Lüks Villada Seks! (7) ALINTI.

Üstümü başımı düzeltip bir sigara içtikten sonra eve geçtim. Hanife mutfakta yemeği hazırlıyordu. Beni görünce, “Nerdesin, gene ne haltlar çeviriyorsun?” dedi, sinirli bir hali vardı. Cevap vermek yerine, “Ne oldu, sen neye kızdın?” diye sordum. Fısıltılı bir sesle, “Bu orospuya kızdım!” dedi. Meliha Hanımdan bahsediyordu. Arkada ne yaptığımızı görmüş ya da anlamış mı yoksa diye korkuya kapıldım, ama öyle olmadığını anlayınca rahatladım.

Hanife, “Çorbanın üstüne salçalı sos yaptım, kavurdum tereyağında. Yok, bana sormadan niye yaptın, yok bize dokunuyor, öğrenemedin mi falan filan bir sürü şeyler deyip gitti. Sinirimi bozdu!” deyince omzuna vurup, “Tamam üzülme, sen de bundan sonra yapmazsın olur biter!” dedim. Hanife dudaklarını büzüp, “O kadını senin yanında görünce zaten cinlerim tepeme çıkıyor, bir de böyle söylemesi daha da sıktı canımı!” dedi sözlerim üzerine. Oflayıp pufladıktan sonra, “Ne yapalım, gidelim o zaman buradan, madem istemiyorsun!” dediğimdeyse, “Manyak mısın, yağlı kapıyı bulmuşum bırakır mıyım?” dedi gülerek. Saniyeler içinde değişiyordu karakteri.

“Ben banyoya gidiyorum, gelirim biraz sonra!” diyerek bizim kata çıktım. Tuvaletimi yaptıktan sonra yıkandım, gündüz vakti cenabet gezmek istemiyordum. Aynı giysilerimi giyinip aşağı indiğimde Hanife sofrayı hazırlamıştı. Numan Bey ve Meliha Hanımın gelmesini bekliyordu. “Senin yemeğini vereyim onlar gelmeden!” deyince küçük masaya oturdum. Hanife çorbamı koyarken, Numan Beyin, “Tahsin geç bizim masaya, beraber yiyelim!” diyen sesi çınladı koca salonda. Aynı telefon ekranındaki gibi gülümsüyordu. Eliyle işaret edip, “Al çorbanı geç masaya, Hanife sen de gel!” dedikten sonra kendi sandalyesine oturdu.

Meliha Hanım da banyo yapmış gibiydi. Beyaz yanakları pembeleşmişti. Kahverengi pardesüsü ve başındaki türbanını çıkarmıştı. Şimdi turkuaz rengi önü fermuarlı bir ferace ile sarı renkli desenli büyük bir türban vardı başında. Kocasının yanındaki sandalyesine oturdu. Ben karşısındaki sandalyeye geçerken Hanife de benim yanıma oturdu. Numan Beyin her zamanki duasından sonra yemeğimizi sessizce yemeye başladık. Meliha Hanım kocasının yanında ağzı var dili yok bir haldeydi yine. Kaçamak bakışları zaman zaman bana ve Hanife’ye yöneliyordu. Numan Bey ise ailenin reisi olarak bizleri gözetliyordu sanki. Yemek sırasında birkaç soru sordu bahçeyle ilgili. Yemeğin ardından ben bahçeye çıkarken, onlar Hanife’nin yaptığı kahvelerini yudumluyordu.

Akşama doğru Hanife yanıma geldi. Yüzünde anlamını iyi bildiğim gülümsemesi vardı. “Ne oldu, ne arıyorsun burada?” diye sorduğumda, “Seni özledim!” dedi. Küreği tutan koluma sarıldı. “Ne o kız, azdın mı yoksa?” dediğimdeyse, “He, azdım!” dedi küçük bir kahkaha atarak. “Deli olma, görecekler bizi!” deyince, “Onların götünde pireler uçuşuyor şimdi, karı koca yattılar. Akşama yemek yapmamı da istemediler, işim yok. Bu gece zaten yapamayız. Hadi be, özledim seni!” diyerek kedi gibi sırnaştı. Ardından da elimdeki küreği alıp yere attı. Tuttuğu elimi sol memesine götürdü.

Çiçekli bol gömleğinin altındaki sutyensiz memesini hissedince yarağım hareketlenmeye başladı birden. Meliha Hanımın tadını aldığımdan beri karımı unutmuştum. “Yukarı çıkalım o zaman!” deyince itiraz edip, “Ses edip de uyandırmayalım şimdi, bahçede yapalım!” dedi. “Bahçede nerde yapacağız be, delirdin mi?” diyerek itiraz edecek oldum, ama Hanife, “Gel benimle!” diyerek halen tuttuğu elimden çekiştirip beni arkaya doğru sürükledi.

Birkaç saat önce Meliha Hanımın ağzına verdiğim yere gelmiştik. Köpek kulübesinin yanındaydım yine, ama şimdi yanımda Hanife vardı. Meliha Hanımın üstüne oturduğu kova aynı şekilde duruyordu, içtiğim sigaranın izmariti de yerdeydi. Ama Hanife bunları fark etmedi bile. Yeşil çimlerin üzerinde diz çöktü hemen önümde. Pantolonumun kemerini, düğmesini ve fermuarını açtı. Ayaklarıma inen pantolonumu çıkartmamı istedi. Yarım botlarımı çıkardıktan sonra pantolonumu, ardından da aşağı sıyırdığı külotumu çıkarttı çabucak. Yarağımı kavradı hemen. İnik haldeki yarağımın kafasını emmeye başladı. Meliha Hanımdan sonra yarağım karımın ağzındaydı.

Hanife hızlı hızlı emiyor, yalıyordu. Sağ eliyse taşaklarımdaydı, her ikisini usul usul canımı acıtmadan sıkıp bırakıyordu. Gözleri üzerimde, neşesi yerindeydi. Başını ensesi ve boynu açık kalacak şekilde tepesinden bağlamıştı yine. Siyah beyaz desenli türbanını açmak istedim, ama iğnelerle uğraşmak istemediğim için bıraktım. Yanaklarını okşadım. Yarağım sertleşmişti, boşalmamın üstünden çok zaman geçmemişti, ama karımın hünerli ağzı sayesinde eski haline dönmüştü. Yarağımı boğazına kadar alıyordu Hanife. Uzun bir süre ağzının içinde tutuyor, sonra da kendini geri çekip çıkarıyordu ağzından. Bunu daha önce de yaptığı bursa eskort olurdu, ama şimdi Numan Beyin etkisinde kalıp yaptığı anlaşılıyordu.

Elleri kalçalarımda ve tıpkı Meliha Hanımın yaptığı gibi götümde gezinmeye başladı. Hanife’nin ıslak ve yoğun saksosu yarağımın üstünde tükürük katmanı oluşturmuştu. Ağzından çenesine akan tükürüğüyle ıslanmış yarağımı kolayca sokup çıkarıyordu ağzına. Sonunda işini bitirdiğinde yarağım şaha kalkmış haldeydi. Çabucak kalktı ayağa ve şalvarını lastiklerinden tutup sıyırdı altındaki beyaz pamuklu külotuyla beraber. Sırtını dönüp köpek kulübesinin çatısına attı ellerini ve domaldı.

Arkasında yerimi aldığımda, “İstersen götümden sik, kaç zamandır oradan yapmadın!” dedi başını çevirip. “Tamam!” dedim heyecanla. Uzun zamandır götünden sikmemiştim gerçekten de. Daha önce defalarca yapmıştım, ama ne zaman götünden sikecek olsam kalbim küt küt atıyordu. Yine aynısı oldu ve kalbim atmaya başladı. Hanife açmıştı bacaklarını iyice. Siyah minik kılların bir çiçek gibi süslediği çukurlaşmış göt deliğine sürttüm yarağımın kafasını. Hanife minik bir inilti çıkarırken ben de inlememek için kendimi zor tuttum. Yavaşça bastırmaya başladım. Göt deliği lastik gibi gerilip açıldığında yarağımın kafası da içine girmişti. “Ihhh!” diye derin bir inilti döküldü dudaklarından.

Bense ses çıkartmamak için kendimi kasıyor, dudaklarımı ısırıyordum. Bastırdıkça yarağım giriyordu içine. Götüne giren yarağımın her bir milimi Hanife’nin aldığı zevki ve iniltilerini çoğaltıyordu. Sonunda kendimden geçercesine inledim, yarağım köküne kadar götüne girmişti çünkü. Bir süre o halde bekledim. Hanife götten vermeye alıştığından herhangi bir acı duymuyordu. Onun yerine başını çevirip, “Yapsana!” dedi fısıltıyla. “Acelen ne?” dedim tepki gösterip, ama ufak ufak götünde gidip gelmeye başladım. Kolayca girip çıkıyordu yarağım. Hanife köpek kulübesinin çatısından tutunmaya devam ediyordu. Ellerini iki yana iyice açmıştı.

Akşamüstü soğuyan hava çıplak götümü, bacaklarımı titretiyordu. Ancak Hanife’nin götünden aldığım sıcaklık soğuğu bir nebze olsun unutturuyordu. Yavaş hareketlerim gittikçe hızlanmaya başladı. Beyaz, dolgun göt yanakları ve kalçaları titriyordu. Çiçekli gömleğini yukarı sıyırdım. Çıplak sırtını okşadıktan sonra ellerimi öne atıp memelerini avuçladım. Belimi ve götümü oynatarak fazla güç harcamadan sikiyordum, ama Hanife’nin götünün verdiği zevke karşı koyamıyor aralarda hızlı hızlı pompalıyordum. İkimizden de hırıltılı inlemeler çıkıyordu. Meme uçlarını sıkıyordum parmaklarımla, hamur gibi yoğuruyordum durmadan. Yıllardır sikiyordum götünü, ama halen dar geliyordu ve bu darlık fazlasıyla zevk almamı sağlıyordu.

Adım adım boşalmaya yaklaşıyordum. Yaklaştıkça da hızlanıyordum. Beyaz göt yanakları ve kasıkları kızarmıştı. Belinin ve götünün yağlı etleri titreyip löpürdedikçe ‘Şlop şlop şlop!’ sesleri çıkıyordu sürekli. Yüksek bahçe duvarları ve yakınlarda ev olmamasının verdiği rahatlıkla sikişimizi açık havada yapmakta sıkıntı görmüyorduk. Hava kararıyordu ama Hanife’nin yuvarlak beyaz götü kararan havayla tezatlık oluşturuyor, önümü bir fener gibi aydınlatıyordu.

Hanife’den çıkan, “Ahhh, ımmm, Tahsiinnn, uhhhh, ayyyy!” sesleri eşliğinde boşalmaya başladığımda tüm vücudum titredi. Kaslarım gerilmişti iyice, memelerini var gücümle sıkıyordum. Boşalmam sona erdiğinde yüklendim götüne iyice. Hanife’den derin bir hırıltı çıktı bu anda, “Ne ettin lan, götümü delecen!” dedi acıyla karışık. Birkaç saat arayla iki defa boşalmıştım. Tüm gücüm çekilmiş gibiydi. Yarağımı çıkardığımda Hanife’nin göt deliğinin ağzının epey bir genişlediğini gördüm. Kendi kendine açılıp kapanır gibi oynuyordu deliğin ağzı, kızarmış ve morarmıştı. Akan döllerim deliğin ağzından amına süzülüyordu.

Hanife ahlayıp ıhlayarak doğruldu. Ayaklarına inmiş külotunu ve şalvarını giyinip üstünü düzeltti. “Hoşuna gitti mi?” diye sordu kıkır gülmesi eşliğinde. Cevap vermemi beklemeden, “Götümü yırttın ayı!” dedi göğsüme vurup. “Özlemişim seni!” dedim yanağından öptükten sonra. Çıkardığım kıyafetlerimi giydim. Ardından birlikte eve geçtik. Saat 18:00 olmuştu.

“Ben yemek ısıtayım, sen otur!” dediğinde oturdum küçük masaya. Öğlen yaptığı yemekleri iştahla yedik. Sikişmek ikimizi de acıktırmıştı. Sonrasında yıkanmak için üçüncü kata çıktık. Karı koca banyoda güzelce yıkandık, birbirimizi sabunladık. Geceyi ayrı odalarda geçirecektik, o nedenle vedalaşır gibi sarılıp öpüştük birkaç kez.

Hanife, “Gene yapalım, hadisene!” deyince, “Deli olma, gece karıyı sikemezsem ne olacak sonra?” dedim. “Sikme, ne olacak, sonuçta karın değil!” dedi dudaklarını büzerek. “Manyak manyak konuşma. Kadın gidip kocasına anlatıyor, memnun kalmazsa atarlar bizi işten!” dediğimdeyse, “Aman escort bursa Allah göstermesin, sen o zaman bu gece o orospuyu iyice bağırta bağırta sik ki memnun kalsın Tahsinim. Yoksa atarlar bizi işten, dımdızlak kalırız vallahi!” dedi.

Hanife sözlerimden sonra korkmuştu. Çocukça korkusu ona sevimli bir görüntü kazandırıyordu. “Sen o zaman bundan sonra bana elini hiç sürme, devamlı o karıyı sik!” dediğinde alnından öpüp, “O kadar da değil, deli karı, korkma hemen, kimsenin bizi attığı yok, ama bunlar karı koca manyak tipler, ne yapacakları belli olmaz. Biz eşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım yeter!” dedim.

Hanife sıcak suyun yumuşattığı amının kıllarını keserken, ben de etek tıraşı oldum, ardından birkaç günlük sakallarımı kestim. Sonrasında kurulanıp yatak odasına geçtik. Hanife’nin dolaptan çıkarıp verdiği temiz çamaşırlarla gömlek ve pantolonu giyindim. Verdiği gömlek Meliha Hanımın aldığı gömlekti. Ama ona Meliha Hanımın aldığını söylememiştim. Kendisi uzun mavi bir etekle siyah dar bir gömlek giydi. Başını ise bağlamayıp saçlarını atkuyruğu yaptı. Gene sutyensizdi, atlet de giymediğinden gömleğin düğmelerinin arasındaki boşluktan beyaz eti ve memeleri görünüyordu. Etli büyük uçları da gömleğin parlak kumaşını delecekmiş gibiydi.

“Hanife Hanım çok şıksınız, hayırdır?” dediğimde, “Meliha Hanım böyle giyinmemi istedi, etekle gömleği de o verdi zaten!” diye yanıt verdi gülerek. Ardından, “Sen bekle, ben geliyorum!” diyerek aşağı indi. Yatağa uzandım, gözlerimi kapattım. İçim geçmişti ki Hanife elinde bir tepsiyle geldi. “Bu ne kız?” dedim şaşkınca. Bir kabın içinde bulamaca benzeyen yiyecek bir şey hazırlamıştı.

“Hadi Tahsinim ye şunu!” deyince, “Bu ne, ne var bunun içinde?” diye sordum. “Bal, pekmez, fındık, fıstık, badem, ceviz, kuru üzüm, kuru kayısı ne bulduysam koydum içine. Hepsini iyice dövüp çektim. Hadi aslanım, ye şunu da o karının icabına bak bu gece. Bak ki memnun kalsın, belki fazladan para da verirler hem. Hadi Tahsinim, iki kaşıkta bitirirsin sen bunu, hadi aşkım!” dedi heyecanla.

“Ya sen kafayı mı yedin, deli misin Hanife?” dedim ama nafile. Hanife’nin yine inatçılığı tutmuştu. Getirdiği ekmekle birlikte kaşıkladım bulamacı. İnanılmaz tatlı ve yoğundu tadı. Hanife kendine göre bir kuvvet macunu hazırlamıştı. Adeta küçük çocuğunun ağzına kaşığı tıkayan bir anne gibi zorla yedirdi. Dibinde kalanları da kendisi ekmeği banarak yiyip bitirdi. Aşağı indiğimizde birkaç bardak su içtim. İçim yanıyordu yine de.

Saat 20:00’e gelirken Meliha Hanım ve Numan Bey aşağı inmeyince, “Ne oldu kız, başlarına bir şey mi geldi bunların, niye gelmediler?” diye sordum Hanife’ye. “Ne bileyim, sen bir gidip bak istersen!” dediğinde, “Tamam!” diyerek yukarı çıktım. Kapılarının önüne gelip kulağımı dayadım kapıya. İçerden konuşma sesleri geliyordu ama net duyamadım. Aynı zamanda dolap kapağının ve çekmecenin seslerini duydum.

Aşağı indim, “Kalkmışlar, gelirler birazdan!” dediğimde, “İyi tamam!” dedi Hanife. Televizyonun karşısındaki büyük koltuğa oturduk. İkimiz de çok heyecanlıydık. Hayatımızda ilk defa yaşayacağımız bir şeydi bu. Birkaç dakika sonra mermer merdivenlerden ‘Tak tuk!’ sesleri geldiğinde Hanife kalktı hemen ayağa. Ben de gayrı ihtiyari doğruldum.

Derken Meliha Hanım merdivenin başında göründü. Numan Bey yoktu yanında. Vücudunu saran ve diz altına gelen siyah kadifeden tek parça bir elbise giymiş, başını da parlak kırmızı bir türbanla bağlamıştı. Boynuna beyaz büyük incilerle süslü uzun bir kolye takmıştı. Her iki bileğinde de taşlı bileklikler vardı. Siyah deri çantasını elinde tutuyordu. Sanki bir düğüne ya da davete gider gibi hazırlanmıştı. Çorapsız beyaz bacaklarının üstünde salına salına gelirken ben de ayağa kalktım. Yüzünde hafif bir makyaj vardı ayrıca.

Meliha Hanım küçümser bir eda ile baktı Hanife’ye. Sonra da, “Hanife Numan Bey gelmeyecek, sen onun için ekmek arasına bir şeyler koyup hazırla. Maden suyunu da unutma sakın, sonra yukarı çıkabilirsin!” dedi soğuk ve üstten alır bir tonda. Hanife kekeleyerek, “Şey, tamam!” dedikten sonra göz ucuyla baktı bana. Ardından tezgahın başına geçip sandviç hazırlamaya koyuldu.

Meliha Hanım baştan aşağı süzdü beni. Sonra da, “Gömlek yakışmış, güzel olmuş!” dedi gülümseyerek. Nazikçe teşekkür ettim. Karşıma geçip oturdu, Hanife’nin yukarı çıkmasını bekliyordu. Tedirgin gibiydi. Nihayet Hanife bir tepsiyle yukarı çıktığında Meliha Hanımın tedirginliği kayboldu. Bacak bacak üstüne atıp geriye yaslandı. “Ayakta durma öyle, gelsene!” diyerek elini uzatınca yanına oturdum.

Başını omzuma koyup sarıldı. Şişkin memeleri vücudunu saran kadife elbisenin altından fırlamış gibiydi, koluma değiyordu. Sağ elimi omzuna attım. Yanağından öptüm. “Çok mutluyum, bursa sınırsız escort iyi ki buraya geldin. İyi ki seninle tanıştım. Hayatım çok monoton, çok boştu, seninle anlam kazandı!” dedi yanağımdan öperek. “Teşekkür ederim, ben de seninle tanıştığım için çok mutluyum!” dedim.

Hanife’nin zorla yedirdiği bulamacın gücü damarlarımda akmaya başlamıştı sanki. İki defa boşalmış olsam da kendimi zinde hissediyordum. Omuz başını, elbisenin sıktığı kolunu okşarken o da sağ eliyle göğsümü okşuyordu. Derken dudaklarımız kenetlendi, Meliha Hanım gözleri kapalı halde dudaklarıma asılmış, onları emiyordu. Uzattığım dilimi vakumlarken ben de onunkini emiyordum. Bir yandan da sol elimi elbisenin üstünden memelerine attım. Hanife gibi o da sutyen takmamıştı anlaşılan, memelerinin yumuşaklığını ilk anda hissettim. Onun elbisesi gibi benim de pantolonum kadifeydi. Kalın yeşil pantolonumun altında yarağım hareketlenmeye başlamıştı.

Deli gibi öpüşüyorduk, liseli aşıklar gibiydik. Derken Meliha Hanım kalktı ayağa, “Bu geceyi hemen başlayıp bitirmeyelim, sabaha kadar çok vaktimiz var nasılsa, olmaz mı?” deyince, “Olur, nasıl istersen!” dedim. Ama aslında böyle elimden kaçıp gitmesine bozulmuştum. Tezgahın başına geçti. Hanife’nin her sabah onlar için sıktığı taze portakal suyundan büyük bir bardağa doldurdu. Sonra da minik bir peynirli sandviç hazırlayıp önümdeki sehpaya koydu. “Bu gece sana hizmet etmek istiyorum, bu gece Hanife’nin yerine ben karın olacağım, sen de benim kocam olacaksın!” dedi gülümseyip.

Getirdiği sandviçi iki ısırıkta bitirdim. Kuvvet macunundan sonra çok aç değildim, ama Meliha Hanımı kırmak istemiyordum. Bardağı aldı, uzun pembe dilini çıkarıp bardağın ağzını yaladı tıpkı bir mektup zarfını yalar gibi. Ardından portakal suyunu kendi elleriyle içirdi. Hanife’den sonra Meliha Hanım da beni elleriyle besliyordu bu akşam.

Kısa yemek faslının ardından tekrar ateşli öpüşmenin kollarına bıraktık kendimizi. Dilimi yutacakmış gibi emiyordu. Bense memelerini avuçlamakla meşguldüm. Ne dün ne de bugün memeleri ile ilgilenmemiştim, ama şimdi beni vücudunda en fazla tahrik eden yeri memeleriydi. Memelerindeki sol elimi aşağı kaydırdım daha sonra. Elbisesini yukarı sıyırıp çorapsız bacaklarını, kalçalarını okşamaya başladım.

Meliha Hanım kendini geriye atmıştı ki çantasındaki telefon çalmaya başladı. “Pardon canım!” diyerek uzanıp çantasını aldı, içinden telefonunu çıkardı. Numan Bey arıyordu, görüntülü bir aramaydı yine. Meliha Hanım başını göğsüme yasladı, ekranı benim de görebileceğim şekilde tuttuktan sonra aramayı açınca ekranda Numan Beyin yüzü göründü. Gülümsüyordu tıpkı öğlendeki gibi.

Telefon hışırtılı seslerle sallandıktan sonra Hanife’yi çekmeye başladı. Numan Bey çırılçıplak halde koltukta oturmuş, Hanife ise önünde dizlerinin üstüne çökmüştü. Hanife Numan Beyin kalkık yarağını almıştı ağzına, sakso çekiyordu. “Kocan bakıyor, el salla ona, hadi gülümse biraz!” diyen Numan Beye baktı, ardından da yarağı emmeyi bırakıp gülümseyerek el salladı ekrana doğru. “Nasılsın Tahsin?” dedikten sonra kaldığı yerden devam edip Numan Beyin sallanan yarağını aç bir kurt gibi kaptı. Zaman zaman hızlanıp yavaşlıyor, dilini çıkarıp kökünden kafasına kadar yalıyordu yarağı. Numan Bey ise bu anları bir film yönetmeni gibi çekiyordu.

Öğle vakti aynı olayın tersini yaşamıştım. Meliha Hanım bana sakso çekerken Numan Bey izlemişti. Şimdiyse Hanife Numan Beye sakso çekiyor, ben izliyordum. Garip şekilde iğrenç bir olay gibi gözükmedi gözüme. Zaten dün sikişmelerine canlı şahit olduğumda da öyle görünmemişti. Hatta heyecan verici bulmuştum kendime bile itiraf etmekte zorlansam da.

Numan Beyin yarağı benimkinden biraz daha uzun ve kalın gibiydi ya da telefon ekranında o şekilde görünüyordu. Yeni tıraş etmişti. Hanife kılsız taşaklarını emiyor, dondurma gibi yalıyordu. Halinden çok memnundu. Kocasının olmayan bir yarağı iştahla alıyordu ağzına. Ekrana gözümü kırpmadan bakarken, Numan Bey, “Meliha siz de gelin, dörtlü yapmak istiyorum bu gece, hadi gelin buraya!” dedi ve kapattı telefonu.

Meliha Hanım telefonu sehpanın üstüne koyarken, “Anlamadım, ne olacak, oraya mı gideceğiz?” dediğimde, “Evet, bizi de çağırıyor, birlikte yapalım istiyor!” dedi gülümseyerek. “Nasıl yani, dördümüz birden mi?” dediğimdeyse beni sakinleştirmeye çalışır gibi, “Hayatım, bizler artık Allahın huzurunda karı koca olduk, aramızda ayrım gayrım kalmadı. Çok şükür odamız da yatağımız da büyük. Numan Bey ayrı ayrı yapmaktansa birlikte yapalım istiyor!” dedi yanağımı okşayıp.

“Grup seks mi yapacağız yani?” deyinceyse, “Hayatım, dediğim gibi bizler artık birbirimize yabancı değiliz. Numan da benim kocam, sen de. Hanife de senin karın, ben de. Aramızda yabancılık yok. Yabancılar arası bir şey değil bu, bizler Allah huzurunda karı kocayız, hepimiz birbirimizin helaliyiz. Bırak şimdi bunları. Hadi gel yukarı gidelim!” diyerek kalktı ayağa. Elimden tutup önüme geçti.

Aynı yatakta dördümüz birden sikişecektik…

Bir ergenin büyümesi

Bir ergenin büyümesi
Merhaba, bilirsiniz bu tarz hikayelerde kimse kişisel kimliğini belli etmek istemez. Bu sebeple, isimler yerler, değiştirilmiş olacaktır. Geriye kalan herşey doğrdur.

Liste 1’e başlamıştım. Adsl (sınırsız internet internet) terimi yeni yeni yayılmaya başlamıştı. Ve nihayet bizim evimizede internet girmişti. İnternet benim belk**e bu yazdıklarıma sebep olandır. Belk**e…
İnternet ile beraber lise zamanında ergen bir çocuğun ilgisi malum yerlere yönelmeye başlamıştı. Ancak hayat normal bir rutinde devam ediyordu. Benden büyük olan abim vatani görevini yapmakta, annem rutin ev hanımı babam ise, bizler için çalışmaya devam etmekteydi. Evde tek kardeş olarak yaşamın verdiği rahatlık elbette fark ettiriyordu. Odada yalnız kaldığımdan, ansızın bi gece yarısı aklıma birşeyler geldiğinde uygulayabiliyordum.Ne demek istediğimi çok iyi anladınız. Bu rutinde hayat devam ederken bi gece ansızın, uyandığımda içerden sesler geliyordu. Fısır fısır konuşmalar. Kalkıp kontrol ettiğimde “sessizce” anne-babamın odasından geliyordu. – O fısıltı sesleri hala merak ederim – Tekrar yatağa döndüm uyumaya çalışırken inleme sesleri duymaya başladım. Sesler aynen şöyleydi:

– Annem : “Offf offf, ıhhh ıhhhh”
– Babam : “ihh ihhhhh” – sadece hırıltılar
– Annem : “yavaşşş ohhh yavaş yavaş sok, ayyyy bu ne ya böyle, çok güzelll offff”

Bu sesler ilk duyduğumda beni etkilediği kadarda sinir etti aslında. Bu sesleri duymak hiç istememiştim ve sinirlendim. “Ne yapıyor bunlar” ya diyerek.
Sanırım bu sesleri hepimiz duymuşuzdur değil mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim.

O geceyi aslında unutmuşum taki, bir seks hikaye sitesinde “Ensest Hikayeler” kategorisini duyana kadar. O zamanlarda reklamsız, sol kısmı mavi sağ tarafı beyaz sadece bir site vardı. Ve her kategoride oldukça fazla hikaye vardı. Ancak Ensest kategorisi diğer kategorilere nazaran daha fazlaydı. İlk defa o terimi duymuştum “Ensest” ilginç bir kelime. Ve bende merakla tıkladım tabi. Karşımda anne-baba-oğul-kardeş-hala her aileden yaşanmış hikayeler mevcuttu. O gün pek inceleyemedim siteyi, kalkmam gerekti bilgisayar başından. 1 gün sonra okuldan eve hızla gidip; “Anne bilgisayarda önemli bi ödevim var. Bugün odadam uzunca çalışmam gerekiyor. Benim odamında doğalgazını açarmısın? ” Elektirikli battaniyeyi bilirsiniz değil mi? Evet evet, muhtemel çoğumuz kullanmışsızdır. Kış ayarlarında yatmadan 1 saat önce çalışırıp yatağa girdiğimizde sıcacak uyuduğumuz o çarşaf gibi olan battaniye. GEnelde doğalgaz açılmaz battaniye ile yatardım.

Önemli Not:
Burdan şöyle bir açıklama yapmalıyım: Gördüğünüz üzre oldukça normal bi aile, fazla doğalgaz parası gelmesin diye tek odada yaşayan, maddi anlamda orta düzeyde belki birazdaha ortanın altında bir aileyiz. Babam çok zengin değil, annem bildiğiniz sıradan bir ev hanımı. Bendeniz ise; ben kendimi pek tanımlıyamıyorum. Yani kısaca, diğer hikayelerdeki anlatıldığı gibi abartı bi yaşamımız yok.

Nerde kalmıştık, hah eve merakla gelmiş, odaya geçmek üzereydim. Eve girdiğim annem doğalgazı yaktı, ben hızlıca birşeyler yiyip doğru odama geçtim. Ve malum siteyi açıp ensest kategorisine tıkladım. Bir kaç tane hikaye okumaya başladıkdan sonra ister istemez bende bi elektiriklenme oldu. Bi heycan bi adrenalin. HOşuma gitmişti. Baktım bu iş uzun sürecek, markete gitmek için ayaklandım. Bu detayı neden yazdım şöyle anlatayım, markete kola almaya çıktığımda annem yatakda uzanmış hafif uykulu, üzerindeki şort kalçalarına kadar çekilmiş, sütun gibi bacakları resmen beni, hayır hayır hiç alakası yok. Kış günüydü battaniye üzerine çekmiş, saçı bile zor görünüyordu. O anlatılan hikayelere hiç aklım ermiyor. Neyse çıkıp annemi uyurken gördüğümde, vijdanımda bi rahatsızlık hissediyordum. Mantığımı bi köşye bırakıp hızla markete gidip kolamı alıp döndüm pc başında. Gece uzun olacaktı…

Malum şuan sizin yaptığınız gibi bende bi elim şeyimde bi elim mause’da hikayeleri okuyordum. O an kaç tane hikaye okudum inan hatırlamıyorum ancak, aile ilişkilerinde böyle şeylerin olabileceğini (imkansız gördüğüm) kafamda oluştu. En çok anne oğul hikayesi hoşuma gittiğini fark ettim. Birde anne anlatırsa hikayesini, değmeyin keyfime. O gece ertesi gün okul olduğu için saat geçde olsa, pc başından kalkıp ( tabiki masturamasyon yapıp boşalıp ) uykuya geçtim. O gece annemler seviştimi hiç bi fikrim yok. Ancak uyumadan tek düşündüğüm, bu insanlar gerçekmi? Sizce ?

O dönemde cumartesi geceleri ayrı bi severdim. Çünkü zaga vardı 🙂 Hafif ukala ve aykırı insanları hep sevmişimdir. Geç saatlerde başlayan zaga’yı beklerken, annele babam odalarına geçmişti. Neler olacağını tahmin etmesi çok zor değil mi? Ancak o zaman tek fark vardı, artık annem sıradan bir anne değildi. Onlar yatmaya gidince, bende en sevdiğim programdan vazgeçip benimde uykum var diyip doğru yatak odasına gittim. Sanırım bu durum onların hoşuna gitti. Ben yatağa geçtim, uyku elbette azıcık bile yok. Annemleri dinlemeye başladım. Biraz zamandan sonra (tahmin ediyorum, soyundular) yine fısıl fısıl konuşmalar gelmeye başladı. Ancak hiçbirşey şekilde anlaşılmıyordu. Kapalı olan kendi odamın kapısnı sessizce açtım. Belki bi ses duyarım diye ancak o fısıltılar gerçekten hep merak etmişimdir, hala bi ses yok. O sırada -gülmeyin lütfen- elime bi peçete alıp bekledim,odanın içinde ayakta sessizce dinlerken elim şeyimde bekledim…

Ve “kırt” diye bir ses geldi. Bu ses annemleri yataklarından gelmişti. Aşırı bir ses yapmaz ama yinede bir ses geliyordu. Kalbim inanın yerinden fırlayacak gibiydi. Nasıl bir heycandı bu! Yazarken bile tuaf oluyorum inanın. Peçeteyi yanıma koyup sadece sese ve şeyime odaklanmaya başladım. Ve beni benden alan o inleme seslerine başlamışlardı.

– Annem: “Offf sokkk, sok bitanemmm, sok canımm”
– Babam: “sdfsdfdsfsdf” artık ne diyorsa, hiç anlamıyordum. Çok sessiz konuşuyordu.
– Annem: “Evet istiyorum. Daha çok sok, off hızlan biraz daha. Eve böyle çok iyi…”

Bu ses diğer dinlediğimden çok farklıydı. Daha çok serteşmiştim. Resmen bende uçuyordum. Hikayeler off aklımdam hiç çıkmıyordu. Beynimde anlam veremediğim depremler olurken. İçerden inleme seslerinin arasından bi ses daha geldi. Şaplatma sesleri. Evet bende sizinle aynı şeyi düşündüm.

– Annem: “Ne olur hızlan off yalvartma beni sokkk işte hepsini”.
– Babam: “sdsdasdsadas”
– Annem: “Sert geçir, artık sert istiyorum hadi. Ohhhhhhhhhhh”
– Annem: “ayyy offff hızlı hızlı sik ne olur ya” sesler hızlanmaya başladı.
– Annem: “Yavaş çocuk uyanacak”

Bu ses beni dahada irkti, “Çocuk uyanacak”. Ben kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum. “Çocuk mu?” diye düşündüm kendi kendime. O çocuk dedğin şuan sadece senin inlemelerine hayatında boşalmadığı kadar çok zevkli boşaldı. Offf…

O geceden sonra annem artık eski annem değildi…

Neler değişti peki hayatımda?
Aslında tek fark algı idi. Annem o hikaye ve inleme sesleri ile beraber sadece anne değil artık benim için aynı zamanda bir kadındı. Evde sürekli kalçalarına (bahsettiğim gibi evde açık giyinen, mini eteklerle gezen biri değildi asla) bakıyor, gözlerim gögüslerine kaçıyordu. Birgün kapı silerken çömelmiş, elinde bez kapıya sürerken, “annem acaba nasıl ağzına alıyordu?” Bu soru aslında ne kadar tehlikeli bir soru değilmi?

Bu soru ile beraber doğru odama koşup gözlerimi kapatıp, içimden;
– BEn: “Hadi annecim al ağzına”
– Annem: “imm immm” sesler çıkarıyor ağzında benimki olduğu için konuşmaıyor. Sadece gözlerime bakıyordu.
Bende onu izleyerek inliyordum. -Off anne babamıda böylemi yalıyorsun, canım annem, bi orospu gibisin (istem dışı söylediğim bir küfürdü) – diyerek boşaldım. Elime değil kilodun içine boşaldım.

Bu arada zamanla hızla geçiyor seks dışında bazı duygularıda algılamaya başladım. Daha doğrusu tesbit etmeye… “Din”, “Vijdan”, “Doğru”, “Yanlış”….
Seks kadar bu düşüncelerde benimle beraberdi. Bi ara keşke o hikayeleri hiç okumasaydım da demiştim. Gerçi düşünüyorumda şimdi ble dediğim oluyor. Yanlış yaptığımı düşündüm ve ara vermeye karar verdim. Tamam annemleri dinlemek için eks. bi gayret göstermiyordum ama hikayeler alışkanlık yapmıştı. Hergün ama hergün mutlaka okuyordum. Ki cumartesi geceleri bambaşka idi, sabah 5’i buluyor, boşalıyor ve kendi kendime “lan şukadarlık zevk için sabah etttik” diyerek pişmanda oluyordum.

Günah kavramı: Din ile o zamanlar daha net tanıştım ve kendimi çok kötü hissettim ve birdaha anneme o gözle alsa bakmayacağım dedim, bunun en için en iyi yöntem o hikayelerden uzak durmaktı. Durabildim mi? Elbette evet, ama sadece 15 gün. Tekrar döndüm o gizli oramıma, annemleri dinliyor, anne hikayelerini daha isteklice okuyordum. Bilmoyrdum belki yasak çekiyordu beni. Bu sırada tabi normal hayat devam ederken, benim ikinci bi hayatımda oluşmuştu. Kendi evrenim. Kendimce bi hayal çizip orda herşeyi serbest bıraktım. Ama herşeyi…

Bu düşüncelerden kaçmak tuaf bi şekilde beni daha istekli olarak geri döndürüyordu.

Zaman geçiyordu….

Ve sonunda okul bitti, askere gittim. Askerde bile, aklımdan atamadım bu konuları. Ve diğer insanları merak etmeye başladım. Acaba benim çevremde benim gibi insanlar varmıydı. Keşke bu duyguları rahatca konuşabileceğim bir arakdaşım olsaydı diyede çok düşünmüşümdür.

Detaylarla çok boğmak istemiyorum sizi (seks dışında tüm detayları yazmışsın, dediğinizi duyar gibiyim. Ama gerçek bu.) Askerlik bitti, eve döndüm, daha öncede flört ettiğim bi arkadaşım vardı. Askerden 1 yıl sonra evlendik. Evlerimiz ayrılmıştı. Annemin inleme seslerini askerden sonra bir kere duymuştum. Oda yanımda abim olduğu için ( onun duyduğunu hiç sanmam) pek rahat haraket edemedim. Usulca boşaldım ve uyudum.

Evlendim:
Evlenmekle beraber ister istemez uzun bir süre, hikaye sitelerinden vs uzaklaştım. Ama bir süre işte. Evlilikle beraber sorumluluklar ister istemez bu ilgiden uzaklaştırdı. Kötümü oldu, aslında evet. Çünkü her uzaklaştığımda dönüşüm daha bir hırs ve istekle oluyordu.

Hepimiz bilirsiniz, taboo serisi? Bilmeyenler varmı? İlginçmiş. Taboo serisi benim hayal gücümü yine alt üst etti. 1980 yıllarında avrup bu konuda film bile yapmış. Bi anne-oğul nasıl sevişebilirdi, imkanı varmıydı? Evet var gibi göstermişler. Ya günah peki? Yine hislerim vijdanımla savaşıyordu.

Bu enest duygular kaosu, tuaf bir duygu. Evet anne başlangıç ama bu artık nasıl bir hazsa, tüm akrabalar, ile acaba diye düşünüyorsunuz. Ve bizim taşındığımız yerde evi bize yakın olan, “Halam” vardı. Aynen aklınızdan geçenler benimde geçti.
Annem ile Halam arasındaki farklar.

Annem : Kısa boylu pek bakımı olmayan sıradan bir kadın.
Halam : Hafif sarışın uzun boylu yapılı, balık etli, giyinimine daha dikkat eden, güzel giyinen bir bayan.

Halam evli 2 çocuğu var. itiraf ediyorum, kalçaları anneminkinden daha güzel. Hım birde gögüsleri. Halam o zaman sadece aklımda idi, taki, eşi vefat edene kadar. Ölüm… Bu konuya hiç girmeyelim.
Eşi vefatından sonra 6 ay geçti, ve hepinizin düşündüğünü bende düşündüm. Dul bir kadın, ihtiyaçları kesin vardır 🙂 Bunu düşündüğümüz için (ülke olarak) gerçekten kendimden nefret ettiğimde oldu. Çok afedersiniz, lan bi kadın dulsa direk başka bi gözler bakıyoruz. Nasıl bir insanız ya…

Bu arada bu duygularımın yanında kendimden bahsedeyim, dışarda asla ama asla bu duyguları taşıdığımı düşünmezsiniz. En yakınım eşim bile bu düşüncelerde olduğum bırakın bilmeyi asla tahmin bile etmez yakıştıramaz. Dışarda gerçekten saygılı, toplumsal ilişkilerim oldukça iyidir. Ama iç dünyam, onu ben bile dile getiremiyorum.

Zaman rutin bi şekilde devam ederken bir gün, halam aradı ve rica etti.

Halam : “Xxx canım biz 10 günlüğüne dışarı çıkacağız, evde kimse olmayacak. Anahtarları bıraksam çiçekleri sularmısın?”
Ben : “Tabiki hala, neden olmasın” dedim.

Dedim ama bunun hayatımda ciddi bir değişiklik olacağını nerden bilebilirdim. Sözde eşimle gidecektik, olacak ya, eşim gelemedi ben gittim. Eve gittiğimde çiçekleri suladım. Biraz dinlenmek için oturduğumda. Evdeki sessizlikle beni bi hoşa yaptı. Ve şeytan yine iş başında idi – hikayelerde okuduklarım gibi- Doğru yatak odasına gittim ve çekmeceleri, dolapları kontrol etmeye başladım. Normal çekmeceleri çocuklarn çamaşırları veee evet iiç çamaşırı çekmecesi… Neler mi vardı?

Siyah dantelli külotlar
jartiylerler ( siyah ve leopar desenli)
kırmızı dantelli külotlar, renk renk
ve külotlu çoraplar desenli desenli

off onlara dokunmak beni uçurdu resmen. Külodu aldım (alırken özenle dikkat ediyordum, koyarkende aynı şekilde koymak için) koklarken ( yok düşündüğünüz gibi değil) detarjan kokuyordu. Bu beni etkilemedi ve beni kirli sepetine yöneltti. Banyoya girdim ve kirli sepeti açtığımda çocukların diğer normal giysileri çıkarıp ve offf o siyah kırmızı karışık dantelli külot, hafif tam (afedersiniz) vajinasının olduğu yerde sarılık, evet çiş.. Ve ben koklamaya devam ettim. Aman Allah’ım bu nasıl bir kokudur. Am suyu, çiş, hafif kir hepsi bi arada. Heycanlandım terledim. Ne yapacağımı şaşırdım. Bi ara tam göt deliğini geldiği yeride kokladım, eve o koku vardı. İyice iğrenleştim değilmi? Sizce? Siz düşünmeye devam edin… Yatak odasına tüm iç çamaşırları çıkardım odaya, ve tuaf bi şekilde bi kilotlu çorabını aldım giydim ve tangasını ve bi tişörtünü tıpkı onun gibi olmuştum. Giyinirken ayna karşısında kendime şöyle bi baktım. İtiraf edeyim kendi kalçalarımı da çok beğenmiştim. Asla asla gay değilim, ancak onların sırf halamın olması, Halamın giyip amının geldiği yere benim o an sikimin gelmesi başka bi hazdı. Aynadan kısa bir süre sonra külodu burnuma yapıştırıp o çiş kokulu kilodu derin derin koklayarak sikimi okşadım. Ve hala hala diye boşaldım. Bitti mi asla, külotlu çorap hafif kirlenmişti, durmadım 2-3 boşalmadan sonra hem yorulmuş hem rahatlamıştım. Heryeri temizledikden sonra evden ayrıldım.

Artık halam annemden daha ağır basıyordu, annem bi hayal olarak kalmıştı bende. Halam biraz daha, nasıl desem günahı daha hafifmiş gibi sanki.
İç dünyam dahada bir karışıyordu…

Buraya kadar okuduğunu için gerçekten teşekkür ederim. Düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Hikayenin devamı elbette gelecek, ilk defa iç dünyamı dışa vuruyorum buda iyi geldi sanırım. ruhhalim16@gmail.com adresine düşüncelerinizi gönderebilirsiniz.

Metroda hic aklimda yokken basladi

Metroda hic aklimda yokken basladi
Selam hikaye severler.
Yine gercek bir hikayemle sizlerleyim.
merdoankara3 outlook mail adresim.
umarim begenirsiniz.
aracim bakimda oldugundan metro kullanmak zorundaydim. Kizilaydan batikente gitmek icin metroya bindim. İs cikisi oldugundan kalabalikti. Kapi girisindeki demire yaslanip beklerken (kumas pantalon,gomlek vardi uzerimde) metronun hareketi ile demire yasladigim sikime carpan el ile irkildim. Orta yas hafif tombul kisa boylu seyrelmis sacli birisi tutmustu demirden tam sikimin hizasindan. Adam hakliydi tabi o demir tutunmak icin var sonucta. Olayi onemsemeden biraz geri cekildim adam zaten onune bakiyordu. Metro hareket ettiginde geride durmama ragmen tekrar bir temas oldu daha once hic bir erkek sikime bı sekilde dokunmamisti ama garip olan sikimdeki hareketlenmeydi.
daha fazla cekilecek yer yoktu ve olabildigince cekilerek hata oldugunu dusunerek devam ettik yola cok gecmeden bu sefer parmagini uzatarak tekrar sikime dokundu amcabey. Artik bilerek yaptigindan emindim ama sikimde hemen kalkmisti. Garip bir durumdu hem sinirlenmistim ama sikim benden ayri hareket halindeydi. Sanirim sikimin kalkmasi adami dahada cesaretlendirmisti. Ufak dokunuslar siklasmisti adam iyiden iyiye sikimin basini parmagiyla yokluyordu. Rahatsiz olmustum metro da akkopruye gelmisti. İnmeyi dusundum ama gec kalmistim. Adam artik iyice cesaretlenmis iki parmagi ile yokluyordu sikimi inceden. Zonklamaya baslamisti iyice. yüzüne bakmaya calistim ama yere baktigindan bisey goremiyor fakat kelinden bile kipkirmizi oldugu belli oluyordu.bende utanmis ve rahatsiz olmustum iyice
demetevler duraginda artik kapi tarafina gecip metrodan inmistim. Arkama bile bakmadan merdivenlere yonelmistim. İnen sayisi fazla degildi o an arkamdan geldigini hissettim. Metro cikisina geldigimde ozur dilerim arkadas sesiyle iyice korktum. Ne var amca ne istiyosun dedim. Cikmistik artik metrodan benimle yuruyordu yere bakarak.
ilk defa boyle bisey oldu cok hosuma gitti ozur dilerim dedi.
Sikim zonkluyor bi taraftan bi taraftan garip bi duygu ne istiyosun amca dedim.
evim cok yakin bi kahve icelim kimse yok evde dedi.
Hem korku hem heyecan artik dizlerim titriyor ama sikimde bi taraftan zonkluyor olur demistim.
Onunda heyecandan yuruyemedigini farkettim. Gittik birlikte alt kattaki dairesine girdik iceri isigi acmamasini istedim ve ne istedigini sordum.
Agzina almak ve bosaltmak istiyorum dedi. İlk defa boyle biseye cesaret ettigini soyledi kabul ettim artik adamin evine kadar da sikimin sevdasina gelmistim. Salona gectik onumde diz cokup kemeri fermuari acti bokserin ustunden sikimi oksamaya ve inlemeye agzina yuzune surmeye basladi.
Sonra yavasca bokseri indirip kafasini opmeye basladi. Pantalonu cikartip koltuga oturdum. Sikimi agzina sokup bacaklarimi ve sikimi oksamaya basladi.
inanilmaz zevkliydi
arada tasaklarimi dilleyip sikimi sıvazliyor tassagin altina sokmaya calisiyordu dilini. Tek bacagimi omzuna tek bacagimi da koltugun kolcagina koyup isini kolaylastirdim. Simdi once sikimi sonra tasagimi ve sikimi sivazlayarak deligimi dillemeye baslamisti. İsini inanilmaz istekli ve nazik yapiyordu cok fazla dayanamadan kolcağa dogru donerek fiskirdim.
Sonrasinda bu kadar yeter diyerek kacarak uzaklastim evden.
Bu zevki bana tekrar yasatacak ankarali acemi yarrak hastasi varsa bekliyorum. Merdoankara3 outlook adresim.
sevgiler.

Maphusta Tecavüze Uğrayan Ben (Alıntı)

Maphusta Tecavüze Uğrayan Ben (Alıntı)
3 ay önce üzücü bir olay yaşadım ve trafik kazası geçirdim. Kazada bana bir şey olmazken karşı araçtan bir kişi öldü ve beni güvenlik amacıyla 1,5 ay hapse mahkum ettiler. Oysa ki benim hiç kusurum yoktu ve diğer araç ters yöne girmişti. Hayatımda ilk kez hapse girmiş, 10 kişilik bir koğuşta kalıyordum. Koğuştakiler beni iyi karşılamışlardı. Çoğu cinayet ve adam yaralamadan girmişlerdi. Ne kadar iyi davransalarda ben farklıydım. İçlerinde pasparlak kalmıştım. Koğuşta bir ağa vardı. Adam zebellah gibi bir şeydi. Herkes dediğini yapıyordu. Adam bana sert davranıyor, “şunu getir lan parlak” gibi kelimeler söylüyor, korkudan karşılık bile veremiyordum. Adamların bana bakışlarından gıcıklanmaya başlamıştım. Oturup kalkarken kalçamı süzüyorlardı. Bir yandan da kadın gibi beğenilmek hoşuma gitmiyor değildi ama aile yapım böyle şeylere karşıydı.Girişimin 3.günü gece kalçalarımda bir elin dokunuşuyla irkildim. Mahkumlardan birisi kalçamı okşuyordu. Uyku numarası yapmaya devam ettim. Tepki göstermeye çekiniyordum çünkü dayak yiyebilirdim. Kalça butlarımı okşayarak sıkıyor, orta parmağını deliğime sürtüyordu. Sinirden çıldırıyor fakat hoşuma gidiyordu. Yarağım dimdik olmuştu. Adam kalçamı okşayarak 31 çekip boşaldı ve yatağına gitti. Hangi mahkumun yaptığını bilmiyordum.Ağanın 3 adamı vardı. Diğer 5 kişinin pek sesi çıkmıyordu. O gün banyo günüydü ve 5’er kişi giriyordu. Ağa benim kendi grubuyla gelmemi söyledi. Banyoda geniş bir hol, 5 tanede kabin bulunuyordu. Diğer kıyafetlerimi asıp, kilotumla kabine yöneldiğimde, azgın bakışlar götüme odaklanmıştı. Allah var kalçalarım yuvarlak, etli ve beyazdır. Diğer 4 mahkumun yarakları kilotlarından çıkacak gibi dimdik kalkık duruyordu. götü kurtarma derdiyle hızla kabine girdim. Kilotumu da çıkartarak kabine girdim. Ben duş alırken ağanın gardiyanla konuşmasını duydum.
“Sen 1 saat buraya uğrama, al şu parayı” filan diyordu. Gardiyan banyonun kapısını dıştan kilitliyerek gitti. Duyduklarım başıma geleceklerin işaretiydi. Bilerek duştan dışarı çıkmıyordum. Çok geçmeden adamlardan biri kapıya dayanarak açmamı istedi. İşimin bitmediği bahaneleriyle kapıyı açmak istemedim. Diğeri kabinin üstüne çıkarak yanıma atladı. Elinde demir bir şiş vardı.
“Kapıyı aç yoksa delerim seni” dedi. Hemen kapıyı açtım. Diğer 3’ü de karşımda çıplak duruyordu. Yarakları benimkinden daha kalın ve uzundu. Dimdik duruyorlardı. Arkamdaki çoktan çıplak kalçamı avuçlamaya başlamıştı.Yalvardım yapmamaları için ama nafile;Ağa; “Oğlum sesini çıkartırsan ölürsün. Zaten hepimiz müebbetliğiz, bizim için fark etmez. Karşı koyarsan da acı çekersin. En iyisi kuzu kuzu bizi memnun et, zevk almaya çalış. Çıkana kadar sana bakarız burada” dedi.Zaten tek çıkar yolda direnmeden zevk almaya çalışmakta sanırım. Ama ben erkekliğime yedirmemeliydim. Karşı koymaya çalıştım. Arkamdaki kollarımı sırtıma doğru büktü. Yarı domalık vaziyetteydim ve arkamdakinin yarağı götüme değiyordu. Yarağın sıcaklığı içimi bir hoş etmişti. Kollarımı bağladılar. Birisi yüzüme 2 tokat atıp, şişi boğazıma dayadı ve “bağırırsan vallahi öldürürüm seni” dedi. Ağa yarağını ağzıma doğru uzatıp yalamamı istedi. Zaten en büyük yarakta ondaydı. Rahat 20cm. uzunluğunda, boru gibi kalın, uzunluğuna rağmen kambur değil, tam tersine dimdikti. Diğer 3 kişinin yarakları ise orta boydaydı. Ağzıma uzanan yarağı hafifçe yaladım. Çok sıcak ve başı petek gibiydi. Yeni yıkandığından sabun kokuyordu. Ağa “düzgün yala lan” diyerek başıma vurdu. Bende kalın yarağı ağzıma sokup çıkartmaya başladım. Arkamdakilerden birisi iyice azmış olmalı ki, eğilmiş götümü yalıyor, deliğime parmaklarını sokup çıkartıyordu. İlk başta acı hissettiysem de, götümde dolaşan dil ve giren parmaklar zevk vermeye başlamıştı. Şimdi ağanın yarağını daha bir şevkle yalıyordum ama zevk aldığımı belli etmemeye çalışıyordum.Deliğim vıcık vıcık olmuş, şiştiğini hissediyordum. Arkamdaki yarağını deliğime dayayıp, hızla ittirdi. götüm yırtılmış gibi acımış, yarak dibine kadar oturmuştu. Ben acıya dayanmaya çalışırken, arkamdaki hayvan gibi abanıyor, hızla sokup çıkartıyordu. götüm alışmış, içimdeki sıcak aletin hareketleri zevk vermeye başlamıştı. Yarağım dimdik kalkıktı. Çok geçmeden içime ılık sıvılar doldu. Yarağın çıkmasıyla götüm henüz nefes almışken, diğeri beklemeden yarağını içime yerleştirdi. Beni asıl korkutan ağzımdaki devasa yaraktı. Ağa inlemeye başlarken, yarağı ağzımda titremeye ve döllerini fışkırtmaya başladı. Önce kafamı kaçırmak istesemde, ağanın başımı bastırmasıyla bütün döller gırtlağıma akmıştı. Bu arada arkamda 2 kişi daha döllerini içime bırakmışlardı.Ağa “daha götünün tadına bakmadık oğlum. Şunu yala da kalksın” dedi. Tekrar ağanın yarağını ağzıma aldım ve sertleştirdim. Ağa ayağa kalkıp kazık gibi duran yarağına oturmamı istedi. Ayağa kalkıp sırtımı dönerek yavaşça oturmaya başladım. Gıçım kaygan olduğundan kafası rahat girmiş ama sopa gibi yarak gıçımı zorlayarak içime kayıyordu. Hafif ağrıya rağmen zevkten başım dönüyordu. Dibine kadar oturduğumda ağa kontrolü alarak alttan pompalamaya, ensemi ve omuzlarımı yalamaya, eliyle de sikimi tutmaya başladı. Diğer 3 kişi sırayla yaraklarını ağzıma sokup çıkartıyorlardı. Yaklaşık 10 dakika bu pozisyonda sikiştik. 3 kişi çoktan döllerini yüzüme boşaltmışlardı. Çok geçmeden ağa içime boşalmaya başladı. Benim de aynı anda döllerim boşalmıştı.Banyoya girerek tekrar yıkandım. götüm yanıyor, ama hayatımın en zevkli dakikalarını yaşamıştım. Hapiste yattığım süre boyunca beni gerçekten kolladılar ve hemen hemen her gün siktiler. İstemiyormuş gibi yapmama karşın, müthiş zevk alıyordum. Özellikle ağanın yarağına müptela olmuştum.Şimdi dışarıdayım ve tekrar sikilmek istiyorum. Bu tecavüz bütün hayatımı değiştirdi. Ama kimseye açılamıyorum. Bir gün benim gibi düşünen bir dost bulup, hem sikmek, hem de sikilmek istiyorum.Görüşmek dileğiyle…

Emrah Abi [C]ALINTI

Emrah Abi [C]ALINTI
Selam adim alper bu olay başimdan 16 yaşinda geçti şu anda 17 yaşindayim uzun boylu balık etli birisiyim herkes benle şakalaşirdi taş gibisin filan diye neyse hikayeme geçeyim mahallede emrah abi diye biri vardi 19 yaşinda işte bi gün mahalledeyken dedi alper gel beraber takılırız bu akşam dedi bn işim var abi filan dedim la gel nolcak dedi kiramadm tmm dedim akşam oldugunda ben mahalledeydim 10 dk bekledikten sonra bi araba geldi içinde emrah abi vardi gel dedi bindim ben arkaya hiç gezinmeden direk bi eve geldik inerken çocucuk emreah abiye zevkine bak dedi anahtar verdi ben bişiler olduğunu anlamiş gibiydim sanki abi nereye geldik dedim arkadaşimin evi ya dedi film izleriz filan dedi eve çiktik saat 9 filandi geç keyfine bak dedi üstünü filan çikar dedi geliyorum şimdi dedi bana bnde tmm abi dedim gitti geldiğinde elinde bira vardi al iç bi tane dedi yok abi dedim iyi tmm dedi bi tane film açti aşk filmiydi yarim saat filan izledikden sonra bacaklarimda bi el hissettim artik emrah abi iyice yolundan çikmişti resmen bacaklarimi elliyodu artik yavaşca götüme doru çikmya başlayinca biraz kaçdim sonra birakdi ellemeyi 10 dk sonra filan tekrar başladi ellemeye ben abi çikayim artik dedim annem merak eder dedim nereye gidiyon ya otur dedi kolumdan tuttu oturddu annene ben haber verdim sen merak etme dedi tekrar elini atti bacaklarima bu sefer hizliydi hemen kalçalarima dogru çikti abi ne yapıyosun der demez dudağima yapişti ne oldugunu anlamadım deli gibi öpüyordu dudağimdan dudğimi parçaliyacak sandim bi yandanda götümü ellemeye başladi ben kaçmaya çalişiyodum ama nereye kaçiyon sıkısıkı sarildi bana bi deli gibiydi bi ara öpmeyi birakdi abi yapma ne olursun dedim keslan sesini ipne dedi sal kendini banada canın yanmasın dedi raahatcana işimi halledeyim dedi abi nolursun yapma birak dedim ağlamaya başladım korkudan ağlamalan ipne dedi boğazima biçak dayadi arkamı döndürdü arkamdan beri sarildi bi kolumuda bükttü artik siki götüme deyiyodu kapaalıdan sikini götüme sürtüyor bi yandanda mirildaniyordu aşkım yafrum benim sen bu gece benimsin filan diyordu ben yapma abi filan diyorum ama kime diyon arkadma beri yanaklarimi öpüyor kokluyordu bi anda yatağa doğru kafamı bastirdi domaltti beni kapalıdan şak şuk siıkini götüme dokunduruyordu of ne sikerim seni ben yavruumm dedi abi nolursun ya yapma dedim bi yandan korkuyordum siki çok kabaydi kafamı çevirdi izle bak dedi yukardan aşa soyunmaya başladi pantolununun düğmelerini açti ve çikardi sadece bexere kaldi altında siki çok büyükdü bunu hissediyordum bxseri yirtacak gibiydi sanki ve bi anda indirdi aşa bn gözlerimi kapadım korkma aşkım aç gözlerinide bak dedi kafamı çevirdim geldi bi tane tokat atti buaraya baklan dedi saçlarimdan tuttu açlan gözlerini dedi mecburen açtim gördügümde gözlerim faltaşi gibi oldu en az 20 cm filandi siki abi nolursun yapma abicim dedim şimdi abicim olduk demi o.ç dedi sikicem olum seni bugün dedi boşuna uraşma dedi soyun dedi soyunmak istemedm tabi 1 tane daha patlatti kenisi soydu çirilçiplak kalmişdim oda öleydi geliyorum aşkım şimdi bekle dedi ben yattim yatağa ağliyorum 5 dk sonra geldi elinde eşyalar ve krem vardi benim kurtulusum yokdu o siki yiecektim ama nasıl artik korkudan ağlıyordum aşkım giy bakiyim şunlari dedi 1 tane mini etek bide sütyen getirdi onlari giydirdi dudaklarima ruj sürdü ağlama aşkım mkayajin akicak ama dedi altımda mini etek ve üstümde 1 tanne sütyen vardi balık etli oldugum için sütyen uydu ama sütyeni çkar bakaym dedi çikardim ben yalvariyordum abi yapma köpeğin olayım diyordum tmm lan köpeğim sin zaten dedi şimdi benimle olacaksin dedi aynanaın karşisina geçirdi beni bak bkm kendine dedi taş gibi oldunlan orosbu dedi kari olsaydin seni ne sikerdm amdan biliyonmu dedi ama neyse şimdide götten sikicez dedi kafamdan tuttu aşa eğdi 2 dil atlan şuna dedi ağzimi açttim ben sokmasını bekliyom ağliyom biyandan ama aşkım ağlama ya bak makyajın akıyo ya güzelliğin gidiyo dedi hadi aşkım başla bkm saksoya dedi sikini köküne kdar soktu ağzima boğazima giriyordu ben hiç zevk almıyordum ileri geri başladi sakso çektirmeye ben boğulacak gşibi oluyordum 10 dk git gelden sonra ağzima boşaldi kusuyordum resmen hepsini yut onlarin lan dedi biri dişari akarsa döverim dedi mecburen yuttum aşkım benim dedi daşaklarimida bi yala dedi kafami tuttu daşaklarini sokuyodu ağzima resmen her yerini yallatti bana midem bulandi abi tmm yeter bolursun yapma dedim saat gece 10 filandi hem evdikiler merak eder dedim aşkım annennin haberi var sabaha kdar bnle kalacaksin dedi ve pis pis güldü annemden izin almiş demekki neyse 1 posta gireyim sana bkm su götün tadina dedi ben ağlıyom yatağin üzerini sirt üstü uzatti beni eteğimi kaldirdi beni bi kiz gibi sikicekti sikini güzelce tükürükledi sokacak diye ağlıyordum ama bacak arama soktu ve uzandi üstüme 10 dk öle yatti sana zevkin kralını yaşaticam aşkım dedi kalk ayağa dedi kalkdim domaltti beni yatağin üstünde kafamı yatağa bastirdi götümü güselcene tükürükledi yanıma eğildi hasırmısın bebeğim kobrayi içine almaya dedi abi yapma nolursun dedim aşkım acitmicam korkma dedi sikini götümün deliğine deydiriyordu git gel yapa yapa aniden şak diye kafası girdi ben bi çiğlik attim ahhhhh diye o aciyla ben kafasını dahi zor almiştim hepsini nasi alicakdm bilmiyordm kurtulmaya çalişiyordum zorlama aşkım kendini dedi sal kendini bebeğim dedi yavaşcana sokmaya başladi her 1 adımda çiğlik atasim geliyodu acisiyla ölcek gibi oldum aniden bida kökledi hepsi götüme girdi ölecem zannettim bi bağirdim susmam için eliyle ağzimi kapatti aşkım acidimi dedi geçer aşkım dedi yavaşcana çikardi soktu git gel git gel yapa yapa deliğim büyüdü ama halanca aciyordu felaket bi şekilde 5 dk filan öle sikti deli gibi sikiyordu yorulma yokdu adamda sonra biraz yavaşladi köküne kadar bida soktu oohh ohh dedi süpersin yavrum benim dedi hiç bi kari sen gibi olamaz aşkım karim benim dedi içindeydi hala iş işden geçmişti onundum artik bida başladi köpek gibi sikmeye 15 dk kadar sikti domalık bi şekilde deli gibi sikiyordu her gidip gelmede şak şuk ses çikareiyordu artik daşaklari götüme vuruyordu girse daşaklarini dahi sokucakti ben kendimden geçmiştim zaten şuurumu ytirdim resmen sonra hazirmisin kariicim geliyorum dedi içime attirdi sicakliğini hissediyordum kalbim tik tik atiyordu ölmüştüm resmen çikardi bide götümün üstüne 1 kaç damla attirdi götüme tokat atiyodu off karicim benim ya bu götü bana verdinya başka ne isterimsenden dedi ben bitti diye sevindim üstümden kalkdi bi sigara içip geliyim aşkım dedi ben bitti diye üstümü giyinmeye başladım hayirdir aşkım nerye gidiyon dedi eve abi birak dedim aaa olurmu karicim ya dedi kucağina aldi beni koltuğa oturdu eğdi beni aşa şuna 2 dil atta kalksın dedi bi yandan sigarsini içiyordu bi yandan da sakso çektiriyordu bi ara elimi götüme attim bi baktim kan geldi çok kötü aciyodu götüm hadi bebeğim kalk bakim otur şunun üstüne dedi artik birakmiştim kendimi ona onun karisi gibiydim resmen her dedigini yapıyodum kalktim kucağina oturdum içime girdi yarraği yine resmen oyuncaği olmuştum onun of bebeğim diyor götümü elliyordu hadi bkm hopla karicim dedi götümden kavradi beni başladi hoplatmaya kucağinda ziplattiriyordu beni 20 dk kucaginda ziplatti sonra içimden çikmadan çucagina aldı yatağa yatirdi ve içime tekrar patladi sikişe doymuyordu azgin boğa gibiydi aynı içimden çikamadan öle sarildi bi yarım saat uyuduk karisiydim onun artik resmen saat 11 filan oldu uyandik siki hala içimdeydi küçüçük olmustu ama uyandıgında yeter abi dedim birakda gidiyim dedim aşkım ne acelen varya dedi bak saldın kendini bana birak işde sabaha kadar zevkten uçurıyım seni dedi hem sana bi süprizim var dedi ben i tekrar aşa eğdi bi 10 dk sakso çektirdi o sik yine kalkmişdi şak şak yüzüme vuruyordu sikini tokatlarcasina sonra koltuga oturddu beni bacaklarimi havaya dikti götüm ellerinin altındaydi 20 dk kadar ölede sikti şap şup ettiriyordu sikerken ve tekrar çikardi sikini bu sefer göbeğime attirdi o akdar verimli deyil ama bu sefer sonra gitti bekle bak sana süprüzim var dedi gel di yanında köpeğini getirdi köpeği pitbuldu adi efeydi ben zevkimi aldım aşkım dedi bide efe alsın dedi domalıver önüne dedi hayir abi asla dedim sen olursun ama o olmaz dedim hadi uzatma domal karicim dedi yoksa zaten mecburen domalcan dedi hayir abi dedim ibrak dedim efe haydi olum dedi efe üstüme atladi hemen ben korkudan tmm abi çek şunu çek dedim köpeğin bacaklarina çorap giydirdi beni domaltti efe haydi olum burada gel dedi götüme bi tokat atti efe hemen üstüme zipladi git gel yapmaya başladi oda sahibine çekmişdi aynı ama deliği tutturamıyordu emrah abi deliğime ayarladi sşkini efe bi kökledi ben uçuşlardaym felaket aci geldi emrah abiden daha beter sikiyodu öldüm artik sikilmekten o biçimdim efe sikerken bi yandan yanımda hirliyor bi yandan da deli gibi sikiyordu sonra efede attirdi içime köpeğini çekti emrah abi aşa götürdü bağladi geldi karicim nasıldı dedi abi birak gideyim işde dedim gidicen tmm dedi b u gece bendesen ama dedi hadi gel bi banyo yapalım yatalım yorulduk aşkımmmm dedi banyayıya girdik oradada hilli durmadi zaten her tarafimi elledi çiktik banyodan kuralnadık ben eşyalarimi giyicektim eteği giy aşkım dedi abi nolursun artik eyetr dedim giy ln dedi deli etme bnei dedi giydim mecburen sonra yatapğa gir bkm karicim hadi dedi yattim saat 1 filandi emrah abide yanıma yatti karisiydim onun artik ben kafamı emrah abiden öteye çevirdim görüm ona dönüktü tabi aşkım dedi arkadma bida sarildi ama sikmiyordu bu sefer sadece zevkine bakıyordu onun karisiymişim gibi sarildi bana deli gibi kapalıdan bile deydiriyordu 1 saat sonra filan uykuya daldi bende uyudum sabah kalktigimda hala bana sarilmiş bi şekildeydi heemn kalkdm eteği çikardim kaçicak tim karicim nerey gidioyrsun dedi kalk ti hemen ayağa sabah sabah iyi gider dedi hadi dedi sne biliyon ne yapacagini dedi eğildim aşa saksa çektirdi sabah sabah bi 2 0dk filan siki yine kazık gibi oldu hadi bakayim karicim 1 postadada atayim dedi yatağin üstüne firlatti beni sirt üstü uzatti sikini tükürükledi götüm acidan ölcekti zaten sonra dayadi bi kökledi bi çiğlik daha attim ben kafamı bastirdi yatağa sus aşkım bağirma dedi 2 git gelden sonra göt deliğim açildi rahat rahat alıyordum içime aşkım artik işlemiyo baksana dedi ama ben yapmak istemiyordum zorla yapıyordu ve içime attirdi bnde içimden bi oh çektim bitti diye şimdi gidebilirsin bebğim dedi ama çağirdiğim zaman geliceksin dedi bnde hayir dedim üstümü giyindim tmm ozaman şunlari bi izlersin ondan sonra akrar versirsin gelcenmi gelmicenmi dedi vidioya çekmiş sikerken beni gelicenmi aşkım dedi bnde mecburen gelicem dedim eve gittim hiç kalkamdım yattin yarın sı gün telefon çaldi aşkım bekliyorum seni aynı yere dedi bnde hayir yapmak istemiyorum dedim sen bilirsin cd leri veriririm dedi iyi düşün dedi akşam gitmek zorunda kaldim gittim akşam bana bi 2-3 posta daha atti o günden sonra onun kölesi oldum beni parayla herkeze siktirdi köpeği oldum resmen halanda bile siikiyo karisiyim aRtiK oNuN 1 senedir sikiyo ve halanda bile zorla ilişkiye girdiyo siktirmediği arkadaşi kalmadi beni ama en kötüsü köpeğiydi KöLesiyim arTik oNUN YaKınDa ReSmi Karisi ypacak Beni BöLe GiDeRsE …

GÜZEL MACERAMIZ (ALINTIDIR)

GÜZEL MACERAMIZ (ALINTIDIR)
30 yaşında evli bir kadınım. Adım Gül. Üç yıllık evliyim ev hanımıyım. Eşim Mert 33 yaşında işinde gücünde sakin biridir. Seks hayatımız her evli çift gibi gidiyordu. Eşim benimle porno filmler izlemeye, hikayeler okumaya bayılıyordu. Ben de ona uyuyordum. Çünkü arkasından çok güzel bir gece geçiriyorduk. Beni zevkten delirtiyordu sonrasında… Zamanla internete takılmaya, beraber chat yapmaya başladık. Erkeklerle konuşmamı istiyordu. Ben ilk başta istemiyordum açıkçası. Onun ısrarları, benim de heyecan duymaya başlamam bizi yabancı erkeklerlerle chat yapmaya itti. Minik sohbetler oluşmaya başladı. Zamanla bu sohbetlerin dozu, erotizm seviyesi artmaya başladı. Fakat bu sohbetler anlık oluyor, orada kalıyordu. Devam ettirecek, düzgün birini bulamıyorduk. Kimisi çok sapık, kimisi aceleci, kimisi ukala… Biz ise bana gerçekten değer verecek, her şeyi paylaşabileceğimiz birini istiyorduk. Zaman içersinde aradığımız kişiyi bulduk, Msn de konuşmaya başladık. Adı Mustafa. 30 Yaşında işi gücü olan evli biriydi. Yıllardır evli bir çiftle tanışamadığından dert yanıyordu. Bizim gerçek olmamızı çok istiyordu. Cam açtık, üzerimde eşofmanlarım vardı. Çok yakışıklı çok kibardı. Hiç acelesi yoktu ve konuşmaları çok seviyeliydi. Sabaha kadar ordan burdan arada seksten sohbet ettik. Her gün konuşuyorduk artık. Eşim varken de yokken de Mustafa’yla sohbetlerimiz devam ediyordu. Benimle gerçekten ilgileniyordu. Benden hoşlanıyordu. Her şey çok iyi gidiyordu. Arada yaramazlıklar da yapıyorduk. Memelerimi anlık açıp göstermekten, kamera karşısında yüzümüz görünmeden amımı okşamaya kadar vardık. O da bize kendi muhteşem aletini gösterdi. Eşimle öpüşürken, ya da eşim beni okşarken bizi izliyor, iltifatlar ediyordu. Fantaziler anlatıp birbirimizi heyecanlandırıyorduk. Camı kapatıp bizi sadece duyabilirken eşimle seks yapıyorduk. Seslerimiz onu çok tahrik ediyordu. Biz de inanılmaz haz duyuyorduk bundan. Bir yıl kadar sürdü bu sohbetler. Mustafa ve eşim artık görüşmek istiyorlar, ben bir türlü olur diyemiyordum. Çok zor bir durum bilirsiniz. Resmen sevgilim vardı her fırsatta görüştüğüm, sanal seks yaptığım… Eşim de bunu biliyordu. İki erkek vardı hayatımda… İkisi de benim mutlu olmam için uğraşıyorlardı gerçekten… Benim sınırlarıma saygı gösteriyordu Mustafa. Her şeyimi biliyordu artık. Ama her şeyimi… Sekte nelerden hoşlandığımı bile… Ve sonunda, nihayet ben de eşimin isteğine uyup Mustafa’ya buluşalım dedim. Farklı şehirlerdeydik. Bayağı da uzaktık. Kararlaştırdığımız gün, ben her zamanki gibi giyindim. Üzerimde bir kazak altımda uzun etek başımda örtümle onu karşılamaya gittik eşimle. Hiç konuşmuyorduk. Mustafa otobüsle geldi. Otobüsün içerisindeyken tanımıştım onu. Eşim ayrı bir yerde ben ayrı bir yerdeydim. Tedbirdi bizim için. Hala son aşamada fikrimi değiştirebilirim diye düşünüyordum. Beni görmüş ama tanıyamamıştı. Beni hiç örtülü görmemişti çünkü. Vücudumda neremde ben var, onu bile bilen adam örtümden dolayı beni tanıyamamıştı. Eşimle tokalaştılar. Hava soğuktu. Benden uzaklaştılar biraz ben indirme peronunda kaldım. Onlar otogara girdiler. Eşim arıyordu. Sen arabaya git dedi. Sadece tamam dedim. Arabaya gitti beklemeye başladım. Bir an önce eşimin gelmesini ve evimize gitmek istiyordum. 15 dakika sonra ikisi birlikte karşıdan geliyorlardı. Hiç bir şey düşünemiyordum. Eşim direksiyona geçti. Mustafa arkaya oturdu bende öndeydim. Eşim bana gülümsüyordu ben çok tedirgin, ölesiye heyecanlıydım. Eşim gaza bastı. Mustafa, “Hoşgeldin demeyecek misin Gül?” dedi. Başımı çeviremedim bile heyecandan, titreyen sesimle öylesine bir “Hoşgeldiniz” dedim. Sizli bizli konuşmam onu susturmuştu. Neden öyle dedim bilmiyordum gerçekten. Eve geldik. Ben öndeydim eşimle mustafa arkamdan geliyorlardı. Apartmana girdik. Hızlı hızlı açıyordum kapıları… Sanki biri bizi görecek, yakalayacak, suçluymuşuz gibi… Zemin kattaydı dairemiz. İçeri girdik. Orda göz göze geldik ilk. Salona geçtik. Montunu çıkardı, aldım. Bir elimde montu vardı. Elimi uzatarak, “Hoş geldin Mustafa” dedim. Sıcacık bakıyordu. Gülümseyerek “Hoş bulduk Gül…” dedi. Öpsem mi, öpmesem mi, yanaktan mı, dudaktan mı derken, heyecandan titreyen elimle sadece tokalaştık. Gidip montunu astım içeri giremiyordum tekrar… Heyecanla kapının önünde bekliyordum. Nihayet kapıyı açıp “Ben yemek hazırlayayım” dedim. Aslında yemek hazırdı. Sofra hazırlanacaktı sadece. Mutfakta bir sigara içtim. Salondaki masaya kurmaya başladım. “Yardım edelim mi?” dedi eşim. “İyi olur” dedim. Kısa sürede kurduk sofrayı hiç konuşmadan. Yemek yerken de pek konuşmadık. Mustafa’nın yolculuğu ve havaların soğuk olması dışında. Yemekten kalktık sofrayı birlikte topladık. Mustafa “Bulaşığa yardım edeyim mi?” dedi. Eşime baktım kararsızlıkla, onunla yalnız kalmaktan ürküyordum hala… “A, olur tabi, iyi olur” dedi eşim. Biz Mustafa’yla bulaşıkları yıkıyorduk. Benim suskun ve tedirgin halim onun duyarlı gözlerinden kaçmamıştı tabi… “Gül, lütfen rahat ol. Güzel bir akşam geçiririz. Sadece arkadaş gibi. İsterseniz hemen de gidebilirim. İstersen hemen, bu gece giderim. İstersen iki gün burda kalabilirim. Sizi üzecek halim yok. Tüm karar Mert ve senin…” dedi. Onun bu sözleriyle rahatlamıştım. Çünkü istemezsek Mustafa zorlamayacaktı bizi. Bulaşıkları yıkadık. “Baş örtünü çıkarmayacak mısın?” dedi. O söyleyince farkına vardım, hala başımda duruyordu örtü, “Çıkartırım elbette, her zaman taktığım şey değil” dedim. Salona gittik. Saat sekiz olmuştu. Eşim beni çağırdı yatak odasına girdik. Sarıldı “Benim güzel karıcım, nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun?” dedi. “Bilmem, sen nasılsın?” dedim. “Ben iyiyim” dedi eşim “Öyleyse ben de iyiyim” dedim. Gülüştük. Uzun bir öpücük kondurdu dudaklarıma. “Anlıyorum, çok heyecanlısın, farkındayım. Ama rahat ol, ne gelirse içinden onu yap bir tanem” dedi ve salona döndü. Çay koydum hemen. Yatak odasına geçip tamamen soyundum. İçime hiç bir şey giymedim. Tek parça kırmızı bir abiye elbisem vardı. Üçgen göğüs dekolteli ip askılıydı. Sırtı da dekolteydi. Uzun saçlarımı tokayla en yukarda topladım. Ten rengi ince külotlu çorabımı giydim. Elbisemin etek boyu dizlerimin bir karış üzerindeydi. Kırmızı parlak bir ruj sürdüm dudaklarıma. Aynada baktım kendime. Çok hoş olmuştum. Eşim sesleniyordu “Çay koydum, beş dakikaya geliyorum” dedim. Çay olmuştu. Tepsiye koydum çerezde koydum. Salona gittim, içeri girdiğimde ikisi de şok olmuşlardı. Ben umursamaz davrandım. Rahat olmaya çalışıyordum. Tepsiyi masaya koydum. Eşim “Aşkım, çok güzel olmuşsun” diyordu. Mustafaya dönüp “Mustafa, sen beğenmedin mi yoksa?” dedim. “Çok beğendim Gül, ama dilim tutuldu, diyecek kelime bulamıyorum” dedi o da… İki erkek tarafından böyle beğenilmek hoşuma gitmişti. Çok heyecanlıydım. Ellerim titriyordu. Arkamı dönüp onlara çayları doldurdum. İkisi de popoma bakıyorlardı emindim. Çayları ikram ederken ikisinin de gözleri yuvalarından çıkacak gibiydi göğüslerime bakarken. Eşimin yanına oturdum. Mustafa karşımdaydı. Bacak bacak üstüne atttım. Mustafa bacaklarımdan gözlerini alamıyordu. Ne kadar güzel, arzu dolu ve seksi bir kadın olduğumdan bahsediyordu kocam. Eşimin bu konuşmaları beni çok rahatlatıyordu. Mustafa’ya eşiyle arasını sordum. Dışardan bakıldığında güzel bir evliliğinin olduğunu ama cinsel olarak eşinin çok tutucu olduğunu anlattı yana yakıla… Hiç böyle ateşli bir elbiseyle, makyajla karşısına çıkmamış karısı. Kendime inanamıyordum. Neler konuşuyordum elin adamıyla ve üzerimde seksi bir elbiseyle, bacak bacak üstüne atmış, onun karşısında kocamın yanında… Adamın cinsel hayatından bahsediyorduk çok normalmiş gibi… Bir türlü bu düşünceleri kafamdan atamıyordum. Ne kadar rahat davranmaya çalışsam da ellerim ve sesim titriyordu. Sohbet ediyorduk. Ara sıra konuşacak bir şey kalmayınca Mustafa ya da eşim devreye giriyor konuşmaya devam ediyorduk. Zaman geçiyordu bir şekilde. Cinsel sohbetler de ediyorduk. Çay bitmişti. Kalktım, mutfağa gidip tekrar çay koydum. Yatak odasına girdim. Mavi askılı kısa eteğimi giydim. O kadar kısaydı ki her yerim görünüyordu. Mavi bir külodum vardı onu da giydim. İçeri girdim. “Oooo..” dediler ikisi de hayranlıkla… Ben utangaç bir şekilde, tekrar eşimin yanına oturdum. Mustafanın karşısına… Bacak bacak üstüne atmadım ama, zaten ne kadar uğraşsam da oturduğum yerde, külodumun görünmesine engel olamıyordum. Mustafa da farketmişti rahat edemediğimin sanırım, pek bana bakmamaya çalışıyordu. Sohbet ediyorduk artık daha çok konuşuyordum. Beni konuşturuyorlardı bilerek. Çay için mutfağa gittim. Eşim arkamdan gelmişti. Mutfakta sarıldı bana uzun uzun öptü dudaklarımı. “Hayatım, hala tedirginsin. Eğer ben istediğim için yapıyorsan söyleyelim adama gitsin” dedi. Hiç bir şey söylemedim. Eşim gitti Mustafanın yanına. Ben mutfakta sigara içiyordum. İkinci sigarayı yakmıştım. Mustafa geldi bu kez… Elim ayağım her yerim titriyordu. “Nasılsın Gül?” “Bak, eğer rahatsız hissediyorsan bana söylemen yeterli..” “Yok rahatsız olmadım aslında… Sadece, duruma alışamadım. Çok tuhaf hissediyorum. Fakat bir şekilde gitmeni asla istemiyorum dedim. Ama ne kadar çabalasam da eşimin yanında, açıkça bunu söylemek zor” dedim. “Seni anlıyorum” dedi. Ayaktaydık yaklaştı elimi tuttu. “Lütfen rahat ol sevgilim… Gitmemi istersen hemen giderim ama yalvarırım kalmama izin ver, inan pişman olmayacaksın” dedi. Öleceğim sandım. Cevap veremedim. Ellerimi bıraktı eşimin yanına gitti. Sevgilim demişti bana msn de telefonda yüzlerce kez demişti aslında ama çok hoşuma gitmişti bu sefer. Evet bir sevgilim vardı gerçekten bir sigara daha yaktım karar vermem gerekiyordu. Her şeyimle onu istiyordum ama bu noktadayken bile hala çok korkuyordum. Kararsız bir şekilde içeri gittim. Tüm seksiliğimle kocama ve sevgilime çay dolduruyordum. Kiloduma kadar görüyorlardı popomu farkındaydım. Umursamadım hiç. Çayları verdim. Oturduk bir demlik çay bitene kadar sohbet ettik daha rahat davranıyordum artık. Kendimi kaptırmıştım. Mustafa bana aşkım sevgilim diye hitap ediyordu. Ben de canım diyebiliyordum sadece. Çok tuhaf gelmiyordu artık. Çay yine bitmişti. Saat çok ilerlemişti. Tepsiyi götürdüm mutfağa eşim geldi arkamdan. “Eee?” dedi “Gül hanım, ne yapıyoruz? Saat gece yarısı” dedi. “Sen gerçekten istiyor musun?” “Şaka mı yapıyorsun hayatım? Bunu her şeyden çok istediğimi biliyorsun. Ama senin de istemen gerek. Mustafa iyi biri… İstemezsen gidecek. Ama buraya kadar geldi bu iş, lütfen yarıda kalmasın” Ne diyeceğimi şaşırmıştım. Çok istiyordum. Sarıldı kocam “Evet, Ne diyorsun? İstiyor musun?” dedi. “Evet” diyebildim. “Evet, istiyorum” Nasıl demiştim bilmiyordum ama sonunda evet diyebilmiştim. Yüzüne bakamıyordum kocamın. Halbuki her şeyi o ayarlamıştı. Beni bir şekilde buna hazırlayan kocamdı. Ama yine de çok tedirgin olmuştum. Eşim sarıldı “Gözlerime bak” dedi baktım “Seni çok seviyorum. İnan her şey çok güzel olacak” dedi. Cevap vermedim. Eşim gitti ben bulaşıkları yıkadım. Güzel bir parfüm süründüm. Salona giderken aynada kendime bakıp, çeki düzen verdim. Çok hoş görünüyordum gerçekten. Yanlarına gittim. İçerde sadece Mustafa vardı. Gözleri üzerimde dolaşıyordu. Eşim yoktu. “Mert nerde, banyoya mı gitti?” dedim. “Hayır” dedi. “Çıktı. Senin rahat edemeyeceğini, yalnız kalmamızın daha iyi olacağını düşündü çıktı. Ne zaman çağırırsak o zaman gelecek” “Deli misiniz siz?” dedim. Hemen kocamı aradım. Acele eve gelmesini istedim. Eşim iki dakika sonra evdeydi. Gerilmişti ikisi de. Ama ben rahattım. Koltuğa oturan kocamın yanına gittim, önünde durdum. “Ben sen olmadan yapamam aşkım.” dedim. Bacaklarımı iki yana açarak kocamın kucağına oturdum, sımsıkı sarıldım. Ateşli bir şekilde dudaklarına yumulup uzun uzun öpüştüm kocamla… Dakikalarca öpüştükten sonra kocamın kucağından kalktım, Mustafanın karşısında dikildim. Elinden tutup ayağa kaldırdım onu… Sarıldık birbirimize… Gözlerimi kapattım, heyecandan ölmek üzereydim. Ayak parmaklarımın üzerinde yükselerek heyecanla aralanan dudaklarımı ona uzattım, dudaklarımız birleşti. İnanılmaz bir şeydi. Mustafa’yla öpüşüyorduk. Hem öyle böyle değil… Koparırcasına emiyordum dudaklarını. Dudaklarımızı yiyorduk resmen. Ellerimi boynuna doladım sıkıca adamın. O da sarıldı belime sıkıca. Dillerimizi yalıyor dillerimizi emiyorduk. Elleri kalçama kaydı. Sert başlamıştık sert devam ediyorduk. Popomu okşuyordu uzun zamandır aradığı bir şeyi yeni bulmuş gibi davranıyordu Mustafa. Kendimi geri çektim. Gülümsedim gözlerine bakıp. Gözleri bir acayip bakıyordu. Azmıştı adam. Koltuğa oturttum onu. Geri döndüm kocamın kucağına oturdum. Taş gibi olmuştu sertliğini hissediyordum. Deli gibi öpüşüyorduk. Bir eli göğsümde bir eli popomdaydı. Dilini uzattı emdim emdim. O da benim dilimi emdi. Kalktım tekrar… Mustafa’yı gidip tekrar kaldırdım. Öpmeye başladı dudaklarımı. Acıtıyordu ısırıyordu arada. Durdum. “Biraz sakinleşelim” dedim soluk soluğa… Özür diledi. Üzerinde kazak vardı çıkardım. Atletini de çıkardım. Vücudu hoştu. Yavaşça dudaklarını öptüm uzun uzun. Dilini emdim. Yanaklarını boynunu emdim biraz. Omuzlarını emdim. Ellerim boş durmuyordu göbeğini karnını göğüslerini okşuyordum. Göğüslerini emiyordum. Çok zevk alıyordu. Hala ayaktaydık. Arkasını döndürdüm. Ensesini omuzlarını sırtını okşadım, yaladım. Kocam şaşkındı ama umurumda değildi. Hoşuma gidiyordu. Aslında seks yaparken sevilmeyi çok severim ben. Bunları kocama pek fazla yapmam. Ama çıldırtmak istiyordum ikisini de. Tekrar bana döndü Mustafa. Öpüştük biraz. Okşadık birbirimizi. Geceliğimi çıkarmak istedi. Bıraktırdım. Ben ayarlayacaktım. Pantolonunu çıkardım. Sadece dar bir boxer le kaldı karşımda. Aleti büyüktü biliyordum. Çok görmüştüm camda. Dokunmak istedim ama yapamadım bir an. Koltuğa oturttum onu. Eşimin yanına gittim. Eşimi de soydum, o da boxeriyle kalmıştı. Ama onun aletine dokundum. Okşadım biraz külodunun üzerinden. Okşarken de gözlerinin içine bakıyordum. Kocam gözlerini kaçırıyordu. Tedirgin oluyordu. Mustafa’yı kaldırdım, salonunun ortasında durdurdum. Eşime “Mert, gelsene” dedim. İkisi yan yana duruyorlardı şimdi, bana bakıyorlardı. Kocamın boxerini çıkardım. Onun sikini yalamaya başladım. Diğer elimle Mustafanın aletini okşuyordum boxerinin üzerinden. Gözlerimi diktim kocama. Kocamın yumurtalarını okşuyordum. O da saçlarımı okşuyor. Başımı bazen bastırıyordu. Mustafaya döndüm. Boxerini indirdim. Kocaman alet yay gibi gerilmiş. Kurtulunca çamaşırdan yerinden çıkmış gibi oldu. İki elimle okşadım, sevdim. Gözlerimi kapattım. Dudaklarımın arasında adamın yarağı vardı. Damarlarını hissediyordum. Bir elimle testislerini okşuyordum. Mustafa da inlemeye başlamıştı. Yarak ağzımda giderek daha da büyümüştü. Ve sertleşmişti iyice. Yavaş yavaş emiyordum. Alabildiğim kadar ağzıma sokuyor tekrar geri çekiliyor tekrar sokuyordum. Arada başını öpüyordum. Çok hoşuma gitmişti. Mustafa’yı bıraktım kocamınkini ağzıma aldım yalamaya başladım. Kocamınkini daha çok ağzıma alabiliyordum. Bir güzel yaladım onu da. Onları koltuğa oturttum. Karşılarında kıvırarak dans etmeye başladım müziksiz. Az sonra üzerimdeki geceliği çıkardım. Kalçalarımı kıvıra kıvıra külodumu da çıkardım. Ayaktaydım. Seksi hareketlerle orta parmağımı ağzıma götürdüm. Bir yarak yalar gibi parmağımı yalıyordum. Sonra iki elimle göğüslerimi okşadım. Arkamı dönüp eğildim. Kalçalarımı iki yana ayırıp deliklerimi gösterdim onlara. İkisinin de yarakları ellerindeydi. Yaptığım şeylere kocam çok şaşırıyor olmalıydı. Ben de kendime çok şaşırıyordum. İnanılmaz şeyler yapıyordum. Onlara dönüp yanlarına gittim. Ortalarına oturdum. Mustafa’nın dudaklarına yapıştım. Kocam bacaklarımı okşuyordu. Sonra kocama döndüm. Onu öpmeye başladım. Ardından ikisinin de aynı şeyleri yapmalarını söyledim. İnanılmaz bir şeydi bu. İkisi de aynı anda kulak memelerimi emiyorlardı. Birer elleriyle bacaklarımı okşuyorlardı. Başımı koltuğa yasladım iyice. Boynumu, omzumu emiyorlardı. Omuzlarımı öpüp yaladılar. İşte muhteşem anlardan birini yaşıyordum şimdi. Kocam sol göğsümü sevgilim de sağ göğsümü yalıyordu. Delirmeye başlamıştım. İkisinin de ellerini tuttum. Amıma değdirdim ellerini. İkisi de parmaklarını amıma soktular. Memelerimi yalıyorlardı ve birer parmakları da içimdeydi. Öyle bir zevk alıyordum ki anlatılmaz. Biraz daha devam ettiler buna… Sonra çekildim aralarından. Koltuğun üzerinde ayağa kalktım. Bir ayağımı dizimden kırarak koltuğun üst kısmına dizimi koydum. Öbür bacağımı da Mustafa’nın omzuna koydum. Başı bacaklarımın arasındaydı şimdi, tam amımın hizasında… Saçlarından tutup başını amıma dayadım. Kilitorisimi dillemeye başladı. Kocam da arkamda, kalçalarımı iki yana ayırıp dilini arka deliğime değdiriyordu. Dayanamıyordum. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Hayvanlar gibi bağıra bağıra boşaldım. Mustafa’nın yüzü ıslanmıştı sularımla. Dudaklarından öptüm. İkisini de ayağa kaldırdım. İkisine de 31 çektiriyordum bir kocamın gözlerine bir sevgilimin gözlerine bakıyordum. Onları da böyle boşaltacaktım önce. Önce kocam boşalmaya başladı. Ama ne boşalma… İlk defa bu kadar çok boşaldığını görüyordum. Onun şehvetli inlemeleri tahrik etmiş olacak ki, ardından Mustafa da boşaldı. Yüzüm gözüm göğüslerim ellerim her yerim spermlerle dolmuştu. Aslında esk**en bu bana çok sevimsiz gelirdi. Porno filmlerde izlerken bu görüntü beni rahatsız ederdi. Ama şimdi sınırlarım yoktu sanki. Banyoya gittik üçümüz birlikte… Önce beni yıkadılar ikisi de. Sonra ben onları sırayla yıkadım. Biraz üşümüştüm. Kurulandık ama giyinmedik. Salona çırılçıplak geçtik birer sigara yakıp verdim kendim de yaktım. Koltuğun bir ucunda sevgilim, bir ucunda kocam oturuyordu. Başımı kocamın bacaklarının üzerine koydum. Bacaklarım da Mustafa’nın üzerindeydi. Sigara içiyorduk. Arada kocamın dudaklarını öpüyordum. Eliyle göğüslerimi okşuyordu kocam… Mustafa da bacaklarımı, amımı okşuyordu. Üçümüzün yüzünde de tatlı bir gülümseme vardı. Kocam “Nasıl gidiyor karıcım, hoşuna gidiyor mu?” dedi. Dudaklarına vantuz gibi yapıştım. Çekilip “Belli olmuyor mu halimden aşkım?” dedim. Gülüşüyorduk. “Yatakta devam edelim mi, ne dersiniz?” dedim. İkisi de onaylayınca kalkıp el ele tutuşarak yatak odasına gittik. Yatağın ortasına uzandım iki erkeğim de yanlarıma uzandılar. Kocam dudaklarımı öpüyordu. Az sonra yine o muhteşem şeyi yaptılar. İkisi de göğüslerimi yalıyorlardı. “Hadi bu sefer daha sert olun…” dedim. İnanılmaz derecede zevkli bir şeydi. İki erkek iki yandan göğüslerimi çıldırmış gibi emiyorlar, dudaklarıyla uçlarını çekiştire çekiştire sündürüyorlardı. Bazen acıtıyorlardı ama ben umursamıyordum. Kocam aşağılara indi. Amımı yalıyordu. Bacaklarımı onun boynuna doladım. Mustafa memelerimi hoyratça okşuyor sırayla emiyordu. Az sonra biraz sakinleştiler. Hareketleri daha sakindi artık ikisinin de… Mustafayla öpüşüyorduk. Elleri boş durmuyor göğüslerimi sıkıştırmaya devam ediyordu. Kocam da amımı yalamaya devam ediyordu. Kocam kalktı. “Önce hangimiz senin tadına baksın istersin hayatım?” dedi. “Ben biraz daha sizin tadınıza baksam nasıl olur hayatım?” diyerek doğruldum, yatağın kenarına oturdum. Onlar da karşımda ayakta dikildiler. Kocamın yarağını yalamaya başladım. Bir elimle de Mustafa’nın yarağını okşuyordum. Kocamınkini iyice yaladıktan sonra dönüp Mustafa’nın o kocaman yarağını yalamaya başladım. Çok hoş bir aleti vardı. Kocamınkinden daha tatlıydı. Farklı değildir diyenler ağzının tadını bilmeyenler bence. Ben de o gece öğrendim. Her yarağın ayrı bir tadı var demek ki dedim kendi kendime ve bundan sonra her yarağın tadına bakmalıyım diye düşündüm. İkisi de taş gibi olmuşlardı. Yatağa yattım kocama “Aşkım, gel…” dedim. Artık çok rahattık içimizden geldiği gibi davranıyorduk. Kocam geldi. Bacaklarımı ayırdım beline doladım. Yarağını dayadı amıma, kolayca kaydırdı içime… Tek hamlede sonuna kadar içimdeydi. Çok ıslaktım. Amım onu yakıyordu. Gidip geliyordu kocam. Mustafa da biraz bizi izledikten sonra dayanamayıp yanımıza geldi. Biraz dudaklarımı emdi. Diz çöküp yarağını ağzıma verdi. Ben de iştahla yalıyordum onu. Ama çok büyüktü. Zorladığımda boğazıma değiyordu. Ama olsun, ona zevk vermek istiyordum. Mustafa’nın elleri boş durmuyor göğüslerimi de okşuyordu. Çok zevk alıyordum. Kocam hızlı hızlı sikiyordu beni. Mustafa “Hadi bir pozisyon deneyelim. Çok zevk alacaksın” dedi. Olur deyince kalktık, Mustafa kocamı yatırdı, beni de üzerine ters oturttu. Kocama arkamı dönerek sikinin üzerine oturdum. Mustafa’nın tarifiyle tabi. Kucağında zıplıyordum. Daha çok hissediyordum kocamı bu şekilde. Bunu yüzlerce kez yapmıştık zaten. İçimden güldüm Mustafa’ya. Mustafa da gelip dudaklarımdan öptü uzun uzun. “Az sonra yaşayacağın şey için bana teşekkür edeceksin” dedi. Önüme geçti. Beni durdurdu. Kocama “Hadi Mert, sen girip çık şimdi…” dedi. Ben sabit duruyordum. Kocam içimde gelip gidiyordu. Mustafanın ne yapmak istediğini eğildiğinde anladım. Diliyle kilitorisimi yalamaya başladı. Aman tanrım. Bu nasıl bir şeydi. Kendime hakim olamıyordum. Üst kattakilerin duymama ihtimali yoktu. Çığlık çığlığa kalmıştım. Kendimi bir türlü frenleyemiyor, kontrol edemiyordum. Bugüne kadar böylesi zevkli bir şey yaşamamıştım gerçekten. Çılgınlar gibi bir orgazm yaşadım. Sadece iki belki üç dakika sonra, içimde gidip gelen kocamın siki, klitorisimi yalayan Mustafa’nın dili, gecenin üçüncü orgazmını yaşatmaya başladı tekrar. Hiç bu kadar kısa sürmezdi iki orgazmımın arası. Bu çok zevkliydi. Kocam da dayanamadı, içimden çıktı, kalktım diz çöküp onu yaladım. Yine inanılmaz bir boşalma yaşıyordu kocam. Yine her yerim, ağzım gözüm, memelerim sperm olmuştu. Yorulmuştum. Ama Mustafayı da boşaltmalıydım. Banyoya gidip çarçabuk duş aldım. Kurulanıp geldim. Yatağın yanında duran koltukta oturuyordu Mustafa… Elinde taş gibi yarağını okşayarak bana bakıyordu beklentiyle… Dizlerimin üzerinde diz çöktüm önünde, olabildiği kadar, sınırlarına kadar sertleştirdim güzel aletini… Kocaman yarak ağzıma sığmıyor ben de zorluyordum. Kucağına çıktım ama bu sefer ters oturmadım. Dudaklarında dudaklarımı gezdirdim, dilimle yaladım etli dudaklarını… Biraz öpüştüm. Belime sarıldı. O da, ben de artık o yarağın içime girmesini istiyorduk. Biraz sürtündüm. Islanmıştım yine… Yarağını elimle düzelttim. “Sen dur sevgilim, ben oturayım” dedim. “Korktun mu?” dedi. “Evet, çok büyük…” dedim dudaklarımı ısırarak… Gülümsedi. “Merak etme, rahat alırsın, sen harika bir kadınsın” dedi. Azıcık oturdum. Durdum, nefes aldım. Başı içimdeydi. Biraz daha oturdum. “Offf…” diye inledim. Şimdi biraz acımıştı. Aslında ıslaktım. Ama yarağı çok büyüktü Mustafa’mın. Kalkıp inmeye başladım. Birazını alabiliyordum hala. Korkuyordum acıyacak diye… İstemdışı bir şey. Yoksa köküne kadar girmesini istiyordum. Şimdi azıcık daha fazla oturdum. Her seferinde artırıyordum. Acıyordu ama çok değil. Devam ettim. Sanırım Mustafa dayanamamıştı. Belimden sıkıca sarıldı. Gözlerime baktı. Anladım. “Tamam sevgilim” dedim. “Nasıl istersen öyle sik beni.” Birden oturttu beni hızlıca. Keskin bir çığlık attım. Hızlı hızlı girip çıkıyordu amıma. Fena sikiyordu beni. Çok zevk alıyordum. “Offf aslanım… Sik beni… Daha hızlı… Daha sert… Sik… Hadiii…” diye bağırıyordum. “Ohhh.. Yarrağın harika aşkım… Çok güzel yarrağın var bebeğim… Beni çok mutlu ediyorsun. Aşkım… Sevgilim… Kocacımm… Sik beni Mustafam…” Alttan deliler gibi vuruyordu. Bir makine gibi hızlı hızlı sikiyordu beni. Tekrar orgazm olmaya başladım. Ama ne orgazm, ne kasılma… Gecenin dördüncü orgazmıydı. Hiç bu kadar boşalmamıştım bir gecede. Böğürüyordum orgazmımı yaşarken. Mustafa “Ihhh… Boşalmak üzereyim aşkım, geliyorum” diye inledi. “Boşal sevgilim. İçime boşal aşkım… Merak etme korunuyorum” dedim. Offf… Spermleri oluk oluk akıyordu içime. Sıcaklığını yoğunluğunu hissedebiliyordum. Sarıldım boynuna öpücüklere boğdum. Dudaklarını yüzünü gözünü öpüyordum. Teşekkürler ettim. Kalktım bir bezle sildim amımı. Kocam karşı koltukta zevkten çıldırmış bir haldeydi. Gittim kocama sarıldım. Onu ne kadar çok sevdiğimi. Bunu bana yaşattığı için minnettar olduğumu söyledim. Sıkıca sarıldık birbirimize. Duşa girdik hep birlikte. Yine beni yıkadılar ardından sırayla, ben de onları yıkadım. İçeri girdiler. İkisinin de dudaklarından öptüm. Acıkmıştık. Saatler hızlıca akıvermişti. Çay koydum yine, kahvaltılık bir şeyler hazırladım. Mutfakta çırılçıplak oturup yedik. Sohbet ettik. Herkes memnundu. Üçümüz de çok neşeliydik ve mutluyduk. Karnımız doyup kendimize gelince, kendimizi tekrar yatağa yattık. Kocama arkamı döndüm. O da bana arkamdan sarıldı. Mustafa önümdeydi, yüz yüze bakıştık, uzun uzun öpüştük. Sabah olmak üzereydi. Uykuya daldık. Öğlene doğru ben uyandım. Gidip elimi yüzümü yıkadım. Yorgunluğum gitmişti. Tazelenmiş hissettim kendimi… Bir rahatlama vardı üstümde, çok hafiftim. Baktım, benimkiler uyuyorlar. Kalkıp öylece mutfağa gittim çay koydum. Geceden kalan kahvaltı bulaşıkları vardı. Onları yıkadım. Mükellef bir kahvaltı sofrası hazırladım mutfak masasına. Çayı demledim. Ekmek almak gerekiyordu. Kalktım üzerime bir elbise geçirdim. Fırına gittim. Fırındaki tezgahtar kız gülümseyerek, “Abla çok neşelisin bugün…” dedi. “Gülümsüyorsun, bi tatlılık var yüzünde…” “Ay ne bileyim her zamanki halim…” deyip çıktım dışarı. Mutluydum demek ki. Eve gittim üzerimdekileri çıkardım. Aynaya gittim baktım. Yüzüm ayrı bir güzeldi gerçekten. Güldüm kendi kendime. Bir parça margarini bir dilim ekmeğe sürdüm. Bir bardak da çay koydum kendime. Ekmeği yiyiverdim hemen bir sigara yaktım. Mutsuz değildim. Huzursuz değildim. Çok korkuyordum aslında pişman oluruz diye düşünüyordum ama değildim. Umarım kocam da değildir diye geçirdim aklımdan. Sigaram da çayım da bitmişti. Uyanalı bir saati geçmişti. Yatak odasına girdim. Güneş vuruyordu camdan. İçerisi sıcaktı. Perdeden dışarı baktım. Cumartesi sabahı kimsecikler görünmüyordu. Uyuyordu ikisi de. Seyrettim biraz onları. Mustafa eli yüzü güzel biriydi. Hoş bir adamdı. Vücudu da hoştu. Aynı yatakta yatıyorlar ya çok komik görünüyorlardı. Çırılçıplaktı ikisi de.aletleri de uyuyordu.. Kocamın yanına gittim dudaklarını öptüm uyanıverdi. Baktı şöyle bir uyku sersemi. Gülümsedi ben de ona gülümsedim. Tekrar öptüm. “Kahvaltı hazır canım…” dedim. Kalktı lavaboya gitti. Kapıdan tekrar baktı gülümsedi. Beni rahatlatlatmıştı bu. Her şey çok hassas en ufak şey bizi kırabilirdi. Sanırım kocam da bunun farkındaydı. Mustafa’nın yanına uzandım yüzü bana dönüktü. Bir elimle sarıldım. Dudaklarını öptüm. Tepkisizdi. Uykusu ağırdı demek ki. Alt dudağını araladım dilimle azıcık emdim uyandı. O da sarıldı bana. Uzun uzun öpüştük. Ona da, “Kahvaltı hazır sevgilim…” dedim. “Tamam aşkım” dedi. Elimi tuttu, avucumun içini öptü. Mutfağa gidip ekmekleri kızartmaya başladım. Kocam geldi. Duşunu almış, giyinmişti. İki erkek gülümseyerek günaydın dediler birbirlerine, kocam masaya otururken, Mustafa banyoya gitti bu kez… Kocam oturduğu yerden, “Çiçek gibisin bu sabah” dedi kocam sarıldı öptü. Teşekkür ettim. Kızaran ekmeklere margarin sürüyordum. Yumurtaları da soyarken Mustafa geldi. Hiçbir şeyi elletmedim erkeklerime, beni sikerek mutlu edenlerime hizmet ettim. Güzel bir kahvaltı yaptık, uzun sürdü. Sohbet ettik güzel güzel, neşeyle… Kimse çekingen değildi. Çok rahattık. Her şey çok iyi gidiyordu. Bulaşıkları yıkadım, onlar çaylarını içmeye devam ettiler. İşim bitince “Dışarı çıkalım, biraz gezelim olur mu?” dedim kocama ve sevgilime… Kocam olur tabi dedi. Mustafa da istiyordu. Üzerime en dar pantolonumu giydim. Siyah ve likralıydı. Aynadan baktığımda arkamdan külodumun izi belli oluyordu. Daracık bir de tişört giydim. Altımdaki sütyenin dantelleri bile belli oluyordu ondan da… Çıkıp arabaya bindik. Kocam, “Siz arkaya geçin, bugün şoförünüz ben olayım” dedi. Yeni bir Avm açılmıştı, oraya gittik. Gidene kadar yan yana, dip dibe oturduk Mustafa’mla, konuştuk, gülüştük, öpüştük, koklaştık. Kocam arada aynadan bize bakıyordu. O da mutluydu, biz de… Büyük bir yerdi. Epey dolaştık vitrinlere baktık. Bir ara Mustafa “Mert, bu kız fıstık gibi yapmış kendini, elimizden almasınlar sonra?” dedi. Kocam güldü. Ben de “Valla dikkat edin, sahip çıkın. Kaçırıverirler beni, kalırsınız ortada…” dedim. Gülüşüyor eğleniyorduk. Restoranda yemek yedik. Gülüşüyorduk. Çok hoştu her şey. Çenem düşmüştü sürekli konuşuyordum. Tatlılarımızı da yedik. Nargilecinin önünden geçiyorduk. İçeri girdik. Ağır bir nargile kokusu sarmış havası ağır bir yer. Tavanı alçak. İlk defa geliyorduk buraya. Her yer duman. Oda gibi ön yüzü açık üç yanı duvar gözler yapmışlar. En sondaki göz boştu. Oraya oturduk. Üç tane nargile getirdi garson. Kocam koridoru gören yere oturdu. Ben karşısına Mustafa çaprazımıza. Sohbet ediyor, çok güzel eğleniyorduk. Bir ara nargilenin ağızlığını iki elimle tutarak Mustafa’ya diktim gözlerimi ağızlığı yalıyordum. Mustafa dayanamadı, yanıma oturdu. Dudaklarıma yapıştı. Ortam çok rahattı. Gelen olsa kocam zaten görürdü. Biraz öpüştük bacaklarımı göğüslerimi de boş bırakmadı. Ben bir ara elimi Mustafa’nın aletine attım sertleşmişti. “Yalamak ister misin?” dedi. “Sorulur mu, tabi istiyorum” dedim. Fermuarını açıyordu ki “Dur delirdin mi? Yapma” diye atıldım. “Şaka yaptım Gül, merak etme” diyerek güldü. “Hadi bakalım, siz azdınız anlaşılan, kalkalım, evimize gidelim” dedi kocam. Arabaya bindik. Yine aynı şekilde, kocam önde, biz arkadaydık. Mutluluktan başım dönüyordu. Mustafa’nın kucağına yattım. Biraz okşamama kalmadan aleti taş gibi olmuştu hemen… Fermuarını açtım külodunu çekip, aleti elime aldım. Ağzımdaydı. Çok hoşuma gidiyordu. On dakika boyunca yavaş yavaş, sevgiyle okşadım, öptüm, emdim. Öyle dalmıştım ki, kocam, “Sokağa geldik çocuklar…” diyene kadar devam ettim işime… Kalktım toparlandık. Siteye girip arabayı park ettik. Hep birlikte eve girdik. Kapıyı kapatıp koridorda sarıldım Mustafa’ya. Salona geçtik. Ben çıktım, yatak odasında soyunup makyajımı tazeledim. Çırılçıplak vaziyette tekrar yanlarına geldim. “Daha soyunmamışsınız siz…” dedim. “Tembellik edecekseniz bileyim” Gülüştük. Onlar da soyundular. Sikleri kalkmıştı zaten… Mustafa’yla öpüşüyorduk ayakta. Kocam arkamdan sarıldı. Boynumu sırtımı öpüp okşuyordu. Mustafa göğüslerimi emerken kocam da arkamda diz çökmüş, kalçalarımı emiyordu. İnlemelerim artmıştı. Biraz böyle seviştik. Aralarında kalmış, her yanım okşanıyor, yalanıyordu iki erkek tarafından… Zevkten kendimden geçiyordum. Ardından erkeklerimin aletlerini yalamaya başladım. Biraz birini, biraz diğerini yalıyordum. Birini yalarken diğer elimle de ötekine 31 çekiyordum. Kocamı koltuğa oturttum. Domaldım önünde, kocamınkini yalıyordum. Mustafa arkama geçer beni siker diye düşünmüştüm ama o altıma yatıp amımı yalamaya başladı. Gayet güzel yalıyordu. Azmıştık iyice üçümüz de… Kocam geniş koltuğa uzandı, üzerine oturdum. Islanmıştım zaten iyice. Mustafa da ayakta ağzıma verdi. İkisini de mutlu ediyordum. Kocam belime sarıldı. Ben sabittim, kocam alttan hızlı hızlı girip çıkıyordu. Ben ritmi bozmadan Mustafa’yı yalamaya devam ettim. Kocam “Boşalıcam” dedi. Kalktım. Kocam da ayağa kalktı, sikini yalamaya başladım. Ellerimle ıslak sikini sıvazlıyordum. Kocam birden patlayıverdi. Mustafa’ya dönüp onunkini aldım ağzıma, oda hazırmış zaten… O da boşaldı üzerime… Banyoya gittik yıkandık. Çıplak vaziyette salona döndük. Birer sigara yaktık. Sigaramdan son bir nefes alıp kül tablasına bastırdım. Oturduğum tekli koltukta iyice yayıldım, ayaklarımı koltuğun iki yanına koyup ayırdım bacaklarımı. Mustafa yan koltuktaydı, hevesle gelip amımı yalamaya başladı. Parmağını da sokuyordu içime yalarken… Çok hoştu. Yalamayı kesti, doğrulup belime sarıldı, yarağını içime kaydırdı. İlk seferde yarısı içimdeydi. Ve dünkü gibi acımamıştı. Gidip gelmeye başladı. Tamamen içimdeydi. Ben de artık dayanamıyordum. O dizlerinin üstünde, içimde gidip gelirken ben klitorisimle oynuyordum. Bu pozisyonda Mustafa’yı daha çok hissediyordum içimde. Çok sürmedi orgazm oldum. Sarıldı iyice bırakmadı hızlı hızlı gidip geliyordu içimde. Rahatlamıştım. Sakinleştik. Kocam parlayan gözlerle bizi izleyip durmuştu tüm sevişmemiz boyunca, sikini okşuyordu bir yandan da… “Hadi yatağa gidelim…” dedim. Yatağa gittik. Yatağa yattı Mustafa. Hemen üzerine oturdum. Daha yangınım geçmemişti. Tekrar içimdeydi. Zıplamaya devam ettim. Kocam arkama geçti. Kalçalarımı ayırdı. Durup bekledim. Mustafa alttan yavaş yavaş girip çıkıyordu içime. Kocam arka deliğimi yalıyordu. Beni deli ediyorlardı yine. Mustafa da boş durmuyor göğüslerimi emiyordu. Kocam yarağını arka deliğime dayadı. En çok merak ettiğim şeyi yaşamak üzereydim. “Kreme gerek var mı bebeğim?” dedi. Arka deliğim açılıp kapanıyordu istekle, “Hayır, biraz ıslatman yeterli…” dedim. Tükürüğüyle ıslattı aletini… Yavaşça giriyordu. Mustafa hareketsizdi. Az sonra tamamen içimdeydi kocam. İkisi de hareketlendi. Sırayla sokuyorlardı. Çığlıklarıma hakim olamıyordum. Mustafa boynuma sarılmıştı. Kocam belimi iki eliyle tutuyordu. “Sikin beni… Oofff… Çok güzelmiş bu… Beni hep böyle sikin…” diye bağırıyordum. Onlar da çok zevk alıyorlardı. Sanırım bu kadar heyecanlanmam onları da heyecanlandırmıştı. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Kasılmalarımı fark edince onlar da hızlandılar. Kesik kesik kasılıyordum. Mustafa da boşalıyordu. Bizim boşalmamız bitince kocamınki başladı. İkisi de deliklerime boşalmıştı. Ellerimle içimden süzülen dölleri tutmaya çalışarak kalktım, banyoya girdim. Temizlendim güzelce, tekrar yatak odasına geldim. Üçümüz yan yana uzanıp tekrar sigara yaktık. Kocama sarıldım öptüm dudaklarından. “Çok zevk aldın karıcım” dedi. “Evet aşkım. Öyle zevk aldım ki… İnanılmaz güzeldi” dedim minnetle… Hala çırılçıplaktık. Acıkmıştık. Kocam “Size tost yapayım mı çocuklar?” diye sordu. “İyi alıştın sen tost yapmaya…” dedim. Kahkahalarla güldük. Kocam tost yapmaya gitti. Ben Mustafa’nın yanına oturdum. Birer sigara yakmış, sohbet ediyorduk. Başımı göğsüne koydum. “Aşkım bizi üzecek, bu güzel ilişkiye zarar verecek bir şey yapmazsın değil mi?” dedim. “Deli misin? Merak etme size zarar verecek bir şey yapmam. Seni kaybetmek istemem ben asla… Beni tanıman lazımdı şimdiye kadar aşkım…” dedi. “Biliyorum sevgilim… Güveniyoruz sana, zaten güvenmesek iş buraya kadar gelmezdi. Öyle güzel ki her şey, bir terslik olacak diye nedensiz korkuyorum işte…” Sarıldık birbirimize, öpüştük. İltifatlar ediyordu. Yakışıklı bir adamdı. Cana yakın biriydi. Ve güzel sevişiyordu. Öpüştük okşadık birbirimizi kocam gelene kadar. Karnımızı doyurduk. Sevişme vakti gelmişti yine. Dura dinlene seviştik. Neler yaptık neler… Yatakta, banyoda, mutfakta, salonda… Bütün evin her yerinde beni aralarında tost yaptılar. Ayakta bile becerdiler aynı anda ikisi birden siktiler beni… İki yarak aynı anda deliklerime girip çıkıyordu. Aman tanrım bu zevklerin en güzeliydi. Yaşadığım en zevkli andı. Bir önümdekiyle öpüşüyordum, bir başımı çevirip arkamdan giren erkekle… “Harikasınız, İkiniz de harikasınız” diyordum. Artık deliklerim acımaya başlamıştı. Duşumuzu alıp çırılçıplak yatağa yattık. Çok huzurluydum. Uzun uzun erkeklerimi öptüm. Mustafayı da, kocamı da… Bu güzel geceler bir yıla yakındır sürüyor. Çok farklı şeyler yaşadık. Kocamsız Mustafa ile bir gece geçirdim bir keresinde… Bir keresinde hep birlikte iki günlük tatil yaptık. Abarttık, kalkıp Mustafa’nın evine gezmeye gittik, bir gün kaldık aile ziyareti gibi. Yani Mustafa’nın karısıyla da tanıştık. Hayat o kadar güzel ki… Beni seven, bana hayran iki erkeğin arasında… İki anlayışlı, sevecen erkeğin birden karısı olmak… Sevişmek onlarla… Doyamıyorum bir türlü…

Başlangıç 3

Başlangıç 3
BÖLÜM-3
Salonun ortasında çırıl çıplak kalakalmıştım.Ben sikime bakıyordum o da bana.Tuna’nın tepkisine şaşırmalı mıydım yoksa heyecan mı duymalıydım emin değildim.Ama yaşadıklarım sikimin sertleşmesine sebep olmuştu ve hala tam anlamıyla inmemişti.Böyle bile heybeti yerindeydi.Bunun bana artılarının çok olduğunu öğrenmeme de çok az kalmıştı….
Gece rüyamda gördüklerimi çok net hatırlamıyordum.
Rüyamda Tuna benimkine gözlerini dikmişti ve ben full ereksiyon halindeydim.
-Alp bu ne böyle diyip pantolonun üzerinden yavaş yavaş okşama başlamıştı.
Ta ki sabah alarmı çalmaya başlayana kadar.Bu gördüklerim bile beni etkilemeye yetmişti çünkü yatak ciddi anlamda döl içindeydi.Boxerımdan çıkan yarağım göbeğime en azından 13 14 kere fışkırtmıştı göbek deliğini biraz geçiyor sonra da başı başlıyordu, göğüs kıllarımın (çok az var) başlangıcına kadar geliyordu ve hala kalkık haldeydi.
Gece 1 gibi tuvalete kalktığımda rüyayı görmemiştim, demek ki 2 gibi rüyayı görmüş bu arada ereksiyon olmuş,boşalmıştım ve ereksiyonumu hala koruyabiliyordum.Bunu daha önce de gözlemlemiştim boşalsam bile ereksiyonumu ya çok az kaybediyor yada hiç kaybetmiyordum.Aynı şey boşalmam için de geçerliydi normalde ilk boşalmada erkekler 5 6 kere döl çıkartmalarına rağmen ben 3. boşalmamda bile 6 kere attırabiliyordum ki 3. boşalmam cidden çok zor oluyordu.3. Yaptığım günlerde kollarımda derman kalmıyordu kalem bile tutmak zorlaşırdı o günlerde benim için.
Hemen yatağımdan kalkıp etrafı temizlemek için ıslak mendillerden elime geçtiği kadar aldım.Yatak takımım gri olduğu için çok iz kalmıyordu kalsa bile annem artık buna alışmıştı ve bunun bilincindeydi.Bilinç olunca kızması da söz konusu olmuyordu haliyle.Sildim sildim ve sildim ama çıkması neredeyse imkansız gibiydi.Bir çay bardağının ağzını neredeyse tam dolduracak kadar boşalabiliyordum hatta bunu test etmiştim.İlk boşalmamda tam dolmasa bile 2. Sinde kesinlikle taşıyordu.Bu boşalmalar da hayal ettiğim şeye göre değişiklik gösteriyordu.
Odayı çıkmadan önce havalandırmayı akıl edebilmiştim.Leke çıkmıştı ama kokuyu da halletmek zorundaydım.O çiğ döl kokusu.Kış zamanı ve rüzgarlı olduğu için koku hemen çıkmıştı.İzleri yok etmek benim işimdi.
Okul yine her zamanki gibiydi küfürler, şakalaşmalar, günlük ereksiyonlar yüzünden tuvalete çıkamadığım teneffüsler, buna gözleri takılan kızların kendi aralarında kıkır kıkır gülmeleri ve fısıldaşmalar (babası zenci harhalde,o boya da o yarak yakışır,amıma girse ağzımdan çıkar ah oh vs…).
Tek bir şey dışında her şey normaldi desek daha mantıklı.Tuna’nın davranışları oda.Esk**en can ciğer olduğum hatta aralarında en sevdiğim (en çok arzuladığım) herif bana mesafeliydi.Normalde sarılırken, artık elimi sıkmaya başlamış,kahkahaları samimyetsiz bir hal almaya başlamıştı.Dünkü olaylardan dolayı bunların yaşandığını biliyordum ama bunu istemeyerek yaptığının da bilincinde olmam onu siktir etmemi imkansız hale getiriyordu.Ona ne zaman baksam gözü sürekli sikimdeydi.Okul pantolonundan çok daha net belli olan bir yarağım olması onun bana farklı davranmasına sebep oluyordu.Soğuktu ama sıcaktı da.
Matematik sınavından çıktığımızda yüzü beş karıştı sonuçlar açıklandığında da gözleri yaşlı.Ben 83 almıştım o ise 17.Sikimin uzunluğundan bile daha düşük bir not almıştı.Gerçi benim de sözelim kötüydü.Ama bende onunkine benzer bir aile zorlaması yoktu.Selami hoca düşük notu olanlar için bir telafi düşünmüştü.Hem sınıf hocamız olduğundan hemde matematikte kötü öğrenci istemediğinden çiftli eşleştirme yapma kararı almıştı ama bunu yaparken özellikle araları soğuk olan iki öğrenciyi eşleştirmeyi de ihmal etmezdi ki barışsınlar.Sınıfta aramızın soğuk olduğunu bilmeyen yoktu haliyle hoca da bunu duymuştu ve beklenen oldu.
Selami hoca:
-Tuna notunu düzeltmek ister misin?
Tuna notunu düzeltmek için her şeyi yapacak durumdaydı aslında çok da gurulu biriydi ama ailesi kadar onu korkutan bir şey yoktu ve başına gelecekleri de biliyordu.
-Evet hocam.(ağlamaklı söyledi sanki)
-O zaman eşleştiğin kişi bakalım bakalım ah işte oradasın ALP.Sorun olmaz değil mi senin için?
-Elbette sorun olmaz hocam ARKADAŞLAR (Bunu baskılı söylemiştim) bu günler içindir.
Bunu söylerken yan sırada oturan Tuna’ya bakmayı da ihmal etmemiştim.Kısa süreliğine göz göze geldik.
Selami Hoca:
-Pekala o zaman bir sürpriz de benden siz ikinize.İkinizin ailesi ile de konuştum hatta Tuna’nın ailesine yalvardım ve sizin okul dışında zaman geçirebileceğiniz bir ortam yaratma fikri aklımda parladı.Tuna sen 4 gün Alp’lerin evinde ve onun ailesiyle geçireceksin.Alp sen de hafta sonunda Tuna’lardasın.Yatılı olarak kalacağınız için sabahlara kadar matematik çalışabileceğinize böylece aranızdaki buzları eritebileceğinize olan inancım tam.Birbirinizle fazlasıyla zaman geçirin ve sabaha kadar oturun konuşun çalışın (öyle olamayacaktı maalesef en azından ilerleyen gecelerde).
Bu söyledikleri bende şok etkisi yaratmaya yetmişti ama daha tuhaf bir olay oldu ki oda sikimin çok fena sertleşmesiydi öyle sertleşti ki hoca konuşurken pantolonun üzerinden çıkardım göbeğimi biraz geçiyordu gömleğimi kaldırsanız yarısı dışarıda sayılırdı.Büyük olmasının sıkıntılarından biri de buydu.Tam gizlemeye çalışıyordum ki gömleğin iki düğmesi arasındaki boşluktan kafasının sadece bir kısmı çıktı (diğer kısmı çıkamadı dediğim gibi büyük yarağın sıkıntıları).Panikledim ve birileri gördü mü acaba diye sola baktım kendi aralarında kızlar sohbete dalmışlardı sıkıntı yoktu ama kafamı sağa çevirmemle Tuna’nın gözlerinin yuvalarından fırladığını görmem bir oldu.Görmüştü ve yutkunmuştu.Ona:
-Tuna lütfen söyleme kimseye nasıl oldu falan diye açıklama yapmaya girişecektim ki parmaklarını dudaklarına götürerek şşşt işareti yaparak beni susturması bir oldu.Çok mahcuptum.
Tuna:
-Bu gece sabahlarız madem dedi soğuk bir tavırla.Bende sıcacık bir gülümsemeyle cevap verdim.
-Elbette canım ciğerim…
Okuldan çıkınca bize gittik ve yol boyunca konuştuk.Gözü hala sikimdeydi.Benim gözlerim onun yeşil gözlerini arıyor onun gözleri ise benim yarağımı ve eskisi gibi çekimser de bakmıyordu.Açık açık baktığını belli ediyor ve gülümsüyor şakalaşıyordu.
Eve geldik ve kapıyı çaldık….
Not:Seks kısmına dair pek bir şey bu bölümde yok ama 4 bomba gibi gelecek sizlere, sadece biraz sabır 🙂
Not2:16 ya kadar yazdığımı da sizlere duyurmaktan onur duyarım…

Hamamda Kıllı Götümü Siktirdim (ALINTI)

Hamamda Kıllı Götümü Siktirdim (ALINTI)
Merhaba arkadaşlar benim adım Murat, 26 yaşında üniversite son sınıf öğrencisiyim. Bu güne kadar böylesine ilginç bir tecrübe yaşamadım ve zevk alamadım o yüzden bende sizlerle bu yaşadığım ilginç olayımı paylaşmak istedim.
Okulu yeni kazandığım sene arkadaş edinmekte bir az zorluk çekmiştim. Kimseyle uyum sağlayamıyordum. Uzun süre yurtta kaldım ama tek başıma da kalamayınca hemen aileme söyledim bana bir ev tutmaların istedim. Onlarda benim daha iyi yerlerde olmamı istedikleri için hemen dediğimi yaptılar ve evimi tutular bende tek başıma o ve yerleştim. Bizim sınıfta Umut diye bir delikanlı var arada bir onula konuştuğumu için o gelir kalırdı. Bu aralar ben birde okul gazetesini çıkartmaya başlayınca artık insanlar o zaman beni tanır oldular. Kendi haklarında haber yapmamı istedikleri zaman beni aramaya konuyu anlatmaya başladılar hatta bazı kızlar benim evime gelip benimle hem seks yaptılar hem de kendileri için gazetede yazacağım haberi bana bırakıp gittiler. Hayat bana böyle çok güzeldi iyi ki gazete kulübüne üye olmuştum. Artık okulda beni tanımayana kalmamıştı. Ama ben yinede arada bir de olsa Umut ile görüşmeye devam ediyordum. Onun sohbetleri arkadaşlığı bana ayrı bir keyif veriyordu. Onunla dolaşmak hoşuma gidiyordu. Bir gün bana telefon açıp erkekler hamamına gelip gelmeyeceğimi sordu. Bende tamam az bir işim var o gün gittiğin yerde seni bulurum edim. Daha sonrada onun gittiği hamam gittim ama ben giderken ne götürmem gerektiğini bilmediğim için ortada kalakaldım Umut hemen bana bir havlu buldu geldi beni sardı. Ama bu arada hamamdaki tellaklar dikkatim çekti hapsi pala bıyıklı adamlardı. Umut beni göbek taşına yatırdı o tellaklardan birini çağırdı beni güzel bir sabunlamasın istedi. Adam beni sabunlarken onunu benim tenimde gezinmesin bende apayrı bir heyecan uyandırmaya başladı sikim alttan yavaşça harekete geçmişti ama benim sıkıntım sikimde değildi. Sanki aramın beni okşamasının hiç bitirmesin istiyordum. Sürekli sabunlasın ben köpüklü iken sağımla solumla oynasın istiyordum. Adam benim önümü cevirdi üstümden havluyu attı aynı şekilde önümde bir güzel ovaladı. Birden sikimi tuttu. Bu sik fazla büyük değil evlat gel de ben sana kendi sikimi gösterim dedi. Bak şimdi nasıl merak etmiştik ben adamın peşinden gitmek için arzu ile yanmaya başladı. Adam işini bitirdi ve gitti bir kenarda oturdu diğer yıkananları seyretmeye başladı. Umut beni bir güzel yıkadıktan sanrı ben kalktım adamın yanın gittim adam sessizce yarından kalktı sanki peşimden gel der gibi bana baktı. O önde ben arkada yürümeye başladım. Beni küçük bir odaya soktu üstündeki örtüyü aşağıya bir indirdi ki gerçekten hiç şimdiye kadar görmediğimi kalınlıkta kocaman kıllı kara bir sik bana bakıyordu. Ellemek ister misin dediği zaman hemen elimi uzattım. Sik avucumu sığmadı. Bende eğildim siki yalamaya başladım koca adamda inliyor seni birazdan bu kalın sikle karım yapacağım orospu diyordu. Bende sikini yarasını ağzıma almış diğer yarısını elimle çekiştirip duruyordum. Adamın sikini suyu hep ağzıma dolmuş benimde yutamam neden olmuştu. Ama nasıl bir şey ben zevk sarhoşu olmuştum bu siki yalarken sanki yıllardır ben bu işi yapıyordum. Keyfim tam yerinde idi, adamın sikini dilimle seviyor vakum gibi çekiyordum. Arada birde ağzıma sokup, sokup çıkartıyordum. Adam binden inledi dölleri de ağzıma doldu. Yut diye emir verince ben hemen yuttum tüm döllerini. Sikimi ağzından çıkartma sakın dedi bende tekrar yalayamaya siki tekrar büyütmeye başladım. Bana hiç götten yedin mi karıcığım dedi bende hayır anlamında kafamı salladım konuşamıyordum çünkü koca kalın sik ağzımı doldurmuştu. Dön arkanı dedi domalmamı sağladı. Ellerim küçük kabinin duvarına dayamıştım. Adam göt deliğimi buldu o kalın parmakları ile göt deliğimi bir güzel büyüttü. Arada birde tükürük atıyor içine ki göt deliğime parmağı daha iyi girsin diye. Sonra o kocaman sirkini göt deliğimden içeri itelemeye başladı daha sikin kafası girmemişti ama benim attığım çığlık hamamda yankı yaptı oda hemen ağzımı kapattı sus lan orospu beni işimden mi edeceksin dedi. Hem kendini siktiriyorsun hem de benim ekmeğimle oynama dedi. Bende dişlerimi dudaklarına geçirdim ki acıyı duymayayım diye. Adam bu sefer hiç duraksamadan koca yarağı göt deliğime öyle bir soktu ki benim nefesim durdu. Ama alıştığım zaman o koca yarağa süper bir zevk alıyordum. Benim sikimn suyu da kamaya başlamıştı. Adam sikimi birden sıkınca döllerim taşlara boşaldı ama adam kendi döllerini hızlı, hızlı siktiği götüme doldurmuştu.
Şimdi benim götüm kaşınınca doğru aynı hamamda yıkanmaya giderim. Sizlerin anlayacağı hem kız arkadaşlarım var hem de ayı gibi bir kocam var.

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 1.BÖLÜM

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 1.BÖLÜM
Yaz aylarının başları olmasına rağmen cehennem sıcağı vardı. Dedemler benim yatacağım arka odayı önceden hazır etmişlerdi. O oda diğer odalara göre daha serindi. Herkes sıcaktan bunalınca soluğu benim odamda alırdı. Ama geceleri oda benimdi, kimse rahatsız etmez, hatta önünden bile geçmezdi.

Dedemlere gelişimizin 3. günüydü, bizim karşı kiralık dairemize bakmaya adamın biri geldi. Ben ilgilendim adamla. Adamın suratı sirke satıyordu. Adam ne gülüyor, ne de söylediklerimden tatmin oluyordu. İçimden (Umarım kiralamaz!) diye geçiriyordum. Ama tam tersine, adam karısını arayıp, güzel bir ev bulduğunu, hemen gelmesini söyledi. Aradan 15 dakika geçmeden, kucağında çocuğuyla bir kadın, avluya girdi. Kadının öyle ahım şahım bir güzelliği yoktu; 1.60 boylarında, normal ölçülere sahip, ama bakışlarıyla çok şeyi anlatan birine benziyordu. Orta boy göğüsler, hafif çıkık bir kalçası vardı.

Kadın yanımıza geldiğinde kafa sallayarak selam verdi. Kocasıyla konuşurlarken isminin Handan olduğunu anladım. Ona da evi gezdirdim. Kocasının aksine, Handan abla güleç yüzlüydü ve çabuk ısınmıştı ortama. Ben de Handan abla gelince biraz daha yumuşamıştım, daireyi kiralsalar da olur, kiralamasalar da modundaydım. Sonuçta Handan abla evi çok beğendiğini söyleyince, kiraladılar. İçerisi yapılı olduğundan da, 2 gün sonra taşındılar.

Sonradan öğrendiğime göre, Handan ablanın kocası inşaat işçisiymiş, bazı aylar birkaç haftalığına başka şehirlere çalışmaya gidermiş. Böyle günlerde Handan abla bizden çıkmaz olmuştu. Haliyle benim de canım sıkıldığı için sürekli sohbet ederdik. Yanımızda annem olduğundan, sohbet konuları hep dedikodu olurdu. Ama Handan abla bakışlarıyla bana hep birşeyler anlatmak ister gibiydi.

Bir gün merkeze alışverişe inecektim. Sabah 10:00 gibi hazırlandım, kapının önünde ayakkabımı giyerken, karşı tarafın da kapısını çaldım, marketten birşeyler istiyor mu diye sormak için. Annem tembihlemişti, (Ne de olsa kocası yok, kadıncağızın alışverişine falan yardım et!) diye. Handan abla yarı uykulu kapıyı açtı. “Günaydın abla, markete gidiyorum, alınacak birşeyler var mı?” diye sordum. O da, “Dolaba bakmam lazım, içeri gel, orda bekleme!” dedi. Ben de girdim içeri. “Acelen yoksa bir kahve iç öyle git?” deyince, kabul ettim.

Mutfakta kahvelerimizi içerken sohbete dalmıştık. Sohbet okadar sarmıştı ki, ikinci fincan kahvelerimiz bitmiş, Handan abla üçüncüleri yapıyordu. Bu arada konu gitgide seks kokmaya başlamış ve konuyu buraya kadar kendisi getirmişti. “Kız arkadaşın çok şanslı!” dedi bana. Ben de, “O niye?” dedim. “Senin gibi birine sahip olduğu için!” dedi. Şaşırdım ve açıkcası Ego’m yükseldi, benden 10 yaş büyük bir kadın bana yazıyordu. “Ne varmış ki bende?” dedim. “Yakışıklısın, bir duruşun var, konuşman etkileyici, kendine güvenin var!” dedi. Ben bunları duydukca götüm kalktı ve “Kocanın da benden aşağı kalır yanı yok!” diye zarf attım.

Handan abla ise kocasıyla evliliklerinin artık sadece kağıt üzerinde devam ettiğini, hatta ayrı yataklarda yattıklarını anlattı. Ben tabii üzülmüş numarası yapıyordum, ama içimden de (Bu kadınla aramızda birşeyler yaşanacak!) diyordum. Ben buraya geleli 2 haftayı geçmişti ve bu sürede sadece birkaç kez 31 çekerek rahatlamıştım.

Kahveleri masaya koydu ve busefer hemen yanımdaki sandalyeye oturdu. Dizi dizime temas ettiğinde, bir ateş parçasını yaklaştırmışlardı sanki, o denli yanıyordu kadın. “Senin de işin zor abla… Peki ne zamandır yalnız yatıyorsun?” dedim. Handan abla, yüzünde munzur bir gülüşle gözlerime bakıp, “2 yıl!” dedi. Ben de, “Aşağıda yangın var desene abla!” deyince, ikimiz de güldük. “Evet, bana bir itfaiye lazım!” dedi, ama gülmedi. Birbirimize bakarken ben dayanamadım ve dudaklarına yapıştım. O da bunu bekliyormuş zaten, anında karşılık verdi. Deli gibi öpüşmeye başladık. Ellerimiz şuursuzca birbirimizin bedenlerinde dolaşıyordu.

Handan abla ufak tefek birşey olduğu için, bunu kucaklayıp kendi odasına götürdüm. Yatağa yatırmamla boynuna indim. Tişörtünü çıkartıp sütyenin üstünden dik göğüslerini sıkıştırdım. Kendince mırıldanıyordu. Bu arada da alttan sürtünüyordum buna. Sütyenini de çıkardıktan sonra göğüs uçlarını emmeye başladım. Hafif süt tadı geldi ağzıma. Meğer halen çocuğunu emziriyormuş. Biraz daha emdikten sonra meme uçları dimdik olmuş, tavanı gösteriyordu. Ordan yavaşça göbeğine indim, bu sırada da eşofmanını sıyırdım. Sıradan beyaz bir külot vardı altında. Külotun üstünden amının hatlarıyla oynadım, ben bastırdıkça külot ıslanıyordu. En son külodunu da cıkardım. Tahminimce 1 hafta önce aldığı kılları ayrı bir hava katmıştı küçük amına. İçi görünmeyen, dümdüz bir amı vardı.

İki parmağımla amının dudaklarını ayırıp yalamaya başladım. Dilimin değmesiyle, “Ohhhhh!” diye inledi ve kafamı hapsetti. Amını bir 5-10 dakika yaladıktan sonra klitorisini uyarmaya başladığımda ise titremeye başladı. Sara hastaları gibiydi, konuşmuyor, dişlerini sıkıyordu. Bıraktım kendine gelmesi için, yaklaşık 2 dakika sonra bacaklarını serbest bıraktı. Mayışmış halde gözlerime bakıyordu. Güldüm, “İyi misin?” diye sordum. “Ben hayatımda böyle boşalma yaşamadım!” dedi. “Tamam mı, devam mı?” dedim. Tamam dese bile bırakmayacaktım da zaten. O anda dudaklarıma yapıştı. Sonra benim üstümdekileri çıkarttı, boxerimi çıkarmadan yataktan kalkıp, beni yatırdı. Gözlerimin içine seksice bakarak boxerimi çıkardı. Yarağımı görünce şaşırdı biraz. “İlk defa bu kadar büyüğünü görüyorum!” dedi ve yalamaya başladı.

Aslında yarağım o kadar büyük değildir, ama biraz kalındır. Önce biraz sıvazladı yarağımı, sonra dudaklarını yaklaştırdı. İlk defa yapacaktı sanırım bunu, çünkü ürkek davranıyodu. Ama bana az önceki boşalmanın teşekkürünü veriyordu aklınca. Yarağımın başına öpücükler kondurdu. Sonra sadece başını ağzına aldı, gidip gelirken dişleri değiyordu, ama önemsemedim. Giderek alıştı, yarısına kadar ağzına aldı. Gözlerime bakıyordu bunu yaparken. Bir süre sonra çıkartıp eliyle sıvazladı. Sonra da, “Hadi artık söndür ateşimi!” dedi gülerek. Ben de daha fazla dayanamaycaktım zaten.

Üstüme çıktı, içine almadan biraz sürtündü. Amı çeşme gibiydi, kasık bölgem su gibi olmuştu anında. Sonra götünü hafif kaldırıp, yarağımı eliyle küçük amının deliğine ayarladı. Ama korkuyordu ve haklıydı, başı bile girerken zorlanıyordu, ki hepsini alması zor olacaktı. Ben de zorlamadım onu, kendi dileğince yapıyordu bu işi. Biraz daha uğraştıktan sonra tamamı içindeydi artık. Bana bakıp zafer kazanmış edasıyla gülümsedi ve oturup kalkmaya başladı. Önce yavaş yavaş otururken, sonra hızlanmaya başladı. Ben de alttan ritim tutturmuşcasına vurduruyordum kasıklarına. Deli gibi inlemeye ve titremeye başladı. Hareketleri de yavaşladı, ikinci kez boşalıyordu ve yorulmuştu. Kendini benim üstüme bıraktı.

Sikim halen içindeydi ve boşalmamıştım. Ben bunu sırt üstü yatırıp bacaklarını kaldırdım ve süratli bir şekilde amına pompalamaya başladım. Bir yandan da meme uçlarını sıkıyordum. “Geliyorum!” dedim. “Beraber gelelim!” dedi. Memelerini bırakıp klitorisiyle oynadım. Çok geçmeden ben boşalmaya başladığımda, o da benimle birlikte boşaldı. Ona yüklenmemek için yanına attım kendimi. Kendimize gelmemiz epey bir zaman aldı. Handan abla sonra kalkıp, amına külodunu tutarak banyoya gitti. Ben de sikimi çarşafa silip temizledikten sonra giyindim.

Banyodan geldiğinde kucağıma atlayıp, ateşli bir öpücük verdi. İlk defa içinde bir sik varken boşalmış ve kendi rekorunu kırmış. “Hergün gel, artık benim erkeğim sensin!” dedi. O sırada kapı çaldı, aceleyle giyinip kapıyı açtı. Ben de korkumdan mutfağa gidip oturdum. Bir kadın sesi geliyordu. Kadın Handan’a, “Telefona niye bakmıyorsun?” deyip direk mutfağa geldi. Beni görünce epey bir süzdükten sonra Handan’a baktı, kim bu dercesine. Handan da, “Serdar, ev sahibimizin torunu!” diyerek beni tanıttıktan sonra, “Markete gidiyormuş da, bir ihtiyacım olup olmadığını sormaya gelmiş…” dedi. Gelen kadın Handan’ın ablasıymış, isminin Zübeyde olduğunu söyledi. Ben de, “Memnun oldum!” deyip kalkmak için izin istedim ve çıktım ordan. Ama ablasının beni süzüşü kafama takılmıştı.

Evden çıktıktan sonra arabayla çarşıya indim, alışverişi yapıp, akşama kadar dolandım, eve doğru yola çıktım. Evin aşağı sokağında Zübeyde ablayı gördüm. Yanında durup, “Evin uzaksa bırakayım abla?” dedim. Biraz tereddüt ettikten sonra, “İyi olur aslında…” dedi. Yanıma oturdu ve “Hava kararmıştı, korkarım bu yollarda, seni bana Tanrı gönderdi!” dedi. Ben de, “Lafı mı olur abla, ne zaman ihtiyacın olursa haber et, ben getirir götürürüm seni!” dedim. Bunu niye dediğimi ben de anlamadım, ama laf ağzımdan çıkmıştı bir kere. Yüzüme baktı bir süre, sonra önüne dönüp, “Sağol!” dedi.

Onun tarifiyle evinin önüne gelmiştik. İnmeden sağa sola baktı kimse varmı diye, sonra telefonunu çıkarıp, “Numaranı ver o halde de, bir yere gidecek olursam ararım seni!” dedi gülerek. Numaramı kaydettikten sonra, sanki 40 yıllık arkadaşımmış gibi sarıldı, yanaklarımdan öptü ve indi arabadan. İçimden (Ben bu karıyı da sikerim!) dedim.

Eve geldiğimde ev baya kalabalıktı. Fenerbahçe Galatasaray maçı vardı ve bizde izleniyordu. Handan abla ve kocası da gelmişti, ama Handan ablanın pek maçla alakası yoktu, düşünceli bir hali vardı. Beni görünce gülümsedi. Maç bittikten sonra herkes dağılmaya başladı. Handan abla (Annemi kastederek), “Ben ablamla oturcağım biraz!” deyip kocasını yolladı ve annemin yanına geçti. Ben de Laptopumu alıp alıp odama geçtim, öyle boş boş takılıyordum. Aradan yarım saat geçtikten sonra Handan abla benim odaya gelip, dudaklarıma yapıştı. Ben ittirdim, biri gelir diye. Ama Handan abla, “Halen sabahki olanların etkisindeyim, ıslak ıslak geziyorum!” dedi. Kendimden gurur duydum, ama korkuyordum da, “Yarın gene yaparız, iyice doyarsın merak etme! Anneme söyle de, bana bir kahve yapsın!” dedim, onu göndermek için.

“Annen uyuyor!” dedi. Şaşırmıştım, saat daha 24:00 idi. “Annem bu saatte uyumaz!” dedim. Handan küçük bir şişe çıkardı cebinden, “Hemde mışıl mışıl uyuyor!” dedi gülerek. Korkmuştum bu karıdan, kendini siktirmek için her şeyi yapardı. Dedemler bu saate kalmazdı, onlar da uyumuştu zaten. Hemen işimi görüp göndereyim dedim içimden. Kalkıp içeriyi kolaçan ettim, annem uyuyordu, seslendim birkaç kez, uyanmadı. Uyku ilacı işe yaramıştı demek ki. Dedemler de uyuyordu zaten. Tekrar odaya döndüğümde Handan abla soyunmuştu bile. Üstünde dantelli bir sütyen, altına da fıstık yeşili bir tanga vardı sadece. Hemen dudaklarına yapıştım. O da aynı anda karşılık verdi, öpmüyor adeta yiyordu beni.

Seri bir şekilde tişörtümü çıkardı. Dudaklarımdan boynuma, ordan da ıslak ıslak öperek göğsüme indi. Eli boş durmuyor eşofmanımın üstünden sikimle oynuyordu. Sikim anında sertleşmişti, hatta boxerimi zorluyordu. O da bunu fark etmiş olacak ki, çıkardı her şeyi. Ve aşağı inip saksoya başladı. Sabaha göre çok daha iyiydi. Sikimin başını öpüyor, diliyle taşaklarımdan başlayıp sikimin başına kadar yalıyordu, sonra ağzını iyice açıp, alabildiği kadar ağzına alıyordu. Ben de gözlerimi kapatıp kendimi ona bıraktım. Rahat bir 10 dakika geçmişti, ben dur demesem devam edecekti. Onu kaldırıp sütyenini çıkardım, yatağa sırtüstü yatırdım. Öpmek gelmedi açıkcası içimden, o yüzden direk memelerine yapıştım. Ben emdikçe bacaklarını oynatıyordu. Bir sağ memesini, bir sol memesini emiyordum, uçlarını dişlerimle sıkıştırıyor, dilimle fırçalıyordum.

Handan abla inleyerek, “Bu nasıl birşeydir, boşalacam şimdi!” dedi. Ben de devam ettim, açıkcası boşalacak mı diye merak etmiştim. Çok geçmeden dediği gibi boşaldı. Bu yaşıma kadar çok tecrübem olmuştu, ama ilk defa göğüslerini emerek boşalttığım biri olmuştu. Handan abla boşalmanın etkisiyle kasılmıştı gene. Bacaklarını açana kadar beklemeye niyetim yoktu bu sefer. Ben tutup ayırdım bacaklarını ve amına direk geçirdim. Köküne kadar girdiğimde, “Iııhhh!” dedi. Sabahtan bu yana amının deliği kendine gelmişti, zorlanmıştım girerken, pek umursamadan girip çıkmaya başladım. Handan abla, “Ohhh, çok güzel, sabaha kadar sik beni aşkım! Boynuzlu kocam evde uyusun, sen doldur deliklerimi, ohhhh!” diye diye tekrar boşaldı. Boşalırken çığlık atınca mecbur susturmak için yapıştım dudaklarına.

Handan abla kendine gelince de devam ettim, ama bir süre sonra yorulmuştum ve boşalmak istemiyordum. O yüzden çıktım amından, yatağa sırt üstü yatıp, “Hadi bakalım, sıra sende!” dedim. Vakit kaybetmeden sikimin üstüne oturdu. Sikimi amına alınca bir süre bekledi. Beklerken dudaklarını ıstırıyodu. Sonra tadını çıkara çıkara oturup kalkmaya başladı. Ben de alttan pompalamaya başladım. Ben pompaladıkça o da hızlandı. Odamda ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri yankılanıyodu. Bir süre sonra Handan ablanın hareketleri dengesizleşti. Sırıl sıklam olmuştuk terden. Saçları dağılmış, yüzünü kapatıyordu. Son bir hareketle oturdu tekrar. Yeniden kasıldı, amı sikimi mengene gibi sarıyordu. Ben de boşalacaktım. Bir iki kere girip çıktım ve içine boşalmaya başladım. Ama ne boşalma, deli gibi fışkırıyordu içine döllerim. Handan abla kendini üstüme bıraktı.

İkimiz de nefes nefeseydik. “Ben bugüne kadar sikildiğimi sanıyordum. Harika birisin aşkım!” deyip öptü beni. Biraz dinlendikten sonra kalktım, boxerimi ve eşofmanımı giydim. Saate baktığımda 01:00’i geçmişti. Bir saatten fazla olmuştu. “Hadi daha fazla oyalanmadan git, kocan işkillenmesin!” dedim. O da giyindi. Uzunca öptükten sonra yolladım bunu. Elimi yüzümü yıkayıp odama döndüm. Yorulmuştum, uyumayı düşünüyordum. Yatağa yatmadan telefonuma baktığımda, tanımadığım bir numaradan mesaj gelmişti. Mesajı açınca, bunun Zübeyde abladan olduğunu anladım…

3 Gavurla birden yattım

3 Gavurla birden yattım
Ben Melis 25 yaşında dul bir bayanım. Yaşadığım bir hafta sonu tatil maceramı sizinle paylaşmak istiyorum. Bir kuaför salonunda çalışıyordum. O dönemde kocamdan ayrılmış bunalım içindeydim. Salona gelen ve samimi olduğum bir müşteri bana “ Git kızım bu hafta sonu iki gün tatil yap, değişiklik yaşa, bir geceliğine kendine erkek arkadaş bul, hayatında bir şeyler olsun. Seks falan yap “ dedi. “ Tatil olabilir “ dedim,” ama seksmiş, erkekmiş onlar bana göre değil daha yeni bir ilişkiyi bitirdim. Zaten bir başka beraberlik düşünecek durumda değilim “ dedim. Arkadaşımsa bana “ sana devamlı ilişki demiyorum ki kızım “ dedi. “ Bir gecelik yaşa, hayatın renklensin, kafan dağılsın, adını, adresini vermezsin olur biter. Tatildesin nereden gelip koca İstanbul’ da seni bulacak “ dedi. Belki de haklıydı. Neden olmasın diye düşündüm. Nasıl olsa artık yalnızdım, hayatımı özgürce, kimseye bağlanmadan günlük yaşayabilirdim. Bir başka müşteride arkadaşına anlatırken duymuştum. Kadın sırf zevk için, fantezi olsun diye, para karşılığı seks yapmış, fahişe gibi giyinip, süslenip sokağa çıkmış falan diye anlatıyordu. Baktım ki insanlar hayatlarını renklendirmek için çaba harcıyor, bense bir adamdan ayrıldım diye moralimi bozup oturuyorum. Hemen karar verdim, hafta sonu iki günlüğüne Marmarise gidecektim. Cuma günü geceden bindim otobüse ve sabah orada oldum. Önce kendime güzel bir pansiyon bulup hemen yerleştim. Duşumu aldıktan sonra dışarı çıktım. Denize gittim, gezdim biraz alışverişten sonra bir kafede bir şeyler içerken akşam neler yapacağımı düşündüm.

Karar vermiştim bu gece bir defa için orospu olacaktım. Akşam geç saate kadar dinlenip odamda hazırladım kendimi yeni işime, orospuluk fikri çok hoşuma gitmişti. Daha doğrusu bir gecelik olması
güzeldi ve hiç tanımadığım bir erkeğe siktirecektim amımı, birde üste para alacaktım. Değişik bir
fantaziydi bu. Rahat olmak için birazda içki içtim. Nede olsa hiç tanımadığım bir adama güvenecek,
onunla gidecek ve koynuna girecektim. Bu yüzden alkolün beni rahatlatacağını, utanma ve sıkılma
gibi duyguları ortadan kaldıracağını düşünmüştüm. Saat 23.00 sıralarında üzerime, belimin çoğunu
açıkta bırakan bir bistüyer, altıma siyah deriden çok mini bir etek ve dizlerimin üstüne gelen siyah
çizmeler giyip dışarı çıktım. Tam bir sokak yada bar orospusu olmuştum. Taş gibi vücudum vardı. Sapsarı röfleli uzun saçlarım, top gibi iri ve sert göğüslerim ve sütun gibi dolgun bacaklarımla bütün
erkeklerin ilgi odağı olmuştum sokaklarda. Bense biraz korkarak sağıma soluma bakıyordum. Ama
bu gece hiç seçim yapmadan karşıma çıkan ilk erkeğe parasını ödemesi karşılığında amımı siktirecektim. Madek bir geceliğine de olsa orospuluk yapacaktım, kuralına göre oynamam gerekiyordu oyunu. Sikişeceğim erkeği beğenip beğenmeme gibi bir seçeneğim yoktu. Adam fiyatımı öderse amım onundu yalnız bir sorun daha vardı. Ya bu herifle bir başka gün başka yerde karşılaşırsam ve beni tanırsa sorusu kafamı çok kurcalıyordu. Ama karar da vermiştim geri dönüşü de yoktu. Sonun da çıkar yol bulmuştum. Yabancı turist bulacaktım kendime müşteri olarak. “ Tamam dır kızım melis.” Dedim kendi kendime. Bu işi de kıvırdın hem de uluslar arası orospu olarak. Hemen yabancı müzik duyduğum bir bara attım kendimi. Hiç vakit kaybetmek istemiyordum. Bir sürü turist erkek ve kadın vardı, fakat gö-züme birisi takıldı. Sarışın yakışıklı atletik bir tipti. Gördüğüm kadarıyla da yanında kız arkadaşı falan da yoktu. Bunu tavlayabilirdim. Adamın masasına giderek oturabilir miyim diye işaretle sordum. Herif beni görünce şaşırdı kaldı. Uzun uzun baktı durdu. Beğendiği belliydi. Ayağa kalkarak lütfen buyrun dercesine oturmam için kibarca sandalyeyi çekti. Konuşmak istiyorduk ama birbirimizin dilinden anlamadığımız için zorlanıyorduk. Neyse işaret falan anlaşıyorduk. Beni beğenip beğenmediğini, isteyip istemediğini sordum. Adam bacaklarımı kesiyor, ara sıra da konuşurken elleriyle dokunuyordu. Açık göğüs dekoltem ve sütyen takmadığım için uçları firlamış memelerim zaten çılgına döndürmüştü onu. Para verirse onunla kalacağımı zorda olsa anlattım ona, azgın herif hemen cüzdanı çıkarıp açtı ve bana uzatarak ne kadarsa al der gibi baktı, bende içinden epey yüklü bir miktar alıp çantama koydum. İlk işimdi, sıfır kilometre orospuydum, ucuza gitmem mümkün değildi. Bu arada rolüme alışabilmek ve rahat olabilmek için bol bol içiyordum. Adamın adı Tony’ di. Çok azgındı. Sarılıyor, öpüp okşuyor, ellerini bacaklarımda ve bacak aramda gezdiriyordu. Bir ara dansa kaldırdı. Slow müzik çalıyordu, sevişir gibi dans ediyorduk. Onun tüm yaptıklarına ben de karşılık veriyordum. Ne de olsa parasını almıştım. Hakkını vermeliydim. Adam neredeyse dans ederken sikecekti beni. Felaket azmıştı beni görünce. Zaten bu kıyafetle bırakın erkekleri, kadınların bile dikkatini, ilgisini çekmiştim. Her tarafımı öpüp, yalıyor, açıkta kalan belimi ve blüzumun içinden sırtıma kadar soktuğu elleriyle okşayıp sıkıyordu. Sık sık eteğimi sıyırmak için atılıyor ama her seferinde de durduruyordum. Bir çok insan bizi izliyordu ve ben bundan rahatsız olmuştum. Aslında bende zevke gelmiştim amcığım bile sırılsıklamdı. Tony zaten beni tahrik etmiş ve etmeye de devam ediyordu. Kalkmış yarağını önüme iyice yaslamış o vaziyette dans ediyorduk. Ortam müsait olsa orada pistin ortasında siktirecektim kendimi adama. Yarak amıma baskı yaptıkça delirecek gibi oluyor, sonunda o yarağı yiyeceğimi bildiğim içinde zevkten içim sıcak sıcak yanıyordu. Her şeyden önce o yarağı çok merak ediyordum. Kısamıydı, uzunmuydu. İncemiydi, kalın-mıydı ? Yarak önümde taş gibi duruyordu ama dışarı çıkamıyor, içime giremiyordu. Sonra tuvalet aklı-ma geldi. Tony gel diye elinden tuttum ve doğruca erkekler tuvaletinde bir kabine girdik ve hemen eteğimi sıyırdım. Bu arada Tony külotumu yırtarak çıkarıp aldı, cebine koydu. Bistüyerimi yukarı kaldırdı ve beni duvara yaslayıp kocaman memelerimin uçlarını yalayıp ısırmaya başladı. Onun dil ve diş darbeleriyle birlikte amımın ateşi daha da yükselmişti. Hemen fermuarını açıp yarağını dışarıya çıkardım. Eğilerek onu ağzıma almaya başladım. Bu arada Tony’ de kafamı bastırarak hepsini almamı istediğini belli ediyordu. Yarak öyle büyüktü ki hepsini almakta çok zorlanıyordum. Kocaman ağzıma girmeyen bu yarak benim küçücük amıma nasıl girecekti. Merak ediyordum ki, Tony saçlarımdan tutup
çekerek beni ters çevirip domalmam için bastırdı. Bir elimi borulara, diğerini de klozetin kenarına koyarak önünde domaldım. Zevkten şişmiş, kabarmış amımı Tony’e buyur geçir der gibi uzattım. Gördüğü güzellik karşısında dayanamayan Tony sokmadan önce tadına bakmak istemiş olacaktı ki ağzını dayayıp yalamaya, emmeye başladı. Benim inlemelerim artık yükselmiş hatta çığlıklara dönmüştü. “Sok hadi, sok” diye bağırıyordum. Ama adam anlamıyor yalamaya devam ediyordu. Sonunda kolundan tutup çektim ve yarağını elimle kavrayıp arkadan amcığıma dayamaya çalıştım. Tony ne istediğimi anlamıştı. Hiç bekletmeden geçiriverdi ıslanmış amıma. O anda o koca yarak, yara yarak İçime girmiş, hızla gidip gelmeye başlamıştı. Kısacası gavur beni harika sikiyordu. Eski sevgilim bile beni böyle bağarta bağarta sikememişti. Mutluluk çığlıklarıyla ikimizde boşalmıştık. Toparlanıp dışarı çıktığımızda lavabonun önünde bekleyen iki erkek vardı. Onlar da turistti, bizim içeride sikiştiğimizi
anlamışlar seslerimizden tahrik olup otuzbir çekiyorlardı. İki adamında elinde yarakları karşımda durduklarını görünce şok olmuştum. Adamlar Tony ile konuşuyorlardı. Tony onları masaya çağırmış olacak ki, bizimle birlikte salona gelip yanımıza oturdular. Tony garsona içki siparişi verdi. İçkilerimizi içerken yeni dostlarımız gözleriyle beni süzüyor, sanki gözleriyle sikiyorlardı. Ne biçim bir geceydi bu. Üç erke-ğinde yarağını görmüş, birininkini de bağıra bağıra yemiştim, hem de bir bar tuvaletinde. Ya öbürleride zorla kabine girselerdi ? Kimbilir belk**e hoş olurdu… diye düşünürken, adamların üçüde birbirleriyle konuştuktan sonra cüzdanlarını çıkardılar. Daha önce Tony’ den almış olduğum para kadar parayı her biri ayrı ayrı bana uzattı ve işaretle üçüyle birlikte seks yapmamı teklif ettiler. Para yüksekti ama ben bu işi para için yapmıyordum. Tabi ki bunu onlar bilmiyordu. Sonra birde bir kişiyle ve sadece bir kere yapacağım diye karar, almış kendi kendime söz vermiştim. Olmaz diye işaret ettim, fakat birisi biraz daha para çıkardı. Ne kadar para verirse versinler beni satın alamazlardı. Hele aynı anda üç adam cesaret edemezdim. Tekrar olmaz diyeceğim sırada iki ayrı adamın eli Tony ve diğer adam yani iki yanımda oturanlar ellerini bacaklarıma uzatıp, okşamaya başlamışlardı beni. Şaşırmıştım ama bir o kadar da hoşuma gitmişti. Bir anda değişik bir elektrik almıştım, tamam olur diye başımı allayıverdim. Hemen hesabı isteyip bardan çıktık. Doğruca Tony’ nin kaldığı otele gittik. Odaya çıktığımızda Tony şampanya sipariş etti. Şampanya gelene kadar üç erkekte beni ayakta soymuşlar, hepsi birlikte okşamaya, yalamaya başlamışlardı. Üç tane azgın sikicinin elleri ve dilleri vücudumun çeşitli bölgelerinde keşif gezintisine çıkmıştı. Anlayacağınız beni yine zevkten kudurtmayı başarmışlardı. Amım yine sulanmış, yanmaya başlamıştı. Bu arada adını bir türlü öğrenemediğim adam gelen şampanyayı açıp beni neredeyse onunla yıkamıştı. Sırayla şampanyalı vücudumu yalıyorlardı. Ellerimizdeki biralar bittiğinde üçüde aynı anda soyunu verdi. Üçünün de yarağı dimdik olmuş bana sokmak için sabırsızlanıyorlardı. Bense aptal aptal suratlarına bakıyor, önce hangisi sikecek acaba diye düşünüp, sırayla yapacaklarını sanıyordum. Tony koltuğa yattı, diğerleri benim yarağının üstüne oturabilmem için yardımcı oldular. Ben Tony’ nin üzerinde o kocaman yarağını zorlana zorlana almaya çalışırken, adını bilmediğim herif ağzıma vermeye uğraşıyordu. Ben Tony’ nin yarağının zevkini almaya çalışırken, diğerinin yarağı ağzıma girivermiş, gırtlağıma kadar oturmuştu. Adam yarağını ileri geri yaptırarak resmen ağzımı sikiyordu. Tam bu tempoya alışmışken aklıma David geldi . Ona da ayıp olmasın diye düşünmüş ve onun yarağını da elime alıp oynamayı aklımdan geçiriyordum ki, David’ in o at yarrağı gibi olan aletinin kafasını göt deliğimin üzerinde hissediverdim. Ben adama kıyak yapayım derken, vay ibne vay gözü kız amcığı gibi sıfır kilometre olan götüme dikmişti. David iki eliyle belimden kavrayıp bütün gücüyle kendine çektiğindeyse beynimde şimşekler çakmış, gözlerim kararmıştı. Çok fazla canım yanmıştı. Öyle acıtmıştı ki orospu çocuğu bir an götümün yırtıldığını, parçalandığını sanmıştım. Feryat etmek, bağırmak istedim ama ağzımda öbür herifin yarağı bademciklerime kadar oturmuş durumdayken ancak boğuk bir çığlık atabilmiştim. Fakat yarak götümü yırtarak dibine kadar yerleşmişti. Allah tan David bir süre öylece içinde bekletmiş, hareket ettirmemişti. O ilk darbenin acısı geçtikten sonra yavaş yavaş zevk aldığımı farkettim. Aslında her şey çok farklı geliyordu bana, üç erkek tarafından aynı anda sikilmek te hoşuma gidiyordu. Bir de acısı olmasaydı. Hayalini kurmak bile güzelken ben gerçeğini yaşıyordum. Tony amıma boşalınca, ismini bilmediğim o yakışıklıyla yer değiştirdiler. Hayvan gibi yaraklı azgın adamlar beni aralarında evire çevire sikiyorlardı. Fakat David daracık götümü çok beğenmiş olacaktı ki hem yavaş yavaş, doya doya, götün tadını çıkara çıkara sikiyor, hem de diğeri gelirde giriverir diye yarağını içimden çıkartmıyordu. Kim bikere o dapdaracık götün tadını alsa birdaha çıkmazdı zaten. Felaket bir uçuş yaşıyordum. Kiminin eli göğüslerimde, kimininki belimde, yaraklarsa sırayla her bir deliğimde
sabahı yapmıştık. Sabah olduğunda ise çok fazla yorgunluk ve bitkinlik vardı üzerimde. Fakat bu
durumdan şikayetçi de değilim. Çünkü hayatımda belk**e hiçbir zaman tadamıyacağım zevkleri,
bugece yaşamıştım. Giyinip gideceğim sırada sadece Tony ayaktaydı. Beni uğurlarken teşekkür edip
öptü, elimede bir zarf sıkıştırmıştı. Otelden çıkmış yürüyor ve düşünüyordum. Sarhoşluğum çoktan
geçmiş ayılmıştım. Sadece yorgundum, yediğim yaraklardan dolayı bütün deliklerim, hatta çenelerim
bile ağrıyordu. Yaptıklarımdan utanmalı mı, yoksa böyle kaçamak bir tatil yaşadığım için mutlu mu
olmalıydım ? Tony’ nin verdiği zarfı açtım. İçinde yine para ve birde mektup vardı. Sanırım Tony
adresini bırakmış ve teşekkürlerini yazmıştı. Ama ben anlamadığım için, okutmaya da cesaretim olmadığından mektubu yırtıp attım. Bacaklarımı kapatamıyor, yürümekte zorlanıyordum. Nasıl İstanbul’ a dönecek, nasıl çalışacaktım. Bunları düşünürken para aklıma geldi. Altı yedi ayda kazanacağım parayı bir gecede almıştım. Tabi ki hakkını fazlasıyla vererek. İyileşene kadar işe gitmesem ne olacaktı