sonra klitorisini uyarmaya başladığımda ise titremeye başladı. Sara hastaları gibiydi, konuşmuyor, dişlerini sıkıyordu. Bıraktım kendine gelmesi için, yaklaşık 2 dakika sonra bacaklarını serbest bıraktı. Mayışmış halde gözlerime bakıyordu. Güldüm, “İyi misin?” diye sordum. “Ben hayatımda böyle boşalma yaşamadım!” dedi. “Tamam mı, devam mı?” dedim. Tamam dese bile bırakmayacaktım da zaten. O anda dudaklarıma yapıştı. Sonra benim üstümdekileri çıkarttı, boxerimi çıkarmadan yataktan kalkıp, beni yatırdı. Gözlerimin içine seksice bakarak boxerimi çıkardı. Yarağımı görünce şaşırdı biraz. “İlk defa bu kadar büyüğünü görüyorum!” dedi ve yalamaya başladı.

Aslında yarağım o kadar büyük değildir, ama biraz kalındır. Önce biraz sıvazladı yarağımı, sonra dudaklarını yaklaştırdı. İlk defa yapacaktı sanırım bunu, çünkü ürkek davranıyodu. Ama bana az önceki boşalmanın teşekkürünü veriyordu aklınca. Yarağımın başına öpücükler kondurdu. Sonra sadece başını ağzına aldı, gidip gelirken dişleri değiyordu, ama önemsemedim. Giderek alıştı, yarısına kadar ağzına aldı. Gözlerime bakıyordu bunu yaparken. Bir süre sonra çıkartıp eliyle sıvazladı. Sonra da, “Hadi artık söndür ateşimi!” dedi gülerek. Ben de daha fazla dayanamaycaktım zaten.

Üstüme çıktı, içine almadan biraz sürtündü. Amı çeşme gibiydi, kasık bölgem su gibi olmuştu anında. Sonra götünü hafif kaldırıp, yarağımı eliyle küçük amının deliğine ayarladı. Ama korkuyordu ve haklıydı, başı bile girerken zorlanıyordu, ki hepsini alması zor olacaktı. Ben de zorlamadım onu, kendi dileğince yapıyordu bu işi. Biraz daha uğraştıktan sonra tamamı içindeydi artık. Bana bakıp zafer kazanmış edasıyla gülümsedi ve oturup kalkmaya başladı. Önce yavaş yavaş otururken, sonra hızlanmaya başladı. Ben de alttan ritim tutturmuşcasına vurduruyordum kasıklarına. Deli gibi inlemeye ve titremeye başladı. Hareketleri de yavaşladı, ikinci kez boşalıyordu ve yorulmuştu. Kendini benim üstüme bıraktı.

Sikim halen içindeydi ve boşalmamıştım. Ben bunu sırt üstü yatırıp bacaklarını kaldırdım ve süratli bir şekilde amına pompalamaya başladım. Bir yandan da meme uçlarını sıkıyordum. “Geliyorum!” dedim. “Beraber gelelim!” dedi. Memelerini bırakıp klitorisiyle oynadım. Çok geçmeden ben boşalmaya başladığımda, o da benimle birlikte boşaldı. Ona yüklenmemek için yanına attım kendimi. Kendimize gelmemiz epey bir zaman aldı. Handan abla sonra kalkıp, amına külodunu tutarak banyoya gitti. Ben de sikimi çarşafa silip temizledikten sonra giyindim.

Banyodan geldiğinde kucağıma atlayıp, ateşli bir öpücük verdi. İlk defa içinde bir sik varken boşalmış ve kendi rekorunu kırmış. “Hergün gel, artık benim erkeğim sensin!” dedi. O sırada kapı çaldı, aceleyle giyinip kapıyı açtı. Ben de korkumdan mutfağa gidip oturdum. Bir kadın sesi geliyordu. Kadın Handan’a, “Telefona niye bakmıyorsun?” deyip direk mutfağa geldi. Beni görünce epey bir süzdükten sonra Handan’a baktı, kim bu dercesine. Handan da, “Serdar, ev sahibimizin torunu!” diyerek beni tanıttıktan sonra, “Markete gidiyormuş da, bir ihtiyacım olup olmadığını sormaya gelmiş…” dedi. Gelen kadın Handan’ın ablasıymış, isminin Zübeyde olduğunu söyledi. Ben de, “Memnun oldum!” deyip kalkmak için izin istedim ve çıktım ordan. Ama ablasının beni süzüşü kafama takılmıştı.

Evden çıktıktan sonra arabayla çarşıya indim, alışverişi yapıp, akşama kadar dolandım, eve doğru yola çıktım. Evin aşağı sokağında Zübeyde ablayı gördüm. Yanında durup, “Evin uzaksa bırakayım abla?” dedim. Biraz tereddüt ettikten sonra, “İyi olur aslında…” dedi. Yanıma oturdu ve “Hava kararmıştı, korkarım bu yollarda, seni bana Tanrı gönderdi!” dedi. Ben de, “Lafı mı olur abla, ne zaman ihtiyacın olursa haber et, ben getirir götürürüm seni!” dedim. Bunu niye dediğimi ben de anlamadım, ama laf ağzımdan çıkmıştı bir kere. Yüzüme baktı bir süre, sonra önüne dönüp, “Sağol!” dedi.

Onun tarifiyle evinin önüne gelmiştik. İnmeden sağa sola baktı kimse varmı diye, sonra telefonunu çıkarıp, “Numaranı ver o halde de, bir yere gidecek olursam ararım seni!” dedi gülerek. Numaramı kaydettikten sonra, sanki 40 yıllık arkadaşımmış gibi sarıldı, yanaklarımdan öptü ve indi arabadan. İçimden (Ben bu karıyı da sikerim!) dedim.

Eve geldiğimde ev baya kalabalıktı. Fenerbahçe Galatasaray maçı vardı ve bizde izleniyordu. Handan abla ve kocası da gelmişti, ama Handan ablanın pek maçla alakası yoktu, düşünceli bir hali vardı. Beni görünce gülümsedi. Maç bittikten sonra herkes dağılmaya başladı. Handan abla (Annemi kastederek), “Ben ablamla oturcağım biraz!” deyip kocasını yolladı ve annemin yanına geçti. Ben de Laptopumu alıp alıp odama geçtim, öyle boş boş takılıyordum. Aradan yarım saat geçtikten sonra Handan abla benim odaya gelip, dudaklarıma yapıştı. Ben ittirdim, biri gelir diye. Ama Handan abla, “Halen sabahki olanların etkisindeyim, ıslak ıslak geziyorum!” dedi. Kendimden gurur duydum, ama korkuyordum da, “Yarın gene yaparız, iyice doyarsın merak etme! Anneme söyle de, bana bir kahve yapsın!” dedim, onu göndermek için.

“Annen uyuyor!” dedi. Şaşırmıştım, saat daha 24:00 idi. “Annem bu saatte uyumaz!” dedim. Handan küçük bir şişe çıkardı cebinden, “Hemde mışıl mışıl uyuyor!” dedi gülerek. Korkmuştum bu karıdan, kendini siktirmek için her şeyi yapardı. Dedemler bu saate kalmazdı, onlar da uyumuştu zaten. Hemen işimi görüp göndereyim dedim içimden. Kalkıp içeriyi kolaçan ettim, annem uyuyordu, seslendim birkaç kez, uyanmadı. Uyku ilacı işe yaramıştı demek ki. Dedemler de uyuyordu zaten. Tekrar odaya döndüğümde Handan abla soyunmuştu bile. Üstünde dantelli bir sütyen, altına da fıstık yeşili bir tanga vardı sadece. Hemen dudaklarına yapıştım. O da aynı anda karşılık verdi, öpmüyor adeta yiyordu beni.

Seri bir şekilde tişörtümü çıkardı. Dudaklarımdan boynuma, ordan da ıslak ıslak öperek göğsüme indi. Eli boş durmuyor eşofmanımın üstünden sikimle oynuyordu. Sikim anında sertleşmişti, hatta boxerimi zorluyordu. O da bunu fark etmiş olacak ki, çıkardı her şeyi. Ve aşağı inip saksoya başladı. Sabaha göre çok daha iyiydi. Sikimin başını öpüyor, diliyle taşaklarımdan başlayıp sikimin başına kadar yalıyordu, sonra ağzını iyice açıp, alabildiği kadar ağzına alıyordu. Ben de gözlerimi kapatıp kendimi ona bıraktım. Rahat bir 10 dakika geçmişti, ben dur demesem devam edecekti. Onu kaldırıp sütyenini çıkardım, yatağa sırtüstü yatırdım. Öpmek gelmedi açıkcası içimden, o yüzden direk memelerine yapıştım. Ben emdikçe bacaklarını oynatıyordu. Bir sağ memesini, bir sol memesini emiyordum, uçlarını dişlerimle sıkıştırıyor, dilimle fırçalıyordum.

Handan abla inleyerek, “Bu nasıl birşeydir, boşalacam şimdi!” dedi. Ben de devam ettim, açıkcası boşalacak mı diye merak etmiştim. Çok geçmeden dediği gibi boşaldı. Bu yaşıma kadar çok tecrübem olmuştu, ama ilk defa göğüslerini emerek boşalttığım biri olmuştu. Handan abla boşalmanın etkisiyle kasılmıştı gene. Bacaklarını açana kadar beklemeye niyetim yoktu bu sefer. Ben tutup ayırdım bacaklarını ve amına direk geçirdim. Köküne kadar girdiğimde, “Iııhhh!” dedi. Sabahtan bu yana amının deliği kendine gelmişti, zorlanmıştım girerken, pek umursamadan girip çıkmaya başladım. Handan abla, “Ohhh, çok güzel, sabaha kadar sik beni aşkım! Boynuzlu kocam evde uyusun, sen doldur deliklerimi, ohhhh!” diye diye tekrar boşaldı. Boşalırken çığlık atınca mecbur susturmak için yapıştım dudaklarına.

Handan abla kendine gelince de devam ettim, ama bir süre sonra yorulmuştum ve boşalmak istemiyordum. O yüzden çıktım amından, yatağa sırt üstü yatıp, “Hadi bakalım, sıra sende!” dedim. Vakit kaybetmeden sikimin üstüne oturdu. Sikimi amına alınca bir süre bekledi. Beklerken dudaklarını ıstırıyodu. Sonra tadını çıkara çıkara oturup kalkmaya başladı. Ben de alttan pompalamaya başladım. Ben pompaladıkça o da hızlandı. Odamda ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri yankılanıyodu. Bir süre sonra Handan ablanın hareketleri dengesizleşti. Sırıl sıklam olmuştuk terden. Saçları dağılmış, yüzünü kapatıyordu. Son bir hareketle oturdu tekrar. Yeniden kasıldı, amı sikimi mengene gibi sarıyordu. Ben de boşalacaktım. Bir iki kere girip çıktım ve içine boşalmaya başladım. Ama ne boşalma, deli gibi fışkırıyordu içine döllerim. Handan abla kendini üstüme bıraktı.

İkimiz de nefes nefeseydik. “Ben bugüne kadar sikildiğimi sanıyordum. Harika birisin aşkım!” deyip öptü beni. Biraz dinlendikten sonra kalktım, boxerimi ve eşofmanımı giydim. Saate baktığımda 01:00’i geçmişti. Bir saatten fazla olmuştu. “Hadi daha fazla oyalanmadan git, kocan işkillenmesin!” dedim. O da giyindi. Uzunca öptükten sonra yolladım bunu. Elimi yüzümü yıkayıp odama döndüm. Yorulmuştum, uyumayı düşünüyordum. Yatağa yatmadan telefonuma baktığımda, tanımadığım bir numaradan mesaj gelmişti. Mesajı açınca, bunun Zübeyde abladan olduğunu anladım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir